<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel>
    <title>Spor Şöleni</title>
    <link>https://www.sporsoleni.com/</link>
    <description>Son dakika güncel haberler.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sporsoleni.com/rss" type="application/rss+xml" rel="self"/>
    <language>tr_TR</language>
    <copyright>Copyright 2026, Spor Şöleni</copyright>
    <lastBuildDate>Mon, 09 Mar 2026 12:04:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <item>
      <title><![CDATA[Kevin de Bruyne, Manchester City’den ayrılacağını açıkladı.]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/dunyadan-futbol/kevin-de-bruyne-manchester-cityden-ayrilacagini-acikladi-h258.html</link>
      <description><![CDATA[Kevin de Bruyne, Manchester City’den ayrılacağını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Manchester,</p>

<p></p>

<p>Bunu görünce, muhtemelen bunun nereye gittiğini anlarsınız. Bu yüzden doğrudan ona geçeceğim ve bunların bir Manchester City oyuncusu olarak son aylarım olacağını hepinize bildireceğim.</p>

<p></p>

<p>Bununla ilgili hiçbir şey yazmak kolay değil, ancak futbolcular olarak hepimiz bu günün sonunda geldiğini biliyoruz.</p>

<p></p>

<p>O gün geldi - ve bunu önce benden duymayı hak ediyorsun.</p>

<p></p>

<p>Futbol beni hepinize ve bu şehre götürdü.</p>

<p></p>

<p>Hayalimin peşinden koşmak, bu dönemi bilmemek hayatımı değiştirecekti.</p>

<p></p>

<p>Bu şehir. Bu kulüp. Bu insanlar... bana HER ŞEYİ verdi.</p>

<p></p>

<p>HER ŞEYİ geri vermekten başka seçeneğim yoktu!</p>

<p></p>

<p>Ve tahmin et ne oldu - HER ŞEY'i kazandık.</p>

<p></p>

<p>Beğensek de beğenmesek de veda etme zamanı.</p>

<p></p>

<p>Suri, Roma, Mason, Michèle ve ben buranın ailemiz için ne anlama geldiği için minnettarız.</p>

<p></p>

<p>"Manchester" sonsuza kadar çocuklarımızın pasaportlarında olacak - ve daha da önemlisi,</p>

<p></p>

<p>Burası her zaman bizim evimiz olacak.</p>

<p></p>

<p>Bu 10 yıllık sürüş için şehre, kulübe, personele, takım arkadaşlarına, arkadaşlara ve aileye ne kadar teşekkür etsek azdır.</p>

<p></p>

<p>Her hikaye sona erer, Ama bu kesinlikle en iyi bölümdü.</p>

<p>Bu son anların tadını birlikte çıkaralım!</p>

<p></p>

<p>Çok sevgiler,<br />
&nbsp;</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/IMG_0383.jpeg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/dunyadan-futbol/kevin-de-bruyne-manchester-cityden-ayrilacagini-acikladi-h258.html</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Apr 2025 18:07:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2025/04/kevin-de-bruyne-manchester-cityden-ayrilacagini-acikladi_06865.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye kupası yarı final eşleştirmeleri belli oldu.]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/spor-gundem/turkiye-kupasi-yari-final-eslestirmeleri-belli-oldu-h257.html</link>
      <description><![CDATA[Türkiye kupası yarı final.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;Türkiye kupası yarı final eşleşmeleri belli oldu;&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Türkiye kupası’nda Trabzonspor, Bodrum FK’yi uzatmarın 120’ dakikası sonucunda, Bodrum FK’yi 3-2 mağlup ederek adını yarı finale yazdırdı ve rakibi Göztepe oldu.</p>

<p>&nbsp;&nbsp; Galatasaray, Türküye kupası’nda deplasmanda Fenerbahçe’yi Victor Osimhen'in golleri ile 2-1 mağlup ederek adını yarı finale yazdırdı ve rakibi Konyaspor oldu.&nbsp;<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;Konyaspor, kendi evinde İskenderunspor'u kendi evinde 3-0 skorla yenerek, Galatasaray'ın rakibi oldu.&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;Göztepe, Beşiktaş deplasmanında 3-1'lik skorla mağlup olarak kupaya veda etti. Göztepe, Türkiye kupası'nda Beşiktaş'ı eleyerek Trabzonspor'un rakibi oldu.&nbsp;</p>

<p>İşte eşleşmeler:&nbsp;</p>

<p>•Trabzonspor ⚔️ Göztepe&nbsp;</p>

<p>•Konyaspor ⚔️ Galatasaray</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/spor-gundem/turkiye-kupasi-yari-final-eslestirmeleri-belli-oldu-h257.html</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Apr 2025 23:29:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2025/04/turkiye_kupasi_yari_final_eslestirmeleri_belli_oldu_h257_5884e.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Thomas Reis Derbi’den sonra açıklama yaptı]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/spor/thomas-reis-derbiden-sonra-aciklama-yapti-2-h256.html</link>
      <description><![CDATA[Samsunspor, teknik direktörü Thomas Reis açıklamada bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsunspor, teknik direktörü Thomas Reis Fenerbahçe-Galatasaray maçının ardından açıklamada bulundu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Thomas Reis: "Bizim Fenerbahçe maçının hakemi de Cihan Aydın'dı. Fenerbahçe-Galatasaray maçında Victor Osimhen, hakeme elle dokundu ve kart görmedi. Bizim oyuncumuz Fenerbahçe maçında ona dokunmuştu, daha hafif bir dokunuş olmasına rağmen sarı kart gördü. Büyük takımlara ayrıcalıklı davranılıyor demek istemiyorum ama bazı takımların arasında fark var diyebilirim. Sonuç olarak aynı hakemdi. Osimhen'in temasının Marius'un temasından daha sert olduğunu düşünüyorum. Ancak Osimhen'e herhangi bir kart verilmedi. Marius ise sarı kart görüp cezalı duruma düştü. Bu yüzden bazı insanlar yabancı hakem talebinde bulunuyor ve haklı olabilirler. Umarım gelecekte bu tür kararlar adil bir şekilde verilir." (AA)<br />
<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/spor/thomas-reis-derbiden-sonra-aciklama-yapti-2-h256.html</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Apr 2025 15:54:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2025/04/thomas-reis-derbiden-sonra-aciklama-yapti_4b7fd.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Galatasaray, Türkiye kapası’nda Fenerbahçe’yi 2-1 mağlup etti.]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/genel-futbol/galatasaray-turkiye-kapasinda-fenerbahceyi-2-1-maglup-etti-h254.html</link>
      <description><![CDATA[Galatasaray, Türkiye kapası’nda Fenerbahçe’yi 2-1 mağlup etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>MS | Fenerbahçe 1-2 Galatasaray&nbsp;</p>

<p>⚽️ 9’ Osimhen</p>

<p>⚽️ 27’ Osimhen (P)</p>

<p>⚽️ 45’ Szymanski</p>

<p></p>

<p>Galatasaray, Türkiye Kupası'nda yarı finale yükseldi. ✅</p>

<p></p>

<p>Fenerbahçe-Galatasaray maçında çıkan kırmızı-kart:</p>

<p></p>

<p>Fred</p>

<p>Jose Mourinho</p>

<p>Kerem Demirbay</p>

<p>Barış Alper Yılmaz</p>

<p>Mert Hakan Yandaş</p>

<p>Salvatore Foti</p>

<p>Sandro Zufic</p>

<p></p>

<p>•Karşılaşmanın sonunda Jose Mourinho, Okan Buruk'un burnunu sıkarak yere düşürdü. Okan Buruk, yerde kaldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Mark Clattenburg'un derbi yorumu</p>

<p></p>

<p>"Harika bir maç oldu. Öncelikle hakemi ve hakem ekibini tebrik etmek lazım. Hakemin mükemmel olduğunu düşünüyorum.</p>

<p></p>

<p>•İlk 10-15 dakikada Lemina'ya bir sarı kart çıkarabilirdi belki, bunu tartışabiliriz. Çıkarmadı, ancak maçın kontrolünü hiç kaybetmedi.</p>

<p></p>

<p>• Çok zor penaltı kararları verdi. İlk yarıda Fenerbahçe'nin istediği bir penaltı pozisyonu vardı ama top açıkça önce oyuncunun ayağına, sonra kendi koluna çarpmıştı. Bunu doğru yorumladı.</p>

<p></p>

<p>•VAR'ın desteğiyle Galatasaray lehine verdiği penaltı kararı da doğruydu. Kaleye giden bir şutta oyuncunun kolu vücuttan biraz açıktaydı; Avrupa genelinde bu tür pozisyonlar genellikle penaltıyla sonuçlanıyor. Dolayısıyla Galatasaray lehine verilen penaltı kararı yerindeydi.</p>

<p></p>

<p>•İkinci yarıda Fenerbahçe lehine birkaç penaltı talebi oldu ama hakem bunları da doğru şekilde reddetti.</p>

<p></p>

<p>•İlk pozisyonda savunma oyuncusu net şekilde topa dokundu. Diğer pozisyonda ise Fenerbahçe'nin 37 numaralı oyuncusunun sırtına ufak bir temas oldu fakat oyuncu kendisini yere bıraktı. Hakem de bunun normal bir futbol teması olduğunu doğru şekilde tespit edip oyunu devam ettirdi.</p>

<p></p>

<p>•Çok önemli kararlar vardı, büyük tartışmalar yaşandı, ikinci büyük tartışmada dört kırmızı kart çıktı ama hakem böyle zorlu durumlarda bile performansıyla övgüyü hak etti.</p>

<p></p>

<p>Herkes böyle durumlarda hakemi takdir etmeyebilir ancak hakem gerçekten birçok kritik kararı doğru verdi ve bu zor ortamda iyi bir maç yönetti." (VOLE)</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/genel-futbol/galatasaray-turkiye-kapasinda-fenerbahceyi-2-1-maglup-etti-h254.html</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Apr 2025 15:25:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2025/04/galatasaray-turkiye-kapasinda-fenerbahceyi-2-1-maglup-etti_4e002.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Derbide Fenerbahçe 3 puanla dönüyor]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/genel-futbol/derbide-fenerbahce-3-puanla-donuyor-h253.html</link>
      <description><![CDATA[Trandyol Süper Lig]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Süper Lig 15. hafta Beşiktaş-Fenerbahçe karşı karşıya geldi.&nbsp;</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/9898DC09-21FA-4EAF-978D-A61D379402D0.jpeg" /></p>

<p>Beşiktaş-Fenerbahçe derbisinde, saat 19:00’da başlanan maç öncesinde yeni başkan Hasan Arat ve rakibi olarak veda eden Serdar Adalı, maç öncesinde Quaresma ve Atiba'ya plaket takdim etti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>•Maçın 10’ dakikasında Edin Dzeko’nun atmış olduğu golle öne geçti. 0-1&nbsp;</p>

<p>•Maçın 21’ dakikasında Samet, Cenk Tosun’u ceza sahasının içinde yapmış olduğu müdahale sonucunda hakem penaltı kararı verdi.&nbsp;</p>

<p>•Maçın 24’ dakikasında topun başına Oxlade-Chamberlain geçti ve kullanmış olduğu penaltı gole çevirdi maça beraberlik geldi. 1-1&nbsp;</p>

<p>•Maçın ilk yarısı Beşiktaş 1-1 Fenerbahçe sonuçlandı.&nbsp;</p>

<p>•Maçın 61’ dakikasında Fenerbahçe, VAR incelemesi sonucunda penaltı kazandı.</p>

<p>•Maçın 64’ dakikasında topun başına Dusan Tadic, kullanmış olduğu penaltıyı gole çevirdi. Derbide Fenerbahçe, yeniden öne geçti. 1-2</p>

<p>•Maçın 75’ dakikasında Beşiktaş’ta Tayfun Bingöl direk kırmızı kart gördü.&nbsp;</p>

<p>•Atilla Karaoğlan, VAR uyarısı sonucu kırmızı kartı iptal etti.&nbsp;</p>

<p>•Maçın 90’ dakikasında Fenerbahçe, VAR incelemesinin ardından penaltı kazandı.</p>

<p>•Maçın 91+1’ dakikasında Dusan Tadic'in penaltı vuruşunu Mert Günok çıkardı.&nbsp;</p>

<p>•Maçın 90+6’ dakikasında Sebastian&nbsp; Szymanski golü Fenerbahçe, farkı 2 çıkardı. 1-3.</p>

<p>•Maçın 90’ dakikası sonucu: Beşiktaş 1-3 Fenerbahçe. Derbiyi kazanan Fenerbahçe, Süper Lig’de 40 puan ile liderliğini devam ediyor.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Derbinin ilk 11’leri:</p>

<p></p>

<p>Beşiktaş’ın ilk 11’i: Mert, Onur, Bailly, Amartey, Umut, Necip, Chamberlain, Gedson, Muleka, Rebic, Cenk.</p>

<p>Fenerbahçe’nin ilk 11i: Livakovic, Ferdi, Djiku, Samet, Osayi, Crespo, Fred, Szymanski, Tadic, İrfan, Dzeko.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/genel-futbol/derbide-fenerbahce-3-puanla-donuyor-h253.html</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 00:27:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2023/12/derbide_fenerbahce_3_puanla_donuyor_h253_00a32.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SERIE A&#039;DA ŞAMPİYON NAPOLİ!]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/spor/serie-a-da-sampiyon-napoli-h252.html</link>
      <description><![CDATA[Napoli, 33 yıl aradan sonra Şampiyon oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="p1" style="margin:0cm"><span style="font-size:13.0pt"><span style="font-family:" uictfonttextstylebody="">Napoli, </span></span> <span style="font-size:13.0pt"><span style="font-family:" uictfonttextstylebody="">Udinese ile oynadığı lig maçında deplasmanda Udinese 1-1 ile bir berabere kalarak, Lig’de 5 maç kala şampiyonluğu ilan etti. </span></span></p>

<p class="p2" style="margin:0cm"></p>

<p class="p1" style="margin:0cm"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:13.0pt"><span style="font-family:" uictfonttextstylebody="">•Napoli, ligin bitimine 5 hafta kala şampiyonluğunu ilan ederek İnter ve Juventus'un rekoruna ortak oldu. </span></span></span></p>

<p class="p2" style="margin:0cm"></p>

<p class="p1" style="margin:0cm"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:13.0pt"><span style="font-family:" uictfonttextstylebody="">•İtalya Serie A'da 33 yıl aradan sonra tarihindeki 3. şampiyonluğunu kazanan Napoli, şampiyonluğu havai fişeklerle kutladı.</span></span></span></p>

<p class="p1" style="margin:0cm"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/N_1.jpg" /></p>

<p class="p2" style="margin:0cm"></p>

<p class="p1" style="margin:0cm"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:13.0pt"><span style="font-family:" uictfonttextstylebody="">•Serie A'da Juventus hakimiyetinin sona ermesinin ardından üç sezonda üç farklı takım şampiyon oldu.</span></span></span></p>

<p class="p1" style="margin:0cm"></p>

<p class="p1" style="margin:0cm"><span style="font-size:13.0pt"><span style="font-family:" uictfonttextstylebody="">2020-2021 - İnter</span></span></p>

<p class="p1" style="margin:0cm"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:13.0pt"><span style="font-family:" uictfonttextstylebody="">2021-2022 - Milan</span></span></span></p>

<p class="p1" style="margin:0cm"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:13.0pt"><span style="font-family:" uictfonttextstylebody="">2022-2023 - Napoli</span></span></span></p>

<p class="p2" style="margin:0cm"></p>

<p class="p1" style="margin:0cm"></p>

<p class="p1" style="margin:0cm"></p>

<p class="p1" style="margin:0cm"><span style="font-size:18px;"><strong><span style="font-stretch:normal"><span uictfonttextstylebody="">İtalya Serie A'nın şampiyonaların sayıları: </span></span></strong></span></p>

<p class="p2" style="margin:0cm"></p>

<p class="p1" style="margin:0cm"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:13.0pt"><span style="font-family:" uictfonttextstylebody="">Juventus &gt;36</span></span></span></p>

<p class="p1" style="margin:0cm"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:13.0pt"><span style="font-family:" uictfonttextstylebody="">Internazionale &amp; </span></span> <span style="font-size:13.0pt"><span style="font-family:" uictfonttextstylebody="">Milan &gt;19</span></span></span></p>

<p class="p1" style="margin:0cm"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:13.0pt"><span style="font-family:" uictfonttextstylebody="">Genoa &gt; 9</span></span></span></p>

<p class="p1" style="margin:0cm"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:13.0pt"><span style="font-family:" uictfonttextstylebody="">Pro Vercelli,Bologna ve Torino &gt;7</span></span></span></p>

<p class="p1" style="margin:0cm"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:13.0pt"><span style="font-family:" uictfonttextstylebody="">Roma ve </span></span> <span style="font-size:13.0pt"><span style="font-family:" uictfonttextstylebody="">(NAPOLI) &gt;3</span></span></span></p>

<p class="p1" style="margin:0cm"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:13.0pt"><span style="font-family:" uictfonttextstylebody="">Florentina ve Lazio &gt;2</span></span></span></p>

<p class="p1" style="margin:0cm"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:13.0pt"><span style="font-family:" uictfonttextstylebody="">Casale, Novese, Cagliari, Hellas Verona ve Sampdoria &gt;1</span></span></span></p>

<p class="p2" style="margin:0cm"></p>

<p class="p1" style="margin:0cm"></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/spor/serie-a-da-sampiyon-napoli-h252.html</guid>
      <pubDate>Fri, 05 May 2023 22:45:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2023/05/serie_a_da_sampiyon_napoli_h252_d3569.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erol Bulut’an açıklama]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/genel-futbol/erol-bulutan-aciklama-h251.html</link>
      <description><![CDATA[Erol Bulut geniş açıklamada bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erol Bulut:Yaklaşık 1,5 yıldır görev yapmakta olduğum Gaziantep Futbol Kulübü ile karşılıklı anlaşarak yollarımızı ayırmış bulunmaktayız.</p>

<p>Bu göreve gelmemizde büyük emeği olan başta sayın Adil Sani Konukoğlu, Cevdet Akınal ve yönetim kuruluna çok teşekkür ederim.</p>

<p>Bugüne kadar birlikte çalıştığımız futbolcu kardeşlerime, kulüp personelimize ve bizleri</p>

<p>destekleyen-desteklemeyen tüm taraftarlarımıza teşekkür ediyorum.</p>

<p>Bundan sonraki süreçte de Gaziantep</p>

<p>Futbol Kulübü'ne başarılar diliyorum.</p>

<p></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/49E1E9E3-351B-425F-ABEC-C3761CFFDAB0.jpeg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/genel-futbol/erol-bulutan-aciklama-h251.html</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Jan 2023 20:57:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2023/01/erol_bulutan_aciklama_h251_715d6.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe, Serdar Dursun açıklaması]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/spor/fenerbahce-serdar-dursun-aciklamasi-h250.html</link>
      <description><![CDATA[Serdar Dursun]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Süper Toto Süper Lig’de deplasmanda Giresunspor ile oynayan Fenerbahçe, maçta 2-1 galip geldi. Maçın ikinci yarısında Serdar Dursun’un sakatlanması ve elmacık kemiğinden sakatlanan Serdar Dursun çıkmak istemese de İsmail Kartal ve takım doktorunun ısrarı üzerine kenara geldi ve yerine Mergim Berisha oyuna dahil oldu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Bunun üzerine hastaneye kaldıran Serdar Dursun, Fenerbahçe sakatlığı ile ilgili açıklama yaptı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>İşte o açıklama;</strong></span></p>

<p></p>

<p>Fenerbahçe:”Oyuncumuz Serdar Dursun’un, GZT Giresunspor maçında yüzüne aldığı darbe sonrası yapılan görüntülemesinde zygoma kemiğinde (gözün dış duvarını oluşturan kemik) deplase kırık oluştuğu tespit edilmiştir.”</p>

<p></p>

<p>MS | Giresunspor 1-2 Fenerbahçe&nbsp;</p>

<p></p>

<p>2’ Chiquinho</p>

<p>30’ Valencia</p>

<p>53’ Pelkas</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/spor/fenerbahce-serdar-dursun-aciklamasi-h250.html</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Feb 2022 00:15:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2022/02/fenerbahce_serdar_dursun_aciklamasi_h250_40901.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya futbolu 87 maçta 483 gol atan yıldız adayını konuşuyor]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/genel-futbol/dunya-futbolu-87-macta-483-gol-atan-yildiz-adayini-konusuyor-h249.html</link>
      <description><![CDATA[13 yaşındaki Francesco Camarda sergilediği performans ve sahip olduğu istatistiklerle önümüzdeki yıllara damga vuracağının sinyallerini veriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-size:24px;"><strong>Dünya futbolu 87 maçta 483 gol atan yıldız adayını konuşuyor;</strong></span></h2>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16px;">9 Ekim 2021'de 'GOAL' sitesinde yayınlanan bu haber en çok okunan haber oldu.</span></strong></p>

<p></p>

<p>"<strong>Milan </strong>altyapısında forma giyen genç oyuncu yeni bir <strong>Andriy Shevchenko</strong> olma yolunda ilerliyor.</p>

<p>Serie A'nın dev kulübü Milan'ın U15 takımında forma giyen <strong>13 yaşında</strong>ki <span style="font-size:14px;"><strong>Francesco Camarda</strong></span> sergilediği performans ve sahip olduğu istatistiklerle önümüzdeki yıllara damga vuracağının sinyallerini veriyor.</p>

<p>Forma giydiği <strong>87</strong> maçta rakip fileleri <strong>483</strong> kez havalandıran Camarda maç başına <strong>5.5</strong> gol ortalamasıyla adeta göz kamaştırıyor.</p>

<p>En iyi sezonunu geçirdiği <strong>2017-2018</strong> sezonunda <strong>40 </strong>maçta <strong>247</strong> gol atan <span style="font-size:16px;"><strong>Camarda</strong></span>, o günden bu yana potansiyeliyle şaşırtıyor.</p>

<p>Geçtiğimiz hafta sonu <strong>Milan U15 </strong>Takımı'nın formasını giyen iki gol atan genç oyuncunun, <strong>İtalyan futbolun</strong>un önümüzdeki yıllarındaki en önemli futbolcularından biri olmasına şimdiden kesin gözüyle bakılıyor."</p>

<p></p>

<p>Kaynak: GOAL&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/genel-futbol/dunya-futbolu-87-macta-483-gol-atan-yildiz-adayini-konusuyor-h249.html</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Jan 2022 11:09:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2022/01/dunya_futbolu_87_macta_483_gol_atan_yildiz_adayini_konusuyor_h249_38df7.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fatih Terim’den açıklama]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/spor-gundem/fatih-terimden-aciklama-h248.html</link>
      <description><![CDATA[Sayın Başkanımız ve Yönetim Kurulumuzun göstereceği sabır ve inisiyatif dåhilinde en üst gayretle çalışmaya devam edeceğimin bilinmesini isterim.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde hakkımda yapılan haberleri, belli planlar dahilinde oluşturulan dedikodu içerikli paylaşımları büyük bir dikkatle takip ediyorum.</p>

<p></p>

<p>Biliyorum ki; Fatih Terim ile Galatasaray isminin yan yana gelmesinden duyulan rahatsızlık yeni değil. Her sezonun belli bölümlerinde, mevsimsel olarak kendisini tekrar eden benzer</p>

<p>içerikli saldırılara karşı artık çok daha hazırlıklı olduğumun da ayrıca bilinmesini isterim.</p>

<p>Galatasaray'da yaşadığımız birçok başarının ardından sezon başında Sayın Başkanımız liderliğinde, Yönetim Kurulumuz ile birlikte Galatasaray'ın yalnızca</p>

<p>bugününü değil, geleceğini şekillendireceğini düşündüğümüz, Türkiye şartlarında pek de kolay cesaret edilemeyecek bir proje için yola çıktık.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/0AE627DB-6AA2-4B69-AE34-A515F16F050D.jpeg" /></p>

<p>Bu yolculuk esnasında yüzleşmemiz gereken sayısız zorluk olduğunu, bu hedefin</p>

<p>gerçekleştirilebilmesi adına büyük fedakârlıklar yapılmasın gerektiğini, toleransın neredeyse hiç olmadığı bir futbol ikliminde skor kadar geleceğe endeksli bir takımı, isimleri Galatasaray ile beraberken herkesi sürekli başarıya alıştıran insanlar olarak, tüm futbol kamuoyuna kabul ettirmenin hiç de kolay olmadığını biliyorduk.</p>

<p></p>

<p>Bu, sonunda kulübünün geleceği adına kendi ismini, kariyerini riske etmekten çekinmeyecek kadar cesur insanların seçeceği ve sonuna dek arkasından gideceği bir yoldu ve bu yola Sayın Başkanımızın desteği. Yönetim Kurulumuzun teveccühü ve taraftarımızın güveni ile hep beraber çıktık.</p>

<p></p>

<p>Sezonun bu bölümünde geldiğimiz noktada arzu ettiğimiz pozisyonda olmadığımız bir gerçek. Bunun sorumluluğu bir kişiye ait ise, o benim ve yapılan</p>

<p>tüm gelecek planının Galatasaray'a zarar verdiğini, bir noktada tıkanıklık gösterdiğini veya ileri gitmeyeceğini düşündüğüm an gereğini yapacak kadar Galatasaraylıyım.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/DB4D3462-9C52-4326-BBE0-568B2BDA5DCC.jpeg" /></p>

<p></p>

<p>Ancak</p>

<p>Galatasaray'ın geleceği: futbolun geldiği sosyal ve kültürel ortamda kendi yıldızlarını üreteceği, ekonomik anlamda geri dönüşü olan, kulübümüzün mali yapısını dengeleyecek oyuncular üzerinden bir strateji oluşturacağı, aynı esnada büyük hedefler için yarışmaktan geri durmayacağı bu projededir.</p>

<p></p>

<p>Takımımıza, çıktığımız yolun sonundaki ışığa güveniyorum.</p>

<p></p>

<p>Bugün gelmeyen sonuçların bize döneceğini de biliyorum.</p>

<p></p>

<p>Galatasaray ile Türkiye’deki tüm kupaları kazanma sevincini yaşayan, birçok ilki ve benzersiz kendi kulübünde tadan, Avrupa’da çıtayı hep en yukarıya koyan bir teknik direktör olarak, kariyerim bu dönemindeki en önemli&nbsp; hedefim: rakamsal olarak bir fazla kupa kazanmak veya daha önce elde edilen başarıları tekrar yaşatmaktan öte, arkamda önemli bir jenerasyon ve futbol&nbsp;mirası birakabilmektir.</p>

<p></p>

<p>Bunun için yılmadan, yorulmadan ve vazgeçmeden, sezon içinde yaşanılan en büyük hayal kırıklığı sonrasında dahi tüm desteğinin bizimle olduğunu paylaşan</p>

<p>Sayın Başkanımız ve Yönetim Kurulumuzun göstereceği sabır ve inisiyatif dåhilinde en üst gayretle çalışmaya devam edeceğimin bilinmesini isterim.</p>

<p></p>

<p>Saygılarımla,</p>

<p>Fatih Terim</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/spor-gundem/fatih-terimden-aciklama-h248.html</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Jan 2022 12:41:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2022/01/fatih_terimin_aciklama_h248_41cac.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzonspor için varsa yoksa Edin Visca...]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/spor-gundem/trabzonspor-icin-varsa-yoksa-edin-visca-h247.html</link>
      <description><![CDATA[Visca haftası]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edin Visca transfer konusunda hem Başkan Ahmet Ağaoğlu hemde de teknik direktör Abdullah Avcı Başakşehir cephesiyle görüştü, şartlar sonuna kadar zorladı. Hatta 31 yaşındaki kanat oyuncusu da kulübünden kolaylık istedi.&nbsp;</p>

<p>Fenerbahçe cephesiyle de temasta olan Başakşehir Başkanı Göksel Gümüşdağ’ın 1-2 gün içinde kesin kararını vermesi ve transfer rotasının belli olmasını bekleniyor. Fırtına, her ihtimale karşı listedeki diğer isimlerle de temasa koparmış değil.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Trabzonspor için varsa yoksa Edin Visca... Bordo-Mavililer, yıllardır gündemde olan Bosnalı yıldızın tranfserinde ilk kez bu kadar ısrarcı. Başkan Ahmet Ağaoğlu bizzat Başakşehir’le görüşürken, Göksel Gümüşdağ’a teklifini iletti. Fırtına en son 3-3,5 milyon Euro seviyesine çıkıp, teklifine şampiyonluk bonusu da ekledi. Hatta teknik direktör Abdullah Avcı’nın da sürece dahil olup, eski kulübüyle görüştüğü öğrenildi. Şartları sonu kadar zorlayan Trabzonspor’un en önemli kozu ise Visca’nın Bordo-Mavili forması giymesi isteği. 31 yaşındaki kanat oyuncusu, 10 sene önce kendisini Başakşehir’e transfer eden hocası Abdullah Avcı ile tekrar çalışmaya hazır. Visca, Başakşehir yönetimi ile konuşup, kendisine kolaylık gösterilmesini istedi.&nbsp;</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/DD450EB5-68A9-4025-AA16-BE1E9A26519F.jpeg" /></p>

<p><span style="font-size:16px;"><em><strong>1,5 ay önce başladı&nbsp;</strong></em></span></p>

<p></p>

<p>Tüm bu gelişmelerin ardından gözler Başakşehir Başkanı Göksel Gümüşdağ’a çevrildi. Fenerbahçe cephesiyle de temasta olan Gümüşdağ’ın 1-2 gün içinde kesin kararını vermesi ve Visca tranfserinin netleşmesi bekleniyor. 1.5 ay önce görüşmelere başlayan, son günlerde ise temasları iyice sıklaştıran Trabzonspor cephesi, bu hafta Visca işini bitirmeyi hedefliyor. Aksi taktirde kanat listesindeki diğer isimlere yönelecekler. Her ihtimale karşı gündemdeki diğer adaylarla temaslar kopmadı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kaynak: Fanatik</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/spor-gundem/trabzonspor-icin-varsa-yoksa-edin-visca-h247.html</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Jan 2022 16:39:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2022/01/trabzonspor_icin_varsa_yoksa_edin_visca_h247_fc39b.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hulk Çifte Kupa]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/dunyadan-futbol/hulk-cifte-kupa-h246.html</link>
      <description><![CDATA[Brezilya kupası finali...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçen yaz transfer döneminde ülkemizde sıkça adı geçen Hulk, Brezilya ekibi Atletico Mineiro'ya tranfer olmuştu. Özellikle Beşiktaş'ın bu ciddi olarak bu transferi gerçekleştirme istemisi ve Hulk tercihini&nbsp;Atletico Mineiro kullandı.&nbsp;</p>

<p>Bu Brezilya'da 50 yıl sonra li şampiyonluğu yaşayan&nbsp;Atletico Mineiro, sezonu çift kupayla tamamladı. Kadrosunu sezon başında Beşiktaş'ın kapısından dönen Hulk ile eski Glatasaraylı Mariano'yu da bulunduran&nbsp;Atletico Mineiro, Brezilya kupası finalinde ilk maçta 4-0 yendiği&nbsp;Atletico Paranaense'yi rövanşta 2-1 (deplasmanda) yenerek mutlu sona ulşatı. Siyah-Beyazlılar son golünü Hulk attı.&nbsp;</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/hulk-1.jpg" /></p>

<p>Hulk, Çin'de 4.5 yılda 85 milyon Dolar kazanan Hulk, ülkesi Brezilya'da Atletico Mineiro'yu 50 yıl sonra şampiyon yapıp, ligin en iyi oyuncusu seçildi.</p>

<p>&nbsp;Not: Hulk'un yanındaki hanımefendi, 2019'da boşandığı eşinin yeğeni Camila Angelo; yani yeni karısı.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/dunyadan-futbol/hulk-cifte-kupa-h246.html</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Dec 2021 22:14:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2021/12/hulk_cifte_kupa_h246_b645c.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mario Balotelli kimdir? Hayatı, Ailesi ve Transfer Olduğu Takımlar]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/dunyadan-futbol/mario-balotelli-kimdir-hayati-ailesi-ve-transfer-oldugu-takimlar-h245.html</link>
      <description><![CDATA[Mario Balotelli, 12 Ağustos 1990&#039;da Sicilya&#039;nın Palermo kentinde Gana&#039;dan İtalya&#039;ya göç etmiş Rose ve Thomas Barwuah&#039;ın çocuğu olarak dünyaya geldi. Mario 2 yaşındayken aile Lombardiya&#039;ya taşındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="text-align:center"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/b2_2.jpg" /></p>

<p align="center" style="text-align:center"><span style="color:#0000ff;"><span style="font-size:11px;">Sezon başından itibaren Süper Lig ekiplerden Adana Demirspor'a transfer olan&nbsp;Mario Balotelli, hayata ve kendisi ile ilgili tüm detayları sizlere aktarıyoruz.&nbsp;</span></span></p>

<p><b><span style="font-size:16.0pt">M</span>ario Balotelli</b>, İtalyan 'Ligue 1' kulübü '<b>Nice</b>' ve İtalyan <b>milli futbol takımı</b> için oynayan bir İtalyan futbolcu. <b>Afrikalı</b> bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen ve Sicilya'da büyüyen Mario, kariyerine 'Lummezzane' ile futbolcu olarak başladı ve ilk çıkışını <b><span style="font-size:12.0pt">15 yaşında</span></b> yaptı. Nisan 2006'da <b>'Serie C1</b>' Ligi’nde ilk çıkışını yaptı. Ardından '<b>Barcelona</b>' için bir deneme yaptı ve bu, takım için düşünülmediği için Mario için kötü bir deneyim olduğu ortaya çıktı. <b>2007</b>'de nihayet 'Internazionale'ye katıldı, ancak iki yıllık birlikteliği disiplin sorunlarıyla boğuştu ve bu da 2009'da <b>A</b> takımdan uzaklaştırılmasına neden oldu. <b><span style="font-size:12.0pt">'Manchester City</span></b>' onu 2010'da aldı ve Mario’nun performansı ekibiyle gelişmeye devam etti. Şiddet içeren bir olayın ardından 'Manchester City'den ayrıldı ve İtalyan kulübü <b>'AC Milan</b>'a katıldı. 'Milan' ile bir buçuk yıllık görevinin ardından Mario, '<b>Liverpool </b>ile' Premier Lig'e geri döndü. Kısa süre sonra 'Milan'a kiralandı ve ardından '<b>Nice</b>'e transfer oldu.</p>

<p style="text-align: center;"><b><span style="font-size:14.0pt">Çocukluk ve Erken Yaşam</span></b></p>

<p>Mario Balotelli, <b><span style="font-size:12.0pt">12 Ağustos 1990</span></b>'da Sicilya'nın Palermo kentinde <b><span style="font-size:12.0pt">Gana</span></b>'dan İtalya'ya göç etmiş <b>Rose</b> ve <b>Thomas Barwuah</b>'ın çocuğu olarak dünyaya geldi. Mario <b><span style="font-size:12.0pt">2</span></b> yaşındayken aile Lombardiya'ya taşındı. Fakirdiler ve dört çocuk yetiştirmeyi göze alamazlardı. Bu, Mario’nun ebeveynlerinin onu koruyucu aileye vermesine neden oldu.</p>

<p>İtalya'nın <b>Brescia</b> kasabasında yaşayan Silvia ve <b>Francesco Balotelli</b> tarafından evlat edinildi. Mario, ilk birkaç yıl boyunca biyolojik anne babasıyla her hafta sonu bir araya geldi, ancak kısa süre sonra bunu yapmayı bıraktı ve Silvia ve Francesco'yu ebeveynleri olarak kabul etti. Balotelli ailesi zengindi ve Mario için çok rahat bir hayat vadediyordu.</p>

<p>Daha sonra Mario'nun <b>biyolojik</b> ebeveynlerinin, Mario'yu çocukken etkileyen hayatı tehdit eden bir hastalık nedeniyle koruyucu aileyi tercih ettikleri ortaya çıktı. Mario için pahalı tedavileri karşılayamadılar. Balotelli ailesi, Mario'nun ebeveynlerinin buna en çok ihtiyaç duyduğu anda destekle öne çıktı. Mario büyüdüğünde, biyolojik ebeveynlerine geri dönme seçeneğine sahipti, ancak onu çocukken terk etmelerinden nefret ettiğini söyleyerek bunu reddetti.</p>

<p>Sağlık sorunlarına rağmen, Mario erken yaşta <b>futbol</b> oynamaya başladı. 2001 yılında '<strong>AC Lumezzane</strong>' gençlik kulübüne katıldı. Mario, profesyonel bir futbolcu olarak gelişti ve 2006 yılına kadar onlarla bağlantılı kaldı. <b>15 yaşında</b>.</p>

<p>Nisan 2006'da, "Serie C1" maçında "Padova" karşısında "Lumezzane" ile ilk rekabetçi maçına çıktı. O zamana kadar oldukça rekabetçi bir oyuncu haline geldi ve daha iyi kulüplerde oynamaya çalıştı. Bu arayış onu bir şekilde olaysız geçen 'Barselona' ile bir duruşmaya götürdü. 2006 yılında 'Internazionale' tarafından kiralık olarak imzalandı.</p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:24px;"><b>Kariyer</b></span></p>

<p style="text-align: center;">Haziran 2007'ye kadar Mario, 'Internazionale' ile tamamen el ele tutuşmuştu. Aynı zamanda takım için ilk maçlarından biri olan <b>'Sheffield FC</b>' ile bir dostluk maçında iki gol attı. Takımı için '<b>Serie A</b>'da '<b>Reggina</b>'ya karşı rekabetçi bir maçta iki gol attı. <b>'Coppa Italia</b>'nın çeyrek final maçında 'Juventus'a karşı gösterdiği heyecan verici performansın ardından ulusal bir sansasyon haline geldi.</p>

<p>'Internazionale' 2008'de 'Supercoppa Italiana'yı ve <b>2007–2008</b>'de 'Serie A'yı kazandı. 2008'in sonlarında, <b>18</b> yaşında, Mario bir 'Şampiyonlar Ligi'nde gol atan en genç oyuncu oldu. Nisan 2009'da Mario, '<b>Juventus</b>'a karşı oynadığı maçta bazı seyirciler tarafından ırkçı tacize maruz kaldı.'Internazionale' üst üste dördüncü kez '<b>Serie A</b>'yı kazandıktan sonra, 'Juventus' taraftarlarının ırkçı tezahüratları şiddetle kınandı. Hem takımlar hem de '<b>Juventus</b>' taraftarları tarafından maç yasaklandı. Kısa süre sonra Mario, antrenman seanslarına gelmediği için disiplin endişeleriyle yüzleşmeye başladı. 'Internazional'ın baş antrenörü bu nedenle ona kızdı. Buna ek olarak, Mario, maçlarının çoğunda kendisine yöneltilen ırkçı tezahüratlardan herhangi bir rahatlama görmedi. Juventus taraftarları, Mario sahada olmadığı zamanlarda bile ırkçı sloganlar attı.</p>

<p>Sahadaki tuhaflıkları yüzünden başı belaya girmeye devam etti. 2010'da bir İtalyan televizyon programında Internazionale'nin rakip kulübü AC Milan'ın tişörtüyle göründü. Nisan 2010'da Mario, bir maçtan sonra formasını yere fırlattı. Maçtan önceki aylardaki kötü performansları nedeniyle onu “yuhalamaya” devam etti. Maç bitince taraftarlar sinirlendi ve ona el uzatmaya çalıştı. Mario olayı üç yıl sonra kınadı ve bunun yaptığı tek üzücü şey olduğunu belirtti.</p>

<p>Ağustos 2010'da Mario, 'Manchester City' tarafından resmen imzalandı ve ilk 'Avrupa Ligi' maçında 'Politehnica Timişoara'ya karşı Mario, takımının maçı kazanmasına yardımcı olan bir gol attı. Ardından Ekim ayında kendi sahasında <b>Arsenal</b>'e <b>3-0</b> yenildikleri '<b>Premier Lig' </b>maçına çıktı. Performansı onu anında 'Manchester City' hayranları arasında popüler hale getirdi ve yıl sonunda olağanüstü performansı için '<b>Altın Çocuk' </b>ödülünü kazandı.</p>

<p>Birçok önemli olaydaki dikkat çekici performanslara rağmen, Mario'nun sahadaki agresif davranışı onun için çok fazla soruna neden oldu. Takım yöneticileri, <b>2011-2012</b> sezonu sona erdiğinde onu bırakmaya karar verdi. Ancak Mario, <b>'Queen Park Rangers</b>' ile şampiyonluğu belirleyen bir maç da dahil olmak üzere, '<b>Manchester City</b>' için birkaç maçta daha göründü. '<b>Manchester City'</b>, 1968'den beri ilk kez unvanı kazandı.</p>

<p><b>2013</b> yılının başlarında, '<b>AC Milan'</b>, Mario'yu satın aldıklarını açıkladı. Mario, takımla çıktığı <b>43</b> maçta <b>26</b> gol kaydetti. Ancak, 'Milan' ile olan görevi sona erdikten sonra performansı kötüleşti. <b>2014-2015</b> sezonu için 'Premier Lig' takımı 'Liverpool' ile anlaştı ve onlar için yaptığı 16 maçta sadece bir gol attı.</p>

<p>2016 yılında 'OGC Nice', Mario'yu 'Liverpool'dan aldıklarını açıkladı. Bitmek bilmeyen disiplin sorunlarıyla boğuşan Mario oldukça iyi bir performans sergiledi. Takım için çıktığı 43 maçta 29 gol attı ve sözleşmesi Haziran 2017'de bir yıl daha uzatıldı.</p>

<p>Mario, göçmen olarak kabul edildiğinden İtalyan '<b>15 Yaş Altı' </b>ve <b>'17 Yaş Altı'</b> takımları için düşünülmedi. Eylül <b>2008</b>'de milli takımı için uluslararası '<b>21 </b>Yaş Altı' maçına çıktı ve Yunanistan'a karşı gol attı. Üst düzey takımını <b>2013</b> 'Konfederasyon Kupası'nda ve <b>2014</b> 'FIFA Dünya Kupası'nda temsil etti.</p>

<p style="text-align: center;"><b><span style="font-size:12.0pt">Kişisel hayat</span></b></p>

<p><b>Mario Balotelli</b>, dünyanın en iyi giyinen futbolcularından biri olarak biliniyor. 'GQ' onu <b>2012</b>'de en iyi giyinen ikinci adam seçti. Mario, geçmişte <b>Raffaella Fico</b> ile bir ilişki içindeydi ama sonu iyi bitmedi. Daha sonra Mario'nun çocuğuna hamile olduğunu iddia etti. Fico, 5 Aralık 2012'de kızı Pia'yı doğurdu. <b>Şubat 2014</b>'te DNA testleri Pia'nın Mario'nun kızı olduğunu doğruladı.</p>

<p>Mario, Mart 2013'te Belçikalı model <b>Fanny Neguesha</b> ile nişanlandı. Ancak çift, Eylül 2014'te yollarını ayırdı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/b3_2.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong><span style="color:#0000ff;">Mario Balotelli'nin&nbsp;biyolojik ailesi.</span></strong></span></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/dunyadan-futbol/mario-balotelli-kimdir-hayati-ailesi-ve-transfer-oldugu-takimlar-h245.html</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Sep 2021 12:55:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2021/09/mario_balotelli_kimdir_hayati_ailesi_ve_transfer_oldugu_takimlar_h245_91d5d.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emre Demir için Barcelona iddiası!]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/spor-gundem/emre-demir-icin-barcelona-iddiasi-h244.html</link>
      <description><![CDATA[Emre Demir için Barcelona iddiası:]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gözbaşı'dan 'Emre Demir' açıklaması: Netleşen bir durum yok</p>

<p>Kayserispor Kulüp Başkanı Berna Gözbaşı, Barcelona ile prensipte anlaştığı iddia edilen Emre Demir ile ilgili, "Şu an çok sayıda kulüp ile görüşmelerimiz sürüyor, bu ilgiden çok memnunuz ancak netleşen bir durum yok" dedi.</p>

<p>Barcelona ile prensipte anlaştığı iddia edilen Emre Demir ile ilgili Kayserispor Kulüp Başkanı Berna Gözbaşı, çok sayıda kulüple görüşmelerin sürdüğünü açıkladı.</p>

<p>'BEKLEMEDE KALIN'</p>

<p>Sosyal medya hesabından açıklama yapan Berna Gözbaşı, kulübün genç yıldızları Emre Demir ve Doğan Alemdar’ın&nbsp; fotoğrafını paylaşarak, "Genç yıldızlarımızın transferi ile ilgili yurt içi ve dışından yoğun haberler geliyor. Şu an çok sayıda kulüp ile görüşmelerimiz sürüyor. Bu ilgiden çok memnunuz ancak netleşen bir durum yok. Tek doğru kaynak kulübümüzden yapılacak açıklamadır. Beklemede kalalım" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kaynak :&nbsp;İHA</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/spor-gundem/emre-demir-icin-barcelona-iddiasi-h244.html</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Aug 2021 23:10:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2021/08/emre_demir_icin_barcelona_iddiasi_h244_d36ba.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Immanuel Kant Kimdir? (1724-1804) Yaşamı ve Hayat Öyküsü]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/edebiyat-ve-sanat/immanuel-kant-kimdir-1724-1804-yasami-ve-hayat-oykusu-h243.html</link>
      <description><![CDATA[Öğle yemeği üç gibi geç bir saate kadar sürebilir ve sonrasında ünlü yürüyüşlerinden birine çıkarak en yakın dostu Joseph Green&#039;i ziyaret ederdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="p1" style="margin: 0cm 0cm 0.0001pt; text-align: center;"><b><span style="font-size:18.0pt">Immanuel Kant Kimdir? (1724-1804) Yaşamı ve Hayat Öyküsü </span></b></p>

<p class="p2" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"></p>

<p class="p1" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:16.0pt">Alışılmadık bir biçimde, <b>Kant</b>'ın hayat öyküsünde harici olaylara yer verilmemiş. Filozof bütün hayatı boyunca <b>Prusya</b>’nın</span><span style="font-size:16.0pt"> ıssız bir ilinde yaşadı; memleketi <b>Königsberg</b>'in sınırları dışına nadiren çıktı ve sadece birkaç saat uzaklıktaki deniz kıyısına kadar bile hiç gitmedi. Bir müzmin bekar olarak, <b>kırk</b> yıldan uzun bir süre, bölgedeki üniversitede aynı dersleri verdi. Onunki öyle düzenli bir hayattı ki, daha sonraları filozofun portresinin kişilikten yoksun bir tür otomat gibi çizilmesine sebep olmuştu. <b>Heinrich Heine</b>'in yazdığı gibi,</span></span></p>

<p class="p2" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"></p>

<p class="p1" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:16.0pt">Kant’ın yaşamının tarihini anlatmak güçtür. Çünkü ortada ne bir hayat ne de bir tarih vardır. <b>Almanya</b>'nın kuzeydoğu sınırında kurulu eski bir şehir olan Königsberg’in çok ayak <b>altı</b> olmayan bir bölgesinde, çok sessiz, mekanik biçimde düzenlenmiş, neredeyse soyut bir <b>bekar</b> hayati yaşadı. Oradaki katedralin koca saati bile, görevini hemşerisi <b>Immanuel Kant</b>'tan</span><span style="font-size:16.0pt"> daha az tutkuyla ya da daha düzenle tamamlamamıştır.</span></span></p>

<p class="p1" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"></p>

<p class="p1" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="font-size:16.0pt">Kalkmak, kahve içmek, yazmak, ders vermek, yemek yemek, yürüyüşe çıkmak... her şeyin belirli bir saati vardı; Kant gri paltosunu giymiş, eline İspanyol bastonunu almış halde kapısının önüne çıktığında, komşuları saatin tam olarak üç buçuk olduğunu biliyordu.</span></p>

<p class="p2" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"></p>

<p class="p1" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:16.0pt">Manfred Kuehn'in <b>2001</b> tarihli Kant biyografisinde iddia ettiği gibi, Kant'ın hayatı aslında Heine ve diğerlerinin sandığı kadar soyut ve tutkusuz değildi. Kant sosyalleşmeye bayılırdı; hoşsohbet ve güler yüzlü bir ev sahibiydi. Şayet daha heyecanlı bir hayat sürmeyi başaramadıysa, bunun nedeni büyük oranda sağdığıydı. <b>Filozof</b>un anormal derecede küçük bir göğüs kafesi olmasına yol açan, doğuştan gelen bir iskelet kusuru vardı; bu da kalbine ve ciğerlerine baskı uyguluyor, bünyesinin genellikle hassas olmasına yol açıyordu. Bu hastalıkla hayatını devam ettirebilmek için-bir de ömrü boyunca süren hastalık hastalığının yol açtığı zihinsel ızdırabın da önünü alma çabasıyla-"yaşam biçiminde ve zihnimi meşgul eden meselelerde belirli bir tekdüzelik" adını verdiği yöntemi benimsedi.</span></span></p>

<p class="p1" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:16.0pt">Bu düzen fazlasıyla sabit olmakla birlikte, filozof kırk yaşına basana dek tam anlamıyla gelişmemişti; o andan itibaren de Kant'ın insan karakteri hakkındaki özgün fikirlerinin bir ifadesi haline gelecekti. Kant'a göre karakter, insanın yıllara yayılan çeşitli deneyimlerine dayanarak akla uygun biçimde seçtiği bir yaşam düzenleme biçimiydi - gerçekten de, kırk yaşına gelene kadar insanın gerçek anlamda bir karakter geliştiremeyeceğine inanıyordu. İnsanın karakterinin özünde de birtakım düsturlar, bir kez belirlendikten sonra hayat</span><span style="font-size:16.0pt"> boyu uyulması gereken temel kurallar olduğunu düşünüyordu. Maalesef, elimizde Kant'n şahsi düsturlarının yazılı bir listesi yok, ancak hayat tarzının "belirli tekdüzeliğini", sadece bir alışkanlık olmaktan çıkarıp ahlaki bir ilkeye dönüştürmeye karar verdiği açık. Kırk yaşından önce bazen iskambil oynayarak gece yarısına kadar dışarıda kalan Kant, kırkından sonraysa günlük rutinine istisnasız uydu. </span></span></p>

<p class="p2" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"></p>

<p class="p1" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="font-stretch:normal"><b><span style="font-size:18.0pt">Bu rutin şöyleydi</span></b><span style="font-size:16.0pt">: Efendisinin fazla uyumasına izin vermemesi için kesin emir almış emekli bir <b>asker</b> olan ve uzun süre onun yanında çalışan hizmetkârı tarafından uyandırılan Kant, sabah beşte yataktan kalkardı. Ardından bir-iki fincan <b>açık çay</b> içerek piposunu tüttürürdü. Kuehn'e göre, "Kant,</span><span style="font-size:16.0pt"> kendisine günde sadece bir <b>pipo</b> içme kuralı koymuştu, ama yıllar geçtikçe bu pipoların tütün kapasitesi bir hayli artmıştı". Bu tefekkür süresinden sonra Kant, o günün derslerini hazırlar ve biraz yazardı. </span></span></p>

<p class="p2" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"></p>

<p class="p1" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:16.0pt">Dersleri sabah yedide başlıyor ve on bire kadar sürüyordu. Akademik görevleri sona erdikten sonra öğle yemeği için bir restorana ya da pub'a giderdi; bu onun gün içindeki tek gerçek öğünüydü. Yemekte ona eşlik edenleri sadece akademiden arkadaşlarıyla sınırlamaz, farklı sosyal çevrelere mensup kasaba halkıyla kaynaşmak da hoşuna</span><span style="font-size:16.0pt"> giderdi. Öğününe gelince, kaliteli bir <b>şarabın</b> eşlik ettiği, iyi pişmiş etten oluşan basit yemekler seçerdi. Öğle yemeği üç gibi geç bir saate kadar sürebilir ve sonrasında ünlü yürüyüşlerinden birine çıkarak en yakın dostu <b>Joseph Green</b>'i ziyaret ederdi. Hafta içi akşam yediye (belki başka bir arkadaşın da katılımıyla hafta sonu dokuza) kadar sohbet ederlerdi. Kant eve dönünce biraz daha çalışır ve saat tam onda yatmaya gidene dek okurdu.</span></span></p>

<p class="p2" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"></p>

<p class="p1" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:16.0pt">Kaynak:”Günlük Ritüeller” kitabından yazılmıştır. </span></span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/edebiyat-ve-sanat/immanuel-kant-kimdir-1724-1804-yasami-ve-hayat-oykusu-h243.html</guid>
      <pubDate>Sun, 23 May 2021 00:54:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2021/05/immanuel_kant_kimdir_1724_1804_yasami_ve_hayat_oykusu_h243_ac81e.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sylvia Plath Kimdir? (1932-1963) Hayatı ve Hikayesi]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/edebiyat-ve-sanat/sylvia-plath-kimdir-1932-1963-hayati-ve-hikayesi-h242.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="p1" style="margin: 0cm 0cm 2.25pt; text-align: center;"><em><b><span style="font-size:20.5pt">Sylvia Plath Kimdir? (1932-1963) Hayatı ve Hikayesi </span></b></em></p>

<p class="p2" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"></p>

<p class="p3" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:16.0pt">Plath'in on bir yaşında başlayıp otuz yaşında intihar edene kadar tuttuğu günlüğü, verimli bir yazma programı bulup ona bağlı kalmak için sürdürdüğü neredeyse daimi çabanın kaydını tutar. Mesela Ocak <b>1959</b>'da, "Bundan böyle, bunun mümkün olup olmadığına bak, saati yedi buçuğa kur ve yorgun olsan da olmasan da kalk," diye yazmıştı. "Kahvaltıyı ve</span><span style="font-size:16.0pt"> ev temizliğini (yataklarla bulaşıkları, paspası veya her ne iş varsa) sekiz buçukta bitirmiş o... Saat dokuzdan önce yazmaya otur, böylece uğursuzluktan kurtulursun." Ama <b>Plath</b> sıklıkla her gün için aralıksız bir yazma zamanı ayırma girişimlerinde bulunsa da uğursuzluktan uzun süreliğine kurtulduğu görülmedi. </span></span></p>

<p class="p3" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"></p>

<p class="p3" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="font-size:16.0pt">Ancak hayatının sonlarına doğru, şair kocası <strong>Ted Hughes</strong>'tan ayrı yaşar ve iki küçük çocuklarına tek başına bakarken, Plath işine yarayan bir rutin oturtmayı başardı. Uyuyabilmek için yatıştırıcılar alıyordu; bu ilaçlar sabah beş gibi etkisini yitirdiğinde kalkıyor ve çocuklar uyanana kadar da yazıyordu. </span></p>

<p class="p3" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"></p>

<p class="p3" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="font-size:16.0pt">1962 sonbaharında bu şekilde iki ay çalışarak, Ariel'in neredeyse tüm şiirlerini yazdı; ölümünden sonra basılan bu derleme, Plath'un şiir konusunda önemli ve yakıcı bir orijinalliğe sahip bir ses olarak ünlenmesini sağladı. Bir kez olsun </span><span style="font-size:18.0pt">Plath</span><span style="font-size:16.0pt"> eserinin ona hükmettiğini ve yaratıcı sanatta muzaffer olduğunu hissetti. Ekim <b>1962</b>'de, hayatına son vermeden dört ay önce annesine şöyle yazmıştı: "Ben <b>dâhi</b> bir yazarım; bu yetenek içimde var. Hayatımın en iyi şiirlerini yazıyorum; bunlar benim adımı duyuracak."</span></p>

<p class="p2" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: ”Günlük Ritüeller” kitabından yazılmıştır. </span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/edebiyat-ve-sanat/sylvia-plath-kimdir-1932-1963-hayati-ve-hikayesi-h242.html</guid>
      <pubDate>Mon, 17 May 2021 02:20:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2021/05/sylvia_plath_kimdir_1932_1963_hayati_ve_hikayesi_h242_4fb0b.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Süper Lig 2020-2021 Sezonun Şampiyonu Beşiktaş]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/genel-futbol/super-lig-2020-2021-sezonun-sampiyonu-besiktas-h241.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="text-align:center"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">Süper Lig 2020-2021 Sezonun Şampiyonu Beşiktaş</span></span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:11.5pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">Beşiktaş, son haftalara girerken Galatasarayla aynı puanla liderliği paylaştı. Son maça Göztepe deplasmanında Beşiktaş, puanlar 81 Beşiktaş 81 Galatasaray olarak son maçlar aynı puanda son maçlarına girdiler. Galatasaray, Yeni Malatya ile kendi evinde avaraj olarak 2 gol ve üstü ataması gerekiyordu. Ancak, Beşiktaş’ın Göztepe deplasmanında 2-1 skorla maçı tamamlarken, Galatasaray 3-1 kazanması rağmen avarajla Beşiktaş, 84 puanla şampiyon oldu. Galatasaray, 84 puan ve 2. Oldu. Süper Lig’de Beşiktaş 16. Şampiyonluğunu elde etti. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.5pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">PUAN DURUMLARI;</span></span></span></span></p>

<ol>
	<li><span style="font-size:11.5pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">Beşiktaş 84 Puan </span></span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:11.5pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">Galatasaray 84 Puan</span></span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:11.5pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">Fenerbahçe 82 Puan </span></span></span></span></li>
</ol>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">Sergen Yalçın, </span></span></span></span></b><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">Bize olan güvenini her zaman gösterdi."</span></span></span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:11.5pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">"Tarihin en zor sezonunda şampiyon olduk. Mucize kadro, mucize şampiyonluk diye nitelendirmek istiyorum. Rakiplerimizi tebrik ediyorum. Onlar da bu yarışa çok güzellik kattılar ama finalde kazanan biz olduk. Ahmet Nur Çebi, çok büyük bir başkanlık örneği gösterdi. Böyle bir yükün altına girmek herkesin harcı değil. Başkanımızı cesareti ve Beşiktaşlılığından dolayı tebrik etmek istiyorum. Bize hep destek çıktı.</span></span></span></span> <span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">Bize olan güvenini her zaman gösterdi."</span></span></span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">Ahmet Nur Çebi’den Şampiyonluk Açıklaması</span></span></span></span></b></p>

<p><b><span style="font-size:11.5pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">Ahmet Nur Çebi</span></span></span></span></b><span style="font-size:11.5pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">: "Geldiğimizde çok vahim bir tablo verdi. Çok emek verdik. Yöneticilerimizden Allah, bin kere razı olsun. Ben nadir gözyaşı dökerim ama bugün de dökelim. Sevinç gözyaşları bunlar. Sergen hocaya ve futbolculara teşekkür ediyorum. Taraftarlara teşekkür ediyorum. Karım da çok sıkıntı çekti, ona da teşekkür ediyorum. Bana emek veren ve Beşiktaş'a destek veren herkese teşekkür ederim. Şampiyonluk çok güzel ve farklı bir şey. Pandemide bu şampiyonluğun değeri çok fazla. Kulübü ayakta tutmaya çalışırken futbol takımımızı şampiyon yapmak çok özel. Ben, bu işin başından beri şampiyon olacağımızı söyleyen ilk ve tek isimdim."</span></span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:11.5pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">Rıdvan Yılmaz</span></span></span></span></b><span style="font-size:11.5pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">: "Hayalimizi gerçekleştirdik." </span></span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:11.5pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">Ersin Destanoğlu</span></span></span></span></b><span style="font-size:11.5pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">: "Hocamız bizim arkamızda durdu, hocamıza teşekkür ediyorum."</span></span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">Süper Lig’e veda eden takımlar belli oldu;</span></span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:11.5pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">Süper Lig’e veda eden takımlar belli oldu. Gelecek sezon TFF 1.Lig’de mücadele edecek dört takım belli oldu. Daha önce Denizlispor Süper Lig’de düşen takım olmuştu, ardından BB Erzurumspor ve MK Ankaragücü Lig’e veda etmiş. 42. Hafta Trabzonspor’a 2-1 yenilen Gençlerbirliği Süper Lig’e veda etti.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.5pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">1.Gençlerbirliği</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.5pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">2.BB Erzurumspor</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.5pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">3.MK Ankaragücü</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.5pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#0f1419">4.Denizlispor.</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/genel-futbol/super-lig-2020-2021-sezonun-sampiyonu-besiktas-h241.html</guid>
      <pubDate>Sun, 16 May 2021 00:01:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2021/05/super_lig_2020_2021_sezonun_sampiyonu_besiktas_h241_b27b0.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sigmund Freud Kimdir? (1856 -1939)-(Hayatı, Yaşantısı ve Hikayesi)]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/edebiyat-ve-sanat/sigmund-freud-kimdir-1856-1939-hayati-yasantisi-ve-hikayesi-h240.html</link>
      <description><![CDATA[Freud ona, &quot;Evladım, sigara içmek hayatın en mükemmel ve en ucuz keyiflerinden biridir ve en baştan sigara içmemeye karar veriyorsan, senin için yalnızca üzülebilirim...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p align="center" class="p1" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; text-align:center"><b><span style="font-size:16.0pt">Sigmund Freud Kimdir?</span></b><b><span style="font-size:16.0pt"> (1856 -1939)-(Hayatı, Yaşantısı ve Hikayesi)</span></b></p>

<p align="center" class="p1" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; text-align:center"></p>

<p class="p2" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"></p>

<p class="p1" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:16.0pt">"Çalışmadan geçen hayatın gerçekten rahat olabileceğini düşünemiyorum," diye yazmıştı <b>Freud 1910</b>'da bir arkadaşına.</span></span></p>

<p class="p1" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="font-stretch:normal"><b><span style="font-size:16.0pt">Psikanalizin</span></b><span style="font-size:16.0pt"> kurucusu, evi büyük bir başarıyla çekip çeviren, Freud'un giysilerini hazırlayan, mendillerini seçen ve hatta diş fırçasının üstüne macun sıkan karısı <b>Martha</b> sayesinde, uzun kariyeri boyunca kendini azimle işine adayabildi. Freud her gün sabah yedide kalkar, kahvaltısını eder ve her gün eve uğrayan bir berbere sakalını düzelttirirdi. Sonra, sekizden öğle saatine kadar, analiz edilecek hastaları kabul ederdi. Günün ana öğününü öğleden sonra saat tam birde yerdi. <b>Freud boğazına</b> düşkün biri değildi; <b>şaraptan</b> ve <b>tavuktan </b>nefret eder, haşlanmış ya da fırında kızartılmış <b>biftek </b>gibi orta sınıf yemekleri severdi. Bununla birlikte yemeğini tadını çıkara çıkara, sessizce ve dikkatini vererek yerdi. Normalde güler yüzlü bir ev sahibi olsa da, yemek sırasında kendi düşüncelerine</span><span style="font-size:16.0pt"> o kadar yoğunlaşırdı ki, onun bu sessizliği bazen konukları rahatsız eder, onlar da ailenin diğer üyeleriyle sohbet etmeye çalışırlardı.</span></span></p>

<p class="p2" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"></p>

<p class="p1" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:16.0pt">Freud yemekten sonra <b>Viyana</b>'daki <b>Ringstrasse Caddesi</b>'nde yürüyüşe çıkardı. Ama bu bir keyif gezintisi değildi; <b>oğlu</b>. "Babam müthiş hızlı yürürdü," diye hatırlıyordu. Yol üstünde genellikle puro satın alır ve düzeltileri yayıncıdan ya alır ya da oraya bırakırdı. <b>Üçte</b> (3’te) muayeneler başlar, bunları akşam</span><span style="font-size:16.0pt"> dokuza kadar, analiz edilecek hastalar izlerdi. Ardından ailesiyle akşam yemeği yer, yemekten sonra baldızıyla <b>iskambil </b>oynar veya karısıyla ya da kızlarından biriyle yürüyüşe çıkar yahut gazete okumak için bir kafeye uğrardı. Akşamın kalanı çalışma odasında geçirir, gece birde ya da daha geç bir saate kadar okur, yazar ve psikanaliz dergilerinin editoryal işleriyle uğraşırdı.</span></span></p>

<p class="p2" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"></p>

<p align="center" class="p1" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; text-align:center"><span style="font-stretch:normal"><b><span style="font-size:16.0pt">BÜYÜK ESERLERİN YARATICILARI NASIL ÇALIȘIR?</span></b></span></p>

<p class="p2" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"></p>

<p class="p1" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:16.0pt">Freud'un uzun iş günlerinin yükü iki lüksle hafiflerdi. Birincisi, hiç durmadan içtiği çok sevgili <b>puro</b>larıydı; yirmili yaşlarının ortasından neredeyse hayatının sonuna dek, doktorların bütün uyarılarına ve hayatının son yıllarında yakasından düşmeyen büyük sağlık sorunlarına rağmen günde yirmi tane kadar içti. (Bir defasında on yedi yaşındaki yeğeni kendisine uzatılan sigarayı geri çevirdiğinde Freud ona, "Evladım, sigara içmek hayatın en mükemmel ve en ucuz keyiflerinden biridir ve en baştan sigara içmemeye karar veriyorsan, senin için yalnızca üzülebilirim," demişti.) Elbette, ailenin her yıl yaptığı üç aylık yaz tatilleri de aynı şekilde önemliydi;</span><span style="font-size:16.0pt"> bu tatilleri dağlarda bir kaplıcada ya da otelde geçirir, kırlarda yürüyüşe çıkar, <b>mantar </b>ve <b>çilek</b> toplayıp <b>balık</b> tutarlardı.</span></span></p>

<p class="p2" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"></p>

<p class="p1" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: “Günlük Ritüeller” kitabından yazılmıştır. </span></span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/edebiyat-ve-sanat/sigmund-freud-kimdir-1856-1939-hayati-yasantisi-ve-hikayesi-h240.html</guid>
      <pubDate>Mon, 10 May 2021 02:04:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2021/05/sigmund_freud_kimdir_1856_1939_hayati_yasantisi_ve_hikayesi_h240_0cabd.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karl Marx Kimdir? (1818-1883) ( Hayatı, Aile Yaşantısı ve Hikayesi)]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/edebiyat-ve-sanat/karl-marx-kimdir-1818-1883-hayati-aile-yasantisi-ve-hikayesi-h239.html</link>
      <description><![CDATA[Tam aksine. Dünyaya bir daha gelsem yeni aynı şeyi yapardım. Bir tek evlenmezdim.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="p1" style="margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:2.25pt; margin-left:0cm"></p>

<p class="p2" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"></p>

<p class="p2" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><u><strong><span style="font-size:16.0pt">Karl Marx ile ilgili bilinmeyen yönleri. Hayatında hiç çalışmaması yol arkadaşın sürekli para alması gibi hayatını sadece emekten yana olduğunu yaşatışına devam eden Marx’ın hikâyesi. </span></strong></u></p>

<p class="p3" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"></p>

<p class="p3" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><b><span style="font-size:16.0pt">Marx 1849</span></b><span style="font-size:16.0pt">'da siyasi sürgün olarak Londra'ya gitti; en fazla birkaç ay kalmayı umduğu bu şehirde, <b>1883</b>'teki ölümüne</span><span style="font-size:16.0pt"> dek yaşadı. Londra'daki ilk birkaç yılına büyük bir yoksulluk ve trajedi damgasını vurdu; ailesi berbat koşullarda yaşamaya zorlandı ve <b>1855</b> yılı geldiğinde, altı çocuğundan üçü ölmüştü. <b>Isaiah Berlin</b>, Marx'ın o dönemdeki alışkanlıklarını şöyle tarif ediyor:</span></p>

<p class="p2" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"></p>

<p class="p3" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:16.0pt">Yaşamı her gün <b>British Museum</b>'un okuma odasına gitmekten ibaretti sabah dokuzdan akşam müzenin kapanış saati olan yediye kadar orada kalıyordu; bunu geceleri, durmaksızın içilen <b>sigara</b>ların eşlik ettiği uzun çalışma saatleri takip ediyordu. Sigara içmek bir</span><span style="font-size:16.0pt"> lüks olmaktan çıkıp zaruri bir sakinleştirici haline gelmişti; bu alışkanlık sağlığını kalıcı şekilde etkiledi, sık sık çıbanların ve gözde yangıların eşlik ettiği bir karaciğer hastalığının ataklarına maruz kaldı. Bu ataklar çalışmasını sekteye uğratıyor, onu bitkin düşürüp sinirlendiriyor ve asla sabit olmayan geçim kaynaklarını kesintiye uğratıyordu. "Eyüp gibi, doğru dürüst gün yüzü görmedim, pek Tanrı korkum yok gerçi," diye yazmıştı.&nbsp;</span></span><span style="font-stretch:normal"><b><span style="font-size:16.0pt">1858</span></b><span style="font-size:16.0pt">'e gelindiğinde, Marx hayatının geri kalanını kapsayacak olan devasa eseri <b>Kapital</b> üstünde hâlihazırda birkaç yıl ilerlemiş bulunuyordu.</span></span></p>

<p class="p2" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"></p>

<p align="center" class="p3" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; text-align:center"><span style="font-stretch:normal"><b><span style="font-size:16.0pt">BÜYÜK ESERLERİN YARATICILARI NASIL ÇALIŞIR?</span></b></span></p>

<p align="center" class="p2" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; text-align:center"></p>

<p class="p3" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:16.0pt">Asla düzenli bir işi olmamıştı. "Her</span><span style="font-size:16.0pt"> türlü güçlüğe katlanarak amacıma sadık kalmalıyım ve burjuva toplumunun beni bir <b>para</b> kazanma <b>makinesine</b> dönüştürmesine izin vermemeliyim," diye yazmıştı <b>1859</b>'da. (Aslında daha sonra demiryolu katibi olarak bir işe başvurmuş ama okunaksız el yazısı yüzünden geri çevrilmişti.) Bunun yerine Marx, arkadaşı ve dostu <b>Friedrich Engels</b>'in düzenli olarak gönderdiği parayla yaşıyordu; Engels de bunları, babasının <b>tekstil </b>şirketinin kasasından sağlıyordu. Para idare etmeyi hiç beceremeyen Marx, "<strong>Hiç kimse bu kadar parasız olup da 'para' halkında yazmamıştır sanırım,"</strong> diye kaydetmişti. Bu arada çıbanları o kadar kötüleşmişti ki, "Ne oturabiliyor, ne yürüyebiliyor, ne de dik durabiliyordu," diye yazmıştı bir biyografi yazarı. Sonunda Marx Kapital'in ilk cildini tamamlamak için yirmi yıl boyunca her gün ızdırap çekti ve kalan iki cildi bitiremeden öldü. Yine de sadece tek bir şey için pişmandı. "Biliyorsun, bütün servetimi devrimci mücadeleye feda ettim," diye yazmıştı <b>1866</b>'da bir politik eylemci yoldaşına. "Buna pişman değilim. Tam aksine. <b>Dünyaya bir daha gelsem yeni aynı şeyi yapardım</b>. Bir tek </span><b><span style="font-size:18.0pt">evlenmezdim</span></b><span style="font-size:16.0pt">. Kızımı, gücüm yettiğince, annesinin hayatını enkaza çeviren kayalıklara çarpmaktan korumaya niyetliyim."</span></span></p>

<p class="p2" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"></p>

<p class="p3" style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="font-stretch:normal"><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: “Günlük Ritüeller” kitabından yazılmıştır. </span></span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/edebiyat-ve-sanat/karl-marx-kimdir-1818-1883-hayati-aile-yasantisi-ve-hikayesi-h239.html</guid>
      <pubDate>Sun, 09 May 2021 04:10:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2021/05/karl_marx_kimdir_1818_1883_hayati_aile_yasantisi_ve_hikayesi_h239_16fd8.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[A Milli Takım Letonya’yla 3-3 Berabere Kaldı (Dünya Kupası Grup Maçları)]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/dunyadan-futbol/a-milli-takim-letonyayla-3-3-berabere-kaldi-dunya-kupasi-grup-h238.html</link>
      <description><![CDATA[Milliler, Letonya’yı kendi evimizde İstanbul Olimpiyat stadyumunda 3-3 berabere kalarak puanını 7 yükseltti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>A Milli Takım Letonya’yla 3-3&nbsp;Berabere Kaldı (Dünya Kupası Grup Maçları)</p>

<p>Dünya kupası grup maçlarında, Türkiye milli takımı kazanmaya devam ediyor. Türkiye milli takımımız önce güçlü rakibini Hollanda’yı 4-2 skorla ve Güçlü Norveç’i deplasman 3-0 skorla yenerek ilk kez dünya kupası dünya kupasında 2’de 2 ile başlangıç yapan milliler, Letonya’yı kendi evimizde İstanbul Olimpiyat stadyumunda 3-3 berabere kalarak puanını 7 yükseltti.</p>

<p>Maçın henüz başların 2. dakika Hakan Ç. pasıyla ceza sahasının içine Kenan kahraman topla buluştu düzgün vuruşla topu ağlara gönderdi. Kenan Kahraman’ın golüyle Letonya Karşısında 1-0 öne geçtik. Kenan Karaman, 2014'ten bu yana A Milli Takımımızın attığı en erken golü kaydetti.</p>

<p>33’ dakika ceza sahası dışından Caner Erkin sol ağa ile füze gibi vurdu top üst direkten dışarıya çıktı.</p>

<p>34’ dakika Hakan Çalhanoğlu top dışarıya ceza sahası dışından gelen topa sağ ayağıyla direk etkili şut şeklinde vurarak durumu 2-0 yaptı. Türkiye 2-0 Letonya.</p>

<p>35’ Savalnieks ceza sahası içinde topla direk buluştu vuruşu Gol oldu. Gelen bu golle maç 2-1 oluyor.</p>

<p>Maçın 45’dakikası Türkiye 2-1 Letonya’yı yenerek önde kapatıyor. İlk yarı sonucu, Türkiye 2-1 Letonya.</p>

<p>İkinci yarısı başında Letonya’da oyuncu değişikliği ile başladı. 50’ dakika Mert Müldür ceza sahasını girdi, arkadan müdahale ettildi hakem penaltı verdi.</p>

<p>52’ dakika da topun başına Burak Yılmaz geçti düzgün vuruşla golü getirdi. Türkiye 3-1 Letonya.</p>

<p>55' Çağlar Söyüncü yapmış olduğu sert hareketle hakem sarı kart gösterdi. 58’ dakika da Uldrikis golü ile Türkiye 3-2 Letonya oldu.</p>

<p>65’ oyuncu değişikliği, Hakan Çalhanoğlu çıkıyor, yerine Umut Meraş girdi. Yusuf yazıcı yerine Taylan Antalyalı’ya bıraktı.</p>

<p>71’ Letonya’dan Emsıs yapmış olduğu sert hareketle sarı kart gördü. 73’ Oyuncu değişikliği, Kenan Karaman çıkıyor yerine Enes Ünal girdi.</p>

<p>79' Ikaunieks vuruşu gol oldu. Türkiye 3-3 Letonya.</p>

<p>83’ Oyucu değişikliği, Ozan Tufan çıkıyor Deniz Türüç oyuna girdi. Caner Erkin çıktı yerine Orkun Kökçü oyuna girdi.</p>

<p>89’ Enes Ünal yaptığı harekete hakem sarı kart gösterdi. 90 + 5 maç sonuna eklendi.</p>

<p>5 duraklama dakikası sonucunda A Milliler 3-3 berabere kaldı. Maç sonucu Türkiye 3-3 Letonya. Dünya kupası diğer kalan maçlar Eylül’de oynanacak.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, A Millî Futbol Takımımızın Letonya ile oynadığı maçı tribünden takip etti.</p>

<p>İşte ilk 11’ler ; Türkiye 11: Uğurcan Çakır, Mert Müldür, Ozan Kabak, Çağlar Söyüncü, Caner Erkin, Okay Yokuşlu, Ozan Tufan, Yusuf Yazıcı, Hakan Çalhanoğlu, Kenan Karaman, Burak Yılmaz</p>

<p>Letonya 11: Steinbors, Fjodorovs, Cernomordijs, Oss, Jurkovskis, Tobers, Emsis, Savalnieks, Ikaunieks, Ciganisk, Uldrikis</p>

<p>Türkiye-Letonya maçını Polonyalı hakem Daniel Stefanski yönetti.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/dunyadan-futbol/a-milli-takim-letonyayla-3-3-berabere-kaldi-dunya-kupasi-grup-h238.html</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Mar 2021 23:42:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2021/03/a_milli_takim_letonyayla_1_1_berabere_kaldi_dunya_kupasi_grup_maclari_h238_05f01.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emre Çolak A Spor&#039;a konuştu. (Röportaj)]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/spor-ozel/emre-colak-a-spor-a-konustu-roportaj-h237.html</link>
      <description><![CDATA[Emre Çolak A Spor&#039;a konuştu. Galatasray alt yapısında yetişen Emre Çolak, İspanya mecerası sonrası Fatih Karagümrük&#039;e dönüşü ve transferi ile ilgili tüm soruları A Spor&#039;a yanıtladı. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Emre Çolak A Spor'a konuştu. Galatasray alt yapısında yetişen Emre Çolak, İspanya mecerası sonrası Fatih Karagümrük'e dönüşü ve transferi ile ilgili tüm soruları A Spor'a yanıtladı.&nbsp;</strong></p>

<p></p>

<p><b>Kamp senin için nasıl geçiyor?</b></p>

<p>Kamp bizim için güzel geçiyor, yeni hocamız geldi hem onunla kaynaşma açısından hem taktik anlamıyla çok güzel geçiyor herkesin ailesi, eşi dostu burada güzel olan biraz İstanbul’dan uzaklaştık. Yani inşallah böyle devam edeceğiz.</p>

<p><b>Süleyman Hurma’yı nasıl buluyorsun? Fatih Karagümrük’ü nasıl buluyorsun? </b></p>

<p>Evet dediğim gibi aslında tecrübeli bir futbolcuyum her kesin gözünde yeni genç <b>Emre</b> gibi algısı var. Bunu bir türlü kıramadım, ama kendi tam alarak hissediyorum tecrübelendiğimi, başkanımıza dediğim gibi çok teşekkür ediyorum. Çok ilgilendi transferde ben buradayım, zaten benim gibi daha çok Türk oyuncuya kendisi babalık yaptı başkanlık yaptı. Türk futbolununa çok sayıda futbolcu kazandırıyor. Tabii ki, onunla çalışma bizim için gurur verici, onur verici inşallah bizde elimizden geleni en iyisi yapıp onlara başkanımıza ve kulübümüze faydalı olmak istiyoruz.</p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%">Fatih Karagümrük kulübünü kariyerin açısından değerlendirme yaparken nereye koydun? </span></span></b></p>

<p>Başkanımıza bir kez daha çok teşekkür ederim<b>. İspanya</b>’dan dönerken buraya, benimle çok kulüp ilgilendi. Ama başkanımız sağolasın beni birkaç aradı. Yapmak istediklerini anlattı bu sene UEFA kupasına inanılmaz derecede oynamak istiyor kulübümüz bizde tabii ki, başkanımız bu konuda çok hırslı çok istekli. Bundan senedeki planlarını anlattı ve yeni bir yapılanma var kulüpte tekrar yeni oyuncuların transferleri var. Biz tabii ki elimizden geleni en iyi şeklide katkı vermek istiyoruz.</p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%">Geçen sezon veya bu sezon Galatasaray’dan teklif aldın mı?</span></span></b></p>

<p>Hocamla da konuşuyordum hep Galatasaray’daki eski hep, abilerimlede konuşuyorum. Resmi bir teklif olmadı ama hep sürekli konuşuyoruz öyle belki olur olmaz, ilerde neden olmasın konuşmaları oldu ama resmi bir şey olmadı.</p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>Arda Turan’la görüşüyor musun?</strong></span></p>

<p>Arda abinin benim hayatımda yeri gerçekten çok büyük. Futbolcu olarak değil hem abi olarak, bana Galatasaray’da oynarken babalık yaptı kendisi. Herkesten çok onun Galatasaray’a dönmesine en çok ben sevindim. Bence tekrardan kendine gelmesine, ayağa kalkması için bu çok ayrıntılı bence, orada şuan yabancı futbolculara genç oyunculara abilik yapıyor. <b>Galatasaray</b>’ın kendi ruhunu bilen en iyilerden bir tanesi. Dediğim gibi onun (Arda Turan) gerçekten çok iyi.</p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%">Arda Turan’la anın var mı?</span></span></b></p>

<p>Yani çok kişi beni biliyordur ama benim ailemin hayatı boyunca hiçbir zaman <b>arabamız</b> olmamıştı. Bizim genel aileye Arda abi araba aldı. Takımla kampa gitmiştik, kampta sana bir araba hediye edeceğim demişti. Sonra işte o zaman hocamız <b>Frank Rijkaard</b>’ı. Bende sizin için güzel düşündüm, arkasından kamptan haber aldığımda hemen Arda abiyi aradım ilk arabamızı aldı. Hiç unutamadığım bir anıydı.</p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%">Şuan mevcut çift forvet Galatasaray oynatıyor, neler düşünüyorsun? </span></span></b></p>

<p>Aslında şuana bakılırsa ben her zaman olduğu gibi bizim oynadığımız oyunlarla Umut abiyle oynardı, Burak abiyle oynardı. O takımı bir tık önde görüyordum çünkü şuanki takım içini görürlüğünü bilmiyorum. O zaman bizim takımın içindeki abi kardeş ilişkisi daha çoktu biz zaten şampiyon olmuştuk. Ama şuanda da çok kaliteli oyuncular var. &nbsp;<b>Mostafa Mohamed</b> gibi, <b>Radamel Falcao</b> gibi geçen sene sakatlık yaşadı ama inşallah iyi onlar için.</p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%">Hedefler doğrusunda Fatih Karagümrük’ü nerede görmek istiyorsun?</span></span></b></p>

<p>Ben geldiğimden beri devre arasından beri başkanımızla yaptığımız bütün toplantılarda Karagümrük’ün tek niyeti olduğu sene UEFA kupasına kala bilmek, oralara gelebilmek için kadro kuruldu. Çok önemli isimler geldi, çok önemli isimler oynattılar. İnşallah şuan bütün hedefimizin odaklana bilmek UEFA kupasına kalabilmek. Ama tabi olur olmaz onu bilemiyoruz inşallah seneye iler ki senelere Karagümrük’ü hak ettiği yerlere ki zaten bu iki senedir bunu gösterdiler, hem yerimiz olarak hem de takım olarak.</p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%">Taraf olarak sert bir taraftar var Karagümrük’ün, neler söylemek istersin?</span></span></b></p>

<p>Aslında en çok söylemek istediğim şeylerden birisi Karagümrük taraftarıyla sahaya çıkmak geldiğimden beri Pandemin’den dolayı bir türlü göremedik taraftarlarımızı. Ama saolasın antrenman sahası semte olduğu için hep desteklerini bizimle birlikteler. İnşallah en yakın zamanda onlarla birlikte oluruz.</p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%">Şampiyon kim olur?</span></span></b></p>

<p>Yani şuan Beşiktaş bir tık önde görüyorum ama; Benim gönlüm Galatasaray’dan yana.</p>

<p></p>

<p>A spor</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/spor-ozel/emre-colak-a-spor-a-konustu-roportaj-h237.html</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Mar 2021 16:21:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2021/03/emre_colak_a_spor_a_konustu_roportaj_h237_03c5c.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rekabetin Değişmez Unsuru Nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/avrupandan-futbol/rekabetin-degismez-unsuru-nelerdir-h236.html</link>
      <description><![CDATA[1970’lerde “hooligan firms” olarak anılmaya başlayan fanatik taraftar grupları, kendinelerine koydukları grup adları ve referansları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Taraftar Grupları, Tribün Ritüelleri ve Stadyumlar</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:24.0pt">F</span></strong><span style="font-size:16.0pt">utbol, yaşadığı coğrafyalara renk ve kimlik değiştirebilen bir oyun. </span> <span style="font-size:16.0pt">Belki de büyüsü bu. Bugün <strong>ezeli </strong>rekabetlerden ulusal kimliklerin ipuçlarını veren oyun tarzları, <strong>taraftar</strong> oluşumlarından bu oluşumların kimliksel kodlamalarına, tribün ritüelleri ve söylemlerinden futbolseverlerle destekledikleri kulüpler arasındaki ilişkiye kadar bir çok şeyin oyunun kültürel bütününün domino taşları gibi adeta. Ve bu parçaların birleştiğinde futbol kültürü dediğimiz şey oluşuverir. Bu aynı zamanda resmin büyük parçasının da bir örneğidir. </span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bir <strong>Katalan </strong>için <strong>El Clasico</strong>’nun, Bask milliyetçisi için <strong>Athletic Bilbao</strong>’nun anlamının, Kızıl Yıldız taraftarı için <strong>Partizan Belgrad</strong> ile oynanan derbinin rekabet ve mücadelenin de ötesinde bir anlam vardır. Uluslararası müsabakalarda da aynı durum geçerli. <strong>İngiltere</strong> ve <strong>İskoçya</strong>, <strong>Arjantin </strong>ve <strong>Brezilya</strong>, <strong>Arjantin</strong> ve <strong>İngiltere</strong>, <strong>Almanya</strong> ve <strong>Hollanda</strong>, <strong>Japonya</strong> ve <strong>Güney Kore</strong>, <strong>Hırvatistan</strong> ve <strong>Sırbistan</strong>, <strong>El Salvador</strong> ve <strong>Honduras</strong>, <strong>Türkiye</strong> ve <strong>Yunanistan</strong> milli takımları arasındaki örnekler gibi sayısız mücadele toplumsal yaşanan olayları referans alır. Bu yüzden de her bir yeni maç yeni bir tarihi hesaplaşmalar da. </span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bugün <strong>futbol</strong> dediğimiz bu büyülü oyun, özetle her coğrafyada kendine has dinamiklerle varlığını devam ettirmektedir. İngiltere’de dev bir endüstri, İspanya’da bir ulusun silahsız mücadelesi, Brezilya’da bir umut, Almanya’da bir disiplin, <strong>Mısır</strong>’da bir başkaldırış, Türkiye’de bir tutku. </span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:18.0pt">İngiltere’de En Çok Konuşulan Derbiler;</span></strong></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">İngiltere’de futbol denildiğinde akla ilk gelen şey şüphesiz “<strong>derby</strong>” maçları. <strong>Orta Çağ</strong> İngiltere’sinde Derbyshire bölgesindeki iki düşman mahallerin rekabetine verilen; önce ülke çapından ardından da tüm dünya futbol <strong>literatürün</strong>de kullanmaya başlanmış bir kelime. Özetle ezeli rekabet...</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bugün İngiltere’de derbi maçları eskine oranla fazlasıyla küresel gerçeklerle entegre olmuş durumda. Ülkenin en çok konuşulan derbiler ise; </span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Manchester United &amp; Manchester City</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> (Manchester derbisi) </span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Arsenal &amp; Tottenham</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> (Kuzay Londra derbisi)</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Chelsea &amp; Fulham</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> (Batı Londra derbisi) </span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Liverpool &amp; Manchester United</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> (Kuzey-Batı derbisi)</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">West Ham United &amp; Milwall</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> (Black conuntry derbisi) </span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Aston Villa &amp; Birmingham City</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> (Birmingham derbisi)</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Everton &amp; Liverpool</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> (Merseyside derbisi)</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Sunderland &amp; New Castle United</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> (Tyne-wear derbisi)</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">İngiliz takımlarının yeşil sahadaki rekabet ile birlikte bu rekabetin sosyal hayatın her alandaki tezahürü olan taraf gruplarına baktığımızda, birbirinden farklı özelliklerde birçok örgütlenme biçimi karşımıza çıkıyor. Bu grupların geçmişten günümüze kadar geçirdikleri süreç ve değişimler İngiliz futbolunun kültürel dinamizmini de oluşturmakta. Örneğin, <strong>1970</strong>’lerde “<strong>hooligan firms</strong>” olarak anılmaya başlayan fanatik taraftar grupları, kendinelerine koydukları grup adları ve referansları, giyim tarzları, dinledikleri müzikler, politik tercihleri, olaylı deplasman yolculukları, slogan ve söylemleri ile apayrı <strong>sosyoloji </strong>örgütlenmeler olarak karşımıza çıkmaktalar. İngiltere’de futbolun kendiliğinden </span> <span style="font-size:16.0pt">oluşan alt kültürü fazlasıyla futbol takımlarına, taraftarlarına işlemiş durumda. Bugünün <strong>postmodern </strong>anlayışı takımlar ve taraftarları arasındaki sosyolojik farklılıkları biraz daha <strong>flulaştırmış </strong>olsa da <strong>moderniteye</strong> direnen taraftar için halen tarihsel farklılıklar ve ayrışmalar rekabete değer katan, onu ölümsüzleştiren olgular olmaya devam etmekte. Ve bu yüzden sadece yeşil sahalardaki ya da “<strong>money League</strong>” olarak tanımlanan istatistiklerden ibaret olmayan İngiliz futbolunun, desteksel yanı açısından sosyal alandaki her örgütlenme biçiminin ayrı ve incelenmeye değer bir hikayesi bulunmakta. </span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak:”Yakarız Bu Gezegeni” adlı kitabından yazılmıştır. </span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Yazar: Sema Tuğçe Dikici </span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/avrupandan-futbol/rekabetin-degismez-unsuru-nelerdir-h236.html</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Mar 2021 19:28:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2021/03/rekabetin_degismez_unsuru_nelerdir_h236_9f59f.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Toni Amca (Rafael Nadal)]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/tenis/toni-amca-rafael-nadal-h235.html</link>
      <description><![CDATA[Aynı zamanda bir süreliğine olsa da adanın en iyi masa tenisçileri ve santraç oyuncularıyla birlikte anıldığında olmuştur. Yani hem bedenen yani hem bedenen hem de zihnen güçlüydü Toni.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:22.0pt"><span>Toni Amca (Rafael Nadal)</span></span></strong></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:28.0pt"><span>T</span></span></strong>oni Nadal’a <strong>Wimbledon 2008</strong> finali için soyunma odasında çıkmadan önce yeğenine söylediği son sözlerinin ne olduğu sorulduğunda, ‘’ona, sonuna kadar savaşmasını ve dayanmasını söyledi,’’ diyor. Rafa’nın dünya tenisinin zirvesine nasıl çıktığını sorduğunuzdaysa şunları söylüyor:’’ olay kafada biter, tutumunuzda biter. Önemli olan, rakibinizden ne kadar daha fazla istediğiniz ve bunun için ondan ne kadar daha fazla dayanabileceğinizdir.’’ Bir de vücudu isyanlardayken, korta çıkmayacak kadar büyük acı çektiğinde <strong>Rafa</strong>’ya ne söylediğini sorun’’ona söyle derim: önünde iki seçenek var. Ya, bu kadar yeter dersin, gideriz ya da, acı çekmeye varım dersin, devam ederiz. Dayanmakla pes etmek arasında seçim sana kalmış.’’ ‘’dayanıklık’’ Toni’nin, küçük yaştan beri Nadal’ın <strong><span style="font-size:12.0pt"><span>beynine yerleştirmeye çalıştığı bir sözcük ve bu, hayattan zevk alma prensibinin baskın olduğu bir adada ve ülkede sık duyamayacağınız bir felsefe.</span></span></strong> <strong>Toni </strong>bir İspanyol olarak daha çok, <strong>Hernan Cortes</strong>’in soyundan gelmiş gibi. <strong>Meksika</strong> topraklarına en fazla yüz adamla ayak basıp kimse kaçmaya yeltenmesi diye tekneleri yakan, müthiş yoklukları ve kanlı savaşları ardından koskoca Aztek İmparatorluğu’nu alt ederek bütün hazinelerini ve geniş topraklarını İspanya Kraliyeti’ne kazandıran büyük fatih Hernan Cortes’in &nbsp;&nbsp;yani. Toni; tıknaz yapısı esmer teni, kalın ve güçlü bacaklarıyla gerçekten de o zamanların fatihlerine benziyor. Her zaman soğuk ve kararlı bakan, lafını hiç kesmeden esirgemeyen, çevremsidekilerin sevgisini kazanmaya zerre önem vermeyen bir adam Toni.</p>

<p>Ama kalbinde kötülük onun. <strong>Ailesine</strong> sorun anlatsınlar; ondan maçlar için bilet isteyen yabancıları ya da röportaj için kapısına dayanan gazetecilerin nasıl geri çeviremediğini. En yakınlarına karşı ara sıra aksi ve kavgacı olsa da ailesine sadakati tartışılmaz. Birbirilerine sım sıkı bağlı olan Nadallarda, kimse kimseyi dışlamadığı için Toni’ye ailenin kara koyunun demek doğru olmaz. Nadal ailesini gayet yakından tanıyan <strong>Carlos Costa</strong>’ya soracak olursanız; ‘’Toni sadece farklı.’’ Kardeşlerine göre daha huysuz, daha aykırı, daha yargılayıcı ve daha kavgacı. Fakat görünüşe bakarak gerçek bir fatih kadar güçlü ya da kendine yeten biri da söylenebilir. Spor basının bir kısmı, Rafa’nın Toni’siz bir hiç olduğunu düşünmeyi sever ama elbette bunun ters ide söylenebilir, Toni Rafa’sız bir hiçtir, denebilir. İşin aslı ise ortada bir yerde yatmaktadır. Toni ve Rafa, güçleri zaaflarıyla birbirini tamamlayan, birbirlerine karşılıklı derinden bağlı bir iki. İkisi birlikteyken, ayrı ayrı oldukları zamanlara göre daha güçlüler. Toni bir zamanlar bir tenis şampiyonu olmanın hayallini koruyordu. Gençken çok başarılı olmuş, kendine <strong>Mallorca</strong>’nın en iyisi olarak bir isim de edinmişti. Aynı zamanda bir süreliğine olsa da adanın en iyi <strong>masa tenisçil</strong>eri ve santraç oyuncularıyla birlikte anıldığında olmuştur. Yani hem bedenen yani hem bedenen hem de zihnen güçlüydü Toni.</p>

<p>Fakat profesyonele bir tenisçi olup, İspanya anakarasını fethetmeye çıktığında, son derece istikrarlı bir oyuncu olmasına rağmen antrenörlüğün sırasında gençlere aşılamaya çalıştığı o öldürücü vuruştan yoksun olduğunu keşfetmesi uzun sürmedi. Yeni ile birlikte ders verdiği çocuklar, yer antrenörler top hakimiyetine önem verirken, Toni’nin en çok o bitirici vuruşların üzerinde durduğunu anlatıyorlar. Meşhur golfçu Jack Nicklaus’un gençlere yaptığı şu tavsiyeyi kendi de yürekten benimsemiş. ‘’önce topu uzağa atın, deliğe nasıl sokacağımızı sonra düşünürüz’’ yeğenine ta en başından, dört yaşından itibaren tavsiye de şöyle olmuş ‘’önce topa sağlam vurmayı öğren, içeride nasıl tutacağımızı sonra düşünürüz.’’ O noktadan sonradan da zihinsel olarak zırhlara bürünmüş bir rekabetçi yaratmak gibi zor bir iş için kolları sıvamış. İşe önce, yeğenine arkadaşlarının önünde sık sık adaletsizce davranarak başlamış.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/N.jpg" /></p>

<p>Nadal’la birlikte antrenmana gelen diğer çocuklar, Toni’nin ona gidip top toplamasını ya da sahayı süpürmesini emrettiğinde Rafa’nın başını öne eğip nasıl söz dinlediğini gayet iyi hatırlıyorlar ikisi bire bir antrenman yaptıkları sırada, mesela yakıcı güneş kortun sadece bir kısmını geliyorsa Toni, Rafa’ya orada oynamasını buyururmuş ya da sağlam toplarla rahat rahat oynarken Toni ortaya birden bire yamuk veya sönük bir top çıkarıp onunla oyacaklarını söylemiş. Yeğeni şikayet edecek olduğundaysa ‘’toplar üçüncü sınıf olabilir, ama sen de dördüncü sınıfsın zaten!’’ dermiş. Bütün bunları onun iyiliği için yaptığına inanan Toni, Rafa’yla bazen yermi sayılık maçlar yaparmış. Bu maçlarda hevesli küçük Rafa’nın önce on dokuza kadar gelmesine izin verir, sonra arayı kapatıp maçı 20-19 alarak bu beklenmedik küçük zaferin havasına giren çocuğun dünyasının başına yıkarmış. Rafa’nın moraline yaptığı bu saldıranların, onu maruz bıraktığı bu acımasız disiplinin elbette ki tek amacı varmış: ona dayanmayı öğretmek. Öte yandan, Toni’nin ‘’dayanıklık’’ prensibi ile ilgili kendi deneyimleri çelişkili olmuş. Toni ve kardeşi Sebastian, dayanaklığın erdemleri üzerine ilk eğitimlerini Manacor’dan arabayla bir saat uzaklıktaki Palma’da okudukları yatılı okulda almışlar. Okulun müdürü, öğrencilerine hayatın kaçınılmaz imtihanlarına ve hayal kırıklıklarına karşı bir erkek gibi dayanmanın faydalarını uzun uzadıya anlatmayı severmiş. Kardeşlerin geçinmek zorunda oldukları ilk imtihan bir birilerine her zaman bağlı, her zaman destek olan ailelerini arkadan bırakıp yatılı okulda okumanın zorlukları olmuş. Sonuna kadar bir tek Sebastian kalabilmiş. Toni bir yıl dayandıktan sonra ailesine onu okuldan almaları için yalvarmış, onlar da kabul etmişler. Daha sonra üniversitede hukuk ve tarih okumuş, ama orayı da mezun olmadan bırakmış. Nihayet, profesyonel tenisçi olma hayalinden de vazgeçince, memleketi Manacor’a dönüp kasaba kulübünde çocuklara antrenörlük yapmaya başlamış. Toni böylece hem sevdiği mesleği bulmanın hem de diğer hiçbir çocukta görmediği bir azme ve Tanrı vergisi bir yeteneğe sahip yeğenin sayesinde oraya demeli yerleşmeye karar vermiş. Rafa’nın topa vuruşlarının, doğal pozisyon alma sezgilerini ve sağlam iradesini gören Toni’nin, İspanya’nın gelecekteki şampiyonlarından biri ile çalıştığını anlaması çok sürmemiş. Ayaklarına kadar gelen bu talihi kaçırmak istemeyen Toni kendi hatalarından çıkartığı derslerden yararlanarak bir şampiyon yaratmaya ve onun gelecekteki başarılarından kendine de hatlı bir pay çıkarmaya karar vermiş. Rafa’nın yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlayan başarıları Toni’nin doğru bildiğinden şaşmaması ve Cortes zamanındaki Katolik yargıçlar gibi bir kararlı bir şekilde yoluna devam etmesi için kuvvetli birer destek olmuş. Fakat Toni, sırtını öbür dünyaya ya da ilahi bir gücün varlığına dayamaktan hoşlanmıyor. Diğer çoğu İspanyol gibi Katolik olmaması bir yana, dinin sadece zayıflar ve maskaralar için olduğuna dair fikrini inatla savunmaya devam ediyor. Hatta Tanrı inancının da yeğenin eskiden onun yağmur yağdırdığına inanması gibi çocuksu ilkel bir şey olduğunu düşünüyor.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Ancak Toni’nin en değişmez teorileri çocuk yetiştirmeye üzerine ‘’günümüzün en önemli sorunu, diyor <strong>çocukların fazla ilgiyi odağı haline gelmiş olmaları,</strong>’’ diyor. <strong>Anneler babalar</strong>, aileler, etraflarındaki herkes onları kürsüye çıkartmak için yarış halinde. Özgüvenlerini şişirmek için o kadar çaba harcanıyor ki, doğru düzgün bir şey yapmıyor olsalar bile kendilerini özel sanmaya başlıyorlar. İnsanların kafası karışmış. Olduğun kişi için değil, yaptığın şeyler yüzünden özel olunacağını anlamakta zorlanıyorlar. ‘’ben buna her gün şahit oluyorum. Bu çocuklar, ilerde bir gün para kazanırlarsa, biraz önlü olurlarsa, hayatın hiçbir alanında zorlukla karşılaşmadan yaşamaya devam ederlerse, sonunda katlanması imkansız, şımarık veletlere dönüşüyorlar.’’ Toni’ye göre, bu gerçeğe profesyonel sporda o kadar sık rastlanıyor ki, şımarık bir çocuk gibi değil efendice davranan, parlak bir sporcu bulmak neredeyse imkânsız, özellerine titrenen, bir dediği iki edilmeyen bu spor şahsiyetleri kendilerine sürekli Tanrımışlar gibi davranıldığı için buna zamanla kendileri de inanıyorlar. Fakat Rafa Nadal’ın ayakları yere basan kibarlığı, artık alışılmış olanı dışında kaldığı için sık sık taktir görülüyor ve Toni bununla gurur duyuyor. Rafa Nadal’ın yetiştirilme tarzı tamamen buna yönelik dense yanlış olmaz. O bir süper star olsa bile annesi babası ve Toni, mütevazı bir süper star olması için ellerinden geleni yapıyor. Çoğu zaman olduğu gibi, alçak gönüllülüğü yüzünden alkışlansa da bununla böbürlenmesine izin verilmiyor. ‘’insan alçak gönüllüğü olacak, işte o kadar,’’ diyor Toni. ‘’ ama bundan öğle özel bir şey de yok. Zaten ben Rafael’i anlatmaya kalsam ‘alçak gönüllü’ lafını kullanmazdım. O sadece, dünyada durduğu yeri biliyor. Bunu herkes bilmeli. Çünkü siz ne kadar büyük olursanız olun, dünya sizden çok daha büyük bir yer. Demek istediğim, insanlar bu tevazu meselesini de abartıyor.</p>

<p>Bunun tevazu ile ilgisi yok; tamamen, kim olduğunu, nerede olduğunu ve dünyanın sensiz de dönmeye devam edeceğini bilmekle ilgili bir şey.’’ Toni, yeğeni en ufak bir kibrine, en ufak bir kendini&nbsp; beğenmişliğine karşı her an tetikte olsa bile bazı şeylerin Rafa’nın içinde olduğu veya annesşnden babasından nasıl bir terbiye aldığını görmezden gelmiyor. ‘’onun kendi başına da bıraksak kötü bir çocuk olmazdı’’ diyor. ‘’bu, benim gibi alavere dalavere ile işin olmayan annesinin, babasının sayesinde. Ancak biraz onun içinde de var tabii ki. Rafa küçüklüğünden beri söz dinleyen bir çocuk olmuştur ki buda zekasının göstergesi. Yani büyüklerinin ondan daha çok şey bildiğini, ondan daha çok deneyim sahibi olduklarını anladığını gösteriyor. Hali ile başından beri şekillendirmeye çok elverişli bir malzeme ile çalışıyorduk. Onda muazzam bir potansiyel olduğunu fark ettiğinde kendi kendine, bütün yeteneklerinin haricinde, korta nasıl bir insan görmek istiyorum, diye sordum. Kişilikli ama gösterişten uzak biri olmalıydı. Ben divalardan hiç hoşlanmam ve maalesef tenis dünyasından onlardan bolca var. Maç sırasında raketini yere fırlatmayı ona bu yüzden yasakladım; oynarken yüzünün şekilden şekle girmemesi gerektiğini o yüzden öğrettim; zaferde ve yenilgide rakibe karşı her zaman sportmence ve nazik davranmanın gerekliliğini bu yüzden aşıladım ona.’’ Toni kim olduklarına ya da ne yaptıklarına bakamadan, herkese karşı saygılı olmanın her şeyin başı olduğuna inanıyor. ‘’hayatta her şeye sahip olmuş bir insanın, değerlerine kabaca davranması kabul edilir bir şey değil. Aksine, konumun yükseldikçe insanlarına karşı görevlerinde artmalı. Yeğenim başka bir türlü birine dönüştüğünü, bütün dünya onu seyrederken sinir krizleri geçirdiğini, rakiplerine terbiyesizlik yaptığını görsen kahrolurdum her halde. Sadece rakiplerine karşı değil, hakemlere ya da seyircilere karşı saygısızlık etmesi de dahil buna. Annesi de babası da söyler, ben de sürekli söylerim: ‘iyi bir insan olmak, iyi bir oyuncu olmaktan daha önemlidir.’’’ Toni’de yeğenine karşı bazen fazla ileri gitmiş olabileceğini kabul edeceğine kadar iyi biri.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/N2.jpg" /></p>

<p>Ama Rafa’ya karşı sertliğini bilinçli, planlanmış bir stratejinin bir parçası olduğunu söylüyor. <strong>Yeğe</strong>nin ilk zamanlardaki maç başarılarını neredeyse her zaman küçük görmesi de bu yüzden. Rafa maç sırasında iyi bir forehand vuruş yaptıysa bu, <strong>backhand</strong>’i üzerinde hala çalışmak gerekiyor demekmiş. Arka çizgiye doğru güzel aşırtma vuruşları yaptıysa bu, volelerinde bir eksiklik var demekmiş. Bir turnuva kazandıysa kazandı, ya o servisleri ne yapacaklardı? ‘’henüz bir hiçbir şey başarmış sayılmazsın,’’ dermiş Toni ona. ‘’daha fazlasına, daha fazlasına ihtiyacımız var!’’&nbsp; bu gidişatı ailedeki herkes takip ediyor. Rafa’nın annesi ise ara sıra öfkeleniyormuş. Babası <strong>Sebastian</strong>’ın bazı endişeleri varmış. Rafael amcası, Toni’nin, yeğenin bazen gereğinden fazla zorlandığını düşünüyormuş. Rafa’nın&nbsp; vaftiz babası, yani dayısı Juane, konuyla ilgili sıkıntısını Toni’nin yaptığını ‘’zihinsel bir gadarlık’’ olduğunu söylemeye kadar götürüyormuş. Ama Toni, Rafa’ya, kaldırabileceğini bildiği ve bir gün karşılığını göreceğini inandığı için o kadar yükleniyorlarmış. Israrla, bunu daha zayıf bir çocuğa yapmayacağına söylüyor. Ailenin daha şüpheci ferlerini açık bir isyana kalkışmaktan alı koyan şey, Toni’nin her şeye rağmen haklı olabileceğini düşünüyor olmalarıymış. Toni ‘den bir tek ailenin profesyonel futbolcusu Miguel Angel şüphe etmemiş. Dayanıklılık prensibine en az Toni kadar saygı duyan <strong>Miguel Angel</strong>, seçkin sporcuların başarılarının, ‘’acı çekme’’ hatta acı çekmekten keyif alma kapasitelerine bağlı olduğunu söylüyor. ‘’iki saat çalışma gerekiyorsa iki saat çalışırsın; beş saat çalışman gerekiyorsa beş saat çalışırsın; bir egzersizi elli bin kere yapman gerekiyorsa yaparsın. Şampiyonları, sadece doğuştan yetenekli olanlardan ayıran şey budur. Ve bütün bunlar kazanma zihniyetine doğrudan bağlıdır.</p>

<p>Yani fiziksel dayanıklılık gösterirken kafan da güçlenir. Hediye olarak aldığın şeylere, tabii işin içinde çok özel bir bağ yoksa kuruş değer vermezsin; ama kendi çabanla kazandığın her şey baha biçilmezdi senin için. Ne kadar çaba harcarsan değeri o kadar artar.’’ Bu tartışma Rafa’nın annesi de dahil herkes sonunda Toni’ye karışmamaya karar verene kadar sürmüş. Toni’yele böyle saatlerce çalışmasının Rafa’yı yorduğunun farkındaymışlar ama ikisinin artık sadece <strong>Tenis</strong>te değil her şeyde bir birileri olmadan yapmayacakları bir noktaya da geldikleri de görebiliyorlarmış. Kısacası, ara sıra homurdansalar da Toni’ye bir daha engel olmaya çalışmamışlar. Böylece Rafa mız mız lamaya izin verilmeyen, genç savaşçının imtihanlalarsa türlü zorluklarla denediği, hiçbir bahaneye göz açtırılmayan bu krallıktaki eğitimine devam etmiş. Rafa çok geçmeden yaptığı her şeyden kendi sorumlu olduğunu öğrenmiş. Bir oyunu raketini çıtasında çatlak olduğu ya da raketin telleri yeterince gergin olmadığı için kaybetme lüksü hiçbir zaman olmamış. Ateşi de çıksa, dizi de ağrısa, okulda günü kötü de geçse fark etmiyormuş çünkü bunların hiçbiri Toni’ye işlemiyormuş. Rafa içinse geriye gülümseyip dayanmaktan başka seçenek kalmıyormuş.</p>

<p></p>

<p>Kaynak: ‘’Benim Hikayem NADAL’’ kitabından yazılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/tenis/toni-amca-rafael-nadal-h235.html</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Feb 2021 19:56:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2021/02/toni_amca_rafael_nadal_h235_c3301.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzon’dan Maç Anlatmak (Levent Özçelik)]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/genel-futbol/trabzondan-mac-anlatmak-levent-ozcelik-h234.html</link>
      <description><![CDATA[Trabzon&#039;da maç anlatmak, hele o yıllarda anlatmak ayrı bir zevk, ayrı bir heyecan...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:18.0pt">Trabzon’dan Maç Anlatmak (Levent Özçelik)</span></strong></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:14.0pt">M</span></strong>esleğe ilk başladığım yıllarda (<strong>1984</strong>), Halit Kıvanç Usta'dan <strong>1966</strong> Dünya Kupasını üç saat boyunca telefondan Türkiye'ye nasıl naklettiğini ve ahizeyi tutmaktan kolunun nasıl tutulduğunu dinlerken yıllar bu kadar da çabuk geçmemeli derdim hep...</p>

<p>Dile kolay, <strong>1984</strong>ten <strong>1966</strong>'ya dönmek ve <strong>18 </strong>yıl önceki bir olayı dünmüş gibi anlatmak... Ama asıl önemlisi, çok taze olan bir anının üzerine 18 koca yılı eklemeye hem gıpta eder hem de ürkerdim. Öyle ya, eğer yıllar öncesine bu denli kayıtsız gidebiliyorsanız, sayısını bilemediğiniz ama görmeye hakkınız olan yılbaşı gecelerinin, yazların ve hatta lig sezonlarının bir bölümünü de tüketmiş sayılıyordunuz. İşte o nedenle sevgili Tanıl Bora, "<strong>Trabzon</strong>'da maç anlatmakla ilgili bireyler karalar mısın" diye sorduğunda, yaşamda tatlı bir viraja geldiğimi anladım bir anda; öyle ya <strong>1984</strong> yılına dönmek gerekecekti. Tıpkı <strong>Halit Kıvanç</strong> Usta'nın yaptığı gibi, 18 yıl öncesine... <strong>TRT</strong>’de çalışmaya başladığım 1984 yılının ilk aylarında radyoda maç anlatmanın tarifi zor heyecanını da yaşamaya başlamıştım. İlk maç, ilk heyecan. Deneyimli bir spikerle girilen ilk yayın. Ankara'da <strong>Gençlerbirliği-Kocaelispor </strong>maçı. Yanımda <strong>Tansu Polatkan</strong>. Her hareketiyle ve yüzündeki güven veren ifadesiyle nasıl da rahatlatıyor. Derler ya, ilk deneyim çok önemlidir, nasıl başlarsan öyle gidersin. Kuşkusuz bu söylenenin çok istisnası vardır ama Tansu Ağabey, bir çırpıda genel olanın içine sokuveriyor beni ve topa giriyorum. Ama maçta gol yok, gol olmayınca anlatımı da yok. Ve ilklerin yaşandığı ilk maçım. Yer <strong><span style="font-size:12.0pt">Trabzon Hüseyin Avni Aker Stadı</span></strong>, <strong><span style="font-size:12.0pt">Trabzonspor-Adanaspor</span></strong> karşılaşması. Aslında naklen yayında sevgili <strong>Murat Ünlü</strong> ile beraber görevliyiz. Ama Murat Ağabey, maç öncesi hastalanınca ve Ankara-Trabzon uçağı kötü hava koşullarıyla iptal edilince, alıyorum yanıma koyu Trabzonsporlu Kenan Dayımı, ver elini Ulusoy ile Trabzon...</p>

<p>Öylesine heyecanlı ve futbolcuların tanıyamama korkusuyla öylesine kaygılıyım ki, dönemin stad müdürünün kapısını çalıyor ve naklen yayın kulübesine dayımla birlikte girmek istediğimi söylüyorum. Hani futbolcuları tanıyamazsam yan taraftan yardım alacağım ya... Stad müdürünün yanıtı "olmaz kardeşim." Bu noktada, henüz ikinci maçımda beni Trabzon'a tek başıma göndererek bilinçli bir tavırla güvenini gösteren, dönemin <strong>TRT </strong>Spor Haberleri Müdürü <strong>Baki Şehirlioğlu</strong>’na ve dayımı yanıma almayarak o anda sinir katsayımı yükselten, ama beni denize atarak yüzme öğrenmemde farkında olmadan pay sahibi olan stad müdürü Sabri Sadıklara teşekkür etmek isterim. Ve ilk maçım... Tek başıma <strong>ilk 90</strong> dakikam... Başlama vuruşundan son saniyesine kadar, kurduğum doğru ya da yanlış ama tamamıyla bana ait cümlelerle hayat verdiğim ilk göz ağrım... İlk golüm de o maçta.. Trabzonspor, Adanaspor'u 4-0 yenerken, Dobi Hasan’ın attığı golü de canlı yayında anlatma fırsatını yakalıyorum.</p>

<p>Trabzon'da maç anlatmak, hele o yıllarda anlatmak ayrı bir zevk, ayrı bir heyecan... Kadrosu tamamen yerli futbolculardan oluşan, maçın başından itibaren rakibini adeta sahasına hapseden, kazanmaktan başka hiçbir sonucu düşünmeyen ve her sezon şampiyonluğa kilitlenen Trabzonspor'un maçlarını anlatmak anlatana da büyük keyif verirdi. <strong><span style="font-size:12.0pt">Avni Aker</span></strong>'deki seyirci atmosferi o stadı sanki bir futbol mabedi yapar, tribünlerin uğultusunu önü açık bir kulübede anlatım yapmanın avantayla kulaklarında hisseden maçın spikeri gelişen atakları, gol pozisyonlarını sanki sahada kendi oynuyormuşçasına nakleder, daha da net bir ifadeyle "havaya girer"di. Maç öncesinde ve sonrasında dolaştığınız her sokakta, caddede maç konuşulur, girdiğiniz her lokantada kuverin içinde maç da yer alırdı. Uzun lafın kısası Trabzon'a maça gittiğinizde tıka basa futbola doyar, çoğu zaman da dönüş anında, havaalanına</p>

<p>Boztepe'den inen sis nedeniyle uçakla dönemez ve <strong>12</strong> saatlik otobüs yolculuğunu da kaymaklı ekmek kadayıfı niyetine midemize indirirdik. O dönemler Trabzon’a çok gönderilmem ve anlattığım birçok maçı da <strong>Bordo-Mavililerin</strong> kazanması ve de doğal bir sonuç olarak Trabzonspor’un gollerini çok anlatmam nedeniyle gün geldi, ismim, Trabzonsporlu spikere de çıktı. Ve gün geldi, tribünlerden atılan ayakkabıları yayında anlattığım için stad dışındaki elektrik direğinin dibinde bekledi beni, bizim uşaklar, sitem dolu bakışlarla..</p>

<p>Bizim uşaklar saftı, temizdi. Kızgınlıklarını ifade eden sözcüklerine, pancar gibi olmuş yüzlerini fon yapar, Trabzonspor’u kanlarının son damlasına kadar savunurlardı. Aslında eleştiri zamanı geldiğinde de en önde giden yine onlardı. Ama bunları yaparken ne saygıda kusurları ne de misafirperverlikte eksiklikleri vardı. Şehir sıcak, sarıp sarmalardı bedeninizi... Sıcaklığı <strong>Hüseyin Usta</strong>'nın ikram ettiği bir bardak çaydan, Ertuğrul’un Pidecisinde yediğimiz yağlının kokusundan, uzun sokaktaki kaburga pilavına kadar her tatta hisseder, eski barınakta sandık üzerinden ekşili yerken yaptığımız sohbetlerde de futbol soslu dostluklarımızı tazelerdik maç öncesi Trabzon gecelerinde, bizim uşaklarla...</p>

<p>Bizden olmayan uşaklar da oluştu zamanla memlekette. Onlar da iyilerin ve iyiliklerin varlığının altını daha iyi çizebilmek için olsa gerek gün geldi beni <strong>Avni Aker</strong>'de spiker kabinini basıp grup halinde tartakladılar, gün geldi Ercan'), meydanda bir telefon kulübesine sıkıştırdılar. Ve gün geldi, sevinç gösterilerini Maraş Caddesi'nde pompalı tüfeklerini pompalayarak gösterdiler... Onlar da kendiliğinden oluşmadı kuşkusuz. İstanbul’da dünyaya getirilen ve futboldaki tatlı rekabeti kanatarak büyütülen nefret canavarının Trabzon'a uzatılan kollarıydı onlar. (Ve hâlâ var onlar. Korkum, azınlıktan çoğunluğa terfi etmeleri.)</p>

<p>Ve yıllar birbirini kovaladı. Sezonları sırtımıza atıp, maçları klasörümüze taktik. Bizler gidip geldikçe memlekete, Trabzonspor da gidip geldi kısır döngü içinde... Önce dışa açılan pencere, hamsi yedirilerek Trabzonlu yapılmaya çalışılan hocalar, futbolcular... Sonra tek golle kaybedilince şampiyonluk, patlatılan bombala... Yıllar önce kahvelerinde briç oynanan, bilardo masalarında diamond hesapları yapılan demokrat yüzlü Trabzon'a yakışan ve belki de tek çıkış olan çok sesli yönetimin "tek gole" boyun eğişi... Ve tek sese geçişi.</p>

<p>Ve gelinen bugün.. Şehirden kaçmak için jokere per ariyan Trabzonlunun parçalı-bulutlu yönetim biçimiyle nefes alamayan Trabzonlu ve Trabzonsporlu... Özüne dönmeyi bırakın, özündekileri cami avlusunda dövüp, İstanbul uçağına bindiren zihniyet... Ve her zaman olduğu gibi susan sağduyu, yani bizim uşaklar. Çok uzun süre oldu Trabzon'a gelmeyeli. Uçağımız alçalmaya başladı. Avni Aker, şehrin göbeğinde sanki bir yıldız gibi. Ama parlatılmaya ihtiyacı var. Aslında cila Anadolu'da. İstanbul dışında top koşturan yüzlerce kaliteli futbolcunun gitmeyi düşündüğü tek yer İstanbul mu olmalı? Yükselen ve parlayan yıldızıyla Trabzonspor'un ideallerden biri olması zor mu? Uzun lafın kısası Trabzonspor'a hamsiyi zorla yiyen değil, kuymağa balıklama dalan, akıttığı terle sönmeye yüz tutmuş Anadolu Yıldız’ını parlatacak futbolcular gerek. Bir de iyi bir boyacı. Gerisini biz anlatırız zaten...</p>

