Roger Federer, nasıl bir çocuktu? 

Roger Federer, nasıl bir çocuktu? 

Roger Federer, nasıl bir çocuktu? 
05 Ekim 2019 Cumartesi 21:01

Roger Federer'in hayatıyla ilgili bilinen gerçekler. İşte uzun ve detaylı çocukluğundan itibaren Roger Federer'in hayatı. 

Roger Federer, nasıl bir çocuktu? 

Peki, nasıl bir çocuktu? Onun o zamanlarını hatırlayan herkes, mutlu ve neşeli bir çocuktan bahsediyor. Sınırsız enerjiye yoğun bir spor, özellikle de toplu sporlar, yapma isteği olduğunu söylüyorlar. 2005 yılında yapılan bir mülakatta Lynette, ‘’ Açık sözlü bir çocuk değildi. Çok ama çok hareketliydi, enerji doluydu. Ebeveynleri-sonra da öğretmenleriyle-sporda, okulda sürekli sınırlarını test ediyordu. Hep kıpır kıpırdı ve çok duygusaldı, onunla olmak kolay değildi. Bir ara sürekli konsantrasyonundan endişe ettim ama sonra bunu halletti,’’ demişti. 

İsviçre eğitim sistemi, bütün kantonlara (idari bölge) eğitim programında belli oranda bir özgürlük tanır. Basel’de şimdiki gibi zaman da çocuklar beş yaşında anaokuluna, yedi yaşında ilkokula, on bir on iki yaşlarında orta okula ve zorunlu eğitim sona erdiğinde, yani on beş on altı yaşlarında da çeşitli ileri eğitim kurumlarına gidiyorlardı. 

Roger Federer okuduğu okul:

Roger da ablası Diana gibi Neuewelt Okulu’na gitti. Neuewelt, Münchenstein’in sessiz, yeşil ve varlıklı bir muhitinde yer alan bir devlet okuluydu; ‘’Neuewelt’’in kelime anlamı ‘’yeni dünya’dır, ancak kapsamlı bir idealist projeyi ima etmez, Münchenstein’daki bir bölgenin adıdır sadece. Çocuklarını özel okullara gönderebilecek durumları olmasını rağmen Robbie ve Lynette’in Diana ve Roger’ı yerel devlet okuluna kararı alışılmadık değildi. Çünkü İsviçre’de çoğunluk böyle yapıyordu. Özel okullara bir talep vardı. Özellikle de tesislerin yeterli olduğu, varlıklı sayılabilecek muhitlerde. Ayrıca ebeveyn desteğinin eğitimde standart yükselttiğine inanılıyordu. Neuewelt okulu bünyesinde hem anaokul, hemde ilkokul barındırıyordu. Hem Daina hem de Roger beş yaşından on iki yaşına kadar burada okudu.

Veri koruma mevzuatı diğer gizlilik tedbirleri nedeniyle öğretmenleri Roger’ın okul hayatıyla ilgili pek konuşamıyor. Fakat Roger’in ilk okul yıllarında bir süre müdürlük yapan Theresa Fischbacher onu sınıfın içinden çok dışında geçirdiği zamanlardan hatırlıyor. ‘’Onun bir futbolcu olacağından emindim,’’diyor. ‘’Onun ayağında futbol topu olmadan hemen hemen hiç göremezdiniz ve ‘Futbolcu olmak istiyorum, ‘derdi. Uzun bir süre, tenis oynadığına dair hiçbir fikrim yoktu. Öğrendiğimde de futbola olan tutkusu nedeniyle onun için çok önemli bir faaliyet olmadığını düşündüm. Çok iyi oynadığını kabul etmeliyim. Ayrıca futbolcu olduğunu görmek beni hiç şaşırtmazdı. ‘’ 

Roger, Neuewelt Okulu’na başlamadan birkaç yıl evvel, Murat ve Hakan Yakın kardeşler de bu okula gitmişlerdi. İlk okul yıllarında en az Federer kadar futbol tutkunu olan Yakın kardeşler sonradan FC Basel’in yerel sembolleri haline geldi, ikisi de İsviçre milli takımı adına elliden fazla maça çıktı. Onların başarısı, okulda bir kültür yarattı, futbol oynamanın havalı olduğunu gösterdi. Dahası tenis, başlıca spor tutkuları futbol, kayak ve buz hokeyi olan bir ülkede hala çok kısıtlı bir spor olduğundan Roger raketinde küçük bir toptan ziyade, ayağında büyük bir topla kendini daha rahat hissetmiş olabilir pekala. 

Fischbacher’in onunla ilgili hatırladığı bir şey daha var: “sürekli hareket halindeydi. Mutluydu, sevimliydi ve iyi yetiştirilmiş, terbiyeli bir çocuktu. Ancak sürekli hareket etme ihtiyacı hissediyordu. Kurtluydu.” Ama bu hareketliliğin onu katiyen kötü bir talebe yağmadığının da altını çiziyor. “ Şüphesiz çok zekiydi. Ve ben son derece zeki olan çok sayıda hareketli, kurtlu çocuk tanıdım.”

Federer ilkokul günlerine dair şunları söylüyor: “Toplarla oynamayı seviyordum. Hangi spor olduğu fark etmezdi; masa tenisi, tenis, basketbol, futbol. Sürekli bir şeyler deniyordum. 

On iki yaşında, özellikle on beş yaşında Gymbasium’a (kelime anlamı olarak “gramer okulu” olsa da İngiliz gramer okullarıyla pek bezerlik taşımaz) gitmesi beklenen çocuklar için bir türlü ortaokul olan Progymnasium’a başladı. Gymnasium’a hiç gitmemiş, akademik başarısı hiçbir zaman çok yüksek olmamış ve eğitmeni İsviçre’nin Ulusal Tenis Merkezi’nde tamamlamış olabilir, belli bir zekaya sahip olmasaydı Progymnasium’a kabul edilmezdi. Yakın kardeşler be Roger Federer gibi İlham veren mezunların resimlerinin Neuewelt Okulu’nun koridorlarını süslemesi beklenebilir. Hatta bazı ülkelerde, “ROGER FEDERER  BURADA OKUDU, 1988-1993,” şeklinde bir levha bile olabilirdi. Ama yok. İsviçre böyle bir okul değil. Bugün o okuldaki öğrenciler, veliler ve eğitim personeli için Federer yaklaşık yirmi yıl önce orada okumuş biri sadece. Belki de bu şekilde şatafatlı bir hayranlığın olmayışı, kendisine dünya çapında duyulan büyük hayranlığa rağmen Federer’in olağanüstü normalliğini ve insaniyetini kısmen de olsa açıklayabilir... 

Kaynak : FEDERER CHRIS BOWERS’in kitabından kısaltılarak yazılmıştır.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.