Sporla Beden Eğitiminin İlişkisi Nedir?

Sporla Beden Eğitiminin İlişkisi Nedir?
14 Nisan 2020 Salı 05:39

Sporla Beden Eğitiminin İlişkisi Nedir?

Giriş bölümünde, sporu, insanın, doğayla mücadele sırasında edindiği becerileri ve geliştirdiği araçlı-araçsız yöntemleri barışçı biçimde ve benzetim yoluyla boş zamanına uygulanmasına dayanan estetik, teknik, fizik, yarışmacı ve toplumsal bir süreç olarak tanımlamıştır.

Bu açıdan bakıldığından, bedensel hareket ve alıştırmalar yoluyla beden üstünde yapılan, bireyin çok-yönlü bedensel ve düşünsel gelişmesine hizmet eden özel bir eğitim türü olarak tanımlayabileceğimiz beden eğitimiyle spor arasında büyük bir benzerlik yoktur. İkisi de bedensel harekete dayandıkları için organik bağlantıya girerler, sporun yarışmacı-kazanmacı özü nedeniyle de hem amaçta, hem yapılışta ayrılırlar.

Ama, beden eğitimi ve sporun tarihine baktığımızda, bu ikisinin kesin çizgilerle birbirinden ayırmak her zaman mümkün olmuyor. Hele sporun laikleşmesi süreçleri içinde beden eğitiminin  önemli rol oynadığı düşünülecek olursa, bu ilişkinin gelişmesini birlikte ele almak bir yerde gerekli olmuyor. Bu gözleme biraz açalım.

Beden eğitimi ve spor, eski çağlarda (özellikle de Eski Yunan’da), ruh ve beden güzelliğini simgelerdi. O dönemde verilen biçimsel eğitim amacı da ruh ve beden güzelliği geliştirmek olduğu için, eğitimin genel amaçlarıyla beden eğitiminin özel amaçları çıkışma halindeydi. Bu gözlemlere, o dönemin bir başka inanışını, en üstün sporcuların bedenlerini en iyi eğitenler arasında çıktığı inancını eklersek, sporun ilk oluşumun yıllarında, yalnızca beden eğitimiyle sporun değil, beden eğitimi ve sporla genel eğitim sisteminin tümleşik olduklarını söyleyebiliriz.

Ama, daha sonraki yıllarda, beden eğitimiyle sporun gelişme yolları ayrıldı, ayrılmak zorunda kaldı. Eğitimin insan bedenini geliştirmek'ten öteye işlevler edinmesiyle sporun yarışmacı-kazanmacı karakterinin belirginleşmesinin yaratıp keskinleştirdiği çelişkiler zorladı bu ayrışmayı… Spor, genel eğitimden, özelde de beden eğitiminden kendini soyutlayıp bağımsızlığına kavuşmasaydı, spor diye nelerin yapılabileceğinin sayısız örneklerine rastlıyoruz tarihte…  

Genel eğitimin ruh ve beden güzelliğini geliştirmeyi amaçladığı, genel eğitim neredeyse tamamının beden eğitimi olduğu, eğitimin bütünüyle insan bedeni üstünde yoğunlaştığı Eski Yunan’da bile, beden eğitiminin spor üstünde saptırıcı etkileri vardır. Orada da, bir noktadan sonra, beden eğitimi iyi sporcu yetiştiren bir araç olmaktan çıkmış, insan vücudunu putlaştıran ve ona tapan bir inanışa, bir amaca dönüşmüştü. Bu inanışın günümüzdeki uygulama uzantılarından biri olan, her nedense de bazı kaynaklarda  spor diye anılan vücut-geliştirmeciliğinin başka bazı kaynaklarda narcissism (insanın kendi vücuduna aşkla bağlanmasına dayalı bir tür oto seksüellik) diye anılması, bu kavramın da Echo’nun aşkına karşılık verdiği için göldeki kendi görüntüsüne aşık edilen Narcissus’u anlatan Eski Yunan efsanesinden gelmesi de bu bakımdan rastlantı değildir. Beden üstünde yoğunlaşan genel eğitimin, bir noktadan sonra, insan bedenini fetişleştirmesi, o bedenin her hareketini (spor da dahil) bu fetişin uzantısı durumuna getirmesi kaçınılmazdır.

Sporla beden eğitiminin ilişkilerinin değerlendirirken göz önünde tutulması gereken bir başka nokta da, beden eğitiminin, biçimsel genel eğitimin ayrılmaz parçası olduğudur. Eski Yunan’da insan vücudu üstünde yoğunlaşan ya da Katolik dünyasında uzun yıllar her türlü beden alıştırması şeytan işi sayan genel eğitim anlayış ve uygulamalardan da kolayca görüldüğü gibi, benden eğitimi, genel eğitim bir eklentisi olarak, toplumun bilgi birikiminin yanı sıra, gelenek ve göreneklerini, kültür ve değer yargılarını yapma işlevini de üstlenir. Bağımsız sporunsa kesinkes böyle bir işlevi yoktur.

Tarihte hem sporun (bağımsız), hem beden eğitimi (eğitim eklentisi) olarak yapılagelmiş ender dallardan biri Jimnastiktir. Barışçı özle yapılan bu bireysel beden alıştırmaları, Eski Yunan’da, beden güzelliğinin araç ve simgesiydi. Alman Birliği arayışının yoğunlaştığı on dokuzuncu yüzyıl Prusya’sında, jimnastik, militarist şoven bir eğitim düzeninin Turner Akımı ve John’da somutlaşan bir uzantısı olarak, hem yapanı, hem izleyeni aynı anda büyüleyen, anayurdu bağlılık ve yurtseverlik duygularını uyaran kitlesel Turner gösterileri biçimini aldı. Çok sayıda kişinin aynı anda aynı beden hareketlerini uyum içinde yapmasına dayanan bu kitle jimnastik gösterileri bir bakıma, militarizmi ve Alman Birliği’ni simgeliyordu. Çok değil, yüzyıl sonra, Almanya’nın başka bir kentinde, Nüremberg’de düzenlenen bir başka kitlesel jimnastik gösterisi tarihi, Hitler Almanya’sı ve saldırganlığın simgesi olarak geçecektir.

Kaynak: 100 SORUDA TÜRKİYE SPOR TARİHİ, PROF.DR. Kurthan Fişek kitabından kısaltılarak yazışmıştır.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.