<p></p>

<p>Kaynak: “Fırtına, İhtilal, Efsane Trabzonspor” kitabından yazılmıştır.</p>

<p>Yazar ve Derleyen: Hakan Kulaçoğlu</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/genel-futbol/trabzondan-mac-anlatmak-levent-ozcelik-h234.html</guid>
      <pubDate>Sun, 31 Jan 2021 02:23:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2021/01/trabzondan_mac_anlatmak_levent_ozcelik_h234_1c7cc.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Atletico Madrid Taraftarları Olmak]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/avrupandan-futbol/atletico-madrid-taraftarlari-olmak-h233.html</link>
      <description><![CDATA[İspanya Ligi Şampiyonluğu’ndan daha fazla sayıda Real Madrid’in Avrupa Şampiyonluğu var.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:16.0pt"><span>Atletico Madrid Taraftarları Olmak</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span>Psikolojisini en merak ettiğim taraftar kitlelerinden biri de <strong>Atletico Madrid</strong> taraftarlarıdır. Şehirlerini dünya futbolunun tartışmasız devi Real Madrid’le paylaşmalarına rağmen, <strong>Real Madrid</strong>’in o essiz kupa koleksiyonerliğine rağmen, ona rağmen buna rağmen, onlar Atletilidir. ‘’Madrid’’ kelimesini de kullanmaktan imtina ederler. ‘’Madrid’’ dedin mi, Real Madrid anlaşılır çünkü İspanya’da. </span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/atl.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span>Onlar % <strong>101 </strong>Antimadridista’dırlar. Baktığımız zaman müzelerine aralarındaki devasa uçurum çok daha iyi anlaşılır. Real Madrid <strong>33 İspanya Ligi, 19 Kral Kupası ve 10</strong> İspanya Süper Kupası Şampiyonluğu ile yerel şampiyonlukları fazlasıyla domine etmişken, bunlar yetmezmiş gibi <strong>12 Avrupa Şampiyonlar Ligi</strong> (<strong>6 Şampiyon</strong> Kulüpler Kupası olduğu dönemden), <strong>2 UEFA</strong> Kupası, <strong>4 UEFA</strong> Süper Kupası, <strong>3 Kıtalararası</strong> Kupa ve <strong>1 FİFA</strong> Club World Cup Şampiyonluğu ile essiz bir uluslararası müzeye de sahiptir. Buna karşılık Atletico Madrid’in müzesine baktığımız zaman <strong>10 İspanya</strong> Ligi, <strong>10 Kral</strong> Kupası, <strong>2 İspanya</strong> Süper Kupası, <strong>1 Avrupa</strong> Kupa Galipleri Kupası, <strong>2 UEFA</strong> Avrupa Ligi, <strong>2 UEFA</strong> Süper Kupası ve <strong>1 </strong>Kıtalararası Kupa Şampiyonluğu görürüz. Aslında tek başına baktığımızda Atletico Madrid’in müzesin de devasa. Ancak onların şanssızlığı, yaşadıkları kenti Real Madrid ile paylaşmaları. Bu muazzam başarılar, <strong>Real Madrid</strong> ile yan yana konulunca gölgede kalıyor maalesef. </span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span>Düşünsenize Atletico Madrid’in kazandığı İspanya Ligi Şampiyonluğu’ndan daha fazla sayıda Real Madrid’in Avrupa Şampiyonluğu var. Gerçekten bir taraftar olarak argüman geliştirmesi zor bir durum olsa gerek. Üstelik Atletico Madrid’in kazandığı Avrupa başarılarının çok büyük bir bölümü de son yıllarda kazanıldı. <strong>2</strong> UEFA Avrupa Ligi Şampiyonluğu ile <strong>2 UEFA</strong> Süper Kupa Şampiyonluğu’nu&nbsp; <strong>2010 ve 2012</strong> yıllarından kazandılar. Yani <strong>2010 </strong>yılından önce durum daha da zordu onlar için. Bütün bunlar bu derbiyi Atletico taraftarları için yeterince çekilmez hale getirmezmiş gibi, bir de üstüne üstelik <strong>2014 ve 2016</strong> yıllarında <strong>2 </strong>kez Şampiyonlar Ligi Finali oynayıp, 2’sinde de Real Madrid’e kaybettiler. Hadi diğerlerini bir şekilde sindirdiler, kabullendiler. Ama bu iki finalden sonra yaşadıkları travma herhalde korkunç olsa gerek. Hele <strong>2014</strong>’teki ilk final. Kupa gelmişken, neredeyse ellerine almışlarken son dakikada </span></span><strong><span style="font-size:18.0pt"><span>Sergio Ramos</span></span></strong><span style="font-size:16.0pt"><span>’un adeta havada asılı durarak attığı muazzam kafa golü ile maçın uzaması ve sonra da kupayı kaybetmeleri, bir taraftar için kaldıracak acılar değil gerçekten de. Dolasıyla yaşadıkları bu zor derbi psikolojisi nedeniyle saygı değer bulduğum bir taraftar kitlesidir. Atletico taraftarı. Madrid kentinin sosyal hayatında, okullarında, iş yerinde kafelerinde, parklarında, özellikle de <strong>2014 ve 2016</strong> şampiyonlar Ligi finallerinden sonra sırıtarak yüzlerine bakan, alaylıcı espirilerle ortamı geren, küçük düşürücü ifadelerle morallerini bozan Real Madrid taraftarlarını görmek, onlarla birlikte yaşamak, onlarla futbol konuşmak herhalde son derece zor psikolojilerdir Atleticolular için. Merak ederim bir Real Madridliyle, bir Atleticolunun futbol konuşmasını. Mesela Real Madridli ‘’Benim <strong>12 </strong>tane Avrupa Şampiyonluğum, <strong>33</strong> tane Lig Şampiyonluğum, şu kadar UEFA Kupam, bu kadar İspanya Kral Kupam var, senin neyin var be birader? Benim Avrupa Şampiyonluğum senin, İspanya Şampiyonluğundan fazla dediğinde nasıl bir ruh haline bürünür. Atleticolu ? ‘’Kral’ın destelediği kulüpsünüz’’ &nbsp;klişesine mi başvurur acaba? Ya da ‘’Nasıl çakmıştı ama <strong>92</strong> Kral Kupası Finalinde futre, Barnebue’da size’’ lakırtılarından mı dem vurur? Velhasıl, merakımı Celb eden ve saygıya değer bulduğum bir taraftar topluluğudur Atleticolular. <strong>1982</strong> yılında kurulmuş efsane taraftar grubu frente Atletico’su da ayrı bir yazı konusudur zaten. Her ne kadar, blog isminden de anlaşılacağa üzere iflah olmaz bir Madridiste olsak da; yine de son yıllarda büyük hüsranlar yaşayan Atleticolulara güneşli günler diliyoruz. </span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span>Kaynak : ‘’King Santillana’’ Bir Futbol Blogundan Yazılar, kitabından yazılmıştır. Kitabın Yazarı : Alper Katmer. </span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/avrupandan-futbol/atletico-madrid-taraftarlari-olmak-h233.html</guid>
      <pubDate>Sat, 30 Jan 2021 19:16:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2021/01/atletico_madrid_taraftarlari_olmak_h233_6f1f6.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayak Kuzey Tipi Nedir? [Biatlon, Atlama Kulesi]]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/kayak-kuzey-tipi-nedir-biatlon-atlama-kulesi-h232.html</link>
      <description><![CDATA[20 km Bireysel Yarış: Her ülke en fazla 4 yarışçıyla katılır ve 20 km&#039; lik pistte yarışılır. Yarış sırasında dört kez durularak 50 m atışları yapılır. Her duruşta 5 atış yapılır ve bu atışlarda dakika üzerinden kötü puan verilir. 12&#039;den vurana 0 kötü puan, hedefi vurana 1 dakika, vuramayana ise 2 dakika kötü puan verilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><span style="font-size:18.0pt">Kayak Kuzey Tipi Nedir? [Biatlon, Atlama Kulesi]</span></p>

<p></p>

<p><strong>Biatlon’</strong>da ilk Dünya şampiyonası 1958'de yapıldı ve 1960 yılında da bu spor Olimpiyatlar'a alındı. Biatlon, kros kayağı ile tüfekle atışı birleştiren bir spordur. Bu spor kayakla nişancılığın denendiği ve bundan dolayı da ordudan birçok kişinin ilgi duyduğu bir spordur. Olimpiyatlarda üç ayrı <strong>biatlon</strong> yarışması yapılır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">20 km Bireysel Yarış:</span></strong> Her ülke en fazla <strong>4 </strong>yarışçıyla katılır ve <strong>20 km</strong>' lik pistte yarışılır. Yarış sırasında dört kez durularak <strong>50 m</strong> atışları yapılır. Her duruşta <strong>5</strong> atış yapılır ve bu atışlarda dakika üzerinden kötü puan verilir. <strong>12</strong>'den vurana <strong>0 </strong>kötü puan, hedefi vurana <strong>1 </strong>dakika, vuramayana ise <strong>2</strong> dakika kötü puan verilir. <strong>Atışlar</strong> sırayla yerde, ayakta, yerde ayakta olarak yapılır. Yarışı kazanan sporcu kötü puan sürelerinin de eklenmesi sonucu, en kısa sürede yarışı tamamlayandır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">10 km Sürat:</span></strong> Bu da bireysel yarıştır. <strong>10 km</strong> boyunca birisi yerde, öbürü ayakta olmak üzere iki seri atış yapılır. Yalnız bu kez hedefler kırılabilen ya da devrilebilen cinstendir. <strong>Beş</strong> atış sonunda vurulamayan her hedef için <strong>150 m'lik</strong> bir ceza turu atmak gerekir. En kısa sürede yarışı bitiren birinci ilan edilir.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">4x7.5 km Bayrak:</span></strong> Bu yarış <strong>4</strong> kişilik takımlar olarak aynı pistte, atletizmde olduğu gibi yapılır. Her takım ilk yarışçıların başlangıç çizgisine diker ve grup halinde yarış başlar. Son yarışçısı yarışı ilk bitiren takım kazanır. Yarış sırasında her yarışçı sürat yarışındakilere benzeyen hedeflere iki seri atış yapar. Her duruşta <strong>8</strong> atış yapılır ve düşürülemeyen her hedef için bir ceza turu atılır.</p>

<p>Belli bir mesafe kaydıktan sonra tüfeği çıkarma, yere atma, düzgün <strong>nişan</strong> alma ve bütün bunları kayakları ayaktan çıkarmadan en az süre kaybı ile yapmak elbette güç bir iştir. Bununla birlikte <strong>örneğin 20 km'lik</strong> bir yarışı 1 saat 15 dakika içerisinde tamamlamak mümkün olmaktadır.</p>

<p>Kuzey tipi kayak yarışları arasında en gösterişli ve hayranlık uyandırıcı olanı kayakla atlamadır. Bu ilginç sporda cesaret ve güzellik iç içe girmiş olup, tatilde zevk için yapılan kayakla arasındaki fark, kuleden atlama ile yüzme arasındaki farka benzer. Dünyanın en ünlü kayakla atlama merkezi <strong>Oslo </strong>çevresindeki Holmen kollen tepesi’dir. Burada Mart ayında yapılan kayak haftası İskandinav kış sporlarının en önemli olayıdır. Teniste Wimbledon ne anlama geliyorsa Kuzey tipi kayak yarışlarında da <strong>Holmen kollen</strong> o anlama gelir. Atlama finalleri her yıl, <strong>Norveç</strong> Krallık Ailesi'nin üyelerini de içermek üzere, 100.000in üzerinde seyirci çeker. Dünyanın öbür ülkelerindeki atlama pistleri genellikle Kış Olimpiyatları için yapılmıştır. Bunların en ünlüleri Avusturya'da Innsbruck, <strong>İtalya</strong>'da Cortina d'Ampezzo, <strong>Japonya</strong>'da Sapporo, Isviçre'de St.Moritz, Batı <strong>Almanya</strong>'da Garmisch-Partenkirchen, ABD'de Lake Placid'dir. En büyük pist ise Batı Almanya'daki <strong>Oberstdorf </strong>dur.</p>

<p><strong><span style="font-size:24.0pt">1</span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt">Atlama Kulesi</span></strong></p>

<p>Dünya şampiyonalarında ve <strong>Olimpiyatlar</strong>'da <strong>90</strong> ve <strong>70</strong> metre olmak üzere iki atlama kategorisi vardır. Bu racamlar kule yüksekliğini değil, o kulelerde atlanacak ortalama mesafeyi belirtir. Kayak uçuşu adı verilen, Olimpiyat dışı yarışmalarda daha yüksek kuleler de kullanılır.</p>

<p><strong><span style="font-size:24.0pt">2</span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt">Malzeme</span></strong></p>

<p>Kayaklar uzun ve ağırdır, dengeyi artırmak için altlarında üç oyuk vardır. Botlar kayağa uçtan bağlı olup topuk öne doğru eğilmeyi engellemeyecek şekilde serbest bırakılmıştır. Atlama uzunluğu rampanın bitiş noktasından kayakçının ayağının yere değiş noktası arasındaki uzaklıktır.</p>

<p><strong><span style="font-size:24.0pt">3</span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt">Kazanma </span></strong></p>

<p>Atlayıcılar, sirklerde trapezcilerin seyredildiği gibi, aşağıdan yukarıya bakılarak seyredilir. Yarış öncesi mırıltıları, yarışçı kule üzerinden yarışa başladığında kesilir. Yarışçı hız kazanmak için dizlerin üzerine eğilip dar rampada iler ve aniden havada uçmaya başlar. Binlerce göz cesur atlayıcıya çevrilmiştir, ama bu gözlerden hiçbiri atlayışı teknik olarak değerlendirecek beş hakemin gözleri kadar dikkatli olamaz. Atlayışı kazanan en uzun atlayan olmayabilir, çünkü yarışma atlama mesafesi ile atlama tekniği karışımının değerlendirilmesiyle yapılır. Hakemlerce verilen en yüksek ve en düşük puanlar atılarak ortaya puan vermiş üç hakemin puanları hesaplanır.</p>

<p><strong><span style="font-size:24.0pt">4</span></strong><strong><span style="font-size:12.0pt">Kurallar </span></strong></p>

<p>Hakemler atlayıcının rampada kayarken hızını azaltıp azaltmadığına, atlayışın başındaki yaylanma zamanlamasına dikkat ederler ve havaya fırladığında yarışçının ayak bileklerinden öne eğilip kalça ve dizlerini kırmadan kollarını iki yanda ya da önde paralel olarak tutmasını beklerler. <strong>Atlayıcı </strong>havadayken hareket çok az olmalıdır. <strong>Kayak</strong>lar paralel olarak birbirine yakın ve yukarı doğru tutulmalıdır ki hava direnci kayakların altına gelsin. Yere konmadan önce atlayıcı vücudunu belden ve dizlerden kırarak çarpmayı önler. Yere inişini yarışçı, düşmeden ya da tökezlemeden gerçekleştirip "<strong>telemark</strong>" pozisyonuna geçer. Bu pozisyonda bir ayak öbürünün önünde, kollar yanda, dizler hafif büküktür. Herhangi bir dengesizlik ya da sert bir hareket puan kaybına neden olur. Atlayıcı bu pozisyonda kollarını yana açıp dengesini bulur ve biraz kaydıktan sonra duruşa geçer. Dengesini bulurken elinde kayak sopaları olması daha iyidir, ama atlayıcılar havada büyük tehlikeler yarattığından sopayla atlamazlar.</p>

<p></p>

<p>Kaynak: “Adam Spor Seyircisinin El kitabı” kitabından yazılmıştır.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/kayak-kuzey-tipi-nedir-biatlon-atlama-kulesi-h232.html</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Jan 2021 23:40:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2021/01/kayak_kuzey_tipi_nedir_biatlon_atlama_kulesi_h232_ad581.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Spor ve Cinsellik Nedir?]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/saglik/spor-ve-cinsellik-nedir-h231.html</link>
      <description><![CDATA[Birçok atlet ise, cinsellik için zamanlarının olmadığını ve kariyerlerini tamamladıktan sonra gerçek bir telafi gereksinimi ortaya çıktığını söylemektedir. 
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:24.0pt">Spor ve Cinsellik Nedir? </span></p>

<p><span style="font-size:20.0pt">S</span>por ve <strong>cinsellik</strong> ilk bakışta birbirinden çok ayrı iki fenomendirler, ancak ortak özellikleri, o anki toplum düzeni, ideolojik ilkeler ve de çok çeşitli bilimsel veriler ile a priori olarak belirlenmiş olmalardır. Bu nedenle de, bu iki kavramın karşılıklı ilişkileri ve anlamlar cinsel hayatın spor performansı üzerindeki etkisi gibi oldukça basit sorunların çok ötesine taşar. Bu kavramların niteliğindeki <strong>dogmatik</strong> bağımlılık, bu iki alanın yorumdaki eğilime göre bazen <strong>antagonist </strong>bazen de <strong>sinerjist</strong> olarak birbirleriyle bağlanabilmelerine yol açmaktadır. Cinsel <strong>dürtü</strong> ve hareket dürtüsü ki, bu <strong>spor </strong>için kuşkusuz önemli bir motivasyondur, yaşama dürtüsü ile birlikte insanın <strong>primervital </strong>dürtülerini oluşturdukları için bugün yaygın olarak kullanılan bir çok bağlantı, örneğin spor ve estetik, veya cinsellik ve aşk ya da <strong>erotizm</strong> gibi, mutlaka <strong>sekonder</strong> olarak ele alınmalıdırlar ve cinselliğin insanın üreme fonksiyonu ile kısıtlanmasının tek başına ne kadar haklı olduğu, ideolojik yönden hâlâ tartışmalı bir konudur.</p>

<p></p>

<p>Diğer taraftan, burjuvazinin bugün çok tartışmalı olan cinsel ahlakı, bireysel libidonun <strong>süblimasyonu</strong>nu (yüceltilmesini) oldukça olumlu ve kısmen de gerekli bir çaba olarak görür. <strong>Jimnastik </strong>hocası &nbsp;olan <strong>JAHN</strong>'ın da belirtiği gibi, burada oldukça basit bir yardıma araç olarak sporun kullanılması mümkündür. JAHN'ın ideolojisi yalnızca <strong>pedagojide</strong> değil, genel olarak spor teorisinde de uzun süre <strong>hakim </strong>olan bir görüştü. Ancak bunun zorunlu sonucu olarak, spor ve cinsellik arasında gerçek bir <strong>antagonizma</strong> oluşturuldu ve teşvik edildi; bu ise sporun cinselliğin düşmanı olduğu serzenişlerine neden oldu. Spor sayesinde ve spor sırasında cinselliğin bastırılması ve böylece sporcuda cinsellik korkusu oluşması, uzun süre antrenmanların tek taraflı olmasını ve pedagojik birçok önlem alınmasın belirledi. Bugün de spor aracılığıyla dürtülerin düzenlenmesi, cinsel eğitimin önemli bir bileşenidir; dürtülerin ortadan kaldırılmasında asıl önemli olan etkenin fiziksel yorgunluk olduğu sanılmaktadır.</p>

<p></p>

<p>Ergenlik çağında çok fazla olan cinsel dürtünün, performans sporlarıyla süblime edilebileceği gerçeği, <strong>Çekoslovak spor </strong>hekimlerinin (<strong>KVAPİLİK</strong> ve <strong>MARTİNOVSKA</strong>) 206 performans sporcusu (<strong>108 erkek</strong>, <strong>98 kadın</strong>) üzerindeki araştırmalarıyla gösterilmiştir; bu araştırmaya göre ancak erkeklerin <strong>% 24.9'u</strong> (% 30'u sporcu değil) ve kadınların yalnızca <strong>% 2.6</strong>'sı <strong>(% 30</strong>'u sporcu değil) <strong>16</strong> yaşında <strong>heteroseksüel </strong>ilişkiye girmişti. Ancak bu araştırmalardan sonraki emde, sporculardaki cinsel eş sayısı, sporcu olmayanlardakinden yaklaşık iki misli fazladır.</p>

<p></p>

<p>Bedensel faaliyetten elde edilen zevkin, cinselliğin yerine geçip geçemeyeceği sorusu henüz &nbsp;açıklık kazanmamıştır<strong>. FREUD</strong>'un bile, kas işi ve performans duygusuna bağlı zevk cinsel tatminin de olup olmadığı konusunda belirgin bir düşüncesi yoktu. Ama eğer spor, gerçekten de cinsellik yerine geçebilecek işe yarar bir seçenek değilse ve <strong>Freud</strong>'a göre cinsel dürtünün bilinçli olarak yüceltilmesi birçok <strong>nöroza</strong> sebep oluyorsa, Freud o zaman haklıdır ve böylece cinsel dürtünün baskılanması ve <strong>süblimasyonu</strong> şeklindeki spor <strong>asketizmi</strong>, sonuçta rekortmen sporcuların birer <strong>nörotik </strong>haline gelmelerine neden olacaktır. Ancak diğer taraftan belki de, diğer alanlarda saldırganlığa neden olan cinsel dürtünün baskılanması olayı, sporcunun en yüksek performansı elde etmesi için gereklidir. Bu düşünce, <strong>KARL MARX</strong>'ın, cinsel dürtüdeki baskılanmanın işe yabancılaşmaya neden olduğu şeklindeki görüşüyle tam uyumludur; gerçekten de bugün bazı yüksek performans sporlarını, ise yabancılaşma olarak tanımlamak mümkündür.</p>

<p></p>

<p>Diğer taraftan başka bir görüşle mazoşist özellikleri olan nörotiklerin, normal insanlara göre performans sporlarına belirgin bir yatkınlık göstermeleri de olasıdır. Burada hemen otaya çıkan başka bir sonuç, az ya da çok belirgin <strong>sadomazoşistik</strong> özellikleri nedeniyle, sporun vücudun gerçek bir düşmanı ve insanlık dışı olabileceğidir böylece çünkü spor <strong>asketizmi</strong> insan için gerekli olan cinsel faaliyeti ortadan kaldırmakta ve sporcuyu cinsel yönden engellemektedir. O zaman bu varsayımın tersi, yani <strong>primer</strong> olarak cinsel yönden rahatsız olan insanın yalnızca aşırı <strong>kompansasyon</strong> çabası nedeniyle<strong> </strong>spor, ya da yüksek performans sporu yapmakta olduğu varsayımı,<strong> </strong>o kadar da gerçeğe aykırı değildir. <strong>Kadın rekortmen sporcular</strong> arasında çirkin ve <strong>viril </strong>tipler bulunması ve bunların erkeklere yaklaşamayıp cinsel yönden çekingen olmaları gerçeği, bu düşünceleri<strong> </strong>doğruluyor gibi gözükmektedir. Böylece, birçok kişiye göre cinsellikle, yaşam için önemli gerçek varlıkların eksikliğinin kompanse edilebildiği gerçeğine, hakiki bir yandaş sağlanmış olur. Açlık içindeki<strong> Hint </strong>nüfusunun anormal derecede yüksek bir çoğalma oranının olması, (<strong>Cinsellik fakirlerin ekmeğidir</strong>) sloganını doğrular gibi görünmektedir.</p>

<p></p>

<p>Bedensel şeylerin istemli olarak yenilmesinin ve hatta aşırı durumlarda acıyı yücelten ve bu nedenle gerçek bir <strong>otoagresyon</strong> olan, <strong>sadomazoşistik</strong> yüksek performans sporunun, gerekli <strong>psikosomatik</strong></p>

<p>Cenge için cinsel hazzı kullandığı düşüncesi, tek tek kişiler için savulabilecek insanca bir çözüm olabilirdi. Kendine eziyet etme şeklindeki antrenmandan, mutluluk verici cinsel yaşantıya geçişte fonksiyonların birbirine son derece zıt kutuplarda yer alması nedeniyle, sporcunun cinsel haz kapasitesinin daha da artabileceği de düşünebilir.</p>

<p></p>

<p>Bunlara ek olarak anket yaparken, gerçek olaylar çok nadiren aynı şekilde anlatılırlar; çünkü sporcular, normal halktan çok daha fazla, cinsiyet konusunda özel bir performans kapasiteleri varmış</p>

<p>görüntüsünü yaratmak gerektiğine inanmaktadırlar. Özellikle uzun süre yüksek doz <strong>anabolizan</strong> ilaç kullanımına bağlı gerçek cinsel sorunları olan atletler, dışarıya karşı kendilerini cinsellik sembolü gibi</p>

<p>lanse etmeye çalışmaktadırlar ve bu da, genellikle cinsel partnerinin ifadeleriyle aşırı bir çelişki içerisinde olmaktadır. <strong>STEINBACH</strong>'in hafif atletizm yapan Alman sporcuları arasında yaptığı bir ankette, rekortmen sporcuların, ortalamanın üstünde bir cinsel kapasiteleri olduğunu söylemeleri de, çok açık olarak bu tezi desteklemektedir.</p>

<p></p>

<p>Birçok atlet ise, cinsellik için zamanlarının olmadığını ve kariyerlerini tamamladıktan sonra gerçek bir telafi gereksinimi ortaya çıktığını söylemektedir. Böyle saptamalar, bazı şampiyon atletlerin yenden sosyalleştirilmeleri yansıra, cinselliği de yeniden öğrenmeye gereksinimlerinin olup olmadığı sorusunu ortaya çıkarmaktadır.</p>

<p></p>

<p>Bizim tarafımızdan yapılan bir anketin gösterdiğine göre, rekortmen sporcuların <strong>% 45</strong>'i, cinsel aktivitenin gevşeme açısından önemli olduğuna ve cinsel aktivitenin performans antrenmanı içeresinde doğru bir şekilde yerleştirilerek yapılmasının gerektiğine inanmaktadırlar. Hatta birçok kez, <strong>orgazm ve cinsel</strong> ilişki sayesinde <strong>antrenman</strong> etkisinin sağlanabileceği de ifade edilmektedir. <strong>KININSEY’</strong>e göre cinsel ilişki sırasında nabzın 150'e, kan basıncının 250 mm Hg’ye kadar çıkabileceği göz önüne alınırsa, kuvvetli <strong>nöromuskiler</strong> kasılmalar ve aynı gerçek stres durumlarındaki gibi <strong>katekolamin</strong> boşalımı nedeniyle hakiki bir antrenman etkisi sağlanabileceği düşünülebilir. Tüm atletlerin <strong>% 32</strong>'sinin yarıştan önceki cinsel aktiviteye önem vermeleri şaşırtıcı değildir; çünkü bunun tüm organizmayı canlandıracağın düşünmektedirler.</p>

<p></p>

<p>Buna mukabil cinsel ilişkinin sonraki psişik yan etkileri daha şüpheli değerlendirilmektedirler. Diğer taratan kadınların <strong>% 28</strong>'i ve erkeklerin <strong>% 38</strong>'i cinsel aktiviteleri açısından, antrenman ağır olursa cinsel yönden felç olduklarını söylemektedirler. Muhtemelen etrafta dolaşan, <strong>salg</strong>ı ve <strong>sperm</strong> kaybının bedensel güçsüzlüğe neden olduğu şeklindeki söylenti de burada rol oynamaktadır; ancak <strong>fizyolojik </strong>olarak bu olay tamamen reddedilebilir. Rekortmen atletler arasında, kadınların <strong>% 5</strong>'i, erkeklerinse <strong>% 30'</strong>u <strong>mastürbasyon </strong>yaptığını bildirmektedir; buna karşın tüm sporcular hep bir ağızdan fahişelerle ilişkiyi reddetmişlerdir.</p>

<p></p>

<p>Cinsel ilişkinin performansla olan ilişkisi değerlendirildiğinde, <strong>psikosomatik</strong> kondisyon açısından, o anki psikosomatik eforun değil, etraftaki etkenlere bağlı zorlanmaların, örneğin günlük ritmin veya uyku ritminin bozulması, alkol, önceki olası huzursuz edici kavga pozisyonları ve özellikle psişik yüklenmeler örneğin yakalanmak veya gebelik korkusu gibi olayların dezavantaj yaradığı görülür. İleri derecede <strong>genital </strong>uyarılma olmasına rağmen orgazm gerçekleşmiş yorsa, ortaya çıkan birikimler ve uyarılmalar, ağrılar, huzursuzluk <strong>konsantrasyon</strong> bozuklukları ve hüsran durumları şeklinde gelişerek özellikle erkek atletleri olumsuz yönde etkilerler. Bunun anlamı, olabilecek cinsel aktivitenin, ancak uygun diş koşullar altında ve basit olarak seyredebildiğinde, olumlu ve sorunsuz olduğudur. Bu nedenle her şey, tanıdık bir partner ile örneğin kişinin karısı ile cinsel ilişkiye girmesi lehinedir.</p>

<p></p>

<p>Kaynak: “Spor Hekimliğine Giriş” kitabından yazılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/saglik/spor-ve-cinsellik-nedir-h231.html</guid>
      <pubDate>Sun, 03 Jan 2021 21:08:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2021/01/spor_ve_cinsellik_nedir_h231_aee6f.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Atçılık Sporun Tarihi, Kuralları, Beceriler ve Terimleri (Dresaj Nedir?)]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/atcilik-sporun-tarihi-kurallari-beceriler-ve-terimleri-dresaj-nedir-h230.html</link>
      <description><![CDATA[Kır koşusu ve çit atlama: Gösteri atlayışlarında olduğu gibi çiti aşmak istemeyen ata ceza verilir. Birinci isteksizlikte 20, ikincide 40 fena puan, üçüncü isteksizlikte ise diskalifiye cezası verilir. At ya da binicisi engel önündeki ceza sahası içeresinde düşerse 60 fena puan alır. Binici parkuru doğru bilmek zorundadır, şaşıran diskalifiye edilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:14.0pt">Atçılık Sporun Tarihi, Kuralları, Beceriler ve Terimleri (Dresaj Nedir?)</span></strong></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:28.0pt">O</span></strong>rdudaki binicileri ve atlarını sınamak için düşünülmüş ve günümüzde de binicileri ve atları en iyi sınay an bir testtir. İlk gün <strong>dresaj</strong> karşılaşmaları yapılır, atın yumuşak ve uyumlu olması; ikinci gün yapılan dayanıklılık ve hız testinde atın güçlü ve hızlı <strong>olması</strong>; üçüncü gün yapılan gösteri atlayışlarındaysa atin kondisyonu sınanır. Binicinin de cesaret, uyum ve tekniği sınanmış olur.</p>

<p><strong><em><u><span style="font-size:28.0pt">1</span></u></em></strong><strong><em><u>Yarış Alanları</u></em></strong></p>

<p>İlk gün yarışması, <strong>dresaj</strong> dalındaki özel parkurda yapılır ve yaklaşık <strong>10 </strong>dakikalık bir testtir. Çok katılma varsa iki gün kadar sürebilir. İkinci gün zamanları ayrı ayrı tutulan, dört bölüme ayrılmıştır ve bu günde atın hızlı, dayanıklılığı ve atlama yeteneği sınanır. İlk bölüm olan <strong>A</strong> bölümünde <strong>16-20</strong> kilometrelik bir parkur dakikada 240 m'lik bir hızla tırıs ya da eşkin gidişle koşulur. <strong>B</strong> bölümünde ise <strong>4</strong></p>

<p>km'lik ve 4 çit engelli bir parkur aşılır. Her çit dörtnala koşuyla 3 kez atlanır ve bu atlamalar sırasında zaman önemlidir. <strong>C</strong> bölümü <strong>A</strong> bölümünün tekrarıdır. Son bölüme geçilmeden 10 dakikalık dinlenme sırasında atlar bir veteriner tarafından kontrol edilir. <strong>D</strong> bölümü <strong>8 </strong>km'lik dörtnala yapılan bir kır koşusudur. Arada su engelleri, duvarlar, dik tümsekler ve atlarken konuş yapılan zeminin daha alçak olduğu düşüşlü engeller yer alır. Bazı çitler birbirini dik kesen iki engel olarak yapılmıştır. Dikkatli bir binici bunu iki aşamada atlarken korkusuz olanlar kesişim noktasında tek hamlede geçerler. Çitler solda beyaz, sağda kırmızı bayrakla belirlenir.</p>

<p>Üçüncü gün daha basittir. Gösteri atlayışı, atın atlama yeteneğinden çok bir gün önceki gayretinden atta kalan yumuşaklığı ölçer. Bu noktada atın eğitimi için harcanan uzun saatlerin sınavı verilir. Bir önceki günün kat doğal engelleri ile, gösteri atlayışının parlak renkli çitleri arasındaki zıtlık atın değişik koşullara uyma yeteneğini sınar.</p>

<p><strong><em><u><span style="font-size:28.0pt">2</span></u></em></strong><strong><em><u> Malzeme</u></em></strong></p>

<p>Her üç bölüm için ayrı kıyafet vardır. <strong><span style="font-size:12.0pt">Dresaj</span></strong><strong>:</strong> Şapka ya da kep, gömlek ve avcı boyunbağı, kuyruklu ceket ya da avcı ceketi, eldiven, pantolon, mahmuzlu çizme. <strong><span style="font-size:12.0pt">Kır koşusu</span></strong>: Koruyucu başlık ya da kep, balıkçı yaka kazak, pantolon ve çizme. <strong><span style="font-size:12.0pt">Gösteri atlayışı</span></strong>: Kep ya da şapka, beyaz gömlek, avcı boyunbağı, avcı ceketi, pantolon, çizme ve bir de süreyi kontrol için kronometre. Atın ön ayaklarına kır koşusu ve gösteri atlayışlarında koruyucu bant takılır.</p>

<p><strong><em><u><span style="font-size:28.0pt">3</span></u></em></strong><strong><em><u> Kazanma</u></em></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">Dresaj:</span></strong> Hakem kurulu tarafından atın adımlarının kalitesine, atın uysallığına, binicinin oturuş biçimine göre <strong>0-6</strong> arası not verilir. Süre aşımı olursa kazanılan puanlardan düşürülme yapılır. Düşürülecek puanlar toplanıp ortalaması alındıktan sonra tam nottan düşürülür. Binicinin ceza puanlarını hesaplamak için de özel bir katsayı kullanılır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">Kır koşusu ve çit atlama</span></strong>: Gösteri atlayışlarında olduğu gibi çiti aşmak istemeyen ata ceza verilir. Birinci isteksizlikte <strong>20</strong>, ikincide <strong>40</strong> fena puan, üçüncü isteksizlikte ise diskalifiye cezası verilir. <strong>At</strong> ya da binicisi engel önündeki ceza sahası içeresinde düşerse <strong>60</strong> fena puan alır. Binici parkuru doğru bilmek zorundadır, şaşıran <strong>diskalifiye</strong> edilir. Çit atlama yarışmasında süreyi aşan her saniye için <strong>0.8</strong></p>

<p>puan, kır koşusunda ise <strong>0.4</strong> fena puan eklenir.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">Gösteri atlayışı</span></strong>: Çit devirmede ya da atin ayağı suya girdiğinde <strong>5</strong> fena puan verilir. Atın engel atlamak istememe durumunda ise birincide <strong>10</strong> fena puan, ikincide <strong>20 </strong>fena puan, üçüncüde ise diskalifiye cezası verilir. <strong>At</strong> ya da binicisi düşerse <strong>30</strong> fena puan, süre aşımının her saniyesi için de çeyrek fena puan verilir.</p>

<p><strong><em><u><span style="font-size:28.0pt">4</span></u></em></strong><strong><em><u> Kurallar</u></em></strong></p>

<p>Uluslararası Atçılık Federasyonu'nun koyduğu kurallar gereğince büyükler <strong>3 </strong>gün yarışlarında binicinin <strong>18</strong> yaşından büyük ve <strong>dresaj</strong> yarışları hariç, <strong>75</strong> kg'dan ağır olması gerekir. Atlar yarışma öncesi, kır koşusu öncesi ve gösteri atlayışı sabahında resmi sağlık muayenesinden geçirilir.</p>

<p><strong><em><u><span style="font-size:28.0pt">5</span></u></em></strong><strong><em><u> Beceriler</u></em></strong></p>

<p>Beceriler binici ve atın bir birim olarak hareket etmesi için yıllar süren çalışmayla kazanılır. İyi biniciler kır koşusu engellerine korkusuzca ve en iyi biçimde yaklaşan, genellikle zamandan kazanmanın yollarını bulabilen binicilerdir.</p>

<p><strong><em><u><span style="font-size:28.0pt">6</span></u></em></strong><strong><em><u> Taktikler</u></em></strong></p>

<p>Atin enerjisi tükenmeden parkuru tamamlayabilmesi, hız, dayanıklılık ve temponun iyi ayarlanmasına bağlıdır. Bunun için binici, kır koşusu sırasında, süre kazanılacak yerler aramayı, enerjisini bitirecek şekilde atını zorlamaya tercih eder.</p>

<p><strong><em><u><span style="font-size:28.0pt">7 </span></u></em></strong><strong><em><u>Terimler</u></em></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">Box</span></strong>: Binicilerin yarış öncesi, hız, dayanıklılık ve kır koşusu için hazırlandıkları çevresi kapalı yer. Ayrıca atların, kır koşusundan önce 10 dakika dinlenmede muayene için tutuldukları yer.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">Broken down (Lif kopması)</span></strong>: Bacağındaki kas liflerini zedelemiş ya da koparmış at.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">Circling (Daire çizme)</span></strong>: Engeli aşmayıp önünde bir daire çizme.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">Combined event (Kombine karşılaşma)</span></strong>: Genel 3 gün yarışlarının iki bölümünü içeren bir karşılaşma.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">Cross-country (Kir koşusu)</span></strong>: Açık alanda hazırlanmış sabit engelli parkurda yapılan koşu.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">Penalty zone (Ceza alanı)</span></strong>: Çit engelli yarışta ve kır koşusunda içerisinde düşüldüğünde ceza verilen alan.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">Refusal (steksizlik)</span></strong>: Atın engeli aşmak istememesi.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">Running out (Dıştan geçme)</span></strong>: Engeli aşmadan yanından geçme.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">Steeplechase (Çit engelli yarış)</span></strong> : Normal çit engelli yarışlarına benzer engellerle yapılan sınama yarışı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>Kaynak: “Adam Spor seyircisinin el kitabı”dan yazılmıştır.</strong></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/atcilik-sporun-tarihi-kurallari-beceriler-ve-terimleri-dresaj-nedir-h230.html</guid>
      <pubDate>Fri, 01 Jan 2021 23:17:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2021/01/atcilik_sporun_tarihi_kurallari_beceriler_ve_terimleri_dresaj_nedir_h230_55439.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜRKİYE İDMAN CEMİYETLERİ İTTİFAKI (1922-1936)]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/spor-ozel/turkiye-idman-cemiyetleri-ittifaki-1922-1936-h229.html</link>
      <description><![CDATA[Türk Spor Kurumu&#039;na bırakan Türkiye idman Cemiyetleri ittifakı, (TİCİ) kapanmasının üstünden neredeyse yarım yüzyıl geçmiş olmasına rağmen, bugün bile güncel olarak tartışılan bir yapıdır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:14.0pt">TÜRKİYE İDMAN CEMİYETLERİ İTTİFAKI (1922-1936)</span></strong></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">TỈCi'nin yönetsel-ideolojik yapısı nedir?</span></strong></p>

<p><strong>1922</strong> yılında kurulan, on dört yıl süreyle Türkiye sporunun iniş-çıkışlarını yönetmeye çalışan, <strong>1936 </strong>yılında da yerini (yarı-resmi) <strong>Türk Spor Kurumu</strong>'na bırakan <strong>Türkiye idman Cemiyetleri ittifakı</strong>, (<strong>TİCİ</strong>) kapanmasının üstünden neredeyse yarım yüzyıl geçmiş olmasına rağmen, bugün bile güncel olarak tartışılan bir yapıdır.</p>

<p><strong>Spor</strong>da, özelikle de <strong>futbol</strong> ve güreşte alınan her yenilgiden sonra, günlük basının spor sayfalarını açtığımızda, aynı basının birinci ve ekonomi sayfalarındaki (ekonomiyi Özel teşebbüse bırakırsan işte böyle olur), [zaten devlet serbest piyasa ekonomisine bu kadar karıştığı için bunlar oldu] tartışmalarına çok benzeyen, hep TiCi'ye atıf yapan yazılara rastlarız. Türkiye'de hiçbir zaman günceliğini yitirmeyen (<strong>Özel</strong> girişimcilik-<strong>devletçilik</strong>) tartışmasının spordaki yankıması, uzantısıdır bu... Taraflar da, (TİCİ Olayı) na, ya [devletçi], ya (özel teşebbüsçü) olarak yaklaşırlar. Bunun en çarpıcı örneği, TİCİ’nin kurucularından Burhan Felek'in sporu (şahsın ve hususi teşebbüslerin mal), spor devlet ilişkisini (tamamiyle hami mahmi münasebeti), TỈCI'yi de (memleketimizdeki ilk ve son normal amatör spor teşkilâtı)&nbsp; olarak görürken, (<strong>devIetçi-Halkevci</strong>) <strong>Behçet Kemal Çağlar</strong>’ın TỈCİ’yi kapatan kararı (sporda çeteciliğe nihayet veren, Türk sporunun Misak-ı Millîsini teşkil eden bir karar) olarak yorumlamasıdır.&nbsp; (bkz. Fişek, SY, s. 370). İşte, TİCİ konusundaki tartışmaların özel yan-tutmalara çok açık olan [iyiydi, kötüydü] yanına girmemek için, öncelikle, <strong>Osmanlı</strong>’nın <strong>Batı</strong>'dan, Cumhuriyet'in de <strong>Osmanlı</strong>’dan aynen devraldığı bu örgütün nesnel bir ideolojik-yönetsel değerlendirmesini yapmamız gerekiyor.</p>

<p>[Kendi kendini yönetme]&nbsp;geleneğine sahip olan Avrupa'nın devlete ve hükümete karşı (bağımsız) olarak kurduğu, <strong>çok-sporlu</strong>, çok-kulüplü (federatif) spor birliklerinin Türkiye'deki benzeridir <strong>TİCİ</strong>... Ulusal spor yönetiminde son sözün (özel) kişi ve kulüplerce kurulan, özel hukuk tüzel kişisi olarak örgütlenen bir (kulüpler birliği) tarafından söylenmesini öngörür. Bu yönüyle, <strong>TİCİ</strong>, kulüplerarası çekişmeler yüzünden işlevsizleşip dağılan öncelleri, yani İstanbul Futbol Birliği, İstanbul Kulüpleri Ligi, <strong>Cuma </strong>ve <strong>Pazar Lig</strong>’lerinin, hem kurucu üyeleri, hem yönetim ve ideolojik yapısı bakımından devamıdır. İdeolojisi, kurucularından <strong>Burhan Felek</strong>'in sözleriyle, (spor şahsin ve hususi teşebbüslerin malı, fakat hükümetin ve milletin <strong>mahmisi</strong> olmalıdır) şeklinde özetlenebilir.</p>

<p>TİCİ'nin yönetim yapısına gelince, <strong><em>22 Mayıs 1922</em></strong> tarihinde <strong>27 </strong>maddelik bir yönetmelikle tüzel kişilik kazandığını. <strong>Temmuz 1922</strong> tarihli <strong>242 </strong>maddelik bir (<strong>dahili nizamname</strong>) ile kulüp-kulüp, kulüp-birlik ve birlik-federasyon (encümen) ilişkilerinin düzenlendiğini, <strong>16 Şubat 1923</strong> tarihli bazı yönetmelik değişikliklerinden sonra, <strong>2 Ocak 1924</strong> günü Ankara'da toplanan Birinci Umumi Kongre ile kesin örgüt yapısına kavuştuğunu görüyoruz. Ancak, hem belirtelim, (profesyonelliği, kumarı, işreti ve siyasetle iştigali bir madde-i mahsusa ile meneden) kulüplerin, onların yani sıra da spora katkıda bulunmuş kişilerin üye oldukları TỈCİ'nin hem yönetim yapısı, hem ideolojisi, (<strong>1</strong>) İstanbul dışına çıkılarak taşrada (<strong>idman mıntıkaları</strong>) [<strong>iller</strong>] olarak peyderpey örgütletilmesi, (<strong>2</strong>) yine peyderpey kurulan encümenlerin uluslararası spor federasyonlarına üye olmaları dışında, büyük ölçüde aynı kalmıştır.</p>

<p>TİCI'nin (<strong>federatif</strong>) yönetim yapısı, (<strong>1</strong>) Umumi Kongre, (<strong>2</strong>) Merkez-i Umumi, (<strong>3</strong>) bugün «federasyon» olarak andığımız idman Heyet-i Müttehideleri’nden oluşuyordu. Kulüplerin ve idman mıntıkalarının temsilcilerinden oluşan Umumi Kongre'nin yılda bir tekrarlanan görevi, iki kongre arasında TİCİ’nin tüm işlerini yönetecek <strong>Merkez-i</strong> <strong>Umumiyi</strong> seçmek, bir önceki dönemin çalışmalarını değerlendirdikten sonra izleyecek dönemin programını hazırlamaktı. Bu hazırlanan programı uygulamakla görevle Merkez-i Umuminin bu işteki yürütme organı, sorumlu oldukları spor dalının uluslararası kurallara göre yürütülmesini sağlamakla görevli olan (teknik jandarma) niteliğindeki <strong>idman Heyet-i Müttehideleri</strong> idi.</p>

<p>Aşağıdan yukarıya seçimle ve (<strong>federe</strong>) birimlerin bir üst örgütsel basamağa (<strong>federatif</strong>) yetkiler devretmesiyle oluşan TİCİ'nin bu yapısının bir başka özelliği aktif spor yaşamlarını noktalamış (<strong>fahrî ve meccani</strong>) yöneticiler eliyle, sporcu özyönetiminden kulüplerin özyönetimine geçmesi, önceki dönemlerden devralınan kronik sorunu da kulüplerarası sürtüşme ve kavgalardır.</p>

<p><strong>TİCİ</strong>'nin çözülüşünü hızlandırdan, <strong>1936</strong> yılında da yerini (<strong>yarı-resmî</strong>) Türk Spor Kurumu'na bırakmasına yol açan olaylara geçmeden önce, dönemin iki önemli olayına, (<strong>1</strong>) spor federasyonlarının kurulmasına ve (<strong>2</strong>) Türkiye'nin TİCİ eliyle <strong>1924</strong> Paris Olimpiyatları’na katlamasına, yani uluslararası spor topluluğuna üye olmasına kısaca değinmek istiyoruz.</p>

<p></p>

<p>Kaynak : 100 Soruda “Türkiye Spor Tarihi” Prof.DR. Kurthan Fişek, kitabından yazılmıştır.</p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/spor-ozel/turkiye-idman-cemiyetleri-ittifaki-1922-1936-h229.html</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Dec 2020 21:32:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/12/turkiye_idman_cemiyetleri_ittifaki_1922_1936_h229_5d59d.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye Futbol Federasyonu Nasıl Kuruldu]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/genel-futbol/turkiye-futbol-federasyonu-nasil-kuruldu-h228.html</link>
      <description><![CDATA[Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı, fiili görevine 1923 yılında Federasyonları teşkil etmek suretiyle başlamıştır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:18.0pt">Türkiye Futbol Federasyonu Nasıl Kuruldu</span></strong></p>

<p></p>

<p>Türkiye’de futbol sporunu yönetecek bir Futbol Federasyonu kurulması yolunda ilk teşebbüs <strong>23 Aralık 1913 </strong>günü, Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin Türkiye temsilcisi Selim Sırrı Tarcan tarafından yapılmıştır. Ancak bu güzel teşebbüs ne yazık ki kulüplerin ilgisizliği ve çok geçmeden patlayan Birinci Dünya Savaşı yüzünden yarıda kalmıştır. <strong>1920 </strong>yılında İsviçre'de tahsilden dönen <strong>Galatasaray </strong>takımının eski futbolcularından Yusuf Ziya Öniş beraberinde getirdiği İsviçre Spor Teşkilatı Nizamnamesi üzerinde <strong>Ali Sami Yen</strong>, <strong>Burhan Felek</strong> ve <strong>Nasuhi </strong>(Baydar) beylerle birlikte çalışmalara koyul muş, bunun somuncunda da 20 maddelik bir nizamname ortaya çıkmıştır. Bu dört değerli spor adamı bu nizamnamenin ışığı altında çalışmışlar ve spor kulüplerimizi toplayarak Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı ismi altında, <strong>Türk sporunun</strong> ilk teşkilatını meydana getirmeyi başarmışlardır.</p>

<p></p>

<p>Türkiye <strong>İdman Cemiyetleri İttifakı</strong>, fiili görevine <strong>1923 </strong>yılında <strong>Federasyon</strong>ları teşkil etmek suretiyle başlamıştır. <strong>13 Nisan 1923</strong> günü Şehzadebaşı'ndaki Letafet Apartmanında bulunan Kumkapı Kulübü lokalinde yapılan toplantıda Türkiye Futbol Federasyonu resmen teşekkül etmiştir. 0 gün yapılan seçimler sonunda ilk federasyon başkanı&nbsp;<strong>Yusuf Ziya Öniş</strong> Türkiye Futbol Federasyonunun ilk başkanlığına getirilmiştir.</p>

<p></p>

<p>Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı <strong>15</strong> yıl süre ile faaliyet gösterdikten sonra <strong>1936</strong> yılında yerini Spor Kurumu'na bırakmıştır. Bu kurum iki yıl süre ile Türk sporunu yönetmiş, <strong>1938</strong> yılında <strong>3530</strong> sayılı kanun ile teşekkül eden Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü Türkiye'de sporun yönetimi işini resmen üzerine almıştır. <strong>Şener Erzik</strong>, toplamda 5 kez Federasyon Başkanlığın görevi yapmıştır. Federasyon başkanı '2019' yılı&nbsp;tarihinden itibaren Nihat Özdemir görev almaktır.&nbsp;</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/y.jpg" /></p>

<p><span style="color:#0000cd">Yusuf Ziya Öniş</span></p>

<p><strong>Türkiye futbol Federasyon’un ilk başkanı olan Yusuf Ziya Öniş (Merhum) 1923-1927 yılları arasında bu görevde bulunmuş ve Türk futbolununda temel isimlerden biri olmuştur.</strong></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/h_1.jpg" /></p>

<p><span style="color:#0000ff">Hasan Polat</span></p>

<p><strong><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">1954-1957 yılları arasında bu görevinde bulunmuştur. Hasan Polat aynı zamanda eski milli futbolcularımızdandır. </span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/u_1.jpg" /></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#0000ff">Ulvi Ziya Yenal</span></p>

<p><strong>1949-1952 ve 1954 yıllarında ilk kez yaptığı başkanlık sırasında Türk futboluna büyük yenilikler getirdi.</strong></p>

<p><strong><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/or.jpg" /></strong></p>

<p><span style="color:#0000cd">Orhan Şeref Apak</span></p>

<p><strong>Dört defa başkanlık görevine getirildi. 14 sene süreyle bu mevkide kaldı Türkiye ligleri onun eseridir.</strong></p>

<p><strong><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/mu.jpg" /></strong></p>

<p></p>

<p><span style="color:#0000cd">Muvaffak Menemencioğlu</span>&nbsp;<strong>(1927-1928)</strong></p>

<p><strong><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/an.jpg" /></strong></p>

<p><span style="color:#0000cd">Danyel Akbel</span></p>

<p><strong>(1938-1943)</strong></p>

<p><strong><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/sa.jpg" /></strong></p>

<p><span style="color:#0000cd">Sadi Karsan</span></p>

<p><strong><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">(1943-1948)</span></span></strong></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Türkiye’de Futbol Federasyonu Başkanları </span></strong></p>

<p></p>

<p><strong>1</strong>. Yusuf Ziya Öniş (<strong>1923-1927</strong>)</p>

<p><strong>2.</strong> Muvaffak Menemencioğlu (<strong>1927-1928</strong>)</p>

<p><strong>3. </strong>Hamdi Emin Çap (<strong>1928-1936</strong>)</p>

<p><strong>4.</strong> Sedat Rıza İstek (<strong>1936-1938</strong>)</p>

<p><strong>5.</strong> Danyal Akbel (<strong>1938-1943</strong>)</p>

<p><strong>6.</strong> Sadi Karsan (<strong>1943-1948</strong>)</p>

<p><strong>7.</strong> Vildan Aşir Savaşır (<strong>1948-1949</strong>)</p>

<p><strong>8.</strong> Ulvi Ziya Yenal (<strong>1949-1952</strong>)</p>

<p><strong>9.</strong> Mehmet Arkan (<strong>1952-1952</strong>)</p>

<p><strong>10.</strong> Orhan Şeref Apak (<strong>1952-1954</strong>)</p>

<p><strong>11.</strong> Ulvi Ziya Yenal (<strong>1954-1954</strong>)</p>

<p><strong>12.</strong> Hasan Polat (<strong>1954-1957</strong>)</p>

<p><strong>13</strong>. Orhan Şeref Apak (<strong>1957-1958</strong>)</p>

<p><strong>14.</strong> Safa Yalçuk (<strong>1958-1959</strong>)</p>

<p><strong>15.</strong> Faik Gökay (<strong>1959-1960)</strong></p>

<p><strong>16.</strong> Muhterem Özyurt (<strong>1960-1961</strong>)</p>

<p><strong>17.</strong> Bekir Silahçılar (<strong>1961-1961</strong>)</p>

<p><strong>18.</strong> Orhan Şeref Apak (<strong>1961-1964</strong>)</p>

<p><strong>19.</strong> Muhterem Özyurt (<strong>1964-1965</strong>)</p>

<p><strong>20</strong>. Orhan Şeref Apak (<strong>1965-1969</strong>)</p>

<p><strong>21.</strong> Hasan Polat (<strong>1969-1976</strong>)</p>

<p><strong>22.</strong> Füruzan Tekil (<strong>1976-1977</strong>)</p>

<p><strong>23.</strong> Sabahattin Erman (<strong>1977-1977</strong>)</p>

<p>24. İbrahim İskeçe (1977-1978)</p>

<p>25. Sahir Gürkan (1978-1978)</p>

<p>26. Güngör Sayan (1978-1979)</p>

<p>27. Cemal Saltık (1979-1979)</p>

<p>28. İbrahim İskeçe (1980-1980)</p>

<p>30. Mahzar Zorlu (1980-1980)</p>

<p>31. Doğan Andaç (1980-1980)</p>

<p>32. Yılmaz Tokatlı (1980-1984)</p>

<p>33. Mustafa Kemal Ulusu (1984-1985)</p>

<p>34. Mustafa Kemal Ulusu (1985-1985)</p>

<p>35. Erdoğan Ünver (1985-1986)</p>

<p>36. Erdenay Oflaz (1986-1986)</p>

<p>37. Ali Uras (1986-1987)</p>

<p>38. Halim Çorbalı (1987-1989)</p>

<p>39. <strong>Şener Erzik (Atama)</strong> (1989-1992)</p>

<p>40. <strong>Şener Erzik</strong> (Atama) (1992-1992)</p>

<p>41. <strong>Şener Erzik</strong> (Seçim) (1992-1995)</p>

<p>42. <strong>Şener Erzik</strong> (Seçim) (1995-1996)</p>

<p>43. <strong>Şener Erzik</strong> (Seçim) (1996-1997)</p>

<p>44. Özkan Olcay (Atama) (1997-1997)</p>

<p>45. Abdullah Kiğılı (Seçim) (1997-1997)</p>

<p>46. <strong>Haluk Ulusoy</strong> (Atama) (1997-1997)</p>

<p>47. <strong>Haluk Ulusoy</strong> (Seçim) (1997-2000)</p>

<p>48. <strong>Haluk Ulusoy</strong> (Seçim) (2000-2004)</p>

<p>49. Levent Bıçakçı (Seçim) (2004-2006)</p>

<p>50. <strong>Haluk Ulusoy</strong> (Seçim) (2006-2008)</p>

<p>51. Hasan Doğan (Seçim) (2008-2008)</p>

<p>52. Mehmet Özgenler (Vekaleten) (2008-2008)</p>

<p>53. Mehmet Özgenler (Seçim) (2008-2011)</p>

<p>54. Mehmet Ali Aydınlar (Seçim) (2011-2012)</p>

<p>55. Hüsnü Güreli (2012-2012)</p>

<p>56. <strong>Yıldırım Demirören</strong> (Seçim) (2012-2015)</p>

<p>57. <strong>Yıldırım Demirören</strong> (Seçim) (2015-2019)</p>

<p>58. Hüsnü Güreli (2019-2019)</p>

<p>59. Nihat Özdemir (2019-</p>

<p></p>

<p>Kaynak : ‘’SPOR ANSİKLOPEDİSİ’’ not alınarak ve eklemeler yapılarak yazılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/genel-futbol/turkiye-futbol-federasyonu-nasil-kuruldu-h228.html</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Dec 2020 22:29:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/12/turkiye_futbol_federasyonu_nasil_kuruldu_h228_19401.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“DOPİNG İLAÇLARININ FARMAKOLOJİK İSİM VE ÖZELLİKLERİ]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/saglik/doping-ilaclarinin-farmakolojik-isim-ve-ozellikleri-h227.html</link>
      <description><![CDATA[Trisolaren : Sporcular deri renklerini bronzlaştırmak için kullanırlar Ultraviole ışınları ve güneşe çıkmadan iki saat evvel alınır. Pigmeleri etkileyerek, güneş ışığının vücuttaki toleransını arttırır. Günde iki tabletten en fazla 14 gün kullanılabilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:16.0pt">“DOPİNG İLAÇLARININ FARMAKOLOJİK İSİM VE ÖZELLİKLERİ</span></strong></p>

<p>Aşağıda belirttiğimiz doping ilaçları, bu konuda sizlere genel bilgi verilmek için. alfabetik bir sıra ile bazılarının kısa açıklamaları ve isimleri itibariyle sunulmuştur. Doping kullanan sporcular, bazen de başarılı&nbsp; sporcularda kulladığı ve ceza yediği doping ilaçlar.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">1. Activin</span></strong></p>

<p>Nandrolone Phenylpropionate etki ana maddesinden oluşmakta olup, Durabolin'in İspanyol yapımı versiyonudur.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">2. Adiposinum</span></strong></p>

<p>Daha ziyade yağ yakıcı özelliği olan bir doping maddesidir. Düşük karbonhidrat diyetlerinde kullanılır. Kullananlarda su dengesini bozma ve allerjik reaksiyonlara sebebiyet verir.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">3. Aldactazide ( Spironolactone ve Hydrohclorothiazide)</span></strong></p>

<p>Diüretik (Su atıcı ) bir doping maddesidir. Yarışma öncesi vücutçular tarafından, vücuttan su atarak deriyi kurutmak için kullanılır Gösteriden veya yarışmadan üç gün evvel başlamak üzere, günde iki tablet alınmaktadır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">4. Aldactone (Spironolactone)</span></strong></p>

<p>Özellikle kadın yarışmacılarda bu doping anti-androjen etkisi gösterir. Bu sebeple kadınlar yüksek steroid alımını kestikten sonra bir ile üç hafta arası androjen</p>

<p>seviyesini normal düzeye getirmek için kullanırlar. Bu da su atıcılar gibi kullanıldığı takdirde, bütün diüretikler gibi ciddi seviyede kas krampları, baş dönmeleri ve kalp problemleri yaratabilir.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">5. Anabolicumvister (Qinbolone )</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">6. Anador</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">7. Anadrol (Oxymetholone)</span></strong></p>

<p>Oral olarak kullanılan kuvvetli bir steroid'tir. Kilo aldırıcı ve kuvvetlendiricidir. Çok ciddi tehlikeleri bulunmaktadır. Karaciğerde büyük toksik etki yapmaktadır. Su dengesini bozarak, yüksek tansiyona ve ayrıca saç dökülmelerine sebep olmaktadır. Çok uzun kullanımı karaciğer kanserine yol açmaktadır. Kullanım sırasında baş ve mide ağrıları yapmaktadır. Bırakıldıktan sonra ani kilo ve kuvvet kaybına sebep olmaktadır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">8. Anapolon 50</span></strong></p>

<p>Oral steroidler içinde en etkili olanıdır. 1990 yılında Amerika'da sporcular arasında en çok kullanılan ilaçtı. Korkunç derecede kuvvetlendirici ve geliştirici etkileri en çok daha büyük yan etkileri ve tehlikeleri bulunmaktadır. Bu sebeple, ya Amerika'da yasaklı doping ilaçlarının en önde gelenlerindendir. Cambridge Üniversitesi ’inde yapılan araştırmalar neticesinde, öldürücü ilaçlar arasında gösterilmiştir.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">9. Anavar (Oxandrolone )</span></strong></p>

<p>Yapılan araştırmalarda, hafif dozlar ile fazla yan etkiler göstermeyen nadir doping ilaçlarından biridir. Hafif ve düşük Androjen Steroid'idir. Genelde de bu sebeple birçok kadın ve erkek sporcu tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Oxandrolone, özellikle kadınlar için Osteoporose'u engellemek ve çocuklar için ise, boy uzamasına yardımcı olmak üzere üretilmiştir. Çocukların gelişimini durdurmayan nadir steroidlerden biridir.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">10. Andriol </span></strong><span style="font-size:12.0pt">( Testesterone undecanoate )</span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">11. Android</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">12. Androtardyl</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">13. Aqueous</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">14. Bolasterone ( Myagen )</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">15. Broncoterol</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">16. Cheque Drops ( Mibolerone</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">17. Clembumar</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">18. Clenbuterol</span></strong></p>

<p>Son zamanlarda vücutçular tarafından ilgi görmektedir. Senelerce "<strong>Astım</strong>" ilaç olarak kullanılmıştır. Kas gelişimini ve yağ kaybettirmeyi sağlar. Anabolik steroidlere ergojenik yardımcı olarak da kullanılmaktadır. Kuvvet ve ölçü kazandırmada oldukça tesirlidir. Özellikle yarışma hazırlıklarında doping bırakıldığı zaman da kullanılmaktadır. Baş ağrısı, uykusuzluk ve sinire yol açabilir.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">19. Clomid ( Clomiphene citrate)</span></strong></p>

<p>Uzun süreli steroid kullanımından sonra, erkek ’deki testesteron seviyesini normal dizeye getirmek için kullanılmaktadır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">20. Cytomel ( Liothyronine sodium)</span></strong></p>

<p>25 lik 100 tablettir. Triacana olarak da kullanılır Steroid olmayıp, Thyroid hormon dopingi olarak yarışma öncesi bazı sporcular tarafından kullanılmaktadır. Karbonhidrat metabolizmasını ve protein lipidini arttırır. Yüksek kalori diyetinde özellikle kullanılır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">21. Decaurabolin (Nandrolone decanoate ) 200 Mgr./vial, 1 cc. Veya2 cc.</span></strong></p>

<p>Deca- Durabolin'in anabolik etkisi çok güçlüdür. Kas gücũ ve gelişmesini çok çabuk etkilediğinden, vücutçular ve kuvvet sporu yapanlar tarafından çok rağbet edilmektedir. Androjenik etkisi ise normaldir. Normal dozlarda karaciğer toksitesi de düşüktür. Bunu kullanan birçok sporcuda Testesteron kadar olmasa bile, su birikmesi görülür. Eklem ağrılarından rahatsız olan vücutçular için en uygun steroid'tir. Tendonları kuvvetlendirdiği için, özellikle vücutçularda çok görülen omuz, diz ve dirsek tendonu ağrılarını geçirip, sporcunun rahat çalışabilmesini sağlamaktadır. Tercih edilmesinin bir diğer sebebi ise, "Kortizon" isimli salgıyı bloke etmesidir. Çünkü kortizon'un hücre yıkımı ile ilgisi vardır. Ancak doping testlerinde 12 aya kadar bulgu vermektedir.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">22. Delatestrl</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">23. Denistenil</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">24. Depo - Testesterone</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">25. Dianobol</span></strong> ( Methandrostenolone )</p>

<p>Çok etkili bir oral steroid'tir. Amerikalı sporcuların kullandığı ilk steroidlerdendir. Dianobol'ün protein sentezinde güçlü bir etkisi vardır. Kalsiyum-bilançosu üzerinde de yoğun bir tesiri olmaktadır. Genel metabolizmanın güçlendirilmesinde ve protein yapımını gerektirecek tüm hastalıklarda kullanılır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">26. Drive</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">27. Dinatrofon</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">28. Drolban</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">29. Durabolin</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">30. Dyazide</span></strong></p>

<p>Çokçabuk etki gösteren bir steroid'tir.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">31. Dynabolon</span></strong></p>

<p>Çok kuvvetlendirici ve geliştirici bir etkiye sahiptir.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">32. Equipoise</span></strong></p>

<p>Veterian bir steroid'tir.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">33. Esiclene</span></strong></p>

<p>Özellikle küçük kas guruplarına ( Biceps, calf ve deltoid gibi ) lokal olarak enjekte edilerek o bölgedeki performansı artıran ve 20-30 saatlik bir süre ile uygulandığı yere ölçülü ve definisyonlu bir görüntü kazandıran bir ilaçtır. Bilhassa yarışmam şovlarında çok kullanılmaktadır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">34. Estandorm</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">35. Femedrole</span></strong></p>

<p>Fazla androjen içermediğinden, özelikle kadınlar tarafından kullanılan bir steroxo türüdür.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">36. Ferbolico</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">37. Finajet</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">38. Gaba ( Gamma Amino Butric Acid )</span></strong></p>

<p>Vücutçular tarafından çok kullanılan, Growth hormonu geliştirici bir preperattır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">39. Genabol</span></strong></p>

<p>Oral steroid olup, ayrıca multi-vitamin ve mineral ihtiva eden bir ilaçtır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">40. Genetonorm</span></strong></p>

<p>Growth hormonun bir başka yapımı olan, sentetik versiyonudur.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">41. GHB (Gamma Hidroxy Butyrate )</span></strong></p>

<p>Gaba gibi büyüme hormonu seviyesini yükselten bir ilaçtır. Doksan dakika içinde plazmada en yüksek seviyesini bulmaktadır. Birçok hastalığın tedavisinde yardımcı etkisi maddesi olarak, örneğin, uykusuzluk, gerginlik, alkol ve uyuşturucu alışkan alışkanlıkların, taşikardi, seksüel psikolojik gerginlik ve sorunlarda kullanılmaktadır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">42. Epo (Erythropoitein )</span></strong></p>

<p>Sentetik olarak<strong> DNA</strong> tekniğine dayanmaktadır. Kandaki oksijen kapasitesini arttırarak performans gelişimini sağlar. Kansızlıkta etkilidir.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">43. Growth Hormone</span></strong></p>

<p>Growth hormonu, <strong>191 aminoasitten</strong> oluşan bir polipeptit hormonudur. İnsanda hipofizden salgılanır ve bu miktar günde <strong>0.5 -1.5 LE. </strong>arasındadır. Ancak salgılanması bazı koşullarda söz konusu olmaktadır. (<strong>Antrenman, uyku, stres, düşük kan şekeri vs. gibi.</strong>) Burada bilinmesi gereken en önemli nokta; <strong>Growth</strong>'un vücuda direk olarak etkide bulunmadığı, ancak karaciğeri bazı maddeleri üretmek için kamçıladığı şeklinde fonksiyon gördüğüdür. Burada asıl problem, karaciğerin bu maddeleri ancak belirli sınırlarda üretebildiğidir. Yani, growth enjekte edildiğinde, tek başına etkili olmamakta, büyüme ve gelişme ile ilgili maddelerin üretimini hızlandırmaktadır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">44. Halostein</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">45. HCG ( Human Chorionic Gonadotrophin ) Pregnly</span></strong></p>

<p>Hamile kadınların idrarından elde edilen naturel bir insan plasentasıdır. Erkek hormonu değildir. Ancak erkeklerdeki testislerin daha fazla testesteron hormonu üretmesini sağlar. Aşırı testesteron içeren steroidler, vücudun kendi testesteron üretimini durdurur. Pregnly ise bu üretime yardımcı olarak erkeklik hormonu seviyesini yükselterek testisleri çalıştırır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">46. Humatrope</span></strong></p>

<p>Sentetik bir Growth hormondur.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">47. Kallı Orotas (Diron, Oropur )</span></strong></p>

<p>Steroid olmayıp, bir çeşit protein terkibidir.</p>

<p><strong>48. K.H.3 (Procaine HCL)</strong></p>

<p>Kas ve tendon ağanları için kullanılmaktadır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">49. Lasix (Furosemide )</span></strong></p>

<p>Kuvvetli bir su atıcı olup, yarışmalardan evvel vücuttaki suyun atılması için çok Kullanılır. Ancak bu ilaç vücutta potasyum ve sodyum kaybına yol açarak, hücredeki suyu da azaltmak suretiyle kasların küçülmesine neden olur.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">50. Laurabolan</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">51. Legalon</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">52. Lipidax</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">53. Liv -52</span></strong></p>

<p>İştah açıcı ve vücudu daha iyi hissettiren, Hint yapımı exotik bir ilaçtır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">54. L-Dopa (Levodopa )</span></strong></p>

<p>Vücuttaki Growth hormon seviyesini yükselten bir amino-asit çeşididir. Özelikle <strong>Parkinson</strong> hastalığının tedavisinde kullanılır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">55. Lontanyl ( Testesterone DC 1)</span></strong></p>

<p>Ölçü ve kuvvet arttıran, fakat su toplanmasına neden olan bir testesteron'dur.</p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">56. Masteron</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">57. Maxibol ( Coenzyme B-12 )</span></strong></p>

<p>Yüksek enerji harcamalarında, bilhassa kuvvet sporlarında enerji seviyesini yükseltmek için kullanılır. Ayrıca, iştah açıcı ve moral yükseltici fonksiyonlar da vardır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">58. Maxibolin (Ethlestrenol)</span></strong></p>

<p>Düşük androjen içeren oral bir steroiddir.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">59. Metanabol</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">60. Metandiabol</span></strong></p>

<p>Vetenerian bir steroid olup, dianabol'un bir nevi likit versiyonudur. Androjenik, su toplayıcı ve toksik etkisi vardır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">61. Metandren ( Methyltestesterone)</span></strong></p>

<p>Çok yüksek androjenik ve anabolik oral testesterone'dur. Su toplayıcı ve toksik etkisi vardır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">62. Methandriol Dipropionate ( Methyand rostenediol )</span></strong></p>

<p>Yüksek anabolic ve androjenic steroiddir. Kuvvet ve kilo geliştirir.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">63. Methybol</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">64. Methyluracilum (Methazil )</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">65. Nandrobolin</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">66. Nanadrolin</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">67. Nanorm</span></strong></p>

<p>Sentetik bir growth hormon çeşididir.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">68. Naprosyn ( naproxen )</span></strong></p>

<p>Non-stereoid olup, romatizmal arthritis ve sancılı hastalıklarda, spor sakatlıklarında çok kullanılır ancak, ciddi mide problemlerine yol açarak, ülsere ve mide kanamalarına da sebebiyet verebilir.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">69. Nerebol</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">70. Nerefor</span></strong></p>

<p>B vitamini türevidir iştah açmak ve enerji seviyesini yükseltmek için kullanılmaktadır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">71. Nilevar ( Norethandrolone )</span></strong></p>

<p>Ölçü ve kuvvet arttırmak için kullanılır. Son derece tokxic ve su tutucudur.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">72. Nolvadex ( Tamokxifen Citrate )</span></strong></p>

<p>Non-steroidal ve anti-estrogen'dir. Estrogen'e bağlı tümörlerde ve göğüs kanserinde kullanılır. <strong>Toksik olmayıp</strong>, sporcular tarafından <strong>anti-estrogen </strong>olarak kullanılır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">73. Norabolin</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">74. Norditropin</span></strong></p>

<p>191 <strong>amino-asitten </strong>meydana getirilmiş senteteik bir growth hormon türevidir.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">75. Oral-Trinabol ( Methylclostebol</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">76. Oreton</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">77. Pantestone</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">78. Parabolan (Trenbolone )</span></strong></p>

<p>Yüksek toksik etkili ve yüksek tansiyona neden olan bir ilaçtır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">79. Permastril (Dromostanolone )</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">80. Pesomax</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">81. Pelenastril</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">82. Primobolan Acetate ( Methenolone Acetate )</span></strong></p>

<p>Avrupa'da çok tutulan bir steroid'tir. Düşük androjenik etkisi olup, karaciğere fazla toksik etkisi yoktur.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">83. Primobolan Orals</span></strong></p>

<p>Primobolan'ın kuvvetli formudur. Çok düşük androjen ve yüksek anabolik etkisi olan bir steroid'tir. Kuvvet ve ölçü aldırıcı özelliktedir ve kadın sporcular tarafından çok tutulmaktadır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">84. Primobolan Depot ( Methonolone Depot )</span></strong></p>

<p>Bu ilacın anabolizan ( Metabolizmaya bağlı ) etkisi, androjen (<strong>Hormonal </strong>) etkisinden daha fazladır. Anî bir kuvvet ve hacim artışı görülmez. Fakat uzun bir zaman diliminde kaliteli bir kas yapısı sağlamakta olup, kadınlar için en az zararlı bir doping ilacıdır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">85. Primodian Depot</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">86. Primoteston Depot</span></strong></p>

<p>Yüksek dozda androjenik ve anabolik steroid içeren kuvvetli bir testesteron'dur.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">87. Primrose Oil</span></strong></p>

<p>Bir supplement olup, steroid değildir. Steroid kullananlar için naturel ve faydalı bir beslenme katkısı olarak kullanılmaktadır. Sağlık ürünleri satan mağazalarda <strong>Evening Primrose Oil </strong>veya <strong>Gamma Oil </strong>olarak da bulunmaktadır. Çeşitli bitkilerden elde edilen yağlı bir bileşik olup, steroidlerin zararlı etkilerini azaltmaya yardımcı olmaktadır. Karaciğeri takviye eder, kolestrol seviyesini düşürür ve tansiyonu düzenler.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">88. Pronabol</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">89. Protabol</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">90. Protropin</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">91. Proviron ( Mesterolone )</span></strong></p>

<p>Oral bir androjenik steroid'tir. Su tutucu ve toksik etkisi nisbeten azdır. Kadınlar tarafından çoklukla kullanılmakta olup, kaslara sert bir görünüm kazandırır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">92. Saizen</span></strong></p>

<p>Bir growth hormon türüdür.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">93. Sanasolum</span></strong></p>

<p>Yarışmalardan önce potasyum yüklemelerinde kullanılır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">94. Slowk ( Potasyum Chloride )</span></strong></p>

<p>Kuvvetli bir potasyum supplement'idir. Bilindiği gibi yarışmalardan evvel vücutçular, vücutlarındaki suyu atmak için zararlı olan su atıcıları kullanmaktadırlar. Bu durum büyük ölçüde su ve potasyum kaybına neden olmaktadır. Bu durum, kaslardaki suyun kaybına neden olup, onları küçültür ve ayrıca vücudun elektrolit dengesi de bozulur. Su atıcılar, her gün vücuttan <strong>3.000 Mgr. potasyum </strong>rezervi tüketmektedir. Bunun sebep olduğu kramplardan poz verilemeyecek durumlar, hatta ölümler dahi meydana gelmektedir.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">95. Sten</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">96. Steranabol</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">97. Strombaject</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">98. Somatonorm</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">99. Sustanon</span></strong></p>

<p>Dört değişik testesterone'un karışımından meydana getirilmiş etkili bir ilaçtır. Androjen etkisi vardır, fakat daha az su tutar. Çeşitli spor dalları ve vücut sporu yapanların Dünya'da uzun süredir en çok kullandıkları doping ilaçlarından biridir. Kolay ve ucuz bulunduğu için çok kullanılmasına rağmen zararları da oldukça fazladır. Akne, agresiflik, seksüel artış, yağlı cilt, saç dökülmesi, vücudun normal erkeklik hormonu (Testesteron) üretiminin azalması ve karaciğer toksitesinin artması vs. sayılabilir.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">100. Sybolin</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">101. Teslac (Testolactone )</span></strong></p>

<p>Androjenic stereoid'tir.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">102. Testex</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">103. Testesterone Retard Teramex</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">104. Testesterone Cypionate</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">105. Testesterone Enanthate</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">106. Testesterone Propionate</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">107. Testesterone Suspension</span></strong></p>

<p>Yaklaşık 40 yıllık bir geçmişi olan eski bir drojenik'tir. Ölçü ve kuvvet gelişiminde çok etkilidir. Yüksek androjen olduğundan su toplatır, karaciğerlik hormonu faaliyetlerine çok zararlıdır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">108. Testesteron Teramex</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">109. Testoviron</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">110. Testeviron depot</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">111. Thiomucase</span></strong></p>

<p>Steroid değildir, fakat doping sistemini hızlandırarak etkiler. Ufak iğneler şeklinde olup, yağlı bölge ve deriye tatbik edilir. Oral olarak alınan tabletleri de vardır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">112. Trisolaren</span></strong></p>

<p>Sporcular deri renklerini bronzlaştırmak için kullanırlar Ultraviole ışınları ve güneşe çıkmadan iki saat evvel alınır. Pigmeleri etkileyerek, güneş ışığının vücuttaki toleransını arttırır. Günde iki tabletten en fazla <strong>14</strong> gün kullanılabilir.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">113. Vebonol</span></strong></p>

<p>Bir veteriner steroid'tir. Özellikle atlar üzerinde kullanılan çok anabolik, fakat az androjenik bir ilaçtır.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">114. Winstrol</span></strong></p>

<p>Sporcuların en çok tuttuğu anabolik steroidler arasındadır. Definition ve gücü kas yapımına yardımcı olur. Örneğin ünlü atlet Ben Johnson'un mucizevi derecelerini yaptıran bir anabolizandır.</p>

<p></p>

<p>Kaynak: “Herkes İçin Spor” kitabından yazılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/saglik/doping-ilaclarinin-farmakolojik-isim-ve-ozellikleri-h227.html</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Dec 2020 19:34:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/12/doping_ilaclarinin_farmakolojik_isim_ve_ozellikleri_h227_1903d.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Futbolun Kökeni]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/spor-gundem/futbolun-kokeni-h226.html</link>
      <description><![CDATA[İlk uluslararası maç, 1872 yılında İngiltere ile İskoçya arasında oynandı ve 1888 yılında İngiltere’de ilk futbol ligi kuruldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:20.0pt"><span>Futbolun Kökeni</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:28.0pt"><span>İ</span></span><span style="font-size:14.0pt"><span>lk bakışta <strong>Victoria</strong> dönemi <strong>İngiltere</strong>’sindeki bir birahaneyi dünyanın en büyük ve en popüler sporunun doğduğu yer olarak hayal etmek zor olabilir; ama <strong>1863</strong>’te İngiltere’nin başkenti <strong>Londra</strong>’da <strong>Freemason’s Birahanesi’n</strong>de <strong>12</strong> kulüp temsilcisi <strong>F</strong>utbol <strong>F</strong>ederasyonu’nu (<strong>FA</strong>) kurup oyunun kurallarını belirlemiştir. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt"><span>Tarihteki Gizem </span></span></strong></p>

<p>Futbolun atası kabul edelin oyunun ilk olarak nerede oynandığını kimse bilmiyor. Antik Yunanlılar <strong>episkiros</strong> veya <strong>feninde</strong> olarak bilinen, Romalılar ise <strong>harpastum</strong> adından bir oyun oynarlarmış. <strong>2000 </strong>yıl öncesinde dayanan resimlerde <strong>tsu chu </strong>adlı antik Çin oyununu oynayan kadın ve erkek figürleri vardır. Bu oyunda oyuncular, içi doldurulmuş hayvan derisinden bir topu 10 m yükseklikteki bambu kale direklerinin üzerinden geçirmeye çalışırlarmış. <strong>Ch</strong>’ in hanedanlığı sırasında (<strong>M.Ö.255-206</strong>), askerleri eğitmek için kullanılan yöntemlerden biri de bir çeşit tsu chu idi. Ortaçağ Avrupa’sında, ayaktakımından oluşan büyük kalabalıkların oynadığı futbol oyunu o kadar acımasız ve şiddet doluydu ki Fransa lideri <strong>V. Charles</strong> ve İngiliz lider <strong>Oliver Cromwell</strong> gibi bazı liderler, ülkelerinden bu sporu yasaklamaya çalıştı. Ayaktakımı futbolun aksine, İtalyan <strong>calcio </strong>oyununu ilk kez <strong>16.</strong> Yüzyılda aralarından papaların da olduğu din görevlileri ve aristoklar tarafından oynandı. Her bir takım 27 oyuncudan oluşturdu ve gol, topu sahanın kenardaki belirli bir noktanın üstünden el veya ayakla geçirerek atılıyordu.</p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt"><span>Organize Olmak </span></span></strong></p>

<p><strong>18</strong>. yüzyılın sonlarına, <strong>19</strong>. Yüzyılın başlarına gelindiğinde topu tekmelemek ve koşturmaktan ibaret olan oyun, İngiltere’de devlet okullarında ve üniversitelerde oynanıyordu: ama kurallar her yerde farklılık gösteriyordu. <strong>1848</strong>’de, <strong>Camridge </strong>Üniversitesi’ndeki oyuncular futbolun ilk kurallarını belirlediler. Oyuna bir düzen getirme gerişimi ise sınırlı kaldı. İşte bu yüzden <strong>1863</strong>’te 12 kulübün temsilcileri (Aralarında Crusaders, <strong>No Names</strong> of <strong>Kilburn</strong> ve <strong>Crystal Palace</strong> takımlarının temsilcileri de vardı) Londra’da bir araya geldi. <strong>FA</strong>’yı (federasyon) kurdular, oyunun kurallarına geliştirdiler ve sekiz yıl sonra dünyanın halen devam eden en eski kupa müsabakasını, Federasyon Kupası’nı oluşturdular. İlk uluslararası maç, <strong>1872 </strong>yılında <strong>İngiltere</strong> ile <strong>İskoçya </strong>arasında oynandı ve <strong>1888</strong> yılında İngiltere’de ilk futbol ligi kuruldu.</p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt"><span>Futbolun İhracatları &nbsp;&nbsp;</span></span></strong></p>

<p><strong>19.</strong> yüzyılın sonlarında futbol, dünya çapında hızla yayıldı. Oyun, ilk kez İngiliz oyuncular tarafından Avrupa ülkelerine, özellikle de <strong>koloni</strong> ülkelerine ihraç edildi. <strong>Ruslar</strong>ın futbolla tanışması <strong>1887</strong> yılında değirmen sahibi iki İngiliz <strong>Charnock</strong> Kardeşler aracılığıyla gerçekleşti. Altı yıl sonra ise İtalya’da oturan bir İngiliz, İtalya’nın en eski lig kulübü olan <strong>Genoa</strong>’yı kurdu. <strong>1885</strong>’te <strong>Kanada</strong>, <strong>ABD</strong>’yi Ameraki’da oynanan ilk uluslararası maçta <strong>1-0</strong> mağlup etmeyi başardı. <strong>Arjantin</strong>’de oturan İngiliz ve <strong>İtalya</strong> vatandaşları <strong>1865</strong>’te <strong>Güney Amerikan</strong>’ın ilk kulübü <strong>Buenos Aires</strong>’nin kurulmasına öncülük etti. Güney Amerika’nın ilk ligi <strong>28 </strong>yıl sonra kuruldu. 1904’te <strong>FİFA</strong>, <strong>Paris</strong>’te yedi üye tarafında kuruldu: <strong>Belçika</strong>, <strong>Danimarka</strong>, <strong>Fransa</strong>, <strong>Hollanda</strong>, <strong>İspanya</strong> (<strong>Madrid FC</strong> temsil ediyordu), <strong>İsveç</strong> ve <strong>İsviçre</strong> zaman içerisinde FİFA dünya futbolunda egemen örgüt haline geldi. <strong>1930</strong>’da üyesi olan <strong>45 </strong>ülke vardı; <strong>1960’</strong>ta bu sayı <strong>95</strong>’i buldu. Mayıs 2004’te, <strong>FİFA</strong> bir Pasifik adası ulusu olan Yeni <strong>Kaledonya</strong>’yı 205’inci üyesi olarak kabul etti.</p>

<p>Kaynak:’’Futbolun Ansiklopedisi’’den yazılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/spor-gundem/futbolun-kokeni-h226.html</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Dec 2020 00:37:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/12/futbolun_kokeni_h226_1d2b8.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ESKRİM]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/yasam/eskrim-h225.html</link>
      <description><![CDATA[Eskrim bugün bütün dünyanın her yerinde aynı büyük merak ve heyecan toplan bir spor dalıdır. Hedef eldeki silahla rakibin  vücuduna temas etmektir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:center"><strong><span style="font-size:28.0pt">ESKRİM</span></strong></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:center"><span><span style="font-size:36.0pt">K</span><span style="font-size:16.0pt">ılıcın insanoğlunun yaşantısının içine girmesi <strong>tunç</strong> devri ile başlamıştır. <strong>Prehistorik </strong>devrin başlangıcı sayılan madenlerin bulunması insanoğlunun yaşantısı önemli ölçüde etkilenmiştir. Bulduğu tunçtan önce balta yapan insanoğlu sonra bu madeni <strong>kılıç</strong> haline getirmiştir.<span style="font-size:18px">&nbsp;</span></span></span><span style="font-family:Verdana,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Eskrim bugün bütün dünyanın her yerinde aynı büyük merak ve heyecan toplan bir spor dalıdır. Hedef eldeki silahla rakibin vücuduna temas etmektir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Tarih, en iyi kılıçların demiri bulan <strong>Türkler tarafından </strong>yapıldığını yazar. İnsanoğlunun savaş alanlarında yeni zaferlerin yolunu açan kılıç ülkelerin yaşantısında da pek büyük büyük rol oynamıştır. İnsanoğlunun, savaşta hayati bir önem taşıyan kılıcın her zaman en iyi şekilde kullanabilme imkânlarına sahip olmak için bunu sulh zamanlarında da elinden bırakmamıştır. Bu talimler de bugün <strong>“Eskrim”</strong> adına verdiğimiz ortaya çıkmasına sağlanmıştır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Önce gladyatörlerin elinde bir ölüm-kalım sporu olarak görülen eskrim zamanla yumuşak bir hüviyete bürünmüş ve “şövalye sporu” halini almıştır. <strong>On altıncı yüzyılın İtalyanlar</strong> tarafından bugünkü haline pek yakın esaslar içine alınan eskrime zamanla <strong>İspanyollar</strong> ve <strong>Fransızlar</strong> yeni esaslar eklemişler ve ortaya bugün ki modern eskrim çıkmıştır. </span></span></p>

<p></p>

<p style="text-align:center"><span><strong><span style="font-size:28.0pt">Türkiye’de Eskrim</span></strong></span></p>

<p><span><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Eskrim</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> sporun Türkiye’ye gelişi geçtiğimiz yüzyılın sonlarına rastlandı. Bu konuda öncülüğü yapan kişi <strong>Muallim Hüsnü Bey </strong>olmuştur. Muallim Hüsnü Bey’in, büyün dünyada pek yaygın bir hal almakta olan eskrim sporun Türkiye’de ilk öğrettiği kimseler arasında <strong>Fuat, Refik </strong>ve <strong>Ömer Lütfi </strong>beyler bulunmaktadır. Bu gençler ilk ciddi müsabakalarını, <strong>1903 yılında Yıldız Sarayı</strong>’nda <strong>Padişah 2. Abdülhamid’</strong>in huzurunda İtalyan eskrimcilerine karşı yapmışlardır. Bu karşılaşmada genç <strong>Türk eskrimcilerin</strong> İtalyanlar karşısında gösterdikleri büyük başarı padişahı pek memnun bırakmış ve </span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">2. Abdülhamid</span></strong><span style="font-size:16.0pt">’in emriyle bu spor bütün askeri mekteplerin tedrisat programı içine alınmıştır. Bu arada İtalyanlara karşı fevkalade maçlar çıkaran <strong>Fuat</strong> (Balkan) Bey de padişahın emriyle <strong>Edirne</strong>’deki <strong>Harbiye Mektebi</strong>’nin eskrim hocalığına tayin edilmiş. </span></p>

<p></p>

<p style="text-align:center"><span><strong><span style="font-size:28.0pt">Türkiye’de İlk Kulüp</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Suat </span></strong><span style="font-size:16.0pt">(Balkan) Bey, çok geçmeden yakın arkadaşı <strong>jimnastikçi Mazhar</strong> </span> <span style="font-size:16.0pt">(Kazancı) hoca ve kardeşi <strong>Hikmet</strong> (Balkan) beyle birlikte, <strong>Beşiktaş</strong>’taki evlerin altında “<strong>Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü</strong>”nü kurmuştur. Bu kulüp yalnız aletli jimnastik, <strong>eskrim</strong> ve <strong>halter</strong> dallarıyla meşgul olmuş, semtin birçok gençleri bu kulüpte jimnastik, eskrim ve halter öğrenmişler, bu sporla meşgul olmuşlardır. </span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">1923 </span></strong><span style="font-size:16.0pt">yılında <strong>Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı</strong>’nın kuruluşunu müteakip Eskrim <strong>Federasyon Başkanlığına Fuat</strong> (Balkan) Bey getirilmiştir. Fuat Balkan <strong>1938</strong> yılına kadar bu görevde bulunmuş ve eskrim sporunun Türkiye’de yerleşip kökleşmesine pek büyük rol oynamıştır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/E.jpg" /></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#0000cd">Enver Balkan 1931 Balkan Şampiyonluğu kupası ile.</span></strong></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">1924 Paris Olimpiyat Oyunları</span></strong><span style="font-size:16.0pt">’n da Türk eskrimcileri ilk kez Avrupa sahalarında görüşmüşler ve Fuat Balkan eskrimde <strong>Ay-Yıldızlı formayı</strong> ilk sporcu olmuştur. Bunu <strong>1928</strong> Amsterdam Olimpiyatları izlemiştir. Bu oyunlarda Türk eskrimi Fuat Balkan, Mülazim Muhiddin ve Mülazim Nami beyler tarafından temsil olunmuştur. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>1929 </strong>yılında Robert College’in beyaz Rus asıllı jimnastik öğretmeni ve çarlık Rusya’nın çok iyi bir eskrimci olan <strong>Nadolsky</strong>, <strong>Milli Eskr</strong>im Takımımızın antrenörlüğüne getirilmiştir. Nadolsky, <strong>1938</strong>’e kadar devam eden görevinde teknik yönden Türk Eskrimciliğine pek büyük katkılarından bulunmuş ve sayısız elemanlar yetişmiştir. </span></span></p>

<p></p>

<p style="text-align:center"><span><strong><span style="font-size:28.0pt">Eskirimde İlk Büyük Başarı</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">1931 </span></strong><span style="font-size:16.0pt">yılında <strong>Atina</strong>’da yapılan Balkan Oyunları’nda Türk eskrimcisi Enver Balkan’ın kazandığı şampiyonluk eskrim tarihimizin ilk büyük başarısını teşkil etmiştir. </span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">1936 </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Berlin Olimpiyat oyunları, ilk bayan sporcular Türk eskrimciliğine büyük bir merhale teşkil edilmiş, iki bayan eskrimcimiz, <strong>Suat (Aşeni</strong>) ve <strong>Halet </strong>(<strong>Prof.Çambel</strong>) hanımlar Olimpiyat tarihinin ilk <strong>Türk bayan sporları</strong> olarak <strong>Berlin</strong>’de Ay-Yıldızlı formayı giymişlerdir. </span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">1938</span></strong><span style="font-size:16.0pt">’e kadar süren bu devrinin ünlü isimler arasında <strong>Refet Ürgenalp</strong>, <strong>Rıdvan Bora</strong>, <strong>Halim Tokmakçıoğlu, Cihat Teğin</strong>, <strong>Orhan Adaş</strong>, <strong>İlhami Çene Rıza Arseven </strong>ve <strong>Said Tayla</strong> yer almaktadır... </span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: “Spor Ansiklopedisi” kitabından yazılmıştır. </span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/yasam/eskrim-h225.html</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Dec 2020 21:19:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/12/eskrim_h225_1a173.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MODERN YÜZÜCÜLÜK VE DALICILIK]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/saglik/modern-yuzuculuk-ve-dalicilik-h224.html</link>
      <description><![CDATA[Sualtı sporları Avrupa ülkelerinde pek çok teknik imkân ve gelişmeler sayesinde modern bir hüviyete bürünmüştür.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:20.0pt">MODERN YÜZÜCÜLÜK VE DALICILIK</span></strong></p>

<p><span><strong><span style="font-size:24.0pt">M</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">odern</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> çağımızda <strong>mavi </strong>dünyanın esrarlı âlemini yakından görmek ve tanımak her insanın arzusu olmayabilir. Fakat bu konuya eğilmiş olanlar, mavi dünyanın <strong>zümrüt yeşili derinliklerinde</strong> sayısız canlı ve henüz nitelikleri keşfedilmemiş <strong>yaratıklar</strong> olduğu bilirler. Bu <strong>canlı </strong>varlıkların ayrı ayrı dünyaları, çeşitli alemleri, hatta ve hatta kuralları ve yasaları vardır. Aynen insan topluluklarında olduğu gibi...</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Sizlere yaşantılarını anlatacağımız bu canlılar <strong>sualtı</strong> tabiat kurallarına bağlı olarak yaşarlar. Bu kural ve <strong>yasalar</strong>, yeryüzü cennetinin <strong>yaratıklarını yöneten kurallarla</strong> kıyasladığı takdirde çok, hem de pek çok farklar görülür. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Öyle ki, sualtı sakinlerinin kanunları tetkik edildiğinde insanoğlu heyecan fırtınasına kapılmaktan kendini alamaz. </span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Bu sporun heyecanını kısa</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt"> özetleyelim</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> : Sualtı cennetinde bir canlının yaşaması diğerinin hayatına mal olur !</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">İşte bu esrar perdesini bizzat aralamak isterseniz çağımızın sporu olan [<strong>Modern Yüzücülük ve Dalgıçlık</strong>] öğrenmeniz gerekir.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Amatör </span></strong><span style="font-size:16.0pt">bir dalıcı mı olmak istiyorsunuz? O halde şimdi dinleyiniz: [<strong>Yapamam</strong>] endişesine kapılıp, işin başında, bu teşebbüsten vazgeçmeyiniz. Sıhhatinize güvendiğinize göre, her <strong>spor</strong> gibi bunun da üstesinden geleceğinizden hiç şüpheniz olmasın. Öncelikle, bu sporla ilgili araçları tanımak ve onları kullanma şekillerini öğrenmekle işe başlayabilirsiniz.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:18.0pt">Şimdi yapacağınız işleri sıralayalım:</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Önce tam teşekküllü bir <strong>hastaneye başvurup</strong>, doktorların veya aile doktorunuzun tavsiyesini alınız. Bu <strong>sağlık</strong> kontrolü sırasında <strong>kalp</strong>, akciğerler ve duyma organlarının sağlık durumlarını iyice tespit ettirmelisiniz.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Ancak bu üç organdan birisinin arızalı olması halinde, sualtı sporuna hiç heveslenmeyiniz. İş bu kadarla da bitmez. Her işin başı sağlık demiştik. Sağlık için başta gelen şart ise sağlam bir psikolojik yapıya da sahip olabilmektir. Hele, hele sualtı sporu yapacak olanların ruhsal yapılarının sağlam değil.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Sapasağlam olması gerektir. <strong>Dalış</strong> sırasında doğabilecek tehlikeli durumlar ansızın paniğe kapılmak insanın başına umulmadık tehlikeler getirir. Demek ki, <strong>sualtı sporunun</strong> birinci şartı soğukkanlılıktır. Bu da ancak sağlam irade ile mümkün olur. <strong>Heyecanlı, evhamlı, korkak, çekingen </strong>kimselerin, bu işe&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">başlamadan vazgeçmeleri de tavsiyelerimizin başında yer alır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Baştan beri sıraladığımız şartları göz önünde tutup, <strong>sualtı </strong>sporuna karar vermişseniz artık korkmanıza hiçbir sebep kalmaz. Modern <strong>yüzücü</strong> ve <strong>dalıcılık</strong> bu karardan sonra o kadar kolaylaşır ki sormayın. Orta derecede yüzme bilen herkes bu işi rahatlıkla yapabilir. Bu bakımdan hiç endişeniz olmasın.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">İşin tarihçesi</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> ile konuya girelim. <strong>İkinci Dünya</strong> savaşı yıllarında [<strong>Kurbağa Adam</strong>] gibi terimler ortada dolaşmağa başlamıştı. Savaş bitiminden sonra sualtı sporuna öyle bir ilgi başladı ki, kısa zamanda moda halini aldı. Nereden nereye diyeceksiniz. Savaş taktikleri ve buluşları zamanla cemiyetlerde moda olup, çıkıveriyor. Ne var ki, sualtı alemine dalış, savaş sebebiyle kendisini gösteriyor. Bugün ülkemizde yeni yeni bağımsız bir spor dalı haline gelen sualtı sporları gerçekten istikbal vadetmektedir.</span></span></p>

<p></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/m_5.jpg" /></p>

<p><span style="color:#0000cd"><span style="font-size:12px"><strong>TÜRK BALIKADAMLAR KULÜBÜ </strong></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Sualtı sporları için çeşitli ülkelerde son zamanlarda kulüple kurulmuş, bu kulüpler federe hale gelmiş, hatta bazılarında <strong>federasyon</strong> şekline dahi dönüşmüştür. Ve, merkezi <strong>Paris</strong>'te bulunan (<strong>C.M.A.S.</strong>) Dünya Balıkadamlar <strong>Konfederasyonu</strong>, bu federasyonlar sayesinde meydana gelmiştir. Sualtı sporları böylece beynelminel bir spor olmuştur. Bu spor dalında çeşitli ülkeler karşılıklı müsabakalar düzenlemektedirler. Dolayısıyla sualtı sporları, yönünden de ülkelerin dostluk ilişkileri geliştirilmektedir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">[<strong>Balıkadamlar</strong>] veya [<strong>Kurbağaadam</strong>] denildiği zaman, ilk defa [<strong>Yalnız dalmamak</strong>] prensibi hatıra gelmelidir. Bu söz, <strong>sualtı sporu</strong> ile ilgilenenler arasında prensibin de ötesinde [<strong>Mecburiyet</strong>] olmalıdır. Çünkü bir şahıs, sualtına yalnız dalış yapmamakla hem kendisinin hem de arkadaşının hayatını garanti</span><span style="font-size:16.0pt"> altına almış olur. Şöyle ki, beraberinizde dalış yapan arkadaşınızın başına her an gelmesi muhtemel kazada siz yardımcı olabilirsiniz. Keza aynı şekilde arkadaşınız da sizin için bir garanti unsuru olur. Bu ikaz sualtı sporları ile ilgili yerli ve yabancı yayınlarda yer almakta, konu ile ilgili söz sahibi herkes de aynı fikri her zaman ve her yerde savunmaktadır.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">[<strong>Yalnız Dalmamak</strong>] prensibini benimseyip, sualtı sporuna başlayanlar çok verimli sonuçlar alır. </span> <span style="font-size:16.0pt">[<strong>Yalnız Dalmamak</strong>] kuralına, aynı zamanda [<strong>Arkadaşlık Sistemi</strong>] de denir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Su üstü ve su altı sporlarına başlayabilmek için özel bilgilere ihtiyaç vardır. Bu bilgilere sahip olmadan dalış yapmak tehlikelidir. Bu bilgileri yenilikleri ile öğrenip, takip edebilmek için de sualtı sporu ile ilgilenen bir kulübe üye</span><span style="font-size:16.0pt"> olmak zorunluğu ortaya çıkar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Sizlere, bu sporu öğrendiğim ve sigortalı bulunduğum <strong>Almanya</strong>'nın <strong>Stuttgart Kulübü</strong>'ne (<strong>T.C.S.</strong>) giriş kaydımın nasıl yapıldığını anlatmakla yalnız dalmak kuralının önemini bir kez daha belirtmiş olacağım.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Giriş kaydım için kulübün bağlı olduğu sigorta kurumuna gittiğimde kayıt memuru ile doktorun su uyarmalarına tanık oldum:</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">[<strong>Dalış</strong> sırasında başınıza gelecek bir kazada, yalnız dalış yapıp yapmadığınız tahkik edilir. Eğer yalnız daldığınız tespit edilirse, <strong>sigorta</strong> priminiz ödenmez.]</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Biz de [<strong>peki</strong>] deyip, kaydımızı yaptırdık. Bugün <strong>Batı </strong>ülkelerinde gerek amatör olsun, gerekse profesyonel, mutlak surette bir arkadaşla değil, guruplar halinde dalış yaparlar.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Sualtı sporları <strong>Avrupa</strong> ülkelerinde pek çok teknik imkân ve gelişmeler sayesinde modern bir hüviyete bürünmüştür. Örneğin, uzayda olduğu gibi sualtını su üstünden kontrol eden araçlar yapılmış ve sualtı sporu yapanların hizmetine konulmuştur. <strong>Tekniğin </strong>gelişmesi sayesinde, insanoğlunun, denizin diplerini rahatlıkla gezebileceği günleri ve sualtı dinlenme evlerini pek yakında göreceğiz. Halen, bu konuda yeni yeni buluşlarla, çeşitli deneyler yapılmaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Yazan:</strong>H. Şerif Sofular</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: “MODERN YÜZÜCÜLÜK ve DALICILIK” kitabından yazılmıştır. </span></span></p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/saglik/modern-yuzuculuk-ve-dalicilik-h224.html</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Nov 2020 22:07:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/11/modern_yuzuculuk_ve_dalicilik_h224_0959a.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Spor dünyası Maradona&#039;nın yasını tutuyor [Maradona 60 yaşında hayatını kaybetti]]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/dunyadan-futbol/spor-dunyasi-maradona-nin-yasini-tutuyor-maradona-60-yasinda-h223.html</link>
      <description><![CDATA[Futbol tarihinin en iyi oyuncularından Diego Maradona, 60 yaşında geçirdiği kalp krizi sebebiyle yaşamını yitirdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><strong>Futbol tarihinin en iyi oyuncularından Diego Maradona, 60 yaşında geçirdiği kalp krizi sebebiyle yaşamını yitirdi.</strong></span></p>

<p>Fernando Meligeni: Diego Armando Maradona, bir kalp durmasının ardından Çarşamba günü 60 yaşında öldü. Spor tarihinin en büyüklerinden biri ve Arjantin futbolunun en büyük idolü olan yıldız, sabah geç saatlerde beyin ameliyatından sonra iyileştiği evine ambulanslar çağrıldığında ani bir hastalığa yakalandı. Ancak eski oyuncu direnmedi ve ölümü Arjantin basını ve öğleden sonra ülkedeki kamu televizyonu tarafından onaylandı.</p>

<p></p>

<p>Diego Maradona, Çarşamba günü 60 yaşında öldü. “El Pibe de Oro” bir futbol efsanesi, fantastik bir dribling yapan ve <strong>1986 </strong>Dünya Kupası'nın galibi olan fantastik bir oyuncuydu. Kariyerini resimlerde.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/m1-min_2.jpg" /><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/m2-min_4.jpg" /><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/m3-min_2.jpg" /><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/m4-min_2.jpg" /></p>

<p></p>

<p>Maradona İnönü'de... 2 Mart 1993'te Galatasaray ile Sevilla arasında oynanan ve 1-1 biten hazırlık maçında Diego Armando Maradona da forma giymişti.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/m6-min.jpg" /></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/dunyadan-futbol/spor-dunyasi-maradona-nin-yasini-tutuyor-maradona-60-yasinda-h223.html</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Nov 2020 19:58:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/11/spor_dunyasi_maradona_nin_yasini_tutuyor_maradona_60_yasinda_hayatini_kaybetti_h223_9eb71.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Coronavirus: Rusya, COVID-19 salgınına rağmen sporseverleri stadyumlarda tutmak istiyor]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/dunyadan-futbol/coronavirus-rusya-covid-19-salginina-ragmen-sporseverleri-stadyumlarda-h222.html</link>
      <description><![CDATA[Geçen hafta yaklaşık 16.700 kişi Zenit St.Petersburg ile Brugge arasındaki Şampiyonlar Ligi maçını izledi, bu maçın grup aşamasında şimdiye kadarki en yüksek sayı ve 10.500 Çarşamba günü Chelsea ile Krasnodar maçındaydı.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:14.0pt"><span>Coronavirus: Rusya, COVID-19 salgınına rağmen sporseverleri stadyumlarda tutmak istiyor</span></span></strong></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/C.jpg" /></p>

<p></p>

<p>Rusya'da koronavirüs enfeksiyon oranı tırmanırken, ülkenin spor bakanı Perşembe günü yaptığı açıklamada, taraftarların hala spor etkinliklerine katılabilmelerini sağlamaya çalışacağını söyledi.</p>

<p></p>

<p>Rusya, diğer bazı ülkeler boş stadyumlara dönerken bile, Avrupa'daki en büyük kalabalığın spor etkinliklerine katılmasına izin verdi.</p>

<p></p>

<p>Geçen hafta yaklaşık 16.700 kişi Zenit St.Petersburg ile Brugge arasındaki Şampiyonlar Ligi maçını izledi, bu maçın grup aşamasında şimdiye kadarki en yüksek sayı ve 10.500 Çarşamba günü Chelsea ile Krasnodar maçındaydı.</p>

<p></p>

<p>Spor bakanı Oleg Matytsin, Tass devlet haber ajansının yaptığı açıklamada, "<strong>Sporun seyircisiz kalmaması ve bu atmosferin stadyumları ve hayatımızı terk etmemesi için mümkün olan her şeyi yapacağız.</strong>" Dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>Matytsin</strong>, kulüplerin ve bölge guvernörlerinin karar alma sürecine katkı sağlayacağını ve yerel durumların dikkate alınacağını söyledi.</p>

<p></p>

<p>Futbolun yanı sıra Rusya, taraftarların diğer etkinliklere normalden daha düşük kapasiteyle katılmalarına izin verdi. Koronavirüs salgını sezonu bozduğundan bu yana, geçen ay Soçi'de düzenlenen <strong>Rus Grand Prix</strong>'sine her gün 30.000'e kadar kişinin katılmasına izin verildi.</p>

<p></p>

<p>Bununla birlikte, bazı Rus bölgeleri kendi katılım limitlerini düşürdü veya taraftarları tamamen yasakladı. Moskova'daki halk sağlığı otoritesi, taraftarların birbirine yakın toplanmasına ilişkin endişelerin ardından Spartak Moskova futbol maçlarında izin verilen taraftar sayısını keskin bir şekilde azalttı ve bir maça gerçek katılımın resmi olarak kaydedilenden daha fazla olduğunu iddia etti.</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/dunyadan-futbol/coronavirus-rusya-covid-19-salginina-ragmen-sporseverleri-stadyumlarda-h222.html</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2020 00:13:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/10/coronavirus_rusya_covid_19_salginina_ragmen_sporseverleri_stadyumlarda_tutmak_istiyor_h222_b3da7.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sporcu kalbi [kalp ve dolaşım]]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/yasam/sporcu-kalbi-kalp-ve-dolasim-h221.html</link>
      <description><![CDATA[Sporcu kalbinde ventrikül hipertrofisinin yansıra, kalp ağırlığının 500 g.&#039;a kadar olduğu hipertrofi ile orantılı, bir koroner arter genişlemesi de mevcuttur.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><span style="font-size:28.0pt">Sporcu kalbi</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Antremanın kalp ve dolaşım üzerindeki etkisi</span></strong></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:20.0pt">K</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">as</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> çalışması ve dolaşım arasındaki, <strong>fonksiyonel </strong>ve <strong>morfolojik </strong>karşılıklı ilişkilerin sıkı olması, <strong>spor</strong> antrenmanlarında <strong>kalp</strong> ve dolaşımda<strong>, karakteristik</strong> değişiklikler ortaya çıkmasına yol açar. Bu değişikliklerin bilinmesi, performansı değerlendirmek ve ayırıcı tanıdaki hatalardan sakınmak açısından büyük önem taşır. Antrenmana bağlı <strong>pozitif fizyolojik</strong> değişiklikler, örneğin sporcu kalbi hala patolojik olarak kabul edilmekte ve performans yönünden çok yetenekli birçok</span><span style="font-size:16.0pt"> <strong>genç insan</strong> kalp hastası damgasını yemektedir. Özelikle büyümüş olan kalbin değerlendirilmesinin en büyük zorluklardan biri olduğu tecrübeyle sabittir. Kısmen, <strong>HIRSCH</strong> tarafından oluşturulan ve kalbin kas kitlesi ile vücudun geri kalan kasları arasındaki orantıya dayanan varsayım nedeniyle, sporcuların kalbinin büyümesi <strong>patolojik</strong> bir bulgu olarak kabul edilmektedir; ancak ayrıntılı çalışmalar sayesinde (<strong>AEINDELL</strong> ve diğerleri) bu görüş tartışmasız olarak yıkılmıştır. Sporculardaki kalp büyümeleri hakkındaki ilkyazılar <strong>HENSCHEN </strong>ile birlikte <strong>1899 </strong>yılına kadar geri gitmektedir. Bu çalışmalar ve daha sonraki sayısız incelemeler, kalpteki, bugün sporcu kalbi olarak tanımlanan şekil değişikliğinin, uzun süreli aşırı yüklenmeye uyum sağlamanın normal bir sonucu olduğunu göstermektedir.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Sağlıklı erişkinlerde, sportif yüklenme hiçbir zaman birincil olarak patolojik kalp değişikliklerine neden olmaz. Ancak normal ve patolojik&nbsp;</span><span><span style="font-size:16.0pt">olanın arasındaki sınırın bilinmesi, özellikle spor hekiminin çalışması&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">sırasında önem taşır, çünkü böylece erken dönemdeki bozuklukları tanıyabilir ve önlemeye yönelik uygun profil aksiyi yapabilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Akılcı ve idareli yapılan spor antrenmanlarının kalpte oluşturduğu değişiklikler, sporun türüne, antrenmanın süresine, yoğunluğuna ve yapısal koşullara göre çok farklıdırlar. Bu nedenle de sporcu kalbi olarak adlandırılan bulgunun da <strong>standardizasyonu</strong> yoktur. Bu yüzden, genelde, <strong>kalbin </strong>her bir bölümünde çok farklı olabilen ve hem <strong>hipertrofi</strong>, hem de düzenleyici olduğu söylenen bir <strong>dilatasyon</strong> ile (<strong>REINDELL</strong>) oluşan büyümesi anlaşılır. Bir kazaya uğrayarak veya aniden ölen rekortmen sporcuların kalplerinin <strong>anatomopatolojik </strong>incelemesi, kalbin ağırlığının genellikle <strong>300</strong> ile <strong>500 g</strong>. arasında olduğunu göstermiştir. Ancak kalp ağırlığı hiçbir zaman 500 g.lık kritik ağırlığı geçmemektedir (<strong>LINZBACH</strong>), Çünkü bu noktadan itibaren koroner kapasitedesin ulaşıldığı için kalbin kanlanmasında bir güçlük belirebilir. <strong>Kalbin</strong> şeklinin ve büyüklüğünün değişmesi, büyük ölçüde yapılan sporun türüne bağlıdır; aslında yalnızca uzun <strong>mesafe koşusu</strong>, maraton koşusu, <strong>engelli koşu</strong>, <strong>kayakla mukavemet </strong>yarışı,<strong> bisiklet yarışı</strong>, kürek yarışı, boks ve kano gibi uzun süreli yüklenme olan sporlarda önemli değişiklikler gelişir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Ancak kalbin büyüklüğündeki artış, her zaman onun performans yeteneğiyle birlikte orantılı olarak seyretmek zorunda değildir,</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Örneğin çok büyük kalbi olan sporcularda, kalpleri organik olarak kusursuz olsa bile, sıklıkla hiç de büyük bir performans</span><span style="font-size:16.0pt"> yeteneği olmadığı görülmüştür. Sprinterler, kayakla atlama yapanlar, atıcılar, güreşçiler ve aletli <strong>jimnastikçiler</strong> gibi yalnızca kısa süreli</span></span></p>

<p></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/k1_2.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="color:#0000ff"><strong>28 yaşındaki bir uzun mesafe koşucusunun sağ ve sol heterotrofi ile birlikte bradikardi (40/dak) görülen tipik sporcu kalbi.</strong></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">yüklenmelere maruz kalanların kalplerinin büyüklüğü yalnızca çok ufak bir değişme gösterebilir veya hiç göstermez. Sağ kalbin büyümesi, <strong>fizyolojik </strong>uyum sebebiyle <strong>hipertrofi</strong> ve <strong>kompansatris dilatasyon</strong> ile oluşur ve bu hal daima uzun süreli yüklenme ile daha uzun zaman gitgide artan performansın sağlanması gereken veya <strong>akciğer </strong>dolaşımında büyük bir direncin aşılması gereken durumlarda görülür. Burada çeşitli basınç etkenleri de bir rol oynamaktadır ve devamlı yorucu yüklenmelerde de fonksiyonel olarak bakılırsa, bu</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">etkenler tamamen ortadan kaldırılamazlar. Kalpte genelde ancak yıllar sonra gelişen şekil değişikliği, sporcularda olması gerekli bir bulgu değildir. Hatta yalnızca uzun süreli performans ile ilişkili olan spor dallarında, kalplerinin büyüklüğü ve şekli tamamen normal olan bazı rekortmen atletler de vardır; örneğin dünya rekortmeni koşucu <strong>Zatopek</strong> de (<strong>HORNOF</strong> ve <strong>KREMER</strong>) olduğu gibi. <strong>Sporcu kalbi</strong>nde ventrikül hipertrofisinin yansıra, kalp ağırlığının 500 g.'a kadar olduğu <strong>hipertrofi </strong>ile orantılı, bir koroner arter genişlemesi de</span><span style="font-size:16.0pt"> mevcuttur. Bu arada kalp kapillerlerinde bir artış tespit edilmemiştir.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Gene de antrenmanlı <strong>sporcu kalp</strong>lerinde koroner akım hacmi, normal kalbe göre daha azdır, çünkü vücut üzerine aynı derecede yüklenme bulunduğunda, antrenmanlı kişideki O, tüketimi, antrenmansız</span><span style="font-size:16.0pt"> kişidekinden daha düşüktür. Kalbin büyüklüğünün röntgen ile saptanması için en uygunu, yatarken alınan uzaktan çekilen <strong>grafidir:</strong> amaca en uygun olanı, <strong>inspirasyon </strong>pozisyonunda ağız açık olarak, nefes almadan çekilendir. Kalp hacminin röntgen aracılığıyla belirlenmesi, kalp hacminin <strong>1300 </strong>ccm'nin üzerine bile çıkabildiğini göstermiştir. <strong>HOLLMANN </strong>ve <strong>MEDVWED</strong>'inbelirtiği <strong>1700 ml</strong>. gibi çok yüksek değerlerin, <strong>salt</strong> fizyolojik uyum olarak kabul edilip edilemeyeceğini, ancak uzunlamasına kesit araştırmaları gösterebilir. <strong>Boyu 2 m</strong>.'nin, vücut ağırlığı ise <strong>100 kg</strong>.'in üstünde olan atletlerin kalp büyüklüğü kuşkusuz genel standartların üzerinde olacaktır. Dayanıklılık için antrenman yapanlarda, kalp hacminin kp-vücut ağırlığına oranı <strong>14 </strong>ile <strong>20 </strong>ml'dir ve bunun anlamı, bu oranın <strong>100</strong> kg. ağırlığındaki bir atlette <strong>17</strong> olabileceğidir. Büyümüş kalbe rağmen istirahatteki atım ve dakika hacmi azaldığı için, istirahat sırasında kalpteki <strong>rezidüel </strong>kan hacmi zorunlu olarak daha fazla olmalıdır ve böylece yüklenme sırasında, kalp büyümesi olmadan atım hacmi arttırılabilir. Kasları kuvvetlendirilmiş olan <strong>ventriküllerin </strong>genişlemesinin yanısıra, <strong>sol</strong> <strong>atriyumda</strong> hafif bir büyüme, akciğer venlerinde genişleme ve <strong>sağ </strong>atriyumda belirgin bir büyüme görülür; böylece bu bölgeler acil depo (<strong>REINDELL</strong>) fonksiyonunu üstlenirler. Kuvveti bir sportif gereksinim olduğunda, diastolde kalbe hızla kan dolduğu için, kullanıma hazır yeterli bir kan miktarı bulunacaktır. Bu olay, antrenmanlı kişilerde dalağın kanı biriktirme yeteneği de artmış olduğu için, periferik dolaşım ile de desteklenecektir. İstirahatte, atım hacmi düşük frekansa orantılı olarak mutlak miktarda azalmış, dolma ve boşalma süreleri kısalmış ve apeks bölgesindeki kenar pulsasyonları belirgin bir şekilde azalmıştır. Özellikle (sessiz bölgeler) olarak adlandırılan bu son bulgu, eğer yüklenme sırasında, yeniden normal veya hatta artmış kenar <strong>pulsasyonları</strong> ortaya çıkmıyorsa, mutlaka patolojik olarak değerlendirilmelidir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yüklenme sırasında ve sonrasında ayrıca kalp küçülür ve rezidüel kanın bir kısmı, kapasite hacminin ve böylece atım hacminin arttırılması için dışarı atılır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Dolaşım dinamiğinde vagotoninin hakim olduğunun bir ifadesi</span><span style="font-size:16.0pt"> olarak, kalbin şekil değişikliğinin yanısıra, genellikle yüksek dereceli bir sinüs bradikatdisi de mevcuttur ve bu <strong>34</strong> ve daha aşağı değerlerde tespit edilebilir. Aynı şey, eşzamanlı olarak bulunan antrenman hipotansiyonu için de geçerlidir; sistolik değerler <strong>80</strong> mm Hg'ye kadar düşebilir. Bradikardi ve hipotansiyonun mutlak ölçüsü, dilatasyon ve hipertrofide olduğu gibi, gerçek performans yeteneği ile son derece az orantılıdır. Kalbin performans yeteneğinin iyi olması, her zaman belli bir vagotoni ve hipertrofi ile seyretmeyebilir ve ayrıca vagotoni ve hipertrofi ve hipertrofi ile seyretmeyebilir ve ayrıca vagotoni ve hipertrofi de her zaman birlikte görülmeyebilirler. <strong>Kalplerinin büyük olması</strong>na rağmen oldukça taşikardik ve hipertansif olan rekortmen sporcu sayısı da az değildir. <strong>32</strong> yaşından sonra antrenman yapmaya başlayan veyahut en yüksek performanslarına ulaşan sporcularda daha nadir olan nabız ve tansiyon düşüklüğü görümektedir ve bu da, yaşamın <strong>3</strong>. dekadının dolaşım yönünden, en fazla uyum yeteneğine sahip olduğu varsayımını desteklemektedir. Ancak dolaşımda bir kez belirgin antreman vagotonisi oluştuysa, bu, hem antreman süresinden hem de antremana bağlı kalp büyümesinden yıllarca sonra bile devam etmektedir. <strong>20</strong> yıldan daha fazla süredir antreman yapmayan rekortmen sporcularda bile, <strong>40</strong> ile <strong>50</strong> arasında değişen bradikardiler görülmektedir. Bu da, bradikardi ve hipotansiyonun mutlak değerinin, o anki efektif performans kapasitesi için anlamlı bir kriter olmadığını göstermektedir. Buna rağmen,</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">performansın değerlendirilmesi açısından, antremanın seyri sırasında &nbsp;istirahat nabzı ve istirahat tansiyonunun devamlı olarak izlenmesinin önemli bir rolü vardır. Kış olimpiyatlarına <strong>4 aylık</strong> sıkı bir antrenmanla hazırlanan bir kayak <strong>mukavemet yarışçı</strong> bunu açıkça gösteren bir Örnek oluşturmaktadır.</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/k.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="color:#0000ff"><strong>30 yaşında bir kayak mukavemet yarışçısından, dört aylık antrenman sırasından nabız (P), sistolik kan basıncı (RR) ve kalbin enine çapının (HTD) seyri. </strong></span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: ‘’Spor Hekimliğine Giriş’’ kitabından yazılmıştır. </span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/yasam/sporcu-kalbi-kalp-ve-dolasim-h221.html</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Oct 2020 22:50:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/10/sporcu_kalbi_kalp_ve_dolasim_h221_01435.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye Süper Futbol Sirki]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/turkiye-super-futbol-sirki-h220.html</link>
      <description><![CDATA[Elazığspor-Galatasaray maçındaki hakem saçmalıkları da gösterinin aynı bir rengiydi. Ali Aydın, hakemliği şenlikli bir sonla bırakmayı kafasına koymuş gibi görünüyor.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:24.0pt">Türkiye Süper Futbol Sirki</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Değer okur, tanıklık ettiğin futbol ortamı kısa tarihinde görülmedik biçimde yozlaştı, kokuştu ve biçim değiştirdi. Artık onu tuhaf, ürpertici bir sirk olarak nitelemekten başkası gelmiyor elimden, dilimden. <strong>Cambaz</strong> hakemleri, güldürmeyen bazı palyaço kılıklı yöneticileri, barbarlardan bin beter taraftar topluluklarıyla bir cinnet sirkinin içinde debelenip duruyoruz. Kandırıldığımızın neredeyse hepimiz farkındayız ama uyuşturulmuş gibiyiz. Yönünü şaşırmış bir Doğu toplumunun iliğine işlemiş kaderciliğe teslim etmişiz sahicilik duygumuzu. "Her şey olacağına varır" miskinliği,</span><span style="font-size:16.0pt"> hiçbir farklı düşüncenin filizlenmesine olanak tanımayan bir iklim. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Futbolun üst düzey</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> (<strong>sahici</strong>) zeminlerinde ayakta kalamayışımız biraz da bu yüzden. Çok yakın bir gelecekte uluslararası bir organizasyonun</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">finallerinde görev alacak bir hakemin bu ülkede yetişebileceğine olan inancımı şu yarım sezonda tümüyle yitirmiş durumdayım. <strong>Lig</strong> bozuntusunun <strong>17.</strong> haftasında yaşanan olaylar</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">"tehlike" sözcüğünün hafif kaçacağı bir vahamet boyutundaydı. Son haftanın <strong>maç</strong> görüntülerinden oluşturacağınız bir derlemeyi dünyanın herhangi bir köşesindeki güvenilir futbol </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Otoritelerine <strong>izletme</strong> olanağınız olsaydı, duyacağınız değerlendirmeler belki ayıltıcı etki yapabilirdi.</span></span></p>

<p></p>

<p style="text-align:center"><span><strong><span style="font-size:16.0pt">OYUNUN ADALETİ ÜZERİNE</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Trabzonspor-Gençlerbirliği</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> maçı, hakemlikle en ufak ilgisi kalmadığı daha önce kıydığı oyunlarla sabit olan <strong>Muhittin Boşat</strong>'ın veda partisi gibiydi. Türlü eğlencelerle izleyicisinin heyecanlandıran Boşat, kerameti kendinden menkul faul</span><span style="font-size:16.0pt"> düdüğü çaldı, iki takımın birer penaltısını vermedi, <strong>Trabzonspor</strong> kalecisinin <strong>Youla</strong>'ya ceza alanı önünde çift dalışının “temiz" olduğuna hükmetti, uzatma dakikalarında çizgiyi geçen topun gol olmadığına karar verdi, dönen top Gençler ‘in üçüncü golü olarak ağlara takıldı. Sirkimizin bu gözde cambazın gözlerimiz nemlenerek uğurladık. Kendisinin "gözlemci" sıfatıyla sirkimize daha nice hizmetlerinin olacağını tez elden duymak isteriz.</span></span></p>

<p></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Elazığspor-Galatasaray</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> maçındaki hakem saçmalıkları da</span><span style="font-size:16.0pt"> gösterinin aynı bir rengiydi. <strong>Ali Aydın</strong>, hakemliği şenlikli bir sonla bırakmayı kafasına koymuş gibi görünüyor. Sirkimizin "<strong>büyük</strong>" takımları üzerinden bu isteğini gerçekleştirme çabasının gayet özgün olduğunu belirtmeli. En mahir hokkabazımız teslim etmemiz şapkasından <strong>fil </strong>çıkarması yakındır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">En sona dehşetengiz bir ibret öyküsünü bıraktım sevgili</span><span style="font-size:16.0pt"> okur. Soyu tükenmekte olan futbol romantikleri bir aşkı yetiştirmenin öyküsü olarak da okuyabilirler. İstanbulspor Konyaspor maçının <strong>82.</strong> dakikasında, karşılaşma <strong>2-2</strong> seyrederken, <strong>Zafer Biryol</strong>’un vuruşunu <strong>İstanbulsporlu</strong> <strong>Faruk</strong> çizgiden çeviriyor. Gözümüz yardımcı hakemde, o. bayrağıyla köşe vuruşunu işaret ediyor. Konyaspor <strong>yedek </strong>kulübesi ayaklanıp hakemin <strong>kaşını</strong> bir <strong>çakmakla </strong>yarıyorlar, sahaya <strong>tokmak</strong>, <strong>çeşitli metaller</strong>, <strong>şişeler</strong> ve <strong>davullar</strong> atıyorlar. <strong>Konyasporlu</strong> Altan köşe vuruşunu kullanmaya giderken orta hakem çağırıyor yardımcı hakem, bir süre konuşuyorlar. <strong>Hamza Mısır</strong> gol kararıyla <strong>santrayı </strong>gösteriyor. Türkiye’de böylece hakemin kafasını yararak kararın değiştirilebildiği de görülmüştür.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Maçtan sonra İstanbulsporlu oyunculara yardımcı hakem</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">"korktuğu için böyle bir karar verdiğini" açıklıyor. Kim bilir,</span><span style="font-size:16.0pt"> belki de, görgü tanıklarının dedikleri gibi, Konyaspor <strong>kaptanı</strong> Ogün'ün menajerinin arabasıyla maça geldiği içindir? Canım okur, sana güvenip yazıyorum bunları, söz uçup gitmesin diye...</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Barış Tut</strong>-Aralık 2003, Radikal</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Kaynak</strong>: “BAŞKA BİR DÜNYANIN OYUNU” kitabından yazılmıştır. </span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/turkiye-super-futbol-sirki-h220.html</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2020 14:21:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/09/turkiye_super_futbol_sirki_h220_47b7c.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’de Futbol Nasıl Başladı?]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/turkiyede-futbol-nasil-basladi-h219.html</link>
      <description><![CDATA[İngiliz ve Rumların teşkil ettikleri bu kulüp ‘’Kadıköy Futbol Kulübü-Cadıkeuy Football Clup’’ ismini almıştır. 
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:28.0pt"><span>Türkiye’de Futbol Nasıl Başladı?</span></span></p>

<p><strong>TÜRKLER</strong> milattan nice yıllar öncede <strong>Orta Asya</strong> steplerinde ayak topu oynayan millet olmalarına rağmen, futbolu Türkiye’ye girişi ve memleketimizde yayılışı hiç de eski bir geçmişe sahip değildir. Türk toplumuna hakim olan koyu taassubun yanı sıra <strong>Saltanat</strong> idaresinin istibdat rejimi yüzünden <strong>Türk gençleri futbol gibi </strong>en masum bir oyun nedeniyle dahi olsa bir araya getirilmemiş, bu da futbol oyununun Türkiye’de yerleşmesindeki gecikmeye yol açmıştır. On dokuzuncu yüzyılın son çeyreğinde <strong>Avrupa</strong>’nın her yanında futbol takımları, kulüpleri, hatta <strong>federasyonları </strong>kurulurken istibdat rejimi Türk toplumun yaşantısını alabildiğine kısıtlamıştı. Bu da Türkiye’de <strong>futbol</strong> takımı kurmayı dahi bir hayalden öteye götürmemiştir.</p>

<p><strong><span style="font-size:28.0pt"><span>İzmir’de Atılan Tohum</span></span></strong></p>

<p>TÜRKİYE’DE modern anlamındaki futbol ilk kez İzmir’de oynanmıştır<strong>. İzmir</strong>’in <strong>Bornova</strong> semtinde oturan ve ticaretle uğraşan İngiliz ailelerinin genç erkekleri hafta sonlarında kendi aralarında iddialı futbol maçları yapmak süratiyle bu sporu <strong>Türkiye</strong>’ye sokmuşlardır. Başta Giraud, Whittall ve Charnaud aileleri olmak üzere pek çok İngiliz ailesi Bornova’da bu iddialı maçlarda yer almışlardır. İzmir’den sonra futbol İstanbul’a da sıçramıştır. İstanbul’da baş gösteren bu futbol faaliyetinde öncülüğü <strong>Avukat</strong> Henry Pears yapmıştır. Daha sonra orta çıkan <strong>James Lafontaine</strong> adındaki bir İngiliz bu konudaki liderliği üzerine almıştır. Onun gösterdiği büyük gayret sonucu İstanbul’da futbol büyük bir ilerleme kaydetmiş, <strong>Kadıköy</strong>’deki İngiliz takımlarını <strong>Rumların </strong>ve <strong>Ermenilerin</strong> kendi aralarında kurdukları takımlar izlemiştir.</p>

<p><strong><span style="font-size:28.0pt"><span>Türkiye’de İlk Futbol Kulübü</span></span></strong></p>

<p>TÜRKİYE’DE ilk futbol kulübü 1902 yılında <strong>Mr. James Lafontaine</strong> ile arkadaşı <strong>Mr. Horace Armitage</strong> tarafından Kadıköy’de kurulmuştur. İngiliz ve Rumların teşkil ettikleri bu kulüp ‘<strong><span style="font-size:12.0pt"><span>’Kadıköy Futbol Kulübü-Cadıkeuy Football Clup’’</span></span></strong> ismini almıştır. Bunu birer yıl ara ile yeni İngilizlerin kurdukları Moda Futbol Kulübü ile Rumların kulübü olan ’’ Elpis’’ izlemiştir.</p>

<p></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/G.jpg" /></p>

<p><span style="color:#0000cd">Türk futbolu gönüllerde sembolleşmiş üç dev isim bir arada: <u><strong>Galatasaraylı Aslan Nihat, Hakem Burhan Felek </strong></u>ve <u><strong>Fenerbahçeli Zeki Rıza Sporel</strong></u>. Türk futbolunun temelinde, Türkiye’de futbolun yerleşmesinde ve sevilmesinde Galatasaray-Fenerbahçe rekabetinin de pek büyük rolü olmuştur.&nbsp; &nbsp;</span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:28.0pt"><span>Türkiye’de İlk Yıldız Futbolcular</span></span></strong></p>

<p>TÜRKİYE’DE futbolun bu ilk ciddi devrinde temayüz eden isimlerin arasında <strong>Dick Lafontaine, James Whittall, Comber, Jackson, Elpisli Tahtaperde Aleko (Kallios)</strong> ve yeni <strong>Elpisli Seramidis</strong>’in isimleri baş sıraya işgal etmektedir.</p>

<p><strong>Kadıköy</strong>’deki İngilizlerin ve Rumların kendi aralarında yaptıkları <strong>iddialı </strong>futbol maçlarını sadece uzaktan seyretmekle yetinen Türk çocukları arasında da bu cazip oyuna gönüllerini kaptıran pek çok olmuştu. Ancak toplumun taassubu ile saltanatın istibdadı onları be en tabii hak ve en büyük zevkten dahi mahrum bırakmıştır.</p>

<p><strong>Kaynak: </strong>‘SPOR ANSİKLOPEDİSİ’den yazılmıştır. &nbsp;&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/turkiyede-futbol-nasil-basladi-h219.html</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2020 22:13:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/09/turkiyede_futbol_nasil_basladi_h219_3766b.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Spor Hekimliğinin Tarihi Hakkında Bilgi [Tarihçesi]]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/spor/spor-hekimliginin-tarihi-hakkinda-bilgi-tarihcesi-h218.html</link>
      <description><![CDATA[Son 20 yılda spor hekimliğindeki araştırmalarda ağırlık, uluslararası rekor yapma baskısının ön plana çıkması nedeniyle performansın artırılması üzerinde toplanmıştır ve bu yüzden kardiyoloji ve biyokimyanın bu konuya önemli katkıları olmuştur.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:26.0pt">Spor Hekimliğinin Tarihi Hakkında</span></strong></p>

<p></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:48.0pt">S</span><span style="font-size:16.0pt">porun tarihi gelişimi içerisinde en eskiye gittiğimizde, spor&nbsp;</span></span><span><strong><span style="font-size:16.0pt">hekimliği</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> kavramı altında tanımlayabileceğimiz etkinlikler olduğunu görürüz. Bu etkinlikler, hem performansın artırılmasına, hem de yaralanmalarda <strong>rehabilitasyon</strong> yapmaya yarıyorlardı. Daha o zaman,&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">Antik Olimpiyat oyunlarında, beslenme, masaj ve uyarıcı maddelerin bugünkü <strong>doping</strong> anlamında kullanımı ile ilgili bazı çabaların olduğu kanıtlanmış ve o zamanın sorunlarının bugünkülerden pek de farklı olmadığı gösterilmiştir. <strong>Markus Aurelius</strong> zamanında antik Roma'da gladyatörlerle ilgilenen ve onları yarışlar için hazırlayan, yetiştiren ve <strong>rehabilite</strong> eden Galen'i (<strong>İsa</strong>'dan sonra <strong>129-20O</strong>) belki de ilk profesyonel spor hekimi olarak tanımlayabiliriz. 20. yüzyılın başında modern spor hekimliğinin başlangıç aşamasında olduğu gibi, o&nbsp;</span></span><span style="font-size:16.0pt">zamanlarda da ağırlık noktası <strong>travmatoloji </strong>alanındaydı. Ancak sporu <strong>terapötik</strong> jimnastik olarak tedavide kullanma eğilimi, Çin'de ve Mısır'da İsa'dan önceki üçüncü yüzyıla kadar uzanıyordu ve bu denemeler bugünkü sakatlar için spor çalışmalarına çok benzemektedirler. [Modern] spor hekimliğinin gelişimindeki, sporcuların genel olarak bakımı ve Özel olarak spor kazalarında ilk yardımı kapsayan bu ilk devresinde bile spor ile ilgilenen hekimler biraraya gelmiş ve örneğin daha <strong>1912</strong> yılında <strong>Almanya</strong>'da [Tıbbi bilgilerin sporda kullanımı cemiyeti] gibi dernekler kurulmuşlardır.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>S</strong>porun insan organizması üzerindeki etkilerinin bilimsel olarak araştırması için önemli bir uyarı, tüm ülkelerde, örneğin Berlin'deki Alman Spor Akademisi'nde olduğu gibi <strong>spor enstitüleri</strong>nden gelmiştir. Bu enstitülerde ayrıca doktorlar da resmen <strong>ders </strong>veriyor ve araştırma yapıyorlardı.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>S</strong>porun, birçok ülkede anormal derecede yayılmasına bağlı olarak ortaya çıkan bu gelişme , <strong>1928</strong>’de <strong>St. Moritz</strong>’de yapılan 2. Olimpiyat Oyunları sırasında <strong>Federation Internationale</strong> de <strong>Medicine Sportive</strong> (<strong>F.I.M.S.</strong>)'in kurulmasına neden oldu ve bugün bu federasyona katılmış olan <strong>60 ülke</strong> vardır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>S</strong>pesifik ilk bilimsel sonuçlar, <strong>1928</strong>'de Amsterdam'da yapılan&nbsp;</span></span><span><strong><span style="font-size:16.0pt">2.</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yaz Olimpiyatların sırasındaki Spor Hekimliği 1. [Dünya Kongresi]’nde sunuldu. 0 zamandan beri bütün dünyada spor hekimliği ile ilgili kongreler yapılmakta ve FIMS'in resmi dünya kongreleri başlangıçtaki iki yıllık aralıklardan sonra bugün artık dört yıllık aralıklarla yapılmaktadırlar. Bu arada uluslararası spor dernekleri ve Uluslararası <strong>Olimpiyat Komitesi</strong> de, Özel sorunlarını teorik ve pratik olarak çözümlemeye çalışan ve her şeyden önce, çok güncel bir sorun olan doping ile uğraşan spor hekimliği komisyonları kurmuşlardır.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">FIMS</span></strong><span style="font-size:16.0pt">'in interfederal komisyonu ki, buna uluslararası tüm spor derneklerinin önde gelen doktorları dahildir, en yüksek performansın gösterildiği başarı spor dallarının kontrolü ve buradaki aksaklıklar ile ilgili ortak ilkeler bulmaya çalışmaktadır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>S</strong>on 20 yılda spor hekimliğindeki araştırmalarda ağırlık, <strong>uluslararası </strong>rekor yapma baskısının ön plana çıkması nedeniyle performansın artırılması üzerinde toplanmıştır ve bu yüzden<strong> kardiyoloji</strong> ve&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>biyokimya</strong>nın bu konuya önemli katkıları olmuştur. Uygulamada&nbsp;</span></span><span><strong><span style="font-size:16.0pt">hekimin</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> sorumluluk bilincine ve görevindeki özenine büyük yükümlülükler getiren bu çabalar, performansın artırılmasındaki sınırları da yavaş yavaş belirlemeye başlamaktadır. Antrenmandaki anormal yüklenmeler Özellikle hareket organındaki spor yaralanmaları <strong>risk</strong>ini çok fazla artırdığı için bu yükümlülükler gitgide ağırlaşmaktadır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>D</strong>ünyanın hemen hemen bütün ülkelerinde bugün spor hekimliği ile ilgili enstitüler mevcuttur, bunlar kısmen bağımsız devlet kuruluşlarıdır, kısmen ise Spor Bilimleri veya Eğitimi Enstitüleri olarak üniversitelerin bünyelerinde yer alırlar. Yaptıkları bilimsel araştırmalar, bugün <strong>tıbbın</strong>, <strong>kardiyoloji</strong>, <strong>fizyoloji</strong> ve <strong>rehabilitasyon </strong>gibi birçok</span><span style="font-size:16.0pt"> başka alanı için de önemli temel taşların sağlamaktadır. Spor hekimliği konusunda görmezden gelinemeyecek kadar çok sayıda olan yayınlar ki, bunlar ulusal ve uluslararası <strong>34</strong> spor hekimliği dergisinde basılmaktadırlar, yalnızca spor hekimliğindeki gelişmeyi değil, aynı zamanda spor hekimliğinin zamanımız insanı için olan önemini de göstermektedirler.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: ‘Spor Hekimliği Giriş’ kitabından yazılmıştır. </span></span></p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/spor/spor-hekimliginin-tarihi-hakkinda-bilgi-tarihcesi-h218.html</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2020 02:16:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/09/spor_hekimliginin_tarihi_hakkinda_bilgi_tarihcesi_h218_9d123.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Son Mohikan: Hami Mandıralı]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/genel-futbol/son-mohikan-hami-mandirali-h217.html</link>
      <description><![CDATA[Uçağa binmekten korkuyor Hami, inanması güç ama. Her binişinde okuyor üflüyor. Araba merakı var. Bütün markalara binmiş neredeyse, ama Mercedes&#039;te karar kılmış. Macera türü roman okumaktan ve sinemadan hoşlanıyor. Eşinin yaptığı!

Karadeniz yemeklerine de bayılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:20.5pt">Son Mohikan: Hami Mandıralı </span></strong></p>

<p></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:22.0pt">S</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">chalke</span></strong><span style="font-size:16.0pt">'de oynadığı dönemde bir maçta attığı şutun saatte 200&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">kilometrenin üstüne çıktığını ölçmüşler.. 230 mu ne!..</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Efsane gibi yani... Öyle vuruyor ki topa, rakip takım kim olursa olsun ceza alanı çevresinde faul yapmaya korkuyor. Kaleyi karşısında görünce mesafeye bakmadan <strong>abanıyor</strong>. Penaltı gibi. Önünde baraj var ya da yok, fark etmiyor. O bu durumun elbette ve doğal olarak bilincinde, büyük keyifle <strong>açıklıyor:</strong></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">"Ben topun ruhunu bilirim. Severim, okşarım, konuşurum</span><span style="font-size:16.0pt"> onunla. Vurmak için başına geçince de, artık Allah ne verdiyse...</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">"<strong>Bombacı</strong>" lakaplı Hami'yi anlatan en belirgin özellik, vuruş</span><span style="font-size:16.0pt"> tekniği. O, ilk önce bu özelliğiyle, tıpkı pek çok <strong>Trabzonsporlu</strong> ağabeyi gibi, "tarihteki" yerini çoktan aldı. Elbette sadece tekniğiyle değil. Trabzonspor'da minikten <strong>A </strong>takıma kadar en uzun görev alan futbolcu, o! Resmi karşılaşmalarda attığı <strong>220 golle</strong>, hem<strong> Tanju Çolak, Hakan Şükür, Aykut Kocaman</strong> ve <strong>Metin Oktay</strong>'la birlikte <strong>200'ler kulübü</strong>nde yer aldı, hem de <strong>Tanju</strong>'dan sonra ligde en çok gol atan oyuncu unvanına hâlâ sahip. <strong>250</strong>’ye ulaşıp birinciliğe çıkmak en büyük arzusu! <strong>100 </strong>gol de Türkiye Kupası maçlarında yollamış kalelere...</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Hami Mandıralı</strong>'yı anlatacak en özet paragraf belki bu yazılanlar... Ama....</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">"Ama"nın ötesi, dününden daha çok etkiliyor kendisini bugünün derdinde şimdilerde. Kendini anlatırken gururla seçiyor seçmesine sözcüklerini, ama gel de kalbine anlat bunu. Zira eli kulağında, "vuruyor" yerine çok iyi "vuruyordu" diyecekler, Hami için.&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">Bir çeşit emeklilik ruh hali..</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hala kendisine ihtiyaç duyulduğuna inanmak istiyor. Daha topa vurur, daha oynar, abilik yapar; sakatlık olmazsa 250'yi de bulur eyvallah. Karşısına çıkan herkesle ve her platformda bunu konuşuyor. Dimağında, günlerce, saatlerce düşünme maratonundan tortu kalmış sayılı cümleler.. Özeti tek: "Biraz daha oynarım!"</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Filmin son sahnesinin yaşandığını kabullenmeye direniyor işte. Ama kendi yakın çevresindekiler farkında; eşi Şebnem, attığı gollerin neredeyse tamamını bulmuş buluşturmuş CD'lere yüklemiş. Kendisi iki kızıyla arada seyrederken Hamiyi de çağırıyor; "Bak canım nasıl vurmuşsun topa!" Belki bir tek o zaman yenik düşüyor Hami, eşinin yanına</span><span style="font-size:16.0pt"> oturup seyrettikçe, bir yandan yüzü gülüyor, biraz heyecan, zaman zaman sanki maçtaymış gibi adrenalin, sonra öfke; "Bu&nbsp;</span></span><span style="font-size:16.0pt">benim işte, anlamıyorlar.."</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">İsminden "<strong>s</strong>" harfi düşmüş gibi, "Karadeniz uşağı." Canlı, hareketli, neşeli... Her an bir muziplik yapacakmış gibi duruyor. Etrafıyla sürekli iyi ilişkileri içerisinde olduğunu göstermekten mutluluk duyuyor. Daha doğrusu, "Ben artık piştim, olgunlaştım, geride kalanlarda değil aklım, bugüne bakıyorum" der gibi çevresiyle iletişimi. Herhangi birinin, taraftar olsun olmasın, örneğin bir fotoğraf isteği onun için "emir" sayılabilir; asla reddetmez. Medya mensuplarıyla diyaloğu hep iyidir. Trabzon'da yaşayan yerel gazetecilerle kimi zaman görüş ayrılığına düştüğü ve hatta bu yüzden zorlandığı da biliniyor, ama ulusal basına sabrı ve açıklığı bazen "ağır" eleştirseler bile her zaman üst düzeyde oldu. Bazı maçlarda güzel enstantane verdiğinin farkında; foto muhabirlerine göz kırpması ya da güzel fotoğraf</span><span style="font-size:16.0pt"> pozları da "bilenler biliyor..." raf vermek için rakip kale dibinde bilinçli verdiği pozları da “bilen biliyor...”</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Ama bütün barışçıl çabası, son bi oynayayım" noktasında duruluyor"! Buna engel olanlara sözünü artık sakınmıyor. İyi</span><span style="font-size:16.0pt"> geçinme isteği kendi "camiasının bir bölümü için en azından geçerliliğini yitirmiş gibi. Örneğin "Başkan’ı ve "Hoca’’sı Özkan Sümer'e medya aracılığıyla alenen söyleniyor artık. Teknik Direktör Samet Aybaba’nın dediğini yapıp, onu tam jübileye hazırlanırken takımdan uzaklaştırdığı için.&nbsp;&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">Asında Hami'yi takımdan uzaklaştırmaktan çok hayalinin suya düşmesi" üzülüyor. Kimse bilmiyor, o yakın gelecekte </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Bordo-Mavili formayla </strong>aktif futboldan uzaklaşacaktı. Bunu yaparken tıpkı Beşiktaşlılar&nbsp;</span></span><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Mehmet Özdilek</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> gibi farklı bir misyona soyunacak, tıpkısının</span><span style="font-size:16.0pt"> aynısı olmasa da benzer bir sosyal aktiviteyle adını futbol dünyasına kocaman harflerle yazacaktı. Belki anlatamadı <strong>Sümer</strong>'e... Belki de Sümer'in kendisini dinleyecek ve anlayacak durumda olduğunu hissedemedi. Büyük bir rüyanın içine edilmiş ve sarsılarak uyandırılmış gibi hissediyordu durumu. Her şeye rağmen kamuoyu önünde Sümer'e saygıda kusur etmemeye de özen gösteriyor. Bayramda tokalaşmak gerekiyorsa, tokalaşıyor. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Son dönemde bir de eski takım arkadaşlarından bir kısmına&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">"ah" ediyor. <strong>Süper Lig</strong>'e çıkan <strong>Akçaabat Sebat</strong>'a gidip, boşta kalan <strong>Hami</strong>'nin oraya gelişini engelleyenlere, başka bir deyişle.&nbsp;</span></span><span style="font-size:16.0pt">Onları da affedemiyor. Ancak bu öfkenin altında yatan gerekçe&nbsp;</span><span><span style="font-size:16.0pt">pek kimsenin bildiği türden değil. Sebat olmayınca Ankaragücü’ne gelen Hami, burada da "malum ayak oyunlan"an teslim olunca, yine yol göründü, diye eşiyle konuşmaya dalıyor bir akşam. Duyan büyük <strong>kızı Aleyna</strong>'nın dedikleri bir baba için “hazmı” kolay olmuyor; "Sizi de üzüyorum" diyen "<strong>Baba</strong>"ya, Ankara'da çocuk gözüyle şimdiye kadar görmediği, tatmadığı eğitim, oyun, "fırsat" olanaklarıyla büyük bir mutluk yaşayan Aleyna, bundan bir büyük insan edasıyla bir anda vazgeçip; “ Üzülme Baba. Sen nereye gidersen biz oraya geliriz. Sen canını sıkma" deyince... Meslektaşlarına yorumu "geleneksel": "Beni çekemediler, kıskandılar" ve ekleme "Allahlarından bulsunlar".</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">İşte bu belki de Hami'nin yumuşak karnı. Yirmi beş yıl civarında bir takım içerisinde kalıp, tartışmaların, kavgaların içinde olmamak imkânsız. Biraz kulak verirseniz kimi "anlatıcılar", <strong>Trabzon</strong>'da "ortalığı karıştıranlardan biri de <strong>Hami.</strong> Onunla ilgili hikâyeler farklı bir biyografi çalışmasına itebilir insanı. Ama buna yanıtını dinleyince ayak bağlanıyor:</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">-"Ben hiçbir zaman sütten çıkmış ak kaşık olmadım. Hatalarım oldu. Beni nelerle eleştirdiler, suçladılar. Kabul de ediyorum, kusur etmişimdir. Ama hiçbir olayda kötü niyetim olmadı. Yeri geldi, arkadaşlarımı mağdur etmemek için bana verilen paradan fedakârlık ettim. Yeri geldi, para alamadım; gün oldu sakat sakat oynadım. Ama içimde hep <strong>Trabzonspor sevgisi</strong> vardı. Hep iyi olsun istedim. Kırdıysam, hep özür diledim. Büyük camialarda neler yaşanıyor. Biz yine de daha iyiydik." </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:20.0pt">Hami’nin Doğduğu Yer; </span></strong></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">20 Temmuz 1968 günü Arsin</span></strong><span style="font-size:16.0pt">'de doğdu, Hami. <strong>Sekiz kardeşin altıncısı</strong>. <strong>Beş erkek, 3 kız</strong>. Necati'yi Trabzon'da bir kaza sonucu kaybetti. Çok etkilendi. Yaşamında etkilendiği olaylar</span><span style="font-size:16.0pt"> belli başlı onun için de. Evliliği, çocuklarının dünyaya gelmesi, Trabzonspor'dan bir yıl için de olsa ayrılması, dönmesi, <strong>baba</strong>sının kaybı...</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Çocukluğu her Karadeniz bebesi gibi işte. Sokak aralarında top oynayarak büyüdü. Hem kendisine büyük kırmızı şortuyla</span><span style="font-size:16.0pt"> hem de bacak kadar boyuyla oynadığı oyunla dikkat çekti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Herkes "Hami'ye bak!" diyordu. O ise, zihninde "<strong>Ali Kemal</strong> koşuyor, koşuyor, vurdu, goool" noktasındaydı. Kaderi o sokak arasında şekillendi Hami'nin. Yeteneğiyle birlikte Trabzonsporlu Ali Kemal sevgisi temelindeki futbol harcının sağlam gelişmesini sağladı dense, abartı olmaz.</span></p>

<p><span style="font-size:24px"><strong>Trabzonspor'a İlk Adım ;</strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hem kendi beyanı ve isteği hem de fısıldananlar, <strong>1978</strong> yılın da baba <strong>Osman Mandıralı</strong>’nın elinden tutup <strong>Trabzonspor</strong> Kulübü’ne götürmesiyle sonuçlandı. Antrenör “<strong>Yeşil Osman</strong>" kısa bir denemeden sonra "Tamam senden adam olur, ama şimal küçüksün, iki sene sonra gel, hem boyun da uzamış olur” dedi.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Çaresiz kabullendi, ama bir sene sabredebildi. Tekrar gittiğinde bu kez kabul gördü ve yıllar sürecek Trabzonsporluluk serüveni böylece başladı. Yıldız, genç, amatör ve profesyonel..&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">Bütün kategorilerde forma giydi. Oynadığı bütün kategorilerin&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">Milli formasını da kısa sürede sırtına geçirdi. 1985 yılında&nbsp;</span></span><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Sundermann</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> teknik direktörken bir Malatya maçında A takım</span><span style="font-size:16.0pt"> formasını, yine aynı dönemde <strong>17</strong> yaşında <strong>A Milli Takım </strong>formasını giydi. <strong>49</strong>'u <strong>A</strong> olmak üzere, <strong>83</strong> kez ay yıldızlı formayı taşıdı. İlk çağrıldığı gün duyduğu heyecan yıllar sonra yine kadroya çağırılırım diye beklerken <strong>Mustafa Denizli</strong> tarafından kadroya alınmadığını öğrenince yıkıntıya dönüştü. Sportif anlamda Trabzon'dan ayrıldığı gün duyduğu üzüntü kadar etkileyen nadir olaylardan biriydi Hami için bu durum.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:18.0pt">Schalke 04 Transfer Anı;</span></strong></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Trabzon'dan ayrılması da ilginçti. Bir kere yaşadı, <strong>Schalke 04</strong>'e gitti. Ankaragücü'ne zorunlu transfer oldu. Bir kere de "gitmeyi istedi" ama olmadı. Gitmeyi istediği kulüp <strong>Galatasaray</strong>’dı. <strong>Fatih Terim</strong> hayranlığı ve sevgisi onu Sar-Kırmızılı formaya hep sıcak tuttu. Yine iyi oynadığına inandığı, ama öte yandan çok eleştirildiği dönemlerden birini yaşıyordu. Gideceğim, dedi. Ama dönemin Başkanı <strong>Faruk Özak</strong> ikna etti, kalmasını sağladı.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/h-min_1_1.jpg" /></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">1997-98</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> sezonunda ayağından sakatlandı. <strong>Schalke 04</strong>'ün</span><span style="font-size:16.0pt"> doktoruna tedavi olmaya başladı. Gidip gelirken hoşuna gitti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bir sezon önce Trabzon'daki <strong>UEFA Kupası</strong> karşılaşmasında gösterdiği performans zaten <strong>Alman</strong>ların belleğindeydi. Topladıkları bilgilerden tatmin olunca da birden transfer gündeme geliverdi. "Olur" dedi, sonra vazgeçti. "Git-gel"ler arasında birden "İstenmiyorum Trabzon'da galiba" kuşkusu beynine girdi ve istemeye istemeye "yola koyuldu". Başkan <strong>Mehmet Ali Yılmaz</strong>’ın "Olmazsa dönersin" garantisiyle "denemeye" karar verdi. Çoluğu çocuğu "toplayıp" Almanya'ya götürdü.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">İlk günler kâbustu. Babası hastaydı ve aklı Trabzon'dan bir</span><span style="font-size:16.0pt"> öteye gidemiyordu. Bir yandan hasretle karışık merak indeyken, diğer yandan da yavaş yavaş alışmaya başlamışlardı gurbete. Sonra.. </span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Baktı ki, <strong>Avrupa</strong> dedikleri aslında hiç de fena yer değildi. Her şey farklı bir ilişki içindeydi. Yeniyorlardı rakiplerini, maçın hemen ardından yaşanan sevinç stadın dışında bitiveriyordu. Yenilgiyle yaşanan hüzün, keza</span><span style="font-size:16.0pt"> öyle... <strong>Futbol</strong> değil, sanki insanlar tiyatroya, sinemaya gelmiş bi maç seyrediyordu. Akına birden <strong>Trabzon</strong>'da maç kaybettiklerinde taraftar gelir taşlar, bağırır çağırır korkusuyla evlerinin ışığını kapatarak oturduklarını, kendi evlerine kimse görmeden hırsız gibi girmek zorunda kaldığı günler aklına geldi. Bazı arkadaşları böyle günlerde tesislerden dışarı çıkamıyordu hatta. Elinde av tüfeğiyle yine tesisin arka tarafında ateş ederek stres atanlar da yok değildi. <strong>Almanya</strong>'da bir de <strong>Schalke </strong>onlara çok sevdikleri bir ev ayarlayınca... İş, Hami'nin "<strong>Profesyonel </strong>hayatımın en büyük yanlışını Schalke'den ayrılmakla yaptım" diyecek noktaya geliverdi. "Mehmet Ali Yılmaz'ı kıramadım, gittiğim gibi kalktım geldim" deyiverdi, Hami. Nasıl bir stres ve sıkıntı çektiğini unutmuş, hiç yaşamamış gibi. Bugün yaşadıklarından duyduğu üzüntüye neden olan şeyler o hatanın faturası sanki; dönüp dolaşıp "Gelmeyecektim" diyor.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu noktada altı çizilmeli ki, <strong>Mehmet Ali Yılmaz</strong> onun için</span><span style="font-size:16.0pt"> çok önemli. Büyük adımları onunla attığını düşünüyor. Yılmaz'la yaşadığı her şeyin olumlu ve yararlı olamadığını demeye çekiniyor. <strong>Almanya</strong>'dan dönmesi gibi. Ama yine de "hakkını helal ediyor" ona. "Büyük adam" kanısında. Son döneme Trabzonspor yönetiminin <strong>Özkan Sümer</strong>’in elinden gitmesine en çok sevinen o. Mehmet Ali Yılmaz'ın "Başkan" olarak oraya çıkması ise -ütopya gibi olduğunun farkında ama- en büyük rüyası şimdi. İşte o zaman yıkılan hayaline yeniden sarılma imkani olabilir düşüncesinde...</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Ankaragücü</span></strong><span style="font-size:16.0pt">’ne gidişi ise "çok sıcak" hafızalarda. Hami belki de ilk kez, alenen, gerçekten istenmedi Trabzon'da! Yaşamın</span><span style="font-size:16.0pt"> tartışmasız gerçeği "pat" diye çıkıverdi karşısına. "Yeni" teknik adam, iddialarını gerçekleştirebilmek için "kadro” çalışması yapacaktı. Başkandan bu doğrultuda yetki istedi. O da koskoca takımı güvenerek teslim ettiği "adama" ne diyecekti ki?&nbsp; “Onay” verdi. Bu, 9 yaşında "Büyü de gel" diye ilk yollanışından çok farklıydı Hami için. O zaman da gözleri dolmuştu, nasıl geçecek 2 yıl da ben büyüyeceğim, Trabzonsporlu olacağım, kaygısı çocuk kalbinde büyük depremdi. Yirmi yedi sene sonra bir "hocanın" sevgiyle "büyü" sözü, yerini profesyonel diğerinin "yürü"süne bırakıverdi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18.0pt">Ankaragücü’ye Transfer Anı;</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Biraz bekledi, takım bulmaya çalıştı. <strong>Akçaabat Sebat</strong> şans gibi göründü. İstenmediği bilgisi geldi. <strong>Ankaragücü</strong>'nün yolunu tuttu. Kader burada da "cilve" peşindeydi. <strong>Sarı-Lacivertli</strong> takımın "kurtları" bu kez ona "yedirmediler". Oysa son durak diye ailesi ve çocuklarını alıp Ankara'ya yerleşmişti. "<strong>250</strong>" golü burada bulacağını hayal etti. Hepsinden öte, "Trabzon'a kökünden bağlı yaşam" kabuklarını kırınca hoşuna da gitti. Büyük kızı Aleyna okulunda, küçük Alara da anaokulunda kendilerini bulmuş, adeta başka çocuk olmuşlardı. Bunu fark etmek çok mutlu etmişti eşi Şebnem'le kendisini. Olamadı. Yönetmelikler transferine de izin vermeyince, kalakaldı ve bu kez istemeyerek ama zorunluluktan yine Trabzon'a döndü.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Eşi Şebnem bütün bu hengâmelerde doğal olarak yanındaydı. "Sessiz, karışmaz" olmadı hiç. Gerektiğinde yönlendirdi. O da hemen her erkek "gibi" dinledi ya da direndi ikazlarına. Yaşadıklarıyla hayat arkadaşının üzülmesine sebep olduğu için sıkıntı hissettiği de çok oldu. <strong>30 Ekim 1989</strong>’da evlendiler.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Çocukluk arkadaşım, futbolcu, <strong>Metin Diyadin</strong> tanıştırdı <strong>Şebnem</strong>le beni. Gel bak, seni bir kızla tanıştıracağım, dedi de buluştuk." İki kızıyla birlikte aile kavramı içinde yaşamını sürdürüyor. Ailesine de çok düşkün. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kardeşleriyle diyalog halinde. Annesi <strong>Hikmet hanım</strong> hepsinin gözbebeği. Baba <strong>Osman</strong></span><strong><span style="font-size:16.0pt"> Mandıralı</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> artık hayatta değil; ama belleğinin önemli bir yerinde kazılı. Daha çok küçükken yaşadıkları diyaloglar zihninde. Para meseleleri yani. "Yok, bu kadar, ileride olur inşallah"..&nbsp;</span></span><span style="font-size:16.0pt">Buna duyduğu burukluk, sonra eline para geçince, "Al baba" deme noktasına gelmesi...</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:18.0pt">Hami Mandıralı Hiç Şampiyonluk Göremedi;</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Hiç şampiyonluk göremedi Hami. En büyük tatminsizliği bu oldu. Çok güzel maçlar yaşadı. Çok da kötü ve unutulmaz.. Türkiye'de, yurtdışında önemli başarılarda hep onun adı vardı. En çok sevdiğin goller ya da maçlar, diye sorunca, sular seller gibi akıtamıyor belleğini. O kadar çok oynamış ve o kadar çok gol atmış ki... Konuştukça bazı anılar dökülüveriyor: ama <strong>Türkiye Kupası</strong>’nda, <strong>Samsun</strong>'da <strong>Beşiktaş</strong>’la oynacakları maça gelmek için yola çıkan 6 taraftarın kazada ölmesi, bir başka... <strong>Barcelona</strong>’ya <strong>7-2</strong> mağlup oldukları karşılaşmada, attığı, İspanyolları bile ayakta alkışlatan gol...</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Pek çok teknik adamla çalıştı. <strong>Sadi Tekelioğlu</strong> onda iz bıraktı. Takımda sonraki <strong>hoca-teknik</strong> adam karşılaşmaları pekiyi gitmedi ama. Bu hayal kırıklığı içerisinde <strong>Ali Kemal Denizli</strong>’yle yaşadıkların daha çok etkiledi kendisini. İdolüm dediği "adam" başına teknik direktör olduktan sonra kendisini medyaya eleştirdi. "Sen de mi Brütüs" gibi bir şeydi bu. Ya da <strong>Hami</strong> sık sık yanına gittiği, birlikte yediği içtiği Ali Kemal'in "takımla ilgili işlerde" onun değil "işinin" yanında olmasını kabullenemedi. Belçikalı <strong>Urbain Breams</strong> de onu etkiledi. Hala sevgiyle konuşuyor. Şenol Güneş ve Fatih Terim'in de Türkiye'nin yetiştirdiği çok değerli teknik adamlar olduğuna inan</span><span style="font-size:16.0pt">ıyor. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:18.0pt">Türkiye’de ve Dünya’da En Çok Beğendiği Futbolcu; </span></strong></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Türkiye'den ve dünyadan sevdiği, takdir ettiği futbolcular var. <strong>Ergün Pembe</strong>'yi, hem istikrarı hem de düzgün kişiliğiyle çok beğeniyor. <strong>Ronaldo</strong>, beğendiği yabancı. Hakem konusunda bugünden etkilenmiş. <strong>Ali Aydın</strong> iyi, diyor.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Uçağa </span></strong><span style="font-size:16.0pt">binmekten korkuyor Hami, inanması güç ama. Her binişinde okuyor üflüyor. <strong>Araba merakı var</strong>. Bütün markalara binmiş neredeyse, ama <strong>Mercedes</strong>'te karar kılmış. Macera türü roman okumaktan ve sinemadan hoşlanıyor. Eşinin yaptığı!</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Karadeniz yemeklerine de bayılıyor. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Hami</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> şimdi "filmin bitmesini" bekliyor. Belki son bir çırpınışıyla bir takım bulacak; bu satırlar yayımlandığında çok sevdiği futbolu yaşıyor olacak. Ancak bu kitabın yayımından çok fazla uzun olmayan bir süreç sonrasında, yani eninde sonu "eski"yecek. O zaman yorumlar, söylemi elbette değişecek uzunca bir süre çokça, daha sonra azalan tekrarlarla hayatından kesitler anlatmaya devam edecek. Belki daha net, daha katı çıkacak fırsat buldukça kamuoyunun önüne, ama hep farkında olacak: "Ben" diyecek, "Birçok duygumu hep işin içine soktum. <strong>Profesyonel</strong> bir futbolcunun, arkadaşlarımla dengesizlik olmasın, bana daha az para verebilirsiniz, demesi ne</span><span style="font-size:16.0pt"> demek. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Ne kadar büyük bir hataymış." "Keşke" diyecek sonra, şunları bunları yapmasaydım. Diyor da zaten... Futbol diğer bütün branşlardan daha çok endüstrileşmiş durumda. Profesyonel futbol yaşamının tamamen paraya dönüşmüş bugününün ortaya çıkardığı acımasız rekabetin <strong>Türkiye</strong> üzerindeki en son direnişçisi <strong>Hami</strong>.. Bugün bu çarkın içerisinde ranttan payını kapabilme ana fikriyle dolu "ayakta kalabilmek" mücadelesinde her yol mubah tarzını benimseyerek "canını dişine takanlara" bakıldığında, Hami "<strong>Son Mohikan</strong>" gibi.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: “Fırtına, İhtilal, Efsane Trabzonspor” Kitabından yazılmış. Derleyen; Hakan Kulaçoğlu. </span></strong></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/genel-futbol/son-mohikan-hami-mandirali-h217.html</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2020 21:03:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/08/son_mohikan_hami_mandirali_h217_c30b6.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mısır Kampanyası [Muhammed Salah]]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/dunyadan-futbol/misir-kampanyasi-muhammed-salah-h216.html</link>
      <description><![CDATA[CEO&#039;su Ítalo Zanzi Salah&#039;ı tanıttı: &quot;Muhammed Salah’ı sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz, o genç ama çok yetenekli bir oyuncu. Gelecekten eminiz. Roma&#039;ya hoş geldin.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:20.5pt">Mısır Kampanyası [Muhammed Salah]</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Şubat <strong>2015</strong>’te yeni gelen futbolcuyu tanıtmak orta saha oyuncusu ve antrenör turnuvası yöneticisi Vincenzo Guerini' ye düştü. Muhammed Salah Floransa' ya iki gün önce gelmişti ve gazeteciler ve taraftarlar tarafından karşılanmıştı. Taraftarlar takımın mor atkısını Salah'ın boynuna dolamakta hiç gecikmediler.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Resmî ACF <strong>Fiorentina</strong> Facebook sayfasında beğeniler ve Arapça gönderiler binleri aştı. Birisi, "Ben <strong>22</strong> yaşında bir <strong>Mısır</strong>lıyım. Floransa’dan kız arkadaş arıyorum. Salah’ın gelişiyle</span><span style="font-size:16.0pt"> <strong>Floransa </strong>benim yeni şehrim, yazmış. Bir başkası, "Floransa zaten dünya çapında ünlüydü, şimdi daha da çok ünlenecek, diye tahminlerini belirtmiş. Bir üçüncüsü, "Montella, Salah'ı seçersen Fiorentina'nın anında 20 milyon yeni taraftarı olacak," demiş. <strong>2014</strong>’teki resmi tahminlere göre <strong>135 </strong>bini asan Mısır topluluğu, İtalya’daki Avrupalı olmayan en büyük sekizinci vatandaş topluluğunu oluşturur ve onlar Mısırlı'nın gelişi için yollara düştüler. Sadece göçmenler değil, <strong>Mısır</strong>, <strong>Filistin</strong> ve <strong>Suriye'</strong>den mesaj yağıyordu. Chelsea'nin bekleme kulübesinde geçirdiği uzun zamandan sonra herkes Mo'yu tekrar sahada görmek istiyordu, tabii mor çizgili forma içinde. Etkinlik öylesi bir ilgiyle beklediyordu ki Mısır&nbsp;</span></span><span style="font-size:16.0pt">Televizyonları resmi sunum ve canlı basın konferansının olacağı büyük günün arifesindeki akşam Salah'ın kariyerinin bir belgeselini gösterdi. <strong>6 Şubat saat 14.00</strong>'da, Artemio Franchi Stadyumu'ndaki Sala Manuela Righini'de Mısırlı <strong>Messi</strong> yerel ve ulusal medyanın onayı için tanıtıldı. Ceketinin cebinin üstüne bir zambak ve mor kravatla kulübün takımını giyen güler yüzlü Mo kamera ışıkları önünde rahatlamış görünüyordu ve Port Said İsyanındaki kurbanlara bir minnet için seçtiği</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">74 numaralı yeni formasını tutuyordu. Fotoğrafçılar pozlarını</span><span style="font-size:16.0pt"> aldıktan sonra Guerini yeni forvetlerini <strong>tanıttı</strong>: "Görüşmelerden haberiniz var. O önü açık bir oyuncu. Çok yüksek bir kiralama bedeli var bu da Chelsea'nin ona gerçekten inandığını gösterir. Umarız takımımıza çabuk alışır. Onu evinde hissettirmek istiyoruz ve her türlü yardıma hazırız çünkü sezonun ortasında Ocak'ta <strong>Chelsea </strong>gibi bir takımdan başka bir takıma geçmek hiç kolay bir şey değil."</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Sonra da <strong>soru-cevap</strong> kısmını açtı.&nbsp;</span></span><span><span><strong><span style="font-size:16.0pt">İtalyan</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> futbolunun büyük şampiyonalarının yurtdışına,</span><span style="font-size:16.0pt"> özellikle de <strong>İngiltere</strong>'ye gittiği bir zaman dilimindeyiz, ama ada karşımızda Chelsea’den Floransa'ya gelmeye karar veren birisi duruyor. Bu seçim nereden çıktı?"</span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:28.0pt">Salah’a İtalyan futbolcu olup olmadığı soruldu:</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Mo çeviriyi dinledi ve Arapça olarak yanıtladı. "İtalyan ligi oldukça üst düzeyde oynanıyor bu yüzden buraya gelmeyi tercih ettim. Bence İtalyadan giden oyuncular vizyonlarını geliştirmek ve deneyim kazanmak istiyorlar. Floransa' ya gelmeden önce Ahmet Hegazy ile konuştum [Floransa’da üç sezon oynamış Mısırlı savunma oyuncusu ve bana şehir, takım ve atmosfer hakkında harika şeyler söyledi. Umarım burada mümkün olduğunca uzun kalırım. Lig kupası kazanmak istiyorum ve sadece bir kere de değil. Chelsea'ye geri dönme planım yok. Fiorentina’da tüm takımla beraber büyüyüp gelişmek istiyorum." </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Ardından Salah'a hayranı olduğu bir İtalyan futbolcu olup olmadığı soruldu: "Elbette. Pek çok <strong>Seria A</strong> oyuncusu bana rol model olmuştur örneğin <strong>Batistuta</strong>, <strong>Baggio</strong>, <strong>Totti</strong> ve <strong>Del Piero</strong>. Bir gazeteci, "Arap dünyasında olup bitenler hakkında bir şey söylemek ister misin?" diye sordu.&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">Maccabi olayının yarattığı karmaşadan ağzı yanan Salah</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">"Ben bir futbolcuyum. Politika hakkında konuşmuyorum,”</span><span style="font-size:16.0pt"> dedi gülümseyerek ve sessizliğini korudu. Toplantı odasına rolü ve istekliliğinin güvencesini vererek futbol hakkında konuşmayı tercih etti: "<strong>Basel</strong>’de ve <strong>Chelsea</strong>’de sağ veya sol kanatta veya ikinci forvet olarak <strong>4-3-3</strong> oyun tipiyle oynadım."&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">Pazar günü oynayacak mısın? "Pazara kadar hazır olmayı umuyorum. Amacım her zaman oyunda olmak."</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">8 Subat</span></strong><span style="font-size:16.0pt">'ta sezonun 22. maç gününde Franchi’de öğlen maçı&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">oynanıyordu. Bu güzel pazar gününde Vincenzo Montella'nın</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Fiorentina'sı Stefano Colantuono'nın <strong>Atalanta</strong>'sıyla karşılaştı. <strong>Muhammed </strong>Salah <strong>65</strong>. dakikada skor 1-1'e sabitlenmişken Joaquín'in yerine girdi. Serie A çıkışını <strong>3-2</strong> morluluların galip olduğu maçta yaptı. Montella maç sonrası konteransta yeni oyuncusu hakkında konuştu: "Dinamik bir oyuncu. Bize hız ve enerji getirdi. Top bizdeyken harika fakat defansta kendini geliştirmesi lazım. Futbolcu olduğu dönemlerde "Aeroplanino diye de bilinen menajerin Mısırlı'yı <strong>14</strong> Şubat'ta deplasmanda Sassuolo ya karşı oynanan ligin 23. maçında ilk on bire alması, ona değer verdiğini gösteriyordu. Çocukları </span> <span style="font-size:16.0pt">Kurtarın logolu beyaz bir forma giyen <strong>Momo</strong> koluna siyah bandaj takmıştı. Bu, Lega Calcio'nın izniyle polis ve Beyaz</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Şövalyelerin Kahire'nin dışındaki Air Defense Stadyumu'nda&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>7 Şubat </strong>Zamalek ve <strong>ENPPI </strong>müsabakasından önceki çatışmasındaki 25 kurbana bir saygı göstergesiydi. <strong>Reggio Emilia</strong>’daki maç başladı. Bir dakikadan az bir süre içinde Salah sol kanattan gelen uzun bir atıştan yararlanıp, kaleci Andrea Consigli'yi tedirgin eden fakat gole dönüşmeyen bir çapraz vuruş yaptı. Bu neler yapabileceğinin ilk göstergesiydi. İlk yarının 30 dakikası geçmişken Khouma Babacar’dan gelen bir topuk pası Salah'ı harekete geçirdi. Salah iki savunmayı hızlıca atlattı ve bu sefer sol ayak vuruşuyla kaleci Sassuolo'yu gafil avladı. Bu onun ilk <strong>Serie A</strong> golüydü. Birkaç dakika sonra Babacar'a teşekkür babında müthiş bir <strong>pas </strong>verdi.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu sadece bir başlangıçtı, <strong>Nagrigli </strong>çocuğu durdurmak mümkün değildi. Bir aydan az bir sürede <strong>7 </strong>maçta <strong>altı</strong> gol attı. <strong>Mourinho</strong>'nun kiraladığı oyuncunun işe yaramaz olduğunu düşünenler bir daha düşünmek zorunda kaldılar. Salah, "Özel Kişi'nin daha önce İnter ve Fiorentina'ya gönderdiği <strong>Wallace</strong> <strong>Oliveira dos Santos</strong>, <strong>Van Ginkel </strong>veya <strong>Marko Marin</strong> gibi biri</span><span style="font-size:16.0pt"> değildi. Mısırlı’nın Cuadrado, "The <strong>Vespa</strong>”nın yerini doldurup dolduramayacağından endişe edenler gerçekleri göz ardı edemediler. Floransa’da insanlar "Cuadroda da kimmiş? Diye dalga geçmeye başladılar.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:28.0pt">Salah’ın İtalya’da ilk forma numarası 74</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Mor forma ile ilk golünü atması 12 maçı bulan Kolombiyalının aksine <strong>74</strong> forma numaralı hemen gol attı, hem birden fazla. Ve bunlar önemli gollerdi. Ligde (<strong>Torino, İnter ve Sassuolo</strong>' ya karşı) üç isabetli atış, Avrupa Ligi' nde <strong>Totenham</strong>'a ve İtalya Kupası’nda <strong>Juventus</strong>’a karşı gollerin hepsi konuşmaya değerdi.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Avrupa Ligi'nin son 16’larının ikinci ayağı <strong>26</strong> Șubat'ta&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">Franchi Stadyumu'nda oynandı. Morlu takım İngiltere'ye karşı 1-1 berabere kaldı. <strong>Mario Gómez</strong> 54. dakikada <strong>Milan Badelj</strong> den gelen harika bir pasla Fiorentinayı öne geçirdi, Alman kaleci <strong>Lloris</strong>'in karşısında hiç hata yapmadı. Yedi dakika sonra, Salah kendini Spur’lerin Fransız kalecisiyle teke tekte buldu ama kalecinin tam üstüne atış yaptı. 71. dakikada başka bir avantaj yakalayacaktı: Momo, Londra takımının ceza sahasından topu sağ tarafa alıp Gómez'le verkaç yaparak topa sahip olmaya çabaladı. Jan Vertonghen</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Salah'tan üstün görünüyordu ama Mısırlı devam etti, topu çalarak Lloris'in kalesinin filelerini havalandıran bir vuruş yaptı. Formasını çıkararak fanatik taraftarların olduğu tribüne doğru kutlamaya gitti. Bu sebeple sarı kart aldı ama bu sarı kartın takımının çeyrek finallere gitmesini sağlayan bir golün yanında ne önemi vardı? Basın, Mo'nun performansını 10 üstünden 8 olarak değerlendirdi ve "sadece gol değil, aynı zamanda da ofsayt çizgisinin çok yakınından attığı doğru atışları, Totenham defansını endişelendiren hızlı koşuları ve takım arkadaşları için fırsatlar yaratması ile konuşuldu. Salah'a övgüler yağdıranlar sadece İtalyan basını değildi, aynı zamanda <strong>İngilizler</strong> de ondan bahsediyordu. Guardian'1n Batı Londra kulübünün bu kış Juan Cuadrado'nun Floransa’dan alınmasına karşılık, bir süreliğine kiralanmış Pochettino'nun adamının "baş işkencecisini" hâlâ</span><span style="font-size:16.0pt"> bir Chelsea oyuncusu diye tanımlaması büyük bir ironiydi. Telegraph "Özel Kişiyi hedef alarak, "<strong>José Mourinho</strong> tarafından beğenilmeyen Muhammed Salah, <strong>Totenham</strong>'ın umutlarını bitiren müthiş bir gole imza attı!" başlığını attı.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:28.0pt">Salah’ın İnter’e karşı ilk golü </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Mourinho' nun hata yaptığının kanıtı 1 Mart'ta Portekizli direktör ’ün eski takımı İnter'e karşı San Siroda oynan maçta geldi. Salah 43. dakikada bir anda sakatlanan Babacar'ın yerine oyuna girdi. Aniden Nerazzurro savunmasından iki oyuncuya, Nemanja Vidic ve Juan Jesus, öyle bir etki bıraktı ki, ikisi de sarı kart aldı. Roberto Mancini's takımı arkada şaşkına dönerek, <strong>74</strong> numaralıya bir gol armağan etti.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Handanovic' çıkarken Pasqual tarafından bir orta açıldı ve</span><span style="font-size:16.0pt"> sahanın ortasına düştü; Mo bu şansı kaçırmadı. Bu, Mısırlı'nın dördüncü golüydü ve mor formalı takımın San Siro'da İnter'e karşı attığı ilk goldü. Takımın Milan’dan dönüşünde Fiorentina taraftarları Franchi'nin stantlarını coşkulandıran bir şarkıyla karşıladı. "Siam venuti fun qua, siam venuti fın quaper vedere segnare Salah" (Buraya geldik, buraya Salah’ın gol atışını izlemeye geldik).</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Gerçekten de Salah gol atmaya devam <strong>etti:</strong> 5 Mart'ta Turin'de Coppa İtalia yarı finallerinde Fiorentina'nın ezeli rakibi Juventus'a karşı iki inanılmaz gol. 11. dakikada, Morluların defansı <strong>Pepe</strong>'nin kornerini savuşturdu, Mo topu kaptı, 70 metreyi hızlıca geçti, solbek Bianconero'yu alt etti ve Marco Storari'nin kalesine topu şutladı. Juve karşılık verdi</span><span style="font-size:16.0pt"> ve <strong>Fernando Llorente</strong>'nin kafa vuruşuyla durumu eşitledi, ama daha bitmemişti. Marchisio topu kaybetti; Salah harekete geçti ve gecenin ikinci golünü atmak için ceza sahasına hücum etti. Morlular 2- Juve 1. "The Old Lady" Juventus) kendi evinde 10 Nisan 2013 <strong>Bayern Münih</strong> maçından bu yana neredeyse iki seneden beri hiç yenilmemişti. Kupanın finaline kesin gözüyle bakılıyordu fakat Fiorentina ikinci ayakta yenilmişti. Avrupa hayali de suya düşmüştü. Morlular, Mayıs'taki yarı finallerde Sevilla tarafından (iki maçta toplam <strong>5-0</strong>) mağlup edilmişti. Tabloda dördüncü sırada bitirdiler fakat bu Avrupa elemelerine gitmek için yeterli değildi. Muhammed Salah bu <strong>Rönesans şehrinde</strong>ki üç buçuk ayını <strong>26 </strong>maç ve <strong>9</strong> golle tamamladı. Gollerin altını Serie A’da (son üçü <strong>Sampdoria, Empoli </strong>ve<strong> Parma</strong>'ya), ikisi <strong>Coppa</strong> Italia’da ve biri Avrupada atıldı.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Gollerin dışında Nagrigli çocuk söz verdiği gibi Floransa halkının kalbini kazandı. Kalpleri, kanattan uzun koşuları, top sürme becerisi, golleri, duaları ve herkes tarafından bilinen saygısı ile kazandı. Fiorentina hayranları onu çok seviyordu. Tuscany'deki memleketlileri onu idol edinmişti. <strong>Şubat </strong>ayında Momo’nun <strong>Sassuolo</strong>'ya karşı attığı ilk golden sonra Mısırlı lokantası <strong>Via del Palazzuolo</strong>’da bir parti organize ettiler. İçlerinden birisi şöyle açıklıyor: "Salah gol attığında bu</span><span style="font-size:16.0pt"> bizim için bütünleştirici bir imge oluyor. Hepimiz çok mutlu oluyoruz." Martta <strong>Momo</strong> sosyal medyada Floransa'nın merkezinde Ponte Vecchio'nun yakınlarında yaşadığı binanın kapısındaki üstü yazılı bir tahtanın fotoğrafını paylaştı. Ok ve kalple süslenmiş tahtada "<strong>Salah</strong> yazıyordu. Floransa onu çok sevdi ve onun gitmesini hiç istemedi. Fakat Serie A'nın sahalarında gösterdiği performanslardan sonra Salah, İtalyan ve diğer kulüplerin ilgi odağı oldu: <strong>Inter, AC Milan, Juve,</strong></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Roma</span></strong><span style="font-size:16.0pt">, <strong>Atlético Madrid</strong> ve <strong>Wolfsburg</strong> bu kulüplerden kimisiydi. Momo için İtalya’da yıllardır benzeri görülmemiş bir tartışma patlak verdi. Fiorentina'nın <strong>2002</strong>'den beri sahipleri The Della Valles, Diego ve Andrea oyuncularını tutmak istiyorlardı. Salah'ı Montelladan gelen Portekizlik teknik direktör Paulo Sousa'nin dizayn ettiği yeni oyun taktiğini kurmak için bir köşe taşı olarak görüyorlardı. Chelsea ye kiralama süresini <strong>2015-16</strong> sezonuna uzatmak için <strong>1 milyon </strong>avro ödediler. Sonra da geçen yıl <strong>800.000</strong> avro olan değerini dört yıllık <strong>3 milyon </strong>avro artı bonuslara yükseltip oyuncuyla finansal anlaşma yapmak istediler. Guerini’nin tanımına göre bu “çılgınca” bir teklifti. </span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Ve burada da kalmayacaktı. Chelsea ile anlaşmalı olarak toplam <strong>18 milyon</strong> avroya oyuncuyu satın almaya da hazırlardı. Bu, kulüp için kayda değer bir yatırım olacaktı oyuncunun sadece <strong>23 yaşında</strong> olduğu düşünülürse verdikle miktarın zaman içinde kâra döneceğini ümit ediyorlardı. Tek gereken şey Salah'ın cevabıydı. Kulübün onursal başkanı <strong>Andrea Della Valle </strong>olumlu düşünüyordu ve oyuncunun taleplerini karşılayabileceklerine emindi. Güçler geçmesine rağmen tatilde olan Momodan cevap gelmedi. Kulüp ve Momo'nun</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">temsilcileri arasında görüşmeler kesin bir sonuç olmaksızın</span><span style="font-size:16.0pt"> sürdü. Nihayet ültimatom geldi: Salah, Fiorentina'nın teklifini kabul edip etmeyeceğine <strong>2 Temmuz</strong> akşam saat 8'e kadar kadar karar vermek zorundaydı. Sessizlik. Bu, bardağı taşıran son damlaydı. Onaylama Salah'ın kazançlarından sorumlu avukatı Ramy Abbas'tan geldi: "Fiorentina’da kalmama kararı aldık. Muhammed bu yaz başka bir İtalyan takımına geçecektir. Tüm göstergeler bir sonraki durağının, Salah’ı takımına katılmaya ikna etmek için kurallara aykırı bir şekilde görüştüğü iddia edilen Mancini'nin Inter'i olacağı yönündeydi. 5 Temmuz Pazar günü, La Gazzetta dello Sport'un ilk saya şunları yazmıştı: "Salah için mücadele. Chelsea, Inter’e evet diyor ama Fiorentina onların vazgeçiriyor. Mısırlı’yla anlaşmaya varan Nerazzurri (Inter) Londra kulübüne 20 milyon teklif ediyor. Anlaşma yapıldı mı? Hayır. Fiorentina <strong>şikâyetçi</strong>:</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kontratı devam eden bir futbolcuya teklifte bulundunuz." II&nbsp;</span><span><span style="font-size:16.0pt">Coriere dello Sport ekliyor: "Salah için fırtına bulutları. Floransa Inter'i suçluyor! Nagrigli oğlan ertesi gün yine ilk sayfalardaydı. La Gazetta’nın başlığı şöyle: "Mısırlı kampanyası. Salah transferi. Fiorentina ve Inter tweetlerle ve basın açıklamalarıyla kapışıyor. Fiorentina’nın danışmanlarından biri (kişisel fikri) Inter'in <strong>Serie B</strong>’ye sürülmesi gerektiğini söylüyor. Bu arada <strong>Roma</strong> beklemede."</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Della Valles'in savaştığı tek cephe Inter değildi. Ayrıca Salah ile de araları bozuktu. "<strong>Çılgınca</strong>'" teklifi geri çektiler, <strong>13 </strong>Temmuz’da Moenadaki sezon öncesi eğitim kampına çağırdılar ve avukatlarına "kulüp haklarını korumak için gerekenleri</span><span style="font-size:16.0pt"> yapma talimatını verdiler. Momo tweetleriyle karşılık <strong>verdi:</strong> Medyadaki söylentilere her zaman inanmamak lazım. Fiorentina ya saygı duyuyor ve şu an konuşmak istemiyorum. Bir başka tweetinde de "Bana saygı duyduğunuz için teşekkür yazıyor. Fazlası yok. Yaz macerası devam etti fakat Salah ile Fiorentina kulüp yönetimi arasında anlaşmazlığa neden Salah olan nokta ortaya çıktı: Fiorentina’yla kontrat yapılırken Salah, haziran ayında başka bir kulüpten teklif geldiğinde ayrılmasına izin veren bir anlaşma istemişti.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Abbas</strong>, "Araflar arasında ocak ayında imzalanan kontrattaki belgeleri kullandık. Fiorentina'yla kontrat çoktan bitti, bu, yüzden Chelsea'ye geri dönüyoruz; Salah'a gelecek yeni teklifleri bekliyorum. Fiorentina’dan gelecek herhangi bir teklif veya iyileştirme oyuncu tarafından reddedilmiştir. Durum <strong>Şubat</strong>'tan itibaren belliydi ve kulüp bunu biliyordu. Fiorentina büyük bir kulüp ve her büyük kulüp gibi onlar da neye imza attıklarının ve karşılığında ne alacaklarının farkındalar. Sorun para mı? Finansman meselenin sadece küçük bir kısmı. Salah başka bir İtalyan kulübüyle oynar mı? Şu an için söyleyebileceğim tek şey Salah'ın bir <strong>Chelsea </strong>oyuncusu olduğu. İtalya ve başka ülkelerden başka teklifler oldu tabii. Birkaç gün içinde gelecekte ne yapacağımıza karar vereceğiz, diye açıklama yapıyor.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kolombiyalı avukata göre, durum apaçık ortadaydı ve uzamadan yakında çözülecekti. Durumun karmaşıklaşması sebebiyle Inter ve Roma bir süreliğine geri adım atmış görünüyorlardı. <strong>Roberto Mancini</strong> basın konferansında, "Salah’ın durumu açığa kavuşana kadar onun hakkında konuşamayız. Hiçbir şey yapamayız. Tekrar satışa çıktığında onun hakkında konuşmaya başlayabiliriz. Fiorentina’da sadece altı ayda</span><span style="font-size:16.0pt"> neler yaptığını gördünüz fakat şu an Inter olarak ona yaklaşamayız," diyor. İki hafta sonra Roma öne çıkmaya başladı. Kış transfer döneminde salahı kaçıran spor direktörü, Walter&nbsp;</span></span><span style="font-size:16.0pt">Sabatini Salah ve Abbas ile <strong>Fulham</strong> Road'daki Zafferano lokantasında görüşmek için Londraya uçtu. </span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:28.0pt">Salah AS Roma’da </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Sezonluk 3 milyon ile dört yıllık bir anlaşma teklif etti. <strong>23 Temmuz</strong>'a kadar arar verilmişti. Momo artık bir Roma futbolcusuydu, Inter&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">ve Napoli'nin son tekliflerini reddeden Mısırlı’nın anlaşmayı kabul etmesine ek olarak Sebastini Chelsea’den de onay <strong>almıştı</strong>: <strong>20 milyon</strong> avro zorunlu bırakma şartlı bir kiralama.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Muhammed Salah Fiumicino</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> havalimanına <strong>29 Temmu</strong>z’da</span><span style="font-size:16.0pt"> akşam 6 buçukta iniş yaptı. Fakat transferin gerçekleşmesi henüz beklendiği için, <strong>AS Roma</strong> yeni oyuncusunu açıklayamıyordu ve Salah da yeni kontratı imzalayamiyordu. Bu esnada Fiorentina zorlu bir yasal mücadele başlatacağının belirtilerini gösterdi. <strong>Chelsea</strong> ve <strong>Mısırlı</strong> oyuncuya kontrat anlaşmasını ihlalden <strong>FIFA</strong>'ya şikâyette bulundular. <strong>30 milyon</strong> avro tazminat istediler ve eğer futbolun dünya çapındaki yönetimi onları haklı bulsaydı, oyuncu dört ay oynama yasağı alabilirdi. FIFA Fiorentina'nın şikayetini <strong>Mayıs 2016</strong>’da reddetti ama Morlular pes etmedi ve başvurularını Lozan’daki <strong>Spor</strong></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Tahkim</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Mahkemesi'ne (<strong>STM</strong>) götürdüler. Haziran <strong>2017</strong>’de</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">STM başvuruyu reddetti ve FIFA'nın kararını onayladı. Salah</span><span style="font-size:16.0pt"> meselesi kapanmıştı ve <strong>Ramy Abbas Fiorentina</strong>’ya tepki için olayı <strong>Twitter</strong>’a taşıdı ve şunları yazdı: "İtalyanca’da soytarı ne demek?" ve "İtalyanca’da 'mor' ne demek?" Yasal dava iki sene sürmüş olsa da futbol davası <strong>6 Ağustos 2015</strong>’te sonlandı. Resmi bildiri <strong>19.00</strong>'da geldi: "<strong>AS Roma</strong> Mısırlı uluslararası oyuncu Chelsea’den Muhammed Salah'la imza attığımızı bildirmekten mutluluk duymaktadır. 23 yaşındaki futbolcu <strong>Giallorossi</strong> ile dört yıllık kontrat imzaladı"</span></span></p>

<p><span><span><span style="font-size:28.0pt">Roma’da 11 numaralı forma </span></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bildirinin ardından <strong>11 </strong>arka numaralı yeni formasıyla fotoğraf çekildiler, sarılıp <strong>el</strong> sıkıştılar ve <strong>Mo</strong> televizyon kameraları önünde kontratı imzaladı. Yedi aydan kısa bir süre içindeki ikinci resmi basın toplantısı ertesi gün yapıldı. Roma’nın Amerikan CEO'su Ítalo Zanzi Salah'ı tanıttı: "<strong>Muhammed</strong></span><strong><span style="font-size:16.0pt"> Salah</span></strong><span style="font-size:16.0pt">’ı sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz, o genç ama</span><span style="font-size:16.0pt"> çok yetenekli bir oyuncu. Gelecekten eminiz. Roma'ya hoş geldin." Sorular başladı ve <strong>Mısır</strong>lı Messi açıkladı: "Fiorentina’da geçirdiğim süre çok faydalı ve olumluydu. Orada<strong> 6</strong> ay geçirdim ve ailem ve kendim çok mutluyduk. Fakat artık bunun sonuna geldik. Seçme hakkım vardı ve ben de işte tam bu yüzden burada, <strong>Roma</strong>’dayım."</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: “Futbolun Hızlı ve Yetenekli Yıldız SALAH” Kitabından yazılmıştır. </span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/dunyadan-futbol/misir-kampanyasi-muhammed-salah-h216.html</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2020 00:55:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/07/misir_kampanyasi_muhammed_salah_h216_568b4.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okçuluk Nedir, Nasıl Oynanır? [Hedef]]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/okculuk-nedir-nasil-oynanir-hedef-h215.html</link>
      <description><![CDATA[FITA: Uluslararası Okçuluk Federasyonu.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:18.0pt">Okçuluk Nedir, Nasıl Oynanır? [Hedef]</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span><span style="font-size:16.0pt">Birçok kişi için okçuluk, <strong>Robin</strong></span><strong><span style="font-size:16.0pt"> Hood</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> ve Küçük John'un <strong>Sherwood </strong>ormanlarında derebeyinin adamlarına <strong>ok</strong> atmaları anlamına gelmektedir. Ama o günden bu yana okçuluk sporu çok şey kazanmıştır. Beceri olarak pek değişmese de malzeme olarak büyük ilerleme olmuştur. Eski uzun yay gitmiş, yerine gücünü cam elyafından alan ve alüminyum oklara saatte, <strong>200</strong> km'nin üzerinde bir hız verebilen yaylar gelmiştir.</span></span><strong><span style="font-size:16.0pt">Okçuluk</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> fazla bedensel güç gerektiren bir spor değildir, daha çok süreli uygulanabilen kas gücüne ve beceriye dayanır. Bu nedenle okçuluk yarışmalarında her yaştan sporcu yer</span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:16.0pt">alır.&nbsp;</span><span><span style="font-size:16.0pt">Seyircisi azdır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/O.jpg" /></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#0000ff"><strong>Hedefin ortasına saplanmış bir ok 10 puan alır. Kenara doğru her halkının puan sayısı 1’e düşene kadar azalır.</strong></span></p>

<p><span><span><strong><span style="font-size:48.0pt">1</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Hedef</span></strong></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Sıkıştırılmış samandan yapılan hedefin üzeri branda beziyle kaplanmış ve çember çizgilerle beş renge boyanmıştır. Bu renkler merkezde sarı ve sırasıyla, dışa doğru <strong>kırmızı</strong>, <strong>mavi</strong>, <strong>siyah</strong> ve <strong>beyaz</strong>dır. Her renk şerit de ikiye ayrılmış ve böylece hedef içten dışa doğru <strong>10</strong>'dan <strong>1</strong>'e inen sayılarla numaralanmıştır. <strong>122</strong> cm çapındaki hedef <strong>60</strong>, <strong>70 </strong>ve <strong>90 </strong>m atışlarında, <strong>80 </strong>cm çapındaki hedef ise daha kısa mesafeli atışlarda kullanılır. Hedefin ortasındaki sarı alan "<strong>altın</strong>" diye adlandırılır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:48.0pt">2</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Malzeme</span></strong></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Yay</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> ve <strong>ok</strong>lar dışında okçular, parmaklarını yayın etkisinden koruyan bir eldiven, yayı tuttukları kollarını korumak için de bir kolluk kullanırlar. Yay bazen göğüse ya da omuza çarpabilir, bunu önlemek için de göğüslük takılır. Yay büyük bir hızla boşaldığı için çarptığı yerde büyük yaralar açabilir. Modern yaylara duyarlılığı artırmak amacıyla birçok ek parça konmuştur. Bu parçalardan en belirgini dengeleyicilerdir. Yayın sap kısmına vidalanan çubuklara küçük ağırlıklar tutturulmuştur ve gerilen tel bırakıldığında yayın dengede kalmasını sağlarlar. Modern yaylarda ayrıca el tutacak yerin <strong>20</strong> cm üzerinde, bir gez takılıdır. Bu okçunun hedefe iyi nişan almasına yardımcı olur.</span><span style="font-size:16.0pt"> Yaylar ağırlıklarına ya da germe ağırlıklarına göre sınıflandırılır. Germe ağırlığı, yayın gerilme uzunluğu için gerekli gücü gösterir. Yayın sınıflaması için, <strong>15</strong> kg'la <strong>71</strong> cm denilmişse, yay <strong>71 </strong>cm uzunluğundaki oku atmak için gerildiğinde okçunun parmakları <strong>15 </strong>kg'lık bir güç harcıyor demektir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:48.0pt">3</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kazanma</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Okçulukta kazanma çok kolaydır.</span><span style="font-size:16.0pt"> Okçular atışlarını hedefin tam ortasına yöneltirler. Her ok hedefte vurduğu yere göre puan alır. Bir ok halkaları ayıran çizgi üzerine saplanmışsa daha yüksek olan puanı alır. <strong>FITA </strong>tarafından düzenlenen uluslararası yarışmalarda erkekler iki turda <strong>144</strong>'er ok atarlar. Her turda okçu <strong>90</strong>, <strong>70,</strong> <strong>50</strong> ve <strong>30 </strong>metreden hedefe üçer düzine ok atar. Kadınlar da <strong>4</strong> ayrı mesafeden <strong>3</strong>'er düzine atış yaparlar. Yalnız bu mesafeler <strong>70, 60, 50</strong> ve <strong>30</strong> metredir. Okçular her seferinde sayılarını okumadan önce <strong>6 </strong>atış yaparlar. <strong>50</strong> ve <strong>30 </strong>metreden, daha küçük hedefe yaptıkları atışlarda ise 3 atışta bir sayı okunur, çünkü sarı alan oklarla çabuk dolar ve bazı oklar ötekilere çarparak saplanmadan düşebilirler. Olimpiyat Oyunları'nda iki turda toplam <strong>288</strong> ok atışıyla yapılan karşılaşmalarda iyi bir puan erkeklerde aşağı yukarı <strong>2500</strong>, kadınlarda da <strong>2400 </strong>olur.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:48.0pt">4</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kurallar</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kurallar malzeme, kıyafet ve emniyet önlemlerini içerir. Bunlar öylesine genel kurallardır ki önemli karşılaşmalarda okçular bu kuralları hiçbir zaman çiğnemezler.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/O1.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong>Modern okçu çeşitli dengeleyiciler kullanarak atış yapar.</strong></span></p>

<p><span><span><strong><span style="font-size:48.0pt">5/6</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Beceriler-Taktikler</span></strong></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Okçular her atışta aynı mekanik</span><span style="font-size:16.0pt"> hareketleri yapmak zorundadırlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bu bir dizi hareket şunlardır: Takma, Kavrama, germe, tutma ve bırakma, yani oku yaya takma, yayı parmaklarla kavrama, yayı germe, nişan alana kadar tutma ve oku yaydan bırakma. Okçu eğer bunlardan herhangi birinde hatalı davrandığını anlarsa hemen</span><span style="font-size:16.0pt"> durup hareket dizisine yeniden başlar. Okçuluk yapmadıkça kimin iyi ok attığını söylemek zordur. Her oku aynı stilde atan okçu önde gidiyor demektir ve bir atış ne kadar rahat yapılmışsa o kadar iyidir.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:48.0pt">7</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Terimler</span></strong></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Bouncer (Zıplama):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Hedefe vurup</span><span style="font-size:16.0pt"> düşen ok.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Cutter (Kesme):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> İki halka arasındaki çizgiye saplanan ok.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">FITA:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Uluslararası Okçuluk Federasyonu.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Fast (Çabuk Dur):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Ok atmayı durdurması için okçuya yapılan çağrı.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Gold (Altın): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Hedefin merkezi.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Grouping (Gruplaşma):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Hedef üzerinde okların toplu olarak bir yere saplanması.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Hanger (Sallanma):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Hedefe tam saplanamayıp sallanan ok.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Perfect end (Tam Vurma):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 6 atışı da sarıya saplama.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Pinhole (iğne Deliği):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Hedefin bir</span><span style="font-size:16.0pt"> noktayla belirlenmiş olan tam ortası.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Quiver (Torba):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Ok torbası. </span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır</span></span></span></span><span><span><span><span><span><span><span><span>.</span></span></span></span></span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/okculuk-nedir-nasil-oynanir-hedef-h215.html</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2020 19:12:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/07/okculuk_nedir_nasil_oynanir_hedef_h215_7e5a5.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Atletizm Pist ve Alan [Engelli Koşular]]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/atletizm-pist-ve-alan-engelli-kosular-h214.html</link>
      <description><![CDATA[Engelli yarış zamanları sürat koşullarından çok düşük değildir, çünkü koşucular engellerin üzerinden atlamaz, adeta uçarak geçerler. Bütün maharet, atlayış yapacağı bacağı süratle kaldırıp engeli aşmak ve hemen koşu pozisyonuna geçebilmektedir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:center"><strong><span style="font-size:20.5pt">Atletizm Pist ve Alan [Engelli Koşular]</span></strong></p>

<p style="text-align:center"></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Standart engelli koşular erkekler arasında 110 m ve 400 m’de, kadınlar arasında 100 m ve 400 m’lerde yapılır. Gerçekten zorluklar ilavesi dışında, sürat koşullarından pek farklı değildirler tepesi tahta metal engeller şeklinde 10 “zorluk” yarışmacıların üzerinde aşmasını bekler. 3000 m çit engelli yarışı ise yalnız erkeklerin koştuğu bir yarıştır ve 28 tahta engellerden 7 kez geçilen bir sulu hendek engelinden oluşur. </span></span></p>

<p><span><span><strong><span style="font-size:48.0pt">2</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Malzeme</span></strong></span></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/m_4.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/m1_2.jpg" /></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">3</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kazanma </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hepsinde çizgiyi ilk geçen atlet birinci olur. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/e1.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong>400 m yarışın son 3 engeli, yorulan atlet için büyük bir zorluk oluşturur. Adaleler kasılır ve adımlar teklemeye başlar.</strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">4</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kurallar</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Engelli koşularda her yarışmacı kendi kulvarında kalmak zorundadır. Koşu sırasında bacağın, engelin üstünden değil de, yanından aşması geçerli değildir. Ancak kasıtlı olmamak kaydıyla, engel devirmenin cezası yoktur. Zaten bir engeli geçmek, devirmekten daha avantajlıdır, çünkü engel deviren atlet dengesini kaybedebilir. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">300 m çit engelli yarışının engelleri çarpıldığından yıkılmayacak şekilde yapılmıştır. Koşucular engelleri geçerken isterlerse üstlerini basabilirler. Ama, 0,914 m yüksekliğinde olan ve arkasında 3, 66 m’lik bir su havuzu bulunan engel dışında koşucular engelleri aşarken üstlerine basıp vakit kaybetmek istemezler. Sulu engeli aşarken üstüne basılmazsa suyun daha derin bölümüne düşülür. Gerçi bir cezası yoktur, ama aletler bu yavaşlatıcı ve rahatsız edici uygulamadan kaçınırlar. </span></span></p>

<p><span><span><strong><span style="font-size:48.0pt">5/6</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Beceriler-Taktikler </span></strong></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Engellerinin kademeli bir şeklinde dizilerek hazırlanmasına rağmen, 400 m engelli, 400 m düz yarışı göre, izlenmesi daha kolay bir yarıştır. Bütün kulvarlarda her engel başlangıç çizgisinden eş uzaklıktadır. Aynı sıra numaralı engeli aşmak için ilk yükselen atlet önde koşuyor demektir. Günümüzdeki engelli koşucuların akıcı ritmi, bu koşunun aslında nedenli güç olduğunu gizlemektedir. Engelleri kötü aşan birini görmeden, iyi bir engelli koşucunun üstünlüklerini anlamak kolay olmaz. Amaç engelleri yüksekten değil, süratli ve koşu hareketini kesintiye uğratmadan geçmektir. Havada harcanan zaman vakit kaybıdır. İyi engelli koşucuları, engelleri sürtünür gibi aşarlar. Hareket önce öndeki ayağın engeli aşmak için ileri doğru açılmasıyla</span><span style="font-size:16.0pt"> başlar. Bunu, arkadan gelen sıçrama ayağının yan dönerek onu takip etmesi izler. Bu arkadan getirilen ayağın, fazla yükseltilmemesi, engeli geçecek kadar kaldırılması gerekir. Amaç mümkün olduğunca çabuk koşuya geçebilmektir. Kalçaların aşırı hareketli olması gerekmektedir. Ama tüm engelli koşularda, mesafe ilerledikçe yorgunluk artar ve yarışın bitimine doğru beklenmedik düşmelerle karşılaşılabilir. Bu yüzden, birinci atlet çizgiyi geçmeden kazananın kim olacağı pek belli değildir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/e.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:12px"><span style="color:#0000ff"><strong>Engelli yarış zamanları sürat koşullarından çok düşük değildir, çünkü koşucular engellerin üzerinden atlamaz, adeta uçarak geçerler. Bütün maharet, atlayış yapacağı bacağı süratle kaldırıp engeli aşmak ve hemen koşu pozisyonuna geçebilmektedir.​​​​​​​</strong></span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">7</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Terimler</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Stride pattern (Adım düzeni):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Başarılı bir engelli koşusu için adımların düzeni son derece önemlidir. Atletler sadece kafaları ilerde hızla engellere saldırıp başarıya ulaşamazlar. Engeller arasındaki adımlarının sayısına ve</span><span style="font-size:16.0pt"> uzunluğuna dikkat etmeleri gerekir. Engele vardıklarında sıçrama ağıyla yükselebilmeleri ancak böyle bir düzenlilikle sağlanabilir. 400 m engellide, ilk engel başlama çizgisinden 45 m ötededir, bunu 35 m aralıklı dizilmiş öbür engeller izler. En sonda ise 40 m'lik bir düz koşu alanı kalır. Yarışın ilk yarısında bir atlet diyelim 13 adım atarak engelleri doğru ayakla geçiyor. Yarışın ikinci yarısında yorgunluk kendini gösterince, kalan engeller arasında 15 adım atmaya bilinçli bir şekilde karar verebilir ve böylece gene engelleri doğru ayakla geçer. Öte yandan iki ayağıyla da engel aşabilen koşucular vardır ki, bunlar yorulunca, diyelim 13'den 15 adıma değil de, 14 adıma geçebilirler.</span></span></p>

<p></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır</span></span></span></span>.</p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/atletizm-pist-ve-alan-engelli-kosular-h214.html</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2020 01:06:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/06/atletizm_pist_ve_alan_engelli_kosular_h214_d388a.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bobsleigh Sporu Nedir [Kızak, Tarihçesi, Kuralları ve Terimleri]]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/bobsleigh-sporu-nedir-kizak-tarihcesi-kurallari-ve-terimleri-h213.html</link>
      <description><![CDATA[Brakeman (Frenci): Start ve finiş uyumunu sağlayan sonraki adam.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:center"><strong><span style="font-size:20.5pt">Bobsleigh Sporu Nedir [Kızak, Tarihçesi, Kuralları ve Terimleri]</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:36.0pt">D</span><span style="font-size:16.0pt">imdik ve zikzaklı bir buz pistinde korkunç bir hızla kayan bir kızağı kullanmak hayli cesaret işidir. Kızaklar <strong>2</strong> ya da <strong>4</strong> kişi tarafından kullanılır.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">1</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Parkur</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yarış parkuru en fazla <strong>1200 m</strong> uzunluğunda ve en az 15 sert virajlı olarak yapılır. En keskin virajlarda duvarlar, yaklaşık 6 m yüksekliğindedir ve parkurdan fırlamaları önlemek için de duvarın üst kenarı içe dönük olarak yapılmıştır. Geçmişte virajlarda ölümle sonuçlanan kazalar yaşanmıştır. Birçok parkurda virajlar yapay olarak buzlandırılırsa da tamamen yapay buzlu parkurlarda sürat düştüğünden bunları yıldız kayakçılar pek tutmazlar.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">2</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Malzeme</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bugünün kızakları çelik ve alüminyumdandır ve iki çift yuvarlak çubuk üzerine oturtulmuştur. Arkadaki çubuklar birbirine bir dingille bağlıdır, öndekiler bir ip yardımıyla dönebilir olarak yapılmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kızakçılar, yerden 20 cm yüksekliğinde ve önünde rüzgâr direncini kesmek ya da çarpmalarda etkiyi azaltmak için bir siperi bulunan oturma yerlerine otururlar. Kızaklar en çok 67 cm genişliğinde ve dörtlülerde en çok 3.80 m, ikililerde de en çok 2.70 m uzunluğundadırlar. İki kişilik kızaklara boblet adı verilir.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kızaklarla 150 km/saatlik hıza yaklaşıldığından kızakçılar koruyucu dizlik, dirseklik, başlık ve yarış gözlüğü takarlar.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">3</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kazanma</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Uluslararası yarışlarda her kızak 4 deneme yapar, bu bir günde iki şeklinde olur. Toplam iniş zamanı en az olan kızak yarışı kazanır. Dört iniş süresi toplamında bile derecelerin saliselerle belirlendiği çok olur. Büyük yarışlarda her ülke antrenman inişlerine 3 kızakla katılabilir, ama yarışmalara bir ülkenden yalnız iki kızağın katılmasına izin verilir. </span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">4</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kurallar </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Ağır kızakçıların avantajlı olacakları göz önünde bulundurularak bir ağırlık limiti konmuştu. Bu limit kızakla beraber dörtlüler için 630 kg, ikililer için 385 kg’dır. Bu limitler içerisinde kalmak koşuluyla kızaklara ek ağırlık konabilir. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/K_1.jpg" /></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#0000ff"><span style="font-size:12px">Yarışı en iyi zamanda bitirmenin sırrı en hızlı yolu bulmaya bağlıdır. Buzdan duvardan çok alçaktan ya da çok yüksekten gitmek yarışçıların az da olsa saliselerle de ölçülse zaman kaybetmesine yol açar.</span></span></strong></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">5/6</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Beceriler-Taktikler </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Önemli saniyeleri kazanmanın birkaç yolu vardır. Bunlardan biri, viraj alış biçimiyle, yani kızağı viraj duvarından fazla yükseğe çıkarmamakla zaman kazanmadır. İşte burada parkuru tanımanın önemi ortaya çıkar. Bu nedenle parkurda resmen 4 gün antrenman inişleri yapılır. Arkada oturan frenci, öndeki dümenciyle tam bir uyum ve anlaşma içerinde olmalıdır. Onun için de çiftler birkaç sezon bir arada çalışır ve yarışırlar. Dört kişilik yarışlarda ağırlığın bir yandan öbür yana alınışının kontrol mekanizmasıyla uyumlu hale gelmesi son derece önemlidir ve dönüşlerde pek açık olmasa da iki orta adamın oynadıkları rol çok büyüktür. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu iki adam kızağı yalnızca safra olarak alınmamışlardır. Kızak hızlandıkça kızakçılar öne doğru tek bir vücut gibi eğilirler ve bu tek söz söylemeden birlikte uygulanan hareketler uzun çalışmalarla kazanılır. Birlikte eğilemeyen kızakçılar görürseniz bilin ki dereceleri iyi olmayacaktır. Çoğu zaman çıkışın bir yarışı kazanma ya da kaybetmedeki rolü önemsenmez, oysa çıkış tekniği adeta belirleyicidir. Çıkıştan 15 m sonra elektrikli kronometre çalışmaya başlar. Dümenci dahil bütün kızakçılar, yerlerine oturmadan önce yanda ve arkada bulunan tutunacak yerlerden kızağı iterler. Kızağı yalpalatmadan ve birbirlerine çarpmadan iterek hızlı çıkışa sağlayabilmek için kızakçıların mükemmel bir takım çalışması yapmaları gerekir. Bu o kadar önemlidir ki, birçok takım sezon başlamadan önce benzer koşullarda uzun uzun çalışırlar. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hoparlörler yapılan anonslarla kızağın belirli noktalarda geçiş süreleri belirtilir ve birinci anons, çıkışın başarılı olup olmadığını gösterdiğinden özel bir öneme sahiptir. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/K1_3.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong>Parkur bir dağ yamacından yılan gibi kıvrıla kıvrıla iner ve hatta bir yerinde kendisini kesen bir dönüş oluşturur. Üç değişik başlama noktası vardır.</strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">7</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Terimler </span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Ballast (Safra): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Limit ağırlığın altındaki kızaklara konan ek ağırlık. </span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Bob:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kızağın popüler adı. </span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Boblet:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> İki kişilik kızak. </span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Brakeman (Frenci):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Start ve finiş uyumunu sağlayan sonraki adam. </span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Cowling (Siperlik):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Fiberglastan yapılma, rüzgâr direncini azaltan pürüzsüz levha. </span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">IBF: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Uluslararası Bobsleigh Federasyonu.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Middle men (Orta Adamlar): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">4 kişilik kızakta ortadaki iki adam. </span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Starting Block (Start Bloku):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Frencinin başlangıçta hız almak için ittiği takoz. </span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span style="background-color:white"><span><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır</span></span></span></span></p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/bobsleigh-sporu-nedir-kizak-tarihcesi-kurallari-ve-terimleri-h213.html</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2020 19:08:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/06/bobsleigh_sporu_nedir_kizak_tarihcesi_kurallari_ve_terimleri_h213_00a42.png" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rafael Nadal, Mallorca Tutkusu (Mallorcalılar)]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/tenis/rafael-nadal-mallorca-tutkusu-mallorcalilar-h212.html</link>
      <description><![CDATA[Annesi Ana Maria’ya göre Nadal’ın kendini dünyadan soyutlayabildiği tek yer Mallorca...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:18.0pt">Rafael Nadal, Mallorca Tutkusu (Mallorcalılar)</span></strong></p>

<p></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/n.jpg" /></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Sebastián Nadal</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> ve karısı <strong>Ana María</strong>'nın, oğullarına <strong>Barcelona</strong>’dan gelen tenis bursu teklifini reddetmelerinde şaşılacak bir şey yok. Hele&nbsp;Rafa'nın, ailesinin bu kararını sevinçle karşılamasına ise hiç şaşırmamak gerek. </span></span><span style="font-size:18px">Büyük ada gezilecek yerler Mallorca&nbsp;</span><span><span style="font-size:16.0pt">Adanın, Rafa Nadal'ın üzerinde güçlü bir çekim etkisi olduğu çok açık. Uluslararası turnuvalara gittiğinde sürekli evini özlüyor ve ilk fırsatta, en hızlı şekilde geri dönüyor. Ağır rekabetle dolu dünyasının zorlukları, spor kariyeriyle özel hayati arasındaki derin karakter farklılıkları göz önüne alındığında, kendini yalnızca evindeyken rahat hissetmesi anlaşılır bir şey.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Tenisçi Nadal, dünyanın dört bir yanında başarıdan başarıya koşuyor; ancak öteki Nadal, Mallorca'nın dışında kendini sudan çıkmış balk gibi hissediyor.&nbsp;</span></span><span style="font-size:18px"><strong>Akdeniz’de gezilmesi gereken ada</strong>.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bunun nedenini adalılara özgü kuvvetli aidiyet hissinde aramak</span><span style="font-size:16.0pt"> gerek. İşin doğrusu, Nadal'ın kendini normal hissedebildiği; insanların ona yaptıkları yüzünden değil, kişiliği yüzünden saygı duyduğu tek yer Mallorca.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Mallor kültüründen geldiğini unutmamak gerekir. İlginç olan şu&nbsp;</span><span><span style="font-size:16.0pt">Nadallar, Mallorca kültürünü şekillendirmekten ve de bu kültürlü şekillenmekten her zaman gurur duyuyorlar. Rafa'nın o zihinsel dayanıklılığının temeli olan sağlam aile bağlarının, biraz da Mallorca kültüründen geldiğini unutmamak gerekir. İlginç olan şu ki, <strong>Mallorcalıların </strong>sarsılmaz birliktelikleri, İspanya gibi Katolik geleneğin ağır bastığı, insanların doğdukları yere ve atalarına son derece düşkün oldukları bir ülke için bile fazla. Ve adanın üçüncü büyük kasabası olan Manacor'da kök salmış olan <strong>Nadallar</strong> bu gerçeğin en iyi örneklerinden biri sayılmalı.&nbsp;</span></span><span style="font-size:18px"><strong>Akdeniz’in nadide incisi</strong>.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/m_3.jpg" /></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Sebastián </span></strong><span style="font-size:16.0pt">ve <strong>Ana María</strong>, onların babaları, babalarının babaları hep</span><span style="font-size:16.0pt"> orada doğup büyümüşler. Buna elbette, Rafa ve uzun süredir beraber oldukları sevgilisi María Francisca da dahil. Rafa kendini memleketiyle öyle özdeşleştirmiş ki, başka bir yerden bir kadınla ilişkisi olmasını hayal etmek bile zor. Onun doğal ortamı Manacor olduğu için Miamili ya da Monte Carlolu bir kadınla duygusal bir bağlılığı olması, herhalde iki farklı türün birleşmesi kadar tuhaf kaçardı.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Rafa'nin üç nesle kadar uzanan geniş ailesi tüm fertleriyle birlikte,&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">Manacor'da ya da Manacor' un sayfiye yerlerinden biri olan Porto&nbsp;Cristo'da yaşıyorlar. Ve Rafa'nın, fizyoterapisti Rafael Maymó dahil en yakın arkadaşları da hep Manacorlu. Kasaba dışından yakın olduğu iki arkadaşı var: Carlos Moyá ve kondisyoneri Joan Forcades. Ancak onlar bile Mallorca'nın başkenti olan Palma' danlar.&nbsp;</span></span><span style="font-size:18px"><strong>Dünyanın en güzel adası</strong>.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Nadal'in profesyonel ekibinde, Carlos Costa ve Jordi Robert</span><span style="font-size:16.0pt"> gibi iki Katalan' ın olmasının bir sebebi olduğunu da sırası gelmişken açıklamak gerekir. Mallorcalılar için <strong>iki </strong>türlü "yabancı” <strong>vardır</strong>: Katalanlar ve diğerleri. Dillerinin ve yaşadıkları coğrafyaların benzerliği (ki Katalanların başkenti Barcelona, Mallorca'dan uçakla en fazla yarım saat ötede), Katalanların birinci dereceden kuzen gibi görülmelerini sağlıyor. Nadal'ın çevresindeki tek "yabancı” olan Endülüslü Benito Pérez Barbadillo ise, ekip içinde sevilip sayılan biri, ama Endülüslülere özgü dışa dönüklüğü onun şakayla karışık sürünün kara koyunu olarak görülmesine neden oluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Mallorcalılar’ın bu bir arada durma dürtüleri, İspanya’nın geri </span><span style="font-size:16.0pt"> kalanının onları son derece "kuşkucu" insanlar olarak görmelerine yol açar. Adanın tarihine şöyle hızlı bir bakış atıldığında, bu yargının çok da yanlış olmadığı anlaşılıyor. Avrupa haritasında küçük bir nokta olan Mallorca, en az iki bin yıldır yabancı istilacıların fatihlerin hedefi olmuş. Önce <strong>Romalılar</strong>, sonra <strong>Vandallar</strong>, sonra <strong>Mağribiler</strong>, sonra <strong>İspanyollar </strong>ve <strong>elli </strong>yıl önce başlayan turizm patlamasının sonucu olarak da İngilizler ve Almanlar. Mallorcalılar' ın kuzeyden gelen barbarlar" olarak gördükleri bu son ikisi, zaman içinde adanın en güzel manzaralı yerlerini kapmışlar. (Mallorca'nın nüfusu <strong>800.000</strong> civarında olmasına rağmen, adayı her yıl <strong>12 milyon</strong> turist ziyaret etmekte.)</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Ada tarih boyunca korsanlar tarafından da pek çok kez yağmalamış. Geçen yüzyılın ortalarına kadar denize yaklaşmayan, hatta denizi hiç görmemiş Mallorcalıların olması belki de bu yüzden. Yani yabancı istilacılarla birlikte yaşama tehlikesinin onları böyle temkinli</span><span style="font-size:16.0pt"> ve çekingen yaptığını söylemek hiç yanlış olmaz. Bu izlenimlerin varlığından haberdar olan Sebastián Nadal, memleketinin kültürünü öğrenmeye meraklı olanlara, hem adalıların hem de ziyaretçilerin iyi bildikleri Sevgili Mallorcalılar adlı bir kitabi okumalarını tavsiye ediyor. Söz konusu kitabın sayfaları, adalıların nasıl mesafeli" ve "konuşmaktan çok dinlemeye meyilli" olduklarına dair örneklerle dolu. Bu, Sebastián Nadal'a ve oğluna da uyuyor. Tabii, aralarında en konuşkan karakter olan Toni hariç. Aile içinde biraz uyumsuz olarak görülmesinin bir nedeni de bu belki.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Fakat Rafa Nadal' ın, tenis dünyasını fethedip, bütün dünyada tanınan bir isim haline gelmesinin en önemli nedeni, Toni Amcası onun da adalılara özgü klişeleri kırma cesaretini göstermiş olması. Sevgili Mallorcalılar'da konuyla ilgili olarak şöyle diyor: “Mallorca' da insanlar, çalışmaktan değil, yaşamaktan zevk almanın peşinde koşarlar. Zaman kavramları da hep bunun üzerine kuruludur.” Kendini Protestan iş ahlakına daha yakın hisseden Rafa Nadal'ın bu bakımdan Mallorca'nın yerlisi olan atalarından çok, yakın zaman</span><span style="font-size:16.0pt"> da gelen Alman sömürgecilerle daha çok ortak noktası var. Kendisi de Mallorcalı ve de bir tenis şampiyonu olan Carlos Moyá, Rafa'yla Toni'nin, "Karayiplilere özgü bir rahatlıkları" olduğunu söylediği</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Mallorca halkında, nadir görülen bir başarma arzusuna sahip olduklarını söylüyor.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Öte yandan, Rafa Nadal'ın, tenis hayatının dışındaki zaman algısının Mallorcalılar gibi geniş ve uyuşuk olduğunu da belirtmek gerekir. Randevularına zamanında gitmek gibi bir kaygısı olmadığı gibi, arkadaşlarıyla eğlenirken gecenin kaçı olduğuna bakmak gibi bir alışkanlığı da yok. Ancak arkadaşlarıyla arasındaki tek fark, elbette birkaç saat sonra kalkıp antrenman için korta gitmekten üşenmemesi. Bütün hayatını adadığı tenis sporu söz konusu olduğunda, o Akdenizli haz düşkünü hallerinden sıyrılıp bir disiplin abidesine dönüşüyor.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Mallorcalı hemşerileri, onun seçtiği bu yola saygı gösterip adaya getirdiği başarılarla gurur duysalar bile, ona karşı tahmin edildiği kadar büyük bir hayranlık beslemiyorlar. "Mallorca fazla kahraman çıkaran bir yer değildir," diye yazıyor Sevgili Mallorcalılar’da. "Ve bu az sayıdaki kahramanlarını pek de göklere çıkarmazlar." İşte Rafa&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">Nadal'ın, insanların imza ya da fotoğraf istemek için üzerine atlamayacaklarını, sokakta görüp etrafına üşüşmeyeceklerini bildigi için gündüz vakti rahat rahat dolaşabildiği tek ver Manacor. Alın size, adalıların ne kadar mesafeli olduklarına bir örnek daha. Adada, kendini göstermede aşırıya kaçmak da hoş karşılanmayan durumlardan.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">(Mesela Rafa başarılarından sonra değişseydi herkes, "kendini </span><span style="font-size:16.0pt"> ne sanıyor?" diye ayıplardı onu.) "Kalabalığın arasından sıyrılmayı&nbsp;</span></span><span style="font-size:16.0pt">çalılaşan bir kafa anında koparılır," diyor Sevgili Mallorcalılar' da. Zaten Nadal’ın da, tenis oynamadığı zamanlarda kafasını çıkarmaya niyeti yok. Annesi Ana Maria’ya göre Nadal’ın kendini dünyadan soyutlayabildiği tek yer Mallorca. “Turnuvalardan sonra buraya dönemeseydi delirirdi herhalde,” diyor Ana Maria Nadal. Anlaşılan, tenis hayatı çılgınca bir koşturmaca içinde geçen Rafa Nadal için Mallorca huzurlu eşanlamlı. </span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: “Benim Hikayem Nadal” kitabından yazılmıştır. </span></span></p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/tenis/rafael-nadal-mallorca-tutkusu-mallorcalilar-h212.html</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2020 01:12:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/06/rafael_nadal_mallorca_tutkusu_mallorcalilar_h212_3dbda.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alişan ve Ailesi, Ciple Kaza Yaptı]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/magazin-haberleri/alisan-ve-ailesi-ciple-kaza-yapti-h211.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/5B853823-75F4-42D6-8ED0-F03022105650.jpeg" />Alişan ve Ailesi, Ciple Kaza Yaptı</strong></p>

<p></p>

<p>Büyük <strong>aks</strong>ilik: Alişan olarak tanınan şarkıcı Serkan Burak Tektaş, ölüm tehlikesi atlattı. İstanbul’dan İzmir’e giden Alişan, ailesiyle birlikte kaza yaptı. Şarkıcının kullandığı cipi sağ arka aksı, İzmir-İstanbul Otoyolu Çerkezosmaniye Mahallesi yakınlarında kırıldı. Bunun sonucunda araç bariyerlere çarpıp devrildikten sonra 30 metre sürüklendi. Feci kazadan Alişan ile eşi Buse Varol ve iki yaşındaki oğlu Burak yara almadan kurtuldu. Hafif yaralanan ailenin yabancı uyruklu çocuk bakıcısı Marianne Villamor Landayan hastaneye kaldırıldı.<br />
<img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/C5A872BF-A399-4A2E-8CA3-E627CF14F4D6.jpeg" /></p>

<p>Alişan “Ne olduğunu anlamadım. Büyük şok yaşadık, ölümden döndük. Hayatımda ilk defa kaza yapıyorum, verilmiş sadakamız varmış. Böyle bir aracın aksı nasıl kopabilir, hayret ediyorum” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kaynak: İHA</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/magazin-haberleri/alisan-ve-ailesi-ciple-kaza-yapti-h211.html</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2020 16:56:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/06/alisan_ve_ailesi_ciple_kaza_yapti_h211_e306d.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’de Spor Nasıl Laikleşti?]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/spor-gundem/turkiyede-spor-nasil-laiklesti-h210.html</link>
      <description><![CDATA[II. Abdülhamit döneminde, okul duvarlarının arkasında ve biçimsel eğitim programları çerçevesinde yapılmanın spora sağladığı güvenceyle açıklanabilir.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:16.0pt">Türkiye’de Spor Nasıl Laikleşti?</span></strong></p>

<p><span><strong><span style="font-size:36.0pt">H</span></strong><span style="font-size:16.0pt">itit ve <strong>Selçuklu </strong>dönemlerinde [<strong>savaşçı</strong>] içerik ve amaçlarla yapılan, Osmanlı döneminin ortalarından hayli sonrasına kadar da dinsel tekke ve vakıfların bünyesinde örgütlenen spor, Türkiye’de, <strong>Tazminat </strong>Batıcılığın etkisiyle, genel eğitim düzeninin bir parçası olarak laikleşti. <strong>Osmanlı</strong> İmparatorluğu’nun hem geleneksel sporlarıyla (güreş) bütün bağları bir çırpıda koparan bu [Batı’ya yöneneleşin] ilk adımı, 1863 yılında, [<strong>Mektebi Harbiye, Mektebi Bahriye,. Kuleli idâdisi ve öteki askerî idadilere lüzûmlu álet</strong></span><strong><span style="font-size:16.0pt"> ve tesisler yaptırılmak suretiyle jimnastik dersinin konulmasıdır</span></strong><span style="font-size:16.0pt">] (Unat, s. 137).</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">1869 yılında çıkarılan Maarif-i <strong>Umúmiye </strong>Nizamnamesi ile bu uygulama rüştiyeleri de kapsar biçimde genişletilecek, böylece, spor, tıpkı Aydınlanma Çağı Avrupa'sında olduğu gibi önce lâikliğe, sonra</span><span style="font-size:16.0pt"> bağımsızlığa, beden eğitiminin ve</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">biçimsel eğitim sisteminin bir parçası olarak yönelecektir.&nbsp;</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">[<strong>Spor</strong>] denildiğinde akla yalnız [<strong>ata yadigârı</strong>] güreşin geldiği bir yapıdan spor anlayışının [tepük'ün alafrangası yani Moda,</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Elpis, Imogene ve Kadıköy kulüplerinin bir araya gelerek&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>1903</strong> yılında kurdukları <strong>İstanbul Futbol Birliği’</strong>ne nasıl gelindiğini kısaca görmekte yarar vardır.&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">Sporun beden eğitimine bağımlı olduğu <strong>1863-1903 </strong>döneminde biraz halkın agorafobisi (açık hava korkusu), çokça da padişahların Okolofobisi (kalabalık korkusu) yüzünden, sporu tanıma fırsatını fazla bulamadı Osmanlı insani.. Gerçi <strong>Galatasaray Lisesi</strong>'ne 1870 yılında gelen beden eğitimi öğretmeni Curel, Kâğıthane Çayırında halkın şaşkınlıkla izlediği bazı öğrenci koşuları düzenlemiş, Mekteb-i Bahriye öğrencisi <strong>Fuat Hüsnü</strong> (Kayacan) [<strong>Bobi</strong>] takma adıyla 1890'lı yıllarda istanbul'daki İngiliz takımlarında futbol oynanmış, [keyfiyet Il. Abdülhamit'e jurnal edilip hafiyeler takibata geçince] kapatılan Black Stockings (1899) ve <strong>Kadıköy</strong> (1901) gibi Türk takımlarını kurmak için girişimler olmuş, hatta <strong>1904 St. Louis </strong>Olimpiyatları sırasında düzenlenen yarı-resmî yarışmalarda kim oldukları, nereden nasıl geldikleri bilinmeyen bazı Türk sporcuları boy göstermişlerdi (Fişek, SY, S. 261), ama bütün bunlar ya kişisel rastlantı ya yabancılarla sınırlı uğraşılar ya eğitim sisteminin uzantılarıydı. Bir başka deyişle <strong>1863-1903</strong> dönemi süresince çağdaş anlamda bir sporun belirtileri zaman zaman görülmekle birlikte, beden eğitimiyle spor, Avrupa'daki gibi, [<strong>zoraki</strong>] (ama bir bakıma zorunlu) bir [<strong>nikâh</strong>] içinde yaşadılar.&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">Beden eğitimiyle sporun bu beraberliği zorunluydu,&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">çünkü, Tanzimat yenilikçiliği, başka bütün alanlarda oldu</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">ğu gibi sporda da, Fransız modelini ithal etmişti. Lâik bir&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">biçimsel eğitim sisteminin bir parçası okullardaki beden</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">eğitimi dersinin eklentisi olarak spor yapılmasını öngörü</span><span style="font-size:16.0pt">yordu bu model... Bu beraberlik yine zorunluydu, çünkü [Batılaşma gereği] Osmanlı okullarına beden eğitimi dersinin girmesiyle birlikte, futbol (<strong>Mekteb-i Sultani</strong>) ve basketbol (<strong>Robert Kolej</strong>) gibi Batılı sporlar da gelmişti. Hem ilk sporların, hem ilk sporcuların, hem <strong>1903 </strong>sonrasında kurulan ilk kulüplerin (ör. <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Vefa</strong>, <strong>İstanbulspor</strong>) büyükçe bölümünün [mektepli] oluşu her türlü örgütlenme ve kalabalıklaşmanın yasak olduğu bir <strong>II. Abdülhamit döneminde</strong>, okul duvarlarının arkasında ve biçimsel eğitim programları çerçevesinde yapılmanın spora sağladığı güvenceyle açıklanabilir.</span><span style="font-size:16.0pt"> Ama, öte yandan, 1863-1903 dönemi süresince beden eğitimiyle sporun beraberliği zorakiydi, uzun ömürlü olamazsa, çünkü, spor beden eğitimiyle bütünleşirken, beden eğitimi de cimnastikle, hem de cimnastiğin çok özel bir türüyle özdeşleşmişti. Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü arşivlerinde yer alan [<strong>XX. Cumhuriyet Yılında Beden Terbiyesi ve Spor</strong>] başlıklı belgeden bu gelişmeyi izliyoruz:</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Sadrazam<strong> Ali Paşa</strong>nın zamanında Galatasaray sultanisine Fransa'dan beden terbiyesi öğretmeni olarak Morioux adında bir zat getirilmişti. Mektebi sultanide kurduğu jimnastik salonunda yapılan eklektik jimnastiklerin yetiştirdiği genç</span><span style="font-size:16.0pt">ler arasında Faik Hoca (<strong>Üstün idman</strong>) vardı. Morioux'dan sonra çok sevdiği okulunun beden terbiyesi öğretmeni olmuştur. Yaptırdığı beden terbiyesi çalışmalarının Morioux'nunkinden farklı olmayacağı tabii idi, Bu, Fransızların meydana getirdikleri ve içerisinde âletsiz hareketler, gülle idmanları ve eskrim bulunan <strong>bir nevi Jahn Amoros jimnastikçileridir.</strong> </span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Kaynak:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> ‘’100 SORUDA TÜRKİYE SPOR TARİHİ’’ PROF.Dr. Kurthan Fişek, kitabından yazılmıştır</span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/spor-gundem/turkiyede-spor-nasil-laiklesti-h210.html</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2020 14:22:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/06/turkiyede_spor_nasil_laiklesti_h210_779e3.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Modern Pentatlon Nedir?]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/modern-pentatlon-nedir-h209.html</link>
      <description><![CDATA[At binme: Her yarışçı bineceği at için kura çeker ve daha önce binmediği bu atın huyu ve yetenekleri binici için belirsizdir. ..]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:18.0pt">Modern Pentatlon Nedir?</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Modern pentatlonun kökleri,</span><span style="font-size:16.0pt"> belki de, kralın hizmetine alınıp, "Kral Habercisi" olabilmek için başvuranların niteliklerini ölçmek amacıyla yapılan sınavlara dayanmaktadır. Haberleri ulaştırabilmek için bu adamlar, bugün Modern Pentatlon karşılaşmalarında sınanan becerileri göstermek <strong>zorundaydılar:</strong> <strong>Atla</strong> gösteri atlayışları, epe karşılaşmaları, <strong>tabanca</strong> atışları, <strong>yüzme</strong> ve <strong>kros</strong> koşusu. Bir haberci düşünün ki atına atlayacak, duvarları ve çalıları aşacak, kendisini kılıçla, tabancayla savunacak, atını bir çatışmada kaybederse, diyelim bir ırmağı yüzerek geçecek ve koşarak getirmekte olduğu haberi bir an önce Kral'a iletecek.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bu modern spor güçlü, sağlam ve</span><span style="font-size:16.0pt"> çok yönlü sporcularda şu özellikleri <strong>aramaktadır: </strong>Bir ata hakim olmak ve onunla bir uyum içine girebilmek; eskrimde incelik, hız, denge ve yenme hırsı; tabanca atarken sürekli konsantrasyon ve kendini dış etkilerden sıyırma yeteneği; birbirinden çok farklı olan yüzme ve koşuda güçlülük ve dayanıklılık.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Modern pentatlon bir erkek sporu</span><span style="font-size:16.0pt"> olmasına karşın, günümüzde kadın sporcular da kendi aralarında yarışmaktadırlar, ama Olimpiyatlar ‘da bu dala yalnız erkekler katılıyor. Pentatlonda gereken malzeme normal olarak bireysel dallarda giyilen ya da kullanılan malzemeyle aynıdır.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Uygulanan kurallar da değişmez.</span><span style="font-size:16.0pt"> En iyi olanı seçmek amacıyla her dalda standart bir performans saptanır. Bu standardı aşan yarışmacıya ek puan verilir. Standarda erişemeyenden ise puan eksiltilir. Bir takımın yaptığı sayı ise takım adına yarışan sporcunun aldığı puanların toplanmasıyla hesaplanır. Beş ayrı karşılaşma beş ayrı günde yapılır. Karşılaşmalar her zaman at binme, epe, atış, yüzme, koşma sırasıyla yapılır.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:18.0pt">At binme:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Her yarışçı bineceği at</span><span style="font-size:16.0pt"> için kura çeker ve daha önce binmediği bu atın huyu ve yetenekleri binici için belirsizdir. Kurasını çektikten sonra, biniciye, atıyla uyum sağlaması için, yarışa başlamadan önce 20 dakikalık bir süre tanınır ve altı deneme atlayışı yapmasına izin verilir. Yarışma sırasında yarışçı 800 m'lik parkurda 15 engeli aşar. Bu engellerden birisi iki engelin arka arkaya konduğu ve iki atlayışla geçilen çift engeldir birisi de üçlü engeldir. Böylece toplam engel sayısı 18i bulur. Yarışçıya parkuru tamamlaması için iki dakika süre tanınmıştır ve bu sürede yarışı tamamlarsa 1100 puan kazanır. Puanlardan şu şekilde eksiltme yapılır: İki dakikayı aşan her saniye için iki puan; devrilen her engel için 30 puan, atın engel aşmayı istememesi durumunda 40 puan (at bir engeli en fazla üç kez atlamak istemeyebilir, üçüncü isteksizlik belirtisinden sonraki engele geçilir). Eğer isteksizlik çift ya da üçlü engelin herhangi bir aşamasında olmuşsa o engel bütünüyle yeniden aşılmalıdır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/p1_1.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000cd"><strong>En zor tahmin yürütülebilecek bölüm at binmedir. Çünkü atlatın seçilmesi kura çekimiyle yapılır.</strong></span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:18.0pt">Epe:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yarışın beden ve kafa olarak</span><span style="font-size:16.0pt"> en yorucu bölümüdür. Bir yarışmacı teker teker bütün öbür yarışmacılarla karşılaşır. Karşılaşılan rakip sayısı dünya şampiyonalarında altmışı bulur. İlk tuşu yapan maçı kazanır. Vuruş vücudun herhangi bir noktasına yapılabilir ve tuş epenin ucu vücuda değdiğinde yanan elektrikli bir aletle saptanır. Bir karşılaşmaca için yeşil, öbürü için kırmızı ışık yanar. Bir yarışmacı en fazla 1000 puana varabilir ki bunun için maçların yüzde 70'ini kazanmak gerekir. Yarışmacı sayısına bağlı olarak her galibiyetin belirli bir vs. puanı vardır. Yarışmacı sayısı azaldıkça, galibiyetle kazanılan puan sayısı artar.</span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:18.0pt">Atış:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Bu yarışta bedensel güce ya da dayanıklılığa çok az gereksinim vardır, ama yorucu geçen bir epe karşılaşmasının ertesi günü büyük bir konsantrasyon gücü sergilenecektir. <strong>22 </strong>kalibrelik standart tabancayla, dönen ve <strong>3</strong> saniye görüntüde kalan bir hedefe atış yapılır. Karşılaşma her birinde <strong>5</strong> atış yapılan <strong>4 </strong>ayrı seriden oluşur (toplam <strong>20</strong> atış) ve her atış öncesi sporcu kolunu <strong>45</strong>’lik açının altına indirmelidir. <strong>1000</strong> sayılık bir pentatlon puanına ancak <strong>194 </strong>atış puanı (maximumu <strong>200</strong>) ile ulaşılır. Pentatlon puanlarına ekleme ve çıkarma 194'ün üstünde ve altında kaydedilen sayılarla yapılır. Her atış puanı 22 pentatlon puanı değerindedir.</span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:18.0pt">Yüzme:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Normal yüzme yarışlarındaki birlikte yüzme yerine pentatlonda yüzme saate karşı yapılır. Yarışlar gruplar halinde düzenlenir ve her yarışçı <strong>300 </strong>m serbest yüzmek zorunda<strong> 1000 </strong>puan alabilmek için sporcu</span><span style="font-size:16.0pt"> bu mesafeyi <strong>3 </strong>dakika <strong>53 </strong>saniyede yüzmelidir ve her yarım saniye erken ya da geç bitiriş için <strong>4 </strong>puan eklenir ya da çıkarılır. Hangi grupta yarışırsa yarışsın grubu birinci bitiren yarışçıya ek bir puan verilmez.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:18.0pt">Koşma:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Her pentatloncu engebeli</span><span style="font-size:16.0pt"> arazide 4000 m koşar. Normal kros koşularının tersine pentatloncular birer dakikalık aralarla çıkarak tek başlarına koşarlar. Bu nedenle, öndeki koşucuyu yakalamadıkça ya da arkadaki koşucuya yakalanmadıkça, koşucular birbirlerini görmezler. Saate karşı yarış genellikle normal yarışta olduğu gibi birlikte koşmaktan daha zor ve yorucudur. <strong>1000</strong> puanı alabilmek için yarışçı bu mesafeyi <strong>14 </strong>dakika <strong>15</strong> saniyede koşmak zorundadır ve her saniye geç ya da erken bitiriş için 3 puan çıkarma ya da ekleme yapılır. <strong>1976</strong> <strong>Montreal Olimpiyat Oyun</strong>ları’nda kazanan yarışçının toplamı <strong>5520 </strong>puan olmuştu. At binmede <strong>1066</strong> ve epede <strong>928</strong>'le standardın biraz altında, atışta 1044'le biraz üstünde puanlar almış ve güçlü bir yüzme (<strong>1164</strong>) ve hızlı bir koşuyla (<strong>1318</strong>) zafere ulaşmıştı.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Beş</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> günlük yarışma boyunca hangi pentatloncunun birinci geleceğini, her birinin güçlü ve zayıf yanlarını iyice bilmeden tahmin etmek çok güçtür. Genellikle bir pentatloncu ilk üç</span><span style="font-size:16.0pt"> günde çok iyi puanlara erişse de son iki yarışta gerekli enerjisi kalmadığından pentatlonu kaybedebilir. Tersine bir pentatloncu ilk üç karşılaşma sonucu pek parlak durumda olmayabilir ama üstün yeteneği sayesinde güce dayalı son iki yarışmada yukarı sıralara çıkabilir. Genellikle her karşılaşmada normal puanlar tutturan bir pentatloncunun madalya alması beklenir, ama çok iyi bir pentatloncunun bile şanssızlık sonucu at binme bölümünde huysuz ve inatçı bir atı çekebileceği hatırdan çıkarılmamalıdır. Bu tür beklenmedik durumlar bu spora heyecan ve üzüntü öğeleri katmaktadır.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span style="background-color:white"><span><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır</span></span></span></span>.</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/modern-pentatlon-nedir-h209.html</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2020 19:16:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/06/modern_pentatlon_nedir_h209_00608.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rugby Sporu Nedir? [Union, Birlik]]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/spor/rugby-sporu-nedir-union-birlik-h208.html</link>
      <description><![CDATA[“Rugger” diye de adlandırılan bu oyun 15’er kişi ile oynanan amatör veya profesyonel bir oyundur. Sekiz forvetin görevi rakipten topu kapmaktır. Bunlar iri ve güçlü oyunculardır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:16.0pt">Rugby Sporu Nedir? [Union, Birlik] </span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Söylentilere göre, <strong>1823</strong> yılında, <strong>Rugby </strong>Okulu’nda <strong>William Web Ellis</strong>’in bir futbol topunu kapıp koşmaya başlamasıyla Rugby oyunu ortaya çıkmıştır. Oyuncuların bir oyunda <strong>koşar, pas </strong>verir, ayakla vurur ve topu karşı takımın kale çizgisinin ötesine geçirerek ya da kale direkleri arasında atarak gol kaydına çalışırlar. Savunmadaki takım ise topu kapmaya çalışır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">“<strong>Rugger</strong>” diye de adlandırılan bu oyun <strong>15’er</strong> kişi ile oynanan amatör veya profesyonel bir oyundur. Sekiz forvetin görevi rakipten topu kapmaktır. Bunlar iri ve güçlü oyunculardır. Yedi bekse hızlı koşan iyi top götüren oyunculardır ve forvetlerinden aldıkları toplarla depara kalkarlar. Oyun sık sık kesilir ve yeniden başlatılır, ama iyi bir oyunda oyuncular ve top alanın her yanına gidip gelir.</span></span></p>

<p><span><span><strong><span style="font-size:48.0pt">1</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Alan</span></strong></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyun alanının boyutları kesin değildir, ama boyu, kale çizgisinden kale çizgisine <strong>100</strong> metreyi, eni de <strong>69 </strong>metreyi aşamaz. Alan boyutları gibi,</span><span style="font-size:16.0pt"> kale direkleri de çeşitli nitelikte olabilir. Direkler genellikle tahtadan olup bazen çelikten, bazen de herhangi bir malzemeden yapılabilir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/R.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>FB tambek - RW sağ açık - LW sol açık - IC iç orta - OC dış orta - SH scrum haf- FH fly haf</strong></span></p>

<p><strong><span style="color:#0000ff">Rugby alanı. Bir scrum (diziliş) yapışmış. Karşındaki savunma takımın bekleri bir sıraya dizilmiş takipleri karşılaşmaya hazır bekliyorlar.</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:48.0pt">2</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Malzeme</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu oyunda giyilecek formaların</span><span style="font-size:16.0pt"> ve şortların sağlam olması gerekir. Bazı forvet oyuncuları top kapma sırasında herhangi bir zarar gelmesin diye kulaklarını bantlarlar. Forvetler ayak bileğini saran yüksek konçlu ayakkabılarla, beklerse daha kısa konçlu ayakkabılarla oynarlar. Kramponlar "<strong>Rugby</strong> Football <strong>Union</strong>" (<strong>Rugby Futbolu Birliği</strong>) tarafından belirlenmiş boyutlara uygun olarak kösele, lastik, alüminyum ya da plastikten yapılır. Top, yumurta biçiminde, boyutları belirli ve <strong>380-430</strong> gram ağırlığındadır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:48.0pt">3</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kazanma</span></strong></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">İki temel sayı yapma yolu vardır.</span><span style="font-size:16.0pt"> Deneme (try) ve gol (goal). "Try" bir oyuncunun topla birlikte karşı takımın kale çizgisini geçip topu kale arkasında yere değdirmesidir ve <strong>4</strong> sayı değerindedir. "Try" yapan takım ayrıca yere değdirmenin yapıldığı noktadan bir yer ya da hava vuruşuyla kaleye şut atma hakkını kazanır. Yer vuruşu top yere konarak yapılan vuruştur. Hava vuruşu ise topa elden bırakılıp yere değdiği anda yapılan vuruş, yani bir yarı vole vuruştur. Kaleye yapılan bütün atışlarda olduğu gibi, top bu vuruşta üst yatay direğin üzerinden ve iki düşey direğin arasından geçmelidir. Geçerse iki sayı daha kazanılır ve dört sayıya eklenir. Bu nedenle "try" yapan kişinin topu mümkün olduğu kadar kaleye yakın</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">ve kaleye karşı bir yere değdirmesi gerekir ki, vuruşu yapacak oyuncunun işi kolaylaşsın. Ayrıca hakem, "try" yapmak üzere olan bir oyuncunun favulle engellendiği görüşünde ise bir ceza "try"i (<strong>penalty try</strong>) verebilir. Bu durumda vuruş tam kalenin karşısından, ortadan</span><span style="font-size:16.0pt"> yapılır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bunlar dışında iki gol atma yöntemi daha vardır: Penaltı golü (<strong>penalty goal</strong>) ve alan golü (dropped goal). Her ikisi de üç sayı değerindedir. Bazı hataları hakem penaltıyla cezalandırır, bu durumda rakip takıma bir yer vuruşu ya da hava vuruşu hakkı</span><span style="font-size:16.0pt"> tanınır. Alan golü ise oyun devam ederken alanın herhangi bir yerinden yapılan bir vuruşla atılır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bir "try" yapıldıktan sonra, kaleye</span><span style="font-size:16.0pt"> şut atılacağı zaman şutu atacak takımın oyuncuları topun arkasında durmak zorundadırlar. Karşı takım oyuncularıysa şutu atacak adam koşmaya başlayana kadar kendi kale çizgilerinin arkasında dururlar. Golü önlemek amacıyla atıştan önce savunma oyuncuları rakiplerine yüklenebilirler. Ama penaltı atışlarında böyle bir yüklenmeye izin verilemez.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/R2.jpg" /></span></p>

<p><span style="color:#0000cd"><strong>Üç güçlü ve kısa adam ön sırayı oluşturmakta. Çengelci iki direk adam arasında yer almış. İkinci sıra forvetlerinin öndeki direk adamlarını destekleyişlerine dikkat edin. Açık oyuncusu da (6) skrum’un kenarına kaynamış.</strong></span></p>

<p><strong><span style="font-size:48.0pt">4</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kurallar</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyunun kuralları oldukça karışık</span><span style="font-size:16.0pt"> ve ayrıntılıdır ve sürekli olarak incelenip değiştirilmektedir.&nbsp;</span></span><span style="font-size:16.0pt">Bütün büyükler karşılaşmaları <strong>40</strong> dakikalık <strong>2</strong> devre olarak <strong>80</strong> dakika oynanır. Orta hakem oyunun yönetiminden sorumlu olmakla birlikte yan hakemlere danışabilir. Her devre, orta alanda bir yer vuruşu yapılarak başlatılır. Oyun her golden ve penaltı golünden sonra da böyle başlatılır. "<strong>Try</strong>"dan sonraki vuruş gol olmamışsa oyun ortadan bir hava vuruşuyla başlatılır.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Karşı takımın kalesine doğru ilerlemenin <strong>üç yolu vardır</strong>: Yan paslar yaparak, topu taşıyarak ve ayakla şut atarak. Hücum eden oyuncuyu önüne geçerek durdurmak ve engelleme yapmak (obstruction) yasaktır ve hücumu durdurmanın tek yolu elinde top</span><span style="font-size:16.0pt"> olan oyuncuyu tutup düşürmektir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Oyuncunun düşürülmesi bir ya da daha çok rakip oyuncu tarafından yakalanarak taşıdığı topun yere değdirilmeye çalışılması şeklinde olur. Top yere değdiği anda oyuncu topu bırakmak zorundadır. Bırakmazsa penaltı ile cezalandırılır. Böyle bir top bırakmadan sonra aynı takımın yeniden ilerleyebilmesi için topu kapması gerekir. Top yerdeyken forvetler çevresine toplanır (ruck) ve topukla (heel) vurmaya çalışırlar. Eğer top eldeyse forvet oyuncuları topu tutan oyuncunun çevresine toplanır (maul) ve topu düşürtüp kapmaya uğraşırlar. "Ruck" ve</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">"maullar bazen kitlenir ve her iki</span><span style="font-size:16.0pt"> taraf da topu elde edemez. Bu durumda hakem bir tür hava atışı yaptırmak için oyuncuları "scrummage" denilen şekilde karşılıklı dizdirir. Topun kitlenmesinden öncelikle sorumlu olmayan takım oyunu başlatır. En yaygın "scrummage" dizilişi yandaki çizimde gösterilmiştir. Bu dizilişte en önde iki direk adam (prop) ve ortalarında da çengelci (hooker) bulunur. Hemen arkalarında iki ikinci hat oyuncusu ve yanlarında birer kanat adamı ya dayan forvet,en son hatta ise tek başına 8 numara forvet yer alır. Bekler ise kendilerine pas çıkarsa topla koşabilecek şekilde sıralanırlar. Bu yerleşmeden sonra top iki takımın diziliş hattı arasında kalan tünele kilitlenmeden sorumlu olmayan takımın scrum-half denen oyuncusu tarafından sokulur ve forvetler itişerek topu çekip kendi arkalardaki oyunculara geçirmeye çalışırlar. Top tünele düz olarak sokulur ve bu sırada oyuncular ayaklarını yerden kaldıramazlar.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Oyun sırasında yer kazanmak</span><span style="font-size:16.0pt"> amacıyla ya da savunma taktiği olarak bir oyuncu topu ayakla vurup taca atabilir. Oyuncu kendi 22 metre çizgisinde ya da daha gerideyse topu doğrudan taca atma hakkına sahiptir.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Topun taca çıktığı yerde bir sıralanma (lineout) yapılır. <strong>Taca </strong>atma <strong>22 </strong>metre çizgisinin dışından yapılıyorsa top taca çıkmadan önce en az bir kez yere çarpmalıdır. Eğer top yere çarpmadan doğrudan taca çıkarsa sıralanmada (lineout) topa vurulan noktanın hizasında yapılır. Sıralanmaya her iki takımdan en az ikişer oyuncu katılır. Top, sıralanmasa, oyuna "hooker" tarafından sokulur. Düz olarak atılması ve top elden çıkana kadar oyuncuların yerlerinden oynamamaları</span><span style="font-size:16.0pt"> gerekir.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bir oyuncu toptan ilerde yer alıyorsa ve kendi takımından birinin oynadığı top ona gelirse ofsaytta düşer. Scrummage ve lineout dizilişlerinde ofsayt durumlarını tanımlayan kurallar vardır. Örneğin sıralanmada (<strong>lineout</strong>) yer almayan bir oyuncu ofsayta düşmemek için taç çizgisinden en az 10 m uzakta olmalıdır. En ufak pas verme ya da top taşıma kurallarını çiğneme durumunda hemen karşı takımın oyunu başlatacağı bir scrummage cezası verilir. <strong>Lineout</strong> ya da scrummage dizilişleri sırasında</span><span style="font-size:16.0pt"> yapılan teknik hatalar ise kaleye atılamayan ama doğrudan taca atılabilen serbest vuruşlarla cezalandırıl. Serbest vuruş verildiğinde karşı takım 10 metre geriye çekilmelidir. Çekilmezlerse serbest vuruş aynı noktadan penaltı vuruşuna çevrilir, yani kaleye atılabilir. Daha ciddi hatalarda doğrudan penaltı cezası verilir ve eğer hatanın yapıldığı nokta kaleye yakınsa, vuruş 3 sayı kazanmak amacıyla kaleye yöneltilebilir. Penaltı cezası verildiği anda karşı takım hemen 10 m geri çekilmelidir. Geri çekilmekte gecikirlerse penaltı vuruşunun yapılacağı nokta 10 m ileri alnır. Bu kural hakemle tartışmayı önlemek amacıyla konmuştur.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:48.0pt">5</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Beceriler</span></strong></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Ön sıra:</strong> Direk adamlar (props) bu</span><strong> </strong><span style="font-size:16.0pt">oyunun temeli sayılır. Bunlar, çengelciyi (hooker) destekleyen ve Scrummage’ların temelini oluşturan oyunculardır. Rakiplerine karşı bedensel üstünlük kurmak oyunlarının</span><strong> </strong><span style="font-size:16.0pt">esasını oluşturur ve iyi direk adamları olmayan forvetler scrummage'larda başarılı olamazlar. 1.80 metreden kısa</span><strong> </strong><span style="font-size:16.0pt">ama 95 kg'dan ağır olmalıdırlar. Çengelci (hooker) daha kıvrak bir oyuncu olup en önemli becerisi topla çok çabuk oynayabilmesidir. Birçok takımda lineout'larda topu yuvarlama görevi de çengelliye verilir.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Kilitler (Locks):</strong> Ön sıranın arkasında iki kilit adam yer alır ve genellikle bunlar takımdaki en iri adamlardır. Scrummage' larda kilolarından, lineout'larda ise boylarından yararlanırlar. Lineout sırasında sıçrayarak kapılan topun değeri çok büyüktür</span><span style="font-size:16.0pt"> çünkü buradan beklere uzatılan toplar onlara daha geniş bir koşu alanı yaratır. En iyisi sıçrayan oyuncunun topu iki eliyle yakalayıp beklere pas vermesidir, ama genellikle oyuncu topu havada ancak tek elle çelerek ya da tokatlayarak beklerine yansıtabilir.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Arka sıra:</strong> İki yan oyuncu ve 8 numaralı forvetten oluşur. Son zamanlarda bu iki yan oyuncu kendilerini daha çok ikinci sıraya bağlamaktadır. Arka sıra forvetlerinin ortak hareket etmesi gerekir. En atletik oyunculardır ve görevleri topa, oyun süresince, olabildiğince yakın bulunmaktır.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Karşı takımın beklerine en yakın</span><span style="font-size:16.0pt"> oyuncular olarak savunmada önemli rol oynarlar, hücumda ise ortadaki kaçak topları çok çabuk hareketlenip kendi takımlarına kazandırmaya çalışırlar.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Diziliş yan adamı (scrum hal):</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bekler ve forvetler arasındaki ilişkiyi kuran oyuncu olup scrummage'larda da topu tünele atan kişidir. Scrummage ya da ruck'tan lineout ya da maul’dan- arkaya çıkarılan topları kapıp karar vermek durumundadır: Pas mı verecek, ayakla şut mu atacak, ya da topla karşı alana doğru kendi mi koşacak?</span><span style="font-size:16.0pt"> Dış yan adamı(<strong>Outside -half</strong>)<strong>:</strong> "<strong>Fly half</strong>" ya da "<strong>out-haf</strong>" olarak da adlandırılır ve arka kısmın pilot adamıdır. Oyunu şut atarak, pas vererek ya da topla koşarak kontrolü altında tutar. Amerikan futbolundaki "Quarter-</span></span><span style="font-size:16.0pt">back" görevine eş bir görev yapar.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Orta adamları (Centre-three/quarters):</strong> Hücumda ya kanatlara pas verirler ya da rakiplerini koşarak geçmeye çalışırlar. İyi pas vermeleri çok önemlidir. Kısa mesafelerde büyük bir hızlanma yetenekleri olmalıdır. Savunmada ise aynı şekilde karşı takım oyuncularının yapacakları dalışları önlemekle görevlidirler.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Agklar:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Orta adamları gibi, bunlar</span><span style="font-size:16.0pt"> da iki kişidir. Biri sağda, biri solda durur. Bir açık oyuncusu rakiplerini feykler, dönüşler, hız değiştirmelerle aldatıp geçebilecek son derece hızlı bir oyuncu olmalıdır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Tam bek (Fullback): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Savunmanın</span><span style="font-size:16.0pt"> en geri adamıdır ve tam zamanında, tam yerinde bulunmasını sağlayacak bir sezgi gücü olmalıdır. Her iki ayağıyla yapacağı vuruşlarla topu kolayca taca çıkarabilmelidir. Yalnızca savunma yapmakla kalmamalı, sırasında orta alana girip hücumu desteklemelidir.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:48.0pt">6</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Taktikler</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Takımın güçlü forvetleri varsa oyun genellikle onların çevresinde döner. Scrummage'larda topu beke vermek yerine, 8 numaralı forvet yan oyuncular ya da <strong>scrum-half</strong> ile birlikte karşı kaleye iniverir. Eğer top scrummage dizilişinden çok çabuk çıkartılmışsa "scrum-half" ya da "<strong>outside-half</strong>" kısa bir şutla topu forvetlerin önüne atarlar. "Box"denilen, karşı takımın "fullback"i ile forvetlerinin arasındaki boşluğa uzatılan bu topa forvetler saldırıverir. Lineout'ta ise top bir forvet tarafından bir başka forvete tokatlanır ve topu kapan forvet tüm gücüyle öbür forvetlerin de desteğini alarak ilerler. Lineout sırasında bir başka taktik de topu, diş orta adamla çaprazlama koşan (makas yapan) diş yan adama (outside-half) vermektir. Bir başka taktik de scrumhalf'in sürekli taça atacağı toplarla karşı kaleye doğru yaklaşmaktır. Takımın güçlü yanı bekleriyle, karşı savunmayı yarmak için çeşitli oyunlar yapılır, çapraz koşular, beklenmedik oyuncular kullanmalar, aldatıcı hareketler denenir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu oyunda sürpriz öğesini kimse</span><span style="font-size:16.0pt"> alt edemez. Aniden hızlanma, yana kayma, dönerek ilerleme bek oyuncularının en güçlü, kendiliğinden ortaya çıkan silahlarıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Havanın da oyunda önemli rolü</span><span style="font-size:16.0pt"> vardır. Koşmalar, paslaşmalar güneşli bir günde, kuru bir zeminde çok başarılı olurken, yağmurlu ve rüzgârlı günlerde oyun son derece çetin bir hale gelir.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:48.0pt">7</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Terimler</span></strong></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Advantage (Avantaj):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Bir takımın</span><span style="font-size:16.0pt"> kurala aykırı davranışında öbür takımın üstün durumu bozulmamışsa hakem oyunu sürdürür.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Blind side (Kör Yan):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kısa, dar zayıf yan da denir. Topla, yakın olunan taç çizgisi arasındaki alan. Eğer top alanın sol yanındaysa sol taç çizgisiyle top arasındaki bölge.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Dead (Ölü Top):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Topun oyun dışı</span><span style="font-size:16.0pt"> kalması.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Drop out 22 (22'den Hava Atışı):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Hücum eden takım bir şut atar ya da koşarak taşıdığı topu karşı kale çizgisinde kaybederse ve bu arada rakip takımdan bir oyuncu topa değerse, savunmadaki takıma 22 metreden bir hava atışı kazanır. Bu atış 22 m çizgisinin istenen bir yerinden yapılır.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Atış kurallar çerçevesinde engellenebilir.</span><span style="font-size:16.0pt"> Dummy (Aldatma): Oyuncu pas atıyormuş gibi yapıp topu tutar.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Engine room (Makine Odası):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Maç spikerlerinin ikinci sıraya verdiği ad.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Fly hack (Yerden Vuruş): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Top yerdeyken yere yakın, paralel ve sert vuruş.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Front five (On Beşli):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Üç ön forvet ve iki kilit adam. Sıkı forvetler olarak da adlandırılır.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Grub kick (Yerden Giden Hava Vuruşu): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Havadan bırakılarak vurulan topu yerden kaydırarak gönderme. Bekler tarafından ilerlemek için yapılır ve yağışlı havalarda çok yararlıdır.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Knock on:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Oyuncu topu düşürdüğünde ya da ileri doğru fırlattığında karşı takıma bir scrummage hak verilir.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Lifting at the lineout (Sıralanmada</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt"> Kaldırma):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Line-out sırasında bir oyuncunun önündeki arkadaşına topa yükselmesi için yardım etmesi. Kurallara aykırı bir harekettir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Loose forwards (Hareketli Forvetler):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> İki yan oyuncusu ve 8 numaralı forvet.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Loose head prop (Serbest Direk):</span></strong><strong> </strong><span style="font-size:16.0pt">Çengelcinin (hooker) solunda duran direk adam.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Mark:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Geçerli yakalama olarak da</span><span style="font-size:16.0pt"> adlandırılır. Oyuncunun iki ayağı yerdeyken rakipten gelen bir topu yakalarken "Mark" diye bağırması. Mark yalnızca oyuncunun kendi 22metre çizgisi içinde yapılır ve takıma bir serbest atış hakkı kazandırır.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">No side:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Oyunun bitmesi.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Pack:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Forvetlerin tamamının ad.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Punt (Degaj):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Topu elden bırakıp yere çarpmadan ayakla yapılan vuruş.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Scrum five (Dizilme Beşi):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Savunmadaki takım kendi kale çizgisi arkasında değdirmeden kendi kale çizgisini hakem savunma takımının kale çizgisinin arkasında topu yere değdirebilir. Ama herhangi bir savunma oyuncusu topu yere değdirmeden kendi kale çizgisini geçerse ya da top bir savunma oyuncusuna çarpıp kale çizgisinin 5 metre önünde topu tünele sokma hakkı hücum takımında olmak üzere bir <strong>scrummage </strong>verir.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Second phase (İkinci Faz): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Kasten yapılan bir "ruck" ya da "maul".</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">The shove (ltme): Forvetler tarafından scrummage sırasında yapılan itme.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Strike (Vurma):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> On sırada topu çelip arkaya alma hareketi.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Strike against the head (Kafaya Vurma):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Scrummage sırasında rakip takımın tünele yuvarladığı topu çelip almak.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Threequarter line (Üç Çeyrek Çizgisi):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> İki orta adamdan ve iki kanat adamından oluşan çizgi.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">ght bead prop (Sıkı Direk):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Çengelci’nin (hooker) sağında duran direk adam.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Up and under (Yüksek ve Altına):</span></strong><strong> </strong><span style="font-size:16.0pt">İleri doğru yüksek bir vuruş. Vuruşu yapan takımın oyuncuları hızla koştuklarında düşüşü sırasında topun altına ulaşabilirler.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır</span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/spor/rugby-sporu-nedir-union-birlik-h208.html</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2020 23:22:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/06/rugby_sporu_nedir_union_birlik_h208_b9454.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Frizbi Nedir? (Disk)]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/frizbi-nedir-disk-h207.html</link>
      <description><![CDATA[Yedi oyuncuyla oynanan bu oyun, hızlı, hareketli, gol atılarak sayı yapılan bir takım oyunudur. Bu, çok hızlı, dinamik, ama çok daha temiz bir spordur.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:center"></p>

<p></p>

<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:16.0pt">Frizbi Nedir?</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Plastik bir diski karşıdakine atıp tutmak bir açık hava eğlence örgütlü yarışmalara dönüşmüştür.&nbsp;</span></span><span style="font-size:16.0pt">Kenarları kıvrık çembersel disk sert plastikten yapılmıştır. Karşılaşmalarda 5 ayrı boy kullanılır. <strong>97</strong> gramlığı gençler için serbest stil ve en çok havada kalmada; <strong>119 </strong>gramlığı uzaklık ve nişanlamada; <strong>133 ve 141</strong> gramlıkları her tür yarışmada; <strong>165</strong> gramlığı ise takım oyununda kullanılır.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Temel beceriler havaya atma, yakalama ve geciktirme olarak sıralanabilir. Üç esas atış biçimi şunlardır: backhand (ters atış), sidearm (koldan çıkarma) ve overarm veya <strong>wrist flip</strong> (bilekten çıkarma). Sağ elle backhand</span><span style="font-size:16.0pt"> atış diske saat yönünde bir dönüş verirken öbür ikisi saat yönüne ters bir dönüş verirler. Vücudun önünde tek ya da iki elle basit yakalama teknikleri yanında, boyun arkasından, sırtın altından ve hatta bacak altından şaşırtmacalı yakalama teknikleri de vardır. Geciktirme taktiklerinin geliştirilmesi ile serbest stilde yeni oyun çeşitleri ortaya çıkmıştır. Geciktirme taktiklerinden birisi parmakla geciktirmedir, dönerek gelen disk parmağın ucuyla yakalanıp tırnak üzerinde dönmesi sürdürülür.</span></span></p>

<p></p>

<p style="text-align:center"><span><strong><span style="font-size:16.0pt">FRISBEE DISC GOLF</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt"> (FRİZBİ GOLFU)</span></strong></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bir sopa ve golf topu yerine frizbi</span><span style="font-size:16.0pt"> ile oynanır ve ağaçlar arasından, çalıklardan ve suların üzerinden atışlar yaparak başlangıç noktasından bitiş direğine ulaşmaya çalışılır. Amaç bu uzaklığı en az atışla geçebilmektir. Belli bir ağaç ya da elektrik direği bitiş direği olarak kullanılabilirse de yarışmalarda bu hedefin tepesine zincirle bir metal sepet asılı <strong>1,5 m </strong>yüksekliğinde bir direk olması gerekir. Diskin her atılışında ve her ceza atışında <strong>1 </strong>puan yazılır. Atışta gerilmeye izin vardır, ama disk elden çıkarken bir ayağın diskin daha önceki atışta düşmüş olduğu yere basması gerekir. Yarışma alanı dışına düşen ya da yerden 2 m yükseklikte bir yerlere konan ya da takılan disk penaltı atışıyla yeniden oyun alanına sokulur.</span></span></p>

<p></p>

<p style="text-align:center"><span><strong><span style="font-size:16.0pt">ULTIMATE FRISBEE (TAKIM OYUNU)</span></strong></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yedi oyuncuyla oynanan bu oyun,</span><span style="font-size:16.0pt"> hızlı, hareketli, <strong>gol </strong>atılarak sayı yapılan bir takım oyunudur. Oyunda amaç diski oyuncudan oyuncuya aktararak alanın karşı yarısındaki (<strong>endzone</strong>) bir oyuncuya ulaştırmaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Oyun <strong>35x55 m</strong>'lik bir alanda ve her türlü zeminde oynanabilir. Bazı oyuncular koruyucu başlık, şapka ve eldiven takarlar. Yalnız bunların öbür oyunculara zarar verecek şeyler olmaması gerekir.<strong> 24</strong>'er dakikalık iki devreden oluşan oyun, molalar, sakatlanmalar ve favullerde kesildiğinden çok daha uzun sürebilir. Bir oyuncu diski hatasız yakaladığında takımı diski kazanmış olur. Eğer oyuncu diski yakalarken elinden düşürürse ya da kendi alan dışına çıkarsa, disk rakip takıma geçer. Disk kimseye değmeden yere düşerse gene</span><span style="font-size:16.0pt"> rakip takımın olur. Oyuncular diski yürüyerek, koşarak ya da adım atarak taşıyamazlar, elden ele geçiremezler, mutlaka havadan pas vererek arkadaşlarına aktarmak zorundadırlar. Diski kapmak için itişmek kural dışıdır. Bu, çok hızlı, dinamik, ama çok daha temiz bir <strong>spordur</strong>.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/f_2.jpg" /></span></p>

<p><span style="color:#0000cd"><strong>Yarışmacılar frizbiyi çok ciddiye alırlar. Resimde konsantrasyona ve oyuncunun özel ayakkabılarına dikkat ediniz.</strong></span></p>

<p></p>

<p style="text-align:center"><span><strong><span style="font-size:16.0pt">BİREYSEL KARŞILAŞMALAR</span></strong></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyuncular belli bir çizgiden uzağa</span><span style="font-size:16.0pt"> atış yaparlar. Sonra "TR ve C" (Fırlat, Koş ve Yakala) vardır: Oyuncu diski atabileceği kadar uzağa fırlattıktan sonra koşar ve yere düşürmeden yakalar. "MTA" (<strong>Maksimum Havada Kalma</strong>) karşılaşması diskin havaya atılışından tekrar yakalanışına kadar geçen sürenin uzunluğu yarışmasıdır. Serbest stilde ise yarışmacı, 5 dakikalık sürede buz pateni hareketlerine benzer hareketlerle müzik eşliğinde becerilerini sergiler. Öbür yarışmacılar güçlük, yaratıcılık ve hareketlerin akıcılığına bakarak, arkadaşlarının gösterisini <strong>1-10</strong> arası puanlarla değerlendirirler.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/frizbi-nedir-disk-h207.html</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2020 01:06:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/06/frizbi_nedir_disk_h207_b591f.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trambolin Sporu Nedir? [Terimleri]]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/trambolin-sporu-nedir-terimleri-h206.html</link>
      <description><![CDATA[Checking: Yataktaki itmeyi engellemek için diz, ayak bileği ve kalçaları yumuşatıp kırma.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:center"><strong><span style="font-size:20.5pt">Trambolin Sporu Nedir? [Terimleri]</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:18px">Trambolin nasıl yapılır:</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:26.0pt">A</span><span style="font-size:16.0pt">merikalı George <strong>Nissen</strong>,</span><span style="font-size:16.0pt"> <strong>1940</strong>'ta <strong>trambolini</strong> keşfettiğinde, sporlara çok eğlenceli ve güzel bir dal kazandırmış oluyordu. Yarışmacılar trambolini bir tranbolin de sıçrama aracı olarak kullanıp havada çok çeşitli ve son derece zor hareketler yaparlar. Dikkat, uyum, incelik isteyen artistik hareketler.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bir yatağa benzeyen trambolinin</span><span style="font-size:16.0pt"> çerçevesi çeliktir. Yerden <strong>1 m </strong>yükseklikte, <strong>3,6 m - 4,3 m</strong> arası uzunlukta ve<strong> 1.8 - 2.15 m</strong> arası genişliktedir. Hava geçirmesi için üstü iç içe örülmüş naylon şeritlerden yapılır ve bunlar uçlarından yaylar ile çerçeveye bağlıdır. Yarışma için en az <strong>6,7 m</strong> tavan yüksekliği ister. Yarışma sırasında hata yapan sporcuların yere düşmemesi için dörtkenarda dört yardımcı bekler.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Trambolin kıyafetleri aynen jimnastikçilerinki gibidir. Beyaz uzun pantolon üzerine hem kadınlar hem erkekler leotard giyerler. Ferdi yarışmalar,<strong> 2</strong> bölüme <strong>ayrılır: </strong>Zorunlu hareketler ve serbest program. Yarışma genellikle iki tur üzerinden yapılır. İlk on, ikinci tura geçerek, bir dizi serbest hareket daha yaparlar.</span><span style="font-size:16.0pt"> Takım yarışmaları, dörder yarışmacının puanlarına göre değerlendirilir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Senkronize yarışmalarda yan yana iki ayrı trambolinde iki yarışmacının aynı anda yaptıkları hareketlerin uyumluluğu değerlendirilir. Yarışmada her bölümü 10 hareket oluşturur. Zorunlu hareketler denen bölüm onlu zıplama bölümü olarak bilinir, yarışmacılar kendilerine bildirilen hareketleri yaparlar. Serbest bölümde ise tıpkı jimnastik, paten ya da dalmada olduğu gibi, yarışmacı en iyi yaptığı hareketleri sergilemeye çalışır. Her hareketin zorluk derecesine göre bir puanı vardır. Bu puan, hareketin yapılışındaki başarıya verilen puana eklenir. Bu yüzden, çok</span><span style="font-size:16.0pt"> güzel yapılan basit bir hareket, ancak kötü yapılan güç bir hareket kadar puan toplayabilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yarışmacılar, serbest hareketlerinin bir listesini önceden hakemlere verirler, ama hareketleri sonradan değiştirseler de puan kaybetmezler, bu sadece hakemlere yardım amacı taşıyan bir zorunluluktur.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yarışmacılar, gösteriye başladıklarında, tramplen atlayıcılar tarafından kullanılan <strong>3 </strong>pozisyonu (dik, bükük, toplu) havada kusursuz olarak uygularlar. Ayak parmaklarının ve ellerinin duruşu çok önemlidir. Bu temel pozisyonlarda doğru sayıda dönme, kıvrılma ve takla hareketleri yaparlar.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Görece yeni bir spor olduğu için,</span><span style="font-size:16.0pt"> trambolinin, hareketleri adlandırırken kullandığı dil öbür sporlardan daha karışıktır. Zaten sorun terimleri hatırlamak değil, bunları "<strong>swing-time</strong>" adı verilen ritmik, uyumlu, kesintisiz bir iç içelikle birbiri ardına yapabilmektir. Birinci sınıf trambolinciler hareketlerini<strong> 6 m </strong>yükseklikte sergilerler.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="color:#0000cd"><strong>Basit trambolin hareketleri: Geriye bükük düşüş (üstte) ve ileriye bükük düşüş. (altta). İki harekette de, sporcu ellerini ayak parmaklarına değdirerek bükük pozisyonuna geçer ve sonra tramboline düşer.</strong></span></p>

<p><span style="color:#0000cd"><strong><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/t1_3.jpg" /></strong></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">7</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Terimler</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Adolph: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">3 1/2 dönüşlü öne takla.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Barani:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yarım dönüşlü öne takla.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Barani-in:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Birincisi yarım dönüşlü</span><span style="font-size:16.0pt"> öne çift takla.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Barani-out:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> İkincisi yarım dönüşlü</span><span style="font-size:16.0pt"> öne çift takla.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Checking:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yataktaki itmeyi engellemek için diz, ayak bileği ve kalçaları yumuşatıp kırma.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Double: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Çift takla.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Double-full: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Çift dönüşlü geri takla.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Fluffus:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Tam dönüşlü çift takla.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Free-bounce:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Havada hiç hareket etmeden, dikey sıçrama.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Front: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Öne takla.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Killi:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Checking. Sıçramayı öldürme.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Knee drop:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Diz ve dizden aşağı kesim üzerine yapılan temel çakılma; dizden yukarıya vücut diktir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Miller:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> İlk uygulayan sporcunun adi verilmiştir. Üç dönüşlü geriye çift takla.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Out bounce:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Bir hareket dizisinin sonunda serbest sıçrama. Bu yarışmacının halen kontrollü olduğunu gösterir.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Randolp/Randy:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 2 1/2 dönüşlü öne takla.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Rudolp/Rudy:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 1 1/2 dönüşlü öne</span><span style="font-size:16.0pt"> takla.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span><span><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır</span></span></span></span></p>

<p></p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/trambolin-sporu-nedir-terimleri-h206.html</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2020 23:56:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/06/trambolin_sporu_nedir_terimleri_h206_9d96e.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muslera İle Yeni Sözleşme Yapılacak]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/spor-ozel/muslera-ile-yeni-sozlesme-yapilacak-h205.html</link>
      <description><![CDATA[Andone: Futbolumu sergileme imkânına sahip olamadığım için birçok insanı hayal kırıklığına uğrattığımı hissediyorum.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:center"><strong><span style="font-size:20.5pt">Muslera İle Yeni Sözleşme Yapılacak</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Sırı-Kırmızılı takım Çaykur Rize ile oynadığı lig maçında, sakatlanan Uruguaylı file bekçisi Galatasaray, yeni sözleşme yapacak. Normalde sözleşmesi <strong>2021</strong>’de sona erecek olan <strong>Muslera</strong> <strong>iki </strong>yıl daha yönetim sözleşmesini uzatacak. 2. Başkan Abdürrahim Albayrak, “tüm haklarını kuruşu kuruşuna ödeme yapacağız.” dedi. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/m-min_5.jpg" /></span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Sağ ayakta iki kırık tespit edildi; </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Korona virüs nedeniyle Lig’e verilen aradan ardından, lig kaldığı yerden devam ederken, Çaykur Rizespor -Galatasaray maçı Pazar günü oynanmıştı. Ev sahibin 2-0 skorla üstünlük sağlanmıştı. Ancak; oynan maçta sağ ayak iki yerden kırık görülen ve doğum gününde ameliyat olacak Muslera, yaklaşık 6-8 ay sahalardan uzak kalacak. Sarı-Kırmızıların 2’inci Başkanı Albayrak, “F.Muslera sadece bizim değil, taraflı-tarafsız herkesin gönlünde taht kurmuş bir isimdir. Görüyoruz ki, farklı renklere gönül veren spor sevenlerde çok üzüldü” diye konuştu. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Galatasaray, Muslera’ya jest</span></strong></span></p>

<p><span><span><span style="font-size:16.0pt">Galatasaray yöneticileri Fernando Muslera’yı maaş konusunda mağdur etmeyecek ve ikinci Başkan Abdurrahim Albayrak, şöyle konuştu; “Muslera’nın daha </span> <span style="font-size:16.0pt">1 yıl sözleşmesi bulunuyor. Bu sürede Muslera’nın sözleşmesini 2 yıl daha uzatacağız. Sanki aktif oynuyormuş gibi ödeme yapacağız. Başarılarını anlatmaya gerek yok. <strong>8 senede 14</strong> kupa, kolay mı? Bu başarılarda onun da alın teri var. O bizim evladımız, asla onu zor gününde yalnız bırakmayacağız.” dedi. </span></span></span></p>

<p><span><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/a1-min_2.jpg" /></span></span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Andone’de sakatlandı</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Sarı-Kırmızı takımın Rumen forveti Andone, oynan Çaykur Rizespor maçında kaleci çarpışarak sakatlandı. Kiralık olarak forma giyen Andone, böylelikle sezonu kapattı. Yapılan kontrollerde Florin Andone’nin “ön çapraz ve iç yan bağımda ileri derecede yırtık tespit edildi. Şimdilik durumu belirsiz olan Andone’nin kulübü Brighton ile yapılacak görüşme sonucu netlik kazanacak. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Florin Andone: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">"Bu sezon geçirdiğim iki sakatlıkla birlikte, sezon benim için bitti. Bu harika kulübe gelirken hayalini kurduğum golleri atamadığım için çok üzgünüm. Futbolumu sergileme imkânına sahip olamadığım için birçok insanı hayal kırıklığına uğrattığımı hissediyorum."</span></span></p>

<p><span><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Florin Andone:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> "Üzgünüm. Galatasaray'da çok fazla olumlu şey yapamamama rağmen, bu formayı giyip, bu kulübü temsil ettiğim için ayrıcalıklı hissettim. Sevginiz ve tutkunuz için, dünyanın en iyi taraftarlarından biri olduğunu gösteren Galatasaray taraftarına teşekkür ederim."dedi.</span></span></span></p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/spor-ozel/muslera-ile-yeni-sozlesme-yapilacak-h205.html</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2020 22:05:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/06/muslera_ile_yeni_sozlesme_yapilacak_h205_f9d7a.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayak Sporu Nedir? [Alp Tipi]]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/kayak-sporu-nedir-alp-tipi-h204.html</link>
      <description><![CDATA[Christie (Kristi): Orta ya da yüksek hızda kayarken kayaklar paralel olarak yapılan dönüş.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:center"><strong><span style="font-size:20.5pt">Kayak Sporu Nedir? [Alp Tipi]</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hazırlanmış kayak pistlerinde yarışçıların tek tek ve saate karşı iniş yapmaları Alp tipi kayak yarışlarının temel özelliğidir. Bugün <strong>40</strong>’dan fazla ülkeden yapılan bu tip yarışlar uygun eğimleri olan Alp Dağları’nda başlandığından Alp tipi yarışlar olarak adlandırılır. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Şampiyonlarda, “iniş”, “<strong>slalom</strong>” ve “büyük slalom” olmak üzere üç ayrı yarışın birincilerine ve ayrıca üç yarışta toplam en yüksek puanı alan kişiye olmak üzere, <strong>Alp tipi</strong> kayak yarışlarında dört birincilik ödülü verilir. </span></span></p>

<p><span><span><strong><span style="font-size:48.0pt">1</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kayak Pisti </span></strong></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Uluslararası iniş yarışı pistleri çok çetin ve slalomdan daha fazla cesaret gerektiren pistlerdir. Pek keskin dönüşleri olmayan ve yarışmacılara değişim eğimler, tümsekler ve çukurlardan yararlanarak hızlanma olağanı veren pistler üzerinde yapılır. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Uzunlukları arazinin durumuna göre, erkek için <strong>3500 </strong>ile <strong>4500 </strong>metre, bayanlar için ise <strong>1500</strong> ile <strong>2500</strong> metre arasındadır. Pistler erkeklerin iki dakika çevresinde, kadınlarınsa bundan biraz daha düşük bir sürede bitirebileceği gibi hesaplanır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Pistin başıyla sonu arasındaki yükseklik farkı <strong>750 </strong>ile <strong>900 m</strong> arasındadır. Geniş kapılar, birbirinden en az 8 m uzaklıkta çifter çifter çakılmış bayraklı direkler, yarışçının pist içerisinde kalmasını ve tehlikeli alanlara saplanmasını sağlar. Yarışçının ortalama hızı saatte 100 km’yi geçer. Yarışçılar yarıştan bir gün önce pisi tanımak için amacıyla deneme kayışları yaparlar. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">İniş yarışları hız ve cesaretin gösterisi olurken, slalom yarışlarında dönüşlerdeki kontrol önem kazanır. Slalom pisti iniş pistinden kısa olup kapılar <strong>3 </strong>metreye kadar inebilir. Ayrıca yarışçının çabuk karar verme yeteneğini, hareketlerindeki akışkanlığı, hız kontrolünü, dönüşlerdeki becerisini ölçmek için ters açılarla yerleştirilmişlerdir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kapıları kontrol edenler ayrı ayrı</span><span style="font-size:16.0pt"> her kapının yanında bekler ve yarışçının kapıyı doğru olarak geçip geçmediğini saptarlar. Eğer yanış bir geçiş yapılmışsa, yarışçı geri dönüp kapıyı yeniden geçmek zorundadır yoksa diskalifiye edilir. Uluslararası yarış pistlerinde erkeklerde yaklaşık <strong>50 </strong>ile <strong>75</strong> kapı bulunur ve başlangıçla bitiş arasındaki yükseklik farkı <strong>200</strong> ile <strong>300 m</strong> arasında değişir. Kadınlarda ise pistler daha kısa ve daha az eğimlidir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Büyük slalom ise slalom ve iniş yarışlarının ortak özelliklerini taşıyan bir yarış tarzıdır. Pist, slalom pistinden daha uzun olup daha geniş kapıların birbirinden daha uzağa yerleştirilmesiyle kurulmuştur. Pist koşulları</span><span style="font-size:16.0pt"> yarışmalarda ilk kayanlar için genellikle daha elverişlidir. Yarışlar ilerledikçe karin sertleşmesine bağlı olarak kayma zorlaşmaya başlar. Bu gerçek göz önüne alınarak en iyi yarışçıların önce kaymaları kuralı benimsenmiştir ki, bu kural her yarışçıya eşit hak tanınmalıdır görüşünde olanlarca eleştirilmektedir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Paralel slalom ya da çifte slalom</span><span style="font-size:16.0pt"> <strong>Alp tipi </strong>kayak yarışlarının yeni ve değişik bir türüdür, ama yapılan alışılagelmiş şampiyonalarda pek yer almaz. Yalnız Dünya Kupası dizileri arasına sokulmuştur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Paralel slalomda birbirine olabildiğince benzeyen yan yana iki pist üzerinde iki yarışçı ayni anda kaymaya başlar ve varışa ilk gelen yarışçı ilk bölümü kazanmış olur. Yarışçılar pist değiştirip bir kez daha yarışırlar. Kaybedenler elenerek finale doğru gidilir.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">TV ekranı iki parçaya bölünerek</span><span style="font-size:16.0pt"> seyircilere her iki yarışçının aynı anda yaptıkları hareketlerin ayrıntılı olarak iletilmesi sağlanır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/K.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong>Büyük Slalom Pisti</strong></span></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:48.0pt">2</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Malzeme</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Son zamanlarda yarışlarda uzmanlaşma yönünden bir eğilim olduğundan malzemelerde de özellikler belirmiştir. Daha önceki yıllarda üç tip yarış için de aynı kayaklar kullanılırken artık her üç tip için ayrı ayrı kayaklar kullanılmaktadır. Ek olarak kayak botlarında da büyük değişiklikler</span><span style="font-size:16.0pt"> göze çarpıyor. Topuklardan ya da burundan otomatik olarak atan sustalar tehlikeli düşüşlerde koruyuculuk ediyor. Malzeme yapımcıları arasındaki yoğun rekabet bu alanda çok hızlı gelişmelere yol açıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Ahşap ve metal kayaklar yerlerini</span><span style="font-size:16.0pt"> fiberli plastik malzemelere kaptırmış durumdalar. Ayrıca son zamanlarda daha kısa kayaklar tercih edilmektedir. Plastikten yapılmış botlar, deri botların yerini almış olup bağ olarak da çitçit kullanılmaktadır. Kayak sopalarının gövdeleri de bir zamanlar revaçta olan bambu ağacı yerine hafif metalden yapılmaktadır. Lasteks pantolonlarla anorakların yerine rüzgâr direncini azaltan şeytan pantolonlarıyla vücuda yapışan dar fanilalar kullanılmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Çeşitli niteliklerdeki kayak yağları</span><span style="font-size:16.0pt"> yıldız kayakçıların, karın durumuna göre, hız ve kontrol için kullandıkları başlıca yardımcılarıdır. Eldivenler, koruyucu başlık ve havalandırması ayarlı kapalı gözlüklerle malzemeler tamamlanır.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">İniş karşılaşmalarında kullanılan</span><span style="font-size:16.0pt"> kayaklar genellikle slalom kayaklarından daha uzun ve geniştir. Kayakçıların boyundan biraz daha uzun olan iniş kayaklarının arka tarafı daha dengeli, daha sağlam ve daha sert yapılmıştır. Burun kısmi ise esnek olup hızlı kayarken küçük tümsekleri kolaylıkla aşmayı sağlar. Bu nitelikleri taşıyan bir kayağın dönüşlere yatkın olmayacağı açıktır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Slalom kayağı dönüşler göz önüne alınarak yapılır. Sağlam ve sert arka kısmı daha kısadır. Onun için de hızlı ve düz kayışta daha zor kontrol edilir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Büyük slalom kayağı ise hem dönüşlerde, hem de hızlı inişlerde kullanıldığından her iki kayağın niteliklerini bir arada bulundurur ve her koşulda kullanılabilmesi gerektiğinden, daha çok zevk için kayanların kayaklarına benzer.</span></span></p>

<p><span><span><strong><span style="font-size:48.0pt">3</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kazanma</span></strong></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">İniş yarışını inişi en az surede tamamlayan yarışçı kazanır. Slalom yarışını ise iki ayrı pistte yapılan iki yarış sonucunda toplam olarak en hızlı kayan yarışçı kazanır. Yarışçılara yarışacakları pistlerde çalışma hakkı verilmez, bunun için de başlama yerine çıkarken kapı noktalarını gözlemeleri gerektir. Slalom, iniş yarışına oranla</span><span style="font-size:16.0pt"> daha az cesaret gerektiren ve serinkanlı yarışçılara daha uygun düşen bir yarış çeşididir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/K2_2.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong>İniş yarışçıları hız yapmak zorundadırlar. Bunun için de, zaman zaman kayaklarının kenarlarını kullanırlar.</strong></span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:48.0pt">4</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kurallar</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Pistin niteliklerini belirleyen kurallar dışında kalan kurallar çok yalındır. Alp ipi yarışlarda iki kayağı da ayağından çıkan yarışçı elenir. Tek kayağı ayağında kalan yarışçı ise yarışa devam edebilir, ama hızı çok düşeceğinden devam etmesinin pek bir</span><span style="font-size:16.0pt"> amacı olamaz.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Genellikle yarışa önde katılmak</span><span style="font-size:16.0pt"> avantajdır ve yarışa önde katılma hakkı daha önceden kazanılır. Yarışçılar 15'er kişilik gruplar halinde yarıştırılır. Birinci grup daha önceki yarışlarda en başarılı olan <strong>15</strong> kişiden oluşur. İki aşamada yapılan yarışlarda gruplar ve yarışma sıraları bozulmaz, ama eşitliği sağlamak amacıyla ikinci aşamada her gruptaki yarışçılar sondan başlatılarak kaydırılır. Belli başla kayak yarışlarında yarışçıların kayma sırasını saptamak amacı ile Uluslararası Kayak Federasyonu (<strong>FIS</strong>) yarışçıların daha önceki derecelerine dayanan bir puanlama sistemi getirmiştir. Yarışçının topladığı FIS puanları bir yarışa katılıp katılamayacağını, katılırsa hangi grupta yarışması gerektiğini belirler. Bu puan ne kadar azsa o kadar iyidir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bu puanlama sisteminin bir yararı</span><span style="font-size:16.0pt"> da her yarışta sonuna kadar mücadele edilmesine yol açması, ilk üçe giremeyeceği kesinleşen sporcuların da puanlarını yükseltmek amacıyla en iyiyi yapmaya çaba göstermelerini sağlamasıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/K1_2.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:12px"><span style="color:#0000ff"><strong>Tipik bir iniş pisti. Yüksek hızlara ulaşılması nedeniyle, pistin geniş olması, bazı bölümlerinden kazaları önlemek için emniyet ağları ve saman balyalarıyla çevrili olması gerekmektedir. Pist 400 m uzunluktadır ve 800 m’ye yakın bir yükseklik farkı vardır.</strong></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:48.0pt">5/6</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Beceriler-Taktikler</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">İnişçi en hızlı kayak yarışçısı olup</span><span style="font-size:16.0pt"> hızlandıkça daha çok eğilerek "yumurta pozisyonu" alır. Bu durumda gövdesini geriye vererek kayakların uçlarının havaya kalkmasın sağlar. Buzlu kar yüzeyi yarışı hızlandırır, yumuşak gevşek karda ise yarış çok yavaşlar ve yarışçı ağırlığını geriye vermek için daha yüksek bir pozisyon alır. Ağırlık daima dönüş yönüne yatırılır ve gövde rüzgâr direncini artırmamak için olabildiğince az hareket ettirilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Slalom tekniği Avusturyalılar, İsviçreliler ve Fransızlar tarafından geliştirilmiştir. Kalça kıvırıp kuyruk sallama diye tanımlanan tekniğine hızlı kayılan bölümlerdeki öne doğru eğilmeler de katılınca son derece güzel bir görünüm olur. Kapılar birbiri</span><span style="font-size:16.0pt"> ardına geçilirken kayışın güzelliği, kayakçının ustalığıyla oranlı olarak artar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Resmi Alp tipi yarışlardan başka,</span><span style="font-size:16.0pt"> gene ondan kaynaklanmış olan serbest ya da yaratıcı kayak tipi de gelişmektedir. Bu, son yıllarda şampiyonaları da düzenlenmeye başlanan ve çok hızı gelişen, akrobasi ile bale karışımı bir kayak türüdür ve Avrupa'dan çok Kuzey Amerika'da yayılmaktadır. Bu yarışlarda atılan parendeler akla durgunluk veren, inanılmaz uygulamalardır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Birkaç yıl önce yapılması olanaksız gözüken birçok hareket temelden profesyonel olan bu spor dalında başarı ile yapılmaktadır.</span></p>

<p><span><span><strong><span style="font-size:48.0pt">7</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Terimler</span></strong></span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Basket (Halka):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kayak sopasının</span><span style="font-size:16.0pt"> ucunda sopanın kara batmasını önlemek için konulmuş çember biçimindeki engel.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Camber (Kambur):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kayağın ucundan sonuna kadar olan eğrilik.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Christie (Kristi):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Orta ya da yüksek hızda kayarken kayaklar paralel olarak yapılan dönüş.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Edging (Kenarlama):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kayakları dönüşlerde yana eğerek kara daha fazla girmesini sağlama.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Egg position (Yumurta Pozisyonu):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Çömelmişçesine eğilip rüzgârın direncini azaltmak için kolları birbirine kavuşturarak kayma.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Fall-line (Düşüş Hattı):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> En dik alçalma yönü.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Gate (Kapı):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yarışçıların arasından geçmek zorunda oldukları aynı renk iki direk.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Hairpin (Saç Tokası):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Birbirine çok yakın iki kapıdan geçmek için yapılan keskin dönüş.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Heringboning:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kayakların ucunu</span><span style="font-size:16.0pt"> dışarı doğru açarak ve balık kılçığına benzer bir iz bırakarak yukarı doğru tırmanma.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Mogul:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Sürekli kullanımdan dolayı</span><span style="font-size:16.0pt"> karda oluşan tümsekler.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Pist:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Ayakla ya da makineyle hazırlanmış kayak iniş yolu.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Pre-jumping (On Atlama)</span></strong><span style="font-size:16.0pt">: İnişte</span><span style="font-size:16.0pt"> karşılaşılan ani tümseklerden atlama tekniği.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Safety bindings (Emniyet Bağları):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kayak botunun kayaktan otomatik olarak ayrılmasını sağlayan mekanizma.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Schuss:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Düz, dönemeçsiz, yokuş aşağı iniş.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Schussboomer:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Denetimini kaybetmiş bir yarışçı.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Seelos:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Ortadaki kapının öbür ikisiyle dik açı yaptığı üç kaplı özel geçit.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Shovel (Kürek):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kayağın ön ucundaki yukarı doğru eğim.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Sideslipping (Yan Kayma)</span></strong><span style="font-size:16.0pt">: Kayakların kenarlarını yukarı doğru eğerek çaprazlaştırma ve yan yan kontrollü kayma.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Sidestepping (Yan Basma): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Kayakları paralel tutarak yan yan tırmanma.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Sitzmark: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Düşen kayakçı tarafından karda bırakılan iz.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Stemming:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Tek ya da iki kayağın arka uçlarını dışarı doğru iterek kayış yönüne bir açı verme.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Stem-christie:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Stemming'le başlayıp christie ile bitirilen dönüş.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Swing:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kayakları paralel tutarak hızla dönme.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Vorlage: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Vücut ağırlığını parmak uçlarına vererek öne doğru eğilme.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Wedeln (Godille):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Ritmik olarak kalça çalkalayarak yapılan dönüşler.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/kayak-sporu-nedir-alp-tipi-h204.html</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2020 12:18:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/06/kayak_sporu_nedir_alp_tipi_h204_7159d.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayak Kuzey Tipi Nedir? [Kros]]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/kayak-kuzey-tipi-nedir-kros-h203.html</link>
      <description><![CDATA[Kuzey tipi yarışlar daha tüketici ve dayanıklılık gerektiren yarışlardır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:center"><strong><span style="font-size:20.5pt">Kayak Kuzey Tipi Nedir? [Kros]</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu tür kayak <strong>İskandinav</strong> ülkelerinde gelişmiştir. Bundan dolayı da Kuzey tipi kayak olarak</span><span style="font-size:16.0pt"> adlandırılır ve bu genel ad altında <strong>kros</strong>, <strong>biatlon</strong> ve kayakla atlama yarışları yapılır. Kayak <strong>krosu</strong>, ki bir adı da "kuzey yarış"dır, eğimleri pek fazla olmayan inişli çıkışlı arazide kayakla yürüme yarışıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Uzun çalışmalar ve çok iyi bir atletik yapı gerektiren bu spora, Kuzey Avrupa ülkelerinde yaşayanlar dışında, kadınlar genellikle pek ilgi duymazlar, ama son yıllarda <strong>Kuzey</strong></span><strong><span style="font-size:16.0pt"> Amerika ve Güney Avrupa</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> ülkelerinden de bayan yarışçıların kros yarışlarına katıldıkları görülmektedir.</span><span style="font-size:16.0pt"> Doğal olarak, <strong>İskandinavlar</strong>'a yürümek kadar kolay gelen ve eğlence için yapılan kros kayağı, saate karşı yarışıldığında zorlu bir spora dönüşür.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:48.0pt">1</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Pist</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Kayak Pist Alanı</strong>:Krosta erkekler şampiyonaları 15,</span><span style="font-size:16.0pt"> 30 ve 50 km üzerinden yapılır. Bayanlarda ise bu uzaklıklar 5 ve 10 km'dir. Bundan başka erkeklerde 4x10 km, bayanlarda ise 4x5 km kros bayrak yarışları da yapılır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:48.0pt">2</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Malzeme </span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Kayak Malzeme</strong>: Alp tipi kayakta kullanılandan farklıdır. Kayaklar daha uzun, daha dar, daha hafif ve uç kısımları daha bükük olarak yapılır. Ortalama bir çift kayak ağırlığı 1,4 kg kadardır, Botlar kayağa yalnızca burun kısmından bağlıdır ve yürüyüş sırasında topuk ayağı yukarı hareket edebilir. Kayak sopaları daha uzun olup kayakçının kendisini itmesi için kullanılır. Alp tipi kayakta ise sopalar yalnızca denge bulmaya yarar. Kayakların altı yağlanarak kullanılır ve doğru</span><span style="font-size:16.0pt"> yağı seçmek çok önemlidir. Karın durumuna ve iniş çıkışa bağlı olarak kaymayı kullanılır. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:48.0pt">3</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kazanma</span></strong></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Kayakta Kazanma</strong>: İyi bir yarışçı saatte ortalama <strong>16</strong></span><strong><span style="font-size:16.0pt"> km</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> bir hızla kayabilir. Dolayısıyla en kısa yarış olan <strong>15 km</strong> yaklaşık <strong>50</strong> dakikada, en uzun olan da <strong>2 saat 45</strong> dakika gibi bir zamanda alınır<strong>. 30 ve 50 km</strong> yarışlarında arada bir şeyler yenmesine ve alkolsüz içki içilmesine izin verilir</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Yarışçılar kaymaya yarım dakikalar aralarla teker teker başlatılır. Pist kabaca çemberseldir ve Dünya şampiyonaları ve Olimpiyatlarda pist öyle bir düzenlenir ki bir yarışçı iki kereden fazla aynı yerden geçemez. Pist belli aralıklarla işaretlenmiş olup her</span><span style="font-size:16.0pt"> yarış başladığı yerde biter.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:48.0pt">4</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kurallar</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kayakta Kurallara göre pist iniş çıkış düz kayma bölgelerinden oluşmak</span><span style="font-size:16.0pt"> zorundadır. Pistin seçiminde, uzun süren çıkışlara ya da dik ve tehlikeli inişlere yer verilmemelidir. Tekdüze açık kesimler genellikle Pis yine alınmaz ve yarış daha ilginç olsun istenir, ama bunu sağlamak için yapay engeller kullanılamaz. <strong>Pistin </strong>ilk bölümü özellikle kolay aşılacak biçimde seçilir ve zor bölüm yarı yoldan sonra başlatılır. Pistte ayrıca yarışçının ritmik "tırıs" gidişini bozacak ani dönüşler bulunmamasına dikkat edilir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:48.0pt">5/6</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Beceriler-Taktikler</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Tırıs gidişte ritmik adımlar işin sırrıdır. Bir kayakla yeri iterken öbür kayak üzerinde kayma yapılır ve itişi yapan ayağın karşıtı olan eldeki sopa da kara saplanarak itişe yardım eder. Dönüşler vücut ağırlığı kayağın iç kenarına verilerek buz patenindekine</span><span style="font-size:16.0pt"> benzer bir biçimde yapılır. Benzer teknik geri kaymaları önlemek amacıyla tırmanış yaparken de kullanılır. Bu adımlama biçimi <strong>Alp tipi</strong> kayıştaki "herringbone" gibi arkasında balık kılçığına benzer bir iz bırakır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Ritmik hareketlerin önemi enerji</span><span style="font-size:16.0pt"> harcamayı azaltmasından gelir. Kayak sopalarının da bu ritme uygun olarak kullanılması gerekir. Yokuşlarda ve dönüşler sırasında her iki sopayı aynı anda kara batırıp iterek ve öne doğru iyice eğilerek daha fazla güç kazanmaya çalışılır. Birçok sporda olduğu gibi, kros kayağında da iyi yarışçı kaymayı çok kolaymış gibi gösterir. Alp tipi kayağa oranla daha az tehlikeli olmakla birlikte, <strong>Kuzey tipi yarışlar</strong> daha tüketici ve dayanıklılık gerektiren yarışlardır. Atletizmde olduğu gibi, uzun mesafelere geçildikçe, yaşlı sporcular genellikle daha dayanıklı olduklarından, yarışmacıların otuzuna yakın sporculardan seçildiği görülür. Derin ve sürekli nefes alabilmenin yanında tükenmek üzereyken bile yarışı bitirme isteğini yitirmemek ve hareketler arasında tam bir uyum sağlamak gerekir. Birçok yarışın sonucu, kayakçı ile antrenörünün ne tür kayak yağı kullanılacağına karar verdiklerinde, yani daha yarış başlamadan belirlenir. Çeşitli yağ ya da mum (<strong>wax</strong>) türleri olup hava sıcaklığına ve karın durumuna göre özellikleri çok değişebilir.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Eğer yağ seçimi isabetli yapılmışsa kayakçı daha kolay kayacak, yokuşlarda da daha az zorlanacaktır. Kötü bir yağ seçimi ise kayakçının zorlanıp yorulmasına neden olur.</span></p>

<p><span><span><strong><span style="font-size:48.0pt">7</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Terimler</span></strong></span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Kayakta Terimler:</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Bumbag (Çanta):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kros kayaçlarının yiyecek ve içecek taşımak amacıyla kullandıkları çanta.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Critical point (Kritik Nokta): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Kayakla atlamada düşüş alanını belirleyen çizgi. Bu çizginin berisine düşmek tehlikeli olur.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Diagonal stride (Tırıs):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Ayakların ve kolların itmede kullanılması. Sağ kolla sol ayak öne hareket ederken, sol kol ve sağ ayak geriye çekilir.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Double poling (Çift Sopa):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Her iki</span><span style="font-size:16.0pt"> ayak yan yana konup iki sopa birlikte kara saplanarak itmenin sağlanması.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Scaffold, tower (Kule):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kayakla atlayıcının hız almak üzere kaymaya başladığı yer.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Vorlage:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kayakla atlayıcının kollarını iki yanına yapıştırıp gövdesini havada öne doğru vererek ve dizlerini kırmadan dümdüz tutarak yaptığı</span><span style="font-size:16.0pt"> atlayış.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span>Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır.&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/kayak-kuzey-tipi-nedir-kros-h203.html</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2020 00:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/06/kayak_kuzey_tipi_nedir_kros_h203_191e7.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyzbol Sporu Nedir? [Taktikler, Beceriler ve Kuralları Nelerdir?]]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/beyzbol-sporu-nedir-taktikler-beceriler-ve-kurallari-nelerdir-h202.html</link>
      <description><![CDATA[Pitcher (Fırlaticı): Topu vurucuya fırlatarak oyunu başlatan oyuncu. İki tür fırlatıcı vardır: Birincisi oyunun başında giren (starter); ikincisi ise kısa süreler için oyuna giren yedektir (reliever).]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:16.0pt">Beyzbol Sporu Nedir? [Taktikler, Beceriler ve Kuralları Nelerdir?]</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Beyzbol hiçbir hareketi yavaş</span><span style="font-size:16.0pt"> olmayan bir spordur. Genellikle yazın oynanan, gözün izleyebileceğinden daha hızlı ve televizyonda ağır çekimle gösterildiğinde olup bitenin daha iyi izlendiği bir oyundur. Bir strateji oyunu olarak sonsuz değişiklikler yapılabilen, iyi oynanması çok zor, zevk için oynandığında ise çok kolay olan beyzbol ABD, Güney Amerika ve Japonya'da çok sevilmektedir. Dokuz değişik nitelikteki 9 oyuncuyu bir takıma toplayan ve sekiz aylık sezonu olan beyzbol iki belirgin nedenle ilgi çekici bir oyundur. Takım halinde ligleri birinci bitirebilme yarışı ve ABD şampiyonluğu için finallere katılma işin birinci ilginç yönüdür. İkincisi ise oyuncuların kişisel bir yarış olarak sürdürdükleri vurma, yakalama ve top atma rekorlarıdır.</span></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/B_2.jpg" /></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong>Üstte: oyuncuların yeri.</strong></span></p>

<p><strong><span style="font-size:48.0pt">1</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Oyun Alanı</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyun alanı iç ve dış alanlar olmak</span><span style="font-size:16.0pt"> üzere ikiye ayrılır. Oyunun merkezi&nbsp;</span></span><span style="font-size:16.0pt">kare biçiminde ortada çizilmiş olan alandır. Bu karenin üç köşesi kale (base) olarak adlandırılır. Kalelerde yere bağlı küçük yastıklar bulunur. Bu kaleler birbirinden 27,4 m uzaklıktadır. Karenin bir köşesinde sayı kalesi, öbür köşelerinde ise </span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">1.kale,</span><span style="font-size:16.0pt"> 2.kale ve 3.kale vardır. Sayı kalesi beyaz lastikten beş yüzlü bir plakadır ve top fırlatıcıya bakan kenarı 43 cm, iki yanı 22 cm, iki arka kenarı ise favul çizgileri üstünde ve 30'ar cm'dir. Topa vuran kalelere, saatin ters yönünde, sağdan sola doğru koşarak gider ve değer. Karenin ortasında, 18,4 m uzaklıkta, top fırlatanın durduğu yerde, yaklaşık 40 cm yükseklikte bir düzlük vardır ve fırlatıcı topu bunun üstünden fırlatır.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Karenin ortasındaki alana iç alan</span><span style="font-size:16.0pt"> denir. Top atıcının üstüne çıktığı düzlüğün (tümsek) çevresi ve dış alan çim ile kaplıdır. Ama kalelerin arasındaki yolların 6 m'lik çevresi topraktır ve bu da hızla koşan oyuncunun kayarak kaleye değmesine olanak sağlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Diş alan 3 m yüksekliğinde bir çitle çevrili, çim kaplı geniş bir alandır. Oyun alanının sınırlarını belirleyen sol ve sağ favul çizgileri arasındaki açıklık yaklaşık 100 m kadardır. Alanda en büyük uzaklık sayı kalesi ile tam karşısındaki sınır çizgisi arkasındadır ki, bu da 140 m kadar olabilir.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Favul alanı olarak isimlendirilen</span><span style="font-size:16.0pt"> bölge iki favul çizgisinin dışında kalan alandır. Diş alan oyuncuları favul alanına giden topları yakalamak için buralara girebilirler, ama bu alan dar olduğu ve hemen yanında seyirci yerleri bulunduğu için mecbur kalınmadıkça oyunda pek kullanılmaz.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Beyzbol stadları birbirinden değişik boylardadır, onun için de çitlere olan uzaklıklar, favul alanları farklıdır, ama kaleler arası uzaklıklar ve iç alan ölçüleri vb. kurallarla kesinleştirilmiştir. Alanın çim kaplı olması da zorunlu değildir. Kuzey Amerika'da bazı modern stadların yüzeyi yapay</span><span style="font-size:16.0pt"> malzemeyle kaplanmıştır ve bunun oyun üzerindeki etkisi tartışma konusu olmaktadır. Bu yapay malzemeye çarpan toplar çime oranla daha uzağa sıçradığından dış alandaki yakalayıcılar iyice uzakta durmak zorunda kalıyorlar.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yalnız, yapay yüzeyin çok açık bir</span><span style="font-size:16.0pt"> yararı da var her zaman oynanmaya hazır durumda olması. Beyzbol yağmur yağdığı zaman çim alanlarda oynanamaz, bu yüzden de yağışlı havalarda oyunu iptal etmek adeta bir gelenektir. "Yağmur çeki almak" deyimi de seyircilerin eski biletlerinin yeniden oynanacak maç için geçerli olması anlamını taşır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/B1_1.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong>Üstte: Oyun alanının bölümleri.</strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">2</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Malzeme</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Sopa, top ve eldiven esas malzemelerdir. Emniyet için ise vurucu başlığı ve vücuda sımsıkı oturan bir forma gereklidir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Vurucu başlığı hem topa vuran,</span><span style="font-size:16.0pt"> hem de kaleden kaleye koşan oyuncuların atılan toplardan korunmaları için mutlaka kullanılacaktır.&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">Oyun kıyafeti sıkı bir pantolon ve kayarken ya da topu yakalarken yaralanmaları önlemek için koruyucu kalın bir çoraptan oluşur.&nbsp;</span></span><span style="font-size:16.0pt">Sopa dişbudak ağacından yapılır.&nbsp;</span><span><span style="font-size:16.0pt">Eldivenler deriden, yuva gibi ve parmak araları topu rahat yakalamak için esnek perdeli olarak yapılmıştır. Top sert ve beyaz, kriket topu büyüklü- günde, çevresi yaklaşık 22,5-23 cm ve ağırlığı da 142-149 gr kadardır. Doğal çim sahada özel çivili ayakkabılar, yapay yüzeyde de lastik tabanlı spor ayakkabılar kullanılır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">3</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kazanma</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyunun amacı rakipten daha çok</span><span style="font-size:16.0pt"> sayı turu (run) atmaktır. Her takıma oyun boyunca 9 kez vuruş hakkı (inning) tanınır. (9 devre) sonunda beraberlik durumunda kalınırsa, kazananı belirlemek için ek vuruş hakları verilir. Misafir takım daima oyuna ilk başlar.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Sayı yapabilmek için, topa vuran</span><span style="font-size:16.0pt"> oyuncu bütün kaleleri dolaşmak zorundadır. Her tur bir sayıdır. Topa vuracak oyuncu sayı kalesinde durur ve top fırlatıcının topu atmasını bekler. Arkasında duran hakem atılan topun vurulabilir, geçerli bir top mu?</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">(strike), yoksa aşağı ya da yukarı kötü atılmış bir top mu (ball) olduğuna karar verir. Dört kez kötü atılmış top oyuncunun otomatik olarak ilk kaleye yürümesine neden olur. Vurucu</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">eğer spasıyla vuruş yapmışsa birinci ve zaman kalırsa öbür kalelere koşabilir. Vurup topu normal oyun alanı içerisine gönderen oyuncu koşarak kaleleri dolaşmaya başlar, bu da rakip</span><span style="font-size:16.0pt"> oyunculara onu oyun dışı bırakma şansı verir. Koşarak birinci kaleye kadar gelmiş ise bu başarılı vuruş "tek" (single), ikinci kaleye gelmişse "çift" (double), üçüncü kaleye kadar koşmuş ise "üçlü" (triple) olarak adlandırır. Bir vuruşta bütün kalelerí dolaşıp tekrar sayı kalesine gelmişse buna "sayı turu" (home run) denir. Çiftleri aşan bir vuruş yaparsa oyuncu otomatik olarak bir sayı turu kazanır, ama gene de koşarak bütün kaleleri dolaşıp kazandığı sayıyı belirtmelidir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bir kaleye gelebilmiş bir oyuncuya</span><span style="font-size:16.0pt"> koşucu ad verilir ve bu durumda ilerlemesi için çeşitli yollar vardır. Arkasından gelen bir vurucunun yarattığı zamandan yararlanarak ilerdeki kalelere koşan ya da savunma oyuncularını atlatarak kendiliğinden bir sonraki kaleye koşma girişiminde bulunabilir, Buna "çalma" (stealing) denir ve her zaman yapılabilir. Kalelerde birer oyuncu olur, Eğer her kalede bir adam varsa "kaleler dolu" deyimi kullanılır. Bu durumda sayı turu vuran bir oyuncu 4 sayı birden yapılmasına neden olur, çünkü kalelerdeki üç kişi ve kendisi otomatik olarak sayı kalesine dönerler.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Savunma oyuncuları, hücum oyuncularını üç ayrı durumda oyun dışı bırakabilirler.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">1.Iska (Struck out)</span></strong><span style="font-size:16.0pt">: Her vurucunun oyun dışı kalmadan üç vuruş hakkı vardır, ıska hakemin işareti ile kaydedilir. Eğer bir atışta top oyuncunun koltuk altı ile dizi hizası arasından geçmişse ya da vurucu sopasını sallamış ama vuramamışsa bunlar hakemce ıska sayılır. İlk iki hatalı vuruş (yani favul alanı içerisine giden top), iki ıska olarak sayılır, bundan sonraki hatalı vuruşlar ıska sayılmaz.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">2.Yakalama (Caught):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Vurucu topu havaya dikmiş ve bu top savunma tarafından yere düşmeden yakalanmışsa vurucu oyun dışı kalır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">3.Kale dışı (Off base):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Topa vurulduğunda oyuncunun emniyette olabilmesi için kalede bulunması gerekir. Eğer iki kale arasında koşarken, savunmacı yakalanmış top, kaleyi ayağı yastığa değerek koruyan savunma oyuncusuna gelirse, koşan oyuncu oyun dışı kalır. Koşarken savunma oyuncusunun topu üzerine değdirdiği oyuncu da gene oyun dışı kalır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Üç oyuncusu oyun dışı kalan takım kaledeki oyuncuların sayısına bakılmaksızın hücum hakkını kaybeder ve savunmaya geçer. Bir devre (inning) her iki takımın da üçer oyuncusu oyun dışı kaldığında sona erer.</span><span style="font-size:16.0pt"> Hücum ve savunma arasındaki denge beyzbol oyununda basit bir denklemle sağlanmıştır: Hücum vuruşu savunma yapmaktan daha zordur. İyi bir vurucu her on denemenin ancak üçünde kaleye gidişi sağlayabilecek bir vuruş yapar ve bu nedenle oyunun sayıları pek yüksek olmaz. Tipik sayılar 5-3, 7-4, 3-1 gibidir ve bir takım hiç sayı yapamadan karşılaşmayı bitirebilir. Bu durumda galip takımın top fırlatıcısının rakip takıma sayı fırsatı vermediği anlamına "shutout" deyimi kullanılır. Bazen de vurucular şanslı günlerinde olurlar ve sayılar 10'u geçer.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">4</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kurallar</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Top fırlatıcı ayağını tümsekteki</span><span style="font-size:16.0pt"> lastik levhada tutmak zorundadır.&nbsp;</span></span><span style="font-size:16.0pt">Böylece sayı kalesine belirtilen uzaklıktan top fırlatması sağlanmış olur. Topu herhangi bir şey ile silmesine, bir hileye yol açmamak için, izin verilmez. Örneğin, topu pantolonuna sürtmesi ya da kayganlık verebilmek için terini üzerine silmesine izin yoktur.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Aynı şekilde vurucunun da sopasının ucuna herhangi bir madde sürmesi yasaktır. Yalnız iyi kavramayı sağlamak için sopasının sapına reçine sürmesine izin verilir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Topa vuran oyuncu ya da koşucular dış alanda topu yakalamak isteyen yakalayıcılara engel olamazlar. Yakalayıcıların sıçramalarına, sağa sola atlamalarına, ya da topu yakalamak için seyircilerin arasına girmelerine izin verilir, ama onlar da koşucuları engellemezler. Ama koşucular aldatıcı hareketler yapabilir, örneğin kale çalma girişiminde bulunuyormuş gibi hareketler yaparak top fırlatıcının dikkatini dağıtabilirler, ama bedensel engellemeler kesinlikle yasaktır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Beyzbolde bir sürü teknik kural daha vardır, ama bunlar oyunun özel anlarıyla, ayrıntılarla ilgilidir. Oyunun ruhu şudur: Top fırlatıcı ve yakalayıcılar topa vuran kişiyi oyun dışı bırakmaya, topa vuran kişi de kaleleri oyun dışı kalmadan aşıp sayı yapmaya çabalarlar.&nbsp;</span></span><span style="font-size:16.0pt">Kalelerin çevresine dört hakem yerleştirilmiştir. En zor karar, koşucu kaleye toptan önce mi, yoksa sonra mı geldi kararını verebilmektir. Beyzbol geleneklerine göre hakem kararları üzerine tartışma yapılabilir, ama sonunda "Hakem her zaman haklıdır" kuralı hep geçerli olur.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">5</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Beceriler </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Her beyzbol oyuncusu hem hücum, hem de savunma olarak görev yapar, ama her pozisyona özel yetenekli oyuncular konur. Topa vuracak kişi hangi atışlara vurulması, hangilerine vurulmaması gerektiğine çok çabuk karar verebilmelidir. Hızlı vurucular toplara son derece sert vurarak çok uzaklara gönderirler. Genellikle bu tür oyuncular vurduklarında “sayı turu” kazanılır. Çoğu kez de ıskalarla oyun dışı kalırlar. Daha kontrollü vuran oyuncular topu istedikleri yöne göndererek görece kısa vuruşlar yaparlar. Bu tür oyuncular doğrudan sayı kazanmasalar da isabetli vuruşlarının (kendilerini birinci kale kadar koşturabilen vuruşlar) oranı yüksektir. Bir oyuncunun yaptığı isabetli vuruşların sayı istatistiksel olarak alınan ortalama ile gösterilir. Örneğin 30 denemede 10 isabetli vuruş, 0,333 ortalama ile belirtilir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Top yakalayıcılar (fielders) iki gruptan: </strong>İç alan yakalayıcıları ve dış alan yakalayıcılar. İç alan yakalayıcılar kale çevresinde dururlar. Birinci kaleyi koruyan kişi önemlidir, çünkü hücumdaki oyuncuların çoğu burada oyun dışı bırakılır. Eline hakim bir oyuncu olmalıdır. Hız önemli değildir. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">İkinci kaledeki oyuncu kısa top yakalayıcısı da (short stop) benzer rol oynarlar, ama sert vurulmuş topları yakalayıp yerlerine çabuk dönebilmeleri için suratlı olmalıdırlar. Üçüncü kaleyi koruyan kişinin işi oldukça zordur çünkü topu vuran kişiye çok yakındır. Ayrıca birinci kaledekine sürekli uzun paslar atabilmesi için güçlü kollara ihtiyacı vardır. Bütün dış alan yakalayıcıları hızlı ve yerinde karar verebilen kişiler olmalıdırlar, çünkü havaya vurulan topları dış alanın derinliklerine düşmeden ya da aralarındaki boşluklardan kaçmadan yakalayabilmeleri çok önemlidir. Dış alan oyuncularının topu uzun mesafelere rahatça ve isabetli atabilmeleri gerekir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Top tutucu (catcher) özel yetenekleri bir uzmandır. Fırlatıcının attığı her topu tutmak ve fırlatıcıya her seferinde topu atması gereken noktayı göstermesi durumundadır. Ek olarak tutucu savunmayı da yönetir, çünkü savunmada bütün alanı gören tek oyuncudur. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Top fırlatıcı ise tam anlamıyla bir uzman olması gereken oyuncudur. Çok hızlı toplar atabildiği gibi, hava da yön değiştiren çeşitli atış tarzlarını uygulayabilmelidir. Bu tür fırlatışlar arasında, “curve” (vurucudan uzaklaşan atış) “drop” (vurucudan geldiğinde düşen atış), “serewball” ya da “inshoot” (vurucunun üzerine doğru yön değiştiren atış) ve “slider” (vurucuya geldiğinde kayan atış) sayılabilir. Bunlar temel atış tarzlarıdır, ama bütünü çok az kişi tarafından yapılabilir. İyi bir fırlatıcı, iki ya da üç atışı iyi yapar ve vurucuyu şaşırtmak için bunları birbirine karıştırarak kullanılır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">6Taktikler </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyun içerisinde savunmayı yerleştirecek yakalayıcıların yerleri çok önemlidir. Teknik direktör ve koçların rakibin topa vuran oyuncularının vuruş yönlerini iyi saptayarak alan yakalayıcıların oralara yoğunlaştırmaları gerekir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Tutucu (catcher) oyun anında taktik verecek kişidir. Bir dizi gizli işaret yardımıyla top fırlatıcıya topu fırlatacağı noktalar hakkında öneride bulunur ve fırlatıcı da bu önerileri başını sallayarak kabul ya da red eder. Savunma takımının da çeşitli taktik değişiklikleri vardır; bunlar arasında en önemlisi fırlatıcının değiştirilmesidir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyuna başlayan fırlatıcının sık sık yanıldığı ya da etkisizleştiği, vuruşların çoğaldığı görülünce, yerine yalnızca bir iki devrelik görev verilen yedek fırlatıcı alınır. Bu yedekler o kadar özel yetişmişlerdir ki, diyelim teknik direktör solak fırlatıcıyı, bir vurucuyu oyun dışı bıraksın diye oyunu alır </span> <span style="font-size:16.0pt">ve bunu sağladıktan sonra başka bir fırlatıcıyı oyunu sokar. Birçok takımın 9-10 kadar fırlatıcı vardır </span> <span style="font-size:16.0pt">bunlardan iki veya üçü takımda devamlı iş görür. Bir fırlatıcı oyundan alındıktan sonra yeniden oyuna giremez. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Vurucu takımın teknik direktörü de durumu göre yedek vurucularını oyuna sokar. Bu da diyelim zayıf bir vurucuyu değiştirmek için, ya da solak bir vurucuya sağ elini kullanan bir yedek fırlatıcı karşısına sokmak için yapılır. Bu değişiklikler kolayca uygulanır, çünkü saha oyun başlarken yalnızca 8’i takımda yer alan 16 vurucuyla çıkılır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">7Terimler </span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Batter (Vurucu):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Sırası geldiğinde topa vuran oyuncu. İyi bir vurucu 10 denemede 3 <strong>vuruş</strong> yapabilir.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Big inning (Büyük devre):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 3 sayıdan fazla yapılan devre. (Rekor, bir devrede 17 sayıdır).</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Bunt (Yumuşak vuruş):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Vurucunun çok uzakta duran iç alan yakalayıcılarını şaşırtmak için yaptığı yumuşak kısa vuruş. Çok zor bir vuruştur.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Double (ikili):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> iki kalenin geçildiği</span><span style="font-size:16.0pt"> tek vuruş.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Error (Hata):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Savunma oyuncusunun bir rakip oyuncuyu dışarı çıkarabilecekken yapmış olduğu hata.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Fair teritory (Oyun alanı):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Dış alan</span><span style="font-size:16.0pt"> yakalayıcılarının durduğu ve topun içerisine düşmesi gereken alan.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Fly ball (Uçan top):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Vurulup havaya dikilmiş top; yakalanırsa vurucu oyun dışı kalır, çiti aşarsa sayı turu atılır.</span><span style="font-size:16.0pt"> Force play (Zorla oyun): İki oyuncu bir kalede bulunamayacağından, iyi bir vuruş yapılınca, önceden o kaleye gelmiş olan oyuncunun arkadan gelecek olana yer açmak için sonraki kaleye koşması.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Faul territory (Hata alanı):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Çizgi dışında kalan alan; dış alan yakalayıcıları burada duramaz. Yakalayıcılar koşup topu burada yakalayabilirler ama vuruşu yapanın topu buraya düşerse, hata olur. </span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Grand slam (Grand şlem):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Üç oyuncunun da kaleleri doldurduğu bir sırada dördüncünün sayı turu yapması<strong>, beyzbol</strong>da en çok sayı getiren vuruş.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Hit (İsabetli vuruş):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Savunmayı aşıp vurucuya kaleye koşma fırsatı veren, havada yakalanmadan yere düşen top.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Home run (Sayı turu):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Bütün kaleleri dolaşma fırsatı veren vuruş, genellikle çitleri aşan bir vuruştur.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Inning (Devre):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> İkiye ayrılır, misafir</span><span style="font-size:16.0pt"> takım ilk yarıyı, ev sahibi takım ikinci yarıyı oynar. En son vuruşu her zaman ev sahibi takım yapar.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Knocked out of the box (Atulma):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Hücum takımı isabetli vuruşlar yaptığında savunmadaki fırlatıcının oyundan alınması.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Line drive (Çizgi vuruşu): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">İç alan yakalayıcılarının arasından ya da hemen üstlerinden geçen sert vurulmuş top.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Line up/Batting order (Sıralanma/</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt"> Vuruş sırası):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Teknik direktörün her oyun için hazırladığı, oyuncuların yerlerini ve vuruş sıralarını gösterir kart.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">No-hitter (Vuruşsuz maç):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Fırlatıcının 9 vurucuya da isabetli vuruş yaptırmadan maçı kapaması, çok seyrek rastlanır.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Out (Oyun dışı):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Vuruş yapan ya da koşan oyuncunun oyun dışı bırakılması, üç oyuncu oyun dışı kaldı mı yarı devre biter.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Pinch hitter (Yedek vurucu):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yedek olarak bekleyen vurucu.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Pitcher (Fırlaticı):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Topu vurucuya</span><span style="font-size:16.0pt"> fırlatarak oyunu başlatan oyuncu. İki tür fırlatıcı <strong>vardır:</strong> Birincisi oyunun başında giren (starter); <strong>ikinci</strong>si ise kısa süreler için oyuna giren yedektir (reliever).</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Pop up (Hava topu):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Havaya dikilen ve genellikle iç alan yakalayıcısı tarafından yakalanan top.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Run (Tur):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Sırayla kalelere koşarak turu tamamlama. Üçüncü vurucu oyun dışı kalınca tura devam edilemez.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Single (Tek): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Sadece bir kale koşmaya olanak veren vuruş.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Steal (Çalma): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Fırlatıcının topu vurucuya atışı sırasında yapılan bir kale den kaleye koşu. Yalnızca çok süratli koşucular yapabilir, başarılması zordur.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Strike out (Iska ile oyun dışı): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Hatalı vuruşlar ve ıskalarla üç vuruş hakkını kullanamayan oyuncunun oyun dışı kalması.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Triple (Üçlü):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Üç kale koşmaya olanak veren vuruş.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Walk (Yürüme):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Hakem dört fırlatışın da kötü olduğunu belirtirse vurucu vuruş yapmadan birinci kaleye yürür.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır</span></span></span></p>

<p></p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/beyzbol-sporu-nedir-taktikler-beceriler-ve-kurallari-nelerdir-h202.html</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2020 15:31:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/06/beyzbol_sporu_nedir_taktikler_beceriler_ve_kurallari_nelerdir_h202_6be0b.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anatomi ve Kas Bilgisi]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/anatomi-ve-kas-bilgisi-h201.html</link>
      <description><![CDATA[Kasılabilme: Kasların, kendilerine yapılan uyarılara cevabı kasılma şeklinde olur. Beş çeşit kasılma tipi vardır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:center"><strong><span style="font-size:20.5pt">Anatomi ve Kas Bilgisi</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Vücut </span></strong><span style="font-size:16.0pt">geliştirme çalışmaları, vücudun bütün sistemlerini, başta kas ve iskelet sistemi olmak üzere olumlu yönde etkilediğinden, bu sistemlere de kitabımızın içeriği</span><span style="font-size:16.0pt"> ölçüsünde kısaca değinmek çok faydalı olacaktır. İnsan anatomisine kısaca göz atarsak, vücut geliştirme sporunun, hareket sistemimizin temelini oluşturan kaslarımız üzerinde çok etkili olduğunu hemen fark edebiliriz. Bu nedenle, kasların özellikleri, yapısı ve gruplandırılmaları üzerinde kısaca durmak gerekecektir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:20.0pt">KAS</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hareket sistemimizin temelini kaslar oluşturur. İnsan vücudunda 650 civarında kas olup, bunların toplam ağırlığı insandan insana değişmekle beraber, tüm vücut ağırlığının % 40 - 45’ini oluştururlar. Bizim konumuzu ilgilendiren çizgili kaslardır ve</span><span style="font-size:16.0pt"> bunlar istemli hareket ederler, düz kaslar ise istemli çalışmayan ve yavaş kasılan kaslardır. Sadece kalp kası (<strong>miyokard</strong> ), çizgili kas olmasına rağmen istem dışı çalışır. Düz kaslar ve miyokard, tüm organizma ağırlığının ancak % 5 - 10'unu oluştururlar.</span></span></p>

<p></p>

<p style="text-align:center"><span><strong><span style="font-size:20.0pt">Kasların Ortak Özellikleri</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Kasların 5 çeşit özelliği vardır:</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:20.0pt">1</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">.</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Uyarılabilme Kaslar, her canlı kitle gibi, kendilerine yapılan bir uyarıya cevap verme özelliğine sahiptir. Kasların, bu uyarıya <strong>cevabı</strong> : "Kasılma" şeklindedir.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:20.0pt">2</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">.</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> <strong>iletebilme: Kaslar</strong>, doğal koşullarda, kas-sinir-kas arasındaki uyarıyı "Snaps"</span><span style="font-size:16.0pt"> yolu ile yani sinir sistemi yolu ile iletebilme özelliğine sahiptir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20.0pt">3</span></strong><span style="font-size:16.0pt">. <strong>Kasılabilme:</strong> Kasların, kendilerine yapılan uyarılara cevabı kasılma şeklinde olur. Beş çeşit kasılma tipi vardır:</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">İzometrik Kasılma:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Uzunluğu sabit kalan, fakat gerimi artan, statik bir kasılma şeklindedir. Bütün tabii kasılmaların başlangıcını izometrik kasılmalar oluşturur.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Konsantrik Kasılma:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kasın</span><span style="font-size:16.0pt"> gerimi aynı kalırken, boyu kısalır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Yani, kısalarak meydana gelen</span><span style="font-size:16.0pt"> dinamik bir kasılma türüdür.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Vücut geliştirme çalışmasında bu</span><span style="font-size:16.0pt"> tip kasılmalar çok iyi bir örnektir.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bu kasılmaya aynı zamanda " Izotonik kasılma " da denir Genellikle insanın kassal aktiviteleri, izometrik ve izotonik kasılmaların birbiri ardına yapılmasından veya her ikisinin beraberce uygulanmasından</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Oluşur. İzometrik ve İzotonik kasılmaların beraberce olması, yani kasın hem geriminin hem de uzunluğunun değişmesine de " Oksotonik Kasılma " denir.</span></p>

<ul>
	<li><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Eksantrik Kasılma: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Dinamik bir kasılma türüdür. Kasın gerimi artarken, boyu uzar, yani konsantrik kasılmanın aksine, uzayarak meydana gelen, bir kasılmadır.</span></span></li>
	<li><span><strong><span style="font-size:16.0pt">İzokinetik Kasılma: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Sportif aktivitelerde uygulanan yeni bir kasılma şeklidir. Bir egzersizin tümünde, sabit hızda, maksimal ölçüde yapılan bir kasılma şeklidir.</span></span></li>
	<li><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Tetanik Kasılma:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Bu kasılma, tek kasılmaya oranla 4 misli daha kuvvetli, uzun süreli ve daha ekonomik kasılma şekli olup, daha fazla iş görür. İstemli hareketlerimiz genellikle uyaranın oluşturduğu kasılma bitmeden arka arkaya sık sık uyaranlar verilirse, kas gevşemeye vakit bulamaz ve devamlı bir kasılma gösterir. <strong>Tetanik</strong> kasılmanın meydana geldiği en düşük uyaran frekansına " Kritik Frekans " adı verilir.</span></span></li>
</ul>

<p><strong><span style="font-size:20.0pt">4</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">. Elâstik Olma:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kası istirahat uzunluğundan daha öteye gerip, uzatırsak bir direnç ile karşılaşırız. Bunu yapan, yani kası geren ve uzatan kuvvet kesildiği</span><span style="font-size:16.0pt"> zaman, kas yine istirahat uzunluğuna döner. Bu kasın " Elastik olma " özelliğidir</span></p>

<p><strong><span style="font-size:20.0pt">5</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">. Viskoz Kitle Olma: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Kaslar, şeklini değiştirmek isteyen kuvvetlere karşı iç sürtünmeler nedeni ile bir direnç gösterirler. Kendilerine tatbik edilen kuvvet ile</span><span style="font-size:16.0pt"> kasın direnmesi arasındaki denge hemen değil, ancak bir zaman sonra meydana gelir. Bu durum kasların "<strong>Viskozite</strong> " özelliğidir. Kas, yaptığımız bir hareket veya egzersiz neticesinde uzatılacak olursa, bu hareketin oluşturacağı uzunluğa hemen erişmeyip, uzamanın son kısmı yavaş yavaş meydana gelir. Diğer taraftan, hareket bitince normal uzunluğuna hemen dönmez. Kasın viskozite özelliği onun bir çeşit devamlı, yani tetanik kasılmalar şeklindedir. Kasa gelen ve tek bir korunma mekanizmasıdır. Bunu, kapıların çarpmasını önleyen ve yavaş kapanmasını sağlayan yay mekanizmasına benzetebiliriz. Kaslarda bu özellik olmasa idi, ani ve şiddetli kasılmalarda, kas ve kemik bütünlüğü tehlikeye girer ve kopmalar olurdu. Viskoz özellik bir çeşit <strong>frenleme </strong>görevi yapmaktadır.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: “Herkes İçin Spor” vücut geliştirme, fitness ve formda kalma, kitabından yazıldı. </span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/anatomi-ve-kas-bilgisi-h201.html</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2020 03:43:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/06/anatomi_ve_kas_bilgisi_h201_bd381.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[FC Barcelona ve Katalan Kimliği]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/dunyadan-futbol/fc-barcelona-ve-katalan-kimligi-h200.html</link>
      <description><![CDATA[FC Barcelona 19. yüzyılın sonlarında bu ortamda orta çıktı; kuruluşu, 29 Kasım 1899’da Barcelona&#039;da yaşayan İsviçreli Hans Gamper tarafından gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:center"><strong><span style="font-size:20.5pt">FC Barcelona ve Katalan Kimliği </span></strong></p>

<p></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">FC Barcelona</span></strong><span style="font-size:16.0pt">, "Katalan halkının bir futbol takımı suretindeki epik yücelişi" olarak tanımlanmıştır (Artells, 1972, s. 7); Devletsiz bir milletin silahsız ordusunun tecessümü veya bu milletin elçisi denmiştir ona; veya kulübün başkanlarından Narcis de Carreras'nin ifade ettiği gibi: "Biz ne isek oyuz ve neyi temsil ediyorsak onun temsilcisiyiz." Kulübün karakterini en isabetli biçimde yansıtan ifade, kuşkusuz FC Barcelona'nın "bir kulüpten öte bir şey" olduğu ifadesidir (Cirici/Merce Varela, 1975). Cirici ile M. Varela, bu bağlamda, "böyle kısa bir cümlenin, pek ender olarak bu kadar çok şey anlatabileceğini" iddia ederler: "FC Barcelona’nın bir kulüpten öte bir şey olduğunu söyleyenlerin işaret ettiği şey,</span><span style="font-size:16.0pt"> bir spor kulübünün bunca olağanüstü anlam kazanışında şaşırtıcı ve bizce benzersiz olgudur." (Cirici/Merce Varela, 1975, s. 4). </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu cümle esasen, kendini devlet olarak yapılandırmayı başaramayan bir millet olarak Katalan halkının hüsranlarının, bir spor kulübünün kahramanlıkla yüceltilişini simgeler. Bu nedenle sportif zaferler siyasi zaferlermişçesine yaranır, yenilgiler ise hüsrandır <strong>Kupa Galipleri</strong> final maçlarında <strong>1979</strong>’da <strong>Basel</strong>’a galibiyeti veya <strong>1986</strong>’da <strong>Sevilla</strong>'da yaşanan yenilgiyi de</span><span style="font-size:16.0pt"> düşünün. Zaferi de yenilgiyi de herkes büyük bir yoğunlukla beraberce yaşadı, tamamen farklı nitelikteki her iki sonucun halk üzerindeki etkisi de, salt sportif alanın ötesine taştı.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bizim bu bağlamda kendimize sormamız gereken soru bu olayın nedeninin ne olduğudur. Nasıl oldu da, bu kulüp ile içinden çıktığı toplum arasındaki ilişki sportif sınırların ötesine taşıyacak ve spor dışı bir sosyolojik olguya dönüşecek ölçüde güçlü olabildi?</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu olguyu anlayabilmek için <strong>FC Barcelona</strong>'nın hali hazırda&nbsp;</span></span><span><strong><span style="font-size:16.0pt">108.000</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> üyesi olduğunu, beş milyar pesetadan fazla bir bütçe üzerinde tasarrufta bulunduğunu ve gerek iç işlerinin, gerekse kulüple herhangi bir şekilde ilgili her hadisenin anında kitle iletişim araçlarında konu edildiğini göz önünde bulundurmalıyız.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu nedenle, bütün bu soruları cevaplandırabilmek için olguyu, içinden çıktığı ülke zeminine oturtmalıyız. <strong>Katalonya</strong>’nın ne olduğunu kavramaksızın ve ülkeyi tanımaksızın FC Barcelona'yı anlamak imkansızdır. İspanya, pek çok milletin oluşturduğu ve değişik dillerini bir arada bulunduğu, fakat bu durumun sadece ikinci Cumhuriyet'in (<strong>1931-1936</strong>) kısa süreli mevcudiyeti sırasında sonra ancak <strong>1978 </strong>Anayasası’nda hesaba katıldığı bir devlettir. Bununla beraber, İspanya'nın <strong>18. </strong>yüzyıldaki Veraset savaşları’ndan sonra merkezi bir devlet olarak yapıldığı ve milli devlet olarak biçimlenmeye çalıştığı, kaydedilmelidir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">1715</span></strong><span style="font-size:16.0pt">’ten itibaren Ortaçağ’a davanan özerk hükümet kurumlarını yitiren Katalonya'ya, "Nueva Planta" emirnamesi ile yeni Bourbon devletinin birleştiriciliğini sağlamaya dönük Kastilya yasaları dayatıldı. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Ancak 19. yüzyılın başında, Avrupa'daki romantizm akımına ve bütün milletlerin yeni devletler kurmaya dönük hareketlilik içine girmesine bağlı olarak Katalonya'da gelenekleri yeniden canlandırmaya dönük bir kültürel ve siyasi hareket doğdu: Katalanca ifadesiyle, "Renaixença".</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu hareketin Katalan burjuvazisi nezdindeki siyasi tezahürü, 1892'de "Bases de Manresa"da formüle edilen Katalonya'ya özerklik dilekçesi idi. Katalan</span><span style="font-size:16.0pt"> burjuvazisi, tıpkı Bask burjuvazisi gibi İspanya’nın geri kalanından, sınai bir burjuvazi oluşuyla ayrılıyordu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Barcelona'nın şehir duvarlarını yıktırtmayı, büyüyen başkent için yeni bir şehir planını gerçekleştirmeyi ve önemlisi, ona merkezi hükümetten yeni taleplerde bunma itkisini veren <strong>1898</strong> dünya fuarını örgütlemeyi başaran burjuvaziydi bu. O dönem, bu burjuvazinin iktisadi</span><span style="font-size:16.0pt"> açılma dönemiydi.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Ayıca Katalonya sınai yapısı, giderek anarşist ve sonradan anarkosendikalist ideallere yönelen geniş bir işçi hareketinin doğmasını mümkün kıldı -oysa yarım adanın başka kesimlerinde sosyalist idealler ağırlık idi.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Nihayet, sporun Katalonya’daki güçlü köklerine demeliyiz; yine o dönemde spor, bütün Avrupa’daki gibi bedene ruha ilişkin bir yeni kültür olayı olarak yerleşmeye başlamıştı. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Baron de Coubertin'in olimpik ruhun yeniden canlanması üzerine <strong>1892</strong>’de Sorbonne’de yaptığı ünlü konuşmayı unutmamayalım. Değişik spor dallarının büyük bir bölümünün örneğin hokey, Sutopu, basketbol başka spor disiplinleri İspanya'ya Katalonya üzerinden girdiğine de değinmeliyiz.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">FC Barcelona <strong>19.</strong> yüzyılın sonlarında bu ortamda <strong>orta</strong></span><span style="font-size:16.0pt"><strong> çıktı</strong>; kuruluşu, 29 Kasım 1899’da Barcelona'da yaşayan İsviçreli Hans Gamper tarafından gerçekleştirildi. Ünlü Barca aynı zamanda ilk takımı da oluşturan bir İsviçreli, birkaç İngiliz ve Katalan'ın eseriydi. <strong>Mavi ve erguvan </strong>renklerini Gamper seçti; bunlar doğduğu kantonun (Tessin) mahalli renkleriydi. İlk arma, Barcelona şehrinin armasıydı. Kuzey Amerikan polislerinin plaketlerini hatırlatan nihai armanın seçilmesine kadar daha birkaç yıl geçecekti.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kulübün ilk yıllarındaki hikâyesini, birbirini izleyen iniş çıkışlar belirler. Kaybolup gitme tehlikesini atlatan kulüp. 1920’li yıllarda, bugünkü konumuna gelir. Konuyu bilenlere göre FC Barcelona'nın spor kulübü olarak gelişmesi, gerçekleştirilen bir uluslararası karşılaşmalar dizisiyle örtüşür.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kulübün yöneticileri, daha büyük bir stadyum inşa en zorunluluğunu kavrarlar. 1922'de, 40.000 seyirci alab Les Corts Stadı açılır. 1957de açılan yeni stada göçebe kadar, Barça'nın evi burasıdır.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bir spor kulübü olarak FC Barcelona, <strong>Katalonya</strong>’nın kültürel ve siyasi hayatına kurulusundan itibaren katılmıştır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Katalonya'nın özerkliğinin geri verilmesine ve siyasi eylemleri destekleyen çıkışlarda ve gösteri</span><span style="font-size:16.0pt"> almıştır. Joan Josep Artells bu süreci şöyle anlatır: “<strong>1908</strong>’deki bunalımdan sonra FC Barcelona</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Gamper'in talimatlılarıyla Katalanizmin aktif kesimlerine yaklaştı. Aslına bakılırsa, kulübü en nihayet tanımlayan yola da böyle getirildi. Kulübün bilinçsizce ama gayet bilinçsizce, Katalonya sporun en yüksek temsilcisi addedilme çabası içinde olduğu söyleyebilir. </span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">FC Barcelona’nın kurucusunun başkanlık süresince güttüğü bu tutum, <strong>1917-1925</strong> döneminde daha da belirginleşti." (Artells, 1972, s. 5-8)</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Primo de Rivera'nın diktatörlüğü sırasında (1923-1929). FC Barcelona'nın temsil ettiği olgunun oluşumunu belirgin olarak gözlemek mümkündür. Satirik spor dergisi Xut</span><span style="font-size:16.0pt"> (Şut), kulübün 1924’teki "gümüş yıldönümü" münasebetiyle. "sanlı FC Barcelona’nın, erken döneminde tam anlamıyla 'egzotik' olduğunu" yazar: "Ama yavaş yavaş Katalanlaştı, ve yirmi beş yıl inat etmeleri, halkı saflarına kazanmalarına yetti." (Sola, 1971, s. 70)</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">O dönemde kulübün yediği en büyük darbe, Les Corts</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Stadı’nın hükümet emriyle altı aylığına kapatılmasıdır. Kapatma kararı, FC Barcelona ile bir İngiliz gemisinin mürette batının oluşturduğu Jupiter takımları arasındaki bir dostluk maçında meydana gelen olayların sonucudur. <strong>Yıl 1925</strong>: Barcelona, Katalonya ve İspanya kupa şampiyonu olur. "Barcelona’da bu zaferin anlamı, öncekilerden çok daha büyüktür.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kulüp ve diğer sevilen <strong>spor</strong> ve boş zaman örgütlenmeleri, Diktatörlüğüne toplumsal bağlamı içinde, protestoyu ve hoşnutsuzluğu dile getirmenin, rejim tarafından tahammül gösterilen tek yoludur." (Artells, 1972, s. 172)</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Maç başlamadan önce marşlar söylenirken, topluluk yaklaşık 14.000 kişi- <strong>Britanya</strong> milli marşının bitiminde alkışlarken, İspanyol milli marşını ıslıkladı. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bunun uzerine Les Corts Stadı altı aylığına kapatıldı. Kulübün her türlü etkinliği </span> <span style="font-size:16.0pt">ve faaliyetleri yasaklandı, kulüp başkanı Joan</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Gamper ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Gelen tepki, tamamıyla tek yürek, tek sesti. Artells söyle anlatıyor: "FC Barcelona'nın durumunda, bu önlemler Barcelonacıların' ve K</span><span style="font-size:16.0pt">atalanların kimliğini genelde daha belirginleştirdi. Hiçbir stadyumun kapalı olduğu sürede aidatını ödemeyi ihmal etmedi. Aidatların büyük bölümü ödendiği gibi kulüp yörecilerinin özel bürolarından ve kulübü destekleyen bazı işadamlarından da yardım aktı. Normal olarak futbolla hiç ilgilenmeyen pek çok insan, kulüp kasasını ayakta tutmaya dönük çağrılara icabet etti. Birinci takımdan hiçbir oyuncu kulübü terk etmedi, hepsi de parasını düzenli almaya devam etti." (Artells, 1972, s. 177)</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Primo de Rivera'nın diktatörlüğü sırasında kamusal toplantılarda ve gösterilerde Katalonya bayrağı "Senyra"nın yerini, Barça'nın bayrağı aldı. Bu iki simgenin özdeşleştirilmesi ve birbirinin yerine ikame edilebilir hale gelmesi, yeniden, Franco diktatörlüğü sırasında görülecektir. 1939'da iç savaşın bitişi, FC Barcelona için yeni bir evreyi başlatır. Yeni yönetim merkezi hükümet mercilerince atanır, kulübün adı İspanyalılaştırılacak Kulüp de Futbol Barcelona'ya dönüştürülür.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Katalonya savaşı kaybetmiştir ve kulüp en karanlık dönemini yaşar. Ancak <strong>Franco</strong> diktatörlüğünün kırk yılı boyunca kulüp giderek yeniden canlanır ve tekrar eski simgesel anlamına erişir. Barça tekrar, Franco döneminde yasaklanan Katalan hissiyatını yansıtmanın aracı haline gelir. "Kırk yıl boyunca Katalanizmin her türlü açık ifadesinin takibe uğraması, milliyetçi duyguların Barça'ya yansımasına yol açtı. Katalanlığa ram olmuş 100.000 insanın buluşabileceği, kulübün</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">stadyumundan daha iyi yer yoktu; hele merkezi iktidarı cisimleştiren Real Madrid'e karşı bir maç söz konusu olduğu zaman.." (Perez de Rozas, 1982, s. 16)</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Real Madrid'in <strong>1950</strong>’li yıllardan itibaren merkezi iktidarla,</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Birincisi</span></strong><span style="font-size:16.0pt">: Önce Barcelona’nın aldığı ve bir yıl Barcelona'da oynamayı </span> <span style="font-size:16.0pt">yükümlenen Di Stetano'nun ihtilaflı bir sözleşme imzalayarak Madrid' de oynamaya başlaması. <strong>Arjantinli</strong> as, o zamanlar, Real Madrid in büyük simgesi idi.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">İkincisi:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Beyaz formalıların Avrupa sahalarında elde etti ve rejim tarafından yurtdışındaki bir "özel elçi gibi kullanılan başarıları.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Gerci <strong>Real Madrid</strong>, Franco iktidarının takımı olarak kesinlikle tanımlanamaz ama Katalanların gözünde bu kulüp merkezdeki gücü ve merkezi iktidarı simgeliyordu - hâlâ da simgeler. Real Madrid, alt edilmesi gereken dış düşman haline geldi. Kimileri, yarı şaka yarı ciddi, <strong>İspanya</strong>'da demokrasiye geçiş sürecinin Aralık <strong>1973</strong>'te Carrero Blanco'nun öldürülmesiyle değil, Şubat <strong>1974</strong>’te Barça'nın Real <strong>Madrid</strong>'i Madrid'de <strong>5-0</strong> yenişiyle başladığına inanır. Göz önünde bulundurulması gereken bir başka etken, 1960’lı yıllarda Katalonya'ya gerçekleşen göç sırasında Barça'nın bir entegrasyon unsuru konumuna gelmesidir. Katalonya, kitlelerce mülteciyi entegre etmeyi bildi. Vazquez Montalban'a göre "Barça, Katalonya milli burjuvazisi ve küçük burjuvazisinin iç savaşa kadarki siyasi tutumunun simgesi olmuştur; savaştan sonra da bu tutuma dayalı duyarlığının yansıdığı tek zemindir, Bu vakanın en iyi kanitı, engre olmuş göçmenlerin Barça taraftarı, entegre olmamış göçmenlerin ise Espanyol taraftarı oluşudur." (Artells, 1972,S. ) Yerini Real Madrid'e terk edene dek FC Barcelona’nın akibi sayılan Espanol-Barcelona, "Barcelonist"lerin</span><span style="font-size:16.0pt"> de merkeziyetçiliğin bağrımızdaki mevcudiyeti 'ni temsil eder - yani alt edilmesi gereken iç düşmanı... </span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Şimdiye kadar söylenenlerin, sonuç değerlendirmesi yerine geçebilecek bir örneği, Basel’de <strong>1979</strong>'da oynanan Avrupası Kupa Galipler Şampiyonası finalidir. İspanyol halkının yeni anayasayı kabul etmesinden aylar sonra, özerklik statüsü talebi gündemde iken <strong>30.000</strong> taraftar <strong>Basel </strong>yollarına düşerek zaferi kutladıkları o geceye karıştılar. Aynı saatlerde onlarla birlikte bir milyon Katalan, bir ağızdan "kupayı aldık, sıra özerklikte" tezahüratıyla, özerklik statüsünün verilmesini istiyordu.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">FC Barcelona</span></strong><span style="font-size:16.0pt">, doksan yıllık varlığı ile Katalan toplumuyla -gerek orada doğanlarla, gerek göçmenlerle- iç içe geçmeyi</span><span style="font-size:16.0pt"> ve bu toplumun hem özlemlerinin hem hüsranlarının simgesi olmayı başarmıştır. "Ama hepsinden önemlisi, kulübün ürettiği, onu sportif ilginin ötesine geçen bir simgeye dönüştürmüş olan duygu hareketidir. Kimileri için geleneğin simgesi, kimileri için umudun ifadesi - bundan dolayıdır ki bu kulüp, herkes için bir kulüpten daha fazla bir şeydir." </span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">(Ciri-ci/Merce Varela, 1975, s. 4)</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: “Futbol ve Kültürü” kitabından yazılmıştır. </span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/dunyadan-futbol/fc-barcelona-ve-katalan-kimligi-h200.html</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2020 02:24:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/06/fc_barcelona_ve_katalan_kimligi_h200_413cb.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bisiklet Sporu Nedir? [Veledrom]]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/bisiklet-sporu-nedir-veledrom-h199.html</link>
      <description><![CDATA[Motorlu Yarış: Yarışçının 1 saat süreyle 70 km giden motosikleti izleyebilmesi için çok dayanıklı olması gerekir. Ayrıca sonradan geçilebilmeyi göze alıp önde mi gideceğine, yoksa arkadan mı izleyeceğine de karar vermelidir. Genellikle yarışı birinci bitirenler öndekini yarım tur geriden izleyen bisikletçiler olur.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:center"><strong><span style="font-size:20.5pt">Bisiklet Sporu Nedir? [Veledrom]</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bisiklet icat edildiğinden bu yana yarış amacıyla kullanılmıştır. Bazı ülkelerde, özellikle Batı Avrupa ülkelerinde profesyonel bisiklet yarışçıları yüksek ücretler alan birinci sınıf atletlerdir. Veledrom, yol yarışları ve bisiklet krosu olmak üzere üç türlü bisiklet yarışı</span><span style="font-size:16.0pt"> vardır. Erkek profesyonel yarışçılar her uçunde de yarışırlar. Bayanlar arasında ise yalnız amatör olarak Veledrom ve yol yarışları yapılmaktadır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Veledrom’da belli başlı yarış tipleri, sürat, iki kişilik bisiklet (çifte), saate karşı tek, saate karşı takım, bir kilometre saate karşı, puanlı ve motorlu yarışlardır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">1</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Pist</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Bisiklet Pisti;&nbsp;</span></strong></span><span><span style="font-size:16.0pt">Kapalı bisiklet pistleri ahşap yüzeylidir. Açık pistler ise sert ağaç, beton ya da asfalttır. Dünya Şampiyonası kuralları 333 m'lik bir yarış pisti gerektirir. Bazı pistler bunun iki katı uzunlukta, bazıları ise 250 m'liktir. Pistler içeri doğru eğimli olarak yapılır. Pistin düz bölümlerinde en az olan eğim 12 derece ise de virajlarda 55 dereceye kadar varan eğimler olur. Uluslararası kurallara göre en az pist genişliği 7 m'dir. Pist boyunca 3 çizgi çekilmiştir. 20 cm enindeki mavi şerit pistin iç yanına yarış alanının sınırı olarak çekilir. Gene içten 90 cm'ye çizilmiş kırmızı şerit ise sürat yarışçılarının kullandığı çizgidir. İnce mavi bir çizgi de pist eninin içten üçte birine çizilir. Bu çizgi de uzun mesafe yarışçılarının çizgisidir. Yarış yönü saat yönünün tersidir ve kazaları önlemek amacıyla sağdan geçme kuralı konulmuştur.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">2</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Malzeme</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Bisiklet Malzemeler;&nbsp;</span></strong></span><span><span style="font-size:16.0pt">Yarış bisikletleri bir mühendislik harikası olarak son derece hafif ama sağlam yapılmıştır. Vitesler metal alaşımından, lastikler (tüp denilir) ince kauçuktan ve iç lastikli olarak yapılmıştır. Lastik patladığı zaman tekerlek bütünüyle değiştirilir. Veledrom bisikletlerinin freni ya da vitesi yoktur. Sırf hız yapmak için imal edilirler ve 8 kg ağırlığındadırlar. Üste giyilen malzeme, ağırlık olmasın diye rüzgâr tutmayan maddelerden seçilir, formalarla şortlar naylon ve ipekten yapılır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">3</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kazanma</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Sürat (Sprint):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> İki yarışçı arasında</span><span style="font-size:16.0pt"> 1000 m'lik (33 m'lik üç tur) bir yarıştır. Yarışçılar ilk 600-700 m'yi ısınma için kullanır, son 200 m'de hızlanırlar. Bu genellikle tazı tavşan türü bir yarıştır; zaman zaman rakibin öne geçmesine izin verilir. Sonunda varış çizgisine ilk ulaşan yarışçı karşılaşmayı galip bitirir. Son 200 m'de saat tutulur, ama yarışı kazanmada bir önemi yoktur.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Çifte (Tandem):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> İki kişilik bisiklette, tıpkı sürat yarışında uygulanan kurallarla, ama 1500 m yarışılır. Hem çifte, hem de sürat yarışları genellikle foto finişle karara bağlanır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Saate Karşı (Pursuit)</span></strong><span style="font-size:16.0pt">: İki yarışçı</span><span style="font-size:16.0pt"> pistin karşı uçlarından başlayıp birbirleriyle değil, zamana karşı yarışırlar. Mesafeler bayanlarda 3000 m, amatör erkeklerde 4000 m, profesyonel erkeklerde ise 5000 m'dir. Yarışı kazanan, yarışı en hızlı bitiren ya da rakibini yakalayan yarışçıdır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Saate Karşı Takım (Team pursuit):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 4 yarışçı 4 bisiklet üzerinde 4000 m yarışırlar. Kazanan takım, ilk 3 yarışçısı yarışı önce bitiren takımdır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Saate Karşı Kilometre (Kilometre</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt"> Time Trial):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yalnız amatörler arasında yapılan bu yarışta 1 km'lik mesafe saate karşı koşulur. Yarışçı pistte tek koşar ve kendi başına ulaşabileceği en büyük hızla yarışı bitirir. Yarışçılar geçmiş derecelerine göre belirlenen bir sırayla piste çıkarlar. En iyi derece sahibi en sonda yarışır. Yarışı en hızlı olan, yani en iyi dereceyi yapan yarışçı kazanır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Motorlu Yarış:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Bu yarışta bisikletçiler, yardımcı motosikletlerin önden gidip rüzgār kesici görevi yapmasıyla hızlarını 72 km/saate çıkarabilirler. Amatör ve profesyonel olarak yapılan bu yarışlarda ya 1 saat süreyle ya da belirli bir mesafe üzerinden yarışılır. Bir saatin sonunda</span><span style="font-size:16.0pt"> ya da mesafenin sonunda zil çalınarak yarışın bittiği bildirilir. En öndeki yarışçı ya da mesafeyi ilk bitiren yarışçı birinci gelir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Puana Yarış:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 25 kadar yarışçı 50</span><span style="font-size:16.0pt"> km'lik mesafeyi puan toplayarak yarışırlar. Her turda bitiş çizgisini önde geçen üç yarışçıya puan verilir. Dolayısıyla yarışı en önde bitiren değil, en çok puan toplayan kazanır. Son turda puanlar iki kat olarak hesaplanır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">4</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kurallar</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Sürat ve Çifte: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Bisikletçilerden</span><span style="font-size:16.0pt"> hangisinin önde çıkacağı kura ile saptanır ve öndeki en az yürüme hızıyla gidebilir. Lastik patlaması, düşme ve mekanik aksaklıklar gibi durumlarda yarışa yeniden başlanır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Duruşlar sırasında 20 cm'den daha fazla geriye kayanlar bir tur önde gitmeye zorlanarak ya da bitişe bir tur kalmışsa zilin çalışı bekletilerek cezalandırılır. Bu ceza iki tabanca atışıyla belirtilir. Yarıştığı bisikletçiyi çarpıp düşüren yarışçı diskalifiye</span><span style="font-size:16.0pt"> edilir ve düşen yarışçı, turu tamamlamamış olsa da, birinci ilan edilir.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Saate Karşı:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Elemelerde ilk 30</span><span style="font-size:16.0pt"> m'de ortaya çıkan lastik patlaması, düşme ve mekanik aksaklıklarda yarış yeniden başlatılır. 30 m'den sonra böyle bir durum olursa yarışçı yarışı terk eder. İlk sekiz ve çeyrek finallerde rakibini yakalayan yarışçı, bir sonraki turdaki eşleştirme için zaman önemli olduğundan yarışı tamamlamak zorundadır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Saate Karşı Takım:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Her takımda 4</span><span style="font-size:16.0pt"> yarışçı bulunur. İçte yarışan yarışçı ilk öncü değişikliğine kadar yarışı önde götürür, sonra dışa yani dördüncü pozisyona geçerken takım arkadaşlarından birisi öncülüğü yüklenir. Bisikletçilerin birbirlerini itmeleri elemelerde diskalifiye ve finallerde derece düşürülmesiyle cezalandırılır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Saate Karşı Kilometre</span></strong><span style="font-size:16.0pt">: Eğer herhangi bir nedenle (diyelim yağmur yüzünden) yarış tamamlanamazsa koşulmuş mesafeler sayılmadan yarış</span><span style="font-size:16.0pt"> yeniden başlatılır. Herhangi bir aksaklık durumunda yarışçıya sıradaki beş yarışçıdan sonra yeniden yarışma hakkı tanınır. Bir yarışçıya ikiden fazla yeniden başlama hakkı tanınmaz.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Motorlu Yarış:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Motosiklette ya da</span><span style="font-size:16.0pt"> bisikletteki bir aksaklığın düzeltilmesi için beklenirken bisikletçiye ısınma turu atma hakkı tanınır. Finallerde 10 turdan fazla bindirilen bisikletçi diskalifiye edilir.</span></span></p>

<p></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">5/6</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt"> Beceriler-Taktikler</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Sürat:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Sürat yarışçıları dik duvarlı</span><span style="font-size:16.0pt"> diş kulvarı hız kazanıp önde ve aşağıda gitmekte olan yarışçıyı geçmek için kullanırlar. Öndeki yarışçı ise yukarda giderek arkadan geleni kendisini izleme durumunda bırakabilir. Böylece önde giden de dalış hakkını korumuş olur. Yarışçı rakibinin önden gitmesini isteyebilir ve bunu yavaşlayarak tam bir sinir savaşıyla sağlar, çünkü arkadan gelen yarışçının yarışı kazanma şansı her zaman daha yüksektir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Saate Karşı:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Taktik olarak, ya hızlı</span><span style="font-size:16.0pt"> bir başlangıç yapılıp rakibe yakalama olanağı tanınmaz, ya da rakibin önde gitmesi sağlanarak yorulduğu anda öne geçip yarış bitirilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Saate Karşı Kilometre:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Belli bir</span><span style="font-size:16.0pt"> taktiği yoktur yalnızca üstün bir pedal basma gücüyle saliseler yakalanmaya çalışılır. En ufak bir tekerlek yalpası bile yarışçıyı bir dünya ya da Olimpiyat şampiyonluğundan edebilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Motorlu Yarış:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yarışçının 1 saat</span><span style="font-size:16.0pt"> süreyle 70 km giden motosikleti izleyebilmesi için çok dayanıklı olması gerekir. Ayrıca sonradan geçilebilmeyi göze alıp önde mi gideceğine, yoksa arkadan mı izleyeceğine de karar vermelidir. Genellikle yarışı birinci bitirenler öndekini yarım tur geriden izleyen bisikletçiler olur.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Puanlı Yarış: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Bu yarışçılarda üstün bir bisiklet kontrolü ve pist disiplini olmalıdır. 25 yarışçıdan her biri belki 150 kez tur çizgisini birinci geçme telaşı içindedir. Turluk süratlenmelerle puan kazanılabilir, bu da bir önceki turda yapılan taktik hazırlıkla birden grubun önüne fırlayarak gerçekleştirilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/bisiklet-sporu-nedir-veledrom-h199.html</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2020 00:02:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/06/bisiklet_sporu_nedir_veledrom_h199_d9d10.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir Ki Üç Gol yetmez! [Beşiktaş&#039;ın Efsanelerin Hikayasi]]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/spor-ozel/bir-ki-uc-gol-yetmez-besiktas-in-efsanelerin-hikayasi-h198.html</link>
      <description><![CDATA[Adana Demirspor maçına çıktık ve o maçta yabancısız, yalnızca yerli oyunculardan kurulu kadroyla oynadık. Bildiğiniz gibi, 10-0&#039;lık tarihi bir skor yakalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:16.0pt">Bir Ki Üç Gol yetmez!&nbsp;</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Şampiyon takım, bünyesine genç oyuncuları ekleyerek </span> <span style="font-size:16.0pt">büyüyordu. Avcılar'dan, Yücespor’dan, Kocaali’den ve altyapıdan oyuncular kadroya ekleniyor ve büyük başarılara imza atacak adlar şarkılar söylenecek kadro kuruluyordu.&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">Metin, Ali, Feyyaz forvetiyle sembolleşen kadro Çarşı’yla eşzamanlı olarak şekilleniyordu. Birbirlerinden habersiz ama bir arada.</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">Feyyaz Uçar o günleri kısaca özetliyor. Taraftarın Kibar Feyzo'su o. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Beşiktaş'a katılımımız Metin, Sinan Alaattin ile birlikte oldu daha sonra bizlere Gökhan ve Ali'de katıldı. 1981-82"de uzun bir</span><span style="font-size:16.0pt"> aradan sonra 15 yıl sonra şampiyonluğu yakalayan kadronun arlan bizler katıldık. </span></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/f-min_3.jpg" /></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong>Feyyaz Uçar. ''Kibar Feyzo''</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Biz o sene genç takımdaydık ben A takımı alındım daha sonra Metin katıldı aramıza. Metin'in katılımı biraz zorlu bir süreç olsa da nihayet Beşiktaş formasına kavuşmuştu. Tahsili, Kocaelispor'un çıkardığı zorluklar derken tüm engeller aşılıyor ve Metin de o kadrodaki yerini alıyor. Ben genç takım ve yıldız takım dönemimi Kocaelispor'da geçirdim, 1982'de, 18 yaşıma gelince Kocaelispor'dan Beşiktaş'a transfer oldum. 15 yıl Beşiktaş'ta oynadım. Kocaelispor gibi bir Anadolu takımında oynuyorsanız, hayalinizde hele bizim dönemde, Avrupa'ya gitmek gibi bir fikir hayal ötesi bir şeydi. Oradaki en büyük hayaliniz, üç büyüklere gidip oynamaktı. Şimdi bu jenerasyona baktığınız zaman, herkes "Avrupa’d transfer teklifinde bulundular.’’</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/M-min_2.jpg" /></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong>METİN TEKİN.&nbsp; ''Sarı Fırtına''</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Ali Gültiken ise adım adım kurulan kadronun en geç katılanı oluyor. Geç dediysek erkenden daha geç. Geçten ise daha erken onların bir araya gelişi.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Beşiktaş'a gelmeden önce Bakırköy Yücespor kulübünde amatör olarak futbol oynuyordum. Bu dönem içerisinde genç milli takıma seçilmiştim. Beşiktaş ’da beni oradan takip ediyormuş. Sonra da transfer teklifinde bulundular. Tevfik'le beraber *83 senesinde Beşiktaş genç takımına transfer olduk. Bir sezon Beşiktaş'ta genç takımda görev yaptık. Bu dönem içerisinde yine santrafor mevkiinde oynuyordum ve çok gol atmıştım. *84 yılında da profesyonel oldum.&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">İlk teknik direktörüm Stankoviç'ti ve onun bana çok yardım oldu.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">İlk senemde 34 maçta görev aldım. O sene şampiyonluğu averajla kaçırdık. İlk senemde şampiyonluğu yakalama şansın averajla</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/a-min_2.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong><span style="font-size:16.0pt">ALİ GÜLTİKEN&nbsp;</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">kaybetmek bizi çok üzmüştü. </span> <span style="font-size:16.0pt">Fenerbahçe'ye son hafta kaybetmişti ama ertesi sene şampiyon olduk. Trabzon’da son maçı oynamıştık. 1-0 kazandığımız maçla şampiyonluğu elde ettik.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Beşiktaş kendi öz kaynakları içerisinde çok büyük bir yapılanma giymişti. Bu 80'lerden, 82'den başlayan bir süreçti. Rızalar, Ziyalar, Fikretler başlayan ve ilerleyen seneler içerisinde bizlerin de bu takıma monte olmasıyla oluşan bir süreçti. Beşiktaş çok önemi bir temel oluşturdu kendisine. Ben, daha ilk sezonumda genç bir oyuncuya göre çok fazla şans almıştım. Sezon bittiğinde Van'a kampa gitmiştik. Stankoviç hazırlık maçlarında Gökhan'ı, Feyyaz’ı, Metin'i, Rıza'yı, hepimize aynı anda ilk on birde oynatıyordu. Lig başlayınca yine normal takıma döneceğini düşünüyorduk ama sanıyorum yönetim kurulunda aldığı bir kararla bu takımın arkasında duruldu. Özellikle İstanbul'da oynadığımız ilk maçları beraberlikle bitirmiştik. Çok büyük seyirci desteği altında oynadık bu maçları. Şu an stadımızın kapasitesi <strong>32</strong> bin; o zaman <strong>20</strong> bin civarındaydı ama ayakta<strong> 41</strong> bin kişinin maç izledi koşullarda oynadık. Şampiyonluğu kaçırdığımız yıllar olsa da bu kadro deformasyona uğratılmadan, üzerinde ısrar edilerek geliştirildi. <strong>Gordon Milne </strong>geldikten sonra iki sene üst üste kaçırdığımız şampiyonluklar</span><span style="font-size:16.0pt"> vardı. "<strong>89-90 sezonu</strong>na başlamıştık ve yeni gelen yabancı oyuncularla takviye edilmişti. Fakat arzu edilen performans yakalanamadı ve Gordon'un gidip gitmemesiyle ilgili bir tartışma ortamı da oluşmaya başlamıştı. Böyle bir ortamda <strong>Adana Demirspor</strong> maçına çıktık ve o maçta yabancısız, yalnızca yerli oyunculardan kurulu kadroyla oynadık. Bildiğiniz gibi, <strong>10-0</strong>'lık tarihi bir skor yakalandı. Bu ivme yukarı doğru çıktı ve şampiyonluğu yakaladık. Hep konuşulan Metin, Ali, Feyyaz şarkısı da o sezon doğdu. Maçı kazansak da kaybetsek de çok agresif ve tempolu bir takımdık. Coşku yaratıyorduk. O yüzden de o kadronun taraftarlar üzerinde çok büyük bir etkisi olmuştur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Futbol hayatını bitirip de üzerinden on yılın üzerinde zaman</span><span style="font-size:16.0pt"> geçmesine rağmen hala şarkılar söylenen bir futbolcu topluluğu olduğunu düşünmüyorum.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu, bize nasip oldu. Bunu kelimelerle anlatabilmek çok kolay bir sey değil. Yaşadığınız zaman hissettiklerinizi çok rahat söyleyemiyorsunuz. Bunu onur, şeref, gurur gibi klişe cümlelerle söyleyebilirsiniz ama bence çok daha ötesi.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Metin Tekin tribünleri ve sahayı birbirinden ayırıyor. Aynı yerde iki farklı dünya orası.</span><span style="font-size:16.0pt"> Şu her zaman beni çok düşündürmüştür: Sahada olmakla, tribünde olmak. Aynı yerde olmalarına rağmen, ikisi çok farklı, iki ayrı yerdir esasında.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Tribünü çok fazla bilmiyorum açıkçası. Çünkü futbolcu olmadığım zamanda bile kendimi oynayanların yerinde hayal ederdim. Hiç taraftar olamadım o anlamda. Taraftar psikolojisini çok fazla bilmiyorum ama oyuncu için çok farklı bir şeydir taraftar. O zamanlar gerçekten dolu statlara oynuyorduk. Belki şimdi de öyle</span><span style="font-size:16.0pt"> ama televizyonun maçları vermediği dönemlerdi. Korkunç bir taraftar kalabalığı vardı. O dönemlerde maça çıkmak da kolay değildi. Futbolda her zaman işler iyi gitmez. Kötü gittiği zaman da 'Niye olmuyor?' sorusu abartılı biçimde soruluyordu. Böyle olunca da maçın nasıl geçeceğinden ziyade taraftar yanınızda mı karşınızda mı olacak merakı, sorusu ağır basıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Rakip taraftar size olumsuz tezahürat yapar ama hiçbir şey sizi kendi taraftarınızın olumsuz tezahüratı kadar etkilemez. Onların çok küçük bir sözü, çok küçük bir eleştirisi o maçı alıp götürebilir sizden. O yüzden taraftar kimliğinde oyuncuların yanında olmak çok önemlidir. Bazen de öyle maçlar oynanır ki taraftarla kazanırsınız maçlarımızı. En olumsuz skorları çevirip kazanırsınız.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Orada, taraftarın devreye girdiği bir an vardır. İnanın vardır. Tabi ki sahada oynayan futbolcudur ama onu oynatan, onu alıp karşı kaleye götüren, o tempoyu ona yakalatan taraftarlardır. </span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><span style="font-size:18px"><strong>NOSTALJİ FOTOLAR</strong></span></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/a2-min_1.jpg" /></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong><span style="font-size:14px"><span style="background-color:white"><span>Ali Gültiken &amp; Süleyman Seba</span></span></span></strong></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/f1-min.jpg" /><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/n1-min_1.jpg" /><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/n-min_1.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/MN-min.jpg" /></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong><span style="font-size:16px"><span style="background-color:white"><span>METİN TEKİN 8 MAYIS 1964</span></span></span></strong></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/NM1-min.jpg" /></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong><span style="font-size:11.5pt"><span style="background-color:#f5f8fa"><span>Metin Tekin Şeref Stadı 1982</span></span></span></strong></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: “Asi Ruh” Kitabından yazılmıştır. </span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/spor-ozel/bir-ki-uc-gol-yetmez-besiktas-in-efsanelerin-hikayasi-h198.html</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2020 22:40:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/06/bir_ki_uc_gol_yetmez_besiktas_in_efsanelerin_hikayasi_h198_a6ebc.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yelken Nedir? [Parkur, Kuralları, Kazanma ve Taktikleri]]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/yelken-nedir-parkur-kurallari-kazanma-ve-taktikleri-h197.html</link>
      <description><![CDATA[Mizzen: İki direkli yelkenli teknelerin ya da kıçta küçük direkleri olan yelkenli teknelerin arka direği.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:center"><strong><span style="font-size:20.5pt">Yelken Nedir? [Parkur, Kuralları, Kazanma ve Taktikleri]</span></strong></p>

<p style="text-align:center"></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yelken sporu sözünün içine birkaç spor dalı girer. Küçük Optimist'lerden, yaklaşık 72 m</span><span style="font-size:16.0pt"> boyunda, 4 direkli bir yelkenli olan ve 1976'da "Observer Singlehanded Transatlantic Race"de yarışan "Club Méditerranée" teknesine kadar birçok deniz aracı, yelkenli olarak adlandırılabilir. Bu ikisi arasında, yüzlerce kategori kurmak mümkündür. Küçük kayıklar ve mavnalar, tam donanımlı açık deniz yatları, çeşitli boyutlarda tekneler, yüzlerce milve hatta dünya turlarında yarışan tekneler, bütün bunlar insanların ilgisini çekmekte, oldukça geniş bir kitle ve basın bu işi yakından izlemektedir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Ama yelken sporuyla daha yakın ilişkide olanlar, Olimpik sınıflar arası yarışları ve geleneksel açık deniz yarışlarını bu gibi gelip geçici olaylara üstün tutarlar.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yelken yarışında amaç, sporcuların tekne ile rüzgârı kullanma becerilerini ölçmektir. Bütün olay rüzgâr açısını ayarlayabilmeye dayanır. İyi bir</span><span style="font-size:16.0pt"> yelkenci, rüzgârı hangi açıda yelkenine çarptıracağını ve nasıl hız kazanacağını bilir. Rüzgâr arkadan alındığı zaman, tekne pupa yelken (wind aft) gider. Rüzgāra doğru direk ilerlemek mümkün olmadığından, o yöne gitmek gerekince, tekne 45 derecelik açılar çizerek, zikzaklı bir rotada ilerler ve soldan sağa ya da iskele ‘den Sancak' a doğru, tremolo yapıp yön değiştirir. Yelken, ne kadar rüzgâra yakın açılırsa, o kadar düz bir rota izlenir ve o kadar hızlı gidilir.</span></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/y.jpeg" /></p>

<p><span style="color:#0000cd"><strong>1) Flying Dutchman</strong></span></p>

<p><span style="color:#0000cd"><strong>2) Finn</strong></span></p>

<p><span style="color:#0000cd"><strong>3) Soling</strong></span></p>

<p><span style="color:#0000cd"><strong>4) Scorpion</strong></span></p>

<p><span style="color:#0000cd"><strong>5) Tornado</strong></span></p>

<p><span style="color:#0000cd"><strong>6) 470</strong></span></p>

<p><span style="color:#0000cd"><strong>7) İnternational Canoe</strong></span></p>

<p><span style="color:#0000cd"><strong>8) Cadet</strong></span></p>

<p><strong><span style="font-size:48.0pt">1</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Parkur</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Küçük teknelerle, göllerde, nehirlerde, nehir ağızlarında, kanallarda, körfezlerde yelken basılabilir. Ama açık deniz yarışlarında, yelkenci dünyadaki bütün denizleri karşısına almak durumundadır. Denizlerin bazı bölgeleri çeşitli olanakları ve uygunlukları dolayısıyla yatların yarış bölgesi olarak daha sık kullanılır. Çoğu bilinen geleneksel yarışların yapıldığı yerlerdir. Amerika kupasının yapıldığı Newport Rhode Island; Southern Cross'un yapıldığı Avustralya'</span><span style="font-size:16.0pt"> da Sidney; Amiral kupasının yapıldığı İngiltere'de Solent; Kiel haftası yarışları için Batı Almanya'da Kiel bunların en başta gelenleridir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Açık denizlerde yarışan tekneler,</span><span style="font-size:16.0pt"> genellikle, Olimpik rota adı verilen, üçgen biçiminde bir rota izlerler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Olimpik yat yarışlarında sürekli kullanılan bu rotada, teknenin, bütün açılardan denenmesi mümkündür. Rota başlangıçta rüzgâr yönüne doğrudur. Dolayısıyla ilk açılma, rüzgâra</span><span style="font-size:16.0pt"> karşı, yani, orsa ile olur. Rüzgâr ile aynı yönde seyretmeye başladıktan sonra, üçgenin ucunda yer alan dubadan dönerek apaz gidilir. Bu gidişin ardından bir duba daha geçerek, başlama işaretine arkadan rüzgâr ile pupa yelken gidilir. Yarışın ikinci ve son turunda ise belirlenen doğrultuda sadece orsa ve pupa yelken basılarak üçgenin sadece iki kenarında yarışılır ve finişe doğru orsa yelken basılır.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bazı süratli sınıflarda Tornado</span><span style="font-size:16.0pt"> Catamaran gibi bu üçgen turu iki kez yapmak gerekir. Yelkenciler bu tip yarışlar için "üçgenlerden ve sosislerden" oluşur derler. Yani Olimpik Rota, bir üçgen, bir sosis ve son bir orsa'dan oluşur.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/y1.jpeg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong>Olimpik Rota: Birinci ayakta orsa, sonra apaz ve pupa seyir, ikinci turda ise orsa ve pupa ile finişe gider.</strong></span></p>

<p></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">2</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Malzeme</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bir yat ekibinin en önemli sorunu</span><span style="font-size:16.0pt"> soğuktan ve ıslaklıktan korunmaktır. Açık deniz yat yarışçısı, bunu su geçirmez, kalın muşambalarla (eskiden muşambadan yapılırlardı ama artık sugeçirmez plastik kullanılıyor) sağlar. Muşambanın, dikiş yerleri de su geçirmez, kolları ve kapüşonu vardır, içine ise yünlü şeyler giyilir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Dingi kullanan yelkenciler ise bir</span><span style="font-size:16.0pt"> blucin ve kalın kazakla yetinebilirler, ama meraklılar tek parça halinde, su ve rüzgardan koruyan giysiler giyerler. Kışın yapılan yelken yarışlarında aslında sporcular uzun süre su üstünde kalacakları zaman yazın da kullanılır dış korumalığın içine giyilen bir balık adam elbisesi, alaboradan sonra bile vücudun sıcak kalmasını sağlar.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kullanılan tekneye göre, ayaklara</span><span style="font-size:16.0pt"> giyilen botlar da değişir açık deniz yat yarışçısı, bağcıklı ağır botlar kullanır, dingi kullanan yelkenci, tekneleri özel yapılmış hafif, esnek ayakkabıları tercih eder. Dingi tipi yelkenciler, gövdelerine can yeleklerinden daha hafif batmaz malzemeler bağlayarak alabora esnasında suyun yüzeyinde kalmayı sağlarlar.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Açık deniz yelkencileri, kötü hava</span><span style="font-size:16.0pt"> koşulları için bir emniyet kemeri bulundururlar. Bu, vücudu tekneye bağlayan bir teli içerir. Amaç güçlü bir dalga geldiğinde, güvertede çalışmakta olan yelkenciyi yerinde tutmak ve denize düşmesini önlemektir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/y2.jpeg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong>Flying Dutcman, dünyadaki en hızlı etkili ikili dingi olarak kabul edilir. Uzun, hafif bir gövdesi, trapezi ve dingi sınıf için geniş bir yelkeni bulunur.</strong></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">3</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kazanma</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Küçük tekne sınıflarında, çizgiyi</span><span style="font-size:16.0pt"> ilk aşan tekne kazanır. Olimpiyatlar ‘da 6 yarış sonunda en iyi derece sahibi tekne birinci olur. Aslında 7 yarış yapılır, ama en kötüsü atılır ve kalanlar değerlendirilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Dingi adı verilen tekneler, orta kısımlarında "center-board" denen, metalden ya da tahtadan salmaları istendiğinde yukarı çekilebilen teknelerdir. Bu sınıftaki tekneler, hepsi belli kurallara uyularak benzer biçimlerde yapılır. Böylece tekneyi hızlı ya da yavaş sürmek tamamen kaptana ve ekibinin becerisine bağlı olmaktadır. Bazı tekneler gelişme sınıfı diye nitelenir ve bunlarda, en hızlı ve en amansız yarışmayı sağlamak için, tekne, yelken biçimi ve alet değişikliğine izin verilir. Öbür teknelerse tek tip yapıdadır. Tek tip teknelerde bir</span><span style="font-size:16.0pt"> teknenin diğerine çok yakın yapıda olması gerekir ve çok sınırlı değişiklikler yapılabilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Açık deniz tekneleri ise Uluslararası Açık-deniz Kurallına (IOR) göre yaptırılır. Bu kural, çok karışık birtakım hesaplarla teknenin yarış klasmanı boyutlarını belirler. İngiliz uzunluk ölçüsü "feet" kullanılarak verilen</span><span style="font-size:16.0pt"> tekne sınıfları aşağı yukarı teknenin su ile temas ettiği bölümün uzunluğuna yakındır. Değişik uzunluktaki teknelerin aynı anda yer aldığı yarışlarda, bitirme süresi hesaplanırken bu kural uygulanır ve zamanlama ayarı IOR sınıflamasına göre yapılır. Teknenin yarışta elde ettiği süre IOR formülüne vurularak kazanan belirlenir. Bu, uygulamada, çizgiyi ilk geçen teknenin, çok ender gerçek birinci olması anlamına gelir. Uzun yarışlarda, örneğin, ‘’Admiral Cup’’ serisinin son ayağı 975 km'lik "Fastnet classic" de, saatler sonra yarışı bitiren küçük bir teknenin yarışı kazandığı görülmüştür.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">4</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kurallar</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Birçok kural, teknelerin yapısıyla</span><span style="font-size:16.0pt"> ilgilidir. Birbirleriyle yarışan yüzlerce farklı tipte yat vardır. Bazıları sadece kendi memleketlerine özgü bir yapıdadır, bazıları ise yaygın olarak tanınan uluslararası bir yapıya sahiptir. "Laser" bunun güzel bir <strong>örneğidir:</strong> </span></span><span style="font-size:16.0pt">İlk olarak 1970 gibi yakın bir geçmişte kullanılmasına karşın bu tekli dinginin uluslararası çerçevede sayısı 100.000'e ulaşmaktadır.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Günümüzde yarışan başlıca sınıflar <strong>şunlardır:</strong></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>IOR:</strong> Uluslararası açık-deniz kuralına göre yapılmış yatlar sınıflaması 16 1/2 ft (5.03 m) olan Mini Tonner' dan, 70 ft (21.33 m) sınıflamalı ve gerçek boyu 80 ft'e (24.38 m) varan Maxi teknelere kadar tüm açık deniz yatları bu gruba girer. Admiral Cup, Southern Cross ya da SORC serileri gibi başlıca yarışmalarda, 35-55 ft (10.6-16.76 m) gerçek boylu ve sınıflaması 30-40 ft (9.14-12.9 m olan yatlar kullanılır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">OOD: Açık deniz tek tip:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Aynı şartlarda, sonradan herhangi bir ayarlamaya (handikap) gerek duyulmadan yarışan, belli tipteki tekneler arasında yapılır.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Ton Cuppers:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> IOR kuralına göre sınıflaması eşit olan teknelerin yarışıdır. Şu bölümlere ayrılır: 2 ton (IOR 32 ft); 1 ton (27 1/2 ft), 3/4 ton (24 1/2 ft), yarım ton (22 tt), 1/4 ton (18 1/2 ft) ve mini ton (16 1/2 ft). </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">12 Metre:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Bu açık deniz yarışına ise, Amerika Kupası'nın son derece karışık 12 m formülüne göre yapılan tekneler katılır. İnce, pahalı, çok hızlı teknelerdir ve bazılarına göre yat yarışlarının en güzeli budur.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Olimpik Sınıflar:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Olimpik yat yarışında 7 tekne kullanılır. En küçüğü tek kullanılan "Finn"dir. Ağır bir teknedir, çok fazla güç ve dayanıklılık gerektirir. Gerçek boyu 14 ft 9 in (4,5 m) gelir, yelkeninin yüzölçümü ise 108 sqft'dir (10 m*). </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Sonra 470. denen ikili dingi gelir. Fazladan bir "spinnaker" (balon yelken) ve "trapez" ile donatılmış küçük ama hızlı bir teknedir. Bu tekne 15 ft 5 in (4 m) boyundadır, 140 sqft (13 m) yelken yüzeyi ve ek olarak 140 sqtt (13 m) "spinnaker" yelkeni vardır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Flying Dutchman ise, 19 ft 10 ½</span><span style="font-size:16.0pt"> in (6.05 m) uzunluğundadır, 20 sqft (18.58 m) yüzölçümü olan bir yelkene ve 190 sqft (17.5 m) "spinnaker"a sahip bir ikili dingi tipidir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu üç centre-board (hareketli salma) tupe karşılık iki omurgalı tekne ve bir catamaran gelir. İkili Tornado catamaran, Olimpik sınıfların en süratlisidir ve gerçek boyu 20 ft (6.1 m), yelken yüzölçümü ise, 235 sqft'dir (21.83 m). "Spinnaker" yelkeni yoktur. İkili Star teknesi ise, omurgalıdır</span><span style="font-size:16.0pt"> ve hepsinin en eski modelidir (1911) ve 22 ft 8 in (6.92 m) uzunluktadır. Yelken yüzölçümü 280 sqft'dir (26.13 m2) ve "spinnaker"i yoktur. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Olimpik sınıf teknelerin en büyüğü, üçlü Soling tipidir. Bu gerçek boyu 26 ft 9 in (8.15 m) gelen, 234 sqft (21,7 m2) yelkeni bulunan çok hızı bir teknedir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">1984'te, yedinci Olimpik sınıf olarak Windglider tanıtılacaktır. 12 ft (3,6 m) uzunluğunda fibreslass bir surf </span> <span style="font-size:16.0pt">tahtasının üzerinde dikili, 14 ft 9 in (4,5 m) uzunluğunda bir direkten oluşan bu teknenin yelken yüzölçümü 56 sgft (6,5 m2 ) olduğundan hem ucuz, hemde kolay taşınabilir bir teknedir. Yarışmacılar, 2 ft (60 cm) genişliğindeki tahtanın üzerinde ayakta durup Olimpik Rotayı tamamlamaya çalışırlar. Gövdeyi ya da ayakları bağlamaya ancak serbest tipteki yarışmalarda ya da slalomda izin verilir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yarışma sırasındaki ana kurallar ise, yarışmacıların işaretleri ve şamandıraları geçerken birbirlerine göre durumları ve geçiş haklarıyla ilgilidir. Esas olarak, rüzgâr iskeleden (soldan) alan bir tekne, sancaktan</span><span style="font-size:16.0pt"> (sağdan) alan bir tekneye yol vermelidir. Rüzgârı arkalarına aldıkları için kolay hareket edebilecek tekneler ise öbür teknelerin yolunu kapatmamalıdırlar.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">5</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Beceriler</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yelkende kullanılan teknikler, deneyimsiz bir seyircinin düşünemeyeceği kadar çoktur. Yelkenci teknesini yarışın her noktasında en hızlı ve verimli biçimde kullanabilecek beceriye sahip olmalıdır, rüzgârın geliş</span><span style="font-size:16.0pt"> doğrultusu hiç önemli değildir. Rüzgâra karşı, yanı orsa seyredildiği zaman kaptanın, rüzgârı ne kadar yandan alabileceğini sezmesi, rüzgâr değişimlerine uyabilmeyi becermesi, gergin yelkenle "bayılmadan" nasıl gidebileceğini hesaplaması, kendisinin ve arkadaşlarının ağırlıklarını, yelkenleri tam şişirebilmek için nasıl da gitmesi gerektiğini görebilmesi gerekir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Rüzgâr arkadayken, yani pupa seyrederken ise teknenin dengesini sağlamayı, dingi kullanıyorsa, suyun yüzeyinde kayar gibi gitmek için arkadaşlarının ve kendisinin alacakları yerleri belirlemeyi, spinnaker'in hızı artırmak için nasıl kullanılması gerektiğini çok iyi bilmelidir.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">6</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Taktikler</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">İyi bir çıkış, başarı için esastır. Ancak tekneler atletizmde olduğu gibi bir çizgiye dizilemezler. Hareket eder haldeyken, silahın patlatılmasıyla en kısa zamanda çizgiyi aşmaya çalışırlar. İyi bir çıkış, öbür teknelerin altında kalmayıp serbest bir rüzgâra</span><span style="font-size:16.0pt"> kavuşmak demektir. Kaptanlar bu çıkış için yelken ve teknelerine vermeleri gereken pozisyonları saatlerce denerler ve tekrar ederler.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Amerika Kupası gibi yarışlarda,</span><span style="font-size:16.0pt"> birbiriyle yarışan sadece iki tekne olduğundan, yatların başlangıç gizlisinin ardında, silah sesini duyduktan sonra bile, daha iyi bir pozisyona geçmek için çemberler çizerek oyalandıkları görülebilir. Oysa kalabalık yarışlarda, 20-30 kadar tekne fazladan hız kazanmak için çizgiye hücum ederler.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Çıkıştan sonra, yelkenciler tekneleri için en iyi rüzgâr pozisyonunu ve akıntı yönünü ayarlarlar. Önlerindeki dubaya taktik olarak nasıl yaklaşacaklarını hesaplarlar. Kendi yelkenleriyle yakın rakiplerin rüzgârını kesmeye çalışır, ani bir rüzgârla herhangi bir teknenin arayı açmamasını kollarlar. Tekne yönetme teknikleri son derece çeşitli ve inceliklidir. Kazanma</span><span style="font-size:16.0pt"> ve kaybetmeyi belirleyen faktörler, bir spinnaker'in açılması ya da trapezdeki flokçunun bir rüzgâr değişikliğini izlemekteki dikkatine ve çabukluğuna bağlı saniyelerdir. Yarışları, suların ve rüzgârların değişken yapısına en iyi uyabilen yelkenciler kazanır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">7</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Terimler</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Aback (Tersleme):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Rüzgârın, yelkenin yanlış tarafına çarpması.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">About:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> On tarafının rüzgârı aşmasıyla teknenin yola girmesi.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Anemometer:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Rüzgârın gücünü ölçen araç.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Athwart:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Teknenin bir yanından</span><span style="font-size:16.0pt"> öbür yanına.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Backstay:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Direkten kıça uzanan ip.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Bear away:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Pupa ya da Orsa'ya</span><span style="font-size:16.0pt"> 90 de seyir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Beam reach:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Bir yattan ya da rüzgârdan uzaklaşmak üzere rota değiştirmek.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Beat:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yatın sıkı yelken ve tremolo ile gitmesini gerektiren rota.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Block:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> İçinden ip geçen yivli makara.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Boom (Bumba): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Yelkenin ayağındaki yatay direk.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Burgee (Fors):</span></strong><span style="font-size:16.0pt">Kulüp ya da kuruluşun renklerini gösteren direğin baş kısmına asılı bayrak.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Centreboard:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Ufak teknelerde dengeyi sağlayan hareketli salma.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Class (Sınıf):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Tekne tipi.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Cleat:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> İp bağlamak için kullanılan, T biçiminde metal ya da tahta.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Close-hauled:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yelken gerilmiş bir</span><span style="font-size:16.0pt"> halde, rüzgâra mümkün olduğu kadar yakın seyretmek.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Ease (Boşalmak):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> İpi gevşetmek.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">fetch:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yatın tremolo gerektirmeyen bir rota üzerinde seyretmesi.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Genoa:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Geniş üçgen şeklindeki ön</span><span style="font-size:16.0pt"> yelken.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Goosewinged (Ayıbacağı):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Arkadan gelen rüzgârla yelkenleri iki yana açıp seyretme.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Gybe:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Rüzgârı kıça denk getirerek,</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Halyard:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yelkenleri açan ip ya da tel.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Harden-in:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yelkeni germek.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Headsail:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Direğin ilerisindeki</span><span style="font-size:16.0pt"> yelken.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Helmsman:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Dümen yekesini ya da</span><span style="font-size:16.0pt"> tekerleğini kullanan kişi.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Knot:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Saatte bir deniz mili (1.852 km).</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Leeward: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Teknenin rüzgârdan uzak bulunan yanı.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Mainsail (Ana Yelken): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Direğin gerisindeki yelken.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Mizzen:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> İki direkli yelkenli teknelerin ya da kıçta küçük direkleri olan yelkenli teknelerin arka direği.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Painter:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Tekneyi bağlamak için kullanılan, burundaki ip.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Port tack:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Rüzgârın teknenin solundan esmesi.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Quarter:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Teknenin kenarının arka</span><span style="font-size:16.0pt"> kısmı.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Reef:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yelken alanını küçültmek.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Run:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Rüzgârın önünde seyretmek.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Shtke-out:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Küçültülmüş yelkeni serbest bırakmak.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Sheet:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yelkeni düzeltmek için kullanılan ip.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Shroud:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Direği destekleyen tel ip.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Skipper:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Tekneyi kontrol eden</span><span style="font-size:16.0pt"> kaptan.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Spinnaker: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">İyi bir rüzgârdan tam yararlanmak amacıyla açılmış balon üçgen yelken.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Spreaders (or crosstrees): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Ana direkten çıkan, donanım güçlendirici çubuklar.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Starboard tack:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Rüzgârın sağdan gelmesi.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Stay:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Direği başa ve kıça bağlayan çelik tel.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Tack:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Zikzaklı bir rotayla rüzgâra</span><span style="font-size:16.0pt"> doğru gitme.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Tiller (Yeke):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Dümenin sapı.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Trapeze:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yelkencinin dışa sarkarak tekneyi dengelemeye çalışması.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Waterline: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Tekne ile su yüzeyinin</span><span style="font-size:16.0pt"> birleştiği kesim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Windward: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Teknenin rüzgâra yakın olan yanı.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/yelken-nedir-parkur-kurallari-kazanma-ve-taktikleri-h197.html</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2020 02:17:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/06/yelken_nedir_parkur_kurallari_kazanma_ve_taktikleri_h197_bc90b.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cimnastik Nedir? Nasıl Oynanır, Kazanma ve Terimleri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/cimnastik-nedir-nasil-oynanir-kazanma-ve-terimleri-nelerdir-h196.html</link>
      <description><![CDATA[Dismount (İniş): Bir aletten inerken yapılan konma hareketi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:center"><strong><span style="font-size:20.5pt">Cimnastik Nedir? Nasıl Oynanır, Kazanma ve Terimleri Nelerdir?</span></strong></p>

<p style="text-align:center"></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Olimpit cimnastik söylendiği </span> <span style="font-size:16.0pt">cimnastik gibi artistik ya da bazen cimnastik bir mükemmele ulaşma çabasını simgeler. Cimnastikte kazananı seçmek için nesnel bir yöntem yoktur. Kişiler ya da takımlar arasında bir karşılaşma, zamana karşı bir yarışma yoktur. Yapılan hareketleri hakemler değerlendirirler. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Cimnastik</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> genellikle tek bir spor</span><span style="font-size:16.0pt"> gibi düşünülürse de aslında iki ayrı bölümden oluşur. Erkekler arası yarışmalarla kadınlar arası yarışmalar birbirlerinden çok farklıdırlar. Erkeklerin yaptığı cimnastik güç, kontrol ve zorluklara dayanır, kadınların yaptığı cimnastikte ise artistik ve yorumlayıcı özellikler ön plandadır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/c1_1.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000cd"><strong>Cimnastikçi hiçbir zaman korkmamalı, çekingenlik göstermemelidir, başarının anahtarı kendine güvendir.</strong></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">1</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Aletler</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Erkekler 6 çeşit alet kullanır:</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Yer:</strong> 12x12 m'lik minder. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Atlama</span></strong><span style="font-size:16.0pt"><strong> Beygiri: </strong>Cimnastik yarışmalarının en kısası ve basitidir. Atlama beygiri, 1.35 m yükseklikte ve 1.60 m uzunlukta, şişkin, yumuşak yüzeyli, deri kaplı ve tahtadan ayakları bulunan uzun bir kutuya benzeyen bir alettir.</span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Paralel Bar:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Genişliği ayarlanabilen, yerden 1.75 m yükseklikte birbirine paralel iki esnek çubuktur. </span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Kulplu Beygir:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Atlama beygirine benzer. Üstünde tutacak iki kulp vardır (bunlar tahtadan ya da benzer maddeden yapılmıştır). Kulplar birbirlerine paralel ve <strong>41-44 cm</strong> uzaklıkta yerleştirilmişlerdir. Kulpların üstünün yerden yüksekliği 1.22 m'dir.<strong> </strong></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Halka: </strong>Tahta ya da benzeri bir maddeden yapılmış yukarıdan sarkan tellerle asılı yerden 2.50 m yükseklikte serbestçe sallanan iki halkadan oluşan bir alettir. </span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Barfiks:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Hem seyreden, hem de hareketi yapanlar için son derece heyecan verici bir alettir. 2.40 m uzunluktadır. Bar çelikten yapılmış olup yerden 2.55 m yüksekliktedir, direkler üzerine sıkıca yerleştirilmiştir. Bayanlar ise 4 çeşit alet kullanırlar:</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Yer:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Erkekler için olanla aynı ölçülerdedir. </span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Atlama Beygiri:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Erkekler için olanla aynıdır, ama yerden 1.10 m yüksekliktedir ve uzunlamasına değil enlemesine olarak kullanılır. </span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Denge:</strong> 5 m uzunluğunda ve 10 cm genişliğinde bir tahtadır. Yerden yüksekliği 1.10 m'dir. </span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Asimetrik Bar:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Birbirine paralel olarak yerleştirilmiş 2.40 m uzunlukta çubuklardır. Biri yerden 1.50, öbürü ise 2.30 m yüksekliktedir. Barlar arasındaki uzaklık, cimnastikçinin isteğine göre ayarlanabilir.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yer ve atlama beygirinde hem erkek, hem de kadın cimnastikçiler yarışırlarsa da aralarında önemli farklar vardır. Yer hareketlerinde erkekler</span><span style="font-size:16.0pt"> artistik yorumdan çok, akrobatik çevikliğe önem verirler. Bayanlar ise hareketleri müzikli yaparlar ve müziğe uyum sağlanmak, artistik yorum önem kazanır. Beygir atlama hareketlerin özellikleri bakımından, kadın ve erkek cimnastikçilerin birbirlerine en çok yaklaştıkları alettir. Ama erkeklerde beygir boyuna atlanırken, bayanlarda enine atlanır ki, bu da önemli bir farktır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">2</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Malzeme</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Gerek erkekler, gerekse kadınlar</span><span style="font-size:16.0pt"> "leotard" denilen bir giysi giyerler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bu giysi tek parçadır ve esnek bir</span><span style="font-size:16.0pt"> maddeden yapılmıştır. Erkeklerinki atlet biçimi, kadınlarınki ise uzun kolludur. Erkekler yer ve atlama beygiri hareketlerinde şort kullanabilirler. Öbür aletlerde pantolon giymeleri zorunludur. Halka, barfiks ve asimetrik barda deriden yapılmış ellikler kullanılarak hem ellerin zedelenmesi önlenir, hem de daha iyi bir kavrama yapılması sağlanır. Hareketlere başlamadan ellere pudrasürülür. Bu pudra magnezyum karbonattan yapılmış ve ellerdeki yağları, teri alarak kaymaları engeller. Ayrıca ellerin alete yapışmasını da önler. Kadınlar genellikle çıplak ayakla yarışırlar, ama genelde son derece yumuşak ayakkabıların ya da çorapların kullanılması uygun olur. Aletlere girmeden önce ayaklar bir kutu içinde duran reçine tozuna basılır. Amaç, kaymaları önlemektir.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">3</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kazanma </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Genellikle yarışmalar iki bölüme</span><span style="font-size:16.0pt"> <strong>ayrılır:</strong> Zorunlu hareketler ve serbest hareketler zorunlu hareketler, önceden belirlen hareketlerdir. Bir yarışmaya katılabilmek için cimnastikçiler önce bu zorunlu hareketleri ve fazladan da bazı serbest hareketleri yapabileceklerini kanıtlamak zorundadırlar. Serbest hareketler, cimnastikçinin kendi düzenlediği hareketlerdir ve yarışmacının en başarılı yönlerini gösterebilmek amacını güder.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Hareketleri dört hakem değerlendirir. Değerlendirme 10 üzerinden, tam ve ondalık sayılar kullanılarak yapılır (8,9, 9,7 gibi). Değerlendirme tamamlanınca yarışmacının aldığı en yüksek ve en düşük puanlar atılarak öbür ikisinin ortalaması alınır. Bu kesin puandır ve yüzdeli de olabilir (9,2</span><span style="font-size:16.0pt"> ve 9,3’ün ortalaması alındığında 9.25 etmesi gibi). Puanlamayı yapanlar arasında büyük değerlendirme farkı olursa başhakem durumu tetkik ederek puanların değişmesini sağlayabilir. Büyük cimnastik yarışmalarında televizyon kameraları en gösterişli olmaları nedeniyle daha çok yer ve paralel bar hareketlerini izlerler. Her aletteki başarı ayrı ayrı değerlendirilmesine rağmen, bütün aletlerin değerlendirilmesi sonucunda kazanan sporcu büyük ilgi görür. Bu erkekler için 6, kadınlar için 4 aletteki değerlendirmelerin toplamıdır. Uluslararası yarışmalarda kazanan ülkenin tespiti her alette ülkelerin en iyi beş derecesinin değerlendirilmesiyle yapılır</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">(her ülke her alete altı cimnastikçiyle katılır).</span><span style="font-size:16.0pt"> Cimnastikçi harekete başladığı ilk adımından son duruş hareketine kadar değerlendirilir. Zorluk derecesinin yanında çeviklik, kıvraklık, güç, esneklik ve zıplama göz önünde bulundurulur. 10 tam nottan başlayarak, puan düşürülerek değerlendirme yoluna gidilir. Çok basit hareketler, gereksiz tekrarlar, kontrolsüzlük, kesintiler ve açıkça görülen zorlanmalar puan kaybettirir. Cimnastikçi her aletin değişik gerekliliklerini karşılayabilen bir yapıda olmalıdır.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">4</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kurallar</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Uluslararası Cimnastik Federasyonu'nca (FIG) belirlendiği üzere, gösterideki her hareket bir zorluk derecesine göre değerlendirilir. </span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Erkeklerde:</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">A.</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Temelzorluk (örneğin geriye toplu salto);</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">B.</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Orta zorluk (örneğin geriye düz</span><span style="font-size:16.0pt"> salto);</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">C.</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Ustün zorluk (örneğin geriye iki</span><span style="font-size:16.0pt"> burgulu salto ya da geriye çift salto).</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Her gösteri belli bir sayıda bu zorlukları içermelidir. (Örneğin Olimpiyatları’ndan azından 2 tane "C" hareketi, her gösteride bulunmalıdır). Kadınlar için de benzer kategoriler kullanılır (orta zor, çok zor gibi) ve bir gösterinin planlanmasında onlardan da belli sayıda zor hareketler istenir.</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/c2.jpeg" /></p>

<p><span style="color:#0000cd"><strong>Erkeklerarası yarışmaların en heyecan olanı barfikstir. Cimnastikçiler gösterilerini birbirini izleyen sallamalar ve dönüşlerle tamamlarlar.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000"><strong><span style="font-size:16.0pt">ERKEKLER</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Floor (Yer):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Genelde hareket dizisi</span><span style="font-size:16.0pt"> taklalar, dengeler (en az iki saniye), birleştirici hareketler içermeli, saltolar belli bir yükseklikten atılmalı, aynı zamanda güç ve yumuşaklık gerektiren hareketlere yer verilmelidir. Hareket dizisi tüm alana yayılacak gibi düzenlenmeli, en az 50, en çok 70 saniye sürmelidir. 60 saniye dolduğunda bir zil ile sporcu uyarılır. Vault (Atlama Beygiri): Daha fazla bir yükseliş sağlamak amacıyla bir sıçrama tahtası kullanılır ve bu tahta beygirden istenilen herhangi bir uzaklığa yerleştirilebilir. <strong>Hareket altı bölümdür:</strong> Koşu, sıçrama, birinci uçuş, beygire temas, ikinci uçuş ve yere konuş. Yere düşüldüğünde iki ayak yan yana konmalı ve yere bastıktan sonra adım atılmamalıdır. Her yarışmacının sadece bir hakkı vardır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Paralel Bars (Paralel): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Genelde hareket sallanmalar, uçuşlar (iki elin barlarla teması kaybettiği an) ve çeşitli denge duruşlarını içermelidir. Alete çıkarken bir sıçrama tahtası kullanılabilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Pommel Horse (Kulplu Beygir):</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bacaklar beygire değmeden sürekli bir sallanma hareketleri dizisini içerir. Bu arada bacaklar dik, yatay, ayrı ya da bitişik olmak üzere çeşitli çemberler çizer. Bacaklar bitişik olarak yapılan hareketler çok önemlidir ve beygirin bütün bölümleri kullanılmaktır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Rings (Halka):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Sallanma hareketleri, duruşlar, güç gösterileri yapılır. Biri güce dayanan, biri salınımla birleşen en az iki amut yapılmalı ve üstün bir güç hareketi olarak haç duruşu uygulanmalıdır. Bütün denge duruşları en az iki saniye sürmelidir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">High Bar (Barfiks):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> İleri ve geri</span><span style="font-size:16.0pt"> doğru sürekli sallanma hareketlerini içerir. Tutuş biçimleri zaman zaman değişmeli ve yarışmacı en az bir kez bar bütünüyle bırakmalıdır. Kalın köpükten bir minder cimnastikçinin konuş hareketini kolaylaştırmak için barın altına yerleştirilir. Büyük yarışmalarda hareketler çok tehlikeli hale</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">geldiğinden bu minder herhangi bir düşmeye karşı koruyucu olarak da önemlidir.</span></p>

<p></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong><span style="font-size:16.0pt">BAYANLAR</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Floor (Yer):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Genel olarak erkeklerinkiyle aynıdır. Ama bayanlarda hareketler müzik eşliğinde yapılır ve dans öğeleri taşır. Değerlendirme yapılırken müzikle uyuma, yorum gücüne ve taklaların zorluk derecelerine</span><span style="font-size:16.0pt"> bakılır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Vault (Atlama Beygiri):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Genel olarak gene erkeklerinkiyle aynıdır. Ancak bayanlara iki atlayış hakkı verilir ve daha iyi olanın puanı geçerli sayılır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Beam (Denge):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Erkeklerde karşılığı bulunmayan bir alettir. Aşırı bir konsantrasyon gerektirir. Çünkü hareketler sadece 10 cm genişliği olan bir tahta üzerinde yapılmaktadır. Yüksek sıçramalar, en az bir amut ve ayrıca yerdekiler gibi çeviklik, denge, dans hareketleri gösteride yer almalıdır. Denge aletine çıkarken sıçrama tahtası kullanabilir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Asmmetrical Bars (Asimerik Bar):</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Erkeklerin barfiks aletinde olduğu gibi sürekli bir hareketlilik gerekir ( yalnızca alçak bar üzerinde kısa bir duruş yapılabilir). Bara karnın temas ettiği dönüşler, bir amut ve en az bir kez cimnastikçinin iki eliyle de barı bir an bırakması her gösteride yer almalıdır. Bu alete çıkmak için de sıçrama tahtası kullanılabilir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">5/6</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Beceriler-Taktikler</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Her ne kadar hareketleri değerlendirmek çok güç bir iş ise de, üstün bir performans ile iyi bir performansı ayırt etmek için uzman olmaya gerek yoktur. İyi cimnastikçiler yer çekimini yenerler, üstün cimnastikçiler ise onu bütünüyle yok sayarlar ve dengelerini asla kaybetmez, hareketleri yağdan kıl çeker gibi, adeta güç harcamadan yaparlar. Ama en iyilerin bile zamansız duruşlar, aletten düşmeler, yanlış saltolar gibi beklenmedik hatalara düştükleri görülebilir. Yüksek düzeydeki yarışmalarda, cimnastikçiler riskli ve orijinal hareketler de sergileyebilmelidirler. Bu hareketlerden bazıları yeni ve daha önce denenmemiş oluşlarıyla ilgi çeker ve ilk deneyen cimnastikçinin adıyla anılırlar. <strong>Örneğin</strong> Sovyet cimnastikçi Olga Korbut'un asimetrik barın üst barında attığı geri salto Korbut Saltosu diye bilinir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">7</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Terimler</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Bridge (Köprü):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Göğüs yukarda kalacak biçimde vücudu el ve ayaklar üzerinde yay gibi germek.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Cross or Crucifix (Haç Duruşu):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Halkada kolları yere paralel olarak iki yana açıp durma.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Dismount (İniş): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Bir aletten inerken yapılan konma hareketi.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Element (Eleman):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Hareket.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Flic-Flac:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Geriye elli parende.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Hecht (Turna):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Aletlerden yukarı</span><span style="font-size:16.0pt"> uzanarak yapılan bir bitiriş hareketi ve atlama beygirinde yukarı uzanarak yapılan aşma hareketi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Layout (Yayılma):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Vücudun tamamen açılması.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Pike:</strong> Bacakları düz tutarak vücudu belden öne doğru uzatarak "V şeklini almak.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Planche (Blanş):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Vücudu eller üzerinde yere paralel olarak dümdüz tutmak.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Reuther board (Sıçrama tahtası):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Alete çıkmak için kullanılan siçrama tahtası.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Scale:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Tek bacak üzerinde dengede durmak.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Straddle:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Bacakları iki yana açmak.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Stutze:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Paralel barda, sallanma ile</span><span style="font-size:16.0pt"> başlayarak amutla bitirilen dönüş hareketi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Travel (Kayma) :</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Cimnastikçinin</span><span style="font-size:16.0pt"> kulplu beygirde yer değiştirmesi.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Tsukahara:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Adını bir Japon cimnastikçiden alan beygir atlama hareketi. Cimnastikçi yükselirken dönerek yönünü değiştirir ve beygirden geri saltoyla iner.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Walkover:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Durduğu yerde öne veya geriye doğru yapılan köprülü dönüş hareketi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Yamashita:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Adını yine bir Japon cimnastikçiden alan beygir atlama hareketi. Cimnastikçi ikinci uçuşta bükük pozisyona gelip açılarak bir elli aşma yapar.</span></p>

<p></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/cimnastik-nedir-nasil-oynanir-kazanma-ve-terimleri-nelerdir-h196.html</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2020 19:34:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/05/cimnastik_nedir_nasil_oynanir_kazanma_ve_terimleri_nelerdir_h196_e43f4.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SQUSH Nedir? (Anlamı ve Terimleri)]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/tenis/sqush-nedir-anlami-ve-terimleri-h195.html</link>
      <description><![CDATA[Nick (Süpürgelik): İki duvarın veya yerle duvarın kesim noktası. Buraya çarpan topun zıplama yönü belli olmaz.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:center"><strong><span style="font-size:20.5pt">SQUSH Nedir? (Anlamı ve Terimleri)</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Squash (<strong>skuaş</strong>) yalnızca oynayanlara dönük bir spordur. Camlı izleme yerleri olan salonlar yapılmasına karşın geniş bir seyirci kitlesinin ilgisini çeken bir spor olmamıştır. Heyecanlı ve gerginlik veren bir oyundur, iki kişi arasında oynanır ve hem bedensel yetenekleri, hem de</span><span style="font-size:16.0pt"> zekâ, kararlılık, cesaret gibi zihinsel yetenekleri geliştirir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">ABD</span></strong><span style="font-size:16.0pt">, <strong>Kanada</strong> ve <strong>Meksika</strong>' da oyunun "Sert top" denilen, değişik bir çeşidi de oynanmaktadır. "Sert top" da saha 75 cm daha dar olup topun sert olmasından dolayı çok büyük hızlara ulaşması söz konusudur. Bu iki oyunun farkını anlatmak için şöyle derler: "Yumuşak top “ta, iki centilmen küçük siyah bir topu kovalarlar, Amerikan tipi oyunda ise küçük</span><span style="font-size:16.0pt"> siyah bir top iki centilmeni kovalar. Yıllar boyu iki oyunu birleştirmek için yapılan çabalar bir sonuç vermemiştir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">1</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Oyun Alanı</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Bir tenis alanı düşünün:</strong> Ağın olduğu yerde yaklaşık 4.60 m yüksekliğinde bir duvar, servis çizgisinde yaklaşık 2.15 m bir duvar, ikisi arasında da karşılıklı iki duvar olsun, işte size bir squash oyun alanı. Şimdi öbür yan alandaki tenis oyuncusunu alıp bu alana getirin, Squash, raketleri daha hafif raketlerle, topu da daha küçük bir topla değiştirin. Artık oyunu başlatabilirsiniz. Bu oyunda ağın yerine "tin" vardır, yerden yüksekliği 48,3 cm olup, sınırı kırmızı çizgiyle ön duvara çizilmiştir. Yer parke, duvarlar düz ve serttir.</span></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/s1.jpg" /></p>

<p><span style="color:#0000ff"><em><strong>Çizgileri ve ölçümleriyle squash oyun alanı.</strong></em></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">2</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Malzeme</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Squash raketi tahtadan yapılmış</span><span style="font-size:16.0pt"> olup sapı deri ya da havlu kaplı ve boyu 61 cm kadardır. Raket ç başında bağırsak tel kullanılır. Tenis raketinden daha küçük ve daha hafiftir. Uluslararası karşılaşmalarda kullanılan top kauçuktan yapılmıştır, içi boştur ve ağırlığı 24 kg kadar olup çapı 4 cm'dir.</span></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/s2_1.jpg" /></p>

<p><span style="color:#0000cd"><em><strong>Squash raketi tenis raketinden daha küçüktür ve daha hafiftir. Ahşaptan yapılanları tercih ederim edilir ama çelik saplıları da yaygın olarak kullanılır.</strong></em></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">3</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kazanma</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Squash kazanma, Teniste olduğu gibi, oyuncu servisi atar ve oyun aşağıdaki hatalardan biri yapılana kadar sürer. </span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>a)</strong> Top "tin" bölgesine çarparsa; </span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>b)</strong> Top yerde iki kere sıçrarsa; </span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>c) </strong>Top alan dışına çıkarsa oyun durur. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">"Tin"e ya da altına çarpan top oyun dışı sayılır. Topun alan dışına çıkması ise oyun alanını belirleyen duvar çizgilerinin üzerine ya da tavana çarpması demektir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Squash maçları genellikle beş set</span><span style="font-size:16.0pt"> üzerinden oynanır. Dokuz sayı alan oyuncu seti kazanır. Sekiz sekiz berabere olunursa, servis karşılayan oyuncu "setsiz" ya da "set iki" uygulamalarından birini seçer. Setsiz dendiğinde oyun 9-8 bitebilir. "Set iki “de ise oyun 10'a yürür ve 10-8 ya da 10-9 biter.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yalnızca servis atan oyuncu sayı</span><span style="font-size:16.0pt"> kazanır. Karşılayan oyuncu servisi alır, sayı kazanmaz. Servisi atan her atışında servis köşesini değiştirmek zorundadır. Sayılar servis atanın sayıları öne alınarak belirtilir: "Uç-iki.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Servis atan bir sayı daha alırsa yalnızca sayılar söylenir: "Dört-iki". Servis. Rakibe geçerse bu belirtilir ve sayıların yeri değiştirilir: "Servis, iki-üç".</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/s3.jpg" /></span></p>

<p><span style="color:#0000cd"><strong><em>Yan duvara paralel yapılan bu vuruşla rakip oyuncu alının ortasında durduğu yerden uzaklaşmaya zorlanıyor.</em></strong></span></p>

<p></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">4</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kurallar</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Squash kuraları, Squash'da servis kuralları biraz karışıktır. Bunun için 3 rakamını hatırda tutmak gerekir. Servis atan kişi servis sırasında 3 şeyi doğru yapmak zorundadır. Bunlardan birini doğru yapamazsa servisi kaybeder. Bu üç kural: </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>1)</strong> Servis sırasında en az bir</span><span style="font-size:16.0pt"> ayağın servis kutusu içerisine basması;</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>2) </strong>Topun karşı duvarda avut çizgisiyle servis çizgisi (yerden aşağı yukarı 2.30 m yükseklikte) arasına çarpması; </span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>3)</strong> Topun karşı duvara çarptıktan sonra arka duvar önündeki öbür</span><span style="font-size:16.0pt"> yarı alanda yere düşmesi gerekir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Ayak hatası kuralı denilen kural,</span><span style="font-size:16.0pt"> en az bir ayağın top rakete değerken servis kutusu içerisinde bulunması gerektiğini belirtir. Bu yalnızca ayak parmaklarının ya da topuğun yere değmesi şeklinde olabilir. Ayak hareket halinde de bulunabilir ama çizgiye değmemesi gerekir.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Elden havaya doğru atılan topa</span><span style="font-size:16.0pt"> herhangi bir yere değmeden raketle vurulmalıdır. Bu vuruş doğrudan karşı duvara yapılmalı ve duvara çarpan top kısa çizginin gerisine, öbür yarı alana düşmelidir. Top duvardan yansırken yan duvara ya da arka duvara çarparak da bu çizginin berisine düşebilir. Bu arada, servis karşılayan oyuncu isterse top havadayken, daha yere çarpmadan, vole bir vuruş yapabilir ve servisi "almış" sayılır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Servis atanın bir atışta yaptığı hatalar birden fazla da olsa, tek hata olarak kabul edilir.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Eğer karşılayan oyuncu hatayı görüp servisi "almaz"sa, atan servisini yineler, ama üst üste iki hata yaparsa servisi kaybeder. Bazen de karşılayan oyuncu işine geliyorsa, hatalı bir servisi "alır" ve oyun servis hatasız atılmışçasına devam eder.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Servis atana servisi bir kerede kaybettirecek hatalar "çifte hata” denen hatalar olup, bunlar </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>1) </strong>Ön duvara erişemeyen, </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>2) </strong>Alan dışına atılan, </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>3) </strong>Ön duvara çarpmadan başka duvara çarpan servislerdir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Squash oyunu iki oyuncuyla küçük bir alanda, yaralanmalara yol açabilecek raketlerle ve çok hızlı oynandığında, kurallar kazaların önlenmesine büyük önem verir. Mutlaka uyulması gereken kural, topa vuran</span><span style="font-size:16.0pt"> oyuncunun en kısa zamanda bütün çabasıyla topun önünden çekilip rakibinin görüş ve vuruş alanını açması kuralıdır. Eğer oyuncu bunu yapamazsa hakem sayıyı ya da servisi rakibe verir. Oyuncu rakibinin önünü açmak için elinden geleni yapmış da olsa, hakem rakibinin oyununa engel olduğu görüşündeyse, kararını değiştirmez.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">5/6</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Beceriler—Taktikler</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Squash oyunu hızla oynanan satrançça benzetilmektedir. Yüksek düzeydeki bir oyunda çabuk kazanma söz konusu değildir ve oyunun emek verilerek kazanılması gerekir. Bu nedenle oyuncuların amacı güvenli vuruşlar yapmaktır. Kaybetme riskini göze almayan ve topu uzak köşelere tarak rakibi zor durumlara sokan vuruşlar yapılmalıdır. Tenistekinin tersine bu oyunda en iyi servis kavisli servistir. On duvara çarpan topun arka duvardaki avut çizgisinin hemen altına çarpıp servis</span><span style="font-size:16.0pt"> kutusu çizgisinin arkasına düşmesine çalışılır. Top arka duvara ne kadar yakın bir yere düşerse vuruş yapmak o kadar zorlaşır. Daha çok kullanılan, savunmaya yönelik bir servis şekli ise "drive" olarak adlandırılır. Servis çizgisinin hemen üstüne atılan top oradan yansıtılıp servis karşılayanın karşısındaki duvara çarptırılarak arkalara kadar gelmesi sağlanır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Her vuruştan sonra oyuncular alanın ortasında çizgilerin kesiştiği "T" noktasına yerleşmeye çalışırlar. Bu orta noktadan oyuncu, alanı kontrolüne alıp açık vermeden oyunu sürdürebilir. "T"yi kapabilmek için oyuncu topu kenar duvarlara yakın ya da doğrudan köşelere atarak rakibini</span><span style="font-size:16.0pt"> ortadan uzaklaştırmaya çalışır. Bunu köşelere atılan kesik ve yumuşak toplarla, ya da önce yan duvara çarptıktan sonra ön duvara yansıyan vuruşlarla rakibini ters ayak üzerinde bırakmaya önem vererek yapar. Duvarlara yakın yerlere düşen ya da "T” noktasının üzerinden yüksek geçip arkaya giden toplar çok etkili olur.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">7</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Terimler</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Angle (Açılh Vuruş)</span></strong><span style="font-size:16.0pt">: Topun ön duvara çarpmadan önce yan duvara çarptırılması.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Boast:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Arka köşelerden savunma</span><span style="font-size:16.0pt"> amacıyla yapılan açık vuruş.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Drop-shot (Kesik Vuruş):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yavaşça</span><span style="font-size:16.0pt"> yapılan vuruş sonucu servis çizgisinin tam üstüne çarpıp yere düşen top.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Game ball (Oyun Sayısı):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Oyunun</span><span style="font-size:16.0pt"> son servisi.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Nick (Süpürgelik):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> İki duvarın veya</span><span style="font-size:16.0pt"> yerle duvarın kesim noktası. Buraya çarpan topun zıplama yönü belli olmaz.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Tin (Teneke):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> On duvarın alt bölümü. Top buraya çarpınca ses çıkar.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/tenis/sqush-nedir-anlami-ve-terimleri-h195.html</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2020 17:31:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/05/sqush_nedir_anlami_ve_terimleri_h195_bb103.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Boks Nedir [Kuralları, Ring Alanı, Hakkında Bilgi]]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/yasam/boks-nedir-kurallari-ring-alani-hakkinda-bilgi-h194.html</link>
      <description><![CDATA[Points win (Sayıyla Kazanma): Daha iyi boks yaparak, hedefe daha çok yumruk vurmayla kazanma.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:center"><strong><span style="font-size:20.5pt">Boks Nedir [Kuralları, Ring Alanı, Hakkında Bilgi] </span></strong></p>

<p style="text-align:center"></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Dünyanın birçok yerinde boksa televizyonda büyük yer ayrılması bir rastlantı değildir. Milyonlarca erkek, kadın ve genç boks için gereken beceri ve cesarete ilgi duymaktadır. Yalnızca dövüşen iki boksör ve hakemden oluşan bir spor olduğundan izlenmesi de kolaydır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Boks iki erkek arasında iplerle</span><span style="font-size:16.0pt"> çevrili bir kare alanda ve eldivenle yapılan bir yumruk dövüşü olarak tanımlanabilir. Eldivenlerin içleri yastıklıdır, bu yastıklar yumrukları ağırlaştırmaktan çok elleri korumak amacını güder.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Amatör boksun kuralları profesyonel bokstan azıcık farklıdır. Bu farklardan biri amatör boksun 3 raunt üzerinden oynanmasıdır. </span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Amatör boks maçları her dört yılda bir yapılan Olimpiyat Oyunları sırasında televizyondan verilir. Ayrıca bir de amatör Dünya Şampiyonası vardır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Boksörler yalnızca kendi sıkletlerinde olanlarla dövüşürler. Bunun için belli kilolar saptanmıştır. Boksörlerin dövüş sabahında dövüşecekleri ağırlığın üst limitini geçmemeleri gerekir. Profesyonel boksta şu <strong>sıkletler vardır:</strong></span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Sinek sıklet (flyweight):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 50,8 kg'a</span><span style="font-size:16.0pt"> kadar</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Horoz sıklet (bantamweight):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 53,5 kg</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Tüy sıklet (featherweight):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 57,2 kg</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Yarı hafif sıklet (junior lightweight):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 59 kg</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Hafif siklet (lightweight):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 61,2 kg</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Yarı velter siklet (junior welterweight): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">63,5 kg</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Velter sıklet (welterweight): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">66,7</span><span style="font-size:16.0pt"> kg</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Yarı orta sıklet (junior middleweight): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">63,5 kg</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Orta sıklet (middleweight):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 72,6</span><span style="font-size:16.0pt"> kg</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Yarı ağır sıklet (light heavyweight): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">79,4 kg</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Ağır sıklet (heavyweight):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 79,4 kg' dan fazla</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bunlardan başka yarı sinek sıklet, ağır horoz sıklet ve yarı hafif sıkletle hafif sıklet arasında olmak üzere cruiserweight diye üç yeni sıklet daha konulmuşsa da daha yaygın bir uygulamaya geçilmiş değildir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Uluslararası Amatör Boks Birliği</span><span style="font-size:16.0pt"> de Olimpiyat ve Dünya Şampiyonaları için aşağıdaki 11 sıkleti resmen <strong>kabul etmiştir:</strong></span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Hafif sinek sıklet (light flywe ight):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 48 kg'a kadar</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Sinek sıklet (flyweight):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 51 kg</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Horoz sıklet (bantamweight): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">54</span><span style="font-size:16.0pt"> kg</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Tüy sıklet (featherweight):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 57 kg</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Hafif siklet (lightweight):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 60 kg</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Hafif velter sıklet (light weight):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 63,5 kg</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Velter sıklet (welterweight):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 67 kg</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Yarı orta sıklet (light middleweight):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 71 kg</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Orta sıklet (middleweight):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 75 kg</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Yarı ağır sıklet (light heavy weight): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">81 kg</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Ağır sıklet (heavyweight</span></strong><span style="font-size:16.0pt">): 81</span><span style="font-size:16.0pt"> kg'dan fazla.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">1</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Ring</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Dört köşe olan boks alanının adı</span><span style="font-size:16.0pt"> ringdir. Bu ad 18. yüzyılda Hyde</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Park'ta (Londra), dövüşmek isteyenlerin içine girdikleri çevresi çitle çevrili alandan gelmedir.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Üç iple çevrelenen ring yerden</span><span style="font-size:16.0pt"> yüksekte ve profesyonel karşılaşmalarda <strong>4.27-6,1 m</strong>, amatörlerde ise</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">3.66-4.88 m</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> arası kare bir alandır.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">2</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Malzeme</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Boks eldivenleri profesyonel boksta 170-222 gr arasında ve 66.7 kg'dan ağır sıkletler içinse en çok 283 gr ağırlığında olur. Eller, bunun dışında, ele sarılan yumuşak ve yapışkan bantlarla korunur. Boksör ağzına koruyucu</span><span style="font-size:16.0pt"> lastikten dişlik takar. Bütün boksörlerin şortlarının içine koruyucu takmaları da zorunludur.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Her boks federasyonu yardımcıların (asistan) ring köşesinde kullanabilecekleri tıbbi malzemeyi kısıtlayan kuralları koymuştur. Yardımcıların kullanabileceği tıbbi malzeme arasında genellikle vazelin, sargı bezi, 1/ 1000 oranında adrenalinli su ve buz kesesi bulunur. Sporda yasak ilaçların kullanımının artması karşısında hakemler tüm sağlık malzemesini dikkatle incelerler.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">3</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kazanma</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Profesyonel karşılaşmalarda üstü</span><span style="font-size:16.0pt"> çıplak olan, amatör karşılaşmalarda ise atlet giyen boksörler, maçları ya puan toplayarak ya da rakibini yere sererek kazanırlar. Puan toplama, yumruğun ön yüzüyle hedefin yani rakibin belden yukarısının ön ve yan taraflarına vurularak yapılır. Yere düşürmede ise, 10 saniye süreyle dövüşe devam edemeyecek durumda kalan rakip knock-out (nakavt) edilmiş olur.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Profesyonel boksta tek bir uluslararası kuruluş olmadığından kurallar üzerine anlaşmazlıklar ve dünya şampiyonunun kim olduğuna dair tartışmalar çıkar. Bir raundu kazanmanın en genel yolu ring hakemi ya da masa</span><span style="font-size:16.0pt"> hakemlerinden 10 puan toplayarak olur. Her raunt 3 dakika sürer ve raunt araları 1 dakikadır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Raundu kaybeden boksör kazandığı puanların 9'u geçmemesinden dolayı raundu kaybetmiştir. Raunt berabere olarak da bitebilir. Her rauntta alınan puanlar maçı kazananı</span><span style="font-size:16.0pt"> belirlemek için toplanır ve sonuçta bir maç da berabere bitebilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Profesyonel boks şampiyonalarında 3'er dakikadan 15 raunt dövüşülür. Avrupa'nın bazı ülkelerinde ise</span><span style="font-size:16.0pt"> bir deneme olarak son zamanlarda 12 raunt limiti konmuştur. Uluslararası amatör boks karşılaşmaları 3'er dakikalık 3 raunttur ve bir raundu kazanana 20 puan verilir, kaybeden de belli bir oran dahilinde daha az puan alır. Olimpiyatlar ‘da 5 masa hakemiyle bir ring hakemi bulunur. Ring hakemi yalnızca maçın gidişine karışır, puanlar masa hakemleri tarafından verilir.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Boksör maçı, sayı kararıyla, nakavtla, hakem kararıyla, rakibin</span><span style="font-size:16.0pt"> abandonesi ya da diskalifiye edilmesiyle kazanır. Bel altına ve enseye vurmak, açık eldivenle, kafayla, omuzla, bilekle, dirsekle ya da kolla vurmak yasaktır. Hakem oyunu geçici olarak durdurduğunda ya da raunt bitişini bildiren gong çaldığında</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">&nbsp;yumruk atılmamalıdır. Gong çaldığında boksör yerdeyse sayma devam eder.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">4</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kurallar</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Profesyonel boksta iki ayrı otorite</span><span style="font-size:16.0pt"> bulunduğundan kuralların yorumu ve karar verme maçın yapıldığı ülkeye göre değişir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">İki ana organizasyondan biri, 1963 yılında Meksiko şehrinde kurulmuş olan Dünya Boks Konseyi (World Boxing Council) olup Latin Amerika, Kuzey Amerika, Uzak Doğu, Avrupa Boks Birliği ve İngiliz Boks Heyeti'nden kimi federasyonları kendisine bağlamıştır. İkincisi, Dünya Boks Derneği (World Boxing Association) ise bazı Amerikan eyaletlerince kurulmuştur ve dünyanın çeşitli yerlerinde kendi şampiyonalarını düzenlemektedir.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Maç seyrederken hakemin boksörlerden birini faullü dövüştüğü için uyardığını gözleyebilirsiniz. Bu yarılar, tutma, sarılıp bırakmama, böbreğe vurma, yerdeki ya da kalkmaktaki boksöre vurma gibi durumlarda</span><span style="font-size:16.0pt"> yapılır. Genellikle amatör boksta hakemler profesyonel boksa oranla daha katı ve ayrıntılara özen göstererek maç yönetirler.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/b1_2.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000cd"><strong><span style="font-size:16.0pt">Hedef Alanı</span></strong></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/b2_1.jpg" /></span></strong></p>

<p><span style="color:#0000cd"><span style="font-size:12px">Sol dürtme (left lead). En çok&nbsp;</span></span><span style="color:#0000cd"><span style="font-size:12px">sayı aldıran vuruştur. Boksör&nbsp;</span></span><span style="color:#0000cd"><span style="font-size:12px">rakibini kol mesafesinde&nbsp;</span></span><span style="color:#0000cd"><span style="font-size:12px">tutup açık yer arar.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="color:#0000cd"><span style="font-size:12px">Sağ direk (straight right).&nbsp;</span></span><span style="color:#0000cd"><span style="font-size:12px">Boksör rakibin sol&nbsp;</span></span><span style="color:#0000cd"><span style="font-size:12px">savurmasından kaçabilirse&nbsp;</span></span><span style="color:#0000cd"><span style="font-size:12px">sağ direği rakibin başının&nbsp;</span></span><span style="color:#0000cd"><span style="font-size:12px">korumasız tarafına indirir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="color:#0000cd"><span style="font-size:12px">Aperküt (uppercut).&nbsp;</span></span><span style="color:#0000cd"><span style="font-size:12px">Aperkütün etkili olması için&nbsp;</span></span><span style="color:#0000cd"><span style="font-size:12px">boksörün rakibine yakin&nbsp;</span></span><span style="color:#0000cd"><span style="font-size:12px">olması gerekir. Aperküt,&nbsp;</span></span><span style="color:#0000cd"><span style="font-size:12px">aşağıdan vurulur ve çeneyi&nbsp;</span></span><span style="color:#0000cd"><span style="font-size:12px">hedef alır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="color:#0000cd"><span style="font-size:12px">Sol çengel (hook). Rakibin&nbsp;</span></span><span style="color:#0000cd"><span style="font-size:12px">şakağına veya kaburgalarına&nbsp;</span></span><span style="color:#0000cd"><span style="font-size:12px">vurulan bu yumruk en çok&nbsp;</span></span><span style="color:#0000cd"><span style="font-size:12px">zarar veren vuruştur. </span></span></p>

<p></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">5</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Beceriler</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Boks sporunda da öbür sporlarda</span><span style="font-size:16.0pt"> olduğu gibi özel bir dil kullanılır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Klasik bir boksör puanlarını sol dürtmelerle (left lead) kafaya ya da gövdeye vurarak kazanır, sonra da daha güçlü olan sağını kullanacağı bir boşluk bulmaya çalışır. Sol dürtmeden sonra vururken kolunu dik açılı olarak kullandığı ve hedefe tam isabetle inen sol çengel (hook) gelir. Solak, sağ ayağı ve sağ yumruğu önde</span><span style="font-size:16.0pt"> dövüşen boksördür. Solak boksörler seyrek yetişir, ama aralarından hem amatör, hem profesyonel şampiyonalar çıkmıştır. Boksta dört temel yumruk çeşidi direk (straight), çengel (hook), savurma (swing) ve aparküttür (uppercut). Aparküt, boksörün dizlerini hafif bükerek aşağıdan yukarı doğru yaptığı vuruştur. Sol yumruk, puan almak, boşluk açmak için ve çabuk atak yapan rakip boksörü durdurmak için kullanılır. Sağ yumruk ise ağır silah olarak düşünülür, ayrıca savunmada da rakibin sol yumruklarını durdurmada ve yanlara kaydırmada büyük önem taşır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/b4.jpg" /></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong>Sağdaki ağzındaki diş koruyucusu gören boksör rakibinin savunmasını şiddetli bir sağ kroşe ile açmış durumda.</strong></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">"Herkes dövüşebilir ama çok az kişi boks yapabilir" sözü bir boks maçı seyrettikten sonra daha da anlam kazanır. Boksörün amacı kendisi yumruk yemeden rakibine yumruk atmaktır. Kolu, yumruğu ve omuzuyla yaptığı engellemeler dışında, eğilerek ve yana çekilerek savunma yapar. Bu hareketleri bazen o kadar ince olur ki, ancak çok yakından seyredilirse yumruk yemediği anlaşılabilir. Dayanıklılığı kırmak ya da rakibin kafasını öne düşürmek için göğüsse atılan yumruklar ise dirseklerle ya da yarı açık tutulan ellerle engellenir. Kaştaki açılmalar maçın hakem tarafından hemen durdurulacağı anlamına gelmez. Durdurma, yaranın ciddiyetine, bazen de saha doktorunun görüşüne bağlıdır. Ring dışında, köşelerde bekleyen, (profesyonellerde aralarında menecerin de bulunduğu) iki üç yardımcı raunt aralarında boksörleri rahatlatırlar. Boksörün kaslarını yumuşatmaktan başka su</span><span style="font-size:16.0pt"> içirir, öğütler verirlerken, açılmışsa kaşına ya da başındaki başka yaralara da pansuman yaparlar. Açılmaların çoğu kafa kafaya çarpmaktan olur. Eğer kasti kafa atma söz konusu ise, sebep olan boksör ciddi olarak uyarılır ya da diskalifiye edilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">6</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Taktikler</span></strong><strong> </strong></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Boks maçı anlatan televizyon spikerleri rakibin gardını bozmak için atılan aldatma yumruğu (teinting) ve kombine yumruklar (combination punching) gibi sözleri sık sık kullanırlar. Kombine yumruklar çok çabuk olarak birbiri ardına rakibin gövdesine ve başına atılan yumruklardır.</span><strong> </strong><span style="font-size:16.0pt">Kontra yumruk, maçı kazanmada</span><strong> </strong><span style="font-size:16.0pt">büyük önem taşır. En iyi kontra</span><strong> </strong><span style="font-size:16.0pt">yumruk atma biçimi, güç olmasına</span><strong> </strong><span style="font-size:16.0pt">karşın, rakibin sol dürtmesine sağ</span><strong> </strong><span style="font-size:16.0pt">kroşe ile cevap vermektir. Bunu yaparken boksör, rakibin sol dürtmesinin sağ omuzu üzerinden kaymasını sağlar ve vücudunu döndürerek sağ kroşesini patlatır. Solak boksöre karşı en etkili kontra, sağ yumrukla değil,</span><strong> </strong><span style="font-size:16.0pt">görüş sahası dışından geldiğinden sol çengelle yapılır. Şampiyon boksörler rakiplerini doğrudan başlattıkları ataklardan çok, onlara hatalı yumruk attırarak çıkardıkları kontra yumruklarla indirirler.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">7</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Terimler</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Backpedal (Geri Adım):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yumruk</span><span style="font-size:16.0pt"> menzili dışında kalmak için geriye adım atma.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Canvas:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Ringin üst yüzeyi.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Cross (Kroşe):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Sağ elle vurulan çengel yumruk.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Cup (Koruyucu):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Hayaları korumak için takılan koruyucu.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Distance:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Toplam raunt sayısı.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Gumshield (Dişlik):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Koruyucu</span><span style="font-size:16.0pt"> dişlik.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Neutral corner (Boş Köşe):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Boksörlerin köşeleri dışındaki öbür iki köşe. Rakibini deviren boksör hakem tarafından yeniden çağrılıncaya kadar bu köşede bekler.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Points win (Sayıyla Kazanma): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Daha iyi boks yaparak, hedefe daha çok yumruk vurmayla kazanma.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Purse (Ödül):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Maçı düzenleyen kişi tarafından ortaya konan para.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Reach (Açıklık):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Boksörün kol uzunluğu. Rakibe uzak ya da yakın dövüşü belirler.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Ring:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Karşılaşmanın yapıldığı alan.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Seconds (Yardımcıları):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Boksörün</span><span style="font-size:16.0pt"> köşesindeki yardımcıları.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Spar (Antrenman Boksu):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kask giyerek yapılan antrenman maç.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Weigh-in (Tartu):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Dövüş sabahı yapılan tartı.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/yasam/boks-nedir-kurallari-ring-alani-hakkinda-bilgi-h194.html</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2020 01:36:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/05/boks_nedir_kurallari_ring_alani_hakkinda_bilgi_h194_cac4f.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Su Kayağı Sporu Nedir?]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/su-kayagi-sporu-nedir-h193.html</link>
      <description><![CDATA[Toehold strap: Akrobatik hareketler, ipin tutma yerine yerleştirilen ve ayakla tutmayı kolaylaştıran kayış.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:18.0pt">Su Kayağı Sporu Nedir?</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Su kayağı, başlıca üç bölümden</span><span style="font-size:16.0pt"> <strong>oluşur</strong>: Slalom, atlama ve akrobatik hareketler. Üst düzeydeki yarışlarda, kayakçılar uzun mesafeler atlayarak, slalomda şamandıraların arasından geçerek, suları son derece güzel bir görünüşle yanlara suda sıçratarak, ayrıca, inanılmaz akrobatik hareketler yaparak tadına doyulmaz gösteriler ortaya koyarlar. Bu yüzden de su kayağı büyük seyirci kitlelerini çeken bir spordur.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">1</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Pistler</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Slalom pistinde su yüzeyine çaprazlamasına yerleştirilmiş, art arda 6 tane dönüş şamandırası bulunur. Kayakçı başlama yerinden yarışa girerek, bu şamandıraların dışından geçmek için zikzaklar çizerek bitiş noktasına doğru ilerler. Kayakçıyı çeken motor ise düz bir yol izler ve hızı değişmez. Bir turu tamamlayan kayakçı, kendini suya bırakır, bu arada tuttuğu</span><span style="font-size:16.0pt"> ipin boyu belli ölçülerle kısaltılır ve yeni bir tura girilir. Turlar kayakçı bir şamandırayı atlayana ya da düşene kadar sürer.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Akrobatik ya da artistik kayak ise,</span><span style="font-size:16.0pt"> yumuşaklık ile gücü birleştiren bir spordur. Kayakçı belirli bir dizi hareketi iki 20 saniyelik turda sergilemek durumundadır. Bu hareketlerin içinde kayakçının 180 derece geri dönüp sonra tekrar öne dönmesi ya da 360 derecelik tam bir dönüş yapması gibi güç hareketler vardır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Hareketler suyun yüzeyinde, motorun izini takip ederken, bazen de ip ayaklardan birine geçirilerek tek ayaküstünde kayılırken yapılır. Her hareketin, zorluk derecesine göre, daha</span><span style="font-size:16.0pt"> önceden belirlenmiş puanları vardır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Hareketler tekrarlanamaz. Hakemler beğenmedikleri bazı hareketleri hiç değerlendirmeyebilirler. Puanlar 20 ile 450 arasında değişir.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Üst düzeydeki yarışlarda, kayakçılar 40 saniyede 30 hareket sergilemek durumundadırlar. Bunlardan bazıları tek ya da çift kayak üzerinde geriye dönerek, bazıları da ipin ucunda tam dönüşlerle yapılır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Suda Atlama seyircilerin en hoşuna giden yarışma türüdür. Kayakçı saatte 100 km'lik bir hızla motorun arkasında bıraktığı dalgayı çaprazlamasına</span><span style="font-size:16.0pt"> geçip atlama rampasına çıkar ve havaya fırlar. Her kayakçı 3 deneme yapabilir. En uzun atlayışı değerlendirilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">2</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Malzeme</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Her yarışma türü için değişik kayaklar vardır. Ancak uzunluk ve yapım, kayakçının kilosuna ve tercihine göre ayarlanabilir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Slalom kayağında önde ve arkada</span><span style="font-size:16.0pt"> tutulan ayaklar için iki bağ yeri vardır. Akrobatik hareketlerde kullanılan kayak ise, hareket olanağını artırmak için daha kısadır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Atlama kayakları slalomunkinden</span><span style="font-size:16.0pt"> de biraz daha uzun ve geniştir. Sert plastikten yapılan hafif kaskların kullanılması kayakçının arzusuna bağlıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">6 mm'lik sentetik, örme ipin ucundaki tutunma yeri lastik kaplı metalden yapılır. Naylon kayak yelekleri ve atlamalarda su geçirmez dalgıç pantolonları kullanılır. Yarışlar için, özel turnuva motorları vardır. Bunlar, su yüzeyinde fazla dalga yapmadıklarından kayakçılara</span><span style="font-size:16.0pt"> zarar vermezler.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">3</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kazanma</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Uluslararası yarışlarda, slalomda</span><span style="font-size:16.0pt"> başarıyla geçilen şamandıra sayısı, akrobasi hareketlerinin puanları, atlamada aşılan en uzun mesafe değerlendirilip toplanarak dereceler belirlenir. Bu düzeydeki yarışlarda başarılı olabilmek için kayakçıların her üç bölümde de ustalıklarını ortaya koymaları, iyi puanlar almaları gerekir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">4</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kurallar</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Slalomda motorun sürati erkeklerde saatte 58 km, kadınlarda saatte 55 km almalıdır. İpin uzunluğu, sırasıyla şöyle kısaltılır: 16 m, 14.25 m, 13</span><span style="font-size:16.0pt"> m, 12 m ve beşinci turda 11.25 m.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Atlamada, motorun sürati erkeklerde saatte 56 km, kadınlarda saatte 48 km'dir. Atlama rampasının yüksekliği ise erkeklerde 1,8 m, kadınlarda 1,5 m'dir.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">5</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Beceriler</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Su kayağı slalom ve atlama bölümlerinde büyük oranda güce, akrobatik bölümdeyse daha çok hareketlilik ve uyuma dayanır. Bunun için, yıl boyunca aralıksız çalışmak gerekir. Su kayakçıları, her türlü idmanı yapan ve bu arada ağırlık da çalışan eksiksiz sporculardır. Baldır adalelerinin çok güçlü olması bir yana, genelde gövde ve karın adalelerinin de son derece güçlü ve aynı zamanda esnek olması gerekir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">6</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Taktikler</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu sporda, taktiğe pek yer yoktur.&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">Sıralama kura iledir. Yarışmacıya kalan yapabileceğinin en iyisini çıkıp yapmaktır.</span></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/s2.jpg" /></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong>Slalom Pisti</strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/s1.jpeg" /></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#0000cd">Atlama Pisti</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#0000cd"><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/s3.jpeg" /></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#0000cd"><strong>Suya iniş büyük dikkat ister. Dengesini havada kaybederse kayıkçı saatte 100 km hızla suya düşeceğinden duvara çarpmış gibi olur.</strong></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">7</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Terimler</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Armsling:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Bazı kayakçıların, atlarken kollarını vücutlarına bağlamak için kullandıkları bağ.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Backwash:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Motorun arkasından çıkan dalganın göl ya da nehrin kenarına çarpıp geri dönmesi. Bu tür dalga yarışmacıyı etkileyebilir.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Balk:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kayakçının atlama için geç kalması ve tutacağı atlamak için değil de, başarısız olduğu için elinden bırakması.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Binding:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kayağa bağlı lastik ayakkabı.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Buoys (Samandıralar):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yarış alanını belirlemek üzere kullanılır, kırmızı ya da turuncu renklerde olabilirler.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Cutting: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Yarışmacının kayaklarının kenarlarına ağırlık vererek motordan uzaklaşması.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Gates (Kapılar):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Turun başına ve sonuna yerleştirilen şamandıralar.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Half a buoy (Yarım Şamandıra):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Bir şamandırayı aştığı sırada düşen kayakçıya "half a buoy" puan verilir.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Observer (Gözlemci):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yedek motorla oturarak, kayakçıyla temas halinde olan ve kayış yolunu bulmasına yardımcı olan kişi.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Pass:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Herhangi bir kayak çeşidinde başarılı bir tur.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Quick release:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kayakçının düşmesi durumunda ipin ucunun motordan ayrılmasını sağlayan bir mekanizma.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Shortening or line off:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Slalomda ipin kısaltılması.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Spring:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kayakçının, rampanın tepesine ulaştığında, bacaklarını birden gererek, daha yükseğe çıkması.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Toehold strap:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Akrobatik hareketler, ipin tutma yerine yerleştirilen ve ayakla tutmayı kolaylaştıran kayış.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Wake:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Motorun ardında bıraktığı iz, dalga.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Wake trices: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Motorun ardındaki yolu zikzaklarla geçerek hareketler yapmak.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır</span></span></span></p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/su-kayagi-sporu-nedir-h193.html</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2020 15:07:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/05/su_kayagi_sporu_nedir_h193_59b66.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yüzme Nedir? Yüzme Hakkında Bilgi.]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/yuzme-nedir-yuzme-hakkinda-bilgi-h192.html</link>
      <description><![CDATA[Split times: Bir yüzücünün, 50 ya da 100 m&#039;yi geçtiği zamanı. Bayrak yarışlarında her yüzücünün yüzme süresi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Yüzme Nedir? Hakkında Bilgi ve Tanımı.</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yüzme yarışları 4 ana dal üzerinden yapılır: Serbest, kelebek, sırtüstü ve kurbağalama.</span><span style="font-size:16.0pt"> Ayrıca karışık yarışlar da vardır, bunlarda yüzücüler her 4 tipi de aynı mesafe üzerinden yüzerler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Erkek ve kadınlarda ferdi yarışlar</span><span style="font-size:16.0pt"> aşağıdaki mesafelerde <strong>yapılır: </strong></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Serbest:</strong> 100 m, 200 m, 400 m, 800 m (yalnız kadınlar) ve 1500 m (yalnız erkekler).</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Sırtüstü:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 100 m ve 200 m.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Kurbağalama:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 100 m ve 200 m.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Kelebek:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 100 m ve 200 m.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Ferdi Karışık:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 200 m ve 400 m.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Takım yarışları:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 4 x 100 serbest ve</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">4 x 100 karışık hem erkek ve hem</span><span style="font-size:16.0pt"> kadınlarda, 4 x 200 serbest ise yalnız erkeklerde yarışılır. Karışık takım yarışlarında, sırasıyla sırtüstü, kurbağalama, kelebek ve serbest yüzülür. 4 x 200 m serbest ve 200 m ferdi kadın ve erkekler için karışık yarışmalar, halen Olimpiyat programlarında yer almamaktadır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/y1.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:11px"><span style="color:#0000ff"><strong>Kravl yüzen bir yüzücü. Dirsek yukarı kalkarken vücut belli bir eksende yana dönüyor. Yüzücü nefes alırken rakiplerini de kontrol eder.</strong></span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">1</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Havuz</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Uluslararası yarışmalar 50 m</span><span style="font-size:16.0pt"> uzunlukta ve en az 21 m genişlikte bir havuzda yapılır. Öbür kurallar ise <strong>şunlardır:</strong></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">1.</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Hem Olimpiyat oyunlarında, hem dünya şampiyonalarında suyun derinliği her yerde 1,8 m olmalıdır.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">2.</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Dünya rekorlarının tasdik olunması için, havuzun elektronik kronometre sistemi ile donatılması gerekir.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">3.</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Havuzda her biri 2.5 m genişliğinde en az 8 kulvar bulunmalıdır.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">4.</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yüzücülerce çıkarılan dalgaların, öbür kulvarlara geçmesini önleyecek şekilde, küçük şamandıralarla kul</span><span style="font-size:16.0pt"> varlar birbirinden ayrılmalıdır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">5.</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Start blokları, su yüzeyinden 0.5 ile 0.75 m arasında bir yükseklikte olmalıdır.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">6.</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Sırtüstü yüzmede, havuzun her</span><span style="font-size:16.0pt"> bir ucundan 5 m, suyun yüzeyinden 1,8 m yukarda dönüşleri gösterir işaret bayrakları bulunmalıdır. Bu bayraklar öbür yarışlarda kaldırılmalıdır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">7.</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Başlangıçtan 15 m ilerde, yanlış</span><span style="font-size:16.0pt"> çıkışı belirtmek amacıyla gerektiğinde çabucak suya salını verilen bir ip bulunmalıdır.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">8.</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Suyun sıcaklık derecesi <strong>24°</strong>C olmalı ve su yüksekliği değişmemelidir.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">9.</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Her kulvarın ortasına gelmek üzere, havuzun dibinde boydan boya çizgiler bulunmalıdır. Bu çizgiler kolayca görünebilmeli ve iki uçtan 2'şer metre içerde son bulmalıdır. Aynı şekilde bitiş duvarlarında ve elektronik sistemin dokunma yastığında da</span><span style="font-size:16.0pt"> böyle tam ortaya gelen işaretler bulunmalıdır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">2</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Malzeme</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Gözlükler: </strong>Yüzücünün malzemeleri arasına son yıllarda giren ilginç bir parçadır. Bunlar yüzücünün gözlerini klorlu suyun etkilerinden korumanın yanı sıra, yarışın içindeki yerini bilmesine ve dönüşleri kolay izlemesine de yardımcı oluyor. Gözlükler plastikten yapılır ve göz yuvasını acıtmayacak tarzda yumuşak kenarlıdır.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Mayolar:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kadınların mayosu bile,&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">30 gr'dan fazla gelmez. Mayolar özellikle sürünmeyi artırmayacak biçimde yapılır ve genellikle tek paçadır, ama son zamanlarda iki parça olanlarla yapılan denemeler de iyi sonuç vermiştir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">3</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kazanma</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yarışı kazanan sporcu, hatasız bir</span><span style="font-size:16.0pt"> başlangıç yapan ve her dönüşten önce duvara dokunup, son dönüşte de bitiş duvarına ilk değen ve bu arada hiç hata yapmayan sporcudur.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Seri Sistemi: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Tüm şampiyonalar</span><span style="font-size:16.0pt"> seri sistemiyle yapılır. Önceden bilinen derecelere göre en iyi yüzücüler ayrı serilere verilir ve derecelerine göre öbür yüzücüler serilere dağıtılır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Final dahil olmak üzere, bütün&nbsp;</span><span><span style="font-size:16.0pt">yarışlarda, mızrak denen bir kulvar yerleştirme sistemine uyulur. En süratli yarışmacı, ortada sağa yani 4 numaralı kulvara konur. Onun yanına, 5 numaralı kulvara ikinci en süratli yüzücü yerleştirilir. Sonraki en süratli yüzücü sağa, sonraki sola, böylece en yavaş yüzücü 8. kulvara gelene dek yerleştirme sürer.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu yerleştirme sonucu, daha süratli olan yüzücüler, öbürlerine göre, az da olsa, bir avantaj elde ederler. Çünkü hem iki yanlarındaki yüzücüleri rahatça görürler, hem de yanlardakilere oranla daha az çalkantıya maruz kalırlar.</span></span></p>

<p><span><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Zaman ve Değerlendirme: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Tüm</span><span style="font-size:16.0pt"> uluslararası yarışlarda değerlendirme elektronik saatlerle yapılır. Bunlar saniyenin binde birine kadar zamanı ölçebilirler, ama derecelerde <strong>0,1</strong> saniyeden ötesi dikkate alınmaz. Bunun anlamı şudur: Eğer bir yüzücü yarışı <strong>48.981</strong> saniyede, öbürü <strong>48.987</strong> saniyede bitirirse, ikisi de <strong>48.98</strong> saniye olarak belirtilir ve yarış bağlanır. Bu bir dünya rekoru ise, iki yüzücü birlikte rekorun sahibi ilan edilirler.</span></span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">4</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kurallar</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Serbest:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Bu yarışlara "yüzüstü</span><span style="font-size:16.0pt"> kravl" denmediğine dikkat edin, çünkü "yüzüstü kravl" belirli özellikleri olan bir yüzme tarzıdır. Serbestte ise hangi tarzın kullanılacağını belirten bir kural yoktur. Ancak uygulamada yüzücüler genellikle kravl yüzerler, çünkü bugüne kadar daha hızlı yüzmeye olanak veren başka bir yüzme tarzı geliştirilmiş değildir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Sırtüstü:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Dönüşlerde aldıkları pozisyon hariç, yarış boyunca yüzücülerin hep sırtüstü olmaları, bu yarışın temel gereğidir. Duvara dokunmaları ile yaptıkları dönüşte kendilerini tekrar sırtüstü pozisyona sokacak bir dönüştür. Yüzücüler burgulu takla</span><span style="font-size:16.0pt"> ile döndükten sonra, ayakları ile duvarı ittikleri anda sırtüstü dönmüş olurlar.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Kurbağalama:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> En sıkı teknik düzenlemelerle sınırlanmış yüzme tarzı budur. Vücut dayanağını göğüsten almalı ve omuzlar hep aynı yükseklikte olmalıdır. Eller göğüsten ileriye doğru su altında açılır ve gene su altında geri çekilir. Bacaklar itme bereketi yapar. Başın bir kısmı hep suyun</span><span style="font-size:16.0pt"> yüzünde olmalıdır. Yalnız, yarış başlarken ve dönüşler sırasında baş bir an suyun altında kalabilir.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bu son kural, 20 yıl kadar önce</span><span style="font-size:16.0pt"> kullanılmakta olan bir yarışma tekniğine son vermek için konmuştur. Çünkü bazı yüzücüler suyun altından giderek daha büyük bir sürat yapabiliyorlardı. Bu kural halen de bazı tartışmalar yaratmaktadır. Stil olarak çok yatık yüzen sporcuların başları belirgin bir şekilde suyun altında kalmakta, daha doğrusu sular başlarının üzerinden aşmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kurbağalama dönüşler yapılırken</span><span style="font-size:16.0pt"> ve yarış biterken duvara iki el birden ve aynı hizada değdirilmelidir.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Kelebek: 1956</span></strong><span style="font-size:16.0pt">'da programa alınan en son tarzdır. Kuralları kurbağalama ile benzerlik gösterir. Yalnız kollar suyun üstünde gidip gelir. Eskiden</span><span style="font-size:16.0pt"> bacak hareketi olarak, kurbağalamadaki yanlara doğru itme stili kullanılırken son zamanlarda tüm iyi kelebekçiler bacaklarını bitiştirip yunus kuyruğu gibi yukarı aşağı bir hareket yapmaktadırlar. Duvara değerken ki el hareketleri kurbağalama ile aynıdır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Ferdi Karnık ve Takım Yarışların:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yukarıdaki kurallar ferdi karışık ve takım yarışlarında aynen uygulanır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">NB:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Çok tartışmalı bir kurala göre,</span><span style="font-size:16.0pt"> yüzücüler iki hatalı çıkış yapabilirler ama üçüncü hatalı çıkışı yapanın daha önceki hatalı çıkışların sorumlusu olmaması bir şeyi değiştirmez.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">5</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Beceriler</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Genelde tüm iyi yüzücüler düzenli</span><span style="font-size:16.0pt"> bir ritme ve kontrole sahiptirler. Suyun içindeki hareketleri son derece düzenlidir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Yüzüstü Kravl:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Hemen hemen bütün güç kollarda toplanır. Kollarınızı iyice ileri doğru uzatın. Ellerinizin birbirinden 15 cm uzaklıkta bulunması gerekir. Sudan çıkarken dirsek daima elden yukarda bulunmalıdır. İyi bir yüzücü kalçasının yanından</span><span style="font-size:16.0pt"> geri verene kadar suyu adeta altına çeker. Bacakların görevi ise, itmeden çok, denge ve ritm sağlamaktır. Üç türlü yaygın bacak vuruşu vardır: 6 vuruş,</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">4 vuruş ve 2 vuruş. Bu sayılar iki kol hareketi (bir sağ, bir sol) sırasındaki bacak vuruş sayısını gösterir. Genel olarak en süratli yüzücüler 6 ayak vuruşu yaparlar, ama bu ciddi bir oksijen tüketimine neden olduğundan, ancak kısa mesafelerde yapılabilir. Uzun mesafelerde, yani 400 m ve yukarısında, 2 ya da 4 vuruşlu ayak hareketi kullanmak daha uygundur. Böylece yakıtlarını (oksijen ) daha</span><span style="font-size:16.0pt"> verimli iticiler olan kollara saklamış olurlar.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Sırtüstü:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> İyi bir uygulayıcı başını</span><span style="font-size:16.0pt"> dümdüz tutar ve omuzları ile kalçalarını pek az hareket ettirir. Hemen hemen en zarif stil budur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Yüzüstünde olduğu gibi bütün güç</span><span style="font-size:16.0pt"> kollarda toplanır. Rahat bir stille kollar suyun dışına kırılmadan ama yumuşaklıkla çıkarılır ve başın çok ilerisinden tekrar suya sokulur. Başlangıçtaki kısa çekişten sonra, iyi yüzücüler dirseklerini kırarak suyu kalçalarının altına doğru iterler.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bacakların rolü yüzüstü kravlda</span><span style="font-size:16.0pt"> olduğundan daha fazladır. Genellikle ritmik 6 vuruş yapılarak, bacaklar kırbaç gibi kullanılır, bilekler esnek, başparmaklar ise ileriye uzatılmış durumdadır.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Kurbağalama:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Bacaklar ve kollar</span><span style="font-size:16.0pt"> hemen hemen aynı gücü üstlenir ancak öbür tarzlardan farklı olarak hepsi aynı anda hareket etmez. Bacaklar gerilirken, kollar çekilir, sonra kollar öne uzanırken bacaklar geriye vurularak güç sağlanır. Bu özellik kurbağalama tipinde zamanlamanın nedenli önemli olduğunu gösterir. İyi zamanlama olmazsa vücut ileri doğru hareket edemez ve yüzücü havuzda nerdeyse olduğu yerde kalır. İyi bir kurbağalama yüzücüsü, gerekli ivmeyi kazanacak şekilde itme ve çekmeyi ayarlarken, ikisinin de en verimli birleşimini bulmaya çalışır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Kelebek:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Tüm tarzlar arasında en</span><span style="font-size:16.0pt"> fazla güç isteyen budur. Gücün bacak ve kollar arasında paylaşılma oranı, yüzüstüne benzer. Her bir kol çekişine, iki ayakla itme hareketi yapılır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bütün başarı kalçaları yüksek ve vücudu düz tutabilmektir. Bunu nefes alırken kafa yükselince de yapabilmek gerekir. Sırtüstünde olduğu gibi, ayak vuruşu, ayak bileklerinden esnek, ayaklar içeriyi gösterir şekilde yapılır. Bu hareketi iyi yapabilmek için, yüzücünün çok güçlü ve yetenekli olması gerekmektedir.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Çıkış:</strong> "Yerlerinize!" komutuyla</span><span style="font-size:16.0pt"> yüzücüler başlama blokları üzerinde istedikleri duruşa geçerler. Son yıllarda tercih edilen duruş şekli, tutarak start (grab start) duruşudur. Yüzücüler elleriyle start blokunun kenarını ya da önünü tutarak, vücutlarını gergin ve esnemeye hazır bir yay gibi bükerler. Tabancayla birlikte, bu gerginliği tüm güçleri ile ileriye doğru açarlar. Bazı yüzücüler dalıştan önce bir bükülme ya da toplanma yaparlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bu dalış hızını artırır ve fazla derine gitmeden, suyun yüzeyinde kayarak çıkışı sağlar. Ama kurbağalama yüzücüleri, mümkün olduğu kadar dipte kalarak, su altında gitmenin tüm avantajlarını kullanmayı amaçlarlar.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Sırtüstü yarışlarında, yüzücüler</span><span style="font-size:16.0pt"> suyun içinde çıkış yaparlar. Sırtları, yarışın yapılacağı yöne dönük, blokların dibindeki demiri tutarak ve ayaklarını su yüzeyinin altında duvara dayayarak dururlar. Komut verildiğinde, iyi bir yüzücünün, maximum hızla çıkış yapabilecek șekilde vücudunu toplayıp gerilmesi gerekir. Yüzücü tabancanın patlamasıyla vücudunu hızla dışarıya ve aynı zamanda yukarıya doğru açarak çıkışını yapar. Bu arada kollar gergin ve başın ilerisinde tutulmaya özen gösterilir. Yüzüstü, sırtüstü ve kelebekte, harekete kollardan önce bacaklarla başlanır. </span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kurbağalamada ise tam tersi gerekir. Kolların asıl işi yüklendiği bu üç tipte, yarışa bacaklarla başlamak çelişkili görülebilir. Aslında amaç, kollarla çekmeye başlamadan önce, vücuda belli bir hız ve pozisyon kazandırarak, mızrak gibi hareket edebilmesini sağlamaktır.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Dönüşler: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Son zamanlarda tüm başarılı yüzücüler, "tumble turn" (takla dönüşü) denilen bir dönüş tarzını kullanmaktadırlar. Amaç son sürat duvara yaklaşırken, hızla bir takla ile</span><span style="font-size:16.0pt"> vücudu toplayıp duvarı güçle iterek dönüşten ek bir hız kazanmaktır. İyi bir dönüş mutlaka hız kazandırır. Bu yüzden 25 m’lik havuzlarda, daha fazla dönüş olduğundan, daha yüksek bir hıza erişmek mümkündür.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Serbest yüzerken, duvara elle değme zorunluluğu yoktur ve dönüş duvardan 1 m uzakta yapılır. Yüzücü dizlerini kırp toparlanarak takla atar ve</span><span style="font-size:16.0pt"> duvarı ayaklarıyla hızla iter. Böylece dönüşten sonraki iki üç kulaç çok daha verimli hale gelir.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Sırtüstü dönüş de yüzüstü dönüşe</span><span style="font-size:16.0pt"> benzer. Yalnız yüzücü elini duvara dokunmak ve itişini sırtüstü durumdayken yapmak zorundadır. Kurbağalama ve kelebekte ise, kuralın gerektirdiği gibi su yüzeyindeyken iki elle duvara değdikten sonra, dönüşün içinde ve bir omuzu üzerindeyken duvarı ayaklarıyla iter ve hemen göğsü üstüne dönerek kollarını kullanmaya başlar. Duvardan alınan gücün ne zaman sona erdiğini, yani yüzme hareketine ne zaman başlamanın yararlı olacağını kestirmek çok önemlidir. Bu zamanlama yetisini sadece çalışma kazandırabilir ve yüzücünün başarısı büyük oranda buna bağlıdır.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Bayrak Yarışmada Değime:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> ilk yüzücü normal bir başlangıç yapar ama öbür yüzücüler atlayarak yapacakları çıkışlardan yararlanabilirler. Gelen yüzücüye göre durumunu iyi değerlendirmek ve tam zamanında suya atlamakla aşağı yukarı 0,8 saniye kazanılır. Ayaklar yerden (bloktan) ayrılmamak koşuluyla, gelen yüzücü daha havuzun kenarına değmeden harekete geçilebilir. Yani atlamak için yaylanma yapılabilir. Elin duvara değmesi ile ayağın bloktan ayrılması aynı anda olacaktır. Bu atlamalar derecenin, 4 yüzücünün en iyi derecelerinin toplamından en az 2 saniye daha iyi olmasını sağlar. Bu sağlanamazsa atlamalar iyi yapılmamış demektir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">6</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Taktikler</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yüzme yarışları, sürate önem verilen bütün yarışlarda olduğu gibi, zengin bir taktik yapısına sahip değildir. Kulvarlar tamamen ayrıldığından, en ufak bir omuz teması ya da psikolojik baskı bile mümkün değildir. Gene de</span><span style="font-size:16.0pt"> seri sisteminin kullanılmasıyla en iyi yüzücüler birbirlerine yakın olurlar ki, bu da en azından bir kontrole olanak verir. En önemli taktik, yüzücünün yarış boyunca hangi tempoyu koruyabileceğini hesaplayabilmesidir. İlk metrelerde farkına varmadan çok hızlı gidilirse bunun bedeli ilerleyen metrelerde ödenir. Bitirirken ki süratlerinden çok dayanıklılıklarına güvenen yüzücüler baştan arayı açarlar. Ama arkadan gelenlerin yaratacağı baskıya dayanabilmek de kolay değildir. Tüm yarışlarda olduğu gibi, başkasının temposuna uymak, arkadan izleyip sonra öne geçmek her zaman daha kolaydır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">7</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Terimler</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Negative Splits:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Uzun mesafe yarışlarında epeyce kullanılan bir taktikle, yarışın ikinci yarısının birinciden daha süratli yüzülmesi.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Shave-down:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Vücuttaki kılları kesmek. Son yıllarda, büyük yarışlardan önce yüzücüler tüm vücutlarındaki kılları tıraş etmektedirler, hatta kafalarını bile kazıtanlar vardır, Bunun fizyolojik açıdan pek büyük bir etkisi</span><span style="font-size:16.0pt"> olmayabilir ama psikolojik olarak sağladığı destek önemlidir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Split times: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Bir yüzücünün, 50 ya da 100 m'yi geçtiği zamanı. Bayrak yarışlarında her yüzücünün yüzme süresi.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Stroke-shortening:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yüzücüler yorulmaya başladıklarında, verimleri düşmeye başlar. Bunu gören yüzücüler, vuruşlarını hızlandırırlar ama yüzme hızları pek değişmez.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Taper:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yarışa hazırlanırken önemli</span><span style="font-size:16.0pt"> bir taktik. Son birkaç hafta çalışma yükü azaltılarak, yarış için ek bir güç kazandırılmaya çalışılır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Tying-up:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> "<strong>Stroke-shortening</strong>"le birlikte açık bir yorgunluk belirtisidir. Oksijen yetersizliğinden dolayı kaslar verimini kaybeder.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span><span><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır</span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/yuzme-nedir-yuzme-hakkinda-bilgi-h192.html</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2020 15:52:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/05/yuzme_nedir_yuzme_hakkinda_bilgi_h192_2f61b.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Paolo Maldini (Hayatı, Hakkında Bilgi)]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/spor/paolo-maldini-hayati-hakkinda-bilgi-h191.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="background-color:white"><span><strong><span style="font-size:27.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#333333">Paolo Maldini (Hayatı, Hakkında Bilgi)</span></span></span></strong></span></span></p>

<p><strong>DOĞUM TARİHİ</strong></p>

<p>26 Haziran 1968</p>

<p><strong>DOĞUM YERİ</strong></p>

<p>Milan, İtalya</p>

<p></p>

<p><strong>Erken Dönem</strong></p>

<p>Paolo Maldini bu dünyada ilk adımını 26 Haziran 1968'de Milano, İtalya'da attı. Tam adı <strong>Paolo Cesare Maldini</strong>. Uyruğu tarafından İtalyan ve doğum işareti Kanser. Şu anda 51 yaşında. Maldini'nin de kardeşleri var. Ailesi Cesare Maldini ve Maria Luisa Maldini'dir. Paolo Maldini’nin babası da zamanının büyük bir futbolcuydu.</p>

<p></p>

<p>Küçük yaşlardan itibaren Paolo Maldini futbola olan bağlılığını göstermiştir. Milan'da oynayarak gençlik kariyerine başladı ve kıdemli kariyerinde de ekiple devam etti. 3 Nisan 2016'da Paolo’nun babası Cesare <strong>84 </strong>yaşında öldü ve <strong>annesi </strong>o yılın ilerleyen saatlerinde 28 Temmuz'da öldü.</p>

<p></p>

<p><strong>Kariyer ve Profesyonel Yaşam</strong></p>

<p>Maldini 1985 yılında profesyonelliğe döndü. Profesyonel kariyerine A.C<strong> Milan</strong>'da başladı ve tüm kariyerine A.C Milan'a adadı. Kulüp için oynarken 647 maçta 29 gol attı. Paolo Maldini, A.C Milan'da forma giyerken <strong>3</strong> numaralı forma giydi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Paolo, tüm zamanların en büyük savunucularından biri olarak kabul edilir. Dahası, ekibi için dünya çapında bir savunucuydu. Maldini, 2002-3 Coppa İtaliana, yedi Serie A Kupası, beş UEFA Süper Kupası ve çok daha fazlası dahil olmak üzere Milan ile 25 kupa kazandı. Üstelik Paolo, kendisini İtalyan Milli Takımı'nın başarılı bir futbolcusu olarak kurduğu için sadece A.C Milan ile sınırlı kalmadı. İtalya Milli takımı için oynarken<strong> 126</strong> maçta 7 gol attı.</p>

<p></p>

<p>Maldini takımı 74 kez ele geçirdi, İtalya milli takımında en çok kaptan grup giyme rekoruna sahip Gianluigi Buffon'dan sadece 6 daha az. Maldini, 2008-2009 sezonundan sonra emekli oldu. Şu anda Kuzey Amerika Futbol Ligi'nin ortak sahibidir ve Milan için bir spor stratejisi ve geliştirme direktörü olarak görev yapmaktadır.</p>

<p></p>

<p><strong>Kariyeri hakkında daha fazla bilgi</strong></p>

<p>Paolo 1995'te FİFA Dünya Oyuncusu için <strong>George Weah</strong>'a ikinci oldu. Ayrıca 1994 ve 2003'te Ballon d'Or'da üçüncü oldu. 2002'de ve 2004'te FIFA Dünya Kupası Rüya Takımında defans oyuncusu seçildi. <strong>Pele</strong>, onu dünyanın en iyi yaşayan oyuncularının FIFA 100 listesinde seçti. Mover, Maldini, 2017 yılında Iker Casillas tarafından ele geçirilene kadar 174 ile UEFA kulüp yarışmalarında en çok maç rekor kırdı.</p>

<p></p>

<p>Ayrıca, Aralık 2012'de İtalyan Futbol Onur Listesi'ne girdi. Babası <strong>Cesare</strong>, daha önce Milano'da oynadı ve <strong>kaptan</strong>lık yaptı ve başarılı bir ulusal <strong>21 </strong>yaş altı menajeriydi.</p>

<p></p>

<p>Milan'ın Elliott Management Corporation lehine sahiplik değişiminden birkaç hafta sonra Ağustos 2018'de, yeni spor direktörü Leonardo ile birlikte çalışarak kulüp için spor stratejisi ve geliştirme direktörü olma teklifini kabul etti. Ancak, bu, aktif futboldan emekli olduğundan beri kulübe geri dönüşünü işaret etti. Maldini, 14 Haziran 2019'da teknik direktörlüğe yükseltildi.</p>

<p></p>

<p><strong>Kişisel hayatı</strong></p>

<p>Paolo, eski bir Venezüella modeli olan Adriana Fossa ile evlidir. Sevgi dolu bir ilişki kurduktan sonra Aralık 1994'te evlendiler. Christian Maldini ve Daniel Maldini adında iki oğlu var. Çift, çocukları ile mutlu bir hayat yaşıyor. Ayrılma veya boşanma konusunda herhangi bir söylenti olmamıştır.</p>

<p></p>

<p><strong>Vücut Ölçümü</strong></p>

<p><strong>52</strong> yaşına rağmen Paolo Maldini genç ve yakışıklı görünüyor. Boy Yüksekliği 1.87 cm ve ağırlığı 85 kg. Ela gözleri ve şimdi griye dönüşen kahverengi saçları var. Ayrıca, onun diğer vücut ölçümleri mevcut değildir.</p>

<p></p>

<p><strong>Sosyal Medya ve Net Değer</strong></p>

<p>Instagram ve Facebook'ta kullanılabilir. Paolo Instagram'da ‘@paolomaldini’ kullanıcı adıyla 1.8 milyondan fazla takipçisi ile aktif. Aynı şekilde, Facebook sayfası 2.04 milyondan fazla takipçi kazandı. Twitter, YouTube ve TikTok gibi diğer sosyal medya platformlarında aktif görünmüyor.</p>

<p></p>

<p>Maldini, başarılı futbol kariyeri sayesinde kendisine bir servet kazandırdı. Harika bir maaşı var ve net değeri 26 milyon dolar. Dahası, Maldini 2017'nin beşinci en zengin İtalyan sporcusu seçildi. Ayrıca reklam ve marka onaylarına katıldı. Nike'ı onayladı. Onaylar net değerine katkıda bulundu.</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/spor/paolo-maldini-hayati-hakkinda-bilgi-h191.html</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2020 14:16:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/05/paolo_maldini_hayati_hakkinda_bilgi_h191_2ef9b.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kriket Nedir? (Kazanma, Kuralları ve Becerileri Hakkında Bilgi)]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/tenis/kriket-nedir-kazanma-kurallari-ve-becerileri-hakkinda-bilgi-h190.html</link>
      <description><![CDATA[Kriket genellikle çimde oynanır.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16.0pt">Kriket Nedir? (Kazanma, Kuralları ve Becerileri Hakkında Bilgi)</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kriket uzun bir geçmişi olan,</span><span style="font-size:16.0pt"> çok yaygın ve sevilen bir spordur. Top ve sopa ile oynanan bu oyun, herhalde dünyada oyuncuların oyun esnasında çay ve yemek molası verdikleri tek oyundur. Dahası, bu oyunda, 5 günden fazla sürdüğü halde galibin tayin edilemediği de olur. Son derece karışık bir oyundur, hava koşullarındaki en ufak bir değişme sonucu tahmin edilemeyecek kadar değiştirir. Gene de iklimleri son derece birbirinden farklı olan İngiltere, Hindistan ve Antiller de oynandığı görülür.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">1</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Alan</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kriket genellikle çimde oynanır.</span><span style="font-size:16.0pt"> Alanın ortasında, 20 m uzunluğunda, 3 m genişliğinde bir bölüm iyice biçilmiş ve çizgiler çizilmiştir. Bu çizgilere pitch" denir. Oyun buradan başlatıldığından, pitch kriket oyununda çok önemlidir ve pitch'in hava koşullarına göre gösterdiği reaksiyon oyunun kaderini çizer. Hangi takımın başlayacağını belirlemek için para atışı yapılmadan önce takım kaptanları mutlaka pitch'i incelerler. Bu yüzdendir ki pitch'in bakım ve hazırlanması uzmanlık isteyen bir iştir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Pitch beyaz çizgilerle çizilir.</span><span style="font-size:16.0pt"> Pitch'in iki ucundaki yuvarlama çizgileri birbirinden 20 m uzaklıktadır. Bu çizgilerin ortasında "wicket" denilen kaleler vardır. Yuvarlama çizgisinin 1.20 m önünde, vuruş çizgisi bulunur. &nbsp;</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Bu iki işe yarar:</span></strong></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Birincisi yuvarlamayı yapan oyuncu, öndeki ayağının bir bölümünü bu çizginin gerisinde bulundurmak zorundadır. İkinci olarak da vurucu ayağını ya da</span><span style="font-size:16.0pt"> sopasını vuruş çizgisinin arkasında tutarsa ceza yemez. Vuruş çizgisi iki yana sınırsız uzar. Böylece vurucu çizgi boyunca sağa sola açılsa da, kendi bölgesinin içinde sayılır. Yuvarlama "wicket" ile dönüş çizgisi arasından yapılır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Pitch'in her iki ucunda toprağa</span><span style="font-size:16.0pt"> çakılı, kale görevi yapan ve "wicket" denilen değnekler bulunur. Bu değnekler yaklaşık 71 cm yüksekliktedir ve gene yaklaşık 23 cm genişliğinde bir hedef oluştururlar. Değneklerin tepesinde, "bails" denen iki kısa tahta çubuk bulunur. İdeal bir kriket alanı ovaldır. Sınırları kalelerden 70 m uzaklıkta olmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/K1_1.jpg" /><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/K2_1.jpg" /></span></p>

<p><span style="color:#0000cd"><em><strong>Pitch’in görünüşü, sağ elle vuran bir vurucu yavaş top atan bir yuvarlayıcıya karşıya yerleşmiş, oyuncular alana dağılmışlar.</strong></em></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">2</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Malzeme</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kriket oyunu için gerekenler bir</span><span style="font-size:16.0pt"> sopa (bat), bir top ve değneklerden oluşan kalelerdir. Sopa tahtadan yapılmıştır, bir yanı düzdür. Arkası ise yuvarlaktır. Tutacak yeri kamıştan yapılmıştır ve lastikle kaplanmıştır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyuncunun isteğine göre çeşitli ağırlıklarda olabilir. Topun içi mantardır, üstüne ip sarılmış ve dışı parlak kırmızı deri ile kaplanmıştır. Deri parçalarını birleştiren kalın dikiş yerleri, oyuncular tarafından topa falso</span><span style="font-size:16.0pt"> vermek için kullanılır. Top 155 gr ağırlığındadır ve çevresi 23 cm'dir. Topun yüzeyindeki parlaklık zamanla kaybolur. Ustalar bu parlaklığı kaçmış toplarla oynamazlar.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kriket oyuncuları beyaz ya da</span><span style="font-size:16.0pt"> krem rengi gömlek, flanel <strong>pantolon </strong>ve <strong>kazak</strong> giyerler. Çorapları gibi, deriden ya da bezden yapılan ayakkabıları da beyazdır. Kullanılan malzemelere son yıllarda koruyucu bir takım şeylerden etkilenmiştir: Kask kullanılarak, son yollarda fazlalaşan kafa yaralanmaları önlemeye çalışılmaktadır. Siperlikli olan bu kasklar, özellikle vurucular tarafından kullanılmaktadır. Ancak zaman zaman bunlara yakın oynayan alan savunma oyuncularının da kask kullandıkları görülür. </span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Vurucular genellikle plastik ya da metal gereç ile karnını, yastıklarla bacaklarını ve yumuşak eldivenlerle de ellerini korurlar. Kaleyi savunan oyuncular da, aynı </span> <span style="font-size:16.0pt">şekilde korumalıklar kullanırlar. Hatta bunlar yumuşak eldiven değil, büyük deri eldivenleri giyerek topu yakalamaya çalışırlar. Hakemlere gelince, bunlar kısa beyaz ceketler giyerler ve yanlarında yedek toplar, kalem, not defteri, küçük hesap makinesi, madeni para gibi şeyler bulundururlar.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">3</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kazanma</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kriket 11’er oyuncudan meydana gelen iki takım arasında oynanır. Beyzbol’da olduğu gibi, bir takım topa sopa ile vurup koşarak sayı kaydetmeye çalışırken, öbür takım topu vurucuya yuvarlayarak onu oyundan çıkarmaya çalışır. Ancak Beyzbol’da hareket bir alanda yoğunlaşırken, burada iki hedef alanı vardır. Bir top yuvarlayıcı alanı bir ucundan öbür ucuna seri bir atış yaptıktan sonra bir seri, bazı ülkelerde 6, bazılarında 8 top tur, öbür top yuvarlayıcı da ters yönde bir seri atış yapar. Oyuncular her seriden sonra yer değiştirirler. Alanda “pitch”in iki ucunda, iki vurucu bulunur. Bir vurucu topa vurduktan sonra, her ikisi de koşarak yer değiştirirler. Bu yer değiştirme bir sayı oluşturur. Bir vuruşta 1.2.3, hatta 4 kez karşılıklı gidip gelinebilir. Her vurucunun hayali bir oyunda yüz sayı (century) yapmaktır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Vurucu topa alanın istediği bir</span><span style="font-size:16.0pt"> yerine doğru vurabilir. Eğer yaptığı</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">vuruşla top alanın sınır çizgisini geçerse bir "boundary yapmış olur ki, bu atış top çizgiyi geçmeden toprağa değerse 4 sayı, değmezse 6 sayıdır.</span><span style="font-size:16.0pt"> Bu durumda vuruculara koşmalarına gerek kalmadan otomatik olarak sayı yazılır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Belli bir süre devam eden oyunlarda, vurucunun sayı kazanmak için acele etmesi gerekmez. Daha çok savunmaya önem vererek, yuvarlanan topu durdurarak ya da yavaşça</span><span style="font-size:16.0pt"> vurup uzaklaştırarak oynayabilir.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Eğer top kötü gelirse, yanından geçmesine izin verir. Bunu istediği kadar yapabilir. Hatta topa vurmak isteyip de ıskalasa da bu kural geçerlidir. Top yuvarlayıcı ile alan savunma oyuncuları rakip takımdaki 10 oyuncuyu dışarda bırakmaya çalışırlar.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bunun çeşitli yolları vardır. Top</span><span style="font-size:16.0pt"> yuvarlayıcı örneğin, topla kale sopalarına vurmaya ve tepesindeki çubuğu düşürmeye çalışır. Vurucunun topu havalandırmasını sağlayarak topun kendi alan savunma oyuncuları tarafından yakalanmasına olanak hazırlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Top yuvarlayıcı vurucuyu bölgesinin dışına çekmeye çalışarak, kale oyuncusunun kaleyi topla vurarak onu oyun dışı bırakmasını sağlayabilir. Ancak, ayağı ya da sopası beyaz çizginin gerisindeyse vurucu emniyettedir. Bazı durumlarda top kaleye vurmak üzereyken, vurucu bunu</span><span style="font-size:16.0pt"> ayağıyla engellerse, gene oyun dışı kalır.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Vurucu topa vurur ve kendisi ya</span><span style="font-size:16.0pt"> da öbür vurucu karşı çizgiye varmadan rakipleri topu kaleye ulaştırırsa vurucu oyundan çıkmış olur. 11 vurucudan 10 tanesi oyun dışı kalınca, bir devre tamamlanmış olur. Bu durumda öbür takım ikinci devrede daha fazla sayı yapmak zorundadır. Birinci sınıf maçlarda, 3, 4, 5 gün devam eden devreler oynanır, sonuçta iki devrenin sayılarının toplanması ile skor toplamı elde edilir. Belirtilen sürede oyunun bitmemesi üzerine uzatmaya gidilir. Maçın normal süresinin sonunda skorun eşit olması halinde beraberlik ilan edilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Ancak böyle durumlar oldukça seyrektir. Oyun genellikle öğleye doğru başlar, öğlen yemek molası, sonra çay molası verilir ve akşam saat 18'de o günkü oyun sona erer. Son yıllarda sınırlı sayıda serilerle oynanan kriket daha fazla rağbet görmeye başlamıştır. Bir zaman limiti yerine, her takım belli sayıda seri oynamaktadır</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">(40 ile 60 arası). Bu durumda kazanan ise doğal olarak, daha fazla sayı kaydeden takımdır. Bu tip oyunlar bir günde bitmektedir.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">4</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kurallar</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kriketin kuralları, yıllar alan bir gelişimin ürünüdür ve oldukça karışıktır. Kriketin rekorlar kitabı Wisden kurallara sık yazılmış 20 sayfa ayırmıştır. Kurallar malzemelerin tipini, sayı yapma yollarını ve vurucuların hangi şartlarda oyun dışı kalacaklarını belirler. Yağmurlu havalarda üstünün kapatılmasını da içermek üzere, her koşulda pitch'in bakımını ve durumunu düzenleyen kurallar da bulunur. Hakemlerin görevleri açıkça belirtilmiştir. İki hakem alınacak bütün kararların yetkilisidirler. Top yuvarlayıcısının atışının kurallara uyup uymadığını kontrol ederler. Çünkü topu elden çıkarma anında, kolun gergin olması gerekir. Ayrıca bir ayağının da, çizginin gerisinde olması şartı aranır. Yağmur ya da havanın kararması gibi durumlarda oyunun durdurulması ya da tekrar başlatılması konusundaki kararları da hakemler verir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/K3_1.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong><em>Yakalandı! İlk savunma oyuncusu vurucunun sopa kenarıyla vurduğu topu yakalamış. Süratli top yuvarlayıcının karşısında kaleci duruyor, karşı uçta da hakem var. Atışını yapmış olan top yuvarlayıcı pitch’den hemen dışarı çıkıyor.</em></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">5</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Beceriler</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">VURUCU (BATSMAN): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Bütün işi sayı yapmaktır. Bunu, alanın sağına ya da soluna doğru çeşitli vuruşlar yaparak sağlar. Aynı anda savunma yapmak ve kalesini de korumak zorundadır. Vurucular kendilerine yöneltilen her topu karşılayacak farklı</span><span style="font-size:16.0pt"> vuruşlar geliştirirler. Başlıca hücum vuruşu "drive"dır. Vurucu vücudunun ağırlığını öndeki ayağının üzerine yükleyerek ve yere dik tuttuğu sopasının geniş taratını kullanarak yapar bu vuruşu. Bacakların yanından yapılan "pull" ve "hook" da hücum vuruşlarıdır. Ayrıca, topu çok uzaklara gönderen "kesme" vuruşlar vardır. Topu durdurmayı amaçlayan savunma vuruşları, topu yansıtıp kalenin arkasına gönderen şaşırtma vuruşları da çok kullanılır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">TOP YUVARLAYICI (BOWLER):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Amacı kaleyi vurmaktır. Süratli top yuvarlayıcı süratiyle vurucuyu alt etmeye çalışır. Orta süratte ya da yavaş top yuvarlayıcılar aldatıcı atışlar yaparlar, yükseklik, yön,</span><span style="font-size:16.0pt"> hız değiştirerek, topa falso vererek vurucuyu aldatmaya çalışırlar. İyi top yuvarlamanın sırrı uzunluk ve yön tayinindedir. Beklenmedik bir uzun top vurucunun, istediği gibi ileri geri hareket etmesini önler. İyi yönlendirilmiş bir top ise, doğrudan değneklere gidebileceği gibi beklenmedik bir yere doğru da atılabilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">ALAN SAVUNMA OYUNCUSU (FIELDER): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Bu tip oyuncuların</span><span style="font-size:16.0pt"> önemi, seyirci için açık olmayabilir, ama takımlar için hiç de öyle değildir. Takımın anahtar oyuncusu kalecidir. İyi bir alan oyuncusu bir maçta kendi takımı aleyhine yazılacak 20-30 sayıyı, hücum vuruşlarını durdurmak suretiyle önleyebilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">6</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Taktikler</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">VURUCU: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Genelde başarıyı getiren oyuncudur. Vuruculuk sırası</span><span style="font-size:16.0pt"> kendisine gelen oyuncu kalede mümkün olduğu kadar uzun süre kalmaya çalışır. Top yuvarlayıcıların ve kalenin durumunu kontrol ederek önce yerine ısınır. Sonra, kendine güveni arttıkça vuruşlar ve koşularla takımının sayılarını artırmaya çalışır. Vuruculuğa ne zaman gelecekleri önceden düşünülen vuruculara farklı görevler verildiği de olur. Başlangıç vurucular iyi bir başlangıç yapmaya çalışır, ama topun parlaklığını da hesaba katarlar. Zamanla topun bu parlaklığı ve kayganlığı gidince, top havada daha az falsolanır ve vurucu yönünden daha az rahatsız edici hale gelir. 6. ya da 7. sıradaki vurucu topların yuvarlanış biçimini az da olsa incelemiş durumda olur ve amacı değişik vuruşlarla sayıları artırmaktır. Oyunun bütünü göz önüne alınırsa, sonlara doğru yapılan bir 35 sayı, başlangıçta yapılan 70 sayılık bir açılış kadar değerlidir. Çünkü bütün oyuncular sırayla vuruculuk yaparlar ve sonlardakiler genellikle iyi vurucu olmayan top yuvarlayıcılarıdır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">TOP YUVARLAYICI:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kaleye</span><span style="font-size:16.0pt"> geldiği andan itibaren vurucuyu dikkatle kontrol eder. Süratli bir top yuvarlayıcı, sektirmeli atış yaparak, topu vurucunun katasının yanından geçirebilir. Ya da bir "yorker" tipi atış deneyerek, topu tam sopanın önünde kesilecek şekilde atar. Yavaş bir top yuvarlayıcısı ise, yeni gelen vurucuyu yanıltmak ve kaleye yerleşmesine olanak vermemek için, topu havadan yay yapacak şekilde fırlatabilir. Bir top yuvarlayıcısının kaleyi vurmak için çeşitli teknikleri olabilir. Vurucuyu, ürkütmek için vücuduna doğru atış yapar; vurucunun tahmininden daha hızlı ya da yavaş bir atış yapar; bilek hareketini gizleyerek, son anda topu farklı bir yöne gönderen falsolu bir atış yapar. Top yuvarlayıcılar genel de vurucunun konsantrasyonunu bozmaya ve eğer varsa tekniğindeki eksikliklerden yararlanmaya çalışırlar. Hatta bazen vurucuyu kendine aşırı güven içindeyken yapabileceği dikkatsizlikleri kollayarak avlarlar.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">KAPTAN:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yetenekleri daha çok</span><span style="font-size:16.0pt"> oyun içinde önemlidir. Soyunma odasında oyuncuların vuruş sırasını değiştirebilir (krikette bu taktik olarak çok önemlidir) ve takımını daha iyi oynamaya teşvik eder, canlandırır. Ama alanda görevi son derece önemlidir. Top yuvarlayıcı değişiklikleri ve alana yayılma değişikliklerini hep kaptan ayarlar. Kaptan vurucuyu çökertmek üzere çeşitli taktikler kullandırır. İki vurucunun da başarılı olduğu bir durumda, yeni bir top yuvarlayıcıya görev verir. Bir top yuvarlayıcıyla diğerinin yerlerini değiştirerek, bazen de bir uçtan yavaş, bir uçtan hızlı top yuvarlayıcılar kullanarak, vurucunun ritmini bozmaya çalışır. Alan savunma oyuncularının yerleşme düzenleri de son derece önemlidir. Uzakta beklerken birden yakın top yakalama pozisyonuna getirilen bir savunma oyuncusu maçın kaderini değiştirecek bir kale sayısına yol açabilir. Geriye doğru çekilen bir oyuncu "boundary sayısını önleyebilir. Bu taktiklerle kaptan, vurucu üzerinde baskı kurar ve kaleyi vuramasa bile rakibin aldığı sayıları en az düzeyde tutacak bir savunma oyununu başarıyla uygulayabilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">7</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Terimler</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kriketin, oyunu oynayanlar ve izleyenler tarafından benimsenen kendine özgü bir dili vardır. Argo, teknik terimler ve gelenekselleşmiş sözcüklerin karışımı, şaşırtıcı bir dildir bu.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">All-rounder:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Hem iyi vurucu, hem de iyi top yuvarlayıcı olan bir oyuncu.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">VURMA TERĪMLERÍ</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Collapse:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Birbiri üzerine birkaç vurucunun elenmesi.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Duce:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Sayı kazanamadan oyun dışı kalma.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Face:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yüzü top yuvarlayıcıya dönük olan vurucu.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Gardening:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Vurucunun çukurları ve tepecikleri gidermek için, kale alanını sopasıyla düzlemesi.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Guard:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Vurucu, top yuvarlayıcısıyla karşı karşıyayken, sopanın, kale değneklerine göre durumu; her zaman aynı pozisyonu korumak için, vurucu çizginin üzerinde toprağı işaretler.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Tnnings (Sıra): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Hem vurucunun, hem de takımın oynama sırası anlamına kullanılır.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Mark, get off the:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Sırası gelenin ilk</span><span style="font-size:16.0pt"> sayıyı alması.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Partnership/Stand:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kalede iki vurucu varken alınan sayıların toplamı.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Ton: 100 sayı, bir "century".</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">YUVARLAMA TERÍMLERI</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Bouncer:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yerde sektirilip yükseltilerek vurucunun kafasının hizasından geçen süratli top.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Full toss: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Vurucuya ulaşmadan sekmeyen, kötü top.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Hat-trick:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Birbirini izleyen 3 topla,</span><span style="font-size:16.0pt"> art arda 3 kale sayısı kazanma.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Leg-break, leg-spin:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Toprağa çarptıktan sonra yana doğru fırlayan top.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Long hop:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kısa ve vurulması kolay</span><span style="font-size:16.0pt"> kötü top.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Maiden over:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Vurucunun skor elde</span><span style="font-size:16.0pt"> edememesi. Top yuvarlayıcısı açışından başarı.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Off-break:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Toprağa uzağında değdikten sonra, oyuncunun üstüne doğru giden falsolu top.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Over the wicket/round the wicket:</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Top yuvarlayıcının, kalenin neresinden atış yaptığını gösterir; atışı yapan kol, kaleye yakınsa "over", uzaksa "round" denir.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Pace:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Süratli top yuvarlama.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Seamer:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Orta süratte bir top yuvarlayıcısının topun dikişini ayarlayarak atış yapması.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Takes his sweater:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Top yuvarlayıcının görevini tamamladıktan sonra, adalelerini sıcak tutmak için kazağını giymesi.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">ALAN SAVUNMASI TERÎMLERI</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Backing up:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> lskalayan arkadaşına</span><span style="font-size:16.0pt"> yardımcı olmak için pozisyon almak.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Dolly:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kolay bir yakalayış.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Howzat!:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Alan savunma oyuncuları hakeme oyuncunun dışarda olup olmadığı anlamak için sordukları "How's that?" sorusu.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Overthrow:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Vurucunun fazla sayı</span><span style="font-size:16.0pt"> yapmasına yol açan kötü atış.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Extras:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Alan savunma oyuncularının hataları yüzünden elde edilen sayılar.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Bye:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Topun kaleciyi geçmesi üzerine vurucunun topa vurmadığı halde sayı için koşması.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Leg bye:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Topun vurucunun ayağına çarpması ve onun topa vuramadığı halde say için koşması.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Wide:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Top yuvarlayıcı atışını vurucunun yetişemeyeceği kadar yana yaparsa, hakem "wide" diyerek durumu saptar ve rakibe bir sayı ve ek olarak fazladan bir vuruş hakkı verir.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır.&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/tenis/kriket-nedir-kazanma-kurallari-ve-becerileri-hakkinda-bilgi-h190.html</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2020 19:36:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/05/kriket_nedir_kazanma_kurallari_ve_becerileri_hakkinda_bilgi_h190_1598a.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halter Sporu Nedir? (Kazanma, Beceriler ve Kuralları)]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/halter-sporu-nedir-kazanma-beceriler-ve-kurallari-h189.html</link>
      <description><![CDATA[Dead lift: Halteri tek harekette yerden but hizasına kaldırarak tutma.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:20.5pt">Halter Sporu Nedir? (Kazanma, Beceriler ve Kuralları)</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">İnsanlar, çok eskilerden beri güç</span><span style="font-size:16.0pt"> gösterilerine ilgi duymuşlar ve aralarında en güçlü olanları ulusal kahramanlar gibi görmüşlerdir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Günümüzde de halter yarışmalarına büyük ilgi duyulmaktadır. Anlaşılması çok kolay bir spor olan halterde</span><span style="font-size:16.0pt"> en fazla ağırlığı kaldırabilen kazanır. Ancak bu sporu değişik yapılardaki insanlar için çekici hale getirmek amacıyla kategoriler oluşturulmuştur. Bokstaki gibi on ağırlık kategorisinde yarışılır:</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Sinek siklet: 52 kg'a kadar</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Horoz siklet: 56 kg'a kadar</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Tüy siklet: 60 kg'a kadar</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hafif siklet: 67 1/2 kg'a kadar</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Orta siklet: 75 kg'a kadar</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hafif-ağır siklet: 82,5 kg'a kadar</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Orta-ağır siklet: 90 kg'a kadar</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Ağır siklet: 100 kg'a kadar</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">100 kg sınıfı: 110 kg'a kadar</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Süper-ağır siklet: 110 kg'dan fazla</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">1</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Platform</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yarışmanın yapıldığı alan 4x4 m</span><span style="font-size:16.0pt"> bir tahta platformdur. Halter bu platformun ortasına yerleştirilir. Halterci kaldırma hareketini bu platformun içinde yapmak durumundadır. Halteri kaldırma aşamasında bu alanın dışına çıkarsa, hareket hakemler tarafından iptal edilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">2</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Malzeme</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu yüzyılın başında, haltere çeşitli</span><span style="font-size:16.0pt"> ağırlıkta diskler ekleyerek, ağırlık değiştirme yoluna gidildi ve bu halter takımları tüm dünyada standart olarak kullanılmaya başlandı. Halterin biçimi ve boyutları, çok sıkı kurallarla tespit edilmiştir. Halterin uzunluğu 2,2 m olmalıdır. Halterin çubuğu, haltercinin daha kolay kavraması için yuvarlaktır. Disklerin çapı en fazla 45 cm olabilir. Diskler haltere bunları yükleyen görevlilere kolaylık olsun diye çeşitli renklerdedir. Bu aynı zamanda hakemlerin de ağırlıkları kolaylıkla ayırt edebilmesi açısından önemlidir. En büyük disk yeşil ve <strong>50 kg'</strong>dır. Sonra sırasıyla 25 kg'lık kırmızı ve 20 kg’lık mavi diskler gelir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Daha düşük ağırlıklarda yapılmış</span><span style="font-size:16.0pt"> metal ve ağır lastikten küçük diskler de vardır: 15 kg. 10 kg, 5 kg, 2.5 kg, 1.25 kg gibi. Diskler haltere yüklendikten sonra, iki baştan, çubuktan çıkmasın diye, kelebeklerle kitlenir. Herhangi bir şey yüklemeksizin, kelebeklerin ve çubuğun ağırlığı tam 25 kg’dır.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">3</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kazanma</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yarışmada yapılan kaldırışlar, Koparma (Two Hands Snatch) ve Silkme'dir (Two Hands Clean and Jerk). Koparma tek hareketli bir kaldırış şeklidir. Halterci, tek bir hareketle halteri yerden alıp başının üzerine kaldıracak ve kollarını gergin olarak tutacaktur. Bu hareketi yaparken vücudunu ve ayaklarını sabit tutmak zorunda değildir. Silkme ise iki hareketli bir kaldırış şeklidir. İlk harekette halterci, halteri göğsünün yukarısına, köprücük kemiklerinin hizasına kaldırır. Koparma ‘da olduğu gibi, halter yükseltilmeye başlarken, halterci ani bir çömelmeyle halteri göğsünün yukarısına ve kemiklerinin hizasına getirir. Bu şekilde ayağa kalkar. Bunun ardından, dizlerini hafifçe kırıp ani ve güçlü bir bacak hareketiyle halteri başının üstüne yükseltir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Her halterci, her kaldırış şekli için</span><span style="font-size:16.0pt"> 3 hakka sahiptir. Yarışmanın başında, hangi kiloyla başlamak istediğini görevlilere bildirerek, buna göre ayarlamanın yapılmasını ister. En düşük ağırlıkta başlamak isteyen halterci ilk kaldırışı yapar ve halter gittikçe ağırlaştırılır. Ağırlık yükseltmeleri hep 2,5 kg'ın katları olarak yapılmalıdır. İlk hakkında başarılı olan halterci, ikinci denemeyi yapmadan önce, ağırlığı en az 5 kg artırmak zorundadır. Bunda da başarılı olursa son hakkı için en az 2,5 kg’lık bir artırma yapmalıdır. İlk denemesinde başarısızlığa uğrarsa, aynı ağırlığı tekrar deneyebileceği gibi, riskini göze alarak daha fazla bir ağırlığı da deneyebilir. Rakibin arayı açması halinde, minimum 5 ve 2,5 kg'lardan daha fazla bir ağırlık üstlenerek, rakibine yetişmeye çalışabilir. Haltercinin üç denemesinden en iyisi değerlendirilir. </span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bütün halterciler, Silkme ve Koparma ‘da 3'er hakkını denedikten sonra, en iyi sonuçlar toplanır ve toplam en yüksek kiloya ulaşmış olan halterci galip ilan edilir. Toplamda eşitlik halinde, daha düşük vücut</span><span style="font-size:16.0pt"> ağırlığıyla bu toplamı elde eden halterci kazanır. Dünya şampiyonalarda ve benzeri önemli yarışmalarda Koparma ‘da ve Silkme ‘de birinci, ikinci ve üçüncüye de madalya verilir. Ayrıca takım olarak da puanlama yapılır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/h1.jpg" /></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong>Hakemlerin platform çevresindeki yerleri.</strong></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">4</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kurallar</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hakemler tüm yarışma malzemesinin kurallar doğrultusunda olup olmadığını öncelikle kontrol ederler.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yarışmacılar tartıldıktan sonra üç hakem birlikte kıyafetlerine bakarlar. Kıyafet, bir atlet ve mayo ile bunun altına giyilen bir suspansuvar ya da ikinci bir mayodan oluşur. Bir çift konçlu ayakkabı ve çorap, spor kıyafetini tamamlar. Bunlara ek olarak,</span><span style="font-size:16.0pt"> omuzları sıcak tutsun diye fanile, bel kemeri, bilekler ve dizler için esnek bandajlar kullanılabilir. Haltercilerin bir de yarışma sırasında, ellerini pudraladıkları görülür. Bundan amaç daha kolay bir kavramayı sağlamak ve kaymaları önlemek için ellerin nemini almaktır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hakemler, iyi görüş sağlamak</span><span style="font-size:16.0pt"> amacıyla platformun hemen yanına otururlar. Kaldırış biçiminin, kurallardaki teknik tanımına uyup uymadığını kontrol ederler. Platformun ortasında duran halterciden, en az 6 m uzaktadırlar. Başhakem haltercinin tam karşısındadır. Öbür iki hakemse, yanlarda, köşelerde yer alırlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaldırış tamamlandığı, halterci hareketsiz ve elleri gergin, halteri başının üzerinde tuttuğu zaman, hakem halteri platforma bırakması için komut verir. Bunu, elini aşağı doğru hareket ettirmek suretiyle, <strong>*Aşağı!"</strong> komutunu vererek yapar. Ancak son yılarda hakemin bu görevini ışık yakarak yaptığı görülmektedir. Halter platforma konduktan sonra, hakemler gene ışıklarla kaldırışın doğru yapılıp yapılmadığını belirtirler. Hareket geçerliyse beyaz ışık yanar. Koparma için 11, Silkme için 15 hatalı hareket saptanmıştır, bunlardan herhangi biri yapıldığında, kaldırış geçerli sayılmaz. Bu hatalardan herhangi birini gören hakem, kırmızı ışık</span><span style="font-size:16.0pt"> yakar. Işıklar, iki sıra halinde seyirci, yarışmacı ve hakemlerce görülecek gibi dizilmiştir. Kaldırışın değerlendirilmesinde çoğunluk kararı yeterlidir. 3 ya da 2 beyaz ışık kaldırışın geçerli olduğu, 3 ya da 2 kırmızı ışık kaldırışın geçersiz olduğu anlamına gelir. Yarışmada bir zaman sistemi de kullanılır ve zamanı kontrol eden de bir hakemdir. Haltercinin platforma çağrılmasıyla birlikte, zamanı kontrol eden bu görevli, saatine basar. Bu andan itibaren haltercinin, kendini zihinsel olarak hazırlaması, ellerini pudralaması ve kaldırışı yapması için 2 dakikası vardır. Bu 2 dakika sınırının aşılması halinde, kaldırış geçersiz sayılır. Halterci birbirini izleyen iki kaldırış yapmak isterse, ikinci kaldırışı için 3 dakika verilir.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">5</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Beceriler</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Koparma: İyi bir halterci, halteri</span><span style="font-size:16.0pt"> mümkün olduğu kadar vücuduna yakın tutar. Çünkü halter vücuda ne kadar yakın tutulursa, o kadar kolay yukarı alınır. Yukarı çekişin yarısında halterci yere çöker (squat) ve bu çöküşle gövdesini, omuzlarını ve kollarını halterin altına sokar. Kolları gergindir. Dengeyi tam olarak sağlayınca ayağa kalkar. Halter başının üstünde, kolları dimdik, ayakları aynı hizada ve vücudu hareketsiz olarak durduğunu görünce, hakem halteri bırakması için işaret verir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Birçok halterci, squat durumuna</span><span style="font-size:16.0pt"> geçerken, halteri başlarının üzerine kollar gergin olarak alabilirler, ancak son anda öne ya da arkaya düşürürler. Bu hakemler tarafından başarısız bir deneme olarak nitelendirilir. Bu çeşit başarısızlıklar, ya halteri kendilerine doğru çekerken, fazla ilerde ya da başlarının üzerine alınca fazla geride tuttuklarından olur. Haltercilerde çok rastlanan bir hata da "squat"ı yanış zamanlamaktır. Halterin altına doğru çabuk bir iniş yapmadan önce, bacaklarla gövdeyi tam anlamıyla gererek yükselmek gerekir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Eğer bir halterci kollarını germekte</span><span style="font-size:16.0pt"> yavaş kalır ve kaldırışını halteri sonradan yukarı doğru bastırarak (press) tamamlamak durumunda kalırsa, hakemler bu denemeyi geçersiz sayarlar. Çünkü böyle bir durumda, iki hareket yapılmış sayılır. Halteri kaldırırken durmuş, sonra yukarı doğru bastırmıştır. Aynı şekilde, halterci ayağa kalkarken, kollarını hatif büktükten sonra yeniden gererse deneme 8 geçersiz sayılır. Koparmada, aşağıda açıklanan "split" tekniği de kullanılabilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Silkme: </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Halteri, göğüsten yukarı alıp gergin kolların üstüne getirmek</span><span style="font-size:16.0pt"> için halterci "split jump" yapar. Bir ayak ileri, öbür ayak aynı anda geri atılırken halterin altına girilir. Koparmada olduğu gibi, bu silkme hareketi de kesiksiz yapılmalıdır. Ayrıca yükseliş çizgisi çok iyi ayarlanmalıdır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Biraz öne kayılması halinde ki bu</span><span style="font-size:16.0pt"> çok rastlanan bir hatadır- denge yitirilir ve halter yere düşer. Bacakların öne arkaya açılması sırasında ise halterci çok dengeli bir pozisyonda olmalıdır. Bunun hatalı yapılması, dengenin yitirilmesine ve halterin yukarda düzgün tutulamamasına yol açar.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Son aşamada halterci ayaklarını aynı hizaya getirip hareketsiz durarak hakemin işaretini bekler.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">6</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Taktikler</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Halter yarışmaları, bir anda büyük</span><span style="font-size:16.0pt"> bir gücün sarf edildiği yarışmalar olduğu için, haltercinin iyi ısınması gerekir. Platformun yakınında bunun için ayrılmış bir alan vardır. Bu alan, yarışmada kullanılan tipten çeşitli ağırlık ve platformlardan oluşur.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Tüm halterciler bu alanda beraber ısınırlar. Isınma çalışmasında, yarışmada deneyecekleri ağırlığın 10-15 kg altında ağırlıklar kullanırlar. Yarışan çok sayıda halterci varsa, denemesini yapmadan önce her halterci bir süre beklemek zorunda kalır. Yarışmada deneyeceği ağırlıktan daha hafif ağırlıklarla ısınma süresini uzatmak ve soğumadan beklemek büyük özen</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">İster.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Halterci kendi takımından görevlilerce izlenir. Antrenörü çeşitli yanlışlarını düzelterek, ısınmasını izler, ağırlık seçimini dizenler. Takımın yöneticisi yarışmanın gelişmelerini</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">İzleyerek antrenöre bilgi verir, taktikleri tartışır, rakiplerin durumuna göre ağırlık seçimi hesapları yapar.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Görülüyor ki, ısınma yeri, taktiklerin konuşulduğu, ağırlıkların denendiği,</span><span style="font-size:16.0pt"> tartışmaların yapıldığı son derece hareketli bir ortamdır. Bu gerilimli atmosfer, ağırlıklar arttıkça ve platformda 2-3 yarışmacı kaldıkça daha da ciddi bir hal alır. Yarışmada halterin kaldırıldığı anda heyecan doruk noktasına ulaşır. Sık sık haltercinin daha önce hiç denemediği ve sırasında kendi ağırlığının 2 katından fazla olan ağırlıkları denediği görülür. Bu bir cesaret işidir ve sürat, güç ve becerinin yanında, şampiyon halterciyi belirleyen önemli bir ilkedir.</span></span></p>

<p></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">7</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Terimler</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Bench press:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Ağırlık kaldırma (powerlifting) çalışmalarında, haltercinin arkası üstü yatarak, halteri göğsünden kollarını yukarıya açarak kaldırması.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Clean and press</span></strong><span style="font-size:16.0pt">: Artık resmi ağırlık kaldırma yarışmalarında kullanılmamaktadır. İlk hareketle göğüse çıkardıktan sonra, kolları yukarıya doğru açarak halteri kaldırma anlamına gelir.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Dead lift:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Halteri tek harekette yerden but hizasına kaldırarak tutma.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Dumb bell:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yarışmalarda kullanılmaz. Tek el için küçük ağırlıklar.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">IWF:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Uluslararası Halter Federasyonu. Bütün dünyada halter çalışmalarını yönlendiren kuruluş.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Lifter (Halterci):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yarışmacı.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">No lift:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kurallara uymayan, bu yüzden de geçerli sayılmayan kaldırış.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Press:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Halteri kavradıktan sonra kolları açarak kaldırmak.</span></span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:16.0pt">Squat:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Çömelmiş durumda ve halter Sırttayken bacakları açarak ayağa kalkmak.</span><strong> </strong></p>

<p></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır.&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/halter-sporu-nedir-kazanma-beceriler-ve-kurallari-h189.html</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2020 19:51:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/05/halter_sporu_nedir_kazanma_beceriler_ve_kurallari_h189_fd6ec.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tobogganing Sporu Nedir? (Kızak, Hakkında Bilgi)]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/tobogganing-sporu-nedir-kizak-hakkinda-bilgi-h188.html</link>
      <description><![CDATA[Kızağının adı &quot;iskelet&quot; gibi oluşundan, yani üzerinde hiçbir şey bulunmayışından gelir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:20.5pt">Tobogganing Sporu Nedir? (Kızak, Hakkında Bilgi)</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hem bobsleigh, hem tobogganing, ikisi de buzlu bir zemin üzerinde kızakla kayılarak yapılıyorsa da,<strong>tobogganing </strong>kullanan kişinin kızağı yönlendirecek herhangi bir araç ya da freni olmaması yönünden bobsleigh'den belirgin bir şekilde ayrılır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Tobogganing'in iki türü <strong>vardır:</strong></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Birine luge", öbürüne "skeleton</span><span style="font-size:16.0pt"> denir. İlkinde sporcu, ayakları önde olmak üzere sırtüstü yatarak kayar,<strong> ikincisinde</strong> ise yüzükoyun yatarak başı önde gider. <strong>16. </strong>yüzyıla değin uzanan bir geçmişi olan bu spor, bir eğlence sporu iken <strong>1879</strong>'da İsviçre'de yarış sporuna dönüşmüştür. <strong>Orta Avrupa</strong>'da büyük rağbet görmüş ve <strong>1964'</strong>te Olimpik spor olunca bütün dünyaya yayılmıştır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/t1_2.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong><span style="font-size:12px">Yapay malzeme kullanılarak yapılan kızaklarda oturacak yerler fibreglass’dır. Tahta bölümler ise yapıştırılmış dış budak tabaklarından oluşur. Dizgin, dönüşler için kullanılır.</span></strong></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">1</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Pist</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bobsleigh için kullanılan piste</span><span style="font-size:16.0pt"> benzer, ancak daha keskin köşeli ve dik bir pisttir. Ortalama 1000 m uzunluğa sahiptir ve en az bir düzine dönemeci vardır. Igls ve Königsee'de bobsleigh pistleri tobogganing için de kullanılmaktadır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">2</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Malzeme</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Luge sürücüleri, özel aerodinamik</span><span style="font-size:16.0pt"> elbiseler giyer, kasklar takar, kalın gözlükler ve siperlikler kullanırlar.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Eldivenlerinin üstünde, parmaklarının eklem yerlerinde küçük tel fırçalar vardır. Hafif ayakkabıları da aerodinamik biçimlidir. Çıkışta sürücü kızağın üzerine oturur, elleriyle yere çakılı iki kancayı tutarak kendini</span><span style="font-size:16.0pt"> ileri doğru çeker ve ilk metrelerde, eldivenlerindeki tellerle buzu iterek hız kazanmaya çalışır. Hızı bir başlangıç çok önemlidir. Kızak tahtadan yapılmalıdır ama buza değecek yerleri metal kaplıdır. Branda ya da fibreglass'dan yapılma bir ya da iki oturacak yeri vardır. Tek oturaklı kızak <strong>22 kg</strong>, çift oturaklı olan ise <strong>24 kg</strong>'dır. Buza değer metal kızak ayaklarının arası içten ise <strong>45 cm</strong>'den fazla olamaz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kızağın tüm yüksekliği yaklaşık 30 cm'dir. Ancak kızağın oturma yerinin altındaki çubukların ve bağların yüksekliği yalnızca <strong>15 cm</strong>'dir. Sürücü, gereken ağırlıktan daha az bir kilodaysa, bir çeşit ağırlıkla bel kemeri kullanır. Yumuşak nesneler, aerodinamik bütünlüğü engellediğinden ve hareketleri sınırladığından,</span><span style="font-size:16.0pt"> koruyucu yastık gibi maddeler kullanılmaz. Bu tür şeyler ancak çalışmalarda sakatlıklara engel olmak için kullanılabilir.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Üst düzeydeki yarışmalarda, saniyenin yüzde biri sonucu değiştirebilir. Onun için bu küçük kaygılar, aerodinamik hesaplar ayrıntı gibi görünmelerine karşın son derece önemlidirler.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">3</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kazanma</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Tek oturaklı kızaklarla erkekler ve</span><span style="font-size:16.0pt"> kadınlar için, çift oturaklı kızaklarla ise sadece erkekler için yarışlar düzenlenir. Bobsleigh'de olduğu gibi, sonuçlar dört inişte yapılan toplam en düşük zamana göre değerlendirilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">4</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kurallar</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kızak ayaklarının altlarına daha</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">İyi kaymaları için çeşitli mum ya da yağlar sürmek serbesttir, ama hız kazandırmak için metalleri ısıtmak yasaktır. Bir erkek yarışmacı en çok 95 kg, kadın ise en çok 85 kg olabilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">5/6</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt"> Beceriler-Taktikler</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kızak esnek bir yapıdadır. Dönüşlerde bundan yararlanılır. Sürücü dönmek istediği yöndeki kızak ayağını yukarı doğru çeker ve bu arada öbür kızak ayağını da içeri doğru iter. Sürücü, ağırlığını dıştaki kızak ayağına verirse bu ayağın kayma hızı içerdeki ayaktan daha fazla olur.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kızak saatte 120 km'lik bir hızla</span><span style="font-size:16.0pt"> gittiğinden sürücünün çok hafif hareketleri yön değiştirmeyi sağlayabilir, sırasında başını bir yana yatırması bile yeter.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Şampiyonalarda yarış pistini tanımak çok önemlidir. Yarışmacının pistte deneme kayışları yapmadığı durumlarda, gereğinden çok hızlanma ve kaza yapma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu bir gerçektir. Nitekim Olimpiyatlar ‘da bazı deneyimsiz</span><span style="font-size:16.0pt"> yarışmacılar önemli kazalara neden oluyorlar.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">SKELETON </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kızağının adı "iskelet"</span><span style="font-size:16.0pt"> gibi oluşundan, yani üzerinde hiçbir şey bulunmayışından gelir. Aslında bir yörenin sporudur: İsviçre'de, St.Moritz'de ünlü Cresta Pisti'nde yapılır. St.Moritz'deki iki Olimpiyatta yer alan skeleton 1960’lara kadar,</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">"luge"dan daha çok bilinirdi.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">1882'de yapılan Cresta Pisti 1250</span><span style="font-size:16.0pt"> m uzunluktadır. Önce yalnız burada organize edilen skeleton yarışları giderek başka pistlere de yayılmıştır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Skeleton tehlikeli bir spordur, St.</span><span style="font-size:16.0pt"> Moritz'de köşelerden pist dışına uçmak sık rastlanan bir manzaradır. Ama yarışçıların bu kazalarda ağır yaralandıkları pek görülmez. Bobsleigh ve luge yarışlarının yapıldığı pistlerin genellikle dönemeçlerde kızağın ya da yarışçının pistten dışarı uçmasını engelleyen bir özelliği vardır. Dönemeçler hem çok yüksek yapılmış, hem de piste çatı oluşturacak gibi yukarı doğru kıvrılmıştır. Gerçi kontrolünü yitirip bu çatıya doğru yükselmek de tehlikesiz değildir, ama herhalde ağaçlıklara doğru uçup gitmekten daha iyidir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Luge sürücüleri kabul etmek istemezler ama skeleton kızak sporlarının en tehlikelisidir. Igls gibi pistlerde, luge sporcuları sırtüstü yatarak, iki ayağının arasından pisti gördüklerinden, yaptıkları büyük hız gözlerine büsbütün korkunç görünür.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Onun için de kendi kızaklarının</span><span style="font-size:16.0pt"> daha ürkütücü olduğunu ileri sürerler.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Luge sürücülerinin kullandıkları</span><span style="font-size:16.0pt"> malzemelere ek olarak skeleton sürücüleri çene korumalığı kullanır ve kenarları ile burunları metal kaplı botlar giyerler. Ayrıca kızakla buz duvar arasında sıkışma tehlikesine karşı elleriyle bileklerine de sağlam koruyucular giyerler ya da takarlar.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kızak iki çelik kızak ayağıyla bunlara tutturulan düz bir parçadan oluşur, bu parçanın üstünde öne arkaya kayan bir göğüs konacak yer vardır. Sürücü kızağın üstüne yüzükoyun</span><span style="font-size:16.0pt"> yatarak göğsünü buraya yerleştirir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kızak ayaklarının yukarda kalan bölümlerini tutar ve kayma sırasında kızağı vücut ağırlığını sağa sola vererek kontrol eder. Skeleton saatte <strong>140 km'lik </strong>bir hıza ulaştığından sürücünün başını oynatması bile yön değiştirmeyi sağlar.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Sürücülerin kızaklarını kontrol becerilerini ölçmek amacıyla pistte sağa sola doğru dönemeçler vardır. Göğüs konan bölüm, köşeler dönülürken, geriye kayarak sürücünün ağırlığını arkaya verir. Köşeye girerken ve çıkarken en iyi açıyı ayarlamak, çok önemli saniyeler kazandırır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Çıkış noktasında sürücü start çizgisinin gerisinde, kızağının 3 m kadar arkasında ayakta durur. Sonra kazağını harekete geçirip hızlandırarak üzerine atlar.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır.&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/tobogganing-sporu-nedir-kizak-hakkinda-bilgi-h188.html</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2020 02:38:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/05/tobogganing_sporu_nedir_kizak_hakkinda_bilgi_h188_dcd5e.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Badminton Sporu Nedir? (Kazanma, Becerileri Hakkında Bilgi)]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/tenis/badminton-sporu-nedir-kazanma-becerileri-hakkinda-bilgi-h187.html</link>
      <description><![CDATA[Defensive Clear (Savunma Uzun Vuruşu): Topu havaya yükseltip zaman kazanarak yerini almak için yapılan uzun vuruş.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:20.5pt">Badminton Sporu Nedir? (Kazanma, Becerileri Hakkında Bilgi)</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Badminton, tenis ve "squash"</span><span style="font-size:16.0pt"> oyunlarına benzer. Bu oyunda hem tenisteki sert vuruşlar, hem de squash "daki kurnaz ve etkili vuruşlar yer alır. Dünyada büyük bir hızla yayılmakta olan sporlardan biridir. Oyunda amaç topu (paraşütlü top) bir ağ üzerinden karşı alana atmak, geri döndürülememesini sağlamaktır. Badminton birbirinden güzel ve heyecan verici olan üç ayrı şekilde <strong>oynanır:</strong> </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Tekler, çiftler ve karışık çiftler. Top oyunda değişik vuruşlarla bazen <strong>160 km/saat hızla</strong> gider, bazen</span><span style="font-size:16.0pt"> raketin hafif bir dokunuşuyla ağdan milimetre hesabı ile aşırılır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyun olarak badminton, bir sprinter deparı, bir sihirbaz kurnazlığı, bir satranççı</span><span style="font-size:16.0pt"> tetikçiliği, bir maratoncu dayanıklığı ve bir panter refleksi gerektirir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">1</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Alan</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Teklerin alanı çiftlerin alanı kadar geniş değildir, ama teklerde servis</span><span style="font-size:16.0pt"> atış alanı çiftlerdekinden daha uzundur ve en arka çizgiye kadar gider.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">2</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Malzeme </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Topun ve raketin hafifliği, badminton oyununun çekiciliğini bir parçası ve hızlı, sert darbeli, bilekten, kurnazca vuruşların kaynağıdır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Raketlerin genellikle metal bir çerçevesi bulunur. Kontrollü vuruşlar yapabilmek için, sapı çelikten ya da karbon elyafındandır. Raket 100-128</span><span style="font-size:16.0pt"> gr ağırlığında, <strong>davul </strong>gerginliğinde ket örülü bağırsaktan yapılmıştır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Daha da hassas olan şey oyunda</span><span style="font-size:16.0pt"> kullanılan paraşütlü toptur. Topun kam altı mantardan yapılmıştır, beyaz deriyle kaplıdır, içinde de düzgün yol almasını sağlayan küçük kurşun bir küre bulunur. Alt kısmına <strong>16</strong> kaz tüyü iplerle bağlanarak tutturulmuştur.&nbsp;</span></span><span style="font-size:16.0pt"><strong>3 gr</strong> ağırlığında olan bu topun uygun tüylerden yapılabilmesi için iki kazdan çıkan tüylere gerek vardır. </span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">3</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kazanma </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Üç setten ikisini alan oyuncu maçı</span><span style="font-size:16.0pt"> kazanır. Bir sette 15 sayı yapan (tek bayanlarda 11 sayı) seti alır. Sayılar yalnızca servis atan tarafça kazanılır. Sağ yan sahada bulunan oyuncu ilk servisi (çapraz olarak) atar. Bir sayı kazanıldığında servis bu kez sol yandan atılır. Aynı oyuncu servisi kaybedene kadar servis yeri değiştirmeye devam eder. Servis kaybında servis rakibine geçer. (Çiftlerde ise servise eş devam eder, o da kaybederse o zaman servis rakibe verilir.) Hakem sayıları söylerken önce servis atan tarafın sayısını belirtir: <strong>2-1, 3-1, 4-1 </strong>gibi. Çiftlerde birinci servisçinin servis kaybından sonra ikinci servisçi tarafından kazanılan sayı "4-1 ikinci servisçi diyerek belirtilir. (Oyuna başlayan tarafın yalnız bir servis hakkı vardır, sonra iki servis hakkı elde eder.) </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Teklerde, eğer oyuncu çift rakamlı</span><span style="font-size:16.0pt"> sayıya erişmişse sağdan, tek rakamlı sayısı varsa soldan servis atar.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Badminton oyununda da, diğer raket oyunlarında olduğu gibi sonuçta beraberlik gözüküyorsa uzatmaya gidilebilir. Eğer sayılar 13-13 ise servis karşılayan takım oyunu ya 15' te bitirir ya da uzamasını ister (5 sayıyla 18'e uzatır). Uzatma 14-14 beraberlikte de olabilir, yalnız bu kez 3 sayıyla 17 ye kadar uzatılabilir. Tek bayanlarda ise oyun 9-9 ya da 10-10 berabere durumda ise sırasıyla 3 ya da 2</span><span style="font-size:16.0pt"> sayılık uzatmaya gidilir. Uzatıp uzatmama oyunun durumuna bağlıdır. Çiftlerde her iki servis hakkı da rakibin ise karşılayan takım uzatmaya karar verir. Bu uzatmaya karar veren takımın yeniden servis kazanmasını, oyunun çabuk kaybedilmemesini sağlar. Eğer rakip takımın ikinci oyuncusu servis atıyorsa oyunun normal bitmesine karar verilebilir. Çünkü bu durumda:</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Servisçi zayıf ya da sinirli olabilir;</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Karşılayıcı karşı atakta çok etkili</span><span style="font-size:16.0pt"> olabilir; Uzatma kararı rakibi şaşırtabilir; Karşılayıcılar yorgun olabilir ve oyunu uzatmak istemeyebilirler veya bu noktada rakiplerinin sayı alamayacaklarını düşünebilirler.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">4</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Kurallar</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Servis atmayla ilgili çeşitli hatalar</span><span style="font-size:16.0pt"> yapılabilir. Tenistekinin aksine servis "underhand" (alttan) olarak top bel hizasını geçmeyecek ve raket yeri gösterecek şekilde atılmalıdır. Her iki ayak da servis atarken servis alanına basıyor olmalıdır. Karşılayıcı ise servis atanın raketi topa değene kadar hareketsiz kalmalıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Oyuncular topa ağı geçmeden vuramazlar ya da top oyundayken hiç bir şekilde ağa dokunamazlar. Topa oyun alanının bir tarafında yalnız bir kere vurulabilir. (Bir oyuncu iki kez vuramaz, ya da çiftler oynuyorsa oyunculardan biri vurduktan sonra</span><span style="font-size:16.0pt"> öbürü topa değemez.)</span></p>

<p></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">5/6</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Beceriler-Taktikler</span></strong></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">TEKLER</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Tekler karşılaşmasında amaç arka</span><span style="font-size:16.0pt"> köşelere vurulan uzun toplar ve ön köselere yapılan kesmelerle rakibi kortta koşturmaktır. Oyunda sabır ve dayanıklılık esastır, çünkü zayıf bir vuruş yapılana kadar ya da bir açık yakalayana kadar 10-20 vuruş yapılabilir. Sonunda bir smaçla sayı kazanılacaktır. Top havada çok çabuk yavaşladığı için, çiftler servis çizgisi gerisinden ancak çok güçlü oyuncular smaç vurabilirler. En sert ve görerek vurulmuş smaçlar bile filede tutulan bir raketle ağ dibine indirilebilir ya da bilekle uzun bir vuruş yapılarak dengesi bozulan rakipten uzaklaştırılabilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Havaya atılan servisler yerine değişiklik olsun diye alçaktan da servis atılabilir, ama bunlar rakibin uzanarak yapacağı bir "backhand" vuruşla karşı hücumlara olanak verebilir. Usta oyuncular basit bir bilek hareketiyle kolaylıkla kesmeler yapabilir ya da etkili smaçlar vurabilirler.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Rakibini hata yapmaya zorlamak</span><span style="font-size:16.0pt"> için bir oyuncu zıplayarak smaçlar, kesmeler, düz uzun vuruşlar, dikmeler, aldatıcı vuruşlar kullanabilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kadınlar güç ve hız bakımından erkeklere göre daha zayıf olduklarından bitirici atakları etkili olmayabilir.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu nedenle de oyunları, hücumdan savunmaya, savunmadan hücuma geçişlerle uzayabilir. Bu oyun dayanaklık ve konsantrasyon onun, en az güç</span><span style="font-size:16.0pt"> kadar önemli olduğu bir tükeniş savaşıdır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">KADIN ve ERKEK ÇÍFTLER</span></strong></span></p>

<p><span><span><span style="font-size:16.0pt">Kadın ve erkek çiftlerde oyuncuların yerleri savunmada bir yandan öbür yana, hücumda ise arkadan öne çok çabuk değişir. İlk üç dört vuruşta her iki taraf da iyimserlikle ön ve arkaları paylaşarak yukardan aşağı ve</span><span style="font-size:16.0pt"> yatık vuruşlarla üstünlük kurmaya</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">çalışırlar. Servisler genellikle alçaktan, fileye yakın, köşelere doğrudur ve vuruş değişiklikleriyle atılır. Karşılayanların amacı topu olabildiğince çabuk karşılayıp üstten ya da yatık vuruşlarla hücuma geçmektir. Eşlerden biri filede raketini kavramış akrobatik karşılamalar yapmaya hazır bir</span><span style="font-size:16.0pt"> saldırganlıkla bekler. Topu çabuk öldürmek için fırsat arar, eğer yukardan aşağı doğru bir vuruş yapamazsa, topu hemen yakına inecek şekilde fileden aşırır, böylece arkadaşına karşıdan yüksek bir top gelmesini sağlamış olur. </span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">KARIŞIK ÇİFTLER </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu da bambaşka bir oyundur. İnceliklere </span> <span style="font-size:16.0pt">ve kurnazlığa daha fazla yer verilir. Bayan oyuncu, daha güçlü ve hızlı olan erkek tarafından ezilmesin diye oyunun % 95’inde önde oynar. Savunduğu alan küçük olmasına karşın görevi erkeğinkinden iki kat daha zordur. Gerilim içinde ve eğilip bükülmeye hazır bir durumda, hızla çevresinden geçen toplara vurup vurmamaya çok kısa sürede karar vermek zorundadır, çünkü top onu geçtikten sonra daha iyi durumda olan eşine gelirken yavaşlayacaktır. Birinci sınıf bir file oyuncusunun birçok niteliği olmalıdır. Bunların başında hızla erkek karşılayıcıların alçaktan ya da şaşırtıcı vuruşlarını kesebilmek, yüksek ve alçak servislere düz ve isabetli vuruşlar yaparak file önünün kullanılmasını önleyebilmektir. Eşinin kortun üçte ikisini tutmasından dolayı topu hiçbir zaman rakiplerine dikmemesi çok önemlidir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Servisi çift erkeklerdekinden daha</span><span style="font-size:16.0pt"> geriden atan erkek oyuncu karşılayıcı bayanın zayıflığından yararlanmaya çalışır. Gene bayan oyuncunun kendine güvenini sarsmak amacıyla onun servislerini çok sert vuruşlarla karşılar. Eşi güçlü ve seri olan bayan oyuncu eşinin topu karşılaması sırasında sol ön tarafında durur. Eğer erkek oyuncu fileye girmek zorunda kalırsa, geçici olarak bayan oyuncu onun yerini doldurur. Vuruşunu yaptıktan sonraysa çabucak filede yerini alır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Arka arkaya duran eşlerin yanları</span><span style="font-size:16.0pt"> ve özellikle iki rakibin arasındaki alan tehlike alanıdır. Arka alanın savunucusu olan erkek, şaşırtmak için yaptığı alçak yarım kort vuruşlarıyla rakibini orta alana çektikten sonra sert ve derin vuruşunu yapar. Geri gelen top alçak dikilmişse smaç vurur, yüksek dikilmişse tehlikeli alana sert bir kesmeyle gönderir. Savunmada ise erkek oyuncunun süratli görüşü, güçlü backhand'i ve fileye yakın topları hatasız kullanma yeteneği olması gerekir.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:48.0pt">7</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt">Terimler</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Backhand:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Sağ elini kullanan oyuncunun solundan yaptığı ters vuruş.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Bird (Kuş): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Paraşütlü topun kısa adı.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Clear (Uzun vuruş):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Baş üzerinden bir servis çizgisinden öbürüne yapılan uzun vuruş.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Defensive Clear (Savunma Uzun Vuruşu):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Topu havaya yükseltip zaman kazanarak yerini almak için yapılan uzun vuruş.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Attacking Clear (Hücum Uzun Vuruşu): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Hızlı ve düz giden ve rakibi zorlamak için yapılan uzun vuruş.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Drive: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Yandan ağ yüksekliğinde düz olarak orta sahadan yapılan hücum vuruşu. Genellikle karışık çiftlerde kullanılır.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Drop shot (Plase):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yukarıdan kesmeli bir vuruşla topu ağın hemen önüne düşürmek.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Kill (Öldürme):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Smaçla topu öl</span><span style="font-size:16.0pt"> dürme.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Lob (Dikme):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Bir kesme veya smacı karşılarken topu yükseltip karşı alanın arkalarına doğru gönderme.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Net-cord:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Filenin bandına çarpıp</span><span style="font-size:16.0pt"> öbür yana geçen top.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Net shots (File Vuruşları):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Fileden gelen ya da fileye doğru yapılan vuruşlar.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Dab:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> File üstündeki topun karşı alana hızlı ve dik olarak vurulması.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Upward: Topu filenin hemen üstünden öbür yanına bırakı veren alttan vuruş.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Stab:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> "Upward" vuruşa benzer, ama raket saplanır gibi vurularak topu ters çevirir, rakibin vuruşu zorlaşır.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Push (itme): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">"Drive" gibi şaşırtıcıdır, ama daha yumuşak olup topun arka oyuncuyla ağ arasına ya da ağın tam önüne düşmesini sağlar.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Read (Okuma):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Vuruştan önce topun nereye geleceğini anlama.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Round-the-head strokes (Baş çevresinde vurma): Raketin topa sağ yerine sol omuz üzerinde vuruşu. Backhand'lere karşı kullanılır.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Serve (Servis): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Oyunun başlama vuruşu.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">High Serve (Yüksek servis):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Genel</span><span style="font-size:16.0pt"> olarak teklerde kullanılan ve karşı servis çizgisine doğru yükseltilerek havada kesilip dik olarak aşağı inmesi sağlanan servis.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Low Serve (Alçak servis):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Filenin hemen üstünden geçip ön servis çizgisine doğru kesilen servis.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Flick:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Alçak servise benzer, bilekten çıkarılan ve karşılayıcının üzerine yapılan vuruştur.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Drive:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Gene alçak servise benzeyen ama hızla bir vuruşla topu boş bir alana göndererek atılan servis.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Backhand: Alçak, flick ve drive servislerin her üçü de sağ elini kullanan oyuncunun solundan backhand vuruşla atılabilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Yararlar:</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">1.</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yadırganır;</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">2.</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Topa biraz daha önde vurulacağı için karşılama zamanı kısalır;</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">3.</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Beyaz topun beyaz torma üzerinde seçilmesi daha güçtür.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Smach (Smaç):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Baş üstünden yapılan güçlü ve yukardan aşağıya, sonuca giden vuruş.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Tape (Bant):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Filenin üstündeki beyaz bant.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır</span></span></span></span></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/tenis/badminton-sporu-nedir-kazanma-becerileri-hakkinda-bilgi-h187.html</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2020 04:38:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/05/badminton_sporu_nedir_kazanma_becerileri_hakkinda_bilgi_h187_b7422.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Judo Sporu Nedir? (Kuralları ve Hakkında Bilgi)]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/judo-sporu-nedir-kurallari-ve-hakkinda-bilgi-h186.html</link>
      <description><![CDATA[Terimlerin hepsi bu sporun ana dili olan Japonca&#039;dan alınmıştır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:20.5pt">Judo Sporu Nedir? (Kuralları ve Hakkında Bilgi)</span></strong></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">S</span>eyirciler judoyu “pijamalıların yastıksız dövüşü “ diye tanımlarlar. Gerçekten de bu sporda dövüşçüler sanki yastık yerine birbirlerini yere atmaya çalışırlar. Oyuncu diye anılan dövüşçüler, </span> <span style="font-size:16.0pt">maç nakavt yerine geçen bir savurmayla daha önce bitmezse, boksta ve karatede olduğu gibi, belirli bir süre dövüşürler. </span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">1</span>Minder</span></strong></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">100 yıl önce <strong>Japonya</strong>’da başlayan bu spor 16x16 m’lik </span> <span style="font-size:16.0pt">bir minder üstünde yapılır. Minderin tam ortasında kenarları 1 m genişliğinde kırmızı şeritle belirlenen 10x10 m’lik dövüş alanı vardır. Kırmızı şerit bu dövüş alanının dışına düşüldüğü, tehlikeli bölgeye girildiği anlaşılsın diye çizilmiştir. Minder hakemi oyuncular dışında mindere çıkabilen tek kişidir. Hakemin görevi kuralları uygulamak, puan ya da ceza vermek, ayrıca dövüşenlerin sakatlanmalarını önlemektir. Verdiği kararlar ancak iki kenar hakeminin ortak kararıyla bozulabilir. İki kenar hakemi birbirine karşıt iki köşede durur ve dövüşenlerin minder dışına çıkıp çıkmadığını, herhangi bir kural çiğnenmesi olup olmadığını saptar ve minder hakemince görülmemiş puanların verilmesini sağlarlar. Oyuncular hiçbir zaman hakem kararına karşı gelemezler... Hiçbir zaman!</span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">2</span>Malzeme </span></strong></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Dövüşçüler beyaz torba pantolon ve üstlerine de bol ceketler giyerler. Bunlar sağlam ketenden ya da naylondan yapılmış olup belden bir kuşakla bağlanır. Bu kuşaklar dövüşçüleri birbirinden ayırmak için kırmızı ve beyaz olur. Yarışmanın bittiği bir düdük, çan ya da zille belirtilir. </span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">3</span>Kazanma </span></strong></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bu sporda Japon gelenekleri dil ve davranış olarak sürdürülmektedir. Mindere çıkan dövüşçüler hakemi ve birbirlerini eğilerek selamlarlar. Hakem “ <strong>Hajime</strong>”! (<strong>Başla</strong>!) diye bağırır. </span> <strong><span style="font-size:16.0pt">Judo</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> “yumuşak biçimde” anlamına gelen bir sözcüktür. Dövüşçülerse rakiplerinin kol yenlerinden ya da yakalarından sımsıkı yakalayarak yere vurmak için de yumuşak olmayan bir savaşına girişirler. </span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Karşılaşmaların belirli bir süresi vardır (örneğin Olimpiyatlar ’da başlangıç rauntları 5, sonrakiler 7 dakikadır). Ama dövüşçüler boks nakavt yapar gibi, karşılaşmayı verilen sürenin bitiminden önce bitirmeye çalışırlar. Judo'da dövüşçü rakibini havalandırıp kurallara uygun olarak sirtüstü yere vurduğunda (ippon), 30</span><span style="font-size:16.0pt"> saniye süresince sırtını yerde tuttuğunda, ya da rakibinin pes demesi durumunda, ya da rakibinin çaresiz duruma düştüğü hakem kararıyla saptandığında maçı süresi dolmadan kazanır. Oyuncu pes ettiğini eliyle ya da ayağıyla kendi vücuduna ya da yere vurarak belirtir. Karşılaşma bir dövüşçünün iki "waza-ari" yapmasıyla da bitebilir. "Waza-ari" "İppon"dan bir derece daha aşağıdadır.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Yere atılan rakip tam sırtüstü değil</span><span style="font-size:16.0pt"> de biraz yan düşmüşse ya da sırtı yerde ancak 25-29 saniye arası tutulabilmişse bu durumda "waza-ari" yapılmış olur. Bunun bir derece daha düşüğü de "yuko"dur. Rakibi yere atma waza-ari"nin gerektirdiğinden de daha az başarılı ise ya da rakibin sırtı yerde 20-24 saniye arasında tutulabilmişse bir "yuko" verilir. En düşük puan ise "koka"dır ve rakip yere düşürüldüğünde ya da sırtı 10-19 saniye arasında yerde tutulduğunda verilir.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">İki "waza-ari" yapan oyuncu karşılaşmayı kazanır. Yapılan "yuko" ve koka"ların oyunu bitirmeye etkisi yoktur. Bir "waza-ari'", ne kadar çok yapılmış olursa olsun, "yuko" ve "koka"lardan daha üstündür, aynı şekilde bir "yuko" da birçok "koka dan üstün tutulur. Eşit sayıda puan toplanan bir karşılaşmanın sonunda hakem "Hantei!" der ve kenar hakemleri daha atak ve istekli dövüşeni</span><span style="font-size:16.0pt"> galip ilan ederler. Hakemler kırmızı ya da beyaz bayraklarını kaldırarak kazananın kemer rengini göstermiş olurlar. Karşılaşmaların çoğu "ippon" ya da "waza-ari" ile sona erer. Hakem "sore-made!" dediğinde karşılaşma bitmiş demektir.</span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">4</span>Kurallar</span></strong></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kuralları çiğneyen ya da pasift dövüşen oyuncuya hakemler kötü puan verebilirler. En düşük kötü puan "shido olup "koka" ile eş değerdedir. "Yuko"nun eş değeri kötü puan "chui", "waza-ari"ninki de "kei-koku”dur. "Hansoku-make" ise diskalifiye anlamına gelir. Bir dövüşçü, yaptığı bir "waza-ari" ile rakibince yapılan bir "keikoku" birleşince maçı</span><span style="font-size:16.0pt"> kazanır. Ceza puanları minder dışına çıkma, kuralları çiğneme (itme, tekme atma gibi) ya da judo tekniğine uymayan hareketlerde bulunma (parmak bükme-surata vurma gibi) sonucunda verilir.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/j1.jpg" /></span></p>

<p><strong><span style="color:#0000ff"><span style="font-size:12px">İki oyuncu başlangıçta birbirilerini yakalamaya çalışıyorlar. Sporcular değişik ağırlıklarda boksörler gibi karşılaşırlar ve karşılaşmalar minder üzerinde yapılır.</span></span></strong></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">5</span>Beceriler</span></strong></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bu oyunda sayı levhasına bakmadan hangi dövüşçünün daha iyi dövüştüğünü anlamak biraz zordur.</span><span style="font-size:16.0pt"> Daha atak ve istekli sporcuyu, rakibinin ceketinden daha önce ve sımsıkı yakalayanı izlemek gerekir. Genellikle üstün dövüşçü rakibine oranla daha dik durandır. Hücumları daha kararlı ve güçlü gözükür. Karşılaşma ilerledikçe sağlam kendini gösterir. Zayıf dövüşçü zorlandığı belli olan, soluk soluğa ve rakibine saldırmaktan kaçınan dövüşçüdür ve karşılaşmayı kaybetmeye adaydır.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Judoda saldırı hareketlerinin yanı sıra savunma hareketleri de vardır. Judocular atış ve tutuş ile ilgili oyunları sık sık tekrarlarlar. Bu oyunların çok çeşitlileri vardır ve hepsini kusursuz bir biçimde pek az sporcu uygulayabilir. Her oyunun yandan ve önden yaklaşmalara göre değişen adları vardır. Bazen de oyuncu kendini</span><span style="font-size:16.0pt"> yere atarak rakibini üstünden aşırır. Kol, kalça, el gibi vücudun çeşitli organları rakibi aşırmak için destek olarak kullanılır. Eğer atış kusursuz ise oyun "ippon"la son bulur. Ya da dövüşçüler yerde çeşitli tutma tekniklerini denerler. Bunlar arasında boğma ve kol kitlemeler de yer alır. Tutma tekniklerinde amaç rakibi 30 saniye sırtüstü yerde tutmaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Boğmaların yalnızca boyundan yapılmasına izin verilir, (baş sıkıştırılamaz) ve judo ceketi de boğmada kullanılabilir. Kol kitleme yalnızca dirseğe uygulanabilir, omuza ve bileğe uygulananlar yasaklanmıştır. Düz ve bükük olarak kol kitleme hareketleri</span><span style="font-size:16.0pt"> yapılabilir ve her ikisi de çok acı verdiğinden rakibi pes ettiren hareketlerdir.</span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">6</span>Taktikler </span></strong></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Oyuncu yerdeyken ayakta olduğundan daha başarılı ise, tutma, boğma ya da kol kitlemelere çalışmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bütün taktikler rakibi uygun bir pozisyona düşürüp en güçlü tekniği uygulama amacını güder. Bundan dolayı çoğu zaman itiş kakış dışında pek bir şey gözükmez, özellikle iki rakip</span><span style="font-size:16.0pt"> birbirlerinin güçlü ve zayıf yönlerini biliyorlarsa hareketlilik çok düşer. Küçük bir hata satrançtaki gibi her şeyin sonu olur. Çok yüksek düzeyde oyuncular kombine atma teknikleri denerler ki, bunda ilk hareket rakibi şaşırtır, sonra hızla ikinci bir harekete geçilerek rakip beklemediği bir teknikle aşırtılıp atılır.</span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">7</span>Terimler</span></strong></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Terimlerin hepsi bu sporun ana dili</span><span style="font-size:16.0pt"> olan Japonca'dan alınmıştır.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Hajime!: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Başla!</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Matte!:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Bekle! Hakem tutuş yetersiz olduğunda, oyuncular minder dışına savrulduğunda, ya da oyunculardan birinin ceketi çıktığında oyunu dur durup</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Sono-mama!:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Dur! Don Dövüşçüler kitlendikleri pozisyonda saha dışarısına çıkmak üzereyken dondurulurlar ve aynı şekilde minder ortasında</span><span style="font-size:16.0pt"> karşılaşmaya başlatılırlar.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Osaekomi!: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Bir tutuş vardır. Saat görevlisi süreyi saptamak için saat tutmaya başlar.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Sore-made!:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Bu kadar. Oyun bitmiştir.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Başka sözcükler:</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Dan:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> En üstün ustalık derecesi.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Dojo:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Çalışma salonu.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Judogi:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Judo giysisi.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Judoka:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Judocu, dövüşçü.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Kansetsuwaza:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kol kilitleme.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Ne-waza:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yerde dövüş.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Shimewaza: </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Boğma tutuşu.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Shai:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Karşılaşma.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Tachiwaza:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Ayakta durma ya da atma teknikleri.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır.</span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/judo-sporu-nedir-kurallari-ve-hakkinda-bilgi-h186.html</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2020 03:37:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/05/judo_sporu_nedir_kurallari_ve_hakkinda_bilgi_h186_5f553.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Spor Kurumu (1936-1938)]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/genel-futbol/turk-spor-kurumu-1936-1938-h185.html</link>
      <description><![CDATA[Türk Spor Kurumu’nun bu ideolojik temeline rağmen...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:24.0pt"><span>Türk Spor Kurumu (1936-1938)</span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:14.0pt"><span>Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı</span></span></strong><span style="font-size:14.0pt"><span>’nın Sekizinci Umumi Kongresi 13 Şubat 1936 tarihinde ilk oturumunu yaptığında, bunun, aynı zamanda, özel kulüplerin kendi işlerini yönetmek için kendi aralarından kendi özel yöneticilerini seçtikleri son <strong>TİCİ</strong> kurultayı olacağı anlaşılmıştı. Kulüpler arası çekişmelerin (çetecilik) olarak eleştirildiği, <strong>TİCİ</strong>’nin (desantralize) yapısıyla sporu geliştirip yaymanın mümkün olmadığının savunulduğu beş günlük kurultayın sonunda, 18 Şubat 1936 oturumunda peşpeşe alınan kararlarla, önce <strong>TİCİ</strong>’nin ad (Türk Sporu Kurumu) olarak değiştirildi, hemen sonra da (kurumun doğrudan doğruya Cumhuriyet Halk Partisi’ne bağlanması heyet-i umumiyece Parti Başkanlığından istirham edildi). O dönemin gazetelerinden CHP’ye yapılan kırk imzalı (katılma) başvurusunu <strong>okuyoruz:</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:14.0pt"><span>Partiye bağlılıkları genel baş kurca onaylanmış hükmi şahsiyetler bulunursa, onlar da CHP Büyük Kurultayına delege gönderebilirler. Türk sporcuları ve Türk Spor Kurumu, kendisi yurdun kuruluş ve yeni baştan kuruluşunu temin edici tek ve yüksek bir siyasal tesis olan CHP’nin öz bir çocuğu ve onun bünyesinden bir parça sayar. Partinin bu yeni hükmü içinde yurt kurumları arasında ilk girme şerefini kurumumuzun alasının karara bağlanmasını teklif ederiz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:14.0pt"><span>Bu başvuru, <strong>Türk Spor Kurumu</strong>’nun hem ideolojisinin, hem örgüt yapısının, hem tarihsel işlevinin en özlü ifadesidir. İdeolojisi, o tarihlerde ulusal ekonomiye (denenmiş) özel girişimciliğin alternatif olarak merkezi biçimde, devlet eliyle planlayan ve devlet kuruluşlarına dayandıran (devletçilik) anlayışının spordaki uzantısıdır. Örgütsel yapı ve bağlantıları yönünden, (bütçeleri ve çalışma programları gibi esaslı işleri Parti Genel Sekreterliğinin tensip ve tavsiyelerine sunan, ehemmiyetli görülen meseleler hakkında Parti’den direktif olan, Vali ve Parti başkanlılarının spor bölgeleri başkanlıklarını da deruhte etkileri) bir parti yan-örgütüdür. İlk andaki işlevi de, tek-parti yönetiminin denetim ve gözetiminde, geniş kitlelere ülke çapında spor yaptırmaktır. Ancak, <strong>TİCİ </strong>kurucularından Burhan Felek’in yıllar sonra belirtiği gibi, (parti politikası, hele partili kimselerin şahsi hırs ve emelleri spora karışınca, partili spor teşkilatı ancak iki sene gidebilecek, her spordaki olumsuz hadise partiye sıçrayacak, parti bu yüzden sporun bünyesinden atmak isteyecek, ama, bu seferde serbest bırakmayıp hükümete bağlayacaktır) </span></span></p>

<p><span style="font-size:14.0pt"><span>Bu oluşumlar çerçevesinde, (yarı-resmi) olarak kurulan ve kalıcı biçimde tek-parti yönetiminin yan-örgütü olarak çalışması tasarlanan <strong>TSK</strong>’nın, kalıcı bir yapı olarak değil, ideolojisiyle, yönetimiyle, tarihsel işleviyle, <strong>bir (ara rejim) olarak belirdiğini görüyoruz.</strong> Sporun devlet partisince yöneltildiği <strong>TSK</strong> döneminden doğrudan doğruya devlet yönetimine girdiği <strong>BTGM </strong>dönemine uzanan süreçteki (ideolojik) oluşumları dönemin belgelerinden söyle derleyebiliriz:</span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:14.0pt"><span>(Garpta bütün hayat gibi, spor da ferdiyetçi bir yoldan yürümüştür. Türk sporu bir ferd işi olmaktan uzaktır).</span></span></li>
	<li><span style="font-size:14.0pt"><span>(Kulüpler yaptıkların işin ulusal olduğunu ve ulusun bedenlerini derbiye etmek davasında bulunduklarını söylerler… İstanbul kulüplerini yakından bilenler, bu gibi müesseselerde amatörce sporun profesyonel sporcuların elinde ne hallere girdiğini iyi bilirler. Biz millet için ve millet ölçüsünde spor istiyoruz).</span></span></li>
	<li><span style="font-size:14.0pt"><span>(Spor kulüplerin sporun ilmini bilmiyorlar. Onlarca takımlarımızın yenilmelerine sebep ya sahaya alışmamak, ya muhiti yadırgamak, yahut yol yorgunluğu veyahut da ekseriye hakemlerin tarafgirliğidir ve bunlar yüzde seksen bizim aleyhimize vaki olur, her şeye kabahat buluruz). </span></span></li>
	<li><span style="font-size:14.0pt"><span>(Biz şuursuz spor istemiyoruz, spordan bir gaye millidir, vatanidir, sosyaldir. Bir TİCİ’nin maksadında muvaffak olmasını candan dileriz. Fakat ortaya bozguncular çıkarsa işin arkası bırakılmayacaktır. O vakit de devletin başa geçmesini isteyeceğiz).</span></span></li>
	<li><span style="font-size:14.0pt"><span>(Sekizinci Kongre Türk sporunun Miksak-ı Millisi, çeteciliğe son veren kongredir. Sporun başı artık başlar memleketi Ankara’dadır). </span></span></li>
</ul>

<p style="margin-left:6.0pt"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span>Türk Spor Kurumu</span></span></strong><span style="font-size:14.0pt"><span>’nun bu ideolojik temeline rağmen, yönetim yapısı, bazı bakımlardan, yerini aldığı TİCİ’nin uzantısıydı. Bu bakımdan, (ara rejim) ya da (geçiş dönemi) olarak nitelediğimiz TSK dönemini bir tür (arayış dönemi) olarak da değerlendirebiliriz. </span></span></p>

<p style="margin-left:6.0pt"></p>

<p style="margin-left:6.0pt"><span style="font-size:14.0pt"><span>Kaynak: 100 SORUDA TÜRKİYE SPOR TARİHİ, PROF.DR. Kurthan Fişek kitabından kısaltılarak yazılmıştır.</span></span></p>

<p style="margin-left:6.0pt"></p>

<p>&nbsp;&nbsp;</p>

<p>&nbsp;&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/genel-futbol/turk-spor-kurumu-1936-1938-h185.html</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2020 16:55:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/05/turk_spor_kurumu_1936_19389_h185_6c470.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güreş Nedir? Güreş Kuralları, Hakkında Bilgi (Amatör)]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/gures-nedir-gures-kurallari-hakkinda-bilgi-amator-h184.html</link>
      <description><![CDATA[Standing arm-roll (Kol Sarması): Rakibin kolunu kapıp kendi bedenine dolayarak yere indirme.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:24px">Güreş Nedir? Güreş Kuralları, Hakkında Bilgi</span></strong></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Amatör güreş temel dünyanın ve en doğal sporlarından biridir. <strong>Güreşin </strong>çeşitli bölgesel stilleri vardır. Örneğin Britanya'da <strong>Cumberland</strong> ve <strong>Westmoreland</strong>, İran'da <strong>Kuşti</strong> ve Japonya'da <strong>Suma</strong>, Türkiye'de <strong>Karakucak</strong> ve <strong>Yağlı Güreş</strong> gibi. Ancak Uluslararası Güreş Federasyonu (<strong>FİLA</strong>) tarafından yalnızca 3 tarz resmen tanınmıştır. Bunlar <strong>Serbest</strong>, <strong>Grekoromen</strong> ve <strong>Sambo </strong>olup her biri için dünya şampiyonaları düzenlenmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:16pt">Sambo, giyinik olarak yapılan bir</span><span style="font-size:16pt"> Rus güreşidir. Sözcük kendini savunma anlamına gelen "samozaschita" ile silahsız anlamına gelen "bez oruzhiya" sözcüklerinden türetilmiştir. Judo'ya benzerliği dolayısıyla Sambo'nun bazı başarıları güreşçileri Judo sporunda da uluslararası üne kavuşmuşlardır. Sambo güreşçileri Judoya giderek daha fazla ağırlık vermektedirler, çünkü Olimpiyatlar da Sambo yer almamakta, ama judo karşılaşmaları yapılmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Olimpiyatlardaki güreş yarışmaları yalnızca Serbest ve Grekoromen stillerindedir. Bu iki stil arasındaki fark Grekoromen güreşte rakibin belden aşağısının tutulamaması ve bacaklarını kullanılmasına izin verilmemesidir. Bunun dışında kurallar aynıdır ve her iki stil de 10 ağırlık sıralaması vardır. </span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">48 </span></strong><span style="font-size:16.0pt">kg’a kadar olanlar</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">52</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">57</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">62 </span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">68</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">74</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">82</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">90</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">100</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">100 kg</span></strong><span style="font-size:16.0pt">’den fazla olanlar. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">1</span>Minder</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Uluslararası karşılaşmalar her iki</span><span style="font-size:16.0pt"> <strong>stilde</strong> de yerden yüksek, kenarları eğimli minder üzerinde yapılır. Kenarlarda ip kullanılmaz. Minder 9 m çapında olup çevresi içerden sınırı belirtmek için 1 m genişliğinde kırmızıyla boyanmıştır. Bu halka pasif bölge olarak isimlendirilir. Karşılaşma 4 hakem tarafından yönetilir. Minder amiri (minder dışından maçı izler), minder hakemi, kenar hakemi (minder hakeminin kararlarını yorumlar) ve zaman hakemi.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">2</span>Malzeme</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Amatör güreşte güreşçiler göğsü</span><span style="font-size:16.0pt"> ve omuzları açıkta bırakan mayo giyerler. Bir güreşçi kırmızı, öbürü mavi mayo giyerek, seyirciler ve hakemler tarafından kolaylıkla ayırt edilmelerini sağlarlar. Hafif çorap ve ayakkabı giyilir. Her iki stilde de vücuda yağ sürülmesine izin verilmez.</span></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/m_2.jpg" /></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">3</span>Kazanma</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Karşılaşma güreşçinin rakibinin</span><span style="font-size:16.0pt"> her iki omuzunu yere bastırıp <strong>3</strong> saniye öylece tutmasıyla kazanılır. Buna tuş denir. Bokstaki nakavtla eş anlamlıdır. Ancak genel olarak güreşçiler karşılaşmaları üstün güreş tiklerine karar verilmesiyle kazanırlar. Pasif veya faullü güreş nedeniyle ve başka kural çiğnenmeleriyle güreşçinin sayısından eksiltme yapılır. Karşılaşma süresince, minder hakemi tarafından verilen ve kenar hakemi ve minder amirince onaylanan sayıları yüksek olan güreşçi maçı kazanır. Pasif güreştiği için üç ihtar alan güreşçi diskalifiye edilir. Ayrıca, 12 sayı farka ulaşan bir güreşçi de güreşi tuşla kazanmış sayılır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">4</span>Kurallar </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Faullere uygunsuz güreş hareketleri neden olur. Bunlar arasında rakibin saçını, kulağını ve hatta mayosunu çekmek, rakibini sakatlayıcı hareketlerde bulunmak da yer alır. Rakibinin kolunu arkaya büküp 45 dereceden daha fazla kıvırmak ya da boynunu sıkıştırıp boğmaya çalışmak fauldür. Sakatlanmaları önleyici daha başka kurallar da vardır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">5/6</span>Beceriler/Taktikler</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Birçok güreşçi ya sadece Serbeste ya da daha hareketsiz bir stil olan Grekoromen güreşe eğilmişlerdir ama genelde her iki stil güreşte de başarılı karşılaşmalar çıkarabilirler. Oyunlar birbirine yakın olmakla birlikte, bacaklara dalma, çelme takma ve sarmanın uygulandığı Serbest stilde daha çok esneklik gerekir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Birçok Serbest güreşçi, özellikle Japonlar aşırma tekniklerini Judo'dan kazanmışlardır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu iki spor arasında hayli benzerlikler vardır. Judo'da yapılan boğma ve kol kilitleme hareketlerine amatör güreşte izin yoksa da minderde rakibi sırtı üzerine bastırmakta güreşçiler</span><span style="font-size:16.0pt"> daha etkilidirler.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Amatör güreşçiler giysiyle yapılan</span><span style="font-size:16.0pt"> güreşlerdeki gibi kolaylıkla aşırtılamazlar. Çünkü elbisesiz birini yakalayıp fırlatmak güçtür. Güreşçiler daha incelikli oyunlar yaparlar. Grekoromen güreşte ise birbirlerini vücutlarının yalnız üst kısımlarından tutup ani hareketlerle denge bozmaya çalışırlar.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">7</span>Terimler</span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Ankle-and-leg dive (Paçaya ve Bacağa Dalma):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Rakibin bacağını yakalamak için uygulanan yaygın bir teknik.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Cradle hold (Beşik Tutması):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yerde rakibi kafasından ve apışarasından tutmak.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Double thigh pickup (Çift Dalma):</span></strong><strong> </strong><span style="font-size:16.0pt">Serbestte rakibin iki bacağını birden yakalama.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Full Nelson (Kurt Kapanı):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Amatör</span><span style="font-size:16.0pt"> güreşte iki kolun altından geçirilen ellerin rakibin boynuna bastırılması. Tek elle yapıldığı zaman Half Nelson denir.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Standing arm-roll (Kol Sarması):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Rakibin kolunu kapıp kendi bedenine dolayarak yere indirme.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Wing (Çarpma):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Rakibin vücudunu kendi vücudu üzerinde sıkıp dönerek bir an sırtının yere gelmesini sağlamak. </span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır.&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/gures-nedir-gures-kurallari-hakkinda-bilgi-amator-h184.html</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2020 00:14:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/05/gures_nedir_gures_kurallari_hakkinda_bilgi_h184_ba79a.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bowling Nedir? Nasıl Oynanır? Kuralları Nedir?]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/bowling-nedir-nasil-oynanir-kurallari-nedir-h183.html</link>
      <description><![CDATA[Bowling Nedir?
Yol, Malzeme, Kazanma, Kurallar, Beceriler, Taktikler, ve Terimler nelerdir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:20.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bowling Nedir? Nasıl Oynanır? Kuralları Nedir?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bowling önceleri sadece bir eğlence oyunuyken, zamanla ortaya büyük paraların konduğu ciddi çekişmelere sahne olan bir oyun haline geldi. Bowling'de sonuç toplam sayı üzerinden belirlenir. Amaç bir topu, bu iş için yapılmış özel büyük bir yol (lane) boyunca aşağı doğru yuvarlamak suretiyle, karşıya dizilmiş olan "kuka"ları devirmektir.&nbsp;</span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bowling 5 gün süren turnuvalarla, dayanıklılık ve beceriyi ölçen bir oyundur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bowling oyuncuları halen birçoklarınca sporcu olarak kabul edilmemekte iseler de heyecanı yenmek ve müthiş bir mücadeleye girişmek gibi sporcu özellikleri taşıdıkları da bir gerçektir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/b1_1.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong>Bowling oyuncusu nerdeyse mekanikleşmiş bir atış stiline sahip olmalıdır. Topu yönlendirmek için, yerdeki okları kullanır. Topun fırlatılacağı en uygun yer baş kuka ile ona en yakın olan kukaların arasıdır.</strong></span></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:48px">1</span>Yol</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Oyun alanı 19.16 m uzunluğunda ve 1.06 m genişliğinde, hafif yağlanmış tahtadan bir yüzeydir. Her iki yanından topun dışarı kaçmasını önleyen oluklarla sınırlandırılmıştır. Yolun başında bir faul çizgisi bulunur. Bu çizgi, atıcının alana doğru yaklaşırken ilerlemek durumunda olduğu yolun başından 5 m uzaklıktadır. Aticı bu çizginin ötesine geçemez.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Yolun öbür ucunda, üçgen şeklinde dizilmiş, her biri yaklaşık 38 cm boyunda ve alt çevreleri de gene 38 cm olan 10 kuka bulunur. Bu kukalardan atıcıya en yakın olanına baş </span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">kuka (head pin) denir. Kukaların </span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">ağırlıkları 1.42 ile 1.64 kg arasında</span></span> <span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">değişir. Son zamanlarda genellikle</span></span> <span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">plastikle kaplı tahtadan yapılmaktadırlar. Otomatik kuka yerleştirici</span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"> (pin </span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">spotter), devrilen kukaları kaldırıp yeniden yerleştirir. Top otomatik</span></span> <span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">olarak, dönüş yolundan (ball-return</span></span> <span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">track) geri gelir.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:48px">2</span>Malzeme</span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bowling</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">'in oynandığı salonda, bu iş için özel yapılmış yol, kuka yerleştiriciler, atış sırasında topun daha iyi kavranması maksadıyla terli ellerin kurutulmasına yarayan hava püskürtücüler (air-jets) ve zaman zaman bir panoya yansıtılarak, sayıların takip edilmesini sağlayan sayı kartları bulunmalıdır. Son gelişmelerde, bu panonun işini bir bilgisayar görmektedir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Yarışmacının iki tür malzemeye gereksinimi vardır: Biri top, öbürü ise yumuşak tabanlı bir ayakkabı. Bu ayakkabı ona kösele ön tabanıyla kontrollü bir kayma ve gerektiğinde lastik topuğuyla da kendini frenleme olanağı verebilecek- tarzda yapılmış olmalıdır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Top <strong>7.26 kg</strong> ağırlığındadır. Baş ve iki orta parmak için 3 deliği bulunur. Geri kalan parmaklar, atışı dengelemek için topun yüzeyinde dururlar. Bowling topları, deliklerin yerleri açısından oyuncuların isteğine göre yaptırılabilir, böylece topu daha iyi kavrama olanağı doğar. Kolu ve bileği </span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">dik tutmak için bileklik takılabilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:48px">3</span>Kazanma</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Oyun 10 tur (frame) üzerinden oynanır. Bir atıcı her turda on kukayı da devirmek için, iki atış hakkına sahiptir. Yıkılan her kuka bir puan getirir. Ancak bowling'de daha karışık bir değerlendirme sistemi gelişmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Atıcı on kukayı bir turda devirirse, 10'dan fazla puan almasını sağlayan bir ödüllendirme yoluna gidilir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Söyle:</span></span></strong></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bir oyuncu, ilk topuyla on kukayı birden devirirse (strike) karşılığında on puan, artı bu atışlarını izleyen 2 atışında elde edeceği puanların toplamını alır. Bu 2 atışın puanları, kendi ait oldukları turlar içinde ayrıca yazılır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bir oyuncu, 2 topla on kukayı devirirse (spare) karşılığında 10 puan, artı bu atışını izleyen atışında elde edeceği puanı alır. Eğer iki atış sonunda bütün kukalar devrilmemişse buna açık tur (open trame) denir. Bu durumda fazladan kazanılan herhangi bir şey yoktur. Oyuncuya devirdiği kuka kadar puan yazılır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Onuncu turda bir strike yapılırsa, fazladan iki atış hakkı kazanılır. Ontur sonunda puanı en yüksek olan oyuncu, karşılaşmayı kazanır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">İyi bir skor nedir? Profesyonel bir bowling oyuncusu, kazanmak için oyun başına ortalama 210 say1 yapmalıdır. En yükseği 300 puandır ve art arda 12 strike yapılmış demektir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Profesyonel bir bowling oyuncusu için bile bu, binde bir elde edilebilen büyük bir başarıdır.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:48px">4</span>Kurallar</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Kurallar son derece basittir. Faul çizgisini aşmamak koşuluyla, top aşağı doğru yol (lane) boyunca yuvarlanır. Ancak fırlatılamaz. Faul çizgisi aşılırsa, atış geçerli sayılmaz. Golf gibi bowling terbiyesi de, rakiplerden ve seyircilerden sessizlik ister ve oynayanlara tam anlamıyla saygılı olunmasını bekler.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:48px">5</span>Beceriler</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Gözle görülenin ötesinde, 1yi bir bowling tekniğinde denge, falso ve hız birleştirilir. Bunlardan ilki oyuncunun yolu tanıması, başka bir deyişle topu strike yapma olasılığı en fazla olan alana düz bir doğrultuda gönderebilmesidir. Böyle bir atış için, faul çizgisine doğru dengeli bir yaklaşma yapmak, kayarken ve topu elden çıkarırken ise, çok yumuşak hareket etmek gerekir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Falso denirken de önce parmaklarla topun kaldırılması, sonra da elden bırakma aşamasında topun döndürülmesi kastedilir. Hiçbir bowling oyuncusu baş kukayı düz bir vuruşla devirmeye kalkmaz, daha çok soluna ya da sağına doğru bir atışla başlanır. Top çengel gibi bir yol takip etmek üzere falsolu olarak bu yan bölgelere atılır. Falso soldan sağa veya sağdan sola olabilir. Her bowling oyuncusunun kendine göre bir falso anlayışı vardır ve hangisinin iyi olduğu tartışma konusudur.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bowling oyuncularına yardımcı olmak için yol üzerine ufak oklar çizilir. Oyuncular uzaktaki kukalardan ziyade, bu okları gözleyerek atış yaparlar. En büyük beceri ise yolun yağlı yüzeyine göre kendini ayarlayabilmektir. Yağ zamanla kuruyacağı için yol üzerinde top daha çok takılıp falso alabilir. Onun için de bowling oyuncuları atış yerlerini, atarken topu kaldıracakları düzeyi ve topun ağırlığını ayarlayarak yolun özelliklerine göre davranmak zorundadırlar.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:48px">6</span>Taktikler</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Aslında göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir taktik yoktur. Her şey oyun sırasında oluşur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Oyunun herhangi bir anında, oyuncu daha emin olduğunu düşünerek zor bir spare yerine açık tur oynamayı seçebilir, ama her şeyin ötesinde amaç her atışta tüm kukaları devirmektir ve bu bakımdan bowling son derece net ve düz bir oyundur. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:48px">7</span>Terimler&nbsp; </span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Alley (Alan):</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"> Oyun alanı için eskiden kullanılan terim (şimdi lane denmekte).</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Faul Line ( Faul Çizgisi):</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"> Bowling oyuncusunun atışını yapmak üzere kullandığı gerileme alanının başlangıç noktasından 5 m uzaklıktaki çizgi oyuncunun bu çizgiyi geçmesi yasaktır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Frame (Tur):</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"> Oyunun bölümlerini oluşturan birimler. 10 kukayı devirmek için tanınan 2 haktan oluşur.&nbsp;</span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Onuncu turda strike yapılırsa, iki fazladan atış hakkı doğar.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Gutter (Oluk):</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"> Kötü atılan bir topun dışarı çıkmasını engellemek amacıyla yol kenarlarındaki oluklar. Bu oluklara giren toplar herhangi bir kukayı deviremez.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Openframe (Açık Tur): </span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">İki atış sonucunda 10 kukayı&nbsp;devirememek.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Pin-spotter (Kuka Yerleştirici)</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">: Her atış sonunda devrilen kukaları kaldıran, ayakta kalanları yeniden yerleşti</span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">ren otomatik makine.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Spare:</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"> İki atışta 10 kukayı devirmek.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Strike:</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"> Tek atışta 10 kukayı devirmek.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">300 Game (300'lük Oyun):</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"> Art arda yapılan 12 strike sonucu elde edilen en yüksek sayı.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır</span></span></span></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/bowling-nedir-nasil-oynanir-kurallari-nedir-h183.html</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2020 03:56:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/05/bowling_nedir_nasil_oynanir_kurallari_nedir_h183_adcf3.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kürek Sporu Nedir? Malzemeleri, Teknikleri ve Kuralları Hakkında Bilgi]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/kurek-sporu-nedir-malzemeleri-teknikleri-ve-kurallari-hakkinda-bilgi-h182.html</link>
      <description><![CDATA[Shortening up: Küreği tam olarak suyun yüzünden ayırmayacak şekilde çok hızlı kürek çekmek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:16.0pt">Kürek Sporu Nedir? Malzemeleri, Teknikleri ve Kuralları Hakkında Bilgi</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">İ</span>yi bir kürekçiye, neden küreği</span><span style="font-size:16.0pt"> sevdiğini sorsanız, hemen cevap vermekte güçlük çekebilir. Bir müddet sonra da, "her şeyi doğru yapmak için" harcadığı çabadan ve büyük bir yarış günü "işler iyi gittiğinde" duyduğu mutluluktan söz edebilir. En sonunda vereceği cevap ise şudur: Birinci sınıf müsabakalarda, kazanan ile kaybedenleri ayıran özellikler anlaşılması ve edinilmesi çok güç teknik becerilerdir ve bu düzeye çıkmak ve yarış boyunca bu düzeyi sürdürmeyi başarmak kürek sporunu son derece cazip kılar. En azından kürekçiler için doğru olan budur.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Seyredenler ise, ekipler arasındaki ince farkları genellikle gözden kaçırırlar. Tekneler hızla geçerken, sular sıçrar, bağrışmalar olur, renkler ışıldar ve bir anda hepsi geçip gider. Bütün bu çekişmenin ardında neler olmaktadır, neden bazıları öbürlerinden daha süratlidir, anlaşılmaz, bilinmez.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Küreği seyretmenin ve anlamanın güzel yolu, bu sporu televizyondan izlemektir. Çünkü kamera zoom'lu çekimle özellikle bazı sporcular ve ekipler üzerine yoğunlaşarak yarışmayı adım adım izler. Bu da ayrıntıları ve hataları görmenin en kolay yoludur.</span></span></p>

<p></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/k.jpeg" /></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong><span style="font-size:12px">Bir çift kürek çekiş hareketini tamamlamış ve arkaya iyice yaslanmış.</span></strong></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">1</span>Parkur </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Uluslararası ve Olimpiyat müsabakalarında, parkur <strong>2000 m</strong> olarak dümdüz uzanır. Bu uzunluk kadınlar için 1000 m, gençler için ise <strong>1500</strong> m'dir. Yarış, birbirlerinden şamandıralarla ayrılmış <strong>6</strong> kulvarda yapılır. Bu</span><span style="font-size:16.0pt"> düzeydeki yarışlar, genellikle itirazsız ve sorunsuz geçer. Gene de bir hakem motorla yarışı izler. Eğer bir ekip başka bir ekibi rahatsız ediyorsa, hakem megafon kullanarak, beyaz bayrağını kaldırarak, söz konusu ekibi uyarır. Durumun düzelmemesi halinde ise kurallara uymayan ekip hakem tarafından diskalifiye edilir. Motorun bozulması halinde kulvar boyunca yarışı izleyen öbür hakem motorları görevi devralır. Bu motor bozulma durumu şaşılacak kadar sık olur.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Uluslararası ve Olimpiyat düzeyindeki yarışlarda parkurların çoğu insan yapısıdır. Bu parkurlar sığ ve geniş bir yüzme havuzu gibidirler. Onun için de bir kulvarın öbüründen farklılığı ya da akıntılardan etkilenmesi gibi durumlar yoktur. Ama gene de birçok kürek yarışı bu işin başladığı nehirlerde, göllerde ya da denizlerde yapılır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">2000</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> m'nin dışında iki farklı kürek</span><span style="font-size:16.0pt"> türü daha vardır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Birincisi, 2000 m "regatta" tipine</span><span style="font-size:16.0pt"> yakın olan ve yaz mevsiminde yapılan sandal yarışlarıdır. Nehirlerde yapılması itibariyle, bu yarışlarda ancak 2 ya da 3 ekibe yer vardır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">İkincisi ise, yine nehirde yapılan,</span><span style="font-size:16.0pt"> ama kışın düzenlenen "head" tipi yarışlardır. Büyük yarışlarda sayıları 400'e kadar ulaşabilen 100’lerce ekip, 10'ar saniye aralıklarla çıkış yaparak saate karşı tek bir kulvarda yarışırlar. En süratli ekip yarışı kazanır ve "nehrin başı" olur. Genellikle bu tip yarışlar 2000 m'den daha uzun mesafelerde yapılır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">2</span>Malzeme </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Özel malzeme kullanan bütün</span><span style="font-size:16.0pt"> sporlarda olduğu gibi, kürekte de malzemeler son derece gelişmiştir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Kürekler:</span></strong> </span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Birçoğu halen tahtadan</span><span style="font-size:16.0pt"> yapılır, ancak alüminyum ve plastikten yapılan kürekler de kullanılmaktadır. Bazı kürekler, karbon tiber ile desteklenerek, su içindeki basınçtan daha az etkilenir hale getirilirler. İçerdeki ve dışarıdaki uzunluklarını ayarlamak için kürekler ayarlı bir yatak üzerinde yerleştirilmiştir.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Tekneler:</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Son derece hafiftirler.</span><span style="font-size:16.0pt"> Kürekçi, kendisiyle birlikte futasını da parkurun öbür ucuna taşımak zorunda olduğundan, tekne ne kadar hafif olursa o kadar iyidir. Kürekçi, ileri geri hareket eden hafif meyilli bir tahta kızak üzerinde oturur. Ayaklar ise ayaklık denen ve futanın içine tespit edilmiş olan bir üst ayakkabıya sokulur. Bu ayaklıklar çeşitli açılara ayarlanabilirler. Küçükler içense, teknenin dışına doğru çıkan, tek kürek için tek yanlı, çift kürekler için iki yanlı, istediği gibi ayaklanabilen, çelik ya da alüminyumdan yapılmış dirsekler vardır. Bunların ucunda, küreği tutan ay bulunur. Sonuçta, her kürekçi kendine göre ayarlanmış bir kürek, bir oturacak yer ve bir ayaklığa sahiptir. </span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">3</span>Kazanma</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bir kürek yarışında kazananı belirlemek son derece basittir: Bitirme çizgisine ilk giren birincidir. Uluslararası ve Olimpiyat yarışmaları sınıflara ve kategorilere ayrılmıştır. Bu</span><span style="font-size:16.0pt"> ayırma futalara ve yarışmacılara göre yapılır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Kürekçiler açısından 3 kategori</span></strong><strong><span style="font-size:16.0pt"> vardır:</span></strong></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Ağır, Erkekler:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Her ağırlıktaki</span><span style="font-size:16.0pt"> sporcu katılabilir. İri olanlar aynı zamanda güçlü olduklarından en hızlı ve çetin yarışlar bu kategoride yapılır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Hafif, Erkekler:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Ortalama ağırlıkları 70 kg olan ekipler katılabilir. Ayrıca hiçbir kürekçinin 72,5 kg'dan ağır olmaması gerekir. Bu kategoride yıllık uluslararası şampiyonalar düzenlenir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Kadınlar:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Ağırlık kategorisi yoktur. Son zamanlara kadar kadın kürekçiler Olimpiyatlara katılmazlardı, ancak son yıllarda bu kural değişmiş ve bu değişiklik kadınların derecelerinin çok iyileşmesine yol açmıştır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Genç erkekler ve kadınlar için de</span><span style="font-size:16.0pt"> her yıl düzenlenen uluslararası yarışmalar vardır. Bir kürekçi, 18 yaşını doldurduğu yılın sonuna kadar, gençler kategorisinde yarışabilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu gruplardaki tüm kadın ve erkek</span><span style="font-size:16.0pt"> kürekçiler, kulüp yarışlarından,</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Olimpik yarışlara kadar her tür yarışta, değişik tekne tipleriyle yarışırlar.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Teknelerdeki kategoriler de şöyledir:</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Sekiz tek:</strong> En süratli ve en çok ilgi gereken tekne tipidir. Ekip 8 kürekçi ve bir dümenciden oluşur. Her kürekçi bir kürek kullanır. iki yanda 4'er kürek bulunur. Diziliş isteğe göre ayarlanır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Dört tek:</strong> iki tip dört tek vardır.</span><span style="font-size:16.0pt"> İkisinde de 4 kürekçi bulunur ama biri dümencilik, öbürü dümencisizdir. Dümencisiz olanda, dümen kürekçilerden biri tarafından kullanılır ve genellikle ayağına bağlı iplerle bu işi 1 numaralı kürekçi yapar. Dümenci varsa sekiz tekte olduğu gibi, genellikle arkada oturur, ama dümencinin bazen yalnız başı görünecek şekilde önde de yer aldığı görülür.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">İki tek:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Yine dümencilik ve dümencisiz olmak üzere, iki tipi vardır. Genellikle dümenci futanın önüne yatar. Böylece rotayı daha iyi saptadığı gibi, ağırlık dengesini arkaya kaydırmamış olur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bütün bu teknelerde kürekçiler tek kürek kullanırlar. Çiftelerde ise kürekçiler ikişer kürekle yarışırlar.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Tek çifte:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Teknede sadece tek kürekçi vardır ve dümenci bulunmaz. Tek başına yapılan bu spor her şeyiyle sekiz tekin tam tersidir.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">İki çifte:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> İkişer kürekli, iki kürekçi</span><span style="font-size:16.0pt"> dümencisiz yarışırlar.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Dört çifte:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Dört kürekçi ikişer kürekli yarışırlar. İyi kürek çekmenin son derece zor olduğu bir daldır. Kadınlarda dümenci kullanılır. Erkeklerde ise dümenci yoktur.</span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">4</span>Kurallar </span></strong></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Yarış sırasında uygulanan kurallar</span><span style="font-size:16.0pt"> son derece açıktır. Tekne kendi yolunda gitmeli, öbür teknelere engel olmamalıdır. Kürekçiler ise, amatör sporcuları bağlayan tüm kurallarla bağlıdırlar ve özellikle doping konusunda çok titiz olmaları gerekir.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">2000 m'nin başlangıcında, yarışçıların hepsi (6 ekip) sıraya dizilir, dubaların üzerine uzanan birer adam tekneleri arka kısımlarından tutar. Futa başlarının aynı hizada olmasına dikkat edilir ve ekipler hazır olduklarını belirttiklerinde, start hakemi, "Hazır! Başla!" komutunu vererek yarışı başlatırken kırmızı bir bayrağı</span><span style="font-size:16.0pt"> aşağı doğru indirerek çıkış komutunun verildiğini belirtmiş olur. Önemli yarışlarda, kürekçiler kırmızı bayraktan az önce çıkış yapmaya çalışırlar. Televizyon seyircisi bunu çok daha iyi görebilir ve tüm teknelerin aynı hizada olması gerektiğinden böyle bir erken çıksın yakalanması çok önemlidir. Yanlış çıkış anında, başlama noktasındaki yarış hakemi start hakemini uyararak yarışçıları geri çağırmasını ister. </span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Başlama komutu, bu sporun düzenleyicisi olan, İsviçre'deki Federation Internationale des Societés d' Aviron'un (<strong>FISA</strong>) lisanında, yani Fransızca olarak verilir: "Efes-vou prét?</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Partez!"</span></strong><span style="font-size:16.0pt">Şampiyonluk yarışları ekiplerin finale ya da yarı-finale kaldıkları elemelerle başlar. Elenenlere finale kalmak için bir şans daha verilir. Bundan amaç, iyi sporcuyu, kura soncu kendinden daha iyi iki sporcu ile karşılaştırıp ilk turdan elemiş olmamaktır. Finalde,<strong> 6</strong> ekip yarışır. </span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">5</span>Beceriler </span></strong></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bu sporda güç tam vücudun katkısıyla sağlanır. Bacaklar da, kollar ve gövde kadar iş yapar. Sporcunun oturduğu yer, küçük tekerlekler üzerinde, kızak denilen bir rayda hareket eder şekilde yapılmıştır. Bu, küreğin suyun içindeki hareket alanını uzatır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Ekip için dikkat edilecek en önemli</span><span style="font-size:16.0pt"> nokta zamanlamadır: Küreklerin suyun içine aynı anda girip aynı anda çıkmasına dikkat edilir. Yüksek düzeyde yarışlarda zamanlamanın aksaması kürekçilerin artık yorulmaya ve kötü kürek çekmeye başladıklarını gösterir. Bu durum genelde yarışın sonlarına doğru, bitişe <strong>500 m </strong>kala ortaya çıkar. Ekibin gittikçe artan yorgunluğu sonucunda, küreklerin uyumu bozulur, suya giriş çıkış mesafeleri kısalır. Kürekçiler, kürekleri daha hızla çekmeye çalıştıkça, ritm bütünüyle yok olur. Su sıçratmak, yorgunluğun kesin bir belirtisidir. Kızaklarda öne tam olarak gidilmediği görülür, oysa iyi kürek çekilirken, kızak sonuna kadar kullanılır. Bu yapılmadığı için futanın hızı düşer. Yarışın başındaki sürat ve ritm, kontrolsüz bir telaşa dönüşür ve tekne sanki geriye gidiyormuş görüntüsünü verir. Sarkık bir baş ve kesik hareketler de yorgunluğun işaretidir. İyi bir ekip, ritmini sonuna kadar koruyabilecek ve yorgunluğun üstesinden gelebilecek ruhsal ve bedensel yapıya sahip olan ekiptir.</span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">6</span>Taktikler </span></strong></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Temel taktikler, tüm ekipler için aynıdır. Yapılabilecek çok az özel taktik vardır çünkü en güçlü ve uyumlu olan ekip nasıl olsa yarışı kazanacaktır. Yarışın ilk yarım dakikası, öbür ekiplerden kopmamak için futayı yola koymakla geçer. Başlangıçta</span><span style="font-size:16.0pt"> hızlanabilmek için kürekler kısa vuruşlarla ve suyun derinine girecek şekilde çekilir. Bazı ekipler hızlanmayı yarım dakikada başarırlar. Tekne yola girdikten sonra (yaklaşık <strong>250 m</strong> sonunda) dümencinin ya da ekip şefinin vereceği tempoyla özlenen <strong>ritm</strong> bulunur ve kürek çekişleri daha uzun ve güçlü yapılmaya başlanır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Üst düzeydeki yarışlarda bu adeta</span><span style="font-size:16.0pt"> kendiliğinden olur. Tempo, ekibin kapasitesinin <strong>% 95</strong>'ine ulaşır. Bunu sonraki <strong>1250 </strong>m boyunca devam ettirirler. Son <strong>500 m</strong>'de ise ekip tüm gücü ile finişe geçer. Bu sırada kürekçilerin rakiplerine bakacak zaman ve halleri yoktur. Yarışın <strong>antrenör </strong>tarafından belirlenen noktalarında, kürekçiler birden tempoyu yükseltebilirler; bu ya ekibi denemek, ya da geride kalınıyorsa yakalamak içindir. Antrenörün hesaplarına göre bu atak, kısa ya da uzun olabilir.</span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">7</span>Terimler</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Blade (Pala):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Küreğin suya giren</span><span style="font-size:16.0pt"> yayvan kısmı.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Bow (Bir Numara):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Teknenin ön kısmı-aynı zamanda teknenin önüne en yakın kürekçi.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Burst (Atak):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Ekibin yarış anında birden temposunu artırması.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Buton (Kürek Topacı): </span></strong><span style="font-size:16.0pt">Küreğin, aya takılan bölümü.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Clogs:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Bottaki ayakkabıların eski</span><span style="font-size:16.0pt"> ad.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Cover:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> İki kürek takımı arasındaki</span><span style="font-size:16.0pt"> mesafe.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Feathering:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Küreğin yayvan kısmının, hava direncini kırmak ve dalgalara değmemesini sağlamak amacıyla döndürülerek geri getirilmesi.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Gate (Ay):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Küreğin tutturulduğu</span><span style="font-size:16.0pt"> dirseğin ucundaki kısım.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Puddle (Kürek Suyu):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Küreğin sudan ayrıldığı zaman yaptığı daire. Futanın sonraki kürek daldırışına kadar aldığı mesafeyi göstermesi açısından önemlidir.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Rake:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Kızağın meylinin açısı.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Repechage:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> İlk eleme turunda kaybeden sporcuların finale katılabilmelerine şans tanıyan yarış.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Rigger (LDirsek):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Küreği futaya tutturan alüminyum ya da çelikten ayarlanabilir alet.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Shortening up:</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Küreği tam olarak suyun yüzünden ayırmayacak şekilde çok hızlı kürek çekmek.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Slide (Kızak):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Oturağın üzerinde hareket ettiği raylar.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Stroke (Hamla):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Tempoyu ayarlayan ve teknenin sonunda oturan kürekçi.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/k1_1.jpg" /></span></p>

<p><strong><span style="color:#0000ff">Dümencili 4 tek yarışın sonunu zorla getiriyor ama hala tam kontrollü. Dümencinin ufak tefekliğine dikkat edin.</span></strong></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır.&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/kurek-sporu-nedir-malzemeleri-teknikleri-ve-kurallari-hakkinda-bilgi-h182.html</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2020 04:18:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/kurek_sporu_nedir_malzemeleri_teknikleri_ve_kurallari_hakkinda_bilgi_h182_7804f.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilardo Snooker Nedir, Kurallar, Kazanma ve Beceriler Nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/bilardo-snooker-nedir-kurallar-kazanma-ve-beceriler-nelerdir-h181.html</link>
      <description><![CDATA[Plant (Dikmek): Beyaz top dışındaki bir topun bir başka topa çarptırılıp onun deliğe girmesine yol açması.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:18.0pt">Bilardo Snooker Nedir, Kurallar, Kazanma ve Beceriler Nelerdir?</span></strong></p>

<p style="text-align:center"></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">B</span>ilardo İngiltere’de son derece yaygın olan ve ABD’de de durmadan yayılan oyundur. <strong>1875 </strong>yılında icat edilmiş ve 1919’da İngiltere Amatör Şampiyonası’nın, <strong>1926</strong>’da Dünya Profesyonel Şampiyonası’nın yapılmasından sonra, hele televizyonda da gösterilmeye başlayınca, bu oyun zirvesine ulaşmıştır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyunda amaç isteka denilen uzun tahta sopası ile çuha kaplı masa üzerindeki topları köşedeki deliklere ya da kenardaki ceplere sokmaktır. Topların renklerine göre değişen değerleri vardır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">1</span>Masa</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Masa masif ve tamamen yatay bir düzlemdir. Üzeri yeşil çuha, kenarları yüksek, sert lastikten ve gene çuhayla kaplanmış olan ve özel ölçülerle yapışmış bir masadır. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Çuhanın dokunması ve kalitesi topa verilecek falsoyu etkiler. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">2Malzeme </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">İstekanın sopa kısmı diş bulduktan sapı da ağır olması için abanozdan yapılır. Her oyuncunun kendi eline iyi gelen istekası vardır; boyu yaklaşık omuz yüksekliğinde, ağırlığı da 450 gr kadardır. Küçük bir deri parçası istekanın ucuna takılır ve sık sık tebeşirlersek vuruş sırasındaki kaymalar önlenir. Eğer topu oyuncunun uzağında kalmışsa istekayı iyi kullanmak için destekten yararlanır. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Toptan eskiden fildişinden yapılırdı, şimdi ise “<strong>crystallate</strong>” denilen bir maddeden yapılmaktadır. Bilardo topun çapı <strong>5.23</strong> cm’dir. Kuzey Amerika bilardosunda ise <strong>5.39</strong> cm’lik toplar kullanılmaktadır. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">3</span>Kazanma </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bilardo’da başarılı olmak fazla</span><span style="font-size:16.0pt"> konsantrasyon isteyen bir iştir. Kapalı bir alanda ve yoğun bir çevrede vücut ve kafa gücünü bir arada kullandırtan bir spordur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bilardo oyunu en çok sayı yapan</span><span style="font-size:16.0pt"> tarafça kazanılır. Her oyuna bir tur (frame) adı verilir. Bir maç belirli sayıda oyundan oluşur ve en çok sayı yapan oyuncu maçı alır.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Sayı, topları aşağıdaki deliklere sokarak kazanılır (potting) ve rakibin yaptığı hatalı vuruşlarla ek puan toplanır. Her oyunun başlangıcında 22 top masa üzerine dizilir. <strong>15 </strong>kırmızı top bir üçgen biçiminde yerleştirilir ve altı renkli top ise sarı, yeşil, kahverengi, mavi, pembe ve siyah renklerdeki toplar belirli noktalara konur. Beyaz top ise istekayla vurulan toptur ve öbür topları deliklere sokmada ya da daha uygun pozisyona getirmede kullanılır. Önce bir kırmızı top (1 sayı değerindedir) bir deliğe sokulmalı, sonra renkli bir topa geçilmelidir. Renkli top da bir deliğe sokulunca yeniden bir kırmızı topa geçilmesi gerekir ve böylece oyun bir kırmızı, bir renkli olarak sürer gider. Ama kırmızı toplar bitirilene kadar her renkli</span><span style="font-size:16.0pt"> top sokulduğu delikten alınarak yerine konur. Bundan sonra oyuncu geri kalan renkleri sırasıyla sarı (iki sayı), yeşil (üç sayı), kahverengi (dört sayı), mavi (beş sayı), pembe (altı sayı) ve siyah (yedi sayı) olarak deliklere sokar. Oyun ortada yalnız beyaz top kalınca sona erer. Bazen bir oyuncu rakibine hiç sıra vermeden bir oyunda bütün topları sırasıyla deliklere sokar ve oyunu bitirir. Yapılabilecek en yüksek sayı 147'dir, bu da bütün kırmızıların deliğe sokulması (15 sayı), her seferinde siyahın deliğe sokulması (<strong>15x7=105 </strong>sayı) ve sırasıyla bütün renklerin deliklere sokulması (27 sayı) yoluyla elde edilebilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Aşağıdaki çizimde başlangıçta topların dizilişi görülüyor. Kırmızı toplar piramit içine sıralanmış.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/m.jpg" /></span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">4</span>Kurallar </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Her oyun başında beyaz top ‘D' harfi şeklindeki alan içerisinde herhangi bir noktaya konabilir. Ondan sonra nerede durursa oyun oradan sürdürülür. Masa dışına düştüğü takdirde yeniden ‘D' harfi içerisinden başlatılır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Sayıların nasıl kazanıldığını takip</span><span style="font-size:16.0pt"> etmek kolay olmakla beraber faul hareketlerinin sonunda ceza puanlarının nasıl verildiğini takip etmek oldukça karmaşıktır. En az ceza puanı dörttür, ama faul daha yüksek değerde bir topla yapılmış ise top renginin değerine göre ceza puanı verilir. Bu cezalar rakibin sayısına eklenir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyuncu beyaz topu bir kırmızı topa vurdurmadan renkli toplara çarptırırsa ceza puanı dörttür, ama mavi, pembe veya siyah topa çarptırmışsa cezası 5,6 ve 7 olarak yükseltilir. Eğer beyaz top deliklerden birine girerse 4 ceza puanı verilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Üst düzeydeki bilardocular arasında ceza puanı, hatadan çok kasti hareketlerle yaratılan tıkanma durumlarında verilir. Tıkanma durumu beyaz topun önünün ceza almadan vuruş yapılamayacak gibi kapatılmasıdır. Böyle sıkışmış durumlarda oyuncu rakibinin oynamasını isteyebilir ya da</span><span style="font-size:16.0pt"> kendisi serbest top (free ball) oynayacağını bildirir. Bu herhangi bir renkteki topu kırmızı top kabul etmek (ya da masada kırmızı top kalmamışsa özlenen bir renkteki top kabul etmek) anlamına gelir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Beyaz topa iki kere vurmak ya da&nbsp;</span><span><span style="font-size:16.0pt">bütün toplar durmadan yeni bir vuruş yapmak gibi başka faul çeşitleri de vardır. Ama ciddi bir turnuvada bu tür faullere çok seyrek rastlanır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bir oyun sayılar eşit olarak sonuçlanmışsa siyah top yerine yerleştirilir ve yazı-tura ile oyuna başlanır. Beyaz top ‘D' alanından oyuna sokulur. Oyunu kazanan siyah topu deliğe sokan ya da rakibinin faul yapması sonucu puan kazanan kişi olur.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/m1_1.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong><span style="font-size:12px">Oyuncu beyaz topu vurmaya çalıştığı kırmızı topa göre hizalar. Parmaklarıyla sopasına dayanarak yapar.&nbsp;</span></strong></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">5</span>Beceriler </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bilardo bir "açı" (angles) oyunudur. Topların aynı yerlere gelip durması binde bir olacak bir iştir, bu nedenle bilardocunun masanın ve topların duruş özellikleri üzerine adeta bir sezgi sahibi olması gerekir. Topun merkezinden az yana vurularak falso alması sağlanır. Topun çarptıktan sonra sağa veya sola yönelmesi ya da çarptığı anda durması ya da ters falsoyla geri gelmesi vuruş çeşitleriyle sağlanır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu özel vuruşlar yalnız vurulan topun deliğe sokulması için değil, bir vuruştan sonraki vuruş için beyaz topun özlenen bir yere gelmesi için de yapılır. Bu nedenle oyuncu sadece yapmakta olduğu vuruşu değil, sonraki vuruşları da düşünür.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Masanın sert lastik kaplı kenarları</span><span style="font-size:16.0pt"> kullanılarak yapılan çarptırmalı vuruşlarla oyun açıları istendiği kadar çeşitlenir. Toplar deliklere sokulurken bir yandan da rakibin önü tıkanır ya da yeniden iyi bir pozisyon kazanılır. Tekrar etmek gerekirse, bilardo çarptırma işleminde açıları hesapla yabilme ve topa hangi hızla vurulacağını kestirme oyunudur. İleri düzeydeki bilardocular çuhanın pürüzlüğünden gelen sürtünmeden doğacak yavaşlama ve yalpalamaları da değerlendirirler.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">6</span>Taktikler</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Turnuvalarda açılış vuruşu, sayı içim değil, rakibin önünü tıkamak amacı ile yapılan bir vuruştur. Bunun için de top ya kenarlara değecek şekil de ya da renkli (yeşil, kahverengi, sarı) bir topun arkasına gelecek şekilde durdurulmaya çalışılır. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Açılış vuruşuna karşılık olarak rakip oyuncu bazen sayı girişiminde bulunabilir, ama genellikle bu ikinci vuruş da bir tıkama vuruşu niteliğindedir. Bu erken aşama avantaj kazanma amacıyla yapılan tıkamaların amacı rakibi açık vermeye zorlamaktır. Topu deliğe sokmak çok önemlidir, ama ileri düzeydeki oyuncular arasında bile başarısız bir vuruş sonunda ortaya çıkabilecek zor durumlar göz önünde tutularak sağlama gidilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bazen oyun uzun bir açılışla başlayıp sürekli sayılarla bitirilebilir ama çoğu oyun küçük tıkama atışlarıyla el değiştirerek başlar.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyunun bitiş aşamasında birçok</span><span style="font-size:16.0pt"> taktik mücadele yöntemi ortaya konur. Bu mücadele yalnız sayıların bir birine yakın olduğu zamanlarda değil, sayı farkının masada kalan topların toplam değerinden fazla olduğunda bile ortaya çıkabilir. Eğer bir oyuncu rakibinden 30 sayı gerideyse ve masada yalnızca toplam değeri 27 sayı eden renkli toplar kalmışsa bu oyuncunun rakibini yıkaması gerekir. Rakibine en az dört ceza puanı aldırtacak bir oyun kurmalıdır ki aradaki sayı farkı 26'ya insin ve masada kalan renkli topların değeri kendisine kazanma şansı tanısın.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">7</span>Terimler</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Break (El):</strong> Sayı kazanılan vuruş dizisi.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Break off (Açma): </strong>Oyunda ilk vuruşu düzgün üçgeni dağıtmak için yapma.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Clear the table (Masayı Temizleme):</strong> Bütün topları deliğe sokarak masada top bırakmama.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Cue ball (isteka Topu)</strong>: Beyaz top.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Double (Bantlı Vuruş):</strong> Karşı kenara vurdurarak deliğe top sokma.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Free ball (Serbest Vurus): </strong>Faullü bir vuruşla önü tıkanan topun herhangi bir renk top olarak sayılması.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Full ball shot (Tam Vuruş): </strong>Beyaz topun başka bir topa tam ortadan vurması.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Half ball shot (Yarım Vuruş)</strong>: Beyaz topun başka bir topa kısmen çarpması.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>In hand (Elde):</strong> Beyaz topun deliğe</span><span style="font-size:16.0pt"> girdikten sonra ‘D' içerisinde istenilen yere yerleşmesi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>In-off (Girdi-Çıktı):</strong> Beyaz topun</span><span style="font-size:16.0pt"> başka topa çarpıp deliğe girmesi.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Maximunm break (En Uzun El):</strong> Bir</span><span style="font-size:16.0pt"> oyunda bütün topların bir dizi vuruşla deliklere sokulması.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Natural angle (Doğal Açı):</strong> Beyaz topun başka bir topa çarpıp falsosuz ve çok sert olmayacak biçimde aldığı açı.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Plant (Dikmek):</strong> Beyaz top dışındaki bir topun bir başka topa çarptırılıp onun deliğe girmesine yol açması.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Pot (Pot): </strong>Beyaz topla başka bir topu deliğe sokmak için yapılan vuruş.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Safety shot (Emniyet Vuruşu)</strong>: Sayı kazanmak amacıyla değil, rakibin önünü tıkamak amacıyla yapılan vuruş.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Screw (Ters Falso):</strong> Topun altına</span><span style="font-size:16.0pt"> doğru vurarak falso aldırma.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Set (Set):</strong> İki oyun topunun art arda duruşunu sağlayıp birine vurulduğunda öbürünün deliğe girmesi durumunu yaratma.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Shot to nothing (Boşa Vuruş):</strong> Bu vuruşta oyuncu topu deliğe sokarsa oyuna devam edecektir, ama başarılı bir vuruş yapmazsa rakibine beyaz topu iyi durumda bırakmamış olacaktır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Side/Side spin (Yan Falso):</strong> Topu dönerek gidecek biçimde merkezinden sağa ya da sola doğru vurma.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Stun (Durdurma): </strong>Beyaz topun, diğer topa çarptıktan sonra yerinde hareketsiz kalması.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır.&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/bilardo-snooker-nedir-kurallar-kazanma-ve-beceriler-nelerdir-h181.html</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2020 05:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/bilardo_snooker_nedir_kurallar_kazanma_ve_beceriler_nelerdir_h181_252ef.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’de Spor Federasyonu Nasıl Kuruldu?]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/spor/turkiyede-spor-federasyonu-nasil-kuruldu-h180.html</link>
      <description><![CDATA[Dünyanın her yerinde olduğu gibi, Türkiye’de de, spor federasyonlarının iki temel görevi vardır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:20.0pt"><span>Türkiye’de spor federasyonu nasıl kuruldu?</span></span></strong></p>

<p>&nbsp;<span style="font-size:12.0pt"><span>Dünyanın her yerinde olduğu gibi, Türkiye’de de, spor federasyonlarının iki temel görevi vardır. Bunlardan birincisi, üye olduğun uluslararası (TFF) federasyonun koyduğu teknik (fenni) kuralların ülkesinde uygulanmasını sağlamak, ikincisi de kendi ulusal üst kuruluşuna bağlı ve sorunlu olarak ülke çapında kendi sporunu örgütleyip yaymaktır. <strong>TİCİ </strong>bünyesindeki ilk federasyonlar (encümenler, idman heyet-i müttehideleri) bu amaçla, (<strong>futbol)</strong>, (atletik sporlar) [atletizm, bisiklet, eskrim, tenis, yüzme, atıcılık ve binicilik] ve [güreş] (güreş, halter ve boks) şeklindeki üçlü uzmanlaşmayla 24 Ağustos <strong>1922</strong> tarihinde kuruldular. Gerçi ilk federasyonların başkan ve üyeleri <strong>TİCİ</strong>’nin Heyet-i İdare’si tarafından atanmıştı, ama izleyecek dönemlerde, federasyonların, (mıntaka heyet-i müttehideleri)’nin gösterecekleri iki katı aday arasından <strong>TİCİ </strong>Umümi Kongresince seçilmeleri öngörülüyordu. Öyle de oldu.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span>2 Ocak 1924 tarihli, 173 sayılı İcra Vekilleri Heyeti kararnamesiyle Türkiye’yi (dışarıya karşı temsil etme) yetkisini alan <strong>TİCİ, </strong>Türkiye’nin 1924 Paris Olimpiyatlarına katılmasının ön koşulu (oyunlara katılacak spor dallarında federasyon bulunması ve bunların uluslararası federasyonuna üye olanları ) olduğu için, ilk kuruldukları 24 Ağustos 1922’de uluslararası federasyonlara üyelik için başvurmuşlardı. Uluslararası Amatör Atletizm Federasyonu <strong>IAAF</strong>’den olumlu cevap Aralık 1923, kesin kabul 21 Mayıs <strong>1923</strong>’de geldi. Türkiye, spor federasyonları yoluyla uluslararası spor topluluğunun üyesiydi artık.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span>Tek tek federasyonların <strong>TİCİ</strong> dönemindeki kuruluş çalışmalarını, kulüplerle ve <strong>TİCİ </strong>üst yönetimiyle ilişkilerini burada uzun uzadıya anlatmaya yer yetmez elbette… Bunun için 1) Güreş ve Atletizm federasyonlarının yasal kuruluşlarını tamamladıktan sonra uzunca süre faaliyete geçemediklerini, 2) Güreş, Atletizm ve Futbol federasyonlarının (tff)&nbsp;eğreti yapılarını 13 Nisan 1923 tarihinde yeniden örgütlemek durumunda kaldıklarını, 3) her dönemdeki gibi, <strong>spor-futbol özdeşliğinin sürdüğünü</strong>, büyük çatışma ve sürtüşmelere sahne olan futbol heyet-i müttehidesine en büyük eleştirilerin yeni kulüplerden geldiğini belirttikten sonra, bilgi olarak bazı önemli federasyonların kuruluş ve uluslararası federasyonlara üyelik tarihlerini <strong>vermekteyim</strong>: </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span>Atletizm Kuruluşu</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span> (1922/1922)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span>Futbol Kuruluşu</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span> (1922/1923)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span>Güreş Kuruluşu</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span> (1922/1923)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span>Bisiklet Kuruluşu </span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span>(1923/1923)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span>Eskrim Kuruluşu </span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span>(1923/1923)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span>Halter Kuruluşu </span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span>(1923/1923)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span>Boks Kuruluşu </span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span>(1924/1927)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span>Kürek Kuruluşu </span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span>(1924/1950)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span>Yüzme ve Yelken Kuruluşu </span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span>(1924/1931)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span>Voleybol Kuruluşu</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span> (1934/1950)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span>Binicilik Kuruluşu</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span> (1926/1930)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span>Atıcılık Kuruluşu </span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span>(1926/1953)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span>Basketbol Kuruluşu </span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span>(1934/1935)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span>Kayak Kuruluşu</span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span> (1934/1934)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span>Cimnastik Kuruluşu </span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span>(1940/1960)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt"><span>Judo Kuruluşu </span></span></strong><span style="font-size:12.0pt"><span>(1962/1964)</span></span></p>

<p><span style="font-size:14px">Kaynak: 100 SORUDA TÜRKİYE SPOR TARİHİ, PROF.DR. Kurthan Fişek kitabından kısaltılarak yazılmıştır. </span></p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/spor/turkiyede-spor-federasyonu-nasil-kuruldu-h180.html</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2020 00:22:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/turkiyede_spor_federasyonu_nasil_kuruldu_h180_ce0ff.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İlk Basketbol Maçı]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/basketbol/ilk-basketbol-maci-h179.html</link>
      <description><![CDATA[Basketbol ilk kez 1891 yılında Dr James Naismith tarafından icat edilmiştir. İlk dönemlerinde 13 basit kuralı olan oyunun amacı topu günümüzdeki gibi 3.05 metre yükseklikteki çemberin (şeftali sepetinin) içine atmaktı.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/B1-min_1.jpg" /></p>

<p style="text-align:center"><span style="font-size:16.0pt"><span>İlk Basketbol Maçı</span></span></p>

<p>21 Aralık 1891'de Naismith, beş temel fikir ve on üç kural kullanarak yeni bir oyun için kurallar yayınladı. O gün, sınıfından Armory Street mahkemesinde bir maç oynamasını istedi: 9'a karşı 9, bir futbol topu ve iki şeftali sepeti kullanarak. Öğrencilerinden Frank Mahan o kadar mutlu değildi. Dedi ki: "Harrumph. Başka bir yeni oyun". Ancak Naismith yeni oyunun mucidiydi. Birisi buna "Naismith Oyunu" demeyi teklif etti, ama "Bir topumuz ve bir sepetimiz var: neden basketbol demiyoruz?" On sekiz oyuncu John G. Thompson, Eugene S. Libby, Edwin idi. Ruggles, William R. Chase, T. Duncan Patton, Frank Mahan, Finlay G. MacDonald, William H. Davis ve Lyman Archibald, George Weller, Wilbert Carey, Ernest Hildner, Raymond Kaighn, Genzabaro Ishikawa, Benjamin S. Fransızca, Franklin Barnes, George Day ve Henry Gelan 1–0. Gol Chase tarafından atıldı. Naismith'in ilk fikri ile bugün oynanan oyun arasında başka farklılıklar vardı. Şeftali sepetleri kapatıldı ve şeftali sepetinin altına küçük bir delik sokulana kadar topu bir çubuk kullanarak çıkarmak için toplar manuel olarak alınmalıydı. Sadece 1906'da metal çemberler, ağlar ve arkalıklar tanıtıldı. Dahası, daha önce futbol topunun yerini bugün kullanılana benzer bir Spalding topu aldı.</p>

<p style="text-align:center"></p>

<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:16.0pt"><span>İlk Profesyonel Ligler</span></span></strong></p>

<p>İlk profesyonel lig 1898'de kuruldu. Altı takım Ulusal Basketbol Ligi'nde yer aldı ve ilk şampiyonlar Trenton Nationals, ardından New York Wanderers, Bristol Kazık Sürücüler ve Camden Electrics oldu. Lig 1904'te terk edildi. Daha sonra birçok küçük şampiyona düzenlendi, ancak çoğu rakiplere karşı para için oynayan bazı takımlar kadar önemli değildi.</p>

<p></p>

<p>Orijinal Celtics, örneğin, "basketbol babaları" olarak kabul edilir ve "<strong>Dünya Basketbol Şampiyonları"</strong> olarak sunuldu; oyuncular onlarla oynamak için bir sözleşme imzalamak zorunda kaldı ve Jim Furey, sirk, kasabadan şehre günlük hareket. Celtics en güçlü takım oldu ve başarıları takımın mülkiyet sorunları nedeniyle dağıldığı 1922'den 1928'e kadar sürdü. Orijinal Celtics bazen yanlış olarak mevcut NBA Boston Celtics'in ön ayakları olarak düşünülür; gerçekte, bugünkü Keltler, Orijinal Keltlerin ölümünden yaklaşık yirmi yıl sonra, 1946'ya kadar kurulmadıkları için sadece bir isim paylaşıyorlar. 1922'de ilk tüm Afro-Amerikan profesyonel ekibi kuruldu: Rens (New York Rönesansı veya Harlem Rönesansı olarak da bilinir). Rens, Orijinal Celtics'in olağan rakibi idi ve maçları için bilet ücreti 1 dolardı. Bazı resmi şampiyonalara katıldılar ve 1939'da ilk Dünya Profesyonel Basketbol Turnuvasını kazandılar. Takım 1949'da dağıldı.</p>

<p></p>

<p>1920 ve 1930'larda Doğu Basketbol Topu Ligi (1909'da kuruldu), Metropolitan Basketbol Ligi (1921'de kuruldu) ve Amerikan Basketbol Ligi (1925'te kuruldu) en önemli liglerdi.</p>

<p style="text-align:center"></p>

<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:16.0pt"><span>Avrupa'da İlk Maçlar</span></span></strong></p>

<p>Avrupa'ya gelişinden sonra basketbol çok hızlı gelişti. 1909'da ilk uluslararası maç Saint Petersburg'da yapıldı: Mayak Saint Petersburg bir YMCA Amerikan takımını yendi. İlk büyük Avrupa etkinliği 1919'da Müttefikler Oyunları sırasında Paris yakınlarındaki Joinville-le-Pont'da gerçekleşti. Gelecekteki Hall of Fame oyuncusu Max Friedman liderliğindeki ABD, İtalya ve Fransa'ya karşı kazandı ve ardından İtalya Fransa'yı yendi. Basketbol kısa süre sonra Fransız ve İtalyanlar arasında popüler oldu. İtalyan ekibinin Savoy Hanedanı kalkanı ile beyaz bir forması vardı ve oyuncular şunlardı: Arrigo ve Marco Muggiani Baccarini, Giuseppe Sessa, Palestra, Pecollo ve Bagnoli.</p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/basketbol/ilk-basketbol-maci-h179.html</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2020 08:39:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/ilk_basketbol_maci_h179_604ea.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Atıcılık Sporu Nedir, Nasıl Oynanır, Teknik ve Kullar Nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/aticilik-sporu-nedir-nasil-oynanir-teknik-ve-kullar-nelerdir-h178.html</link>
      <description><![CDATA[Yarışmacı ateşe hazır olduğunda, hedef açıklık boyunca harekete geçer. İki türlü hız kullanılır. Birincide -yavaş yarışmada hedef, açıklıktan 5 saniyede geçer. İkincide -hızı yarışmada- geçiş sadece 2,5 saniye sürer.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:center"><strong><span style="font-size:20.5pt">Atıcılık Sporu Nedir, Nasıl Oynanır, Teknik ve Kullar Nelerdir?</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">A</span>tıcılık, iyi bir fizik yapı ve</span><span style="font-size:16.0pt"> güç istese de, hiç kuşkusuz teknik gereksinimleri en yüksek olan spor dalıdır. Her yarışmacı, dayanıklılık, isabetlilik, silah kullanma yeteneği gibi niteliklerin yanında, üst düzeyde yarışan atıcıların mutlaka sahip olması gereken ve "<strong>killerinstinct’</strong>’ denen içgüdüye sahip almalıdır. Modern atıcılık, diğer bazı spor dalları gibi, adeta şiddet öğesinden arınmış bir sanattır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yarışmalarda kullanılan silahlar</span><span style="font-size:16.0pt"> geleneksel düello aracı tabancadan, yine geleneksel avlanma aracı olan çifteye kadar çeşitli biçimlerde gelişmiştir. Her biri belli amaçlar için ve özel niteliklerde yapılmıştır ve her silah türünü sınayan ayrı bir yarışma tipi vardır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bir kol boyunca uzanan tüfeği tutarak, yarı futbol sahası uzaklıktaki “Öküz Gözü “nü vurmanın, hele hedefin göbeği bir madeni para kadarken, ne denli büyük bir ustalığı, sağlam sinir yapısını ve zor rastlanan cinsten bir adale kontrolünü gerektirdiğini herkes kolay kolay anlayamaz.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">En ufak bir dikkat kayması, bir yorgunluk veya sinirlilik, yarışmacının hedefi tamamen şaşırmasına yol açabilir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/A2.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong><span style="font-size:12px">Bir hava tabancısı hedefi.</span></strong></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">1</span>Hedef</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Av tüfeğinin kullanıldığı yarışmalar hariç, bütün yarışmalarda, ortasında "<strong>Bull's Eye</strong> (Öküzün Gözü) denen bir göbek ve bunun etrafında birtakım gittikçe büyüyen dairelerin olduğu hedefler kullanılır. Her daire değişik puanlara sahiptir. Öküz Gözcü’nü vurmak en fazla puanı, en dışarıdaki daireyi vurmaksa en düşük puanı getirir. Bazı yarışmalarda bir saniyeliğine açığa çıkan veya su kaç</span><span style="font-size:16.0pt"> renkli hareket eden hedefler de kullanılabilir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/A1.jpeg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><span style="font-size:12px"><strong>Atış pozisyonları: 1 ve 2 yatarak atış; 3 çapraz ayak oturarak atış; 4 açık ayak oturarak atış ; 5 ve 6 yüksek ve alçak diz çökerek atış; 7 Uluslararası ayakta atış.</strong></span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">2</span>Malzeme</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Silah dışında, yarışmacıların kullandığı malzemeler epeyce farklılık gösterebilir. Yarışmacılar çoğu zaman kendilerini ışıktan koruyan siperlikli şapkalar giyerler, güneşse gözlüğü</span><span style="font-size:16.0pt"> yan gözü kapamak için göz siperliği takarlar. Tüfekli atışlarda ceketin dirseklerinde, kalınlığı ve duruş pozisyonu kurallarca belirlenmiş yastıklar kullanılabilir. Ayrıca atışı yapan yarışmacının hedefe bakıp atışını kontrol edebilmesi için dürbün kullanılması da serbesttir.</span></span></p>

<p></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">3</span>Kazanma </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">En basit söylenişle, kazanmanın en kısa yolu kullanılan silahın ve hedefin türü ne olursa olsun, atış edildiğinde, Öküz Gözü’ nü vurmaktır. Ama her tür yarışmanın kendi yarışma kuralları ve puanlama sistemi vardır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/A.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong><span style="font-size:12px">Ayakta atış etmek üzere olan bir atıcı. Tüfeği dengelerden askılık kullanması yasaktır, ancak kalın bir eldiven giyerek tüfeği tutmasına izin veriliyor.</span></strong></span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">4</span>Kurallar</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Atışta, kuralların çoğu yarışmacıların ve seyircilerin güvenliği ile ilgilidir (örneğin sadece belirli bir noktaya ve doğrultuya ateş edilmesi gibi). Diğer bazı kurallar ise, atış sayısını, her atış veya bir dizi atış için gerekli süreyi, atış puanlarının değerlendirilmesini düzenler. Genellikle hedefin üzerindeki herhangi bir delik, Öküzün Gözü’ nü çevreleyen çizgilerden birinin tam üzerindeyse yüksek olan puan verilir. Bu gibi değerlendirmeler için çeşitli ölçü aletleri kullanılır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Rapid Fire Pistol (Sürat Atışı)</span></strong></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yalnızca standart 0,22 kalibrelik&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">düşük hizlı kurşun atan tabanca kullanılabilir. Uluslararası yarışmalarda kullanılan hedef, 10 bölmeye ayrılmıştır ve 500 mm çapı vardır. Bu hedeflerden beşi 0.75 m aralıklarla atışın yapılacağı noktadan 25 m uzaklığa yerleştirilir. Hedeflerin hepsi yana dönüktür ve hepsi birden sadece bir kaç saniye için ön yüzleri yarışmacıya bakacak şekilde döndürülürler.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yarışma 60 atıştan oluşur ve her</span><span style="font-size:16.0pt"> biri 30 atışlık iki bölüme ayrılır. Ve gene her bölüm kendi içinde her biri 5 atışlık 6 seriye ayrılır. Hedeflere atış için serilerden ikisinde 8, ikisinde 6 ve ikisinde de 4 saniye zaman bırakılır. Yarışma yaklaşık 2,5 saat sürer. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Özetlemek gerekirse, 5 atışlık her</span><span style="font-size:16.0pt"> seride atıcı belli bir süre (birkaç saniye) yüzü dönük olarak duracak olan bu hedefleri vurmak zorunluğundadır. Bu kısa zaman süresinde hedefler tekrar yan dönmeden her birine birer kere atış yapılmalıdır. Yarışmadaki 60 atışın puanı toplanır ve en yüksek puana sahip olan yarışmacı müsabakayı kazanır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Free Pistol (Serbest Atış) </span></strong></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">"<strong>Rapid Fire Pistol</strong>"a benzer ama hedeflerin dönmesi gibi bir durum olmadığından tüm yarışmayı <strong>2,5</strong> saatte tamamlamanın dışında herhangi bir zaman sınırı yoktur. Yeni <strong>60</strong> atıştan oluşur, ancak farklı olarak atışlar hedeften <strong>50 m</strong> mesafeden yapılır. Yarışma, her biri <strong>10 </strong>atıştan oluşan 6 seri</span><span style="font-size:16.0pt"> den meydana gelir. Ağırlık, namlu uzunluğu veya tetiğe değin sınırlamalar olmaksızın, <strong>0.22 </strong>kalibrelik bir silah kullanılır. Silahın kabzası ele uygun yapılmış olabilir, fakat bileği destekleyecek bir tarzda yapılmış olamaz. Görüşe yardımcı olacak herhangi bir şeye de izin verilmez. Standart 10 bölmeli hedef kullanılır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bilinen geleneksel yabani domuz avının günümüze uyarlanmış şeklidir. Kullanılan alet, standart 0,22 kalibrelik, 5 kg'dan hafif, tetiğinin çalışması için üzerine en az 0,5 kg'lık bir kuvvetle basılması gereken bir tüfektir. Görüş mekanizması, dürbün dahil, serbesttir.</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/A3.jpg" /></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong><span style="font-size:12px">Skeet atışı.</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">"<strong>Running Game Target</strong>" yarışması, <strong>10 m</strong> genişliğinde bir açıklıkta, değişmeyen bir hızla hareket eden hedeflere ve 50 m uzaklıktan ateş edilerek yapılır. Hedef, yaban domuzu şeklindedir. Üzerinde 60 mm çapında, ortasında bir Öküz Gözü ve onun</span><span style="font-size:16.0pt"> etrafında 1'den 10'a kadar işaretli daireler olan bir şekil çizilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yarışmacı ateşe hazır olduğunda,</span><span style="font-size:16.0pt"> hedef açıklık boyunca harekete geçer. İki türlü hız kullanılır. Birincide -yavaş yarışmada hedef, açıklıktan <strong>5</strong> saniyede geçer. İkincide -hızı yarışmada- geçiş sadece 2,5 saniye sürer. Yarışmada <strong>3</strong> tane <strong>10</strong> atışlık yavaş seri ve <strong>3 </strong>tane <strong>10</strong> atışlık hızlı seriyi kapsayan toplam <strong>60</strong> atış yapılır. Her atış hedefin vurulan kısmına göre puanlandırır ve en yüksek puan toplamını elde eden yarışmacı kazanır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Small Bore Rifle, 3 position (pozisyon atışı)</span></strong></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">"<strong>Small Bore Rifle</strong>" standart 0.22</span><span style="font-size:16.0pt"> <strong>kalibrelik</strong> bir tüfektir ve serbest silah sınıfına girer. Yarışmacı 3 değişik pozisyonda ateş etmek <strong>durumundadır:</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Ayakta, diz çökerek ve yerde. Ayakta atış durumunda tüfeği desteklemek için alet kullanılabilir veya bir kol askısı ile fazladan bir denge kazanma yoluna gidilebilir.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Standart bir uluslararası hedef, atış pozisyonundan 50 m uzaktadır ve yarışma toplam <strong>120</strong> atış olmak üzere her pozisyon için <strong>10 </strong>atışlık<strong> 4</strong> seriden oluşur.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Small Bore Rifle-English Match (İngiliz usulü yarışma)</span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">0.22 kalibrelik, standart bir tüfek</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">(Small Bore Rifle) kullanılarak yine</span><span style="font-size:16.0pt"> standart 10 bölmeli hedefe yapılan 60 atışı içerir. Atışlar 50 m mesafeden, yüzükoyun yatarak yapılır. 60 atış, 10 atışlık 6 seri halindedir. Her hedefe bir seride sadece bir atış yapılır ve her atış değerlendirilerek toplam puanı en büyük olan atıcı yarışmayı kazanır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Clay Pigeon Shooting (Güvercin avı) </span></strong><span style="font-size:16.0pt"><strong>18. </strong>yüzyılda atıcılık sporunda canlı güvercinler kullanılmaktayken zamanla kutulardan ve tuzaklardan salınan bu kuşların yerini, büyük kül tablalarına benzeyen kilden hedefler almıştır. Bu kil hedefler mekanik yaylar aracılığıyla hızla havaya fırlatılırlar. Ancak terim olarak, hâlâ, hedef için "kuş", başarılı bir atış için "öldürmek", başarısız bir atış için ise kaçırma" sözcükleri kullanılır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Günümüzde yapılan bu yarışmanın amacı, değişik yükseklikler ve açılarla havaya fırlatılan kil güvercinlerle atıcının denenmesidir. <strong>Down the lin</strong>e atışta, kil hedefler nişancının 15 m önünde <strong>traphouse </strong>denen yuvalardan fırlatılır. Kil hedef 5 ayrı istasyondan (atış yerinden) birinde durup ateş etmek durumunda olan atıcının uzağına doğru havalanır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Uluslararası yarışmalarda, Olimpiyatlarda, down the line'in yerini, daha karmaşık olan Olympic Trap veya Olympic Trench alır. Bu yarışlarda yuvaların üçerlik 5 grup halinde toprağa gömülü olmaları nedeniyle "Trap" yani "tuzak" ismi kullanılır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bir anda <strong>6</strong> yarışmacı birden yarışır. Biri dinlenirken diğerleri atış yaparlar. Her istasyonda bir atıcı durur. Her biri sırayla "Çek!" diye bağırarak ya da sadece bir hürlük çıkararak, mikrofon yardımıyla hedefin harekete geçmesini sağlar. Hedefler istasyonların önündeki üç yuvadan herhangi birinden fırlatılabilir. Her atıştan sonra yarışmacılar, bir pozisyon sağa kayarlar.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">On iki yivli tüfekle kurşun mermi</span><span style="font-size:16.0pt"> kullanılır. Kilden yapılma hedefler, tabak şeklinde, <strong>11</strong> cm çapında ve <strong>2,5</strong> cm kalınlığındadır. Her hedefe iki atış yapılabilir ve vuruş puanı kaydedilebilmesi için, hedefin havada parçalanması gerekir. Yarışmacılar kil hedefin parçalanmasını temin etmek için genellikle iki mermiyi birden kullanırlar. Bir seri her istasyondan <strong>5 </strong>atış olmak üzere <strong>25</strong> hedefin fırlatılmasından oluşur. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Uluslararası yarışmalar, <strong>8</strong> seri olarak yapılır yani toplam <strong>200 </strong>atıştır. Genellikle de <strong>75, 75, 50</strong> atış şeklinde ayrılmak üzere <strong>3</strong> günde biter.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Skeet Shooting </span></strong></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">"Skeet Shooting" <strong>A.B.D</strong>'de ortaya</span><span style="font-size:16.0pt"> çıkmıştır, ama "<strong>Skeet</strong>" kelimesi İs</span></span><span style="font-size:16.0pt">kandinav dillerinden gelir ve anlamı "atmak" tır. Aslında bu yarışma "<strong>Clay Pigeon</strong>"ın biraz karmaşığıdır. Yarışmacılar geniş bir saat yüzeyi gibi olan alanda <strong>12 </strong>değişik noktadan atış yaparlar. Son yıllarda bu büyük saatin sadece aşağı tarafını kullanmak konusunda birleşildi. Kil güvercinler, yukarı yuvadan (<strong>sol </strong>taraf ve saate göre 9'un olduğu yer) ve aşağı yuvadan (<strong>sağ </strong>taraf ve saate göre 3'ün olduğu yer) fırlatılır. Atıcılar saatin aksi yönünde hareket ederek yer değiştirirler. Böylece çeşitli istasyonlarda atıcıların yeteneği denenmiş olur.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yarışmacılar altışarlık gruplar halinde alanın solundaki birinci istasyondan atışa başlarlar. Her atıcı sırayla, sol yuvadan fırlatılan tek bir hedefi vurmaya çalışır. Bunu iki hedefin beraber atılması izler. Grup tamamlanınca, istasyon değişir ve bu yarışmanın sonuna kadar böylece devam eder. <strong>2</strong>. ve<strong> 3</strong>. istasyonlarda, önce</span><span style="font-size:16.0pt"> bir yukardan, bir aşağıdan hedef atılır, sonra iki hedef beraber fırlatılır. <strong>4</strong>. istasyonda tek tek bir yukardan, bir aşağıdan hedef fırlatılır.<strong> 5</strong>. ve <strong>6</strong>.istasyonlarda ise yine bir yukardan, bir aşağıdan ve sonra beraber hedefler fırlatılır. <strong>7</strong>. istasyonda beraber fırlatılan hedeflere atış yapılır ve 8. istasyonda <strong>25</strong> atışı tamamlamak üzere son olarak bir yukardan, bir de aşağıdan fırlatılan hedeflere atış yapılır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Uluslararası kurallara göre hedef</span><span style="font-size:16.0pt"> ortaya çıkıncaya kadar, tüfeğin kabzasının bele değecek şekilde aşağıda tutulması gerekir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Yarışma, toplamı <strong>200 </strong>etmek üzere</span><span style="font-size:16.0pt"> her biri <strong>25</strong> atıştan oluşan <strong>8</strong> seriden meydana gelir ve <strong>75</strong>, <strong>75</strong>, <strong>50</strong> atış şeklinde ayrılmak üzere <strong>3 </strong>günde biter.</span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">5/6</span>Beceriler-Taktikler </span></strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Atıcılık, fazlaca kontrol ve tekniğe dayalı bir dal olduğundan, yarışmalar, taktiklerin pek bir yeri yoktur. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yarışma boyunca elektronik sayı tabelası kullanılır, ama hedefe bakarak da yarışmacının durumunu saptamak oldukça kolaydır. İyi bir atışın izlenmesi, söz konusu atış tüfek atışı ise, hedefin parçalanmasından belli olur. Diğer atışlarda ise hedefin üzerindeki kurşun deliklerinden durumu izlemek mümkündür. Ayrıca hakemler de, bir seri atış sonundaki durumu, işaret sopaları kullanmak suretiyle saptarlar. Hedefin hareket halindeki yaban domuzu şeklinde olduğu durumlarda, saat şeklindeki bir tabela üzerinde bir rakam gösterilerek atışın neticesi ilan edilir (örneğin saat 3 gösteriyorsa üçüncü, 6 gösteriyorsa altıncı daireden isabet var demektir).</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Genellikle iyi bir yarışmacının eli hiç sallanmaz ve bütün atışları birbirine yakın gider.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">7</span>Terimler </span></strong></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Birds (Kuş):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> "Clay pigeon" atışındaki kil hedef.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Bull (Öküz):</span></strong><span style="font-size:16.0pt">Bull's eye, hedefin tam ortası.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Clay (Kil):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> "Hedef" ya da "kuş" için kısaltma terim.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Double rise (Çift yükseliş):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Havaya aynı anda iki hedefin atılması.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Offs (Iska):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Ne kadar iskân var?</span><span style="font-size:16.0pt"> Öküzün gözünü vuramayarak kaç puan kaybettin?</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Possible (Olası):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Hep öküzgözünü vurarak elde edilebilecek en yüksek puan.</span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Puller, pusher (Çekici, itici):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Hedefleri harekete geçiren kişi, eskiden kaldıraç gibi bir mekanizmayı çekerdi, şimdi ise bir düğmeye basıyor.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Round (Seri, tur):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> 25 hedeflik bir seri Skeet serisi veya 0.22 kalibrelik tabancanın aldığı bir "kurşun serisi".</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Straight (Sıradan):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Sıradan gitti, birbirini takip eden 25 hedefi de vurdu.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Traps (Yuvalar):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Hedefleri atan makineler.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Zero (Sifır):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Iskalamak, "Kaç sıfırın var?"</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır.&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/aticilik-sporu-nedir-nasil-oynanir-teknik-ve-kullar-nelerdir-h178.html</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2020 08:19:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/aticilik_sporu_nedir_nasil_oynanir_teknik_ve_kullar_nelerdir_h178_81e53.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pierre-Emerick Aubameyang İnter Milan’la Sözleşme Yapmaya Yakın.]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/avrupandan-futbol/pierre-emerick-aubameyang-inter-milanla-sozlesme-yapmaya-yakin-h177.html</link>
      <description><![CDATA[Arsenal, Aubameyang&#039;ı yeniden imzalamaya çalışmaktan vazgeçti ve Daily Express&#039;e göre onu bu yaz satmaya çalışacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"></p>

<p style="text-align:center"><strong>Pierre-Emerick Aubameyang İnter Milan’la Sözleşme Yapmaya Yakın.</strong></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="background-color:white"><span><span style="font-family:&quot;Segoe UI&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#14171a">Daily Express'e göre onu bu yaz satmaya çalışacak</span></span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span>, Pierre-Emerick Aubameyang bu yaz ayı transferde İtalya’nın güçlü ekiplerinde İnter ile sözleşme yapmaya yakın. Arsenal babasının ipucuna rağmen Pierre-Emerick Aubameyang sözleşme görüşmelerini tek yürüttüğünü bildirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span>Golcü futbolcunun, Inter Milan'ın Premier Lig yıldızı imzalamak için yarışta Man Utd, Real Madrid ve Barcelona gibi liderlere liderlik etmesi nedeniyle Aubameyang ile görüşmelerin sona erdirdiği bildirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span>Arsenal'in, oyuncunun babası yeni bir anlaşma imzalaması gerektiğini ima etmesine rağmen Pierre-Emerick Aubameyang ile sözleşme görüşmelerinin fişini çektiği bildiriliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span>Aubameyang, bu yaz Emirates'ten uzaklaşmakla bağlantılı, Manchester United, Inter Milan, Barselona, ​​Real Madrid ve Chelsea'nin de onu imzalamakla ilgilendiğine inanılıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span>Yıldız futbolcunun, bu sezon 17 golle Premier Lig skorlama listelerinde sadece Jamie Vardy'den sonra ikinci sırada ve sözleşmesinin son yılına girerken Arsenal, bir sonraki kampanya sonunda onu hiçbir şey için kaybedebileceklerinden endişe ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span>Görüşmeler yeni bir anlaşma üzerinde devam ediyordu, ancak 30 yaşındaki kişinin haftada 200.000 £ maaşlarına yükseltmek istediğine inanılıyor - bu koronavirüs pandemisinin finansal sonuçları göz önüne alındığında zor olabilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span>Express'e göre Arsenal görüşmelerden çekildi - Inter ile bu yaz onu imzalayacak yeni öncüler olduğu bildirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span>Yayın, Nerazzuri patronu Antonio Conte'nin Aubameyang'ı Milano'ya götürmeye istekli olduğunu ve Gabin International'ın Inter'in neler sunduğunu duymaya istekli olduğu bildirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span>Bu, oyuncunun babasının oğlunu sosyal medyada büyük bir ipucu bırakarak Emirates'te yeni bir sözleşme imzalamaya çağırmasına rağmen.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span>Instagram hesabındaki bir mesajda, Pierre-Francois Aubameyang, oğlunun 2018'de Arsenal ile ilk sözleşmesini imzaladığını ve "Altyazı @ aubameyang97.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span>Arsenal, ücret faturalarını düşük tutmaya hevesli, ancak kulübün en iyi galibi Mesut Ozil'in haftada 350.000 £ değerinde bir anlaşma yapması nedeniyle zorluklarla karşılaştıklarını biliyorum.</span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/avrupandan-futbol/pierre-emerick-aubameyang-inter-milanla-sozlesme-yapmaya-yakin-h177.html</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2020 06:43:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/pierre_emerick_aubameyang_inter_milanla_sozlesme_yapmaya_yakin_h177_18ab4.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Federer, 3 Yaşında Tenisle Tanışma Hikayesi.]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/tenis/federer-3-yasinda-tenisle-tanisma-hikayesi-h176.html</link>
      <description><![CDATA[Federer, 3 Yaşında Tenisle Tanışma Hikayesi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"></p>

<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:16.0pt"><span>Federerler Ailesi Tatilini Genelde Afrika’da yapardı:</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span>Federerler tatillerini çoğunlukla Güney Afrika ‘da geçirirlerdi. Ama bu seyahatler Roger ve Diana okula başladığında büyük ölçüde kesildi. Lynette, Güney Afrika Sunday Times gazetesine verdiği mülakata, &nbsp;&nbsp;“Çocuklar küçükken Güney Afrika’ ya daha sık gelirdik. Fakat okula başladıklarında o kadar sık gelemez olduk. Çünkü Avrupa’ da yaz tatilleri Güney Afrika ‘da kışa denk geliyordu.&nbsp; Ve bu da çocuklara pek çekici gelmiyordu. Ancak çocuklarım Güney Afrika’yı çok ama çok sever. Özellikle de Garden Route’u (Cape Town ile Port Elizabeth arasında Güney Afrika’nın Güney kıyıları boyunca uzanan, turistlerin gözdesi bir yöre). Roger yeni yetmeyken güney kıyılarında bir tatil yapmıştık. Oyunu ve vahşi yaşamı seviyor.’’ dedi.</span></span></p>

<p></p>

<p style="text-align:center"><strong><span style="font-size:16.0pt"><span>Dünyanın onun tenise sekiz yaşında başladığını düşünmesinden memnun:</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:14.0pt"><span>Uluslararası tenisin olmazsa olmazlarından biri eskiden ATP (Profesyonel Tenisçi Birliği) ve WTA (Bayanlar Tenis Birliği) tarafından yıllık olarak çıkarılan Medya Rehberi’ydi. Şimdilerde bu rehberin adı Profesyonel Tenis ’in Resmi Rehberi olarak değiştirildi. Uluslararası tenis turnuvalarıyla ilgili bir rehber. &nbsp;Ancak özünü, zirvelerdeki tenisçilerin biyografileri oluşturur. Ayrıca elde ettikleri sonuçlara, önemli istatistiklere, genel kariyer özetlerine ve birkaç kişisel ayrıntıya da yer verilir. 2000 yılından bu yana bunu Fantastik Federer’in ilk baskısı yayımlandığından beri çıkan 2007-2011 arasındaki sayılar da dahil Federer’in yer aldığı on baskısında da tenis oynamaya sekiz yaşında başladığı yazar. Bu rakam hatalı, hem de beş yıl farkla. Daha da ilginciyse bunun ATP’ye bildirmemiş olması. ATP medya çalışanları, hazırladıkları sayfalar matbaaya göndermeden önce oyunculara ya da manejerlerine gösterir. Fakat Federer tarafından kimse bunun fark etmemiş (ya fark etmediler ya da Federer dünyanın onun tenise sekiz yaşında başladığını düşünmesinden memnun). </span></span></p>

<p><span style="font-size:14.0pt"><span><span style="font-size:18px"><strong>Federer, 3 Yaşında Tenisle Tanışma Hikayesi:</strong></span> </span></span><span style="font-size:14.0pt"><span>Sekiz yaşına kadar tenisi ciddiye almadığı doğru ancak raketi eline aldığı ilk kez üç yaşındayken almıştı. Hatta tahta bir raketi boynundan (üç yaşında bir çocuğun tutma yerinden tutarak savuramayacağı kadar ağır olduğundan) tutarken 1984’ün sonlarında, babasının çalıştığı yer olan Ciba Kulübü’nde çekilmiş bir resmi bile var. Roger’ın hikayesi de profesyonel olan pek çok tenisçininkiyle benzer; annesiyle babası hobi olarak oynuyor, hafta sonları onu da kulübe götürüyorlardı. Çocuk orada eline bir raket alıyor ve çok geçmeden bu sporun tutkunu haline geliyordu. ’’Tenisi daha en başından sevdi,’’ diyor annesi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:14.0pt"><span>Oyalamak için Ciba Kulübü’nde genç oyuncularla oynamadığı zamanlarda Federer raketini alıp topa evlerinin garaj kapısına defalarca çarptırırdı. ‘’Garaj kapısıyla, hatta herhangi bir topla evdeki dolap kapaklarıyla bile severek oynadığımı hatırlıyorum.’’ dedi 2005’teki bir mülakatında, ‘’Bütün gün dan dun, dan dun oynardım. E, annem de bıkardı haliyle.’’</span></span></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><span style="background-color:white"><span><span style="font-size:11.5pt"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: Spor Şöleni tarafından, '<strong><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;">'FEDERER’’ CHRIS BOWERS</span></strong>’in kitabından kısaltılarak yazılmıştır.</span></span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/tenis/federer-3-yasinda-tenisle-tanisma-hikayesi-h176.html</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2020 05:38:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/federer_3_yasinda_tenisle_tanisma_hikayesi_h176_2294c.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çim Hokey Oyunu Nedir, Nasıl Oynanır?]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/cim-hokey-oyunu-nedir-nasil-oynanir-h175.html</link>
      <description><![CDATA[Sopa: Kıvrık uç kısım, düz damarlı sert tahtadan yapılmıştır. Tutmak için buna sıkıştırılmış tahtadan bir sap eklenmiştir. Vuruşun yapıldığı yanı düzdür.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:20.5pt">Çim Hokey Oyunu Nedir, Nasıl Oynanır?</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Çim hokeyi, erkeklerden ya da kadınlardan oluşan <strong>11</strong>’er kişilik takımlar arasında oynanır. Oyunun amacı, sert ufak bir topu uçları kıvrak sopalarla karşı takımın kalesine sürmek ve gol atmaktır. 35’er dakikalık iki devre sonunda, en fazla gol atan takım maçı kazanır ve devre arasında kaleler değiştirilir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hokey, güçten çok beceri isteyen bir oyundur. Güçlü bir vuruşta topun saatte 160 km’ye ulaşan hızı, bu hızla gelen topu kaleciler, kurtarışı, topun o hızda giderken kontrol edilmesi, oyuna eşsiz bir canlılık kazandırır. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/h.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong><span style="font-size:12px">Çizgileri ve ölçüleriyle hokey alanı.</span></strong></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">1</span>Oyun Alanı</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Her kalenin önünde bir "şut alanı</span><span style="font-size:16.0pt"> bulunur. Bu alana kısaca "çember" denir. Goller ancak bu alanın içine girdikten sonra yapılan vuruşlarla atılır. Oyun alanının zemini genellikle çimdir, ancak yapay zeminlerde giderek yaygınlaşmaktadır. Yapay zeminler oyunda bazı yenilikler de doğurmuştur. Yapay zeminde topu sürerken ya da kontrol ederken daha az hata yapıldığından top daha uzun süre oyunda kalmaya başlamıştır. Böylece oyun daha da canlı ve hareketli olmakta, öte yandan oyuncuları daha çok yormaktadır.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">2</span>Malzeme</span></span></strong></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Sopa</strong>: Kıvrık uç kısım, düz damarlı</span><span style="font-size:16.0pt"> sert tahtadan yapılmıştır. Tutmak için buna sıkıştırılmış tahtadan bir sap eklenmiştir. Vuruşun yapıldığı yanı düzdür. Sopanın ağırlığı erkeklerde 340-749 gr, kadınlarda 340-652 gr arasında değişir. Ortalama uzunluk 91 cm'dir ve her yarıçapı 5.10 cm olan bir halkadan geçebilmelidir.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Top</strong>: Beyaz, sert ve 156 gr ağırlığındadır.23 cm'lik bir çevresi vardır. Beyzbol topundan biraz büyük, kriket topuyla aynı boyutlardadır. Uluslararası maçlarda deri kaplı toplar kullanılır. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">3</span>Kazanma </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Maçı en fazla gol atan takım kazanır, Her gol eşit değere sahiptir. Öbür oyunlardakinin aksine, gol sadece belli bir </span> <span style="font-size:16.0pt">alanın içinden yapılırsa geçerli sayılır. Bu alana, "şut alanı" denir ve bu alan içinden yapılan vuruşlar kaleye girerse gol olur. Bu kuralın tek&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">istisnası doğrudan gol atılamayan kısa korner cezalarıdır. Kalecinin kenara çekilip topun kaleye girmesine top şut alanı içinde hiç kimseye değmemiş demektir. Kaleci bunu görürse topa dokunmaz, nasıl olsa gol sayılmayacaktır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyunun berabere sonuçlanması</span><span style="font-size:16.0pt"> halinde uzatma yoluna gidilir. Bu da sonuç vermezse iki takımdan beşer oyuncu penaltı atışları yaparlar. Penaltılarda daha fazla gol atan takım maçı kazanır.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">4</span>Kurallar </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hokey bir sopa ve sert bir topla</span><span style="font-size:16.0pt"> oynanan bir oyun olduğundan, tehlikeli olabilir. Nitekim oyunu düzenleyen kurallar da bu noktaya ağırlık vermektedir. Bir oyuncu rakibine sertlik yapmamalıdır. Rakibin düşmesine neden olmak, itmek, çelmelemek ve kasıtlı olarak vakit geçirmek hata hareketlere girer. Kalecinin dışında -o da sadece kendi çemberinin içinde yapabilir bunu hiçbir oyuncu, havada ya da yerde topu vücudunun bir parçası ile durdurmak ya da yönlendirmek yoluna gidemez.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hokey çok hareketli bir oyun olduğundan, alanın her iki yarısında birer hakem bulunur. Hakemlerin en zorlandıkları karar engelleme kuralına aykırı hareket edilip edilmediğinin saptanmasıdır. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Engelleme kuralı</span><span style="font-size:16.0pt"> (obstructirn rule) şöyledir: </span></strong></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bir oyuncu, rakip oyuncu ile top arasına giremez, vücudunu ya da sopasını bu amaç için kullanamaz.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hakem böyle bir engellemeyi görüp cezalandırmazsa, oyunda huzursuzluk doğabilir, çünkü engellenen oyuncunun böyle bir durumda yapabileceği pek bir şey yoktur, hatta kendisi faul yapmak zorunda kalabilir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Adam adama markaj, gölge engelleme, göğüsleme ya da blok etme gibi taktiklerin sonucu ortaya çıkan böyle bir durum cezalandırılmazsa, gerginlikler doğabilir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu faullü hareketler dışında, hakemler ofsayt pozisyonlarına da dikkat etmek durumundadırlar. Bir oyuncunun ofsaytta olması topa vuruş yapıldığı anda, bu oyuncunun rakip kale çizgisine toptan daha yakın yerde olmasıdır. Ancak bu oyuncu kendi yarı alanında ise, ya da en az iki rakip oyuncu kendi kalelerine ondan daha yakın pozisyonda bulunuyorsa ofsayt sayılmaz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Birçok faul için verilen ceza serbest vuruştur. Vuruş hatanın yapıldığı yerden ve rakip oyuncuların vuruşu yapan oyuncudan en az <strong>4.55 m&nbsp;</strong></span><span><span style="font-size:16.0pt">uzakta olmaları şartıyla yapılır. Bazı durumlarda hakem bir kısa korner cezasına (penalty corner ya da short corner) karar verebilir. Bu durumda top oyuna sokulmadan önce tüm hücum oyuncuları şut alanı çemberinin dışında dururlar. Topun gol olabilmesi için bir hücum oyuncusu tarafından kontrola alınması ya da şut atılmadan önce bir savunma oyuncusunun sopasına ya da vucuduna değmesi gerekir. Kısa korner atışlarında topu elle durdurmak, yani vuruştan önce topu durdururken el kullanmak, <strong>1982 </strong>Eylülü'nden beri yasaktır. Bu&nbsp;</span></span><span style="font-size:16.0pt">karar yapay zeminli alanlarda sopayla top kontrolünün çok kolaylaşmış olması nedeniyle alınmıştır ve oyunun iyice hızlanmasına yol açmıştır.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kendi şut alanında bir savunma</span><span style="font-size:16.0pt"> oyuncusunun bilerek faul yapması ya da gol olabilecek bir pozisyonda istemeyerek bir faul </span> <span style="font-size:16.0pt">yapması, penaltı ile cezalandırılabilir. Penaltı atışında top kaleye yerden gönderilebileceği gibi, havalandırarak da gönderilebilir. Atış kale çizgisinden 6.40 m</span><span style="font-size:16.0pt"> uzaklıktan yapılır ve vuruştan önce kaleci kıpırdayamaz. Atış sırasında öbür oyuncular 22,9 m çizgisi dışında dururlar.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Zaman zaman hakemler faulleri</span><span style="font-size:16.0pt"> görmeyebilirler. Bazen de düdük çalmanın faul yapan takıma bir avantaj sağlayacağına kanaat getirirlerse avantaj kuralına başvurarak oyunu kesmeyebilirler. Top kale çizgisini geçer, ama kaleye girmezse, dışarı çıktığı yerin en&nbsp;</span></span><span style="font-size:16.0pt">çok 4.64 m uzağından savunma oyuncularınca oyuna sokulur. Öte yandan eğer top 22.9 m çizgisi içindeki bir savunma oyuncusundan dışarı çıkarsa, korner atışı verilir. Kısa korner cezasındaki kurallar aynen uygulanır, yalnız bu vuruş dışarı çıktığı yandaki korner bayrağının en çok 4.55 m uzağından ve arka çizgi üzerinden yapılır.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Top kenar çizginin dışına çıkarılırsa, çıktığı yerden rakip oyuncularca oyuna sokulur. Bu vuruş yapılırken topun 4.55 m'den daha yakınına hiçbir oyuncu sokulamaz.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">5</span>Beceriler </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">İyi bir hokey takımının ilk özelliği</span><span style="font-size:16.0pt"> topu oyunun büyük bir bölümü boyunca kontrolünde tutabilmektir. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt">Beceriler iki kategoride özetlenebilir:</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kişisel beceriler ve takım becerileri. Kişisel olarak yapılması gereken, topun hızlı hareketinin ve bu arada kontrolünün sağlanabilmesi ve gerektiğinde tam yerine pas uzatılabilmesidir. Pas verirken vücut feykleriyle rakipleri yanıltmak mümkündür.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Uzun paslar dışında oyuncular pas verirken topa hızla vurmak yerine yerden itmeyi tercih etmektedirler, çünkü topu iterken sopayı geri çekip hız almaya gerek yoktur. İterek Vuruş topun savunulmasını kolaylaştırır ve</span><span style="font-size:16.0pt"> daha çabuk yapılabilen bir vuruştur. İyi bir takım karşısında, topu uzun süre kontrolünde tutmak da yeterli değildir. Topu kontrolünde tutarken rakibi aşmak da gerekir. Ancak bunu yapabilen oyuncu, iyi bir top kontrolüne sahip demektir. Top sanki sopasına yapışmış gibi hareket etmelidir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hücum oyuncuları ayrıca çok iyi bir şut tekniğine sahip olmalıdırlar. Bazı oyuncuların da penaltı atışlarını gole çevirebilmek için psikolojik baskılardan etkilenmeyecek bir ruh yapısında olmaları gerekir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Rakip oyuncuyu durdurmak ya da</span><span style="font-size:16.0pt"> pozisyonunu bozmak da önemli bir beceridir. Oyuncu bunu yaparken dengesini kaybetmemeli ve dönüp hemen savunmadaki yerini alabilmelidir. Özellikle savunma yaparken dengeyi kaybedip olduğu yerde kalmak çok büyük bir hatadır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hokey sadece sopanın sol yanıyla</span><span style="font-size:16.0pt"> oynanır, onun için de top vücudun genellikle sağına alınır. Zaman zaman soldan da oynamak zorunda kalınacağı için de sopanın bir yandan öbür yana hızla döndürülebilmesi gerekir. Alanın solunda bulunan oyuncular, sopayı "ters" olarak da kullanabilmelidirler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">İyi bir kaleci iki ayağını da çok iyi</span><span style="font-size:16.0pt"> kullanabilmeli, kendisine gelen topları ayakla çemberin dışına kolayca karabilmelidir. </span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">6</span>Taktikler</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">En geleneksel ya da "tutucu" sistem, Asya takımlarınca benimsenen 5 hücum, 5 savunma adamını ve bir kaleciyi içeren diziliş sistemidir. Son on yıl içinde Pakistan ve Hindistan takımlarının üstün top kontrolünü kırmak için, Avrupa ve Avustralya takımları tarafından bir markaj sistemi</span><span style="font-size:16.0pt"> geliştirilmiştir. Markaj sistemleri çok çeşitli olabilir, ama en yaygın diziliş 4 forvet, adam adama oynayan 5 orta alan oyuncusu, bir libero ve bir kaleciden oluşan diziliştir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Geleneksel sistemde savunmanın</span><span style="font-size:16.0pt"> yerleşmesi topun yerine göre değişir. Bir savunma oyuncusu, topu kontrol eden hücum oyuncusunun üzerine giderken, öbür oyuncular şunlara dikkat ederek pozisyondan pozisyona geçerler: </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bir pasla atlatılmamak,</span><span style="font-size:16.0pt"> pas alan rakip üzerine hızla yüklenebilmek ve kendi kalesine her zaman toptan daha yakın olmak. Her şeyden önce, bir savunma oyuncusu kendisine bir alan seçer ve bir alana giren bütün rakip oyunculardan sorumlu olur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Geleneksel sistemle oynayan takımlar düzenli olarak dağılan beş forvetle hücum ederler. Top kanatlara açılarak savunma buralara çekilmeye çalışılır ve ortada bir boşluk yaratılır.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Savunma yanlara gitmezse, kanatlardan doğru kaleye yaklaşılır. Top içerdeki bir forvete aktarılır. Bunun mümkün olmadığı hallerde, yan ya da geri paslarla top kontrolde tutulur ve bir boşluk aranır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Marke sisteminde ise adam adama oyuncu takip edilerek, rakip oyuncunun rahat top kullanması engellenir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Geleneksel alan savunması yaklaşımının tersine, savunma oyuncularının yerleri marke edilen oyuncuların yerlerine göre belirlenir. Bu sistemde topun durumuna göre yerini tayin</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">eden tek oyuncu libero ‘dur. Bu oyuncu seken topları ya da marke edilmesine karşın savunmayı geçen rakibi durdurmakla yükümlüdür.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Markajla oynayan takımlara karşı,</span><span style="font-size:16.0pt"> hücum oyuncuları süratlerini ya da koşu yönlerini değiştirip kendilerini yakından izleyen rakiplerini sürekli şaşırtmaya çalışarak oynarlar. Top çoğu zaman boş alanlara uzatılıp deparlarla dalış yapılır. Ya da geride boş kalan savunma oyuncusu topla birden bire karşı savunmanın arkasına kaçıverir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bu tip taktiklerin ve değişik oyun</span><span style="font-size:16.0pt"> düzenlerinin geliştirilmesiyle gol atmak gitgide zorlaşmıştır. Yapay zeminlerde gol olasılığı biraz daha yüksek olsa da bugün daha çok çeşitli penaltı kazanma taktikleri uygulayarak, topu rakibin ayağına çarptırarak dışarı çıkarmak, şut alanı içinde faul yapmasına yol açarak ceza atışları kazanmak ve bunları gole çevirmeye çalışmak yoluna gidilmektedir. </span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Bu çeşit</span><span style="font-size:16.0pt"> korner cezalarını gole çevirmek için 3 temel hareket çok geliştirilmiştir: </span></strong></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Vuruş, durdurma ve şut. Çeşitli korner cezaları ve penaltıların nasıl kullanılacağı, nasıl gole çevrileceği konusunda uzun taktik çalışmaları yapılır.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bir takım yavaş hücum yapar ya da serbest vuruşlarda çok oyalanırsa, bu iki sistem arasındaki fark ortadan kalkar. Çünkü savunmada olan takım</span><span style="font-size:16.0pt"> oyun yavaşladıkça ister istemez adam marke etme durumunda kalacaktır. Gene de geleneksel sistem ile marke sistemi arasındaki fark yeterince <strong>açıktır:</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">İlkinde savunmacı bir alandan sorunludur, ikincisinde ise her savunma oyuncusu kendi adımından sorumludur. </span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/ho.jpg" /></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><span style="font-size:12px"><strong>Topla görülen oyuncu, sopasını ters çevirmiş. Çünkü sadece sopanın düz kısmı ile vuruş yapabilir.</strong></span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">7</span>Terimler </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Back-tackling: </strong>Bir hücum kesildiği</span><span style="font-size:16.0pt"> zaman forvetlerin savunmaya yardıma koşmaları.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Indoor hockey (Salon Hokeyi): </strong>Avrupa'da kış mevsiminde de sürdürülen bir hokey oyunu. Son yıllarda turnuvaları yapılmaktadır. Bu oyunda topun vuruş yapılmadan yalnız itilerek sürülmesi gerekir. Top sadece</span><span style="font-size:16.0pt"> şut alanı içinde havalandırılabilir. Altışar oyuncuyla oynanır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Linkmen:</strong> 4-2-4 sisteminde forvet ile savunma arasındaki bağlantıyı sağlayan iki orta alan oyuncusu.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Mixed hockey (Karma Hokey): </strong>Kadın erkek karışık olarak eğlenmek amacıyla oynanan hokey türü.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Sticks: </strong>Sopanın tehlike yaratacak biçimde omuzdan yukarı kaldırılması.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Feint:</strong> Vücudu ya da sopayı rakibi yanıltmak üzere hareket ettirmek.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Field goal: </strong>Bir korner, yakın korner ya da penaltı atışı dışında, oyun sırasında atılan gol.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Flick: </strong>Bileğin hafif bir hareketiyle topun yerden havalanmasını sağlamak.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Marking system (Marke Sistemi): </strong>Savunma oyuncularının adam adama markaj yaptıkları sistem.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Orthodox system:</strong> Belirli bir alanı savunmaya yönelik sistem. Bazen 5-3- 2-1 sistemi de denir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Overlap: </strong>Bir savunma oyuncusunun, kendi takımının forvetleri yakın markajdayken aradan sıyrılıp topla hücum alanına dalması.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Push (İtme): </strong>Topu havadan değil,</span><span style="font-size:16.0pt"> yerden gönderme.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Reverse stick play (Sopanın Tersiyle Oyun): </strong>Vücudun sol tarafındaki topla oynayabilmek için sopayı ters çevirmek.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Scoop:</strong> Sopanın kepçeler gibi vurulmasıyla topun havalanmasını sağlamak.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Solo run:</strong> Bir oyuncunun tek başına birçok rakip oyuncuyu geçip gitmesi.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Stickwork (Top Kontrolü): </strong>Topu dururken ya da hareket halindeyken kontrolü altında tutmak.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Tackling: </strong>Topu kontrolünde tutan</span><span style="font-size:16.0pt"> rakip oyuncudan almak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Trapping: </strong>Topu sopanın yardımıyla durdurma</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır.&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/cim-hokey-oyunu-nedir-nasil-oynanir-h175.html</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2020 15:00:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/cim_hokey_oyunu_nedir_nasil_oynanir_h175_99850.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Schumacher’in Geri Çekilmesine Tepkiler]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/spor-ozel/schumacherin-geri-cekilmesine-tepkiler-h174.html</link>
      <description><![CDATA[Schumacher, Formu 1&#039;i bırakınca çok önemli takım arkadaşları ve Formula 1 camiası bakın neler söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:24px">Schumacher’in Geri Çekilmesine Tepkiler</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:18px">Sabastian Vettel:</span></strong></p>

<p>‘’Bu çok üzücü. Bunun Formula 1 için büyük bir kayıp olduğunu düşünüyorum. O uzun yıllardır hayatımızın büyük bir parçası oldu ve onunla çok keyif aldık. Son birkaç yıl, belki pek çok kişinin ve kendisinin dilediği gibi olmadı. Aracının buna izin veremediği düşünüyorum. Ne yazık ki eskisi gibi olduğunu gösteremedi ama onun kimseye bir şey kanıtlamak zorunda olduğunu düşünmüyorum. Benim için o hala en büyüklerden biri ve onu kesinlikle özleyeceğim. Onun devam ettiğini görmek isteyecek pek çok insan var ve bende onlardan biriyim. Ona karşı yarışmak her zaman özeldir. Pistte bazen çok zor, ama her zaman adildi. İnsanın bir düelloda kendisine sadece ihtiyacı olacak kadar yer bırakıldığını bilmesi çok özel bir şey. Umarım başka bir görevde bizimle kalır ve en azından onu zaman zaman yarış pistinde görürüz.’’</p>

<p><strong><span style="font-size:16px">Nico Rosberg:</span></strong></p>

<p>‘’Bu sporumuz için büyük bir kayıp. Michael Formula 1’in Almanya’da popüler olması için çok şey yaptı. Pek çok hayranı onun için televizyonlarını açtı. Çok şey başardı, bu yüzden benim için çok özel. Ona karşı ve onunla birlikte yarışmış olmak inanılmaz bir deneyim. Üç yıl içinde takımı ileriye taşıdık ve bundan gelecekte de faydalanacağız. Ona bundan sonra için her şeyin en güzelini diliyorum.’’</p>

<p><strong><span style="font-size:16px">Niki Lauda:</span></strong></p>

<p>‘’Tüm motor sporları için bunu üzücü buluyorum ama bu Michael Schumacher’in kararını verdiği gerçeğini değiştirmiyor. Ve bu kararı sadece kendisi için verdi, biz de buna saygı göstermek zorundayız. Bütün sporların ne zaman bırakacağı kendisi için karar verir. Bunu ben de Michael&nbsp; gibi iki kez yaptım. Bu kararı işin içine herhangi bir saçmalık karıştırmadan itirazsız kabul etmek zorundayız. Bütün bu tartışmalar saçmalık. Michael Schumacher’in önünde şapkamı çıkarıyorum çünkü bana göre o yedi kez dünya şampiyonu biri olarak bu serideki en iyi Formula 1 yarışçısı.’’</p>

<p><strong><span style="font-size:16px">Ross Brawn:</span></strong></p>

<p>‘’Ben Michael ile bu kadar uzun yıllar çalıştıktan sonra ikinci ve son kez Formula 1’i bıraktığını açıkladığı bugün benim için çok duygusal bir gün. Benetton, Ferrari ve Mercedes’te birlikte çok fazla deneyimler yaşadık. Michael ile yakın çalıştığım için çok gururluyum ve onu duyuyorum. Bu bir ayrıcalıktı. Benim için o bu yüzyılın en büyük yarışçısı. Tüm takımımızın adına Michael’e geleceği için en iyi şeyleri diliyorum. Birlikte çalıştığımız son üç yıldaki bağlığı, tutkusu ve zorlu çabaları için teşekkür ediyorum. İstediğimiz sonuçlar elde edemedik ama Michael’in takımımızın gelişimi ve geleceğine katkısı çok büyüktü. Michael’in bundan sonra ne yapacağı önemli değil, bundan sonra da gözünün bizim gelişmelerimizde olacağını biliyorum.</p>

<p><strong><span style="font-size:16px">Norbert Haug:</span></strong></p>

<p>‘’Takımımız, Mercedes Benz ve Daimler Michael’e tüm çalışmaları ve sadakati için içten teşekkürlerimi sunuyor. Markamız için sadece birinci sınıf bir sürücü ve – ayrıca 2006 yılına kadar olan başarıları sayesinde – tüm zamanların en başarılı sürücü olmakla kalmıyor, o aynı zamanda dünya çapında bir idol ve firmamızın tüm dünyada takdir edilen bir elçi. Michael ölçülemeyecek çabalarıyla gelecekteki başarılarımızın temelini attı. Her şey için, Michael teşekkür ederim: Seninle çalışmak bir zevkti.’’</p>

<p><strong><span style="font-size:16px">Willi Weber:</span></strong></p>

<p>‘’Karar tamamen makul. Artık Mercedes için o bir marka elçisi olacak. Ama Schumacher&nbsp; bir adrenalin bağımlısı ve heyecana ihtiyacı var. Hayatımda sadece bir pilot lisansından fazlası yapacak. Michael hayatını nasıl düzenleyeceğini biliyor.’’</p>

<p><strong><span style="font-size:16px">Flavio Briatore:</span></strong></p>

<p>‘’Schumi akılcı bir karar verdi. Gerçi bunun için biraz geç oldu. Tüm enerjisini tüketti.’</p>

<p><strong><span style="font-size:16px">Lewis Hamilton:</span></strong></p>

<p>‘’Michael bizim sporumuzda bir efsane ve çok şey başardı. Formula 1’de onunla çalıştığım için kendimi ayrıcalık hissediyorum. Oturma odasında oturup onun şampiyonluklarını izlerdim. Bir onun başardıklarını ulaşabileceğimi umuyorum. Onun yerini alacağımı sanmıyorum. Hiç kimse Michael’in yerini alamaz.’’</p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Johnny Herbert (Benetton’dan eski takım arkadaşı):</strong></span></p>

<p>‘’O artık genç değil. Pilinin bittiğini söylüyor. Harika bir kariyeri oldu. Onun kadar başarılı olabilme isterdim, en azından yüzde beşini. Ne yazık ki verebileceği başka bir karar yoktu. Sauber veya Williams’a geçiş yapmak onun için geriye gitmek olurdu. Michael ise kazanmak için burada, arabada tur atmak için değil. Formula 1 yarışlarında kaybeden pek çok büyük yarışçı oldu. Sebastian Vettel, Fernando Alonso, Jenson Button ve Lewis Hamilton onun yerine alabilecek dört iyi yarışçı. Pek çok kişi bunun Formula 1 için üzücü bir gün olduğunu söylüyor ama ilk geri çekilmesi de büyük bir sorun değildi.’’</p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Martin Brundle (Benetton’dan eski takım arkadaşı):</strong></span></p>

<p>‘’Kararın doğru olup olmadığını değerlendirebilecek olan ben değilim. Ama bunu dört hafta önce yapsaydı daha şık olurdu. Şimdi sanki takımından atılmış gibi görünüyor. Bunu onun adına üzücü buluyorum. Onun dönüşü bir başarı değildi ama bir hata olduğunu da söyleyemem. Onun rekorları sonsuza dek var olacak. Bunun için değeri azaltmaz. İkinci kariyerinde daha insancıl ve daha rahat biri oldu. Formula 1’de hayat devam ediyor; şimdi yeni bir kahraman aranıyor.’’</p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Alexander Wurz (Eski F1 pilotu, ORF Yorumcusu):</strong></span></p>

<p>‘’Geri çekilmesi biraz acele bir şekilde oldu ama Formula 1 o kadar hızlı ki Michael Schumacher gibi şampiyon için bile durmuyor. Çok fazla şey başardı. Diğerleri için onun bu popülerliğine ulaşmak zor olacaktır. Hayranları ve medya gençleri de Schumacher’e olduğu kadar ilgi göstermeli. Ne yazık ki son üç yıl istediği kadar başarılı olmadı ama ben bunun onun ününe zarar verdiğini düşünmüyorum. Pek çok kişi onun eski Schumi olmadığını söylüyor ve ama hepimiz eski Schumi’nin yenilmez olduğunu biliyoruz.’’</p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Timo Glock (2012 yılı Marussia F1 pilotu):</strong></span></p>

<p>‘’Onun üç yıl sonra geri gelip bir kez daha böyle bir performans göstermesine çok saygı duyuyorum. Schumacher ismi Formula 1’e her zaman iyi gelmiştir ve böyle de kalacaktır. Birkaç hafta önce ona devam etmesi gerektiğini söyledim. Hatta ona benim takımım ile konuşmasını teklif(gülüyor) ettim ama o sadece güldü. Bu spor için kesinlikle bir kayıptır Michael tanıdığım kadarıyla kararını iyice gözden geçirmiştir ve kendisi için doğru olduğunu biliyordur.’’</p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Romain Grosjean (Lotus pilotu):</strong></span></p>

<p>‘’ Michael Schumacher tarih yazdı, çok iyi tanınıyor ve son derece yetenekli. Ferrari 1’de dönüşü biraz inişli çıkışlıydı ama yeni de onunla güzel birkaç düello yaşadım. Dikiz aynasından onu gördüğünüzde o hala Michael Schumacher’dir.’’</p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Christian Horner (Red Bull takım patronu):</strong></span></p>

<p>‘’Sadece Michael zamanlamanın doğru olup olmadığını biliyor. Onun harika bir kariyeri vardır. Onun ikinci kariyerini yakında takip edebilmek benim için bir ayrıcalıktır. Kırdığı çok sayıda rekor, çok sayıda zaferin şampiyonlukları ve büyük başarıları dikkat çekicidir. Artık 43 yaşında geri çekilmesine kim kızabilir? Şuandaki takımında kalamadı çünkü kokpitler doluydu ama başka seçenekleri olurdu çekilmeye kendisinin karar verdiğini eminim.’’</p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Stefano Domenicali (Ferrari takım patronu):</strong></span></p>

<p>‘’ Michael hala çok hızlı bir sürücü olduğumu gösterdi. O yedi kez dünya şampiyonu oldu ama hala alanındaki en iyi pilotlarından biri. Arkadaşı olarak, tecrübelerine dayanarak verdiği karar için en iyisi bu. Sadece ben değil, hepimiz –tüm Ferrari ailesi – ona gelecek için en iyi dileklerimizi sunuyoruz. O hala genç ve önünde çok zamanı var.’’</p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Martin Whitmsrsh (McLaren takım patronu):</strong></span></p>

<p>‘’Birinin onun rekorlarını kıracağını hayal etmek zor, en azından yaşadığımız sürece. Bu nedenle, onun geri çekilmesi şüphesiz bir kayıp. O bu sporda büyük bir isim ve büyük bir marka. Başarılarını ne yaparsa yapsın harika. Bence, bu sezon geri dönüşünden bu yana en güçlü sezonu oldu. Biraz daha şansla bu yıl birkaç yarış kazanabilirdi. Ama bu açıkça onun kararı ve her sporcu ne zaman bırakacağına kendi karar vermelidir.’’</p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Monisha Kaltenborn (Sauber Takımı Yöneticisi):</strong></span></p>

<p>Michael Schumacher Formula 1 tarihin en başarılı sürücü ve dönüşü Formula 1 için hiç şüphesiz iyi oldu. Geri çekilmesi bu spor için kesinlikle bir kayıp.’’</p>

<p><span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Kaynak: Rüzgarın da bir adı vardı ‘’Michael Schumacher’in’’ kitabından yazılmıştır.&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/spor-ozel/schumacherin-geri-cekilmesine-tepkiler-h174.html</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2020 01:31:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/schumacherin_geri_cekilmesine_tepkiler_h174_402cc.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dart Oyunu Nedir? Nasıl Oynanır? Dart&#39;ın Kuralları Nedir?]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/dart-oyunu-nedir-nasil-oynanir-dartin-kurallari-nedir-h173.html</link>
      <description><![CDATA[Profesyonel oyuncular tungsten bakır ya da tungsten-nikel alaşımı ince Dartlar kullanılır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:24px">Dart Oyunu Nedir? Nasıl Oynanır? Dart'ın Kuralları Nedir?</span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px">Dart kulüpleri ve barlarda eğlence için oynanan bir oyundur.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Yetenekli atıcıların ortaya çıkışı ve televizyonda gösterilmeye başlamasıyla birlikte bu oyun profesyonel oyunculara rahat bir yaşam sağalabilecek hale geldi. Hızlı bir tempoda oynanması seyircilerin özellikle ilgisini çekiyor. Heyecan dozu kısa sürede yükselir ve oyun hemen bitip yeniden başlar.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:48px"><strong>1</strong></span><span style="font-size:16px"><strong>Hedef Tahtası</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px">Hedef tahtası genellikle suntadan yapılır. Uluslararası karşılaşmalarda kullanılan tahtaya saat tahtası adı verilir. Saat tahtasında her dilime bir numara verilmiştir ve iç içe iki büyük çember vardır. Dış çembere saplanan oklar için sayılar ikiyle (double-çift), iç çembere saplanan içinse üçlü (treble-üçlü) çarpılır. Ortadaki en küçük çember<strong> 50,</strong> onun dışındaki ise <strong>25</strong> sayıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Hedef tahtası, iyi aydınlatılmış bir duvarda ya da bir sehpa üzerinde, yerden <strong>1,73 m</strong> yükseklikte durur. Oyuncuların ayaklarını hedef tahtasından <strong>2,37 m</strong> uzaklıkta yere konmuş olan bir tahta çizgiye dayayarak nişan alırlar. Bu tahta çizgiye oche denir. İsteyen daha uzaktan atış yapabilirler.</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/d.jpg" /></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong>Saat tahtası</strong></span></p>

<p><strong><span style="font-size:48px">2</span><span style="font-size:16px">Malzeme</span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px">Profesyonel oyuncular tungsten bakır ya da tungsten-<strong>nikel </strong>alaşımı ince Dartlar kullanılır. En çok kullanılan ağırlıklar <strong>18-28 gr </strong>arasında değişir. Tungsten’den yapılan Dartların inceliklerinden dolayı küçük bir alanda birbirinin yanına saplanabilmeleri önemli bir üstünlüktür. Dartın dengesini sağlayan üç kanatçık eskiden kaz tüyünden yapılırdı, şimdi ise plastik kullanılmaktadır.</span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:48px">3</span><span style="font-size:16px">Kazanma</span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px">Her oyuncu sırayla üçer dart atar. Öbür sporlardaki sayı biriktirmenin tersine, oyuncuların 501’den başlayarak sayılarını mutlaka çift yaparak bitirmelidirler. Smith ve Jones’un oyunlarından alınan aşağıdaki tabloya bakalım:</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px">Smith</span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px">501-416-356-236-96</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px">Jones</span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px">501-401-356-273-133</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Her iki oyuncunun da <strong>12</strong>’şer dart atmışlar. Smith’in<strong> 96</strong>, Jones ‘un ise <strong>133</strong> sayısı kalmış. <strong>159</strong>’dan küçük her sayı <strong>3 </strong>atış ve <strong>99</strong>’dan küçük her sayı <strong>2</strong> atışta bitirilebilir. Bu nedenle her iki oyuncu da yapacakları son atışlarla oyunu bitirebilirler.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Jones’un&nbsp; durumu biraz sıkışık. İlk atışında üçlü <strong>20</strong> puan alırsa,<strong> 73 </strong>sayısı kalır (<strong>133-60</strong>). Bundan sonra üçlü bir tek sayı gitmeli (örneğin <strong>3</strong> kere <strong>11 </strong>gibi). Böyle<strong> 33</strong> yaparsa, çift <strong>20</strong> ile<strong> 0</strong>’a inebilir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Smith’in <strong>96 </strong>sayısı ise daha kolay sıfırlanabilir. İlk atışta bir üçlü <strong>20 </strong>yapsa, ikincide çift <strong>18 </strong>ile sıfıra iner. Eğer ilk atışta yalnız <strong>20 </strong>sayı düşmüşse, iki atışı daha kaldığından, bir üçlü <strong>20</strong> ve bir de çift<strong> 8</strong> ile gene oyunu tamamlayabilir. Eğer üçlü<strong> 20 </strong>yerine, üçlü <strong>5</strong>’i vurursa geriye tek atışı ve <strong>61</strong> sayısı kaldığından çiftli bir atışla sıfırlama yapamaz.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Profesyoneller genellikle oyunu çift<strong> 20</strong> ya da çift<strong> 16 </strong>ile bitirmeyi tercih ederler. Onlara çift <strong>20</strong>’yi vurmak daha kolay gelir. Çift <strong>16 </strong>ise genel olarak ikiye bölündüğünden tercih edilir. Eğer çift <strong>16 </strong>vurmak isterken tek <strong>16</strong> vurmuşlarsa, bu kez çift <strong>8</strong>’e gidebilirler.</span></p>

<p><span style="font-size:48px"><strong>4</strong></span><span style="font-size:16px"><strong>Kurallar</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px">Uluslararası yarışma kurallarına göre oyuncular çiftle başlamak zorunda değil, ama çiftle bitirmek zorundadırlar.&nbsp; Tahtanın ortasındaki 25’lik çember bitişte çift 25 olarak hesaplanır.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:48px">5</span><span style="font-size:16px">Beceriler</span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px">Oyuncular dartı parmaklarına rahat oturtmak için, kalem tutar gibi tutarlar. Dart sert bir kol hareketiyle fırlatılır. Bu fırlatış çekişle çivi çakma hareketine benzetilebilir.</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/d1.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:12px"><span style="color:#0000ff"><strong>Oyuncu hedefe nişan alıyor. Konsantrasyonunun bir an bile kaybetmemesi gerekir.</strong></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:48px">6</span><span style="font-size:16px">Taktikler</span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px">Profesyonel oyuncular her zaman üçlü 20 yapmaya uğraşırlar. Örneğin 100 sayı, iki tek 20 ve üçüncü atışta bir üçlü 20 ile sağlanabilir. Bir oyuncu turnuvada kazanabilmek için, her elde ortalama <strong>100 sayı </strong>yapmalıdır. Bir elde en çok üç kere üçlü 20 ile 180 sayı yapabilir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Her üç dartı da bir elde üçlü 20 alanına saplayabilmek çok zordur, oyuncu bunu yapmak için, bitiriş çiftine gelinceye kadar uğraşır. Bir orta mesafe yarışçısının hızı kontrol etmesi gibi, bir dartçının sayı kazanma hızının kontrol etmesi gerek yoktur. 100 sayı (bir ton) kazanmak için bütün hızıyla yüklenir. Bazen de oyuncular oyunun akış hızını değiştirebilirler. Çok usta bir profesyonel oyuncu, hızlı bir rakiple karşılaştığında kurallara uygun olarak oyunu yavaşlatıp rakibin hızını kesebilir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Bir dartçının 501 sayıyı 0’a indirebilmesi için kaç atış gerektiğini düşünün. Bir şampiyon adayının atışları ortala 20’yi geçmez. 501 sayıyı bitirmek için <strong>15</strong> atış olağanüstü iyi bir atış sayısıdır, ama en sonda bitiriş çifti vardır. Son çift atışını uygun düşürebilmek için hiçbir usta oyuncu üçten fazla atış yapmak istemez.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:48px">7</span><span style="font-size:16px">Terimler</span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Bust (Çuvallama)</strong>: Oyunu için gerekli sayıdan daha fazlasını yapma. Bu durumda oyuncuya yeni atış hakkı verilmez.</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Check-out (Bitirme):</strong> 15’te bitirme, 15 dart atışıyla bitirme.</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Double (Çift): </strong>Dış çemberin içine saplanan dart.</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Double start (Çift Başlama): </strong>oyuncuların ilk atışta çift sayılı atış yapmalarını isteyen oyun.</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Double top (Çift Yermi):</strong> Bir karede 20’nin iki katını yazan atış.</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Fligbts (Kanatçık): </strong>Dartın arkasındaki dengeyi sağlayan düyler.</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Flying start (Uçan Başlangıç):</strong> Çiftle başlama zorunluluğu olmayan oyun.</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Leg (Bacak): </strong>501 sayılık bir oyun. 5 bacaklık oyun sonunda üç bacağı kazanan maçı kazanmış sayılır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Toe the oche (Ayaklar Tahtada):</strong> Oyunun başlama saatini belirtir. ‘’Saat’11’de ayaklar tahtada olacak’’ gibi…</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Ton (Ton): </strong>100 sayı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Treble (Üçlü): </strong>Üç çemberin içine saplanan dart.</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>Wire dart (Ölü Dart): </strong>Hedef Tahtasına çarpıp geri dönen dart.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span>Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır.&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/dart-oyunu-nedir-nasil-oynanir-dartin-kurallari-nedir-h173.html</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2020 03:41:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/dart_oyunu_nedir_nasil_oynanir_dart_in_kurallari_nedir_h173_1be8b.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Basketbol (Tarihçesi, Nasıl Oynanır? )]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/basketbol/basketbol-tarihcesi-nasil-oynanir-h172.html</link>
      <description><![CDATA[Dikdörtgen şeklinde olan alanı parke ya da sentetik malzemeden bir zemine sahiptir. Alan bir orta çizgiyle ikiye ayrılmıştır. Alanın her iki ucunda pota denen şeffaf plastik levhaya tutturulmuş, üzerinden file sarkan metal çemberler vardır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:20.5pt">Basketbol (Tarihçesi, Nasıl Oynanır? )</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Basketbol futbolun enerji ve yaratıcılığına, ayrıca da sürekli sayı yapılmasının çekiciliğine sahiptir. Yaratıcısı Kanada doğumlu James Naismith, bir YMCA ( Genç Hıristiyan Erkekleri Birliği) okulunun balkonuna astığı iki şeftali sepetiyle başladığı bu oyun için bugün yapılan milyonlarca salonlara görse herhalde gözlerine inanmazdı. Ama oyun <strong>90 </strong>yıldan bu yana çok az değişikliğe uğradığından görür görmez oynananın kendi oyunu olduğunu anlardı. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Basketbol topu yerden <strong>3.05 m </strong>yükseklikteki bir çemberden geçirmeye çalışan beşer kişilik takımlarla elle oynanan bir oyundur. Bu yüksekteki çember, oyunu uzun boyluların oyunu haline getirir ama basketbolda yetenekli kısa boylu oyuncular da çok etkili olabilirler. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/B.jpeg" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:12px"><span style="color:#0000ff"><strong>A bitiş çizgisine gidiyormuş gibi yapıp “button-hook” denen taktikle yön değiştirerek 1 nolu oyuncuyu aldatıyor ve dönüp B’den gelen pası alıyor.</strong></span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">1</span>Oyun Alanı</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Dikdörtgen şeklinde olan alanı parke ya da sentetik malzemeden bir zemine sahiptir. Alan bir orta çizgiyle ikiye ayrılmıştır. Alanın her iki ucunda pota denen şeffaf plastik levhaya tutturulmuş, üzerinden file sarkan metal çemberler vardır. Bu çemberler alan içerisine 1.20 m kadar girer ve yerden yükseklikleri 3.05 m’dir. Her iki potanın altında bulunan alana ampul denir. Hücumdaki hiç bir oyuncu bu alanda üç saniyeden fazla kalamaz. Bu kural uzun oyuncuların pota altında beklemeleri engelleyip oyunda hareketliliği sağlar. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">2</span>Malzeme </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">En masraflı olan kapalı oyun alanıdır, potalar, çemberler vs. Oyuncular için yalnızca bir çift kaliteli spor ayakkabısı ve basit bir spor giysisi yeterlidir. Basketbol topunun çevresi </span> <span style="font-size:16.0pt"><strong>75-78 c</strong>m, ağırlığı <strong>600-650 gr</strong>’dır. Bileklik, dizlik zaman zaman kullanılır ama bunlar dışında özel koruyucu yastıklar gerek yoktur. Sakatlıklar için kullanılan koruyucuların ve sargıların yumuşak olmasına, oyun sırasında öbür oyunculara zarar vermesine dikkat edilir. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">3</span>Kazanma </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Çemberden yukardan aşağı doğru geçen her top için takım iki sayı kazanır. Top çemberin üzerindeki tahtaya (potaya) çarptırılarak da sayı yapılabilir. Bir faulden sonra faul yapılan oyuncu iki serbest atış kazanır ve faul çizgisinden bu atışları yapar. İki atış da müdahalesiz yapılır ve birer sayıdır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyun <strong>20’şer</strong> dakikadan iki devre oynanır. <strong>ABD</strong>’deki profesyonel ligde İse 12’şer dakikalık dört devre oynanır ve oyun normal sürede berabere biterse bir taraf kazanana kadar 5’er dakikalık devrelerle uzatılır. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">4</span>Kurallar</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kuzey Amerika üniversite ve profesyonel ligleri ile uluslararası karşılaşma kurallar arasında küçük ve teknik farklılıklar vardır. Ama temelde hepsi aynı kurallar çevresinde döner. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyun sırasında takımlar sahada</span><span style="font-size:16.0pt"> beşer oyuncuyla yer alırlar. Herhangi bir anda oyuncu değiştirilip yedekler oyuna sokulabilir. Onun için de takımlar sahaya 10 oyuncuyla çıkabilirler. "Coach", taktik nedenlerle, oyuncuların yorulması, ya da sakatlanması nedeniyle değişiklikler yapabilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Oyun hakem tarafından yapılan</span><span style="font-size:16.0pt"> hava atışı (jump ball) ile başlatılır ve iki rakip oyuncu topu kendi arkadaşlarına çelebilmek için birlikte sıçrarlar. Topu ele geçiren takım top sürerek ya da pas vererek rakip takımın potası önüne gelir. Top sürme basit görünen temel oyunlardan biridir.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Topu süren oyuncu tek eliyle her adımında topu yere vurarak ilerler. İki elini birlikte kullandığı anda ya pas vermesi ya da şut atması gerekir. Yeniden top süremez.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Top bir oyuncunun eline geçtiğinde takım arkadaşları daha iyi pozisyona girebilmek için harekete başlarlar. Savunma oyuncusu, şut atan oyuncuyu vücut teması yapmadan engelleyebilir. Ama savunma oyuncusu elden çıkmış bir topa en yüksek noktasından potaya düşüşü sırasında dokunamaz, bu kural uzun boylu oyuncuların boy üstünlüklerini kötüye kullanmalarını engeller.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Savunma yaparken rakibiyle vücut temasını giren bir oyuncuya ya da hücum sırasında kasten savunma oyuncusuna çarpan bir oyuncuya faul cezası verilir. Beş hata (faul) yapan oyuncu oyun dışı kalır. ABD Profesyonel Ligi'nde 6 fauller oyun dışı kalınır. Eğer çarpma rakibin şut atması sırasında yapılmışsa iki sayı için</span><span style="font-size:16.0pt"> üç serbest atış hakkı verilir. Daha hafif hatalar kural çiğnenmesi olarak belirlenir. Bunlar ayakla topa dokunma, yürüme (topu yere vurmadan<strong> 1,5</strong> adım atma) ve iki özel zaman kuralını çiğnemedir. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt">Bu iki kuralla oyun hızlandırılmıştır:</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bir takım topu kazandıktan 10 saniye sonra kendi yarı sahasından çıkarmak savunma yaparken rakibiyle vücut temasına giren bir oyuncuya ya da hücum sırasında kasten savunma oyuncusuna çarpan bir oyuncuya faul cezası verilir. Beş hata (faul) yapan oyuncu oyun dışı kalır. ABD (NBA)&nbsp;Profesyonel Ligi'nde 6 faulle oyun dışı kalınır. Eğer çarpma rakibin şut atması sırasında yapılmışsa iki sayı için üç serbest atış hakkı verilir. Daha hafif hatalar kural çiğnenmesi olarak belirlenir. Bunlar ayakla topa dokunma, yürüme (topu yere vurmadan 1,5 adım atma) ve iki özel zaman kuralını çiğnemedir. Bu iki kuralla oyun hızlandırılmıştır: Bir takım topu kazandıktan 10 saniye sonra kendi yarı sahasından çıkarmak ve 30 saniye içerisinde de rakip takım potasına atmak zorundadır (ABD Profesyonel Ligi'nde 24 saniye). Amerikan Üniversite Ligi'nde böyle bir kural yoktur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Hatadan sonra top rakip takıma</span><span style="font-size:16.0pt"> verilir ve bu takım topu hatanın yapıldığı yere en yakın noktadan ve kenardan oyuna sokar. Bir takım topu oyun alanının dışına atarsa ya da sayı yaparsa top öbür takıma geçer. Top dışarı çıktığı yerden, kenardan oyuna sokulur. Sayı atma durumunda ise pota altından oyun alanına sokulur.</span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">5</span>Beceriler </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Gerçi oyundaki her oyuncu şut atabilir ve her oyuncunun savunma yapması zorunludur, ama takımdaki beş oyuncunun da ayrı ayrı görevleri vardır. Kanatlarda oynayanların</span><span style="font-size:16.0pt"> ve sol yanlardan ve köşelerden iyi şut sağ atmaları beklenir. Potadan dönen topları kazanabilmek için iyi birer rebound alicısı olmaları gerekir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Pivot'lar en uzun boylu oyuncular</span><span style="font-size:16.0pt"> olup en iyi rebound alan ve genel olarak en çok sayı atanlardır. Hücum sırasında arkaları potaya dönük pas alp ani bir dönüşle şut atabilmelidirler. Savunmada ise pota ile karşı hücum oyuncuları arasındaki son oyuncular olduklarından hata yapmadan şutları kesebilmelidirler.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">İki guard oyuncusu üç forvet oyuncusunun gerisinde oynarlar. Oyun yaratıcı ve kurucu olduklarından genellikle daha kısa ve hızlı olurlar. Topu pota altında dolaşan forvet oyuncularına vermeye çalışırlar ama uzaktan da (<strong>8 m</strong> kadar) iyi şut atabilmelidirler. İyi guardlar, ayrıca, savunmadan hücuma ani geçiş demek olan fastbreak'lerin de yaratıcısıdırlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bütün oyuncular topu yere çarptırarak veya aşırtarak kısa ve uzun paslar verebilmelidirler. Tanımlanabilecek atış türleri arasında ise şunlar vardır: <strong>Turnike: </strong>Topu sürüp pota altında sıçrayarak yapılan atış; <strong>Set shot:&nbsp;</strong></span><span><span style="font-size:16.0pt">Durarak uzaktan atış (5-8 metre);</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Jump shot:</strong> Zıplayıp yere düşmeden topun elden çıkarıldığı atış. Çengel atışı ise (hook) oyuncunun arkası potaya dönükken kolunu çengel gibi yapıp çevirerek başının üzerinden şut atmasıdır.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">6</span>Taktikler</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Basketbol takımlarının her şeyden</span><span style="font-size:16.0pt"> önce iki önemli konuda karar vermeleri gerekir: Oynanacak hücum ve savunma çeşidi. Her iki karar da oyunun gidişini büyük oranda etkiler. Üç ayrı hücum türü vardır. Birincisinde yavaş, önceden planlanmış şekilde ve hücuma verilen zamanı sabırla kullanarak atak yapılır. Bu tarz oyunda iyi paslaşan ekip elemanları yer değiştirerek bir oyuncuyu serbestçe şut atabilecek bir duruma sokarlar. </span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Oyunun daha da yavaşlatılmasına boy kısalığından doğan dezavantajın kapatılabilmesi için de</span><span style="font-size:16.0pt"> başvurulabilir. Çünkü yerini bulmayan acele atışlarda topun uzun boylu rakipler tarafından havada kapılma şansı daha fazladır. İkincisi hızla koşulara dayanan fast break’lerle sayıya giden oyun tarzıdır. Uzun takımlar tarafından tercih edilen bu tarzda hücum alanına geçirilen top çabucak kullanılır. Bu takımlar süratlerine ve rebaund güçlerine güvenerek sakınmadan oynarlar. Üçüncüsü ise kontrollü fast break'lerin yer aldığı oyun tarzıdır. Bu oyunda fast break'te önü boş ise oyuncu hızla kaçar, ama savunma çabuk geri dönmüşse, oyun hemen yavaşlatılır.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hücum taktiklerinin çoğunun belirgin yönleri vardır ve buna göre karşı takım savunma biçimini seçer. Az sayıda takım hem planlı ve yavaş oyunu, hem de fast break'leri birlikte uygulayabilir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">İki temel savunma biçimi vardir:</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Alan savunmasında (<strong>Zone</strong>), oyuncu belirli bir bölgeyi savunur. Adam adama savunmada (Man-to-man) ise, hücum eden kişi gölge gibi izlenerek savunma yapılır. Alan savunması pas</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">atıp içeri kaçan (<strong>cut yapan</strong>) takımlara karşı etkilidir, çünkü savunma sırasında oyuncular bölgelerini terk edip açık vermezler. Adam adama savunma ise dayanıklılık, çabukluk ve sürat ister ve iyi yapıldığında çok etkili bir savunma aracıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Adam adama savunma <strong>5 </strong>hızlı oyuncuyu gerektirir, alan savunması ise yavaş bir ya da iki oyuncunun eksiklerini kapatabilecek bir savunma biçimidir. Her iki savunma biçimi de bütün oyun alanına yapıldığında pres adın alır. Alan presi topu çıkarmaya çalışan takımı kendi sahasında <strong>10 </strong>saniye tutmak için yararlıdır, ama uzun paslı fast break'lere karşı başarısız kalır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Adam adama pres ise fiziksel güce dayandığından uzun süre uygulanamaz. </span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Takımda her oyuncunun özel taktik görevleri vardır. Herkes için olan bir görev hücumdaki bir oyuncunun arkadaşını perdeleyerek rahat şut atmasını sağlamasıdır. Savunma yapanlar ise, top bir oyuncuya geçtiğinde,</span><span style="font-size:16.0pt"> kendi adamından sıyrılarak arkadaşı ile birlikte onu iki kişi kontrole alırlar ki bu hareket ancak savunmadakilerin çok iyi anlaşmalarıyla başarılı olur. Aynı şeyler adam adama savunmada adam değiştirme (switch) sırasında da söz konusudur. Bu iş için bir arada uzun süre antrenman yapmiş olmak ve oyunları çok iyi bilmek gerektiği açıktır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Savunma biçimi hemen anlaşılır,</span><span style="font-size:16.0pt"> hücum sistemini anlamaksa biraz daha zordur. Eğer oyuncu rakibini gölgesi gibi izliyorsa bu bir adam adama savunmadır. Hücum takımının potaya doğru savunmanın arasına girmesine izin veriliyorsa, bu bir alan savunmasıdır. Fast break'li oyun hızından kolaylıkla belli olur, ama önceden planlanmış kontrollü hücum taktiklerini hemen anlamak o kadar kolay değildir. Taktiklerde çok değişik uygulamalar yer alır, onun için de bunları ancak kendisini basketbola vermiş seyirciler ayırabilir; arada bir maça gidenler neler yapıldığını anlayamazlar.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/B1.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><span style="font-size:12px"><strong>Turnike atış en kolay atıştır, çünkü oyuncu potaya ne kadar yakınsa atışını başarılı şansı o kadar yüksektir. Bu resimdeki oyuncu topu potaya çarptırmakta ve yansıyarak çemberle düşmesini sağlamaktadır.</strong></span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">7</span>Terimler </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Assist (Yardım): </strong>Sayı atılmasını sağlayan pas.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Back court (Geri Saha):</strong> Savunma alanı. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Boxing owt (Baks): </strong>Vücudu potayla hücum oyuncusu arasına sokma.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Buttonhook:</strong> Yön değiştirme.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Defensive Rebound (Savunma reboundu):</strong> Savunmada alınan rebound.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Double team (Iki kişi savunması):</strong> İki savunma oyuncusunun bir kişiyi tutması.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Drive (Yüklenme): </strong>Çok hızlı hücum. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Dunk shot (Smaç): </strong>Topu sepete</span><span style="font-size:16.0pt"> basma.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Fake (Feyk):</strong> Aldatma.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Field goal (Şut sayısı):</strong> Oyun sırasında yapılan iki sayılık atış.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Free throw (Serbest atış):</strong> Engellenmeden, serbest atış çizgisinden faul</span><span style="font-size:16.0pt"> yapılan oyuncu tarafından (sakatlanmamışsa) atılan 1 sayı değerinde atış.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Game clock (Oyun saati): </strong>Oyun sırasında </span> <span style="font-size:16.0pt">işler, top dışarı çıkınca ya da hata yapılınca durur. Bu şekilde 40 dakikalık oyun 2 saate yakın sürebilir.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Goal tending (Sayı kesme):</strong> Potaya doğru inişe geçmiş topu engelleme; yasaktır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Jump ball (Hava atışı): </strong>Oyunu başlatma atışı. Hakemin iki oyuncu arasında havaya attığı topu bu oyuncula kendi arkadaşlarına çelmeye çalışırlar.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Pattern offense (Kurulu hücum):</strong> Önceden planlı bir oyun için topu yavaş kullanıp oyuncuların hücumda yerlerini almalarını sağlama.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Personalfaul (Kişisel hata):</strong> 5 hatadan sonra oyuncu oyun dışı kalır. (ABD Profesyonel Ligi'nde 6)</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Pick/Screen (Perde): </strong>Bir oyuncunun hücumda öbürünü perdelemesi. Topu tutan takım arkadaşı ile rakip oyuncu arasına</span><span style="font-size:16.0pt"> girer.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Pressive defence (Baskı savunması):</span></strong><span><span style="font-size:16.0pt">Bütün sahada yapılan savunma, 10 saniyede topun yarı sahadan çıkarılamaması için yapılır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Shot clock (Top kullanma saati):</strong> 30 saniye top kullanma süresini tutmak için çalışan saat. Süre bitiminde top rakip takıma verilir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Stalling (Yavaşlatma): </strong>Topu kaptırmamak için oyalama. (Amerikan Universite Liglerinde çok uygulanır).</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>10 second line (10 saniye çizgisi): </strong>Yarı saha çizgisi. Savunmada olan takım 10 saniyede topla bu çizgiyi geçmelidir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Time out (Mola): </strong>Oyunun taktik vermek amacıyla durdurulması.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Travelling (Yürüme): </strong>Topla yere</span><span style="font-size:16.0pt"> vurmadan 1,5 adım atma. Cezası topun karşı takıma verilmesidir.</span></span></p>

<p></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span>Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır.&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/basketbol/basketbol-tarihcesi-nasil-oynanir-h172.html</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2020 15:35:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/basketbol_tarihcesi_nasil_oynanir_h172_2ccaf.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Buz Paten Nedir? Artistik Paten Nedir? (Tekerlekli Paten)]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/buz-paten-nedir-artistik-paten-nedir-tekerlekli-paten-h171.html</link>
      <description><![CDATA[Uluslararası karşılaşmalar 30 metre 60 metrelik, buzla kaplı düz bir alan üzerinde yapılır. Yarışmacıların hareketlerini alanın bir bölümünde yapmamaları, tümüne yaymaları gerekir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:20.5pt">Buz Paten Nedir? Artistik Paten Nedir? <strong> </strong>(Tekerlekli Paten)</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">Ç</span>eşitli müzik parçaları eşliğinde zıplayan, bir buğu hareketiyle dönen, kimi zaman uçarcasına, kimi zaman süzülerek kayarken buz patencilerinin ortaya koydukları güzellik, zarafet ve ustalık, kurallardan hiç haberi olmamasına karşın milyonlarca seyircinin televizyon önündeki koltuklarına oturup karşılaşmaları zevkle izlemeleri sağlar. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yalnız, ister televizyonda, ister yarışma salonunda izler olsunlar, seyircinin çoğu yarışmaların yarısını ya da üçte ikisini gösterebilirler. Spor olarak artistlik patinajın özgür bir yönü, yarışmaların üçte birinin ancak bir avuç insan tarafından izlenebilmesidir. Yarışmaların ilk üçte birinde yer alan zorlu hareketler tümüyle teknik hareketlerdir sporun uzmanları dışında kalanlara uzun ve tekdüze gelebilir. Ne var ki buz patenci toplam puanlarının yüzde 30’una bu hareketlerle kazanır. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/t_3.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong><span style="font-size:18px">TEKERLEKLİ PATEN : </span></strong></span>Bütün dünyada, paten kalitesinin geliştirmesi ve disko danslarının yaygınlaşması sayesinde, patlama noktasına gelmiş durumdadır. Buz patenine benzer bir spor dalıdır, yalnız aralarında hemen göze çarpmayan önemli farklar vardır: Önce patenler farklı özellikler taşır. Buz patencinin ayak bileği güçlü bir desteğe gerek duyar; tekerlekli paten zaten kolayca hareket edebilen dönen tekerler üzerinde olduğundan hız vermek daha kolaydır ve bileği zorlamaz. Zıplamalarda ise 3 kg’lık tekerlekli patenle birlikte sıçramak daha fazla güç gerektirir. Dönma hareketi içinse ayak uçları ile topuklar kullanılır ve tekerlekli patenle dönmek buz patenine oranla dönmek buz patenine oranla daha zordur.</p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">1</span>Buz Pisti</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Uluslararası karşılaşmalar <strong>30 metre 60 </strong>metrelik, buzla kaplı düz bir alan üzerinde yapılır. Yarışmacıların hareketlerini alanın bir bölümünde yapmamaları, tümüne yaymaları gerekir. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/b_2.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong><span style="font-size:13px">Buz pateni. Önde testere dişli bölüm görülüyor.&nbsp;</span></strong></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong><span style="font-size:48px">2</span>Malzeme </strong></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Sürat pateni ya da buz hokeyinde kullanılan patenden farklı olarak, artistlik patinaj pateninin altındaki bıçağın ön tarafında dişler vardır. Bu dişler dönme ve zıplama hareketlerinde önem kazanır. Patenin bıçağı 3 mm genişliğinde ve bağlandığı ayakkabıdan biraz daha uzundur. Bıçağın buza gelen yüzeyi ortadan oyunmuş, böylece buza düz yüzeyde değil, iki kenarlı teması sağlanmıştır. Bu oyuk önemlidir çünkü hareketlerin çoğu, iç ya da dış kenar kullanılarak yapılır. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">3/4</span> Kazanma-Kurallar </span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Dünya ve Olimpiyat şampiyonalarında artistik patinajda dört ayrı dalda karşılaşma yapılır. </span></span></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt">Bunlar: </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Erkek ve kadınlarda tekler, çiftler ve buz dansıdır. Zamana karşı yarışların aksine, bu sporda sonuçlar, zamana bağlı olarak değil, her biri ayrı ülkeden dokuz hakemin oluşturduğu bir Jürinin puanlarıyla belirlenir. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt">Teklerde üç ayrı yarışma yapılır:</span></span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Zorunlu hareketler, Kısa ve uzun&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">programlar. Zorunlu hareketlerde&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">her patenci üç özel şekli çizmek zorundadır. Bu üç șekil, yarışmadan önceki gece uluslararası programlarda</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">yer alan şekillerden kura ile saptanır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Her şekil, iki ya da üç bölümden oluşan sekiz rakamı çizilmesidir. Buz patencisi durarak hareketine başlar ve iki kere tekrarladığı hareketiyle buz</span><span style="font-size:16.0pt"> üzerinde açıkça görülen bir şekil çizer. <strong>Hakemler</strong> yalnızca şeklin iyi çizilip çizilmediğine değil, aynı zamanda nasıl çizildiğine de bakarak bir değerlendirme yaparlar ve patencinin kontrol yeteneğine, stiline ve duruşlarına, dönüşle ve ayak değiştirmeler deki yumuşaklığına dikkat ederler. Bir sayının onda birine kadar değerlendirme yaparak, her hareket için<strong> 6</strong> üzerinden not verilir. Ağırlıklı puanlarda yapılan ayarlama sonunda, toplam puanın yüzde <strong>30</strong>'u bu bölümden kazanılır.</span></span></p>

<p></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yarışmanın ikinci bölümü serbest</span><span style="font-size:16.0pt"> hareketlerde kısa programdır. Bunun için her yarışmacı müzik eşliğinde iki dakika içinde, kendi seçeceği <strong>7</strong> zorunlu hareketi (özel atlama, dönme, burgu hareketleri) yapmak durumundadır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bu hareketlerde yapılan her hata yarışmacının hem teknik, hem de artistik puanlarını etkiler. Hatalar tam not olan 6'dan puanı düşürülerek cezalandırılır. Kısa programın puanları, toplam puanın yüzde 20'sini oluşturur.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Üçüncü bölüm final ya da uzun</span><span style="font-size:16.0pt"> serbest program olarak adlandırılır. Bu bölümde yarışmacılar, istedikleri müzik eşliğinde istedikleri hareketleri, yeteneklerini göstermek için, istedikleri sırayla yaparlar. Bu gösteri erkeklerde 5, <strong>kadınlarda</strong> 4 dakika sürelidir. Gene iki ayrı puanlama yapılır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Ayrı ayrı teknik ve artistik puanlar</span><span style="font-size:16.0pt"> verilir ve bunlar toplam puanın yüzde ellisini oluşturur. Hakemler, hareketlerin çeşitliliği, zorluk dereceleri ve yapılış biçimi üzerinden değerlendirme yaparlar.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Çiftler şampiyonasını izlemek daha kolaydır, çünkü yalnızca kısa ve uzun programlardan oluşan iki bölümü vardır. Kısa programda her çift iki dakika içerisinde altı zorunlu hareketi birbirine ekler. Bu programda aldıkları puanlar toplam puanlarının yüzde yirmi beşini oluşturur.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Uzun programda her çift için 5 dakika süre tanınmıştır. Kaldırma, döndürme ve döndürerek fırlatma gibi iki kişi gerektiren özel hareketler sergilenir. Bunların arasında çiftler birbirlerinden ayrıldığında yapılan tekli hareketlerde tam bir uyumluluk aranır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bu ayrı kayma hareketlerine gölge</span><span style="font-size:16.0pt"> pateni denir ve hareketlerin uyumundan başka, stil güzelliğine, teknik güçlüklere de bakılır. Teknik ve artistik puanlama olmak üzere iki ayrı puanlama yapılır. Çiftler buz pateni iyi bir takım anlayışı ve çalışması ile birlikte eksiksiz bir zamanlama ve birlikte hareket yeteneği gerektirir. Buz dansı artistik patinajdan doğmuştur ve aradaki fark bazı kimseler için pek açık olmayabilir. Çiftler buz pateni görkemli fırlatmalar, havaya kaldırmalarıyla, daha çok güce ve atletik yapıya dayanır. Buz dansı ise buz üzerinde yapılan bir danstır ve çiftler buz pateninkilere benzer hareketler yaparsa puan kaybedilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Buz dansı üç ayrı bölümden oluşur. Birinci bölümde, <strong>Viyana Valsi,</strong> <strong>Yankee Polka</strong> ve <strong>Blues </strong>gibi zorunlu danslar yer alır. İkinci bölüm ise kararlaştırılmış danstan (set pattern dance) oluşur. Bu dans türü aylar öncesinden kararlaştırılır ve çiftler kendi seçtikleri müzikle önceden çalışıp</span><span style="font-size:16.0pt"> hazırlanırlar.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hakemler üç zorunlu dansın her biri için ayrı ayrı puan verirler ve</span><span style="font-size:16.0pt"> bunlar toplam puanın yüzde 30'unu oluşturur. Kararlaştırılmış dansta ise iki ayrı puanla (kompozisyon ve sunuş) toplam puanın yüzde 20'si verilir. Geriye kalan yüzde 50 ise finalde yapılan serbest dansla kazanılır. Bunun için her çift kendi dört dakikalık programlarını seçtikleri müzik eşliğinde uygularlar. Programda çeşitli danslar ve tempo değişiklikleri yer alır. Teknik ve artistik olarak iki ayrı puanlama yapılır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/p1.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:13px"><span style="color:#0000ff"><strong>Resimdeki yatarak yapılan bir dönüşte yarışmacı başını, kollarını, ellerini, havaya kaldırdığı bacağını tam bir kontrol altında tutuyor.</strong></span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">5/6</span>Beceriler-Taktikler </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Usta patenciler buz üzerinde yolda yürüyormuşçasına rahat hareket ederler. Arkaya, öne, yanlara doğru rahatça kayar ve kavisler çizerler. Bazı hareketler hızlı ve etkili, bazılarıysa yavaş ve uyumludur. Hareketlerin en zor olanları ise dönmelerdir ki bir</span><span style="font-size:16.0pt"> noktada yapılmalıdır ve fazla çabalamadan yapılıyormuş gibi gözükmelidir. "Oturma dönüşü" denilen harekette patenci ayakta dik olarak dönmeye başlar, sonra yavaşça çökerek bir ayağının üzerinde dönmeyi sürdürür ki bu büyük bir güç ve kontrol gerektiren son derece zor bir harekettir. Atlamalar buz pateninin bir başka yönüdür. Atlamalarda çıkılan yükseklik, rahat bir yükseliş ve hatasız, sarsılmadan yapılan bir yere iniş önemlidir. İyi patenciler havada hem saat yönünde, hem de ters yönde dönüp yere düz ya da ters olarak inebilirler. Atlama sırasında hiçbir zorlama ve gerilim belirtisi görülmemelidir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Patenci bütün tekniklerde üstün</span><span style="font-size:16.0pt"> bir düzeye eriştiği zaman, gelişmesi artık küçük hareketlere başın tutuluşu, vücudun taşınışı, ellerin kullanılışı gibi hareketlere kalır. Buz pateni erkeklerin ve kadınların artistik görünümleri içinde değerlendirildikleri tek spordur. Müzik eşliğinde çalışan patencinin hareketlerindeki güzellik ve denge, gücü ve esnekliği arkaya itmeli, görünmez kılmalıdır. </span></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/p.jpeg" /></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong><span style="font-size:13px">Patenci hareketleri yaparken bıçakların iç ve dış ön ve arka kenarlarını kullanırlar ve buna büyük önem verilir. 8 türlü basış vardır: LPO,LFI; LBO, LBI; RFO, RFI; RBO, RBI. Bu kısaltmalarda L sol, R sağ ayak; F ön, B arka; I iç, O dış kenar anlamına gelir. Çizimlerde bu kısaltmalar kullanılarak hangi ayağa nasıl basılması gerektiğini gösterilir.</span></strong></span></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">7</span>Terimler </span></span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Arabesk:</strong> Serbest bacağın havada arkaya doğru gerildiği ve gövdenin öne doğru yatırılıp uzatıldığı tek ayak üzerindeki kayış.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Axel (Aksel):</strong> Paten bıçağının dış kenarından yapılan sıçramayla havada bir buçuk tur döndükten sonra öbür patenin dış kenarı üzerine düşme.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Bracket (Braket):</strong> Aynı patenin bir&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">kenarından öbür kenarına yarım dönerek düşme.</span></span></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt">Broken leg spin (Bükülmüş Bacak</span></span></strong><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Dönmesi):</strong> Serbest ayağın yana ya da arkaya doğru bükülmesiyle yapılan oturma dönüşü.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Camel (Deve)</strong>: Arabesk durumunda dönüş.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Chasse (Şase): </strong>Kullanılmayan paten öbürünü geçmeden yapılan 3 adımlık dans figürü.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Cherry flip: </strong>Parmak ucu atlamanın&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">bir başka adı.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Counter (Ters Hareket): </strong>Braket gibi başlayıp üçlü gibi bitirilen ve aynı kenar üzerinde yapılan yarım dönüş.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Cross-foot (Çapraz Bacak):</strong> Bacakları çapraz tutup her iki ayak üzerinde yapılan dönüş.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Crossover (One Geçme):</strong> Ayak vuruşuyla serbest ayağın üstünde kayılan ayağın Önüne geçmesi.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Death spiral (Ölüm Sarmalı):</strong> Çiftlerde erkeğin bir noktada durup elinden tuttuğu kadının onun çevresinde yere paralel olarak dönmesi. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Double jump (Çift Atlama): </strong>Havada bir fazla dönüşle yapılan atlayış.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Flip jump (Flip Atlaması): </strong>Parmak&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">ucu salçov atlaması.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Flying camel (Uçan Deve):</strong> Deve dönüşünün atlamada kullanılışı.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Flying sit spin (Uçarak Oturma Dönüşü): </strong>Uçarak büyük bir kavis çizme ve yere oturarak dönüşle inme.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Lasso lift (Kement Kaldırması): </strong>Çift yan yana, el ele kayarken kiz erkek tarafından kement atıyormuşçasına kaldırılır ve havada bir buçuk tur döndürülür.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Layback (Geriye Yatuş): </strong>Gövdeyi arkaya doğru yatırıp bir ayak üzerinde dönme.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Layover (Yana Yatış): </strong>Gövde yana&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">yatmış durumda bir ayak üzerinde dönme.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Loop (Halka):</strong> Bıçağın aynı kenarını kullanarak, kesintisiz, çember içine çember çizme.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Loop jump (Halka Atlayışı):</strong> Dıştan, bıçağın dış arka kenarından yapılan sıçrama ile bir dönüşten sonra aynı bıçağın aynı kenarına inme.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Lutz jump (Lutz Atlayışı): </strong>Arka arka giderken bıçağın dışını kullanarak yapılan ters saat yönündeki atlayış, sıçrarken havada bir dönüş yapabilmer</span><span style="font-size:16.0pt"> için ayaklar birleştirilir. Yere iniş öbür bıçağın arka dış kenarı üzerindedir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Mohawk (Mohavk): </strong>Dansta, patenlerin ve yönün aynı anda değiştirilmesiyle yapılan yarım dönüş.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Overhead axel (Baş Üstünden Aksel): </strong>Kız havaya önden dış kenardan kaldırılır ve baş üzerinde bir buçuk tur döndürülür. Bu sırada, erkeğin kolu kızın koltuk altına girer ve kız harekete başladığı ayağın tersi üzerine, bıçağın arka dış kenarına iner.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Parallel spin (Paralel Dönme): </strong>Vücudun üstü ve boştaki bacak yere paralel olarak tutulurken bıçağın düz yüzü üzerinde dönme.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Rocker: </strong>Tek ayakla dönme, bıçağın kenarını değiştirmeden yön değiştirme.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Salchow (Salçov): </strong>Bıçağın iç arka kenar kullanılarak sıçrayıp bir dönüş yapıldıktan sonra öbür bıçağın dış arka kenarına inme.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Sit spin (Oturma Dönüşü):</strong> Serbest bacak öne doğru uzatılarak ve öbür bacak dizden kırılıp gövde öne verilerek yapılan dönüş.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Spiral (Sarmal):</strong> Belli bir pozda kalarak yapılan kayış hareketi.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Split jump (Ayrık Atlama):</strong> Patencinin bacaklarını açarak atlaması.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Spreadeagle (Ayrık Kartal): </strong>Bıçakların topukları yan yana bir hizada kayılması.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Three (Uçlü): </strong>Kenar değiştirerek tek ayak üzerinde dönme.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Throw axel (Aksel Atışı):</strong> Erkeğin</span><span style="font-size:16.0pt"> eşini aksel atlayışı yaparak kazandığı güçle havaya atmasıyla ortaya çıkan gösterişli bir atlama hareketidir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Toe jump (Ayak Ucu Atlayışı):</strong> Bıçağın testere dişli ön bölümünden yararlanarak yapılan atlayış.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Triple jump (Uçlü Atlayış): </strong>Havada&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">iki fazla dönüşle yapılan atlayış.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Twist lift (Burgu Kaldırışı): </strong>Kızın havada bir ya da iki dönüş yapabilmesini saglayan kaldırma hareketi.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Twizzle: </strong>Tek ayak üzerinde 180 de</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">rece dönülerek yapılan dans hareketi.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Walley jump (Vadi Atlayışı):</strong> Lutz dışından tek karşı saat yönünde dönüş, bıçağın arka iç kenarıyla başlar ve aynı bıçağın arka dış kenarına inilerek biter.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır.&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/buz-paten-nedir-artistik-paten-nedir-tekerlekli-paten-h171.html</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2020 14:00:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/buz_paten_nedir_artistik_paten_nedir_tekerlekli_paten_h171_bcae5.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Buz Hokeyi Nedir? ]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/buz-hokeyi-nedir-h170.html</link>
      <description><![CDATA[Disk kükürtle sertleştirilen lastikten yapılmıştır. 7.6 cm çapında, 2,5 cm kalınlığında ve 156 gr ağırlığındadır. Oyuncular özel yapılmış bir buz hokeyi pateni kullanırlar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:20.5pt">Buz Hokeyi Nedir?&nbsp;</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">“Dünyanın en suratlı takımın oyunu” deyimi, buz hokeyi açıklarken oldukça yerindedir. Bu yüzden, bu spordaki hareketleri izleyebilmek için bir göz alıştırma devresi gerekir. Ama yalnız sonucu izlemek isteyen seyirci için, futbola benzeyen gollerin izlenmesi hiç zor değildir. Bu iki oyunda da, ofsayt veya oyuncu değişimi gibi önce karmaşık görünen kurallar kısa zamanda açıklığa kavuşur. Hokeyde oyuncular buz üzerinde kayarak, sopaların yardımıyla küçük, sert bir diski, rakip kaleye atmaya çalışırlar. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyun çim hokeyinden uyarlanmıştır. İlk defa 1860’ta Kanada Ontario’da Kington Limanı’nın donmuş sularında sert bir disk kullanılarak oynanmıştır. Bu buz hokeyini topla oynanan çim hokeyinden ayıran en büyük özelliktir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/b_1.jpg" /></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#0000ff"><span style="font-size:12px">Buz Hokey sahası.</span></span></strong></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">1</span>Oyun </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyun alanı için ideal boyutlar <strong>61 m</strong> uzunluk ve <strong>26 m</strong> genişliktir. Alan, köşeleri yuvarlak olan <strong>1.22 m</strong> yüksekliğinde bir duvarla çepeçevre sınırlanmıştır. Disk bu çevre duvarlarına çarpsa da, oyun durmadan devam eder.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Her iki uçta alanın <strong>3.5 m</strong> içerisine</span><span style="font-size:16.0pt"> kurulmuş kaleler vardır. Kalelerin arkasındaki alanda da oyun devam eder. Kaleler <strong>1.22 m</strong> yükseklikte ve <strong>1.83 m </strong>genişlikte olmak üzere yapılmıştır ve fileler altlarda <strong>60 cm</strong> derinliktedir. Kalenin direkleri buza gömülmüştür. Bundan amaç süratle gelen bir oyuncunun çarpması sonucu kalenin devrilmemesini sağlamaktır. Kırmızı bir çizgi alanı ikiye böler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">İki mavi çizgiyse alanı üçe böler. Değinilmesi gereken öbür çizgiler orta yuvarlak, 4 başlama çemberi ve yarı çember ya da dikdörtgen biçiminde çizilebilen kale önü çizgileridir.</span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">2</span>Malzeme</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">En önemli malzeme sopadır. Tamamı kat kat yapıştırılmış ve fırınlanmış tahtadan yapılmıştır. Ucunda uzunluğu en çok 37 cm olabilen bir yassı kısmı vardır. Kalecinin sopası daha geniş ve ağırdır. Oyuncular sopaları sağ veya sol eli kullanmalarına</span><span style="font-size:16.0pt"> göre seçebilirler. Değişebilen bir nokta da, bu yassı kısım veya kürek ile sopa kısmı arasındaki açıdır ve oyuncunun arzusuna göre ayarlanır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Disk kükürtle sertleştirilen lastikten yapılmıştır. <strong>7.6 cm </strong>çapında, <strong>2,5</strong> cm kalınlığında ve <strong>156 gr</strong> ağırlığındadır. Oyuncular özel yapılmış bir buz hokeyi pateni kullanırlar. Bu patenlerin üstünde kayılan bıçak ağızları <strong>1,5 mm</strong>'den daha kalın olamaz. Hafif, içi boş metal maddelerden yapılırlar.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaleci ise, daha kolay denge sağlamasına yardımcı olan daha geniş ve alçak patenler kullanır. Bu patenlerin bıçakları kalındır ve top yerine kullanılan diskin ayağın altından geçmesini engelleyecek biçimde yapılmıştır. Buz hokeyinde kullanılan bot, görünüşte ayakkabı gibidir. Botların tabandan <strong>10-12 cm</strong> yukarıya kadar yükselen ve ayak bileklerini destekleyen bölümleri vardır. Topuk ve ayakuçları ise takviyelidir.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyuncular kaçınılmaz olarak sert</span><span style="font-size:16.0pt"> olan bu oyun için özel olarak yapılmış korumalıklar kullanırlar. Dizlere ve dirseklere yastıklar konur, dizden aşağı kesim için ve omuzlar için özel korumalıklar, eldivenler ve uzun çoraplar kullanılır. Başlık kullanmak da, Kuzey Amerika'daki birkaç lig dışında zorunludur. Özel yapım</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Şortlar ve numaralı formalar kıyafeti tamamlar.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kalecilerin aşırı büyüklükte bacak</span><span style="font-size:16.0pt"> korumalıkları kullanmaları serbesttir. Ayrıca göğüslerine bir korumalık eklenir ve eldivenleri de özeldir. Eldivenlerin bir tanesi sopayı tutmak öbürü ise diski yakalamak için ayrı olarak yapılmıştır. Bazı kaleciler, yüzlerine de maske takarlar. Devre aralarında özel bir makine, alanın zeminini temizler ve düzler.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/b2.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong><span style="font-size:12px">Beyaz siyah çizgili forma giymiş hakem durumu yakından izlerken kaleci dizleri üstüne çökmüş, golü kurtarmaya çalışıyor. Çelik teller, seyircileri, diskin fırlama olasılığına karşı emniyete alınır. Diskin hızı saatte 160 km’ye çıkabilir.</span></strong></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">3</span>Kazanma </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kalelerin arkasında bulunan gol hakemleri, gol olunca kırmızı bir ışık yakarlar. Gol olması için diske sopayla </span> <span style="font-size:16.0pt">vurulması gerekir. Elle veya ayakla gol atılamaz. Ayrıca gol olurken hücum eden taraftan hiç bir oyuncunun, kale çizgisi içinde bulunmaması gerekir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Aslında buz hokeyinde çok sayıda</span><span style="font-size:16.0pt"> gol atılır. Ama bazen hiç gol atılamadığı da olur. Böyle bir başarı, kaleci açısından bir "shut-out" diye adlandırılır ve kayıtlara özenle geçirilir. Kayıtlara, gollerin atılmasına yardımcı olan, yani pasları veren oyuncular da yazılır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bir oyuncu gol atma durumundayken, kale önünde düşürülürse ve o anda kendisi ile kale arasında kaleciden başka oyuncu yoksa penaltı verilir. Atış "face-off mevkiinin tam ortasında kullanılır. Az karşılaşılan bir durum da olsa, oyuncunun buz üzerinde kaleciyle karşı karşıya kalması</span><span style="font-size:16.0pt"> epey ilginçtir. Disk mavi çizgiyi geçene kadar, kaleci kale alanından ayrılamaz. Kale dışına yapılan bir atış ise hücumu sona erdirir ve kenarlardan geri dönen diskle gol atılamaz.</span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">4</span>Kurallar </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyunun sürati seyircinin ilgisini çektiği için süratli tempoyu devam ettirmek gayesi ile oyuncular sık sık değiştirilir. Oyuncular birkaç dakika içinde bile yorgunluk belirtisi gösterebilirler ve delicesine hareketlilik sinirlerini yıpratabilir. Hokey altışar kişiyle oynanan bir oyundur ama takımların yirmiye yakın oyuncuyu</span><span style="font-size:16.0pt"> kadroda bulundurdukları gözlenebilir. Dizilişte bir kaleci, iki savunma oyuncusu ve bir sağ kanat, bir orta, bir sol kanat olmak üzere üç hücum oyuncusu yer alır. Antrenör oyuncu değiştirmeleri, istediği herhangi bir anda yapabilir. Normal olarak savunmada hep iki kişi, ilerde de üç kişi bulundurmaya çalışır. Bir forvet üçlüsünü toptan değiştirme yoluna gidebilir, hatta beş oyuncuyu aynı anda değiştirir, ya da isterse tek tek oyuncu değişiklikleri yapar. Yedek kaleci maç içinde çok az kullanılır. Çünkü bu mevkide yıpratıcı bir hareketlilik yoktur.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyun her biri <strong>20</strong> dakikalık <strong>3 </strong>bölüme ayrılmıştır (disk oyun dışındayken saat durdurulur). Her bölüm sonunda takımlar taraf değiştirirler. Oyuna orta sahada başlanır. Her golden sonra da oyuna aynı şekilde orta sahada başlanır. Başlama bir "face-off" ile yapılır. "Face-off" da hakem</span><span style="font-size:16.0pt"> diski karşılıklı duran iki orta adamının sopalarının arasına bırakır. Başka durumlarda da oyun "face-off" ile başlatılır, ama bunlarda başlama vuruşu olay yerine en yakın yuvarlaklarda yapılır. Diskin ölü (oyun dışı) olduğu, yani duvarların dışına fırlattığı veya bir itirazda bulunulduğu durumlarda oyuna yeniden "face-off la başlanır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Buz hokeyi oyununun ilginç bir</span><span style="font-size:16.0pt"> uygulaması penaltı kutularıdır. "Sinbin" denen bu kutular sahanın kenarlarında yer alır. Oyuncular kutuya girmeyi gerektiren 4 türlü ceza görürler. "Hafif cezalar" 2 dakika sürelidir ve dirsekleme, şarj yapma, çelme takma, kasıtlı olarak diski dışarı atma, karşı takım oyuncusunu sopanın yastık kısmıyla engelleyip düşürme, kasıtlı olarak tahtalara itme ve oyunu durdurmak için diskin üzerine yatma (bunu yalnız kaleci yapabilir) gibi hareketleri içerir. Bu hareketlerden herhangi biri sonucu dışarı gönderilmiş olan oyuncunun takımı, oyuna cezalı oyuncunun yerine başka birini almadan eksik olarak devam etmek zorundadır. </span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kalecinin ceza alması halinde</span><span style="font-size:16.0pt"> ise antrenör onun oyunda kalmasını başka bir oyuncuyu dışarı alarak sağlayabilir. Karşı taratın bir gol atması halinde cezalı oyuncu 2 dakikanın bitmesini beklemeden oyuna girebilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">“Büyük cezalar" ise 5 dakika sürelidir ve oyunun çok kızıştığı anlarda yapılan sert hareketler için uygulanır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Küçük ceza ile cezalandırılan hareketlerden herhangi biri özellikle sert yapılmış ise büyük ceza verilebilir. Her iki takım da aynı anda büyük cezaya maruz kalırlarsa ceza alanların yerine yedek oyuncu sokabilirler. Kötü davranış cezaları ise 10 dakika sürelidir. Bu ceza itaatsizlik veya hakaret durumlarında uygulanır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Ama 2 dakika sonra takım cezalı oyuncunun yerine yedek oyuncu sokabilir, çünkü amaç takımın değil, oyuncunun cezalandırılmasıdır. Eğer ceza kaleciye verilmişse, onun yerine</span><span style="font-size:16.0pt"> bir takım arkadaşı oyundan çıkabilir. En ciddi disiplinsizliklere ise maç cezası verilir. Oyuncu artık maça giremeyeceği için soyunma odasına gönderilir. Bu ceza kasıtlı sakatlama hareketlerine verilir. Cezadan 5 dakika sonra ceza alanın yerine takıma yedek bir oyuncu girebilir. Ancak maç cezası alan oyuncu sonraki maçlarda yer alabilmek için Ceza Kurulunun kararını beklemek zorundadır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyunu daha çekici hale getirmek,</span><span style="font-size:16.0pt"> savunmadan çok hücuma ağırlık vermek amacıyla, ofsayt (off-side) kuralı uygulanır. Bu kural, oyun alanının savunma-ara-hücum alanları olarak üçe bölünmesini gerektirmiştir. Bir oyuncu takım arkadaşına pas verirken onunla aynı alanda bulunmak zorundadır, ancak savunma oyuncuları kendi yarı alanları içinde istedikleri gibi paslaşabilirler. Bazı ofsayt durumlar oldukça tartışmalıysa da, kurallara göre ofsayt patenin durumuna göre belirlenir (yani diskin veya sopanın durumuna bakılmaz).</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/b3.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><strong><span style="font-size:12px">Bilek vuruşu. Oyuncunun sopası kullanış tarzı, yaptığı bilek hareketi diskin kaleye yönelirken yerden havalanmasına yol açacaktır.</span></strong></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bir takım hücum ederken, diski süren adam hücum eden takımın tim oyuncularının önünde hücum alanına geçmek zorundadır. Böylece rakip oyuncuların gidip kale önünde beklemeleri engellenmiş olur. Oyunu hücuma açık tutmak için başka bir kural da diskin boş alana gelişi güzel fırlatılmasını önleyen kuraldır. Sıkışık bir savunma durumunda oyuncu diski alanın öbür köşesine doğru fırlatırsa, disk bu vuruşun yapıldığı yere geri getirilir ve cezaya “icing” cezası denir. Bu cezanın verebilmesi için rakip takım oyuncularından birinin uzak kale çizgisi gerisinde topa değmesi yeterlidir. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">5</span>Beceriler </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">İyi bir buz hokeyi oyuncusu, ileri geri ve yanlara doğru süratli ve büyük bir rahatlık içinde koyabilmelidir. Diske bakmadan onu kontrol edebilmelidir. İyi bir oyuncunun </span> <span style="font-size:16.0pt">hep başı </span> <span style="font-size:16.0pt">yukardadır </span> <span style="font-size:16.0pt">ve arkadaşlarına doğru bakar. Bu arada her an disk kontrolünde olmalıdır, çünkü dururken ya da ilerlerken yapılacak en küçük tereddütlü bir hareket, rakip oyuncunun diski çalışmasına yol açabilir. Savunma oyuncuları diski hücum edenden kapmak için çeşitli yöntemler uygularlar. Sopayı dikine tutarlar, yan yatırarak tutarlar, süpürür gibi yere sürterek çektirirler. Savunmacılar hücum elemanlarına göre daha güçlü ve ağırdırlar, ama zaman zaman sürpriz ataklarla gol atıkları da görülür. Buz hokeyinde kullanılan en geçerli taktik, vücut engeli denilen, oyuncuların kalçaları ve omuzları ile rakiplerinin önüne geçmeleridir. Arkadan her türlü müdahale yasak olduğundan bu engelleme önden yapılır. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">6</span>Taktikler </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bir takım diski rakibin mavi çizgisinin içine taşır taşımaz beş oyuncusuyla top çevirebilir. Kanat adamları yanlara açılır, hatta kalenin arkasından kayarlar. Amaçları bir açık yaratmaya çalışmak ve takım arkadaşlarına</span><span style="font-size:16.0pt"> uygun bir pas vererek şut atma olanağı sağlayabilmektir. Şut atanlar 15-20 m uzaktan atış yapabilen bir savunma adamları da olabilir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Başarısız bir hücumdan sonra ta</span><span style="font-size:16.0pt"> kim diski kaptırınca, savunma oyuncuları kalelerini korumak için hemen geri çekilirler. Bir forvet diski süren rakibi önden engelleme yoluna giderken, öbür forvetler de pas yollarını kapatmaya çalışırlar. Rakip takım ilerlerken sürekli engelleme yaparak oyunlarını bozma yoluna giderler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bir oyuncu ceza kutusuna gönderilir gönderilmez, karşı taraf bu adam eksikliğinden en iyi şekilde yararlanmak ister. Hemen en iyi 5 oyuncu oyuna sokularak gol atmaya çalışılır. Cezayı yiyen takım ise "penalty killers" denen savunma gücü yüksek oyuncularını oyuna sokar.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bunlar kale önündeki tehlikeli bölgeyi dört köşesinden tutup içeri adam sokmayarak golü engellemeye çalışırlar. Bu sistemin adı kutu sistemidir (box</span><span style="font-size:16.0pt"> system). Başka bir taktik, takımın bir oyuncusuna diskle oynamadığı sırada rakip oyuncu tarafından faul yapılması halinde uygulanabilir. Hakem böyle bir durumda elini kaldırır, ama oyunu kesmez. Bu durumda kaleci hemen dışarı çıkar, yerine bir hücum oyuncusu girer ve altı kişilik bir hücum geliştirilir. Bu durumda disk kaybedilince karşı takım hücum ederken kalecisiz kalmak tehlikesi yoktur, çünkü disk kaybedilir edilmez hakem önceki favul durumu için düdük çalıp oyunu keser. Bu bir avantaj kuralıdır.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">7</span>Terimler </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Boarding (Yüklenme):</strong> Rakip oyuncuyu kenardaki duvarlara doğru itme.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Body check (Vücut Engeli): </strong>Rakip</span><span style="font-size:16.0pt"> oyuncuyu kalça ve omuzlarla engelleme.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Butt ending (Dipçikleme):</strong> Rakip oyuncuyu sopanın ucuyla itmek (büyük ceza).</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Flashing: </strong>Rakip oyuncunun bileğine sopayla vurma.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Screening (Perdeleme):</strong> Kalecinin görüşünü kapatmak.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Slapshot ($amar): </strong>Çok hızlı bir vuruş, bilekten hafif vuruşun tersine, kol hareketiyle yapılır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Spearing (Mizraklama):</strong> Sopayı rakip oyuncunun midesine bastırmak.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır.&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/buz-hokeyi-nedir-h170.html</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2020 03:00:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/buz_hokeyi_nedir_h170_f9bf2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Su Topu Nasıl Oynanır (Tarihçesi, Hikâyesi)]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/su-topu-nasil-oynanir-tarihcesi-hikyesi-h169.html</link>
      <description><![CDATA[Top 400-450 gr ağırlığında, çevresi 68 cm, yuvarlak ve su geçirmezdir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:20.5pt">Su Topu Nasıl Oynanır (Tarihçesi, Hikâyesi)</span></strong></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px"><strong>G</strong></span>eçmişi yüz yılı aşkın olan su topu en çetin sporlardan biridir. Üstten bakınca suda oynanan hentbol gibidir ama suyun altında daha çok güreşe benzer bir boğuşma sürüp gider. Süratli bir takım oyunudur ve her iki tarafta<strong> 7</strong>’şer oyuncu bulunur. Oyuncuların iyi birer yüzücü olmaları, iyi top kullanabilmeleri ve didişirken sürekli batıp çıkacaklarından çok iyi bir ciğer kapasitesi sahip olmaları gerekir. Oyunda <strong>dört </strong>yedek oyuncu bulunması ve sürekli değiştirme yapılması boşuna değildir. Oyun üstelik<strong> 35</strong> saniye kuralıyla hızlandırılmış da. Bir takım eline geçirdiği topu <strong>35</strong> saniyede içinde kullanmak zorundadır. </span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/s.jpg" /></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><span style="font-size:12px">Çizgileri ve ölçüleriyle su topu havuzu.</span></span></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">1</span>Havuz </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong><span style="font-size:48px">U</span></strong>luslararası maçlarda oyuncuların oyun sırasında dibe değmelerine izin verilmediğinden, derinliğin en az 1.80 m olması gereken havuzda boyu 30 m, eni 20 m’dir. Her iki uçta, 3 m genişliğinden 90 cm yüksekliğinde iki küçük kale bulunur. Havuzun kenarlarından kale çizgilerinin hizasını gösteren çizgiler vardır. Ayrıca zamanda 2 m ve 4 m çizgileri de kenarlardaki çizgiler belirtilir. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kale çizgisi ile 2 m çizgisi arasında yapılan fauller verilen serbest atışlar 2 m çizgisi üzerinden kullanılır. 4 m çizgisi içinde kalan alanda ise öbür oyunculara yasaklanan bazı hareketleri kalecinin yapmasına izin vardır. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/s1-min_2.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><span style="font-size:12px">Kalecinin tipik bir pozisyonu. Kollar açık, kaleden öne çıkarak açıyı daraltmaya çalışıyor. Suyun yüzeyinden de epeyce yukarda. Gözleri topu izliyor. Öbür oyuncu ise, atış anında dirseğini kullanarak, topa daha fazla güç kazandırmak istiyor. Topu bilek hareketiyle yönlendirerek kaleciyi şaşırtacak.</span></span></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">2</span>Malzeme </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong><span style="font-size:48px">T</span></strong>akımlar giydikleri başlıklarla ayır edilir. Bunlar lacivert ve beyaz olup 2’den 11’e kadar numaralanmıştır. Kaleciler 1 numarayla kırmızı başlık giyerler. Hakem havuzun kenarında aşağı yukarı hareket ederek ve düşük öttürerek, oyuncuları uyarır. Elinde iki ucu bayraklı bir sopa vardır. Serbest atışı kullanacak takımı, bu sopanın lacivert ya da beyaz bayrak olan ucunu yukarı kaldırarak belirtir. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Top <strong>400-450</strong> gr ağırlığında, çevresi<strong> 68 cm, </strong>yuvarlak ve su geçirmezdir. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">3</span>Kazanma </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong><span style="font-size:48px">O</span></strong>yuncular, topu suda kollarının arasına alıp kavli yüzerek sürerler. Paylaşırken ise sadece bir tek ellerini kullanabilirler. Top kaleden içeri bütünüyle girerse gol olur. En çok gol atan takım maçı kazanır. Oyun 4 tane 7 dakikalık bölüme ayrılmıştır. Golden sonra, golü yiyen takım topu kullanır. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">4</span>Kurallar</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">4</span> m çizgisi içinde, kaleciden başka hiçbir oyuncu havuzun dibine değmez, topa yumruk vuramaz ve iki elini kullanamaz. Rakibe doğru su atmak ya da vurmak, topu su altında tutarak gizlemek ya da havuzun kenarlarından, kale direklerinden itip güç almak yasaktır. Bu tip hareketler sonucunda verilen ceza normalde </span> <span style="font-size:16.0pt">bir serbest atıştır ve hatanın yapıldığı yerden kullanılır. Ancak daha ciddi bir durumlarda, oyuncu 45 saniye oyun dışı bırakılır. 4 m içindeki faullere penaltı verilir. Penaltı kaleden 4 m uzaklıktan, tek atış halinde direk kaleye atılır. Atış sırasında 4 m çizgisi içinde kaleciden başka kimse bulunamaz, top direkten ya da kaleciden dönerse oyun aynen devam eder. Hiçbir oyuncu, rakibin iki metre çizgisi içine toptan önce giremez. Bu kural kale önünde </span> <span style="font-size:16.0pt">beklemeyi engeller. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Su topundaki 35 saniye kuralı, oyunu son derece canlı ve hareketli hale getirmiştir. <strong>35 saniye</strong> içinde sonuca gidemeyen takım, topu rakibe verir. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">5</span>Beceriler </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">İ</span>yi oyuncular, suyun altındaki bacak hareketleriyle vücutlarının belden yukarısını su yüzeyinin üstünde tutmayı başarırlar. Bilek ve dirseklerini yukarıya doğru bükerek büyük bir hızla pas verir ve şut atarlar. Atıştan önce vücudu 180 derece döndürmek suretiyle şutun gücü artırılabilir. Oyuncuların kaleye arkaları dönükken attıkları kavisli ve ters şutlar da son derece etkilidir. Bir pası yansıtarak yapılan atışlara “pull-on”, su yüzeyinde topu sektirerek yapılan aldatıcı atışlara ise “boynce” denir. Kaleyle karşı karşıya kalınca, oyuncuların topu baktıkları yönün tersine atarak, kaleciyi kandırmaya çalışırlar. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Savunma yapan oyuncular, rakibin güçlü kolonu omuzları ile engelleyerek kontrol etmelidirler. Rakip topu aldığında, savunmacı onu batırmak için bir eliyle göğsüne bastırırken, bir eliyle de atış yapmaması için topu bloke etmeye uğraşır. Ancak genelde tüm sporlarda olduğu gibi, çok çabuk hızlanabilmek, pas ya da şut atabilmek için rakipten uzaklaşabilmek su topu oyuncularının başarıyı getiren özelliklerdir. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">6</span>Taktikler </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">B</span>asketbolda olduğu gibi, su topunda da çeşitli taktikler kullanılır ama en geçerli taktik oyuncuların devamlı yer değiştirmeleridir. Görünürde oyunculara sol, sağ, orta forvet ya da sol, sağ, orta bek diye ad verilir. Ancak iyi takımlar, oyuncularından biri herhangi bir şekilde markajdan kurtulana dek devamlı hareket ederler. Bir oyuncu savunmayı üzerine çekerek, bir takım arkadaşına şut atılabilecek bir boşluk yaratabilir. </span> <span style="font-size:16.0pt">Bu sürekli yüzmeyi içeren taktiğe karşı, oyuncuların belli alanları savunmalarına dayanan alan savunması taktiği kullanılır. Bu savunmayı kırmak için kullanılan taktikler de vardır, ama her iki takımı da 35 saniye kuralı sürekli baskı altında tutar. Bir adamı havuz dışında cezalı olan takım bu durumdan kolayca yararlanabilir. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">7</span>Terimler</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Corner (Köşe Atışı): </strong>Savunma topu kendi kale çizgisi dışına attığında, hücum eden takımın havuz kenardaki 2 m çizgisinden kullandığı atış. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Field goal (Alan Golü):</strong> Oyunun akışı içinde atılan gol.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Personal fault (Kişisel Hata)</strong>: Üç önemli faul yapan oyuncu bir daha girmemek üzere oyundan çıkarılır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Swim-up (Başlama Yüzüşü):</strong> Hakemin dışardan attığı ya da havuzun içindeki bir delikten çoktan topa doğru, su topu oyuncuların kendi kale çizgilerinden çıkış yaparak hızla yüzerler. Topu kim kaparsa hücum sırasını kazanmış olur. </span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır.&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/su-topu-nasil-oynanir-tarihcesi-hikyesi-h169.html</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2020 16:53:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/su_topu_nasil_oynanir_tarihcesi_hikyesi_h169_afd7b.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tramplen Atlama Nedir? ]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/tramplen-atlama-nedir-h167.html</link>
      <description><![CDATA[Üst düzeydeki yarışmalarda kule yüksekliği 10 m’ye çıkar. Kule sıçramaya yardım etmeyen, sabit bir yüzeydir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:20.5pt">Tramplen Atlama Nedir?&nbsp;</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong><span style="font-size:48px">İ</span></strong>nsanoğlu kuşların uçuşunu gözlem dikten sonra, bir kaç saniyeliğine bile olsa yerçekimini yenebilmenin hayal ve heyecanını sürekli olarak yaşadı. Bu çeşit bir heyecan, insanın uçma duygusuna kapıldığı ve ardından yumuşak bir yüzeye, suya dalış yaptığı tramplen sporunda mevcut. “Suya Atlama” diye adlandırılması belki de daha doğru olan tramplen atlama, iki bölüme ayrılır: Tramplen ve kule. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/t1_1.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><span style="font-size:12px">Bu test atlayışta sporcu tüm vücuduna hakim olarak havada adeta poz vermiş, bir ters takla atıp suya dümdüz girecek.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Her ikisinde de amaç önce olabildiğince yükseğe sıçradıktan sonra, havada çeşitli hareketler yapıp, düzgün ve dik bir vücutla, önce kafa ya da ayaklarla ve en az miktarda su sıçratarak havuza dalmaktır. Daha önceden belirlenmiş atlayış biçimlerinin yanı sıra yarışmacının en fazla kaç takla ve dönüşü kontrollü ve stilli olarak yapabildiğine bakılır. Son derece güç atlayışların göze güzel gözüken bir hatasızlıkla başarılması, bu sporun en çekici yanıdır. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">1</span>Havuz </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Tramplen ( sıçrama tahtası) yapım için günümüzde alüminyum kullanılmaktadır. Eskiden tahta kalaslar kullanılırdı. Amaç tramplencinin daha yükseğe </span> <span style="font-size:16.0pt">sıçrayıp havada daha fazla kalmasını sağlamaktır. Tramplen su yüzeyinden 3 m yüksekliktedir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Üst düzeydeki yarışmalarda kule yüksekliği <strong>10 m</strong>’ye çıkar. Kule sıçramaya yardım etmeyen, sabit bir yüzeydir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Havuzun derinliği ise en az 4.5 m olmalıdır. Bir su serpme sistemiyle belirginleştilerek </span> <span style="font-size:16.0pt">sporcunun suyun yüzünü görmesi sağlanır. Yoksa atlayıcılar yukardan bakınca sadece havuzun dibini görürler. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">2</span>Malzeme </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Atlamanın yapıldığı havuz, kule ve tramplen dışında sporcunun kullandığı tek malzeme, kolay yırtılmaz, esnek, hafif ve vücudu sımsıkı saran bir mayodur. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/t_2.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:12px"><span style="color:#0000ff">Çalıştan önce, sporcu, tramplenden yardım alıp daha fazla yükselmek için böyle küçük bir sıçrama yapar.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">3</span>Kazanma </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Her dalış çeşidinin, zorluk derecesinin göre ayarlanan belli bir değeri vardır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Atlamalar 6 gruba ayrılırsa: </strong>Biri anında kalkarak yapılan atlamalar yalnız kuleden, öbürleri hem tramplenden, hem de kuleden uygulanır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>İleri doğru atlamalar: </strong>(İleriye doğru bir yükselişten öne dönme.)</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Geriye doğru atlamalar:</strong> (Geriye doğru bir yükselişten geriye dönme.) </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>İçeriye doğru atlamalar:</strong> (Geriye doğru bir yükselişten öne dönme.) </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Ters atlamalar: </strong>(İleriye doğru bir yükselişten geri dönme.)</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Burgulu atlamalar:</strong> (Bu dört atlayıştan herhangi birini, havadan dönerek yapmak.) </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt">Atayış sırasında sporcu vücudunu</span><span style="font-size:16.0pt"> şu 3 pozisyondan birinde tutmalıdır:</span></span></strong></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Dik; bükük (sporcu, dizlerini kırmadan, elleriyle havada ayak parmaklarına değer); toplu (sporcu, dizlerini göğsünde toplar). Bir takla ve burgu içeren atlamalarda, serbest pozisyon kullanılır. Daha karmaşık atlamalar da, hareketlerin hızı nedeniyle atlayıcının vücudunun aldığı biçimi görmek mümkün olmayabilir. Ama televizyonun yavaş çekimi, bu sporun</span><span style="font-size:16.0pt"> güzellik ve inceliklerini açıkça sergileyebilmektedir.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Tramplen yarışmalarında, önce her atlayış grubundan bir atlayış yapılır. Bundan sonra, atlayıcı serbest hareketlere geçer (Erkeklerde 6, kadınlar</span><span style="font-size:16.0pt"> da 5 hareket). Bu bölümde sporcu istediği kadar karışık atlayışlar yapabilir. Yani toplam olarak kadınlar 10, erkekler 11 atlayış yaparlar. Kule atlamada ise erkekler 4 zorunlu, 6 serbest, kadınlar ise 4 zorunlu, 4 serbest atlayış yaparlar. Uluslararası yarışmalarda 7 hakem bulunur. Her biri yarışmacılara 1-10 arasında puan verir. Hakemler yükseliş stili, havada uçuş, taklalar, burgular ve suya girişle ayrı ayrı ilgilenirler.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/t2_1.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:12px"><span style="color:#0000ff">Bu atlayıcı, belden daha fazla kıvrılmalı ve kollarını daha dik tutmalıydı. Bu tür hatalar yavaş çekimlerde rahatlıkla izlenebilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Puanlama yapıldıktan sonra, verilen en yüksek ve en düşük puanlar çıkarılır ve öbür beş puan toplanır. Sonra bu toplam hareketin zorluk derecesiyle çarpılır ve her bir atlayışın</span><span style="font-size:16.0pt"> tek tek puanları bulunur. Bütün atlayışların puanları toplandığında en yüksek puana ulaşan sporcu, yarışmayı kazanır.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">4</span>Kurallar</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Tüm atlamalar, herhangi bir yardım almaksızın yapılır ve büyük bir dikkatle puanlandırılarak <strong>aşağıdaki </strong>gibi ayrıştırılır:</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Tam başarısız</strong> (Örneğin, istenen atlama olmaması)<strong> 0</strong> (sıfır) puan. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Yetersiz</strong> (Örneğin, çok kötü bir uygulama ve sonunda vücudu düz olarak suya çarpma) 0,5-2 puan.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Eksik</strong> (Öreğin, kötü bir uygulama ve çok kötü suya dalış) 2,5-4,5 puan.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Yeterli</strong> (Örneğin, iyice bir uygulama, çıkışta az yükseklik) 5-6 puan.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>İyi</strong> (Örneğin, kalıplaşmış, iyi uygulama be dalışta az su sıçratma) 6,5-8 puan.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Çok iyi (</strong>Örneğin, çıkışta yüksek havalanma, başarılı uygulanma ve dalışta çok az su sıçratma) 8,5-10 puan. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">5</span>Beceriler</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">İyi bir atlayıcı, son derece zor olan</span><span style="font-size:16.0pt"> bir hareketi bile kolay gösteren bir güven, stil ve vücut kontrolüne sahip olmalıdır. Atlamadan önce, bir sporcunun yüzüne bakıp, sinir ve gerginlik durumu incelenerek nasıl bir atlama yapacağı anlaşılabilir. Sporcu tahta üzerinde ileri geri gidip gelir, çıkıştan önce uzun sure tahtada oyalanır. Bunlar ruhsal olarak zorlandığının belirtileridir. Ayrıca, çıkışta kazanılan yüksekliğe, teknik ve kontrol zayıflıklarına, örneğin taklaya erken girmek, havada geç ya da erken açılmak gibi yanlış hareketlere bakılır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Dalış anında, sporcunun vücudunun aldığı biçime, vücudunun öne ya da arkaya fazla yatıp yatmadığına, eller</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">ile ayakların aynı noktadan suya girip girmediğini dikkat edilir. Su sıçrıyor mu, yoksa dalış noktası bir anda yok mu oluyor, buna bakılır. Birçok atlayıcı, suya dalarken iki elini birleştirir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Son yıllarda kullanılan bu yöntem ise çok zordur. Buna yarma dalış adı verilir. Çünkü su yüzeyinde yalnızca bir yarık bırakır. Atlayıcı iki elinin parmaklarını, daldığı yöne doğru uzatarak bitişik tutar. Tam suya değdiği anda, su altında yüzerken yapıldığı gibi, suyu ikiye ayırır. Amerikalıların bulduğu bu yöntemi, büyük zamanlama ustalığı gerektirdiği için pek az sporcu başarabiliyor.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Dalış sırasında bacaklar tam bitişik ve ayak parmakları dümdüz olmalıdır. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">6</span>Taktikler </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bir atlayıcı, basit atlayışları çok iyi uygulayarak başarılı olabilir. İyi uygulanmayan zor bir hareket çok zararlı olabilir. Yarışmacılar, atlayışlarının sırasını bir liste halinde hakeme verirler. Yarışmacı zor hareketleri</span><span style="font-size:16.0pt"> öne alarak, öbür yarışmacılar üzerinde baskı yaratabilir, ama tabii uygulamada başarılı olursa. Bu tür sıralamalar ancak çok usta sporcuların işidir. Çoğunluk zor hareketleri sona bırakır, çünkü zor bir hareketi başaramayınca moral bozukluğuna uğrayıp arkadan kolay hareketleri de iyi y</span></span><span style="font-size:16.0pt">apamamak tehlikesi vardır.</span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">7</span>Terimler</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Backdive: </strong>Çıkış sırasında atlayıcının sırtı havuza dönük durması.</span></span></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt">Break-out: </span></span></strong><span><span style="font-size:16.0pt">Atlayıcının havada pozisyon değiştirmesi.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Entry</strong>: Suya değme anı.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Feet-first</strong>: Önce ayakların suya girmesi.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Header</strong>: Önce başın suya girmesi.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Hurdle</strong>: Tramplenin ucunda, çıkıştan önce, atlayıcının yaptığı küçük sıçrama.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Overlunder twist</strong>: Çok fazla ya da</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">çok az bir burgu yüzünden suya açıyla girme.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Reverse dive</strong>: Yüzü ileriye dönük</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">olarak çıkış yaptıktan sonra havada bir takla atıp suya geriye dönük olarak girmek.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Swallow/swan dive: Suya girmeden öncesine kadar kolları iki yana açıp gergin tutarak yapılan atlayış.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Tariff </strong>(Tarife): 1.1 ile 3.0 arasında değişen zorluk derecesi değerleri. Hakemlerin verdiği puanla çarpılarak yapılan hareketin yarışma puanı belirlenir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span>Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır.&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/tramplen-atlama-nedir-h167.html</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2020 02:26:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/tramplen_atlama_nedir_h167_3f635.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[David Beckham’ın Kariyeri ve Hayatı]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/spor-ozel/david-beckhamin-kariyeri-ve-hayati-h166.html</link>
      <description><![CDATA[Devid Beckham&#039;ın Profesyonellik Öncesi Kariyeri geniş bilgi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:20.5pt">David Beckham’ın Kariyeri</span></strong></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:24px"><u>Kariyer Bilgileri </u></span></strong></p>

<p><strong style="font-size:16pt">Tam Adı: </strong><span style="font-size:16pt">David Robert Joseph Beckham</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Doğum Yeri ve Tarihi: Leytonstone <strong>2 Mayıs 1975</strong></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong><em>Anne </em></strong>ve Baba Adı: Sandra ve Ted. Kız Kardeşi: Joanne ve Lynne </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Evlilik Tarihi: 4 Temmuz <strong>1999</strong></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Eşinin&nbsp;Adı: <strong>Victoria</strong> Caroline Adams Beckham </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Oğulları</strong>: <strong>Brooklyn </strong>Joseph Beckham, Doğum Tarihi: 4 Mart 1999. Romeo Beckham, Doğum Tarihi: 1 Eylül 2002</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Boyu:</strong> 1.80 m.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Kilo: -</strong></span></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/dee-min.jpg" /></p>

<p><span style="color:#0000ff"><span style="font-size:14px">David&nbsp;Beckham&nbsp;1993.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt">Profesyonellik Öncesi Kariyeri </span></span></strong></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>11</strong> yaş altında Riggeway Rovers’da oynadı ve Fyfield beşli takım turnuvası kazandı.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>11</strong> yaşındayken Bobby Charlton Futbol Yetenek Yarışması’nı kazandı. Waltham Forest’ın <strong>12</strong> yaş altı takımlarda oynadı.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Manchester United için Malcolm Fidgeon tarafından keşfedildi. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Ortaokul öğrencisiyken Essex Okullar Takımı’nda oynadı. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Tottenham Hotspurs’ün ileri düzey kursuna katıldı.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>8 Haziran 1991: </strong>Manchester United’ın altyapısına katıldı.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>1991 </strong>Federasyon Gençlik Kupası’nı kazandı.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>23 Eylül 1992:</strong> Brighton’daki Coca Cola turnuvasında ilk kez as takım formasını giydi. (Manchester United) </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>22 Ocak 1993</strong>: Profesyonel oldu. </span></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/de-min.jpg" /></p>

<p><span style="color:#0000ff">David Beckham ve Charity Shield, 1997.</span></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt">Kişisel Sponsorları </span></span></strong></p>

<p></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:16.0pt">Adidas </span>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">Police güneş gözlükleri. </span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">Castrol </span>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">TBC </span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">Marks &amp; Spencer </span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">Tsubasa Systems </span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">Meiji </span> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">Upper Deck </span></li>
	<li><span><span style="font-size:16.0pt">Pepsi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></li>
	<li><span><span style="font-size:16.0pt">Vodafone </span></span></li>
</ul>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt">Önemli Tarihler </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-family:Symbol">· </span><span style="font-size:16.0pt">7 Aralık 1994 Şampiyonlar Ligi'nde ilk kez oymadı (Galatasaray karşısında).</span></span></p>

<p><span><span style="font-family:Symbol">· </span><span style="font-size:16.0pt">19 Ağustos 1995 Premier Ligdeki ilk gol (Aston Villa karşısında).</span></span></p>

<p><span><span style="font-family:Symbol">· </span></span><span><span style="font-size:16.0pt">17 Ağustos 1996 Neil Sullivan'a atılan orta sahadan aşırtma gol</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">(Wimbledon karşısında).</span></span></p>

<ul>
	<li><span><span><span style="font-size:16.0pt">1 Eylül 1996 </span> <span style="font-size:16.0pt">Bir uluslararası maçta ilk kez doksan dakika oynadı</span></span></span></li>
</ul>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">(Kişinev'de Moldavya karşısında).</span></span></p>

<ul>
	<li><span><span><span style="font-size:16.0pt">26 Haziran 1998 </span> <span style="font-size:16.0pt">İngiliz Milli Takım’ında ilk gol (Kolombiya karşısında).</span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">15 Kasım 2000 İlk kez İngiliz Milli Takım’ının kaptanı (İtalya karşısında).</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">Temmuz 2001 The Face'e kapak olan ilk sporcu.</span></li>
	<li><span><span><span style="font-size:16.0pt">9 Mayıs 2002 Tony Blair' le tanışma.</span></span></span></li>
	<li><span><span><span style="font-size:16.0pt">10 Mayıs 2002 Kraliçe'yle tanışma.</span></span></span></li>
	<li><span><span><span style="font-size:16.0pt">Haziran 2002 Marie Claire'e tek başına kapak olan ilk erkek.</span></span></span></li>
	<li><span><span><span style="font-size:16.0pt">21 Mayıs 2003 Nelson Mandela'yla tanışma.</span></span></span></li>
	<li><span><span><span style="font-size:16.0pt">13 Haziran 2003 Saha içindeki ve dışındaki davranışları nedeniyle OBE ödülü.</span></span></span></li>
	<li><span><span><span style="font-size:16.0pt">1 Temmuz 2003 Real Madrid'e transfer oldu.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">1 Temmuz 2007 La Galaxy (Bedelsiz)</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">7 Ocak 2009 Milan (Kiralık)</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">20 Haziran 2009 La Galaxy (Kiralık olarak geri döndü)</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">2 Ocak 2010 Milan (Kiralık)</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">30 Haziran 2010 La Galaxy (Kiralık olarak geri döndü)</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">31 Ocak 2013 Paris SG (Bedelsiz)</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">1 Temmuz 2013 Kariyerin sonu. &nbsp;</span></li>
</ul>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Ödüller</span></strong></p>

<p><u><span style="font-size:16.0pt">Takımlarda Aldığı Ödüller</span></u></p>

<p></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:16.0pt">1992 Federasyon Gençlik Kupası</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">1995-1986 İngiliz Premier Ligi</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">1996 Federasyon Kupası </span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">1996 Federasyon Turnuvası</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">1996-1997 İngiliz Premier Ligi</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">1997 Federasyon Turnuvası</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">1998-1999 İngiliz Premier Ligi</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">1999 Federasyon Turnuvası</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">1998-1999 Şampiyonlar Ligi</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">1999 Kıtalar Kupası</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">1999-2000 İngiliz Premier Ligi</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">2000-2001 İngiliz Premier Ligi</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">2002-2003 İngiliz Premier Ligi</span></li>
</ul>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:16.0pt">Bireysel Ödüller</span></strong></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:16.0pt">1996 August Carling Premier Lig Ayın Oyuncusu</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">1996 Sky Sports/Panasonic Yılın Genç Oyuncusu</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">1997 PFA Yılın Genç Oyuncusu</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">1997 Sir Matt Busby Ödülü</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">1999 Avrupa’da Yılın Oyuncusu (İkincilik)</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">2000 Dünyada Yılın Oyuncusu (İkincilik)</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">2000 Ulusal Futbol Ödülleri Yılın Oyuncusu</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">2001 Western Union-En Değerli Oyuncusu 2000-2001</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">2001 Büyük Britanya’da Yılın Spor Adamı 2001</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">2001 BBC-Yılın Spor Adamı</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">2001 FIFA-Dünya’da Yılın Futbolcusu (İkincilik)</span></li>
	<li><span style="font-size:16.0pt">2001 Avrupa’da Yılın Futbolcusu (İkincilik)</span></li>
</ul>

<p></p>

<p><span style="font-size:18px">Kaynak: DAVID BECKHAM ''BENİM HİKAYEM'' Kitabından Bilgi Alınmıştır.</span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/spor-ozel/david-beckhamin-kariyeri-ve-hayati-h166.html</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2020 19:54:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/david_beckhamin_kariyeri_ve_hayati_h166_0217e.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tenis Nedir? Tenis Nasıl Oynanır?]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/tenis/tenis-nedir-tenis-nasil-oynanir-h165.html</link>
      <description><![CDATA[Approach shot (Yaklaşma Vuruşu): Derinlemesine bir vuruş (topu alçaktan göndermek için, genellikle, alttan falsoyla vurulur). Amaç fileye yaklaşmaktır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:20.5pt">Tenis Nedir? Tenis Nasıl Oynanır? </span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">P</span>rofesyonel tenis oyuncuları yıl boyunca dünyayı dört dönen varlıklı ünlülerdir. Eğlence aracı olarak kullanılan sporların en hızlı gelişenlerinden biri olan tenisi seçmiş olmalarını meyvelerini toplamaktadırlar. Modern tenis hoşça vakit geçirmek için oynanabileceği gibi, bir meslek olarak da benimsenebilir. <strong>1978</strong>’de, profesyonel maçların başlamasından 10 yıl sonra, turnuvalarla ortalama 100.000 dolardan fazla yıllık kazanç sağlayan 32 erkek, 9 kadın tenisçi olduğu görüldü. Bu raket ve top oyunu, içerde dışarda kadınlar ve erkekler arasında ayrı ayrı tek ve çift olarak oynanabildiği gibi, karışık olarak da oynanabilir. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">1</span>Kort</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Tenis ağı 106,24 cm yüksekliğindeki iki direk arasında asılı duran, bir tel kablodan sarkar. Ağın ortası hafifçe bel verir ve tam ortasındaki yüksekliği 0.92 cm’dir. Kortun iki yanında dışta bulunan <strong>2.74 m</strong> daha gazla genişlik kazandıran çizgiler çift maçlarında kullanılır. Kortların değişen tek yönleri yüzeyleridir. Bu değişikler iklim koşularında ya da yapım için gerekli maddelerin yörede bulunup bulunmamasında doğar. </span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Yüzey değişikleri oyun yöntemleri de çeşitlendirmiştir. Yavaş kortlarda yetişmiş, yer vuruşlarında uzman bir tenisçi ile hızlı kortlarda yetişmiş, servis ve volede uzman bir tenisçi arasında önemli bir farklar vardır. Ünlü açık hava şampiyonları çeşitli yüzeylerde yapılmaktadır: </span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Sert yüzeyler ( <strong>ABD Şampiyonları</strong>), toprak yüzeyler (<strong>Fransa şampiyonları</strong>), çim yüzeyler (Wimbledon). İlk ikisi, değişik katmanlardan oluşan, yapay kortlardır. Toprak yüzey tuğla ya da kiremit tozundan yapılabilir ve yumuşaktır. Aslında üzerlerindeki örtünün derinliğine ve yapısına göre, toprak kortlar da kendi aralarında farlılıklar gösterirler. </span> <span style="font-size:16.0pt">Ama hepsi de tenisçilerin rakibin vuruşlarını karşılamak için koşmasına fırsat verecek kadar yavaştır. Taktik hareketler büyük önem kazanır. Katı yüzeylerde oynamaya alışmış oyuncular, toprak yüzeyde oynarken sürekli </span> <span style="font-size:16.0pt">kayar ve zamanlamalarını ayarlamakta zorluk çekerler. Açık, sert alanlar genellikle beton yüzeylidir ve toprak ya da çim alanlara oranlar daha tutarlı bir zıplama ve daha emniyetli bir basma ortamı sağlar. Çok hızlı olmayan bu gibi yüzeyler en iyisidir. Çünkü erkekler yavaş yüzeylerde, kadınlar ise hızlı yüzeylerde daha güzel maçlar çıkarırlar. Çim gittikçe daha az kullanılır hale gelmiştir. Kaygan ve hızlı olduğu için bu tür yüzeyler üstün bir oyun gücü, çabukluk ve beceri gerektirir, ayrıca kort çok iyi durumda değilse tenis bir şans oyunu haline gelir. Ayrıca çim kortları bakımı güç ve masrafıdır. Kapalı salonlarda ve son zamanlarda açık alanlarda zemin için yapay maddelerde kullanılmaktadır. Bu tür yüzeyler kalın bir halı gibidir ve yapımında kullanılan malzemeye ya da serildikleri alt zemine göre farklılık gösterirler. Yapay kortlar son zamanlardaki anlayışa uygun olarak, aşı hızı kesecek nitelikte yapılmaktadır. Aşı hızlı kortlar, tenisin güzelliğini bozmakta, incelikleri azaltmaktadır. </span></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/t_1.jpg" /></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">2</span>Malzeme </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Raket herhangi bir maddeden olabileceği gibi herhangi bir boyut, biçim ve ağırlıkta da olabilir. Ancak, turnuvalarda en ağır raket 400-410 gr gelmelidir. Oyuncular genellikle 370-400 gr arası raketlerle oynarlar. Raket yapımımda eskiden yalnız tahta kullanırdı. Yarım yüzyıllık bir deneme uğraştan sonra ise, metal raketler de iyi sonuç vermeye başlamıştır. Son zamanlarda karışımlı maddelerde de raketler yapılmaktadır. Örneğin grafik raketler çok dayanıklı olmaktadır. Fazla güçlü olmayan oyuncular ise sert raketlerden çok, esnek olanları tercih ederler. Tellerin gerginlik derecesi de gene oyuncuları isteyene göre değişir. Hızlı ve sert vurmak isteyenler, çok gergin telli raketleri, daha yavaş bir oyunda başarılı olanlarsa topun rakette yumuşamasını sağlayan daha az gergin telli raketleri kullanırlar. Doğal bağırsak, en yüksek nitelikli ama aynı zamanda en pahalı ve az dayanıklı olan malzemedir. Bunun yerine naylon ya da naylon ile bağırsak karışımı “hybrid” tel kullanılarak hem nitelik, hem de dayanıklılık elde edilir. Topların çevresi <strong>6.35-6.66 cm</strong>’dir ve ağırlıkları <strong>56.7-58.5 gr </strong>arasında değişir. Topun içindeki hava basıncı, kortlara göre ayarlanır. Basınç yüksek olursa top daha hızlı olur ki, bunlar yavaş kortların toplarıdır. Toplar genellikler buzdolabında saklanır. Serinlik sıçrama tutarlıklarının bozulmamasını sağlar. Giyeme gelince, ne fazla dar, ne fazla bol, rahat harekete olanak verecek biçimde ve ter emici malzemeden olmalıdır. Çoraplar ve ayakkabılar yumuşak maddelerden yapılmakta ve gerekli yerleri yastıklarla beslenmektedir. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">3</span>Kazanma </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Genelde kabul gören bir sanıya göre, tenisin sayı yöntemi yüzlerce yıl önceden kalmıştır ve saatin bölümlerine göredir:</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yani <strong>15.30.45</strong>(zamanla <strong>40</strong>’a dönüşmüş) ve <strong>1</strong> saat ( ya da oyun) gibi rakamlar, daha mantıklı olan <strong>1, 2, 3, 4</strong> gibi rakamlara tercih edilmiştir. “Love” kelimesinin kullanımı, O şeklini gösteren yumurta anlamına Fransızca “<strong> l’ oeuf</strong>” kelimesinden </span> <span style="font-size:16.0pt">türemiş olabilir. Gene herhalde <strong>Fransızca</strong> “ a </span> <span style="font-size:16.0pt"><strong>deux</strong>” kelimesinden türeyen “ kelimesinden türeyen “<strong>deuce</strong>” da, oyuncunun kazanmak için iki sayı alması gerektiğini belirtir. Deuce almış, yani sayılar eşitlenmiştir, <strong>40-40</strong>, ya da <strong>50-50</strong>, gibi. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bir oyun (game) kazanmak için <strong>4</strong> sayı almak gerekir, ama sayılar <strong>3-3</strong> (<strong>40-40</strong>) eşit olursa oyun <strong>2 </strong>sayı uzar. Deuce tekrar tekrar olabilir. <strong>6</strong> oyun (game) olan oyuncu ise seti kazanır. Oyunlar <strong>5-5</strong> olursa set <strong>7</strong>’de biter, <strong>6-6</strong> olursa <strong>8</strong>’de. Böylece gider. İki set kazanan oyuncu (erkek maçlarında çoğu zaman <strong>3</strong> set) maçı olur.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Son yıllarda alınan oyunlar <strong>6-6</strong> eşitliği olunca, “Tie-break” yöntemi uygulanmaktadır. Servis atmak durumunda olan oyuncu, ilk sayı için servis atar, ondan sonra iki oyuncu da sırayla ikişer servis atışı yaparlar. <strong>7</strong> sayıya ilk ulaşan seti kazanır. Sayılar <strong>6-6 </strong>olursa iki sayılık uzatma yapılır ve iki sayı öne geçen olana kadar oyun sürdürülür. Bu uzatmada, <strong>15-30-40</strong> yöntemi yerine doğrudan sayı sayılır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Tenisteki sayı yönteminin ilginç bir yanı sayıların öneminin farklılık göstermesidir. Örneğin <strong>30-40</strong> iken bir sayı kazanmak oyunu bitireceğinden, bu sayı <strong>15-15</strong> iken kazanılan bir sayıdan daha önemlidir. Aynı şekilde <strong>4-5 </strong>yenikken bir oyun kazanmaktan daha anlamlıdır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyuncular sırayla servis kullanırlar ve özellikle erkekler arasındaki maçlarda hele hızlı bir kortta, servisle oyun kazanıldığı bile olur. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/t1.jpg" /></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#0000ff"><span style="font-size:12px">Günümüzde metal raketler çok kullanılıyor, ama geleneksel tahta raketlerin yerini alabilmiş değildir.</span></span></strong></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">4</span>Kurallar</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Her oyun, topu oyuna sokan bir</span><span style="font-size:16.0pt"> servisle başlar. Servisi atan oyuncu, dip çizgide, orta çizginin sağında durarak, topu karşıdaki çapraz servis alanına düşecek gibi yönlendirir. Servisçi bir eliyle topu havaya atıp öbür elindeki raketle vurur. Vuruş yapılırken koşmak ya da yürümek yasaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Ama havaya sıçrayabilir. Servisçi orta ya da dip çizgiye basmamalıdır. Basarsa faul yapmış olur.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Tenisçi servis alanına topu atmak</span><span style="font-size:16.0pt"> için iki hakka sahiptir. İlkinde başarırsa, oyun devam eder. İki faul olursa, bir servis daha atar. İkincisi de faullü olursa, rakibine bir sayı yazılır. Bu arada servisi atan oyuncu, servis attığı köşeyi değiştirir. Servis atılan köşe oyun boyunca sürekli değiştirilir. Onunla birlikte karşılayan da yer değiştirir. Her oyun bitince servis atma hakkı rakibe geçer. Her tekli oyundan (game) sonra, oyuncular alan değiştirirler -yani 1., 3., 5.den sonra. Çiftlerde her oyundan sonra servis değişmekle kalmaz aynı zamanda oyuncular arasında da <strong>4 </strong>oyunda bir servis değişir. Ancak, masa tenisinin tersine, burada oyuncular sırayla top karşılamak durumunda değildirler. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Servis yerde sekmeden karşılanamayan tek atıştır. Topu fileye ya da&nbsp;</span></span><span><span style="font-size:16.0pt">avuta atan ya da yerde birden fazla sekmesine izin veren oyuncu, sayı kaybeder</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bir de topa fileyi geçmeden vurulmamasını, oyuncuların fileye dokunmamasını, bir oyuncunun arka arkaya topa iki kere vurmamasını bildiren kurallar vardır ki bunlar yüksek düzeyde maçlarda zaten görülmeyen</span><span style="font-size:16.0pt"> hareketlerdir. Çizgiye değen top dahil sayılır. Bu tip kararlarda doğruyu bulmak çok zordur ve her düzeydeki tenis maçlarında dahil ve hariç konusu sürekli tartışmalara yol açar, çünkü çizgiye ucundan değmiş kabul edilen bir top ile değmemiş kabul edilen bir top arasında her şeyi bir anda değiştirecek kadar büyük bir fark vardır. Elektronik aletler denenmiş ama pahali araştırmalardan şimdilik iyi sonuç alınamamıştır. Maçlarda eğer çizgi hakemleri bulunmuyorsa, tüm sorumluluk başhakemindir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/t2.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><span style="font-size:12px">Usta dip çizgi oyuncuları tarafından kullanılan çift el backhand vuruş etkili olabilir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:48px"><strong>5</strong></span><span style="font-size:24px"><strong>Beceriler</strong></span></p>

<p><u><span><span style="font-size:16.0pt">Profesyoneller izlenerek oyun</span><span style="font-size:16.0pt"> üzerine birçok şey öğrenilebilir:</span></span></u></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yer tutma, ayak hareketleri, vuruş hazırlıkları, duruşlar, bileklerin kullanılışı, raket açıları vb. Bir oyuncunun vuruşları, topa verdiği hız ve falsolar nedenli çeşitli olursa, maç kazanma şansı o denli artar. Ancak bu çeşitliliği zekice ve gerektiğinde kullanabilmek, iyi uygulayabilmek gerekir. Başlıca vuruşlar servis ve yer vuruşlarıdır, Serviste topu elden iyi çıkarmak, hep aynı tutarlılıkla havaya atmak çok önemlidir. Oyuncu düz bir</span><span style="font-size:16.0pt"> servis de atsa, falsolu servisler de atsa önce topu havaya kontrollü atabilmesi gerekir. Düz serviste amaç topu sert ve derin göndermek, falsolu servislerde ise yere vurduğu anda beklenmedik bir sıçrama yapmasını sağlamaktır.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yer vuruşları (böyle denmesinin</span><span style="font-size:16.0pt"> nedeni, bunların top yere değdikten sonra yapılan vuruşlar olmasındandır) ister çizgi boyunca, ister çaprazlama yapılsın tam yerine gitmelidir. Dikme (lob) ve ağ dibine kesme (drop shot) vuruşlar da yer vuruşu çeşitleridir. Dikmeler öne çıkmış bir oyuncunun arkasına yapılan aşırtmalar, drop shot’lar ise arkada kalan bir oyuncunun yetişememesi için file dibine indirili veren kesik toplardır. Top tam yere değdiği anda yapılan yarı vole vuruşlar büyük bir dikkat ister. Topa havadayken, yere değmeden önce yapılan vuruşlara vole denir. Smaç ise servis atar gibi yukardan aşağı doğru&nbsp; vurulur. </span></span></p>

<p></p>

<p><u><span><span style="font-size:16.0pt">Falsolu vuruşlar da çok çeşitlidir; </span></span></u></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Raket başı yere dik tutularak yapılan üstten vuruşlar, topu alttan ya da yandan keser gibi ya da raketi topun üzerine kapatır gibi yapılan vuruşlar.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bütün bunlar iyi bir kol hareketini ve bilek kontrolünü ve raket başının çok iyi kullanılması gerektirir.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">6</span>Taktikler</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyuncular servis ve vole uzmanları, dip çizgi oyuncuları ya da komple oyuncular olarak kategorilere ayrılabilir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Servis ve vole hızla yüzeylerde en</span><span style="font-size:16.0pt"> etkin silahlardır. Hızlı ve sert bir servisin ardından fileye çıkarak, sayıya dönüşecek bir vole vurmak için beklenir.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Dip çizgi oyuncuları, yavaş yüzeylerde daha rahattırlar. Yerini bulan, uzun ve sert vuruşlarla sürüp giden bir mücadeleye girişerek rakibi çökertebilirler. Yavaş kortta hemen sayı</span><span style="font-size:16.0pt"> kazanmak zor olduğundan başlıca silahları rakibin hata yapmasını beklerken sabırlı olmaktır. Bir yandan da aralıksız sağa sola koşmak ve kesik vuruşlara karşı, hemen fileye girmeye hazır olmak gerekir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Komple oyuncular ise, bu ikisini</span><span style="font-size:16.0pt"> birleştirebilen, herhangi bir zemine hemen uyum sağlayan ve karşısındakinin zayıflıklarını görüp ona göre oynayabilen oyunculardır.</span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">En önemli taktik, sayıya giden bir</span><span style="font-size:16.0pt"> vuruş yapabilmek için kortta boş alan yaratmaya çalışmaktır. Ayrıca, her an fileye yaklaşmak ya da geri durmak için çok çabuk karar verebilmek gerekir. Bir oyuncu asla dip çizgi ile servis çizgisi arasında yakalanmamalıdır. Ya fileye çıkmalı, ya da eğer geri alanda kalacaksa, taktik olarak her vuruştan sonra dip çizginin ortasına çekilmelidir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Karşılıklı vuruşlarla oyun sürdürülürken, oyuncunun topu mümkün olduğunca alçaktan, sert ve derinlemesine vurması gerekir. Bu rakibi baskı altına alır. Vuruşlarda yapılacak taktik değişikliklerle, yani topa daha hızlı ya da daha yavaş, daha erken ya da geç vurarak boşluk yaratmaya çalışılır, rakibin zayıf yanına dikmeler atılır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Tenis taktikleri çiftlerde çok daha</span><span style="font-size:16.0pt"> açık izlenebilir. İki kişiyi birden kandırmak gerektiğinden sayı alan bir vuruş yapmak için kortta boşluk yaratmak çok daha güçtür. İyi çiftler, kortu bütünüyle kullanırlar ve kaplarlar. Hücumdan savunmaya sürekli pozisyon değiştirirler. Çift maçları ancak fileye çıkarak yapılan hareketlerle kazanıldığından, rakibi topu havalandırmaya zorlayıp filede bir vole ya da smaç vurmak başlıca taktiktir. Çiftlerde inceliklere, aldatıcı hareketlere başvurmadan maç kazanılamaz.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">7</span>Terimler</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Ace:</strong> Rakibin dokunamadığı servis. Doğrudan sayı.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Approach shot (Yaklaşma Vuruşu): </strong>Derinlemesine bir vuruş (topu alçaktan göndermek için, genellikle, alttan falsoyla vurulur). Amaç fileye yaklaşmaktır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Break point (Oyun Sayısı): </strong>Servisi</span><span style="font-size:16.0pt"> karşılayan oyuncunun, oyunu (game) kazanmak için oynadığı son sayı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Chalk raise (Toz Kaldırma):</strong> Topun</span><span style="font-size:16.0pt"> çarpmasıyla çizgiden toz kalkması.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Chip: </strong>Alttan falsoyla yapılan bir vuruş, genellikle yumuşak ve çok keskin açılıdır.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Choke: </strong>Sinir ve gerilim yüzünden başarısız bir vuruş.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Ding:</strong> Yanlara doğru kısa ve hafif bir vuruş.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Drop shot:</strong> Filenin ötesine düşmesiyle ölmesi istenen alttan falsolu kesik vuruş.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Forecourt (On Alan):</strong> File ile servis</span><span style="font-size:16.0pt"> çizgisi arasındaki alan.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Grand Slam:</strong> Aynı yılda Wimbledon, Avustralya, Amerika ve Fransa şampiyonluklarını kazanma.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Let: </strong>Fileye değip servis alanına düşen</span><span style="font-size:16.0pt"> servis ya da yeniden oynanması gereken herhangi bir sayı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Lob (Dikme):</strong> Rakibi aşarak dip çizgiye yakın düşen dikme atış.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Match Point (Maç Sayısı):</strong> Bir oyuncunun, maçı kazanmak için alması gereken son sayı.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Passing shot: </strong>Vole vurmak için öne çıkan oyuncunun yanından geçen vuruş.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Percentage tennis (Garanti Oyun): </strong>Hiç tehlikeye atılmadan emin vuruşlarla oynamak.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Placement (Plase):</strong> Rakibin ulaşamayacağı yerlere top atma.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Poach:</strong> Çiftlerde, arkadaşına gelen topa müdahale etmek.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Rally (Oyun):</strong> Topun karşılıklı gidip</span><span style="font-size:16.0pt"> gelmesi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Receiver (Servis Karşılayıcı): </strong>Servis karşılayan oyuncu.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Retriever (Toplayıcı): </strong>Hücumdan</span><span style="font-size:16.0pt"> çok, top karşılamada, savunmada başarılı olan oyuncu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Seeding:</strong> Turnuvalarda eşleşmeyi, favori oyuncuları sonlara doğru karşı karşıya getirecek şekilde ayarlamak.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Servise winner (Servis Sayısı):</strong> Karşılayanın dokunabildiği ama karşıya gönderemediği servisten alınan sayı..</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Set point (Set Sayısı):</strong> Oyunculardan birine seti kazandıracak olan sayı için</span><span style="font-size:16.0pt"> oynanan oyun.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Scrambling:</strong> Sayı kazanabilecek gibi gözüken vuruşları karşılamak.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Tennis elbow (Tenis Dirseği):</strong> Raket tutan kolun dirseğinde zorlanmalardan oluşan ağrılara verilen ad.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Weight of shot (Vuruş Ağırlığı):</strong> Kas gücünden çok vuruş tekniğiyle sağlanan hız ve güç yüzünden topun rakibin raketine yüklediği beklenmedik ağırlık.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır.&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/tenis/tenis-nedir-tenis-nasil-oynanir-h165.html</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2020 01:14:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/tenis_nedir_tenis_nasil_oynanir_h165_47c86.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskrim Sporu Nedir? Nasıl Oynanır?]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/eskrim-sporu-nedir-nasil-oynanir-h164.html</link>
      <description><![CDATA[Flöre, epe ve kılıç. Her üçünün değişik yönleri ve farklı stilleri olmasına rağmen sayı sistemleri değişmez.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:20.5pt">Eskrim Sporu Nedir? Nasıl Oynanır? </span></strong></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Savaşa ve düelloya hazırlamak amacıyla erkekler uçları küt veya sarılı silahlarla çalışmayı yaparlardı. İşte modern eskrim sporu bu çalışmalardan doğmuştur ve bugün artık yalnızca bir spor olarak yapılmaktadır. Düellonun heyecan ve zevkinin korumasına rağmen yaralama tehlikesi ortadan kaldırılmıştır. İşin törensel yönleri geride kaldığından eskrim modern, dinamik ve atletik bir spor halini almıştır. Romantik geçmişinden başka, eskirimin çekiciliği insanın tüm vücudu ve dikkatini kullanmasını gerektiren bir spor oluşundan kaynaklanır. Eskrimci sürekli olarak rakibini alt edebilmek, savunma ve hücum taktikleri kurmak durumundadır. Eskirim sürekli dikkat ister ve karşılığından en yüksek düzeyde kafa ve beden günü ortaya çıkarır. </span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">1</span>Pist </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Eskrim dar, uzun bir pist üzerinde yapılır. Eskrim karşılaşma öncesi veya bir vuruş sonrası başla işareti verilene kadar pist üzerindeki kendi çizgisinin gerisinde durur. Arka çizgiyi iki kez geçen eskrimciye ceza vuruşu verilir. Uyarı olarak arka çizginin 2 m önüne bir çizgi daha çekilmiştir. Eskrimci karşılaşma sırasından yana adım atabilir ya da hafifçe yana dönebilir, ama arkasına dönemez. Kurucu bir iç yelek (plastron) üstüne beyaz ceket ve kalın ketenden yapılmış dize kader inen pantolon silahı tutan ele uzun ve yumuşak bir eldiven giyilir. Maskenin önü çelik tel örgülüdür. Flöre karşılamalarında vücûdun silahla denilebilecek bölümüne metal bir yelek giyilerek vuruşlarda elektronik araçtaki ışıkların yanmasını sağlar. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">2</span>Malzeme </span></span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Flöre 1.1 m uzunluğunda, en fazla <strong>500 gr</strong> ağırlığındadır. Epe de 1.1 m uzunluğunda, en fazla<strong> 770 gr</strong> ağırlığındadır. Kılıncın ise boyu 1.05 m ağırlığı<strong> 500 gr</strong>’dır. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/f_1.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><span style="font-size:14px">Klasik olarak yarışmacılar hedefi daraltmak için yan dururlar ve rakiplerini bir kol boyu uzaklıkta tutmaya özen gösterirler.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">3</span>Kazanma </span></span></strong></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt">Modern eskrimde üç silah vardır:</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Flöre, epe ve kılıç. Her üçünün değişik yönleri ve farklı stilleri olmasına rağmen sayı sistemleri değişmez. Sayılar vurulan eskrimcinin aleyhine yazıldığından sayı levhasında karşılamayı kaybeden eskrimcinin karşısında daha çok sayı okunur. Karşılaşmalar genellikle<strong> 6</strong> dakikalık karşılaşmada <strong>5</strong> vuruşu ilk yapan,<strong> 10</strong> dakikalık karşılaşmada <strong>8</strong> vuruşu ilk yapan ve <strong>12</strong> dakikalık karşılaşmada <strong>10</strong> vuruşu ilk yapan eskrimci tarafından kazanır. Daha kısa süreli karşılaşmalar, genellikle uzun finali olan turnuvaların elemelerinden (Olimpiyat gibi) yapılır. Süre bitiminde belirtilen sayıya erişilmemişse karşılaşmayı önde götüren eskrimci kazanır. Berabere biten bir karşılaşma da uzatmaya gidilir ve ilk sayıyı yapan karşılaşmayı kazanır. Yarışmacılar önce pul (pool) denen guruplar halinde birbirleriyle karşılaşırlar. Geleneksel olarak şampiyon finali kalan 6 kişilik son gruptan (son pool’dan) çıkar. Olimpiyatlarda ise 32 finalist eskrimci eleme usulüyle birbirleriyle karşılaşır. </span></span></p>

<p></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/f1.jpg" /></p>

<p><span style="color:#0000ff">Pist 14 m uzunluğunda, 2 m genişliğindedir.&nbsp;</span></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">4</span>Kural</span></span></strong></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt">FLÖRE </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Flöre kuralları <strong>18.</strong> yüzyıldan kalmadır. Bunlardan en önemlisine göre her iki oyuncu da aynı anda vuruş yaptığından hücumda olan sayı kazanır. Hedef gövdenin önü ve arkasıdır. Kola, bacağa ve başa yapılan vuruşlardan oyun durur, ama sayı yazılmaz. Sayı olması (yani ışığın yanması) için flörenin ucundaki yaylı noktanın bastırılması gerekir. Bu yaylı uç 500 gr’lık bir güce göre ayarlanmıştır. Hücum eden eskrimci, kolunu ilk açıp hedefe yönelendir. Savunmadaki eskrimcinin yalnızca atağı savuşturduktan (parad’dan) sonra veya takibinin atağı isabetsiz olduğu zaman vuruş hakkı vardır. Bu kuralın bazı istisnaların vardır, eğer hücumda olan hücumu bozacak şekilde kolunu kırarsa ya da atak birden fazla hareket yapılırsa savunmadaki bir durdurma vuruşu (stophit) veya karşı dürtme yapabilir. Elektronik sayı aracı (operay) bir beyaz, iki renkli lamba ile vuruşun önce kim tarafından yapıldığını ve vücudun neresine isabet ettiğini belirtir. Beyaz ışık hedef dışı, renkli (kırmızı veya yeşil) ışık ise hedefe isabet demektir. Silahı el korunma tasına ya da pistte yapılan vuruşlar sayılmaz. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt">EPE</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Epede de vuruşlar yalnızca silahın ucuyla yapılır ama hedef eskrimcinin bütün vücududur. Karşılaşma genel düello kurallarıyla ve özel sınırlamalar olmak sızın yapılır ve herhangi bir vuruş sayılır. Aynı anda yapılan vuruşlar iki yana da yazılır. Epenin yaylı ucu 750 gr’lık bir güce göre ayarlanmıştır. Flörde olduğu gibi silahın el kuruma tasına ya da piste yapılan vuruşlar sayılamaz. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt">KILIÇ </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kılıç kesme ve dürtme silahıdır. Vuruşlar kılıcın büyün ön yüzeyle, ya da tersinin uçtan üçte biriyle ya da ucuyla yapılabilir. Kalçaların üstü olmak koşuluyla vücudun önü ve arkası bütünüyle hedeftir. Kılıç flöre ile aynı kurallar çerçevesin de yapılır. Hücum eden kolunun ilk açıp hedefe yönelendir. Bugünü kadar kılıç için elektrikli sayı aracın yapılmadığından kılıç karşılaşmalarında vuruşları saptayan dört hakem ve maçı kontrol eden, hücum pozisyonlarını değerlendiren bir başhakem görevlendir. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">5/6</span>Beceri-Taktikler </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyunu izlemek hızından dolayı başlangıçtan pek kolay olmaya bilir. Her iki eskrimcide aynı anda aynı dikkatle izlememek gerekir. Bir eskrimciyi, örneğin hücum edene izlemek daha uygundur. Hamlesine karşı konan bir eskrimcinin nasıl savunmaya geçtiğini ve rakibin hamlesinin karşılayıp nasıl yeniden hücuma kattığını izleye bilmek alışkanlık ister. Eskrimci akılcı bir gözlemle ya da sezgiyle, ne zaman hamle yapacağını kestirebilmelidir. Sürekli olarak, hamle yapmak ve sayı almak için mesafe ayarlanmalı, rakibinin hamlesinin bozmak için ne zaman uzakta kalması ve ne zaman içeri girmesi gerektiğini çok iyi bilmelidir. Rakibin aldatıcı hareketlerini kapılamadan, kendisi önce aldatmanın yollarını aramalı, yer ve zamanlama ile ilgili taktikler ve karşı taktikler geliştirmelidir.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">7</span>Terimler</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Assault:</strong> Karşılaşma.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Attack on the blade (Silahı Bastırma):</strong> Rakibin silahına bastırarak yapılan hücum karşılığı.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Balestra</strong>: One doğru küçük bir sıçrama.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Barrage (Baraj):</strong> Beraberlik durumu.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Broken time (Ara Verme):</strong> Hamlede iki hareket arasında isteyerek yapılan bir duralama.</span></span></p>

<p><span><strong><span style="font-size:16.0pt">Compound attack (Birleşik Hamle):</span></strong><span style="font-size:16.0pt"> Bir veya daha fazla aldatmadan oluşan hamle.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Corps a corps (Vücut Vücuda):</strong> iki</span><span style="font-size:16.0pt"> eskrimcinin birbirine vücut teması.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Engagement (Angajman): </strong>Kılıçların çarpı durumunda çatışması.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Feint (Aldatma):</strong> Reaksiyon çekmek için yapılan aldatıcı hareket.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Fléche (Fleş):</strong> Koşarak yapılan</span><span style="font-size:16.0pt"> hamle.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Judges (Hakemler): </strong>Kılıçta vuruşları gözleyen ve başhakeme yardım eden hakemler.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Lunge (Hamle):</strong> Rakibe birden yaklaşmak bacak hareketi.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Parry (Parad):</strong> Hücum eden rakibin silahını kendi silahıyla yana çelme.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Phrase (Faraz)</strong>: İki eskrimci arasındaki bir dizi hareket.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Pist:</strong> Eskrim karşılaşmasının yapıldığı alan.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Preparation to attack (Hamle Hazırlığı):</strong> Hücuma hazırlayıcı bir silah, vücut ya da ayak hareketi.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>President (Başhakem):</strong> Kılıçta karşılaşmayı yöneten hakem.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Riposte:</strong> Başarılı bir savunma hareketini izleyen hamle.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Salle:</strong> Eskrim kulübü.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Second Intention (İkinci Niyet):</strong> Rakibini hamle yapması için aldatıp karşı atak yapma. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Touché (Tuş): </strong>Vuruşları belirten sözcük. </span></span></p>

<p></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span>Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır.&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/eskrim-sporu-nedir-nasil-oynanir-h164.html</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2020 01:16:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/eskrim_sporu_nedir_nasil_oynanir_h164_4b930.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cristiano Ronaldo’nun, En Sevdiği Yer]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/spor-gundem/cristiano-ronaldonun-en-sevdigi-yer-h163.html</link>
      <description><![CDATA[Yatağından fırlayan Cristiano, kapıyı açınca karşısında vaftiz babasını gördü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:24px">Cristiano Ronaldo’nun, En Sevdiği Yer:</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><u><strong>CRİSTİANO</strong>, EN SEVDİĞİ YER OLAN</u> Quinta Falcao’nun tepesinden limandaki Noel ışıklarına bakıyor, kalbi hızla atıyordu. Abla Elma, onun nereye baktığını merak ederek yanına geldi. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>1991</strong> kışıydı ve Funchal Limanı, gece aydınlatılmış otellerle ışıl ışıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Rengârenk ışıklardan yapılmış dev bir ağaç, kıyıdaki tesisin önünde bulunan iskelede hafifçe eğik duruyor, etrafındaki her şeyi turuncu ve kırmızı ışığa boğuyordu. “Neredeydin?” diye sordu Elma. </span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Cristiano, “Nerede olacağım, oynuyordum,” deyip, aşağıdaki limanı gösterdi. “Bak.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Küçük kardeşine bak <strong>Elma</strong>, “Görüyoruz herhalde," deyip limana bakarak, "Çok güzeller!" dedi: "Katia, Hugo ve ben her sene bakıyoruz zaten. Sen genelde yatakta oluyorsun!"</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Cristiano havayı koklayıp, "Galiba balık kızartıyorlar,” dedi. </span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Dudağını ısıran Katia, "Bu gece marinada herkesin karnı doyacak, emin ol,” diye karşılık verdi. </span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Aşağıda, turistlerin yemek yedikleri, tropikal güneş altında uyudukları, tenlerini bronzlaştırdıkları şık otellerin büyük mutfakları vardı. Ailesinin bir ayda yemeğe harcadığı paradan daha fazlasın maniküre harcıyordu onlar. Tepede, özellikle mahallenin gecekonduları arasında ekmek, aslanın ağzındaydı. Acaba aşağıda yemek yemek nasıl bir şeydi?</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Dört çocuk, bir süre Funchal Marinası'ndaki Noel ışıklarını izledi. Ardından<strong> Cristiano</strong>, sokağın</span><span style="font-size:16.0pt"> aşağısındaki büyük, sarı evin on penceresinden görünen Noel ağacına baktı; simli iplerden yansıyan rengârenk ışıklarla kaplıydı. Keşke bizim de ağacımız</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">olsa, diye düşündü. Ama ağaç alamayacaklarını biliyordu.</span></p>

<p><u><strong><span><span style="font-size:16.0pt">Noel Baba;</span></span></strong></u></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">"Noel Baba bu gece mi geliyor?" diye sordu.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Elma, Katia ile Hugo'ya baktı. O gece hediye olmayacağını biliyordu. Hiçbir zaman hediye olmazdı. Babalar ne ağaç ne de hediye alabilecek durumdaydı. Elma, küçük kardeşine sarılıp, "Bilmiyorum, Cristiano," dedi, "ama bildiğim tek bir şey var, gün</span><span style="font-size:16.0pt"> gelecek her şey değişecek."</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Aniden bir şsimşek çakıp gökyüzünü aydınlattı, ardından gök gürültüsü duyuldu. Elma, Cristiano'nun elinden tutarak, "Haydi gidelim," dedi. Kız kardeşiyle diğer erkek kardeşini diziyle dürttü. "İçeri girelim. Yağmur yağacak. Hugo oturduğu yerden kalkarak, "Ne fark eder ki? Dedi. "Zaten yağmur, olduğu gibi evin içine giriyor."</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Elma’nın kucağından kurtulan Cristiano, "Ben gidip çömlekleri çıkarayım!" diye bağırdı ve ıslanmamaya çalışarak eve doğru koşmaya başladı.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Elma, Hugo ve Katia, gülerek onu takip ettiler. Cristiano'nun neşesi, onları da mutlu ediyordu. O gecenin ilerleyen saatlerinde tavanın akan yerlerinin altına özenle yerleştirilen tencereler ve tavalar yağan yağmurla konser veriyordu sanki. Sonunda yağmur kesildi ve ay çıkıp gecenin karanlığını maviye boyadı. Su içmek için kalkan Dolores, çocuklara göz atmaya karar vererek usulca odalarına girdi. Hepsi uyuyordu. </span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kolunun altında</span><span style="font-size:16.0pt"> futbol topu ve yüzünde bir tebessümle mışıl mışıl uyuyan Cristiano'nun yanına gitti ve eğilip onu alnından öptü.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Çocuk kıpırdanınca Elma'yı, Elma Katia'yı, Katia da Hugo'yu kımıldattı ve onun rüyasında bağırmasına neden oldu. Anneleri, dört çocuğun da sakinleşip tekrar huzurla uyumasın izledi. Onlar için buradan -tek bir odada, aynı yatağa tıkışmaktan- daha iyi şeyler isterdi ama bu, mümkün değildi. Onun ev temizleyerek, Dinis'in Andorinha'da</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">bahçe bakımı yaparak kazandıklarıyla olmazdı,</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Sabahın erken saatlerinde Fernão geldi ve Aveiroların kapısını üç kez tıklattı. Arkasında bir şey saklıyordu. Kapıyı kimin açacağını biliyordu. Çünkü en erken o kalkardı hep.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yatağından fırlayan Cristiano, kapıyı açınca karşısında vaftiz babasını gördü. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">"Kapıyı açmadan önce Kim o?' diye sormadın bile,” dedi Fernao. “Ya hırsız olsaydım?” </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">"Olamazdın, burada çalınacak bir şey yok ki!"</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Fernão kahkaha atarak eve girdi, hâlâ arkasında bir şey saklıyordu. Odaya bakınıp, "Ağaç nerede?"</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">diye sordu. Ağaca ne gerek var ki?" dedi Cristiano. Ağaca hiç gerek yok," diye kıkırdadı Fernão.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">"Hediyeler nerede peki?"</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">"Hediyeye ne gerek var ki?" dedi Cristiano bu kez. Bir yandan da Fernão'nun arkasında ne olduğunu görmeye çalışıyordu.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Fernão, ellerini öne uzatarak "Hediye gerektiği için değil istendiği için alınır," dedi. Elinde bir hediye paketi vardı.</span></span></p>

<p></p>

<p><u><strong><span><span style="font-size:16.0pt">Ronaldo’nun kırmızı arabası;</span></span></strong></u></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Cristiano pakete göz attı. "Kimin için bu?" Fernão paketi ona uzatarak, "Sence?" dedi.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Cristiano, paketi alp açtı. Kutunun üzeri şeffaftı ve içinde parlak kırmızı, uzaktan kumandalı bir</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">yarış arabası görünüyordu.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">"Bir araba," dedi Cristiano.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Fernão, çocuğun sesinde hayal kırıklığı sezdi. Cristiano, arabayı masaya koyarak, işte şimdi</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hediyemiz var!" dedi. Açıp oynamayacak mısın?"</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Başını iki yana sallayan Cristiano, "Burada bekle,” deyip odasına kaçtı "Nereye gidecektim ki?" dedi Fernão kendi kendine. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Cristiano elinde futbol topuyla geri gelip, "Benim hediyem bu,” </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Arabayı Hugo'ya ver. O, arabaları sever.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Fernão, vaftiz oğluna şöyle bir bakıp başını sallayarak, "Niye sana araba aldım acaba?" dedi.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">"Evet," dedi Cristiano gülerek. "Niye bana araba aldın ki? Biliyorsun, ben bir tek futbolu seviyorum.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">O yüzden de Real Madrid'de oynamak istiyorum!" Fernão gülüp ona sarıldı. "Kim istemez ki?</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">O sırada Jose Dinis ile Dolores odaya girip, "Bu gürültü de ne?" diye sordular.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">“ Ön kapıdan birkaç hediye buldum. Kapıyı kilitlerseniz </span> <span style="font-size:16.0pt">Noel baba nasıl hediye bırakacak içeri?” Diyen Fernao, ceketin ceninden üç küçük hediye paketi daha çıkardı. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Elma, katia ve Hugo yarı uykulu, yarı uyanık halde geldiler ve Fernao hepsine ufak birer hediye vererek, ”Feliz Natal” dedi. Portekizcede Mutlu Noeller anlamına geliyordu. Cristiano’ya göz kırptı. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Cristiano da ona göz kırptı, “Herkese mutlu Noeller!” dedi. </span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: Michael Part, “Benim Adım Ronaldo” kitabından yazılmıştır. </span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/spor-gundem/cristiano-ronaldonun-en-sevdigi-yer-h163.html</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2020 16:31:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/cristiano_ronaldonun_en_sevdigi_yer_h163_70935.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sporla Beden Eğitiminin İlişkisi Nedir?]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/spor/sporla-beden-egitiminin-iliskisi-nedir-h162.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><u><span style="font-size:24px">Sporla Beden Eğitiminin İlişkisi Nedir?</span></u></p>

<p><span style="font-size:18px"><u><strong>Giriş</strong>&nbsp;</u>bölümünde, sporu, insanın, doğayla mücadele sırasında edindiği becerileri ve geliştirdiği araçlı-araçsız yöntemleri barışçı biçimde ve benzetim yoluyla boş zamanına uygulanmasına dayanan estetik, teknik, fizik, yarışmacı ve toplumsal bir süreç&nbsp;olarak tanımlamıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px">Bu açıdan bakıldığından, bedensel hareket ve alıştırmalar yoluyla beden üstünde yapılan, bireyin <strong>çok-yönlü</strong> bedensel ve düşünsel gelişmesine hizmet eden özel bir eğitim türü&nbsp;olarak tanımlayabileceğimiz beden eğitimiyle spor arasında büyük bir benzerlik yoktur. İkisi de bedensel harekete dayandıkları için organik bağlantıya girerler, sporun yarışmacı-kazanmacı özü nedeniyle de hem amaçta, hem yapılışta ayrılırlar.</span></p>

<p><span style="font-size:18px">Ama, beden eğitimi ve sporun tarihine baktığımızda, bu ikisinin kesin çizgilerle birbirinden ayırmak her zaman mümkün olmuyor. Hele sporun laikleşmesi&nbsp;süreçleri içinde beden eğitiminin&nbsp; önemli rol oynadığı düşünülecek olursa, bu ilişkinin gelişmesini birlikte ele almak bir yerde gerekli olmuyor. Bu gözleme biraz açalım.</span></p>

<p><span style="font-size:18px">Beden eğitimi ve spor, eski çağlarda (özellikle de<u> Eski Yunan</u>’da), ruh ve beden güzelliğini simgelerdi. O dönemde verilen biçimsel eğitim amacı da<strong> ruh ve beden güzelliği geliştirmek</strong>&nbsp;olduğu için, eğitimin genel amaçlarıyla beden eğitiminin özel amaçları çıkışma halindeydi. Bu gözlemlere, o dönemin bir başka inanışını, <strong>en üstün sporcuların bedenlerini en iyi eğitenler arasında çıktığı</strong>&nbsp;inancını eklersek, sporun ilk oluşumun yıllarında, yalnızca beden eğitimiyle sporun değil, beden eğitimi ve sporla genel eğitim sisteminin tümleşik olduklarını söyleyebiliriz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px">Ama, daha sonraki yıllarda, beden eğitimiyle sporun gelişme yolları ayrıldı, ayrılmak zorunda kaldı. Eğitimin <strong>insan bedenini geliştirmek'</strong>ten öteye işlevler edinmesiyle sporun <strong>yarışmacı-kazanmacı&nbsp;</strong>karakterinin belirginleşmesinin yaratıp keskinleştirdiği çelişkiler zorladı bu ayrışmayı… Spor, genel eğitimden, özelde de beden eğitiminden kendini soyutlayıp bağımsızlığına kavuşmasaydı, <u><strong>spor</strong></u>&nbsp;diye nelerin yapılabileceğinin sayısız örneklerine rastlıyoruz tarihte… &nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px">Genel eğitimin ruh ve beden güzelliğini geliştirmeyi amaçladığı, genel eğitim neredeyse tamamının beden eğitimi olduğu, eğitimin bütünüyle insan bedeni üstünde yoğunlaştığı Eski Yunan’da bile, beden eğitiminin spor üstünde <strong>saptırıcı&nbsp;</strong>etkileri vardır. Orada da, bir noktadan sonra, beden eğitimi <strong>iyi sporcu yetiştiren</strong>&nbsp;bir araç olmaktan çıkmış,<strong> insan vücudunu putlaştıran ve ona tapan</strong>&nbsp;bir inanışa, bir amaca dönüşmüştü. Bu inanışın günümüzdeki uygulama uzantılarından biri olan, her nedense de bazı kaynaklarda &nbsp;<strong><u>spor</u></strong>&nbsp;diye anılan vücut-geliştirmeciliğinin başka bazı kaynaklarda <strong>narcissism</strong>&nbsp;(insanın kendi vücuduna aşkla bağlanmasına dayalı bir tür oto <strong>seksüellik</strong>) diye anılması, bu kavramın da Echo’nun aşkına karşılık verdiği için göldeki kendi görüntüsüne aşık edilen Narcissus’u anlatan Eski Yunan efsanesinden gelmesi de bu bakımdan rastlantı değildir. Beden üstünde yoğunlaşan genel eğitimin, bir noktadan sonra, insan bedenini fetişleştirmesi, o bedenin her hareketini (spor da dahil) bu fetişin uzantısı durumuna getirmesi kaçınılmazdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px">Sporla beden eğitiminin ilişkilerinin değerlendirirken göz önünde tutulması gereken bir başka nokta da, beden eğitiminin, biçimsel genel eğitimin ayrılmaz parçası olduğudur. <strong>Eski Yunan</strong>’da insan vücudu üstünde yoğunlaşan ya da <strong>Katolik</strong> dünyasında uzun yıllar her türlü beden alıştırması <strong>şeytan işi</strong>&nbsp;sayan genel eğitim anlayış ve uygulamalardan da kolayca görüldüğü gibi, benden eğitimi, genel eğitim bir eklentisi olarak, toplumun bilgi birikiminin yanı sıra, gelenek ve göreneklerini, kültür ve değer yargılarını yapma işlevini de üstlenir. Bağımsız sporunsa kesinkes böyle bir işlevi yoktur.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:18px">Tarihte hem <strong>sporun</strong>&nbsp;(<strong>bağımsız</strong>), hem beden eğitimi (eğitim eklentisi) olarak yapılagelmiş ender dallardan biri Jimnastiktir. Barışçı özle yapılan bu bireysel beden alıştırmaları, Eski Yunan’da, beden güzelliğinin araç ve simgesiydi. Alman Birliği arayışının yoğunlaştığı on dokuzuncu yüzyıl <strong>Prusya</strong>’sında, jimnastik, militarist şoven bir eğitim düzeninin Turner Akımı ve John’da somutlaşan bir uzantısı olarak, hem yapanı, hem izleyeni aynı anda büyüleyen, anayurdu bağlılık ve yurtseverlik duygularını uyaran kitlesel Turner gösterileri&nbsp;biçimini aldı. Çok sayıda kişinin aynı anda aynı beden hareketlerini uyum içinde yapmasına dayanan bu kitle jimnastik gösterileri bir bakıma, militarizmi ve <strong>Alman Birliği’</strong>ni simgeliyordu. Çok değil, yüzyıl sonra, Almanya’nın başka bir kentinde, Nüremberg’de düzenlenen bir başka kitlesel <strong>jimnastik gösterisi </strong>tarihi, Hitler Almanya’sı ve saldırganlığın simgesi olarak geçecektir.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: 100 SORUDA TÜRKİYE SPOR TARİHİ, PROF.DR. Kurthan Fişek kitabından kısaltılarak yazışmıştır. </span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/spor/sporla-beden-egitiminin-iliskisi-nedir-h162.html</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2020 05:39:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/sporla_beden_egitiminin_iliskisi_nedir_h162_58f49.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karate Sporu Nedir?]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/karate-sporu-nedir-h161.html</link>
      <description><![CDATA[

Yamei!: Dur! Dövüşçüler durup beklerken hakem köşe hakemlerine sayının geçerli olup olmadığını sağ eliyle kesme işareti yaparak sorar. Geçerliyse kolunu kaldırarak sayıyı kazanan oyuncuya belirtir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:20.5pt">Karate Sporu Nedir?</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">K</span>arate "boş el" anlamına gelir.</span><span style="font-size:16.0pt"> Okinawa'dan <strong>Japonya</strong>'ya</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>1920</strong>'lerde geçmiş ve spor olarak çok çabuk tutulmuştur. Karate</span><span style="font-size:16.0pt"> karşılaşmaları <strong>1950</strong>'lerde karate çalışmalarının bir parçası olarak gelişmiştir. Yaygınlığı gittikçe artmış ve başka ülkelerde doğduğu yerden daha fazla ilgi görmeye başlamıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Karate karşılaşmalarında tam anlamıyla kontrollü yumruk ve tekme atma teknikleri kullanılır. Vuruşlar vücudun sayı alınabilecek bölgelerine</span><span style="font-size:16.0pt"> yumruğun ve tekmenin <strong>5 </strong>cm'ye kadar yaklaşmasıyla yapılır. Bu bölgelere baş, surat, gövde, karın ve bel dahildir.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/K1.jpg" /></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><span style="font-size:13px">Uzun oyuncu boy üstünlüğünü kullanarak rakibin karın boşluğuna tekme atıyor. Resimdeki görüldüğü gibi.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Karşılaşma <strong>8x8</strong> m'lik bir alan üzerinde yapılır. Dövüş bir alan hakemi, dört köse hakemi, bir de gözlemci tarafından yönetilir. Minder hakemi karşılaşmayı başlatan, bitiren, sayıları</span><span style="font-size:16.0pt"> veren, uyarıları yapan ve dövüşün sonucunu belirleyen hakemdir. Köşe hakemleri, alan hakemine bayrakları ve düdükleriyle sayıları, faulleri bildirir ve öbür gerekli uyarıları yaparlar. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Dövüşçüler pijama tipinde "kara-te-gi" denilen, önde üst üste kavuşan ve renkli bir kuşakla bağlanan bir ceket ile bol pantolon giyerler. Renkli</span><span style="font-size:16.0pt"> kuşaklar dövüşçünün bulunduğu dereceyi belirler. "Dan" denilen en yüksek derecelerde olanlar siyah kuşak bağlarlar. Karşılaşmacıları birbirinden ayırabilmek için de ayrıca birisinin beline kırmızı, öbürünün beline beyaz kuşak bağlanır. Köşe hakemlerinde de kırmızı ve beyaz bayraklar vardır, işaret edilen sayıları ve faulleri kimin yaptığı kaldırılan bayrağın renginden belli olur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Karate karşılaşmalarında da, judoda olduğu gibi, puan alınır ya da "İppon" yapılır. "İppon"lar eksiksiz bir teknikle sayı alıcı bölgelere yapılan vuruşlarla sağlanır. Bütün modern karşılaşmalarda 3 puan sistemi uygulanır. Bu sistemde karşılaşma sırasında en çok <strong>3</strong> puan verilir ve <strong>2</strong> puanla öne geçen dövüşçü kazanmış ilan edilir. Dövüş sonunda yalnız bir puan üstünlük sağlanmış ya da hiç puan alınamamışsa, kimin kazandığı bütün hakemlerin vereceği çoğunluk kararıyla ilan edilir.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Karşılaşma iki ya da üç dakika sürer. Kimin üstün olduğunu kesinlikle anlamak için üç kez iki ya da üç dakikalık uzatmalar yapılabilir. Son uzatmada ilk sayıyı yapan dövüşü kazanır. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/K2.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="color:#0000ff"><span style="font-size:13px">Resimdeki dövüşçüler karşı atağını ustaca gerçekleştiriyor. Rakibin tekme atabilmek için açık verdiği anda kalbine doğrudan bir yumruk alıyor.</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Tehlikeli oldukları düşünülerek karatenin birçok tekniği yarışma</span><span style="font-size:16.0pt"> niteliğindeki karşılaşmalardan çıkarılmıştır. Bunlar arasında kata atma, gözlere, boğaza, kasıklara hücum etme, kollara, bacaklara, eklemlere doğrudan vurma gibi hareketler vardır. Dövüşçü çok ciddi bir faul yaptığında turnuvadan diskalifiye edilir ki, buna "shikkaku" denir. Daha az ciddi fauller bir dövüşten diskalifiye edilmeye neden olabilir. Böyle bir durumda hakem örneğin: soku, shira-no-kachi" (kırmızı kuşaklı dövüşçü diskalifiye, beyaz kazanmıştır) diye bağırır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">İyi karateciler sakin, hareketli ve</span><span style="font-size:16.0pt"> dengeli olurlar. Hırsla, sakınmasız bağıra çağıra hücum eden dövüşçüler sıralamada pek yukarılara çıkamazlar. Dövüşürken kendini kontrol çok önemlidir ve iyi dövüşçüler sürekli mesafe ayarlama hareketleri içerisindedirler; örneğin tekme atmayı tercih eden dövüşçü el tekniklerini kullanana göre rakibinden daha uzakta durur. <strong>Boksta</strong> olduğu gibi, <strong>karatede</strong> deamaç rakibe vuracak kadar yakın, ama rakipten vuruş almayacak kadar uzak olabilmektir, ya da rakip ataklarından yana atılan adımlarla kurtulunabilir. </span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Dövüşçüler gözlerini rakibin üzerinden ayırmazlar ve hücumların yönünü ve niteliğini rakibin bakışlarından okurlar. Vücudun belli bir bölgesine takılıp kalan bir bakış, örneğin bir feyk olabilir. Kararlı bir hücum her zaman bir "kiai" yani yüksek sesle bağırma ile yapılır. Böylece hücum çabuklaşır, vücut gerilir, ayrıca hakemlerin dikkatini çekmiş olur. İyi “karateka” (dövüşçüler) savunma pozisyonu hiç bozmaz ve hücumları hep zamanında ve dengeli olarak karşılarlar. </span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Karşılaşma sırasında hakemin aşağıdaki terimleri kullandığı <strong>gözlenir: </strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Hajime:</strong> Başla!</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Yamei!:</strong> Dur! Dövüşçüler durup beklerken hakem köşe hakemlerine sayının geçerli olup olmadığını sağ eliyle kesme işareti yaparak sorar. Geçerliyse kolunu kaldırarak sayıyı kazanan oyuncuya belirtir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır</span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/karate-sporu-nedir-h161.html</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2020 02:59:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/karate_sporu_nedir_h161_72a76.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Masa Tenisi Sporu Nedir? Nasıl Oynanır? ]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/tenis/masa-tenisi-sporu-nedir-nasil-oynanir-h160.html</link>
      <description><![CDATA[21 sayı yapan oyuncu seti kazanır.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:20.5pt">Masa Tenisi Sporu Nedir? Nasıl Oynanır?&nbsp;</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Masa elle yapılan sporların, en büyük hız ve beceri gerektiren ve en çabuk el hararetlerine dayananıdır. Ping-pong diye de anılan bu raket ve top (batand-ball) oyunu, oynayanlarda çok değişik nitelikler arayan ve özellikle uluslararası karşılaşmalarda uzun mesafelerden şahane vuruşların yapıldığı bir spordur. Çinliler, bazen oyun alanını çevreleyen engellerin bile dışarısından yaptıkları falsolu vuruşlarla seyircileri hayretlere düşürmektedir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Çok hızlılığı, üstün beceri ve reflekse dayanması nedeniyle masa tenisi, benzeri olmayan bir spordur. On beş gramdan daha hafif olan topa bilekten verilen değişik falsolar, televizyonda ağır çekimde gösterilmezse gözle izlenemez. Bu vuruşları yapabilmek ve karşılayabilmek adeta kendiliğinden oluşan bir beceri ister ve bu beceriyi sayılar arttıkça sürdürebilmek gerilen sinirlerin bir robot soğukkanlılığıyla kontrolü gerektirir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Geçen yüzyılın sonlarına doğru Britanya’da doğan masa tenisi iki gelişme merkezinden Avrupa ve Uzak Doğu’dan, Üçüncü dünya Ülkeleri’ne yayılmıştı. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">1</span>Masa </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Masanın yerden yüksekliği <strong>76 cm</strong>, genişliği <strong>152 cm</strong>, uzunluğu <strong>274 cm</strong> olup ağın yüksekliği ise <strong>16 cm</strong>’dir. Boyutları küçük olmasına karşın masa genellikle hareket merkezi durumundadır ve belli başlı turnuvalarda oyun alanı en az <strong>6 m </strong>genişliğinde, <strong>12 m</strong> uzunluğundan olmalıdır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Masalar tek düzü olmaları için konulmuş kurallara karşın çok çeşitli biçimde yapılmaktadır. Masanın üzeri koyu mat boyalı (özellikle yeşil) olmalı ve kenarlarına <strong>2 cm</strong> genişliğinde beyaz çizgi çekilmelidir. Ortaya boydan boya çekilen beyaz çizgi ise çift karşılaşmalarında servislerin yarı alana atılıp atılmadığını anlamak içindir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Masa herhangi bir malzemeden yapılabilir ama genellikle tahtadandır. Sert bir malzeme ya da elastiki bir malzeme kullanılırsa top daha fazla sıçrayacağından hücum etmek kolaylaştırılmış olur. Topun yapı özelliği dolayısıyla azıcık sert olması, ya da salonun fazla ısısından topun hızında görülebilecek değişmeler bile iyi oyunları büyük oranda etkiler. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">2</span>Malzeme</span></span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyuncuların renkli giysiler giyerler. Beyaz giymelerine izin vermezler, çünkü yalnızca 3.8 cm çapındaki beyaz selülozdan yapışmış topu izlemek zorlaşır. Oyunun değişmesine neden olan malzeme, raketin üzerine yapıştırılan ve falso vermede yardımcı olan çeşitli maddelerdir. Raket herhangi bir ağırlıkta, boyda ve biçimde olabilir, ama eşit kalınlıkta tahtadan düz ve deliksiz yapılmalıdır. Sünger dış yüzeyler kullanılmaz, ama pürtüklü yüzleri dışarı gelecek şekilde kauçuk dış yüzeyler raket üzerine yapıştırılabilir. Bazı oyuncular raketlerine önce sünger, onun üzerine pürtükleri içeri doğru kauçuk yapıştırırlar, sandviç gibi, bazıları da süngerin üzerine pürtükleri dışarı doğru kauçuk yapıştırırlar. Birinci tip sandviçler artık az kullanılmaktadır. Her iki sandviç tipi de falso verir ama pürtükleri dışarı doğru olanlar tercih edilmektedir, çünkü bunlar daha çok falso vermekte ve topu fazla hızlandırmamaktadırlar. Değişik boydaki pürtükler ve raketin masa altında tutarak değişik falso vuruşlarla rakibini aldatabilir. Öyle ki kafasını masanın altına sokup rakibine ne tür bir vuruş yaptığını görmeye çalışan oyunculara bile rastlanmıştır. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:48px">3</span><span style="font-size:24px">Kazanma&nbsp;</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Öbür raket oyuncuların oranla masa tenisinin sayı sayma yöntemi çok daha kolaydır. <strong>21</strong> sayı yapan oyuncu seti kazanır. Sayılar <strong>20-20</strong> olmuşsa set oyunculardan biri iki fark yapana kadar uzar. Üç setten ikisini alan oyunu kazanır, ama uluslararası turnuvalar, genellikle beş set üzerinde oynanır ve oyunu kazanmak için üç ser almak gerekir. Oyuncuların her setten sonra yer değiştirirler, son seti ise, 10. sayıdan sonra yer değiştirilir. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">4</span>Kurallar</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Vole vuruş yasaktır, yani masaya bir kez çarpmadan topa vuruş yapılamaz. Top masanın her iki tarafına çarptırılarak yapılan servis atışı dışında, her vuruştan önce topun masaya bir kez çarpması gerekir. Her oyuncunun sırayla beşer servis atma hakkı vardır ama durum yirmişer olmuşsa her atıştan sonra servis değiştirilir. Eğer servis atışında top ağa çarpıp öbür yana düşerse buna net (aslı let) denir ve servis yenilenir. Aynı şey oyun içinde olursa vuruş geçerli sayılır. Vuruş eğer bir falso sonucu ağa dolanarak karşıya geçmişse gene geçerli sayılır. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bazı vuruşlarda masaya çarpmadan dışarıya giden topları oyuncuların tutmaları seyircileri şaşırtabilir. Tenistekinin tersine, top masanın arka hizasını bütünüyle geçmişse, masaya değme olasılığı kesinlikle yoksa, tutulması kurallara aykırı değildir. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bir kural son yıllarda özel bir tartışma konusu olmuştur. Servis hareketi elin ayası yukarı doğru açık olarak ve topun havaya falsosuz atılmasıyla başlar. Servisi böyle attığını hakeme göstermek oyuncunun sorumluluğu altındadır. Oyuncunun vücudu servis atışı sırasında hakemin topu görmesini engellerse hakem faul kararı verebilir. Bir başka kural da savunma dayalı oyuna karşı oyunu hızlandırmak kuralıdır. Bir set <strong>15 </strong>dakikada bitmemiş ise, her sayı sonunda servis değişir be servisi atan oyuncuya sayı alması için en fazla <strong>13</strong> vuruş hakkı tanınır, </span> <span style="font-size:16.0pt">yoksa servis rakibe geçer. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">5/6</span>Beceriler-Taktikler </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Asya’nın Avrupa ile çekişmesi oyunun iki ana stilini oluşturmuştur. Batılı ve Doğulu raket tutuşları, görünüşleri kadar farklı oyun anlayışlarının ürünüdürler. Batılı tutuş bazen el sıkışma tutuşu olarakta adlandırılır. Doğulu tutuşa ise kalem tutuşu denir ve başlıca üstünlüklerinden biri raketin yalnızca bir yüzü kullandığından hızlı oyun içinde çok çabuk küt inilmesini sağlamasıdır. Batılı tutuşta ise el backhand’den forehand’e sürekli değiştirilmek zorundadır, raketin her iki yüzü de kullanılır. Kalem tutuşundan savunmak yapmak zordur ama erkekler karşılaşmalarından, giderek, ilk hücumu yapan nasıl olsa kazandığından buna gerek kalmaktadır. Bununla birlikte birçok Asyalı oyuncu Batılı tutuşu, Avrupa’da Doğulu tutuşu kullanırlar. </span> <span style="font-size:16.0pt"><strong>Macarlar 1979’da </strong>Çinliler ’den dünya şampiyonluğunu alırken kalem tutuşunun bir gediğini ortaya çıkardılar. Kalem tutuşuyla oynayan Çinli rakiplerinin salona doğru çok aşırı falso vuruşlarla hücum ettiler. Bu vuruşlarda topa öyle aşırı bir yukarı veriliyordu ki masaya çarpan hızla masa dışına fırlıyordu. </span></span></p>

<p></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Yüksek kavisli falsolar (spin) ancak kısa bir itme ile karşılanabilir, bir karşı vuruş yapma olanağı yoktur. Ya da</span><span style="font-size:16.0pt"> uygulanması hayli zor olan blok hareketi yapılır. Birçok oyuncu, benzersiz bir hücum biçimi olan ve genellikle vücut, kol ve bileğin uyumlu bir biçimde kullanılmasıyla yapılan yüksek kavisli falsoların ancak önceden hücum etmekle önlenebileceği kanısındadır. Yani karşılanması çok güç olan bu vuruşu yaptırmamak için çaba gösterilmelidir. Böylece, servis büyük önem kazanmıştır. Karşılayıcı servisin nasıl geleceğini anlayamamalı, karşılamakta zorluk çekmeli, servis atan hücum olanağını elinde tutmalıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Batılı tutuşta klasik oyun anlayışı</span><span style="font-size:16.0pt"> savunmada toplara ters falso vermek için masadan uzaktan da yapılabilen kesmelere dayanır. Kütler kesmelerle karşılanırken top hemen ağın arkasına düşürülmeye çalışılır. <strong>1960</strong>’lardan önce yapılan sert vuruşlara karşı uygulanırken ki başarısını oranla, kesme, yüksek kavisli falsolara karşı çok az etkili olabilmektedir. Ne tür vuruş yapılırsa yapılsın top masanın ortasına düşmeli, rakibin öldürücü vuruşlar yapılmasına yardım edilmemelidir. İyi oyuncular hep yanlara doğru ya da hemen ağın arkasına doğru vuruş yaparlar. Çiftler karşılaşmalarında ise oyuncuların birbirleriyle çok iyi anlaşmış olmaları gerekir ve bu uyumu sağlamak oldukça zordur. </span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">7</span>Terimler </span></span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Backhand:</strong> Kol vücudun önündeyken ve elin arkası rakibe karşı gelecek biçimde yapılan vuruş.</span> </span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Chop (Kesme):</strong> Savunmada raket</span><span style="font-size:16.0pt"> yanlamasına kullanılarak yapılan ve topu ters falsoyla alçaktan geri gönderen vuruş.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Counter attack (Karşı Atak):</strong> Savunma vuruşu yapmayıp kütü küle karşılamak.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Drive (Sürme): </strong>Yukarı falsoyla yapılan hücum.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Forehand: </strong>Kol gövdeden açılarak ve elin ayası rakibe karşı gelecek biçimde yapılan vuruş.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Loop (Yüksek Kavisli Falso):</strong> Modern oyunun en etkili vuruşu-aşırı bir yukarı falso verilerek topa yüksek bir kavis çizdirilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Paddle (Kürek):</strong> Masa tenisi raketinin argo ad.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Penholder grip (Kalem Tutuşu):</strong> Doğuluların raketi kalem tutuluyormuş gibi tutuşları.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Push stroke (Itme):</strong> Forehand ya da backhand olarak raketi düz tutup yapılan falsosuz karşılama.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Shake-hand grip (El Sıkışma Tutuşu):</strong> Batılılar'ın raket tutuşu.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Sidespin (Yan Falso):</strong> Raket yana</span><span style="font-size:16.0pt"> doğru çekilerek yapılan vuruş. Top masaya çarpınca yana doğru sıçrar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Smash (Küt):</strong> Sert ve düz hücum vuruşu.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Topspin (Yukarı falso):</strong> Top rakibe</span><span style="font-size:16.0pt"> doğru falso alır ve masaya çarptığı anda ileri doğru fırlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><strong>Western grip (Batılı Tutuş):</strong> El sıkışma tutuşu.</span></p>

<p></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır</span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/tenis/masa-tenisi-sporu-nedir-nasil-oynanir-h160.html</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2020 19:38:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/masa_tenisi_sporu_nedir_nasil_oynanir_h160_fb141.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hentbol Sporu Nedir? Nasıl Oynanır?]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/diger/hentbol-sporu-nedir-nasil-oynanir-h159.html</link>
      <description><![CDATA[Serbest atış çizgisi: Kale atışlarında, serbest atışlarda ve penaltı atışlarında, atışı yapmayan hücum oyuncuları bu çizginin dışında durmak zorundadırlar]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/H-min.jpg" /></p>

<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:20.5pt">Hentbol Sporu Nedir? Nasıl Oynanır?</span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hentbol dünyadaki en sade oyunlardan biridir. Çok benzediği futbolun aksine, oynanırken özel bir ayakkabı giyilmesi gerekmez. Açıl sahada, 11’erden iki takım halinde oynanan bir oyunken, zamanla 7’şerden iki takım halinde kapalı salonda oynan bir oyun haline gelmiştir. Salon oyunu olarak çok daha popülerdir. Hava koşulları yeterli olursa herhangi bir sağlam ve düz zeminde, dışarda da rahatlılıkla 7’şer kişiyle oynana bilir. Oldukça basit kurallarla, bütün oyuncular topu yere vurarak sürer, süratle paslaşır ve karşı kaleye yaklaşıp topu ağlara atmaya çabalarlar. Ancak bir kural, Hentbolu Futboldan belirgin bir şekilde ayırır. Hücumdaki oyuncular, rakip kalenin önündeki “D” biçimindeki alana girmeden atışı yapmak durumundadırlar. Onun için de savunmacılar bu kale çizgisinin çevresinde sık bir duvar oluşturur, hücumları orada kesmeye çalışırlar. Bunun dışında, hentbol öbür oyunlarından pek farklı değildir. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Ama topu ayakla kontrol etmek ya da parmak uçlarıyla oynamak gibi edilmesi yıllar süren becerilere dayanmadığı için hentbol daha kısa sürede öğrenebilir. Onun için de büyük bir hızla yayılmaktadır. </span></span></p>

<p></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/H1-min.jpg" /></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">1</span>Oyun Alanı</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyun alanı <strong>20 m </strong>genişliğinde ve<strong> 40 m</strong> uzunluğundadır. Orta çizgiyle ikiye bölünür. Yerinden oynamayacak gibi zemine çakılı bulunan kalelerin yüksekliği <strong>2 m</strong>, genişliği <strong>3 m’</strong>dir. Arkalarına ağ gerilir. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:24px">Sahadaki önemli işaretler:</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kale alanı çizgisi: <strong>“D”</strong> biçimindeki bu alanın içinde sadece kaleci durabilir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:24px"><strong>Serbest atış çizgisi: </strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kale atışlarında, serbest atışlarda ve penaltı atışlarında, atışı yapmayan hücum oyuncuları bu çizginin dışında durmak zorundadırlar. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:24px">Penaltı çizgisi:</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Penaltı atışlarının yapıldığı çizgi.</span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">2</span>Malzeme</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyuncuların sadece birer şort, forma ve lastik ayakkabı giyerler. Bası oyuncular, yaralanmaları ve sakatlıkları önlemek için dizlik ve dirseklik kullanırlar. Top, top içinde şişirilmiş lastik kese bulunan, deriden yapılma, <strong>425-480 gr</strong> ağırlığında ve çevresi <strong>56-60 cm </strong>olan küçük boyutlu bir futbol topu gibidir. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">3</span>Kazanma </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Amaç kaleye gol atmak olduğuna göre, oyunu sonunda en fazla gol atan takım kazanır. Gol sayılması için, topun tamamının, kale direklerini ve yerde iki direği birleştiren çizgiyi geçmesi gerekir. Goller oyun sırasında ya da penaltıdan atılır. Her gol aynı şekilde bir sayıdır. Kale çizgisinin sınırı, bazı seyredilmesi hoşa giden ilginç atışlar yapılması yol açar. Çünkü kale çizgisinin geçmek yasaksa da, oyuncu havadayken atışını yapıp bu alanın içine düşebilir. İyi hentbol oyuncuları, topu saatte 115 km hızla atabilirlerken, yani atıkları şut kaleye girdikten sonra yere düşerler. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">4</span>Kurallar </span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Oyun, para atışını kazanan takım tarafından orta noktadan başlatılır. Erkeklerde 30 dakikalık, kadınlarda 25 dakikalık iki devre oynanır. Oyun alanındaki 7 oyuncunun dışında, kenarda da, gerektiğinde değişiklik yapılmak üzere 5 yedek oyuncu bulunur. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong><span style="font-size:24px">Hücum: </span></strong></span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Topun ilerlemesi, paslaşmalarla olabilir. Ancak bir oyuncu topu sürmek istiyorsa, 3 adımda bir yere vurmalıdır. Ya da atılan 2 adımdan sonra, pas verilmelidir. Oyuncu durduğunda, topu 3 saniye içinde elinde çıkarması gerekir. Bu tip kurallar, oyunu sürekli bir hız kazandırmak için konmuştur. Futbolun tersine, oyum pek orta sahada geçmez ve ofsayt kuralı da yoktur. Kale alanına girilemediğinden kale önü karambollerine de yer yoktur. Oyuncular kalecilerine geri pas veremezler. Bunun cezası penaltıdır. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong><span style="font-size:24px">Savunma:</span></strong> </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hücumda topu kaybeden takım, savunmaya geçer. Tipik bir savunma anlayışı, olarak genellikle 6 oyuncunun bir yay biçimde kale alanının önüne dizilmesi benimsenir. Bazı durumlarda ise bu oyunculardan biri, daha önde durarak, rakip oyuncuların paslaşmalarını kesmek, dalış yollarını kapatmak için hamleler yapar. Daha üstün teknikli takımlar bu önceki oyuncu sayısını ikiye çıkarmışlardır. 2 önde, 4 geride dizilerek savunma yaparlar. Bu tür bir savunma dizilişi, rakip hücum oyuncularının daha yaratıcı ve hızlı haraketlerde bulunmaya zorlayacağı için oyunun düzeyini yükseltir. Üstünlük sağlamanın ilk yolu, paslaşma sırasında top kapmaktır. Ancak bu işi yaparken topu tek elle vurmak gerekir, rakibin topunu tutmak ya da kavramak yasaktır. Eller ve kollarla rakibe engel olma, tutma, itme yasaktır ama gövdeyle engelleme yapılabilir, rakibin elinde top olmasa da bu serbesttir. </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Karşı takım topu kazandığı anda, topu kaptıran takım hemen kendi kale alanı çizgisine koşar. Kaleci ayakla şut atmanın dışında vücudunun her yanını kullanarak kalesini korur. Bacaklarıyla da topu kesme yoluna da gidebilir. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong><span style="font-size:24px">Favuller:</span></strong> </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Basit hatlarda ( topu yere vurmadan 3 adımdan fazla koşmak gibi), rakip takım oyunun hatanın yapıldığı yerden bir serbest atışla başlatır. Bu sırada öbür takımın oyuncuları, atışın yapılacağı yerden 3 m uzaklıktan durmak zorundadırlar. Daha önemli hatalar (sertlik vb gibi), penaltı çizgisinden yapılan penaltı atışı ile cezalandırılır. Bu bir oyuncunun herhangi bir biçimde engellenmeksizin, 7 m uzaklıktan kaleye yaptığı bir atıştır. Koşarak yapılamaz ve bir ayak yerde kalmak koşuluyla çizginin gerisinde atılır. İyi oyuncular pek az penaltı kaçırırlar. Disiplinsiz davranışlar içinde bazı önlemler vardır. Bir oyuncu böyle bir davranış üzerine 2 dakikalığına oyun dışına gönderilir. Bu süre boyunca takımı 6 kişiye oyuna eder. 3 kez aynı cezayı alan oyuncu, maça bir daha giremez. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:24px">Oyun dışı:</span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Top yan çizgilerden dışarı çıkarsa topu son değen takıma karşı öbür takım oyunu yandan atışla başlatır. Bir hücum oyuncusu ya da kaleci tarafından top arka çizgiden dışarı çıkarılırsa kaleci oyunu kale atışıyla başlatır. Bu sırada rakip oyuncular serbest atış çizgisinin dışında durmalıdırlar. Eğer top bir savunma oyuncusuna çarpıp arka çizgiden dışarı çıkarsa, hücum eden takım arkadaşına geçirir ama isterse doğrudan kaleye de atabilir. Gol girerse sayılır. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">5</span>Beceriler</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Topla oynama becerisi temel olmakla beraber, tam yerine pas atmak, güçlü şut atmak gibi özellikler buna eklenmezse pek bir yararı olmaz. Topla iki elini de kullanarak oynayabilen oyuncular, savunma karşısında daima daha avantajlıdırlar. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">6</span>Taktikler</span></span></strong></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hentbolda hız ve güç son derece önemli olmakla birlikte, farkı belirleyen, bazı ince hareketlerdir. Şut atar gibi yapıp topu yanındaki arkadaşına geçirerek bir an savunmada boşluk yaratılabilir. “Jump-shot” göstererek, havadan atış yapacak gibi davranarak, kanatlarda daha iyi pozisyondaki bir oyuncuya ani bir pas verilebilir. Oyun alanı epeyce geniştir ve bu alanın tamamını kullanabilen takım, karşı savunmaya zor </span> <span style="font-size:16.0pt">durumlara sokmakta daha başarılı olur. Özellikle hızlı kanat oyuncuları son derece önemlidir. İyi bir kaleci sadece savunmada değil, akıllı ve çabuk paslarla fast-break’ler yaratarak hücumda da yararlı olan oyuncudur. </span></span></p>

<p></p>

<p><strong><span><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">7</span>Terimler </span></span></strong></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Centre (Merkez):</strong> Savunmanın ortasındaki oyuncu.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Corner throw (Köşe Atışı):</strong> Kaleci dışındaki bir savunma oyuncusu topukindi arka çizgisinin dışına çıkarırsa, rakip takım köşeden korner atarak oyunu başlatır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Court player (Saha Oyuncusu): Kaleci dışındaki tüm oyuncular.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Distributor (Dağıticı):</strong> Oyun kurucu (playmaker).</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Free throw (Serbest Atış):</strong> Basit hatalarda hareketin yapıldığı yerden kullanılır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Jump shot:</strong> Savunma oyuncularının üzerinden yapılan atış.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Line player (Çizgi Oyuncusu):</strong> Savunma oyuncularının arasına girerek şut olanağı arayan, kaleye en yakın hücum oyuncusu.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Penalty throw (Penaltı Atışı):</strong> Önemli hatalarda penaltı çizgisinden kullanılır. Atış doğrudan kaleye yapılır. </span> <span style="font-size:16.0pt">Atışı yapanın karşısındaki tek savunma oyuncusu kalecidir.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Playmaker (Oyun Kurucu):</strong> Hücumu düzenleyen oyuncu. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Refereis throw (Hakem Atuşı): </strong>Favulu yapanın saptanamadığı hallerde, hakem oyunu yeniden başlatmak için, topu iki oyuncu arasında yere vurur.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>7 m Çizgisi: </strong>Penaltı çizgisi.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>3 Saniye Kuralı: </strong>Topun 3 saniye içinde pas olarak bir başka oyuncuya verilmesi, ya da yere vurulması gerekir. Topu daha uzun süre elde tutmanın cezası o noktadan bir serbest atıştır.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Throw off (Başlama Atuşı): </strong>Her iki</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">devrenin dışında ve her golden sonra oyunun başlama atışı.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt"><strong>Wing player (Kanat Oyuncusu):</strong> Savunma duvarının kenarlarını zorlayan köşelerde oynayan hücum oyuncuları.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#5a5a5a">Kaynak: ‘’ADAM’’ spor seyircisinin el Kitabı’ndan yazılmıştır</span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/diger/hentbol-sporu-nedir-nasil-oynanir-h159.html</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2020 15:38:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/hentbol_sporu_nedir_nasil_oynanir_h159_8913f.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Süper star Ronaldinho, hapishaneden çıktı.]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/dunyadan-futbol/super-star-ronaldinho-hapishaneden-cikti-h158.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:16px">Ronaldinho hapishaneden ayrıldı otele gitmeden önce Grêmio takımın formasını&nbsp;imzaladı.</span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><img class="detayFoto" src="https://www.sporsoleni.com/images/upload/R-min.jpg" /></span></strong></p>

<p>Ronaldinho, Paraguay Ulusal Polisi'nin bir aracında ev hapsinde bulunacağı otele gitti. O ve erkek kardeşi mevcut gazetecilerle konuşmadılar. <strong>Assisi</strong>, yeni koronavirüs salgını nedeniyle tek kullanımlık koruyucu maske takıyordu. <strong>Eski Barcelona oyuncusu korunmadı.</strong></p>

<p>Ronaldinho ve Assis, Asunción'un tarihi merkezindeki Hotel Palmaroga'da ev hapsinde bulunacaklar. İhtisas yayınları tarafından dört yıldızla derecelendirilen otel, günlük ortalama 64 dolar ile 107 odaya sahiptir. Paraguay Ulusal Polisi İhtisas Grubu'nda kardeşlerin gözaltına alındığı hapishaneye 3,3 km uzaklıktadır.</p>

<p>Otel yönetimi hâkimin dayattığı koşulları yerine getirmeyi kabul etmişti. İki Brezilyalı kardeş otelde tüm konaklama için ödeme yapacak. Onlar, <strong>Mart ayı </strong>başında ülkeye girmiş belgelerle ülkeye girdikleri için yanıt verdikleri sürecin ilerlemesini bekleyen sitede kalacaklar.</p>

<p>Savunma, zaten Banco Nacional de Fomento'ya yatırılmış olan 1,6 milyon <strong>ABD Doları </strong>(8,3 milyon R $) tutarında bir güvenlik teminatı sundu. Tutar mahkemede ödendi, iki Brezilyalının oteli terk etmeyeceğini garanti etti. Kaçış durumunda, para Paraguay Adaleti tarafından kurtarılacak</p>

<p></p>

<p>Kardeşlerin savunması, şimdi Ronaldinho ve Assis'in son tahliyesini deneyeceklerini açıkladı. Tutuklanmalarını geri alma kararı <strong>Yargıç Gustavo Amarilla </strong>tarafından verildi. İki Brezilyalı bu süreçte üç itirazda bulunmuştu.</p>

<p></p>

<p>Ronaldinho ve Assis'in 18 Mart'ta başlayan cep telefonlarındaki uzmanlık nihayet tamamlandı. Paraguay Kamu Bakanlığı hâlihazırda <strong>15 k</strong>işinin tutuklandığı davada "delil üretimi üzerinde çalışmaya devam ettiğini" bildirdi.</p>

<p>Kaynak: Spor Söleni Dış Haber.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/dunyadan-futbol/super-star-ronaldinho-hapishaneden-cikti-h158.html</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2020 04:08:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/super_star_ronaldinho_hapishaneden_cikti_h158_0297d.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Messi’nin Okul Günleri]]></title>
      <link>https://www.sporsoleni.com/magazin-haberleri/messinin-okul-gunleri-h157.html</link>
      <description><![CDATA[Tüm öğrenciler, kalemlerini alıp yabani bir kuş sürüsü gibi ahenkle yazmaya başladı. Leo, kâğıdına baktı. En azından ilk sorunun cevabını biliyor olmalıydı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm"><strong><span style="font-size:20.5pt">Messi’nin Okul Günleri</span></strong></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16.0pt"><span style="font-size:48px">L</span>eo ve Cintia beraber okula yürürken, uzunca bir süre konuşmadılar. Leo’nun bir kolunun altında kitapları, diğerinin altında topu vardı. Okulun bahçesine vardıklarında Leo, topu yere bıraktı ve diğer çocukların arasından zikzaklar çizerek bahçe boyunca sürdü. </span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Ona küçük sınıf binasının önünde yetişen Cintia, “Seni nasıl izlediklerini gördüm mü?” diye sordu. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Omuzlarlarını silken Leo, “Yalnız antrenman yapıyorum, “ dedi. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">“Başlarını kaldırıp sana baktılar,” dedi Cintia. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Çocuk, ayaklarına bakarak, “ Başlarını eğip demek istiyorsun herhalde,” diye karşılık verdi. </span> <span style="font-size:16.0pt">“ Herkes benden daha uzun...” </span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">"Demek istediğim bu değildi," diyen Cintia, kızarak ona baktı. Ancak öfkesi uzun sürmedi.</span><span style="font-size:16.0pt"> Leo'nun ne demek istediğini anlamıştı ve boyu hakkında neler hissettiğini, diğerleri kadar ama özellikle de Cintia kadar uzun olmayı istediğini biliyordu. Ardından sınıfa yöneldi, Leo da onun peşinden Sınıfa girdi ve en arka sıraya, kızın yanına oturdu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Öğrenciler yerlerine oturur oturmaz öğretmenleri Bayan Ferreto, sıraların arasında dolaşarak onlara kucağında tuttuğu sınav kâğıtlarını dağıttı.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Cintia'nin kâğıdını sırasına bırakırken, "Sınav süreniz on beş dakika," dedi. "Bitirdiğiniz zaman</span><span style="font-size:16.0pt"> kaleminizi sıraya bırakıp elinizi kaldırın." Leo'nun önüne de bir sınav kâğıdı bıraktı. Leo öğretmenine bakınca, o da gülümseyerek karşılık verdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Leo, sorulara baktı. Tek bir sayfada beş soru vardı. En azından birkaçının cevabını biliyor olmayı ümit etti. Uzanıp ayağıyla Cintia'nın bacağını dürttü. Kız başını salladı; çoktan hazırdı.</span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Bayan Ferreto sınıfın önüne ilerleyip eski fırın saatini 15 dakikaya ayarladı. "Tamam, çocuklar, dedi. "Başlayın."</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Tüm öğrenciler, kalemlerini alıp yabani bir kuş sürüsü gibi ahenkle yazmaya başladı. Leo, kâğıdına</span><span style="font-size:16.0pt"> baktı. En azından ilk sorunun cevabını biliyor olmalıydı. İlk soru her zaman en kolayı olmaz mıydı? Ama cevaba dair hiçbir fikri yoktu bu yüzden Cintia'nin bacağına vurdu. Bu, aralarındaki özel kopya çekme işaretiydi. Kız elini uzatınca Leo, avucunun içine büyük, pembe silgisini koydu ve Cintia silgiyi saklayıp bir süre sonra ona geri verdi. Leo, silgiyi çevirdiğinde ilk sorunun cevabınım gördü. On dakika sonra Cintia elini kaldırdı. Sıraların arasında ilerleyen Bayan Ferreto, gülümseyip kâğıdı alarak sınıfın önüne döndü. Yavaş yavaş eller havaya kalkmaya başladı. Leo da birkaç dakika bekledikten sonra elini kaldırdı. Bayan Ferreto her birinin kâğıdını alıyor sonra da ön tarafa dönüp cevapları kontrol ediyordu. "Kâğıdını aldıklarım bugünkü okuma ödevlerini yapsın lütfen," dedi. Leo, için çekip sırt çantasından yıpranmış okuma kitabını çıkararak okumaya başladı. Yemek saatini haber veren zil çaldığında, çocuklar Bayan Ferreto'nun önünden geçip dışarı çıkmak için ayaklandılar. Kirli muşamba zeminin üzerinde gıcırdayan masaların tiz sesi kulak tırmalıyordu. Öğretmen, Cintia önünden geçerken gülümsedi ama Leo geçerken, onu yakasından tutup bir kenara çekerek, "Konuşmamız gerek," dedi. Leo'nun gözleri iri iri açıldı. Son öğrenci de sınıfı terk ettikten sonra öğretmen Leoya dönüp, "Harika bir sınav kâğıdı vermişsin," dedi. Çocuk, "Teşekkürler," diyerek sınıftan çıkmaya çalıştıysa da Öğretmeni önünü kesip, "Daha sözümü bitirmedim," dedi. Leo'nun omuzları çöktü. Buraya kadardı. Dünyanın sonu gelmişti. Cintia ile arasndaki pembe silgi sistemi harika olsa da Bayan Ferreto uyanık biriydi ve kopya çektiklerini anlamıştı. "Sınav soruların çok iyi cevaplamişsın. İşin aslı sen de Cintia da aynı puanı aldınız," diye devam etti. Leo, öğretmenin bakışlarının altında küçüldüğünü hissetti. "Vay canına, harika!" diyebildi sadece. "Cevaplarınız da aynı üstelik. Hem de hepsi. Kelimesi kelimesine."</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Hay aksi! Kopya çektiği belli olmasın diye kelimeleri değiştirmesi gerektiğini biliyordu. Ama sabah harika başlamıştı ve o da bir an önce bahçeye çıkıp top sürmek, en önemlisi sınavı geçmek istiyordu. O nedenle bunu yapmayı unutmuştu.</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">"Şimdi, ya Cintia senin cevaplarına bakmış ya da</span><span style="font-size:16.0pt"> sen onunkilere. Kimin kime baktığını anlamak pek de zor değil Leo. Bence sen baktın.", Omuzlar düşen Leo, gözlerini ayaklarına dikti çünkü öğretmeninin gözlerine bakamıyordu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">"Ne diyeceksin Leo? diye sordu Bayan Ferreto. Leo'nun cevap vermesi uzun sürdü ama sonunda</span><span style="font-size:16.0pt"> kelimeler, ağzından dökülmeye başladı. " Ben yaptım. Cintia’dan kopya çektim," diye itiraf etti.</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Bir süre düşünen Bayan Ferreto, ona sırasını göstererek, "Otur" dedi. Leo, Cintia'nınkinin arkasındaki sırasına doğru</span><span style="font-size:16.0pt"> giderken, "Beni sınıftan atmayacak mısınız? Diye Sordu. “Hayır, dedi öğretmen, "sana konuyu tekrar anlatacağım sonra da sınav yapacağım. Yeniden ve bu sefer geçmeni bekliyorum, kendi başına!"</span></p>

<p><span style="font-size:16.0pt">Ve böylece Bayan Ferreto, -bu sefer sadece Leo&nbsp;için-dersi yeniden anlattı. Yemek saati bittiğinde öğrenciler sınıfa döndü</span><span style="font-size:16.0pt"> ama Bayan Ferreto onları içeri almadı. Sınıf penceresinde teker teker yüzler belirmeye başladı, bu arada Leo da önündeki kâğıda bir şeyler karalıyordu. Sonunda yazmayı bitirdi ve kalemini sıraya bırakıp elini kaldırdı. Bayan Ferreto, gidip kâğıdı alarak yanıtlar kontrol etmeye başladı. Sadece beş soru vardı. Beş yeni soru. <strong>Öğretmenin </strong>kırmızı kalemi alp bir cevabın üstünü çizmesi uzun sürmedi. Leo, onun tüm cevapları kırmızıyla çizmesinden korktu ama öyle olmadı. Aksine Bayan Ferreto, ona bakıp gülümseyerek, "<strong>Tebrik ederim Leo</strong>" dedi. "Sınavı geçtin" Sözlerini bitirir bitirmez sınıf kapısına doğru yürüyerek tüm öğrencileri içeri aldı. Leo, duruşunu dikleştirdi. İnanamıyordu! Sınavı geçmişti! Hem de Cintia ya da <strong>pembe silgi </strong>olmadan.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:24px"><strong>Gol atmak kadar güzel olamaz;</strong></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Leo ve Cintia, eve birlikte yürüdüler ama uzun süre konuşmadılar. Sonunda sessizliği bozan Leo oldu. “Cintia?”</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">“Efendim?” dedi Cintia dalgın dalgın. </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">“Kendimi gerçekten çok daha iyi hissediyorum.” </span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Cintia gülümsedi. “Yani gol attığın zamanlarda ki gibi mi?”</span></span></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Leo, gülümseyerek başını salladı. “Hayır. Hiçbir şey gol atmak kadar güzel olamaz.”</span></span></p>

<p></p>

<p><span><span style="font-size:16.0pt">Kaynak: “Benim Adım Messi” kitabından kısaltarak yazılmıştır. </span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.sporsoleni.com/magazin-haberleri/messinin-okul-gunleri-h157.html</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2020 03:40:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.sporsoleni.com/images/haberler/2020/04/messinin_okul_gunleri_h157_03b61.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>spor şöleni</author>
    </item>
  </channel>
</rss>
